You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Mevlana Müzesi rekor kırdı

Mevlana Müzesi rekor kırdı

Posting Freak
Mevlana Müzesi rekor kırdı
Mevlana Müzesi rekor kırdı

Türkiye'nin en fazla ziyaret edilen üçüncü müzesi olan Mevlana Müzesi'ni 2008'de 1 milyon 600 bin yerli ve yabancı turist ziyaret etti. Bu sayı ile Müze, ziyaretçi rekorunu kırmış oldu.

[Resim: medya.php?mn=11483]

Alaaddin Keykubad tarafından Mevlana'nın babasına hediye edilen Mevlana Dergahı'nın yerine (şu anda müzenin bulunduğu yer), Mevlana'nın 17 Aralık 1273'te vefat etmesinden sonra oğlu Sultan Veled tarafından 130 bin Selçuklu dirhemi karşılığında yeşil kubbe yaptırıldı. Daha sonraki dönemlerde bugün müze olarak kullanılan dergah ve diğer bölümler inşa edildi.
Mevlevi dergahı ve türbe, 1926 yılında ''Konya Asar-ı Atika Müzesi'' adı altında hizmete açıldı ve 1954 yılında yeniden düzenlemesi yapıldıktan sonra adı ''Mevlana Müzesi'' olarak değiştirilerek ziyaretçilere açıldı.

1954 yılından bu yana yerli ve yabancı turistler tarafından ziyaret edilen Mevlana Müzesi, inanç turizmi açısından Konya'yı merkez konumuna taşıdı. Müze sayesinde Konya, inanç turizminden önemli gelir sağladı.
Yurt içi ve dışında yapılan çalışmalar Müzeye olan ilgiyi her geçen yıl artırdı. Kültür ve Turizm Bakanlığının 2007 yılı rakamlarına göre, Mevlana Müzesi, Türkiye'de en fazla ziyaret edilen üçüncü müze oldu. Turistler, Türkiye'de en fazla Ayasofya Müzesi, Topkapı Sarayı ve Mevlana Müzesi'ne ilgi gösteriyor.

Konya Müze Müdürü Yusuf Benli, ''2007 Mevlana Yılı''nda Mevlana Müzesi'ni 1 milyon 484 bin yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiğini söyledi. Benli, Mevlana Yılı'nda yapılan tanıtım ve etkinliklerin yansımalarının 2008'de devam ettiğini bildirdi. Geçen yıl ise Müzeye gelen ziyaretçilerin yaklaşık 1 milyon 600 bin rakamına ulaştığını ifade eden Benli, şunları kaydetti:
''Müze, bu sayıyla ziyaretçi rekorunu kırdı. Artık her yılı yeni bir rekorla kapatıyoruz. Önceki yıla göre müzeye gelenlerin sayısı, yüzde 8 civarında artmış oldu. Özellikle yabancı ziyaretçi sayısında önemli bir artış yaşandı. 2007 yılında 220 bin civarında olan yabancı turist sayısı, yüzde 59 oranında artarak 350 bin seviyelerine geldi. Yabancı ziyaretçi sayısındaki bu gelişme çok sevindirici. Dünyanın barışı, hoşgörü ve sevgiyi aradığı bir dönemde Mevlana Müzesi'ne bu kadar ziyaretçi gelmesinin anlamı çok büyük. İnsanların, aradığını, Mevlana'da, O'nun düşünce ve felsefesinde bulduğunu gösteriyor.''

Krizin şimdilik etkisi yok

Benli, Mevlana Müzesi'ni ziyaret eden yabancıların başında Japon, Koreli ve İranlıların geldiğini belirterek, ''Bir dönem Rusların yoğun ilgisini gördük. Hatta bizden, kendi ülkelerinde sema programı yapılmasını talep edenler bile oldu. Aslında birçok ülke insanı, ülkelerinde Mevlana konulu etkinlik talep ediyor. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Konya Büyükşehir Belediyesinin yurt dışında birçok programı oldu. Ziyaretçi sayılarının artmasında bu programların etkisi de çok büyük'' dedi.
Dünyada derinden hissedilen ekonomik krizin inanç turizmini şimdilik çok fazla etkilemediğini vurgulayan Benli, ''Aralık ayını sorunsuz kapattık. Ocak ayında da şimdilik çok iyi gidiyor. Turist sayısı artmaya devam ediyor. Ekonomi ve güvenlikle ilgili ciddi sorun yaşanmazsa bu yılı da yeni bir ziyaretçi rekoruyla kapatabiliriz. Hedefimiz olan 2 milyon turist rakamına emin adımlarla ilerliyoruz'' diye konuştu.
ATALAR ATASI GİDER
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Posting Freak
Mevlana Müzesi rekor kırdı
] Sevgili Canlar,
] Mustafa Kemal Atatürk Tekke ve zaviyelerin kapattırılmasına dair kanun çıkardığında Mevlana'nınTürbesinin kapısının kapatılmaması için, oranın sürakli açık kalması için Müzeye dönüştürülmesi emrini vermiştir. Yani Mevlana Müzesini kurduran Pirimiz Atatürk'tür...
] Detaylı bilgi aşağıda verilmiştir...

] Yüce Atatürk’ün Hz.Muhammed'e duyduğu büyük sevgi ile birlikte Hz.Mevlana’nın da fikirlerine duyduğu hayranlık onun tüm hayatını ve icraatlarını etkilemiş, din konusundaki ifadelerine temel teşkil etmiştir. Bir Konya ziyareti sırasında söylediği şu sözler Hz.Mevlana'ya gösterdiği sevgi ve saygının delili gibidir:
] “-Ne zaman bu şehre gelecek olsam, içimde bir heyecan duyarım. Hz.Mevlana düşünceleriyle benliğimi sarar. O çok büyük bir dahi, çağları aşan bir yenilikçi...”

Evet...Yüce Atatürk sahip olduğu hayat görüşünün kaynağını işte bu sözleriyle özetleyivermiştir.

Çankaya köşkündeki dil çalışmaları toplantısında Konya Mevlevi Dergahı eski postnişinlerinden Veled İzbudak Çelebi de davet edilmişti. Söz dönüp dolaşıp Hz.Mevlana’ya gelmiş, yüce Atatürk şunları söylemişti:

“- Mevlana, Müslümanlığı Türk ruhuna intibak ettiren büyük bir yenilikçi... Müslümanlık aslında geniş manasıyla hoşgörülü ve modern bir dindir. Araplar onu kendi bünyelerine göre anlamış ve tatbik
etmişlerdir. Sıcak bir iklimde oturan, suyu nadiren kullanan, genel bir hareketsizlik içinde ömür süren Badiye Arapları için günde beş vakit abdest ve namaz, çok ileri seviyede bir yaşama hareketidir. Hz.Muhammed insanları uyuşukluktan harekete sevk etmiştir. Sarp dağlar, yüksek yaylalarda at koşturan, erimiş kar suları ile yıkanan Türkler için abdest ve namaz çok tabii olmuştur. Mevleviliğe gelince, o tamamen dönerek ayakta ve hareket ederek Allah’a yaklaşma fikri, Türk dehasının en tabii ifadesidir."

]İşte Yüce Atatürk'ün İslamiyet'e şekilcilik katarak onu asıl ruhundan uzaklaştıranlara verdiği en mükemmel mesajlardan birisi. O birçok kez dinin insanlık tarafından gerçek boyutlarıyla anlaşılmadığını belirtirken, Hz.Mevlana’nın da yanlış ve eksik yorumlandığına da temas etmiştir. Bir gün Konya milletvekili Naim Onat’ın sözde Mevlana'yı yermek istemesi üzerine Atatürk’ün söylediği şu sözleri bugün bile üzerinde ibretle düşünülmesi gereken ifadelerdir:

“-Eğer Mevlana’yı sizler gibi kavramak gerekirse, o büyük insanın ruhu dertlenir, biz de belki bir saygısızlık göstermek zorunda kalırdık. Mevlana’yı ululuğuyla kavrayabilmek için medresenin dar kapısından geçmemiş olmak gerek.”

Gazi Mustafa Kemal Paşa Konya’ya yaptığı toplam dokuz ziyareti sırasında her sefer önce Hz.Mevlana’nın makamının bulunduğu Türbe-i Saadeti ziyaret etmeyi ihmal etmemiş, tekke ve zaviyelerin işlevlerini tamamlaması ve dolayısıyla kapatılması yönünde çıkan yasa sırasında Hz.Mevlana’nın türbesini müze haline dönüştürerek tüm insanlık alemine açık halde kalmasını sağlamıştır.
Bununla ilgili bilgiler 22 Aralık 1987 yılında yayınlanan Hürriyet gazetesinde çıkan bir haberde şöyle dile getirilmiştir:


Atatürk, Konya'daki Mevlana Dergahı ve türbesini, Konya'ya ilk gelişi olan 3 Ağustos 1920 günü ziyaret etmiş ve bu ziyaretten pek etkilenmişti. Daha sonra ziyaretlerinde Mevlana Türbesini ziyaret etmeden Konya'dan ayrılmamıştır. 3 Nisan 1922 günü ziyaretlerinde, kendisi için açılan Sema meydanında hazır bulunmuş, 22 Mart 1923 günü yaptığı ziyarette postnişin Abdülhalim Çelebi'nin davetlisi olarak dergahta yemek yemiş, Hz.Mevlana'nın büyüklüğü üzerine takdir ve hayranlık dolu sözler söylemiştir.

[COLOR=sienna]Cumhuriyet'in ilanından sonra, tekke ve türbelerin kapatılması hazırlıkları yapılırken, Başbakan İsmet İnönü'ye "Mevlana Dergahı ve türbesinin kapatılmayarak kendi eşyası ile birlikte müze olarak düzenlenmesi ve ziyarete açılması"emrini vermiştir. Bir süre sonra, Bakanlar Kurulu kararı ile dergah, müze haline getirilmiştir.

Atatürk, 18 Şubat 1931 günü Konya'ya 9'uncu defa geldiği zaman, Konya'da 11 gün oturmuş, bu arada 21 Şubat 1931 gününü tamamen artık müze halinde ziyarete açık bulundurulan Mevlana Müzesi'nde geçirmiştir.

Bu ziyaret sırasında eski Konya Milletvekillerinden Fuat Gökbudak ve o günlerde Konya Azar-ı Atika Müzesi müdürü olan Yusuf Akyurt'un ayrı ayrı anlattıklarına göre, Atatürk müze müdürünün odasına girer girmez, niyaz penceresi üzerindeki rubaiyi görmüş, Farsça'yı çok iyi bilen Hasan Ali Yücel'e tercümesini yaptırmıştır.

] Atatürk tercümedeki: "Ey keremde, yücelikte ve nur saçıcılıkta güneşin, ayın, yıldızların kul olduğu sen. Garip aşıklar, senin kapından başka bir kapıya yol bulmasınlar diye öteki bütün kapıları kapanmış, yalnız senin kapın açık kalmıştır."
] ibaresini işitir işitmez şöyle demiş:

"Hz.Mevlana'nın büyüklüğü burada bir kere daha kendini gösterdi... Doğrusu ben, 1923 yılındaki ziyaretim sırasında, bu dergahı kapatmayalım Müze olarak halkın ziyaretine açalım, diye düşünmüş; bir yıl sonra dergah ve tekkelerin kapatılması kanunu çıkar çıkmaz İsmet Paşa'ya Mevlana dergahı ve türbesini kendi eşyası ile Müze haline getir emrini vermiştim. Görüyorum ki, şu okuduğumuz rubainin hükmünü yerine getirmişim. Bakınız ne kadar mükemmel bir Müze olmuş..."

]Değerli tarihçi Cemal Kutay’ın ifadelerine göre, Mustafa Kemal’e emrindeki yardımcılarının “Paşam Hz.Mevlana’nın makamını müze haline getirmeniz üzerine halk buraya akın etmeye başladı. Bu bir sakınca
]doğurmasın” demeleri üzerine Atatürk’ün verdiği cevap ilginçtir:


“-Eğer, Hz.Mevlana’yı hakkıyla tanımak ve benimsemek için ziyarete gitmekte olduklarına inansam öteki dergahların da açılmasını sağlardım. Çünkü, Hz. Mevlana’yı tanımak ve anlamak zaten diğer tüm tehlikeleri de ortadan kaldırmaktadır.”
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Posting Freak
Mevlana Müzesi rekor kırdı
Yüce Celal Abbas pirime niyaz ve sevgilerimle.
İzmir'den Ankara'ya otobüs tutarak gidip geliyoruz.
Ankara'ya Konya üzerinde ama Mevlana'ya uğramadan gittiğimiz bir gün Zöhre Ana huzurundayız.
Sohbet sırasında Pirim Zöhre Ana birden ummana girdi.
Celal Abbas Şahımız kendini tanıtarak nefesler verdi.
Celal Abbas İzmirli ziyaretçileri kastederek "Konyadan geçtiler de bana uğramadılar.
Bir peynir şekerimden bile almadılar." diyerek şikayetini bildirdi.
Tabi biz şoktayız. "Ne yaptık, nasıl böyle eksik bir iş yaptık!" diye çok üzüldük.
Ondan sonraki otobüs tutarak yaptığımız ziyaretlerimizde önce Konya'ya Yüce Mevlana'ya uğradık.
Peynir şekerlerinden alıp lokma yaptık, evlerimize götürdük.
Konya ile ilgili hatıra eşyalar aldık.
Celal Abbas pirimize niyaz, sevgi ve saygılarla affına sığındık.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.