You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Mustafa Kemal Atatürk Ziyaretçi Defteri

Mustafa Kemal Atatürk Ziyaretçi Defteri

Posting Freak
Mustafa Kemal Atatürk Ziyaretçi Defteri
[URL="http://www.anitkabirozeldefteri.com/"]Yeniden ebatlandırıldı: 60% (önceki: 1000 x 247) - Büyütmek için tıklayın[Resim: 1.png]
[/URL]


[COLOR=#8b0000]ANITKABİR ÖZEL DEFTERİ



Anıtkabir özel defteri, elektronik ortamda tüm vatandaşlara açıldı....

Bir çok kişinin merak ettiği, okumak için araştırmalar yaptığı, bu özel defter artık bir tık kadar yakınınızda...
Anıtkabir Özel Defteri'ni doldurarak Atatürk'e duygularınızı yazabilir ve tüm halkımızla paylaşabilirsiniz.
[COLOR=#8b0000]Bugün Anıtkabir Özel Defterini İmzaladınız mı?

[Resim: 13.jpg]

Zíyaretçí Defterine ulaşmak için tıklayın



[COLOR=#8b0000]Ayrıca ANITKABİR 'i üç boyutlu olarak gezebilirsiniz...


[Resim: 14.jpg]




[COLOR=#8b0000]Anıtkabir'i gezmek ister misiniz?
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Posting Freak
Mustafa Kemal Atatürk Ziyaretçi Defteri
' yazdı:Ulu Önderim, Büyük Atam,

Bugün 23 Nisan…Kurduğun Cumhuriyetin ilk Meclisinin açılışının üzerinden 86 yıl geçti.

Yaşamın zorluklarından ve günlük sorunlarımızdan uzaklaşabildiğimiz ölçüde hep birlikte bu günün önemini yeniden kavramaya, anlamaya çalıştık…

Sadece bugün değil, nesiller boyunca her yeni doğan Cumhuriyet çocuğunun ilk vazifesi Seni anlamak, Seni öğrenmek olmalıdır.

Çünkü Sen; yalnız yaptıklarınla değil. İlk gençliğinden ölümüne kadar söylediklerinin ve yazdıklarının hiç şaşmayan doğruluğu ile örnek ve büyük bir idealistsin.

Diktatör olmak, teokratik ve monarşik bir hükümet kurmak yerine laik ve demokrat bir hükümet kurdun.Yüzyıllardan beri kökleşmiş ve söküp atılması imkânsız sanılan yersiz alışkanlıklardan, devrini tamamlamış inançlardan ulusu kurtarmak için çok çalıştın.

Bu davada yüzde yüz başarıya ulaşılmadığı bugünde hala senin bize emanetini yok etmeye çalışanların çabalarından belli. Ve onlar kendi emellerine ulaşmak, teokratik bir cumhuriyet kurmak amaçlarından asla vazgeçmeyecekler.

Fakat yetişen aydın ve devrimci gençlik, bize olan emanetini korumak, kollamak, ulusu Senin bize gösterdiğin yoldan yürütecek kararlılık ve güçtedir.

İlerlemek isteyen Doğulu bütün ulusların bizi örnek edinmeleri ve ilerlemiş medeni ulusların devrimlerimizi beğenip övmelerinin, Senin en büyük özelliğin olan, her düşünce ve hareketinde daima ulusal bilinci hakim kılmaya, gerçekleri kavramaya, medeniyeti bir bütün olarak kabul etmeye, bu idealine ve inancına milletini de uydurmak istemenden kaynaklandığını biliyoruz.

Ve bizler şunu da biliyoruz ki; Halkımızın çoğunluğu devrimlerimizin bilincine vardığı, devrimlerimiz büyük ölçüde biçimden öze geçtiği anda medeniyet savımız çözümlenmiş ve özümlenmiş olacaktır.

Bugün hala ileri ve geri kuvvetler çatışma halindedir. Bu savaşta, zamanın ileriye doğru akan coşkun seli ve gelişen olaylar ileri kuvvetleri üstün kılacaktır. Zafer bize gösterdiğin çağdaşlık yoludur, aydınlığındır, gerçeğindir. Dediğin gibi “ Aklın ve uygarlığın egemenliğini kabul edemeyenler ya bir düşmanın hâkimiyetine boyun eğecekler ya da yok olup gidecekler” dir.

Biliyoruz ki;
''İlk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!'' diyen ölmez ruhun bizlere şimdi şöyle sesleniyor:
''Son hedefiniz, uygarlığın ön safıdır, ileri!''

Ve bu iletiyi okuyacak olan arkadaşların senin o yüce ve idealist kişiliğini gözler önüne seren aşağıdaki anekdotu (hikâyeciği) alıntı yaparak bitirmek istiyorum…


“Milletler gam ve keder bilmemelidir. Şeflerin vazifesi, hayatı neşe ve şevkle karşılamak hususunda milletlerine yol göstermektir.

Vaktiyle kitaplar karıştırdım. Hayat hakkında filozofların dediklerini anlamak istedim. Bir kısmı herşeyi kara görüyordu. ''Mademki hiçiz ve sıfıra varacağız dünyadaki muvakkat (geçici) ömür esnasında neşe ve saadete yer bulunmaz'' diyorlardı.

Başka kitaplar okudum, bunları daha akıllı adamlar yazmışlardı. Diyorlardı ki: ''Mademki sonu nasıl olsa sıfırdır, bari yaşadığımız müddetçe şen ve şâtr olalım.''

Ben kendi karakterim itibarıyla ikinci hayat telâkkisini (Anlayış, görüş ) tercih ediyordum, fakat şu kayıtlar içinde:

Bütün insanlığın varlığını kendi şahıslarında gören adamlar bedbahttırlar. Besbelli ki o adam fert sıfatıyla mahvolacaktır. Herhangi bir şahsın, yaşadıkça memnun ve mes'ut olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Makûl bir adam, ancak bu suretle hareket edebilir. Hayatta tam zevk ve saadet, ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, saadeti için çalışmakta bulunabilir.
Bir insan böyle hareket ederken, ''benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çalıştığımı fark edecekler mi?'' diye bile düşünmemelidir. Hattâ en mesut olanlar, hizmetlerinin bütün nesillerce meçhul kalmasını tercih edecek karakterde bulunanlardır.

Herkesin kendine göre bir zevki var. Kimi bahçe ile meşgul olmak, güzel çiçekler yetiştirmek ister. Bazı insanlar da adam yetiştirmekten hoşlanır.

Bahçesinde çiçek yetiştiren adam bir şey bekler mi? Adam yetiştiren adam da çiçek yetiştirendeki hislerle hareket edebilmelidir. Ancak bu tarzda düşünen ve çalışan adamlardır ki memleketlerine ve milletlerine ve bunların istikbaline faydalı olabilirler.

Bir adam ki memleketin ve milletin saadetini düşünür, o adamın kıymeti birinci derecededir. Esas kıymeti kendine veren ve mensup olduğu millet ve memleketi ancak şahsiyeti ile kaim gören (Ayakta durduğunu düşünen) adamlar, milletlerinin saadetine hizmet etmiş sayılmaz. Ancak kendilerinden sonrakileri düşünebilenler, milletlerini yaşamak ve ilerlemek imkânlarına nail ederler (kavuştururlar). Kendi gidince terakki (ilerleme) ve hareket durur zannetmek bir gaflet – (aymazlık)- tir.

Turkısh medıa.com forumundan alıntıdır
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 08/02/2010, 22:07, Düzenleyen: SerkanDgn.
Posting Freak
Mustafa Kemal Atatürk Ziyaretçi Defteri
' yazdı:[COLOR=#990000]Onlar Meçhul Asker olarak Çanakkale’de dünya durdukça duracaklar.

Her 18 Mart’ta Türk tarihinin büyük zaferlerinden birinin, Çanakkale Zaferinin yıldönümünü kutluyoruz.

Ancak, Çanakkale Muharebeleri hakkında hâlâ her şeyi bildiğimiz söylenemez.

Gün geçtikçe yeni belgeler ve bilinmeyenler de gün yüzüne çıkmaya başlıyor.

Ne var ki, hemen hiçbirimiz Gelibolu’da onların başından geçen hadiseleri tam anlamıyla bilmiyoruz…


Çanakkale Savaşı ile ilgili bugüne kadar gizli kalmış, Savaşın acı, insanın vahşi yüzünü görüp, duydukça

insanı ürperten bir gerçeğin karşısında zaferi kazanmanın onur ve gururunu yaşamanın yanında,

yüreğimizi onulmaz bir acı, bir sızı kaplıyor…


Bir insanlık utancı olan bu kanlı savaşın daha fazla dünyadan ve bu ülke insanlarından gizli kalması doğru değil...

Çünkü bu olayın doğrudan muhatabı biziz… .. Ve .. ... Bütün bunları bilmek bizim hakkımız…


Bizim hakkımız çünkü ;

Hepimizin büyükbabası yahut onun akrabası bir şekilde bu savaşta bulunmuştu.

Dedelerimiz savaşın, ordunun, stratejinin, taktiklerin vazgeçilmez parçaları olmalarının ötesinde...

Çanakkale’de bir insan olarak, bizim ailemizin bir ferdi olarak yerlerini almışlardı.

Ama biz onların yaşadıkları sıkıntıları, mahrumiyetleri, mahkumiyetleri, acıları, sevinçleri, beklentileri öğrenemedik.

Çoğumuz onların mezarlarını dahi bilmiyoruz...

Ve Onlar birer Meçhul Asker olarak Çanakkale’de dünya durdukça duracaklar.


Bütün bunları bilmek bizim hakkımız;

ve hangi insani değerlerin,

nasıl bir acı ve ızdırapın sonucunda bağımsızlık ve özgürlüğümüzün kazanıldığını öğrenmek,

onların kanlarıyla sulanmış bu vatan topraklarında yaşayan bizler için, onu korumak sorumluluğumuz…


Bütün bunları bilmek;

Bu vatan ve biz torunları için gözlerini kırpmadan ölüme giden atalarımızın bizlere bıraktıkları bu yüce değeri,

bize bıraktıkları bu mirası daha iyi anlamamız açısından çok ama çok önemli…


Bu nedenle, bu vatanın her türlü nimetinden yararlanan bizler,

unutmamalı, unutturmamalı, 18 martlarda onların anısı önünde saygı duymalı,

onların onur ve gururunu içimize yaşamalı ve yaşatmalıyız…


Büyük ATATÜRK’ ün tüm dünyaya şu sözlerle;

[COLOR=#990000]"Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar!

Burada bir dost vatanın toprağındasınız huzur içinde uyuyunuz.

Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız.

Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar, göz yaşlarınızı siliniz.

Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır.

Huzur içindedirler, onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra artık bizim evlâtlarımız olmuşlardır."

…diyerek dile getirdiği insani değerleri yüreğimizde taşımalıyız…



Sizler, bu vatan için gözlerini kırpmadan şehit ve gazi olan yüce atalarımız ;


Biliyoruz ki bizler, bu yaşamın zorlukları ve mücadelesi içinde her zaman sizleri hatırlayamıyor,

bazen de bize bırakmış olduğunuz bu mirasa zarar verebilecek ‘kendi aramızda’ kavgaların içinde de oluyoruz…

Ama bize bıraktığınız bu yüce değerler öylesine büyük ki..,

Onların farkına vardığımız anlarda aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyor,

hepimiz tek bir yumruk olarak ‘sizlere layık olabilmek için’ sizden bize miras kalan bütün değerleri anlıyor ve koruyoruz…



Yattınız yerde rahat uyuyun … Mekanlarınız cennet.., Ruhlarınız şad olsun…
Turkısh media.com forumundan alıntıdır
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Son Düzenleme: 08/02/2010, 22:13, Düzenleyen: SerkanDgn.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.