You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Malatya Pir Sultan Abdal Derneği Hızır cemi

Malatya Pir Sultan Abdal Derneği Hızır cemi

Administrator
Malatya Pir Sultan Abdal Derneği Hızır cemi
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya şubesinin organize ettiği Hızır cemi, dernek binasında gerçekleştirildi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya şubesinin organize ettiği Hızır cemi, dernek binasında gerçekleştirildi.

Hızır ceminde dernek binasının bodrum katında bir araya gelen canlara hitaben konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Malatya Şube Başkanı Songül Tunçdemir, açış konuşmasında:

’Erenler! Gönül Dostları! Sevgili Canlar!

Sizleri, Kerbelâ’da katledilen Hüseyin’in, En-el Hâk diyen Hallac-ı Mansur’un, derisi yüzülen Seyyid Nesimi’nin, Banaz’da asılan Pir Sultan’ın ve günümüze kadar yezit soyunun devlet zulmüne karşı onurluca ve başı dik ölüme meydan okuyan tüm hak âşıkları ve özgürlük neferlerinin mücadelesine saygıyla, aşk-ı niyazlarımı sunuyorum.

Alevilik, özgür, paylaşımcı, sevgiye ve ortak yaşama dayalı bir öğretidir. Aleviliğin içine bütün inançlar ve kültürler sığar ancak Alevilik bunların hiçbirine sığmayacak kadar derin bir felsefedir. Bir ummandır. Hızır, Şah-ı Merdan Ali’dir, Hızır; Şah-ı Merdan Ali’nin darda kalanlara, zorda kalanlara, sıkıntıya düşenlere yardımcı olması için gönderdiği yanı başımızdaki temsilcisidir. Hızır, bizim için toplumsal yaşamdaki adalet ve güvencenin sembolü olmuştur. Haksızlığa uğrayanlar Hızır’a sığınır’

[Resim: pir-sultan-abdal-dernegi-hizir-cemi3efb3a28e3.JPG]

Birlikte dünümüzü, günümüzü ve geleceğimizi aşk ile örmek, bir tas aşurede aşkı ve emeği paylaşıp ’bir’ olma yolunda gayret göstermek muradımızdır. Her deyişi kutsal bir kitap derinliğinde olan ulu ozanlarımız, pirlerimiz; bilimin, tarihin ve mantığın ışığında yolumuzu aydınlatmaktadır. Onlara aşk olsun! Yolunuz kaim, ışığınız daim olsun. Emekleriniz hak ve halk katına yazılsın. Hızır yoldaşınız olsun’ Gerçeğin demine Hüü! Aşk-ı niyazlarımla’’
diyerek canları selamladı.

Aleviler, ödedikleri vergileri helal etmiyor

Derneğin bodrum katı, Malatya Zeynel Abidin Kültür ve Dayanışma Vakfı’ndan ödünç getirilerek beton taban üzerine serilen halı ve kilimlerle, ceme gelen insanların oturabileceği bir ortama dönüştürülmüş. Alevilerin ibadethanesi olan cem evlerinin devletçe tanınmaması, Alevilerin vergilerinden Alevilerin ibadethanelerinin pay alamaması, cemi yürüten dede tarafından dile getirildi. Derneğin bodrum katında Hızır cemi için bir araya gelen canlara Alevi dedesi, cem evimizin olmayışı, gönüllerimizin geniş olmasıyla bugün için dert etmeyeceğimiz sorundur. Bu, biz Alevilerin eksiği değil, devletin Alevilere hakkımızı vermemesi, haksızlık yapmasının sonucudur, diyerek Diyanet’e giden Alevi vergilerinin Alevilerce harcanmadığını, bunun için haklarını helal etmediklerini açıkladı.

Zâkirlerin deyişleri eşliğinde semah ibadeti yapıldı.

Cemde on iki hizmet, Hak meydanına geldi; dede, rehber, gözcü, çerağcı, zakir, ferraş, saka, sofracı, peyik, pervane, iznikçi, gözcü hizmetleri dualarla gerçekleştirildi. Cem olmanın erdemleri üzerinde durulurken, cemde uyulması gereken kurallar da dile getirildi. Birbirine dargın olanlar varsa şimdi, bu meydana, Hak meydanına gelsin. Bizim helalleşme yerimiz Hak meydanıdır. Burada bulunan canlar, bir birinizden razı mısınız, sorusu soruldu üç kez. Her defasında razıyız, diye yanıt verdi topluluk.

Semah ibadetinin ardından dualarla lokmalar ikram edildi. Lokmaların dağıtımının ve yenmesinin de bir ibadet olduğu ifade edildi.

Sultan KILIÇ /Alevizyon

Administrator
Malatya Pir Sultan Abdal Derneği Hızır cemi
Alıntı:Hızır, Şah-ı Merdan Ali’dir, Hızır; Şah-ı Merdan Ali’nin darda kalanlara, zorda kalanlara, sıkıntıya düşenlere yardımcı olması için gönderdiği yanı başımızdaki temsilcisidir. Hızır, bizim için toplumsal yaşamdaki adalet ve güvencenin sembolü olmuştur. Haksızlığa uğrayanlar Hızır’a sığınır’

Öncelikle Hızır ceminizi Allah kabul etsin. Hızır yani Muhammed Mustafa şefaatinden mahrum bırakmasın.

Benim bu konuda dikkatimi çeken ve çok hoşuma giden alıntı yaptığım cümle esasında.

Hızır = Şahı Merdan Ali fikrine sonuna kadar katılıyorum. Hz.Muhammed ve Ali'nin aynı nurdan yaratıldığını hep söyleriz.

Binbir dondan (beden) başgösteren Şah-ı Merdan Ali' dir. Yani her gelen peygamberin veya Evliyanın ruhu Ali'dir.

Pir Sultan Abdal'ın en meşhur deyişlerinden " Bilmeyenler bilsin beni, Ben Ali'yim Ali benim" sözü artık Hz.Ali'nin sırrının açıklandığı, gelen Pirin ve 6'ıncı yüzyılda yaşasa da esasında Allah postuna oturan bir ismi Ali bir ismi Allah olan, beşere beşer, Nur alemine nur olarak görünen, Allah'ın aslanı, Velayet Şahı, Şah-ı Merdan Ali'den başkası değildir... Beden Pir Sultan Abdal, ruh ve dil Hz.Ali'nin dili ve nefesidir.

"Yer yoğ iken, gök yoğ iken var olan, Arş yüzünde kandildeki nur olan, Gahi merkez olup, gahi yer olan, Ali’dir ki Şah-ı Merdan Ali’dir." Bu nefeste Pir Sultan Abdal'a aittir.

Pir Sultan Abdal neden başka bir Evliyanın ismini değil de devamlı Hz.Ali'nin adını söylüyor? İçinde ŞAH sözü geçmeyen deyişler söylemesini isteyen Hınzır itine Yüce Pirin cevabı yine ŞAH'tan olur ve ŞAH'tan gelir ŞAH'a gider...

Bu yol Yezidle anlaşmaya vararak, yezidin sözünden çıkmadan; haşa koltuk, saltanat, para için yürütülecek bir yol değildir. Bundan dolayı bu yolu mahlukatlar değil TALİPLER yani EVLİYALAR sürer.

EVLİYALAR ÖLMEZ DON DEĞİŞİR

Mevlana'nın Hz.Ali'yi anlatan şu sözleri Hz.Ali'nin varlığını açıkca ortaya koyuyor. Ve diyorum ki Mevlana'yı Sünni tarikat lideri, salt sufi olarak gösterenler siz hiç Sünni bir din adamının Hz.Ali'ye bu sıfatları yakıştırdığını gördünüz mü?

[COLOR="#006400"]"Aliden ötürü melekler Ademe secde ettiler. Adem de, Şit de, Eyyup da, İdris de, Yusuf de, Yunus da, Hud da, Musa da, İsa da, İlyas da Salih peygamber de, Davud da Ali idi."

Afaka her bakışımda gördüm ki, yakin yüzünden her varlıkta var olan Ali idi. Bu küfür olmaz, küfür olan söz bu değildir. Cihan var oldukça Ali var olur, cihan var olurken de Ali vardı.

Tebriz’in Şems-ül Hakkı cihanın gizli ve açık sırlarından her ne gösterdiyse, hepsi de Ali idi.’


Alıntı:Şah-ı Merdan Ali’nin darda kalanlara, zorda kalanlara, sıkıntıya düşenlere yardımcı olması için gönderdiği

Hani diyorlar ya " Biz de Hz.Ali'yi seviyoruz. O zaman biz de Aleviyiz." Canlarım sizin sevdiğiniz Ali, haşa ölümlü, kul Ali !

Ama Alevi inancındaki Ali'nin tarifini yukarıda yazdım. Şimdi sen bizim inandığımız böyle bir Ali'yi için varıp ta kabul edebilir misin?

Aklınız sıra Cennetten olmamak için Ehlibeyt'e yapılan o haksızlıkları, hakaretleri, cinayetleri, sürgünleri, eziyetleri görmezden geliyor ve ne diyorsunuz biliyor musunuz? İÇTİHAT MESELESİ

Bin kere yuhhh yazsam az gelir.

Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi Muhammet Mustafa ve onun mübarek soyudur yani Ehlibeyt'idir. Taş bağlayan o yürekleriniz, zalime zalim demeyen o lal olasıca dilinize söz geçirin de peygamber torunlarını hunharca şehit eden, soyunu kılıçtan geçiren dünyada ve ahirette lanetlenmiş o Şam ve küfe kafirlerine Allah hakkınızdan gelsin deyin artık !

Ehlibeyt Hak ve İnsanlık için sancağını açtı, Emevi itleri köşk ve Saltanat için !

Peki bugün söz de din adamları ne diyor? Bu bir saltanat mücadelesidir diyor.

Şah-ı Merdan Hz.Ali'yi haşa halifelik peşinde koşan biri olarak gösteren Emevi tarihidir. 8 eşi ve 30'dan fazla çocuğunun olduğunu söylerler. Nedeni tabi ki kendi it nefislerine zemin hazırlamaktır. Hz.Ali'nin nişanı sadece Fatıma Ana'mız, evlatları ise sadece Hz.Üseyin ve Hz.Hasan'dır. Yüzyıllarca "İslam Devleti" adı altında var olan, peygamber soyunu katlettikten sonra bugün müslümanların yaşadığı beşeri dinini meydana getiren, peygamberimizden 200 yıl sonra yarattıkları sünni MEZHEP'ler (4 "Hak" Mezhep) ve yazdıkları uyduruk, akla, mantığa, bilime, insanlığa ters düşen hadislerle saltanatlarını, koltuklarını sağlama almışlardır.

Hz.Ali konuşan Kuran 'dır. Çünkü yazan Ali, okuyan Muhammet Mustafadır. Yüz binlerce Tefsir kitabı vardır ve hiç birisi de Hz.Ali'nin sırrını açıklamaz, açıklayamaz !..

Yüce Mürşit Zöhre Ana'nın dediği gibi: " ALİ SIRRI ARI SIRRI"

Hızır ceminin konuşmasını kaleme alan canlara çok teşekkür ederim.



İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.