Alıntı:Değerli İşcanbaba, sanırım yazını tümünü okumadın veya ayrıntılarla yola devam etmek taraftarısın. Bu yazı Hamza Aksüt'e karşı yazılmış bir yazı değildir öncelikle, bir bütün olarak forumla ilgilidir. Bakış açısı bu nedenle tüm olarak ele alınmıştır.
Tartışmamızın konusu olan "keramet" olgusunun ne anlama geldiğini anlattım, bir daha bakmanı salık veririm. Alevilikte olağanüstülük bulunmaz, bu nedenle bakış açısında bir doğacılık, doga yasalarına uyum ve zorunluluğu vardır. Öyle olsaydı vahiy anlayışı, Kırklar vs. gibi alanlar karışmış olurdu. Aleviler de olağanüstüne giden bir inanma yoktur. İnanmak bilgi ve sezgi temellidir. Doğa iradesinin ve buna bağlı olarak insan iradesinin hükmü dışında değildir.
İnanmalarınız ile doğa dışını karıştırırsanız faleketinizin başlatmış olursunuz. Alevi kimlikli uluların "keramet" üretmelerini anlamanız için ayrıca bir bölüme ihtiyaç bulunuyor sanırım. İnanmak ile olağanüstülükleri karıştırmak büyük sorundur. Günlük yaşamınızla düşünce biçiminiz uyumlu olmak durumundadır. Ateşin, kaynamış suyun içine elini koymanın, közde yürümenin ve sağaltmanın belli teknikleri vardır ve bunlar Alevi ocakklarında, tekke ve dergahlarında öğrenilerek yürütülen şeylerdir. Don değiştirmek gibi "keramet"leri ise vecd ilişkisi ve kerametin gerçekliği ile anlamak durumundasınız. Alevilikte keramet olağanüstü bir üretim değildir. Keramet toplumsal beklenti ve pirin, mürşidir güçlendirilmesi ve ona bu hallerin yüklenilmesi ile ilişkilidir. Ayrıca mucize ve kerametlerin kimler tarafından yapılabileceğinin kuralları bulunmaktadır. Bunun adı Hacıoğrafidir. Mucizeler olağanüstü sayılıp inanma alanında değerlendirilirken, kerametler sosyal olgular olarak ele alınıp, toplumsal beklenti ve güçlenme ile sınıflandırılmaktadır.
Alevi birey "keramet"i mistik bir parçalanma olarak ele almaz, yoksa ****fizik inanma olarak ele alınan olgu varlık ve insanlık dışı bir alanda algı alanına taşınır ki bu da hurafe üretmektir.
Bana çokça sorduğunuz soruların yanıtları iç içedir, daha fazla bölümlü yanıt vermek ne yazık ki zor bir durumdur. Ancak çoğunlukla sorularınızın yanıtları bir ütündür.
[color=RedZöhre Ana vasıflı kişinin yapmaya çalıştığı ile keramet yüklenmiş ve keramet ehli pir ve mürşitleri karıştırırsanız, kafalarınızı kuma gömmüş ve yanlış analojiler üretmiş olursunuz. Bunu yapmanız demek bilim ile Alevi felsefesini birbirinden ayırmış ve parçalamış olmaktır. [/color]
Alevilikte bilim dışı ve akıl dışı hiç bir olağanüstülük bulunmaz. Üretilen herşey felsefenin sorgusundan geçmek durumdadır. Bu yapılmıyorsa veya yapılamıyorsa bu Aleviliğin okullu yapısının ve bilgi ve kuram taşınmasının kesintiye uğramasıyla ilgilidir veya Alevi felsefe ve inanma dünyası ile teolojik alanların önkabül ile karıştırılmasıdır.
Keramet yüklenen kişi bunları yaşarken yapan kişi anlamına gelmez, bu nedenle zamanla çoğaltmalar ve güçlendirmeleri gerçekmiş gibi göstermekten ve böyle algılamaktan kendinizi alıkoymak ve korumak durumundasınız. Alevi bireydeki algı ile Pir Sultan Abdal, Nesimi, Hallacı Mansur veya Hacı Bektaş'ın başına gelenler ile yaptıkları olağanüstülükle açıklanamaz. Keramet bu tür durumları yapanları açıklamakla, mucizeye varmaz ve vardırılamazdan. İlk bölümde keramet olgusuna kısaca değinilmiştir. Bu nedenle bazı noktalarda kerametler mucizelerle karıştırılmakta, bu da Alevilik felsefesinin içine taşınmış kimliklerin ne yazık ki kirletilmesi ile sonuçlanmıştır. Kerametle ilgili alanın kirlilikten kurtarılması ve islam vb. alanların alevilikteki kirliliği ve tahribatı açıklamak için "Acının Kerameti Kerbelâ" çalışması belirleyici bir çalışmadır.
Alevilikte bilim ve felsefe üretmek, ****fizik ve akıl dışı kurgular üzerine bina edilemez, edilmesi durumunda "Hakk'ın emri rızası" çiğnenmiş olur. Bu da başta tanrı anlayışı, insanın, canlılığın neliği gibi soruları yeniden sormak gibi keskin konuları yeniden tartışmamızı getirir. Bu nedenle bilim ile safsataları ve inanmışlıklar ile Alevi felsefesini karıştırmak veya yanyana koymaktan sakınmak ve bu safsatalıkların üzerine bilim ve edebimizle, felsefemizle gitmek ve yanıtlarını vermek durumundayız.
Mustafa Harmancı, Keramet Olgusu ve Zöhre Ana...
Mustafa Harmancı, Keramet Olgusu ve Zöhre Ana...
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)