You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

..: Müzik Aletleri :..

..: Müzik Aletleri :..

Posting Freak
..: Müzik Aletleri :..
[COLOR=slategray]Flüt, üç parçanın birleşiminden oluşan bir enstrümandır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Flüt, üç parçanın birleşiminden oluşan bir enstrümandır.
[COLOR=slategray]Baş (ya da ağızlık)
[COLOR=slategray]Gövde
[COLOR=slategray]Kuyruk
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Çalgının baş bölümünde bir üfleme deliği vardır. Bu nedenle bu bölüme "ağızlık" da denir. Üfleme deliği çalıcının alt dudağına dayalıdır. Sağ omuz yönünde, yere koşut olarak tutulur. Sol el ağızlık tarafında, sağ el ise kuyruk tarafında tutulur. İki elin baş parmağı alttan flütü destekler. Flütün borusu silindir şeklindedir. Çapı 1,9 cm'dir. Flüt ağızlıktan başlayarak kapalı uca dek 67,2 cm'dir. Günümüzde nikel, gümüş, altın gibi madenlerden yapılmaktadır. Fakat XX. yy.'lın başlarına kadar abanoz, nar gibi sert ağaçlardan yapılırdı. ****l olduğu halde tahta nefesli çalgılar grubu üyesidir. Bunun nedeni ses renginin tahta tınısı vermesi ve diğer tahta nefesliler ile iyi kaynaşması ve ses elde ediliş yönteminin tahta enstrümanlar gibi olmasındandır. Tahta flütün en önemli özelliği tatlı, yuvarlak ve olgun olmasıydı. ****l alaşımlardan yapılmaya başlamasıyla bu özelliklerini büyük ölçüde yitiren flüt daha çevik, ses niteliği yönünden ise parlaklık kazanmıştır. Özellikle ince sesler ****lden yapılan flütlerde daha kolay ve güvenlidir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Boehm Sistemi
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]XIX.yy. ortalarına dek, flütte bu günkü perde sistemi yoktu. Çalgının gövdesindeki delikler parmak uçları ile kapatılarak sesler elde ediliyordu. Fakat daha iyi seslerin elde edilebilmesi ve tam bir entonasyon için bu deliklerin arasındaki uzaklığın daha geniş olması gerekiyordu. Theobald Boehm adlı alman flütçü bu gün ufak geliştirimler dışında halen kullanılmakta olan sistemi buldu. Kendi adıyla "Boehm Sistemi" olarak adlandırılan bu sistem, güzel ses niteliği ve tam bir entonasyon için, deliklerin sesbilim " Akustik" yönünden doğru yerlere ve istenilen genişlikte açılmasını sağlamıştır. Delikler üzerine, doğal olarak açık duran kapaklar yerleştirilmiştir. Çalıcı, tüm delikleri kapaklar, miller, yaylar ve perdeler sayesinde kontrol etme olanağı bulmaktadır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Ses genişliği
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Notalar flüt için sol anahtarı ile yazılır. Üç oktavlık bir genişliği vardır ve bu sınırlar içinde her türlü kromatik ve diyatonik sesler elde edilir. En incedeki birkaç ses çok sert ve kulakları rahatsız edici olduğundan pek kullanılmaz ya da orkestranın hep birlikte çaldığı kısımlarda kullanılır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Tınlama bölgeleri
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Tüm çalgıların ve özellikle de tahta nefesli çalgıların ses genişliği içinde kendine özgü bir ses rengi olmakla birlikte kalın, orta ve ince sesleri arasında tını ayrılıkları görülür. bu tını ayrılıkları ancak dinleme yoluyla en iyi biçimde anlaşılabilir ve birbirinden ayırt edilebilir. Bununla birlikte, değişik tınlayan ses bölgeleri için, aşağıdan yukarıya bir izlenim edinilmesini sağlayıcı birkaç söz söylenebilir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Kalın ses bölgesi
[COLOR=slategray]En kalın sesler ılık, pürüzlü, kadifemsi ve havalı biçimde tınlayabilir. Tek olarak duyulduğunda çok etkili ve dokunaklıdır. Yalnız, bu sesler başka çalgılar tarafından kolayca örtülebileceğinden, orkestralamanın buna göre olması gerekir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Orta ses bölgesi
[COLOR=slategray]Birinci ve ikinci oktav içerisindeki la sesleri arasında kalan oktavdır. Bu sesler oldukça yumuşak ve tatlı duyulur. En güzle ezgiler, doğayı ya da kırları yansıtan flüt soloları bu ses genişliği içerisinde yazılabilir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]İnce ses bölgesi
[COLOR=slategray]İkinci oktav içerisindeki la notasından sonraki ince seslerdir. Sesler yukarı doğru çıktıkça sesler parlaklaşır. Bu ses bölgesinde çalınan ezgiler, huzurlu ve sakin bir hava yaratır. En ince sesler ise çok gür ve parlaktır. Kısık seslerle çalınması güçtür ve genelde orkestranın hep birlikte çaldığı kısımlarda bu sesler kullanılır. Besteciler bu sesleri kullanmak istediklerinde çoğunlukla pikolo flüt kullanmışlardır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Orkestradaki Görevleri
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Flüte orkestrada solo olarak, geniş, cantabile (şarkı söylenir gibi çalınan) melodilerden en hızlı pasajlara dek her türlü görev verilebilir. Tatlı, duygusal, pastoral (doğayı yansıtan) ezgiler daha çok orta ses bölgesinde verilir, kuş cıvıltıları, neşeli melodiler ve çocuksu pasajlar daha çok ince oktavlarına yazılır. Diğer tahta nefesli çalgılar ile çok uyumludur, iyi kaynaşır. Arka planda gerek armoniyi uzun seslerle ve çeşitli eşlik figürleri biçiminde sağlamakta çok kullanışlıdır. Tutti çalınan kısımlarda ana melodinin kemanlarda olduğu durumlarda ya kemanlarla birlikte ya da bir oktav tizlerde aynı melodiyi çalarak zenginlik sağlar.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Teknik Özellikler
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Flüt tüm üflemeli çalgılar içinde en çevik ve en hünerli çalgıdır, çalamayacağı çok az şey vardır. Kromatik ve diatonik ezgiler, arpejler, uçarı ve gösterişli pasajlar, bağlı ve dilli olarak çok hızlı tempolarda çalınabilir. Ayrıca, yakın ve uzak atlamalı aralıkların tekrar tekrar gelişleri, stakato (staccato İt.), tril, tremolo, grupetto ve benzeri teknikler flütte çok kolay çalınabilir. Tek dil, çift dil, üç dil ve kurbağa dili tekniği rahatlıkla yapılır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Flütün crescendo (kreşendo okunur) ve decrescendo (dekreşendo okunur) olanakları, diğer çalgılara göre büyük ölçüde kısıtlıdır. Bazı tril ve tremololar ise olanaksızdır. Özellikle ince seslerdeki gür pasajların çalımında çok nefes harcanması gerektiği için cümle yapısı, flütçüye arada bir nefes alma ihtiyacını giderecek nitelikte boşluklar içermelidir.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
..: Müzik Aletleri :..
[COLOR=slategray]Klarnet hakkında bilgi

[COLOR=slategray]Batı Avrupa'da 17.yüzyılda kullanılan Chalumeau , klarnetin gelişmemiş ilk şekliydi. Chalumeau sözcüğünün kökeni Fransızca olup, kamışlı nefesli çalgıların genel adıdır. 1700'lü yıllarda Alman çalgı yapımcısı J.C.Denner, Chalumeau'yu geliştirerek klarnetin ilk şeklini oluşturmuştur. Genel olarak Denner'ın Chalumeau'yu geliştirerek klarneti icat ettiği söylenir.



[COLOR=slategray]B [COLOR=slategray]atı Avrupa'da 17. yüzyılda kullanılan [COLOR=slategray]Chalumeau [COLOR=slategray], klarnetin gelişmemiş ilk şekliydi. Chalumeau sözcüğünün kökeni Fransızca olup, kamışlı nefesli çalgıların genel adıdır. 1700'lü yıllarda Alman çalgı yapımcısı J.C.Denner, Chalumeau'yu geliştirerek klarnetin ilk şeklini oluşturmuştur. Genel olarak Denner'ın Chalumeau'yu geliştirerek klarneti icat ettiği söylenir.

[COLOR=slategray]J.C. Denner, klarnetin perdeleri, ses delikleri, ağızlık (bek) kısımlarında yaptığı yeniliklerde klarnetin ilk kez üçüncü ve beşinci armoniklerini kullanılabilecek hale getirmiştir. Klarnet, zaman zaman 18.yüzyılın ilk yarısında da kısıtlı ses bölümleri eklenerek kullanıldı. Bu yüzyılda kısıtlı kullanılmasının nedeni belki de gelişimindeki eksikleri idi. [COLOR=slategray]

1800'lü yıllarda birçok orkestrada klarnet kullanılmaktaydı. Oda müziğinde klarnetin yeri, Mozart tarafından pekiştirilmiştir. Solo olarak kullanımı, 1800'lere kadar devam etmiştir.

1800-1840 yılları arası, konçerto seslendirenlerin ve mekanik gelişmelerin yapıldığı yıllardı. 1812'de Ivan Müller, Paris Konservatuar'ına yeni tasarladığı klarneti sundu. Müller'in geliştirildiği bu klarnet, 13 tuşlu olup, Denner'den bu yana yapılmış en gelişmiş klarnet idi.

J.C. Denner, klarnetin perdeleri, ses delikleri, ağızlık (bek) kısımlarında yaptığı yeniliklerde klarnetin ilk kez üçüncü ve beşinci armoniklerini kullanılabilecek hale getirmiştir. Klarnet, zaman zaman 18.yüzyılın ilk yarısında da kısıtlı ses bölümleri eklenerek kullanıldı. Bu yüzyılda kısıtlı kullanılmasının nedeni belki de gelişimindeki eksikleri idi.

1800'lü yıllarda birçok orkestrada klarnet kullanılmaktaydı. Oda müziğinde klarnetin yeri, Mozart tarafından pekiştirilmiştir. Solo olarak kullanımı, 1800'lere kadar devam etmiştir.

1800-1840 yılları arası, konçerto seslendirenlerin ve mekanik gelişmelerin yapıldığı yıllardı. 1812'de Ivan Müller, Paris Konservatuar'ına yeni tasarladığı klarneti sundu. Müller'in geliştirildiği bu klarnet, 13 tuşlu olup, Denner'den bu yana yapılmış en gelişmiş klarnet idi.

Klarnet tarihinde son yenilikçi ise Hyacinthe Klose'dir. 1839 yılında Boehm sistemini bulmuştur. Bu sistem, bilinen sistemler arasında en gelişmiş olanıdır.

Theobald Boehm'in flüt için geliştirdiği bu sistem, örnek alınarak klarnette uygulanmış, Theobald Boehm'den sonra da sistem bu adla anılmaya başlanmıştır. Boehm, ayrıca bir dizi yüzük şeklinde perdeler icat ederek, farklı uzaklıktaki perdelerin açılıp kapanmasını sağlayacak yeni perdeleri keşfetmiştir. 1840 yılından günümüze kadar olan süreç aşağıdaki dönemlere ayrılabilir;

1840-1860 Mekanik gelişme devam etti. Tahta nefesli sazlar, solo eserler ve konser programlarında yer almaya başladı.

1860-1900 solo eserler hemen hemen yok oldu. Klarnet sonatları ve oda eserleri daha çok seslendirildi. 1900-1925 bestecilerin artan talepleri doğrultusunda teknikte büyük ilerlemeler kaydedildi. 1925'ten bu güne üflemeli saz solistleri, radyo ve kayıt programlarına yeniden katılmaya başladılar. Klarnette kullanılan iki çeşit perde sistemi vardır. Boehm sistemi klarnet, 1830 yılında Boehm flütünden geliştirilmiştir. Bu sistem oluşturulur iken temel düşünce şuydu. Perde yapısının rahat kullanımından ziyade, akustiğin oluşması önemliydi. Eski sistemin ses sorunu ve teknik alandaki yetersizliği de düşünülerek, Boehm sistemi klarnet oluşturulmuştur. Beohm perde sistemi, klarnete tatbik edilmiş en önemli perde sistemidir. Bu sistem, klarnet, saksafon, obua'da kullanılmış ve Fagot'ta melez olarak kullanılmıştır.

Albert sistemde, çapraz parmak pozisyonu kullanılır. Boehm sisteminde ise parmak kullanımı farklıdır. Albert (Auler) sistemi daha çok Almanya, Türkiye ve Balkanlarda tercih edilen bir sistemdir. Albert perde sisteminin, Boehm sisteminden önce yaygın bir kullanımı vardı. Albert (Auler) sistemi klarnette, saksafon'da olduğu gibi silindir delikler de vardır. Bazı tarihsel görüşler şöyledir; Klarnetin atası chalumeau'dur. İlk gerçek kamışlı sazdır. 1600'lü yılların sonlarında ortaya çıkmıştır. Fazla esnek değildi, sadece 1,5 oktav ses genişliğine sahip idi.

Johann Christoph Denner (Nürnberg) ve oğlu Jacob, klarnete daha fazla ses genişliği kazandıracak oktav perdesini eklediler. Daha çok sesin duyulmasını sağlayan oktav (klarnette 12.perde) perdesiyle klarnet, daha ince seslere çıkabiliyordu. Böylelikle klarnet, diğer tahta nefeslilerden ayırt edici bir ses rengine sahip oldu. Chalumeau üzerinde yapılan bu değişik eklemeler ve ilerlemeler nedeniyle J.C.Denner, klarnetin mucidi diye bilinir.

Klarnetin yapısı, diğer tahta nefeslilerden farklıdır. Klarnet, silindirik bir yapıya sahip iken, diğer tahta nefesliler konik bir yapısal özellik gösterir. 1700'lü yılların sonlarında, klarnette gelişmeye yönelik pekçok iyileştirmeler yapılmıştır. Daha fazla delikler eklenmiş ve ses deliklerinin farklı kesilme şekilleri denenmiştir. Ivan Müller, 13 tuşlu bir klarnet modeli geliştirmiştir. Bu klarnet, 1800'lü yılların sonuna kadar yaygın kullanılmıştır. Klose ve Buffet, flüt parmak sistemini klarnete uyguladılar.

Basset klarnet, (tenor) genellikle FA'ya uyarlanmış bir klarnet olup, Mozart'ın konçertosunu ve Quintet'ini bestelediği klarnet'tir. Arkadaşı Anton Stadler, Baset boru virtüözü idi. Mozart, bu klarnetin yumuşak ve koyu tonuna hayrandı.

Klarnet için yazılmış önemli eserler;

Mozart'ın Konçerto ve Quintet'i, Brahams'ın iki sonatı op.120 ve Quintet'i.

Bazı klarnet icracıları; Anton Stadler (1700'lerin sonu), Richart Muhlfield (1800'lerin ortası ve sonu) ve yakın zamanda da Stanley Drucker (New York Filarmoni Şefi), Richard Stotlzman (bağımsız solist), Larry Combs (Chicago senfoni şefi), James Pyne (Ohio Devlet Üniversitesinde seçkin bir eğitim bilimci), Anthony Gigliotti (Philedelphia şefi ve Temple Üniversitesinde eğitim bilimci) ve Jon Manessa genç solist, Eastman Fakültesinde kayıt sanatçısı.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Posting Freak
..: Müzik Aletleri :..
[COLOR=slategray]Davul hakkında bilgi

[COLOR=slategray]Davul Alm. Grosse Trommel, Pauke (f), Fr. Grosse caisse (f), İng. Drum. Türklerin kullandıkları eski bir çalgı. Bugün kullanılanların çok çeşitleri vardır. Davulda kasnak denen tahta bir çember üzerine işlenmiş kuzu derisi gerilmiştir. Tahta çember, deri ile alt ve üst tabanlardan gergince sarılarak içeride hava sıkıştırılmıştır. Sağ eldeki tokmak, sol eldeki ince çubuk değnekle her iki taraftan gergin derilere vurularak çalınır. Diğer çalgılara tempo tutmakta kullanılır. Ekseriya zurna i
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Davul Alm. Grosse Trommel, Pauke (f), Fr. Grosse caisse (f), İng. Drum. Türklerin kullandıkları eski bir çalgı. Bugün kullanılanların çok çeşitleri vardır. Davulda kasnak denen tahta bir çember üzerine işlenmiş kuzu derisi gerilmiştir. Tahta çember, deri ile alt ve üst tabanlardan gergince sarılarak içeride hava sıkıştırılmıştır. Sağ eldeki tokmak, sol eldeki ince çubuk değnekle her iki taraftan gergin derilere vurularak çalınır. Diğer çalgılara tempo tutmakta kullanılır. Ekseriya zurna ile birlikte kullanılır. Osmanlıların bilhassa harp sahalarında milli sembolü olan mehterde oldukça büyük davul bulunur. Buna kös adı verilirdi. Belediye ve askeri bandolarında çeşitli büyüklükte davullar kullanılmaktadır. Bölgenin kültürü, târihi olan folklor ekipleri ekseriya oyunlarını davul zurna eşliğinde oynarlar. Eski devirlerde ve günümüzde ekseri yerlerde Ramazan gecelerinde sahura kaldırmak için davul çalınmaktadır. Köy düğünlerinin vazgeçilmez çalgısı olarak davulu her zaman görmek mümkündür.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Diğer milletlerde de askeri müzikte bir çeşit davul kullanılır. Dans ve caz müziği çalan orkestralarda da davul takımı vardır. Bu takıma trampetler, ziller, vs. girer.
[COLOR=slategray]Türleri
[COLOR=slategray]Davul (Kasnaklı Davul) ; Oluşumundan başlayarak tarih içinde çağlar boyu Anadolu uygarlıklarında ve daha sonra Orta Asya topluluklarında da kullanılarak gelmiş olan en eski çalgı türlerindendir. Gerek biçimi ve gerekse yapım tekniklerinde bazı değişiklikler yaşayarak günümüze kadar gelen bu vurmalı çalgı, aslında bilinen geleneksel yapısı uzun yıllardır değişmeyen ya da çok az değişmiş çalgılarımız arasındadır. Geleneksel müziğin en temel çalgılarında biri olup çok çeşitli amaçlar için de kullanılmıştır. Bunlar arasında yerel ve mehter müzikleri ile haber verme, ilan etme, uyarma gibi çok temel olguları da sıralayabiliriz. Davul, özellikle zurna ile birlikte geleneksel bir ikili oluşturarak meydan sazı olarak kullanıldığı gibi tek başına da bir çok yerde kullanılmıştır. Davul, zaman içinde tuğ, tavul, köbürge, küvrüg, tuvıl ve tabl gibi isimleri ile anılmıştır. Davul çalanlar da süreç içinde ; tablzen, davulzen, davulcu gibi adlar verilerek nitelenmiştir. Şamanların en temel çalgısı olan “Davul”, Türk geleneklerinde düğün, sahur, cirit oyunu, at yarışı, güreş, bayram v.b. gibi alanlarda uzun yıllar boyu kullanılmış ve hala kullanılmaktadır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Diğer taraftan “davul”, müjde, güvenlik, savaş, yangın v.b. amaçlı da kullanılmıştır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Davullar genel bir değerlendirmeyle, üç boya ayrılabilirler. Bunlar, küçük (Çapı, 60 cm. civarı), orta (çapı 70 cm. civarı), büyük (çapı 80-90 cm. civarı) boylardadır. Kasnak eni ise yörelere ve kullanıcıya bağlı olarak büyük değişiklikler göstermektedir. Temel olarak bir “germe çemberi”ne geçirilmiş deri ve bunların bağlandığı “kasnak” denilen ağaç bölüm olmak üzere iki ana kısımdan oluşur. Bu iki yandaki germe çemberine geçirilmiş deriler, ton tutmasını sağlamak için bağlantı elemanlarının yardımıyla gerekli ya da istenilen oranda gerdirilir. Davul kasnağı, çoğunlukla ceviz, ıhlamur, köknar, ceviz gibi ağaçlardan yapılmaktadır. Bunlardan en çok kabul gören ya da beğenilen ise meşedir. Bu kasnağa dana, köpek ya da koyun/keçi gibi hayvanların derileri gerilmekte ve davulun alt / üst kısımlarına takılmaktadır. Deriler “germe çemberleri”ne ıslak olarak geçirilir ve gerilmeyi sağlamak ve kurumaya bırakılmak için üstten ve alttan “davul kasnağı”na yerleştirilir. Alt ve üst “germe çemberleri”, zikzaklı olarak geçirilmiş sağlam sicimler ile bağlanır. Deri kuruduktan sonra da istenilen gerginlik sağlanana kadar sıkılarak tutturulur. Deri kurumaya bırakılırken çatlamasını önlemek amacıyla susam ya da zeytin yağı ile yağlanır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Davul bir meşin kayışla boyuna asıldıktan sonra, genellikle sağ elde “tokmak” (çomak, meççik, metçik, çomaka) ve sol elde “ince değnek” ya da “çubuk” (çırpı, zipzibi) ile vurularak çalınır. Ritmin güçlü vuruşları “tokmak”, zayıf vuruları ise “çubuk” ile belirtilir. Ortalama boyu 40-50 cm. olan “çubuk”, “tokmak”tan biraz daha uzundur.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Davulun yapısı ve çeşitleri
[COLOR=slategray]Davul, en basit çalgılardan biridir ve iki temel parçadan oluşur. Bunlardan biri boru ya da silindiri andıran kasnaktır. Kasnak tahta ya da ****l olabilir. İkincisi bu kasnak gövdenin bir ya da iki yüzüne gerilerek geçirilen ince dana derisi ya da benzeri esnek bir malzemedir. Gerilen bu malzemeye "davul derisi" denir. Davul, derisine elle ya da sopayla vurularak çalınır. Bu sopaya "davul tokmağı" da denir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Eskiden davul basit biçimde yapılırdı ve genellikle ritim tutmak için çalınırdı. Ama belirli nota ya da tonlarda ses çıkarabilen davul çeşitleri de vardır. Modern orkestralarda kullanılan timbal ya da timpani bu türdendir. Bu çalgılar, akort edilerek yüksek ya da yumuşak tonlarda çalınabilir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Timbal, pirinç ya da bakırdan yapılma yarı küre biçiminde davullardır. Davul derisi olarak parşömen (kurutulmuş dana derisi) ya da plastik kullanılır. Detaylı bilgi için Timbal tıklayınız.
[COLOR=slategray]Bongo, akort edilebilen bir davuldur, ama ses değişimleri daha az belirgindir. Bongolar, küçük kovaya benzer ve dans orkestralarında çalınır. Çoğunlukla çift kullanılır, dizler arasında tutularak elle ya da parmaklarla vurularak çalınır. Detaylı bilgi için Bongo tıklayınız.
[COLOR=slategray]Konga, Afrika kökenli bir başka davuldur. Konga davulu büyük ve silindir biçiminde bir çalgıdır. Hem Amerika Yerlileri hem de Siyah Afrikalılar tarafından haberleşme davulu olarak kullanılan davullara tamtam adı verilir.
[COLOR=slategray]Bas davul, en büyük davuldur. Bas davulun çapı çok geniştir. İçi boş silindir biçiminde, tahtadan bir gövdesi vardır. Davul derisi gövdenin ya bir yüzüne ya da her iki yüzüne birden gerilir. Bas davullar perdesi belirsiz, derin, gümbürtülü bir ses çıkarır. Gök gürültüsü ya da top ateşi gibi bazı etkiler yaratmak için kullanılır. Askeri bandolarda kullanılan bas davul, çok ağır olduğu için özel bir taşıyıcının üzerine oturtulur. Detaylı bilgi için Bas davul tıklayınız.
[COLOR=slategray]Kirişli davul ve Trampetler, boru biçiminde küçük davullardır. Hem orkestrada hem bandoda çalınır. İnce demir ya da kiriş tellerin tuttuğu davul derisi parşömendendir. Bunlar gerildiği zaman davul keskin ve tiz bir ses, gevşetildiği zaman tok ve daha pes ses çıkarır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Orkestrada davul
[COLOR=slategray]Orkestralarda davulcular büyük bir rol oynarlar. İkinci bir şef olarak orkestrada tempoyu ve ritmin düzenini sağlamakla görevlidirler. Bunun yanı sıra timpaniler ya da diğer perküsyon çalgıları çalınan melodileri dinamik veya gösterişli hale getirip süsleyebilirler. Vurmalı çalgıların da notaları vardır. Notalar genelde do anahtarı üzerinde yazılır ve timpani dışında tek notada vuruşlar belirtilebilir. Çünkü enstrümanlarda belirli notaları tutturmak çok zordur. Timpanide ise davulların boyutlarına göre notalar incelip kalınlaşabilir. Örneğin bir orkestrada 4 timpani varsa (23", 26",29" ve 32" lik) 4 farklı notayla bir eserde belirtilebilir. Tabi bu eserleri çalmadan önce çalgının akort edilmesi gereklidir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Etimoloji
[COLOR=slategray]Davul sözcüğünün kökeni tartışılmışsa da konu üzerinde fikir birliği oluşmamıştır. Mahmut Ragıp Gazimihal (1952), Divanü Lügat-it Türk’te (MS 1072- 1074) geçen tovul/tovil “şahin av yapınca çalınan davul” kelimesinden hareketle orijinin Türkçe olduğunu ileri sürmüş (Gazimihal, 1952: 163), Curt Sachs (1919) Hint Avrupa dillerinde davul sözcüğünün karşılığı olarak kullanılan kelimeleri, Arapça tabl “davul” ile karşılaştırmış, 1968 yılında Sir Harold Bailey, kelimenin Akatça tabalu/tapalu sözcüğüne bağlamıştır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Parth yazılarında taβil/taβel (MS 3. yüzyıl) ve taβάla/taβila (M.S 5. yüzyıl) savaş davulu anlamında kullanılmıştır. Aynı dönem Ermenicesinde tauił/tauoł kayıtlı olup, Partçadan ödünç alınmış olabilir FMI 66, Kaşgari’nin Divan’ında rastlanılan tovil/tovul formları da Part mirası olmalıdır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Karadeniz Rumcası'na taulin (ταούλιν Giresun, Tirebolu), tavuli ( İnebolu), taul ( Ordu, Santa), tavul (Gümüşhane), tağul (Ordu, Gümüşhane) formlarında girmiştir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Türklerde davul
[COLOR=slategray]Türklerin de en eski vurmalı çalgılarından biri davuldur. Davul, Türklerin eski dinleri olan Şamanlık'ta dinsel törenler sırasında çalınırdı. Şaman din adamları kötü ruhları davul çalarak kovarlardı. Türkler Müslüman olduktan sonra davul eski işlevini yitirdi. Tuğ ve sancakla birlikte devletin egemenlik simgesi oldu.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Türklerde davul Osmanlı döneminde hem mehterhane adı verilen bandoda, hem de halk müziğinde kullanıldı. Askeri müzikte kullanılan davullar büyük çaplı ve tek yüzü deri kaplıydı. Yere koyularak tek ya da çift olarak çalınan bu davullara kös denirdi. Bunların biraz daha küçüğü atın iki yanına bağlanarak da çalınırdı.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Halk müziğinde, özellikle zurna eşliğinde kullanılan davulun büyüklüğü yöreden yöreye değişir. Anadolu davulunun ortalama çapı 50-55 cm, kasnak yüksekliği ise 30 cm kadardır. Bir kayışla sol omuza asılan davul, sağ elle tutulan tokmak ve sol eldeki çubukla çalınır. Yalnız tokmakla da çalınabilir. Tokmak güçlü zamanları, çubuk ise zayıf zamanları vurur.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Karadeniz bölgesinde, silindir formda, iki tarafı deri ile kaplı bas davullar zurna ve kemençeye eşlik çalgısı olarak kullanılmakta olup, meşin kayışla boyuna asıldıktan sonra, genellikle sağ elde tokmak (Trabzon)/kopano/balta (Ordu) kobal (Anadolu’da çomak, meççik, metçik, çomaka) ve çubuk/ vitsa (Trabzon Rumcası)/değnek (Anadoluda çırpı, zipzibi) ile vurularak çalınır.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Batı Trabzon’da kemençe davul eşliğinde çalınmasına rağmen, Doğu Trabzon ve Rize’de, kemençe/tulum/kaval, davuldan ayrı olarak kullanılan, solo çalgılardır. Bununla birlikte Doğu Trabzon’da da yer yer Sürmene’nin Aso köyü ve Mahno örneklerinde olduğu gibi, horonlarda kemençenin yanı sıra davul zurnanın varlığı da bilinmektedir. Artvin’in Laz olan sahil kesiminde, Kars civarı ve Kafkasya’da olduğu gibi “doli” adı verilen, tokmak yerine elle vurularak çalınan küçük bir davul çeşidi kullanılmaktaydı.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Davula Savaştaki Kullanım Alanına Göre Verilen Adlar
[COLOR=slategray]Davulun, müzikte kullanılmasından başka, haber aracı olarak çeşitli işlerde kullandığı zamanlar olmuştur. Yalnız başına ilan ve haber verme işlerinde, bekar odalarında, hanlarda, şehirlerde, akşam kapilar kapanırken, yangın haberinde, fetih haberinde, savaşta dağılmış askeri bir araya toplamakta, divan kuruluna haber vermek işlerinde, askeri saf düzeni alınmasını işaret etmekte ve kale kuşatmalarında düşman tağımlarının yerini bulmakta kullanılmış olduğu bilinmektedir.
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Tabl-ı beşaret
[COLOR=slategray]Tabl-ı asayiş
[COLOR=slategray]Tabl-ı cenk veya saf
[COLOR=slategray]Tabl-ı cenk-i harbi
[COLOR=slategray]Tabl-ı derbend
[COLOR=slategray]Tabl-ı ordugah nöbetleri
[COLOR=slategray]Tabl-ı lağım bulma
[COLOR=slategray]
[COLOR=slategray]Tarihin ilk çağlarından beri Asyada Hunlar, Mezarotamyada Sümerliler tarafından kullanıldığı anlaşılan davulları, Romalılar çarpıştıkları Hun ve Avarlarda görmüşlerdi. Avrupaya geçerek tanıtılıp yerleşmesini sağlayan ise XVI yüzyılda Osmanlı Türkleri olmuştur. Türk ordu mızıkasının baş sazı olan davul Avrupada “Turkische trommel” ve “tambour des Turcs” diye anılmaya başlamıştı. Osmanlı mehterhanesinden örnek alınarak Avrupada kurulan takımlardan, sanat musikisine de geçmişti. Bestesi Gluck, Mekke hacıları Operasında 1764 yıllarında davula yer vererek eserin içinde zille birlikte icra ettirmişti. Yakin Doğu memleketlerinde de daul, türklerden kalmalığını ismi ile birlikte sakladı: 1809da davula Mısırda “tabl Tourky” (tabl-ı Türki) libyada "toultanen Dourgnı (tabl-ı sultan-i Türki)" deniyordu. 1778'den 1854'e kadar geçen sürede, Villoteau, Mozin, Boistse ve başkanları tarafından davulların Türkmen kökenli olduğu iyice belirtilmiştir. Spontini La Vesatane (1807) ve Fernan da Cortes (1809) operalarında kullanıldıktan sonra davula orkestrada da yer verildi. Bethoven, savaş senfonisinde (1813) davula top gürültülerini canlandırtdı. Berlioz, Faustdakı Macar Marşında, Rossini ile Vagner de operlarında davul kullandılar.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.