]KURTULUŞ SAVAŞINDA TÜRK KADINLARININ ROLÜ:
(GELİNLİKLERİNİ BAĞIŞLAYAN GELİN)
1919’da Kastamonu’da Müdafai Hukuk Kadınlar Cemiyetini kuran ve bu cemiyetin genel sekreterliğini yapan; Saime Ayoğlu Hanımın bir anısı.
Bir gün Mevlevi dergahında bize ayrılan yerde oturuyoruz. O gün nöbet sırası benimdi. Kapı çalındı. Açtığımda karşımda biri kadın biri erkek iki kişi duruyordu.
Erkek “ kendini tanıtıp yanındakinin kızı olduğunu söyledi.”
“Ne istiyorsun kızım demeye kalmadı, başında büyük bir sepet olduğu halde Hatice isimli bu kız içeriye girdi. Kendisini tanıttıktan sonra;
"Nikah oldum. Yarın akşam evleneceğiz.] Fakat bayraklarım siyahken, vatanımı düşman işgal etmişken gelinlik giyemem, Tel duvak takamam. Gelinliğimi, tel duvağımı, bana takılan altınları Müdafa-i Hukuk Kadınlar Cemiyetine Bağışlıyorum .” dedi.
O sırmalı bohçayı, gözlerim yaşararak teslim aldım.
Kurtuluş savaşında Türk kadını, Türklüğün ölüm kalım mücadelesi içinde idi. Yükü ağır değil “dayanılmaz” dı. Buna rağmen o, en güç ve talihsiz koşullar altında bile vatan sınavını yüz akıyla vermişti.
]
Not: ] Bizlerde bugün Zöhre Ana’mızın yolunu; aynı inanç, aynı fedakarlık ile savunmalıyız. Dün ATA’mız ve yolunun mücadelesi; bugün ANA’mız ve yolunun mücadelesi. İkisi de aynı.
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını
Konu Sahibi / Yazar
Şaduman
Kategori / Forum
Atatürk Haberleri
Yorumlar / Cevaplar
8
Okunma / Görüntüleme
9045
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını ve Ağlayan Yavrusu:
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını ve işte buna bir örnek:
1921 yılının Şubat ayı çok şiddetli ve zorlu geçiyordu. Birdenbire bastıran kar, yolları kapıyor, cepheye giden taşıt kolları, geceye kalmadan yakın hanlara sığınmak zorunda kalıyorlardı.
İşte böyle fırtınalı, tipili bir gecede, cephane yüklü bir kağnı arabası Kastamonu kışlasının ancak önüne kadar gelebilmişti. Gelebilmişti ama, görünümü insanı dehşete düşürüyordu; “Bir kar tümseği içinde geviş getiren bir çift öküz ve hemen arkasında yine kar örtüsü altında hayal meyal sezilen bir kadın.”
Görenleri can evinden vuran bile tablo.
Bu genç Türk anasının idare ettiği cepheye mermi taşıyan bir kağnı idi. Ve genç kadın, kutsal yükünün başında donmuştu… Her nasılsa kafileden geri kalmış genç bir Türk Anasının destanıydı.
Aziz Türk anası, cephane yüklü kağnısı ile, kar tipi demeden ölüme meydan okuyarak kışla önüne kadar gelebilmiş ve şehre giremeden şose kenarında donmuştu.
Arabadaki kıymetli yükü korumak için üstünü örten bu genç kadın, bir eliyle üvendire tutuyor diğer eliyle de yorganın üzerine yaslanmış hareketsiz ve sessiz duruyordu.
Şehit yerinden alınırken yorganın altından bir ses duyuldu. Bu şehit Türk anasının yorgan altında koruduğu yavrusunun sesi idi.
Yorgan hafifçe açılınca görülen tablo ise şöyleydi:
Otlara sarılı top gülleleri arasına yerleştirilmiş çulların içinde kundaklı bir kız çocuğu” uyanmış ve acıktığından süt emmek için ağlamaya başlamıştı.
Cephanesi ve yavrusu uğruna kendini feda eden bu kahraman Türk anası; Kastamonu ili Devreköni ilçesi, Seydiler bucağının Satı köyünden Şerife Hanım idi. Kağnıda ağlarken bulunan yavrusunun ismi ise “ Sıdıka” idi. İşte zaferle biten Kurtuluş Savaşına Türk kadınının katkısına anlamlı bir örnek ve bu savaşın temeline harç olarak katılan bir can’ın hikayesi
Not: Geçmişimizi unutmamalıyız. Ve bu vatanı kurtaranlara layık olmak için; bu gün bu vatanı satanlara fırsat vermemeliyiz. ATATÜRK’ün çizdiği yolda yürümeye ant içelim. ALLAH- MUHAMMED- ALİ- ZÖHRE ANA
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını ve işte buna bir örnek:
1921 yılının Şubat ayı çok şiddetli ve zorlu geçiyordu. Birdenbire bastıran kar, yolları kapıyor, cepheye giden taşıt kolları, geceye kalmadan yakın hanlara sığınmak zorunda kalıyorlardı.
İşte böyle fırtınalı, tipili bir gecede, cephane yüklü bir kağnı arabası Kastamonu kışlasının ancak önüne kadar gelebilmişti. Gelebilmişti ama, görünümü insanı dehşete düşürüyordu; “Bir kar tümseği içinde geviş getiren bir çift öküz ve hemen arkasında yine kar örtüsü altında hayal meyal sezilen bir kadın.”
Görenleri can evinden vuran bile tablo.
Bu genç Türk anasının idare ettiği cepheye mermi taşıyan bir kağnı idi. Ve genç kadın, kutsal yükünün başında donmuştu… Her nasılsa kafileden geri kalmış genç bir Türk Anasının destanıydı.
Aziz Türk anası, cephane yüklü kağnısı ile, kar tipi demeden ölüme meydan okuyarak kışla önüne kadar gelebilmiş ve şehre giremeden şose kenarında donmuştu.
Arabadaki kıymetli yükü korumak için üstünü örten bu genç kadın, bir eliyle üvendire tutuyor diğer eliyle de yorganın üzerine yaslanmış hareketsiz ve sessiz duruyordu.
Şehit yerinden alınırken yorganın altından bir ses duyuldu. Bu şehit Türk anasının yorgan altında koruduğu yavrusunun sesi idi.
Yorgan hafifçe açılınca görülen tablo ise şöyleydi:
Otlara sarılı top gülleleri arasına yerleştirilmiş çulların içinde kundaklı bir kız çocuğu” uyanmış ve acıktığından süt emmek için ağlamaya başlamıştı.
Cephanesi ve yavrusu uğruna kendini feda eden bu kahraman Türk anası; Kastamonu ili Devreköni ilçesi, Seydiler bucağının Satı köyünden Şerife Hanım idi. Kağnıda ağlarken bulunan yavrusunun ismi ise “ Sıdıka” idi. İşte zaferle biten Kurtuluş Savaşına Türk kadınının katkısına anlamlı bir örnek ve bu savaşın temeline harç olarak katılan bir can’ın hikayesi
Not: Geçmişimizi unutmamalıyız. Ve bu vatanı kurtaranlara layık olmak için; bu gün bu vatanı satanlara fırsat vermemeliyiz. ATATÜRK’ün çizdiği yolda yürümeye ant içelim. ALLAH- MUHAMMED- ALİ- ZÖHRE ANA
Son Düzenleme: 27/02/2010, 07:32, Düzenleyen: Şaduman.
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını
Yazıyı okurken aklıma şimdiki genç kızlar geldi burunlarında hızma dudaklarında pens midir nedir ondan siyah bir makyaj emo şimdiki gençlik nasıl eski devirin kadınları nasıl biraz onları örnek almak lazım çok duygulandım okurken çok güzel yazı abla emegine saglık teşekkür ederim...
Son Düzenleme: 02/03/2010, 02:57, Düzenleyen: yabangülü.
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını
yabangülü yazdı: Yazıyı okurken aklıma şimdiki genç kızlar geldi burunlarında hızma dudaklarında pens midir nedir ondan siyah bir makyaj emo şimdiki gençlik nasıl eski devirin kadınları nasıl biraz onları örnek almak lazım çok duygulandım okurken çok güzel yazı abla emegine saglık teşekkür ederim...
+1 kesinlikle
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını
Hayatın her alanında Anadolu kadınları çilekeş,fedakar,sevgi dolu,yuvasına sahip çıkan bir figürü canlandırırlar.
Kurtuluş savaşında ise bu cefakarlık,fedakarlık had safhaya ulaşmıştır,kendi çocuğu yerine cephanesini saran,sarmalayan kadınlarımıza helal olsun,ruhları şad olsun.
Başta KARA FATMA diye geçen pir olmak üzere ,(gerçekte Atatürk'ün Hacı Bektaş Veli'den gelen Hacı yaşamındaki nişanı) hepsine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz,mekanları cennet olsun....
Kurtuluş savaşında ise bu cefakarlık,fedakarlık had safhaya ulaşmıştır,kendi çocuğu yerine cephanesini saran,sarmalayan kadınlarımıza helal olsun,ruhları şad olsun.
Başta KARA FATMA diye geçen pir olmak üzere ,(gerçekte Atatürk'ün Hacı Bektaş Veli'den gelen Hacı yaşamındaki nişanı) hepsine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz,mekanları cennet olsun....
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını
Türk Ulusunun ve Kurtuluş savaşının en büyük kahramanları o çileli, elleri nasırlı ,yüreği pamuk gibi , gözleri sabırlı ve cesaretli bakan, yüzleri güleç Analarımız , bacılarımız Anadolu kadınımız.
Her birini saygı ile anıyor ve ellerinden öpüyorum.
Her birini saygı ile anıyor ve ellerinden öpüyorum.
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
Kurtuluş Savaşında Türk Kadını
ellerine sağlık şaduman abla çok güzel bir yazı yazmışsın.Gerçekten şimdiki gençlik nereye gidiyor... Bizim okuldaki kızlara bakıyorum dersleri dışında her bişiyi biliyorlar.erkekleri şöyle tavlarız, ay makyajım bozulmuş ne biliyim hadi facebook a girlim bilmem ne! bu ne biçim bi gençlik okula kadın çantalarıyla geliyorlar, makyaj malzemesi getiriyorlar tamam bende götürüyorum ama dudak kremimi yani onuda seyrek kullanırım.Keşke geçmişteki saygı ve sevgi şimdide olsa...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi