Türkiye rejimi değişmiştir. Öyle ki devletin “ilâh” edindiği Mustafa Kemal bile tartışılır hâle gelmiştir. Artık TV ekranlarında Mustafa Kemal’e “Diktatör” bile denilebilmektedir. Gündemi takip edenler “Neden şimdi?” sorusunu sorabilirler. Bakın açıklamaya çalışalım:
Şer odaklarına yani büyük tağutlara göre, yeni dünya düzeninde baskıcı-lâik sistemlere yer kalmamıştır. Onun yerine aldatmacı-demokratik-ılımlı lâik sistemler bütün dünyaya hâkim olmalıdır. Kâfir halklar için her ikisi de pek farketmez ama Müslümanlara bu yeni sistemleri, rejimleri nasıl yutturacaklardır? Kendi içlerinden çıkan lider ve yöneticilerle tabiki.
Proje iki aşamalı:
]1. aşama : Önce İslam’ın içi boşaltılmalı, lâiklikle İslam dini barıştırılmalı ve lâikleşmiş, protestanlaşmış, ılımlı, cihadsız ve şeriatsız yeni bir İslâm dini ortaya çıkmalıdır. Bu aşama hem madden, hem de manen sağlanmıştır (onlara göre).
Irak, Afganistan gibi önemli İslâm beldeleri işgal edilmiş Müslüman alimler, öğretmenler, bilim adamları katledilmiş (şehid edilmiş), tarihi eserlerimiz kaçırılmış ve Müslümanlara büyük darbe indirilmiştir.
Yine “Devlet düzeninden arınmış, ibadet ve ahlâktan ibaret bir sistem” şeklindeki bir İslâm algısı bal gibi yutturulmuştur insanlara. Projeye göre ılımlı bir Müslümanın hayatındaki en önemli iki kriter kadın ve para olmalıdır. Peygamber’in davası değil, hırkasının rengi daha önemlidir.
]2. aşama: 1. aşama sağlandığına göre artık 2. aşamaya geçilebilir ki, bu da lâikliğin içinin boşaltılmasıdır. Lâiklik denilince de akla ilk Mustafa Kemâl gelir. Mustafa Kemâl akla gelince de gizlenen kirli geçmişi, yaptı(rdı)ğı katliamlar, yediği naneler, İslâm topraklarını kâfirlere nasıl peşkeş çektiği gelir. Lâiklik te bu icraatlarla tesis edildigine göre Mustafa Kemâl’siz bir lâiklik, içi boşaltılmış bir lâiklik olacaktır. Bu yüzden Mustafa Kemâl, Dersim katliamı gibi konular gündeme gelecek, tartışmaya açılacaktır. Böylece biraz İslâm’dan, biraz da lâiklikten taviz verilecek ve ortaya her kesimden kabul gören “ılımlı-lâiklik” çıkacaktır.
Mesela Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın çıkıpta “Lâiklik İslam'a Aykırıysa Beni İkna Edin” demesi de bu projenin ürünü değil midir? Projeye öncülük yapan ülke, tarihi ve coğrafi konumu nedeniyle Türkiye’dir. Türkiye kendi lâikleşmiş İslâm’ını bütün dünya Müslümanlarına ihraç edecektir.
Proje gerçekleşirken taviz veren gruplar kendi aralarında kavgaya tutuşacaklar, bunu da hakla-batılın kavgası gibi yutturacaklar, insanlar da bunu yutacaklar, hengâmenin içinde Allah’a kulluklarını unutacaklardır. En sonunda olacak olan şey ise şudur:
"İktidar sahibi âsilere, küfrün liderlerine: 'İşte şunlar da, körü körüne size tâbi olup şimdi sizinle beraber olan gürûhtur' denildiğinde, liderler: 'Onlara rahat yüzü görün, işleriniz kolay olsun diyemeyeceğiz, çünkü onlar da ateşe girmeye müstehak oldular.' derler.
Tâbi olanlar ise, kendilerini isyana sevk eden, cehenneme sokan liderlerine:'Asıl rahat yüzü görmeyecek, işleri kolay olmayacak olan sizsiniz. Bu azâbı başımıza getiren de sizsiniz. Ne kötü bir yer burası.' derler.
Tâbi olan (onlara uyan) halk:'Ey Rabbimiz, bu cehennem azabını başımıza getirenlerin cehennemdeki cezasını kat kat artır.' derler.
(Yine) 'Nasıl olur? Kendilerini dünyada iken kötülerden saydığımız kimseleri burda niçin görmüyoruz?' derler. Hani onlarla alay ederdik. Yoksa onları gözden mi kaçırdık?
İşte bu, Cehennem ehlinin tartışması bir gerçektir." (Sâd: 59-64)
]ALINTIDIR...
Mustafa Kemal neden tartışılıyor??
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk
Son Düzenleme: 29/11/2011, 01:40, Düzenleyen: SvmDoğan.