You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kürt-Türk Kardeşmidir? !!

Kürt-Türk Kardeşmidir? !!

Posting Freak
Kürt-Türk Kardeşmidir? !!

Türk- kürt kardeşmidiri anlatan bir yazı:

[COLOR=#2e8b57]Söz konusu Kürtler olunca her fırsatta biz Türkler otomatik olarak hemen şu sözleri ortaya atıyoruz:
"Biz Kürtlerle kardeşiz."
"Türk Kürt ayırımı yapmayız."
"Kürtler bizim kardeşimizdir."
Tabiki bu sözleri sadece biz Türkler değil, aynı zamanda bizim Türk veya Kürt olan fakat kendilerini Türk olarak gören, Kürtlüğünü tavırlarıyla tamamen unutan, ancak sıkışınca gösteriş olsun diye veya çıkarları sözkonusu olunca "Ben de Kürd asıllıyım" diyen Kürt asıllı(1) yöneticilerimiz de sık sık kullanıyorlar. Gerek sade vatandaş olarak biz Türkler ve gerekse bizim yöneticilerimiz sıkıştıkça da gene bu sözlere sığınıyorlar. Bilemiyorum, acaba Türkiye vatandaşı olan Türklerden bu sözleri söylemeyen tek insan var mı? Zanetmem. Görüşüme göre Türkiye vatandaşı olan her Türk bu sözleri fefalarca söylemiştir.

Acaba biz bu sözleri söylerken samimi olarak içtenlikle mi söylüyoruz? Bu sözleri söylerken, sözlerin altındaki anlamı biliyor muyuz?. Anlamları hiç düşünüyor muyuz? Işkembeden mi atıyoruz, yoksa amacımız Kürtleri kandırmak mı?. Bu sözleri söylerken, sözlerin anlamına inanıyor muyuz?.. Bu sözleri söylediğimiz Kürtler bize inanıyorlar mı?.. Yoksa biz bu sözlerin anlamlarını hiç düşünmeden, kullandığımız diğer binlerce söz gibi rastgele mi konuşuyoruz?.. Daha bunlar gibi yüzlerce soruyu kendi kendimize sorabiliriz.

Peki kardeşlik nedir? Aynı ana ve babanın çocukları olan kimselere kardeş denildiğine göre, Kürtler de bizim kardeşlerimiz olduklarına göre anamız babamız bir demektir. Ikimizin babası da aynıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti ikimizin de öz babasıdır. Kardeşler, babanın sahip olduğu varlığa eşit şekilde ortaktırlar. Şimdi ben biraz bu sözlerin anlamı üzerinde durmak isterim. Bu şekilde de söylediğimiz bu sözler nedeniyle Kürtlerden özür dilemek isterim. Çünkü, biz bu sözlerle Kürtleri kandırdığımıza inanıyorum. Ben bir Türk olarak kandırdığımız Kürt kardeşime ve aynı zamanda da Türk kardeşlerime açık bir şekilde görüşümü açıklayacağım.
Biz Türkler her fırsatta Kürtler için "kardeşiz" diyoruz. Peki babamızın sermayesinden ayni şekilde eşit olarak yararlanıyor muyuz? Zanetmem. Nereye bakarsak bakalım, Kürt kardeşimiz, babamızın sermayesinden hemen hemen hiç yararlanamıyor.

Kürtlerin büyük çoğunluğu Türkçeyi anadili gibi biliyor. Geri kalan kısmı Kürtçeyi de bilmiyor. Ama Türkçeyi anadil olarak kullanıyor.
Peki Kürtlere kardeş olan biz Türklerden kaç kişi Kürtçe'yi biliyor, Kürtçe'yi konuşuyoruz? Kürtler, Türkçeyi yazıyorlar. Yaşar Kemal gibi bir çok Kürt, Türk yazarı olmuş. Sayısız Türkçe eser yazmış. Peki kaç Türk, Kürtçe yazabiliyor. Bir tek Türk, bir kitapçık da olsa Kürtçe yazabilmiş mi?..
Bu nasıl kardeşliktir?.. Aynı evde yaşayan kardeşlerin birbirlerinin dilini bilmediği görülmüş mü? Eğer görülmüşse biri beri gelsin ve lütfen bildirsin. Ben hem Kürtçe bilmeyeceğim, cinden kaçar gibi Kürtçe'den kaçarak öğrenmeyeceğim, hem de Kürtlere kardeş diyeceğim. Olur mu böyle terslik, böyle kardeşlik?...
Türk olarak benim binlerce, onbinlerce okulum var. Çocuklarım bu okullara giderek dilimi öğreniyorlar. Kürt kardeşimin binlerce, yüzbinlerce, hatta milyonlarca çocuğu benim okullarımda benim konıştuğum dili Türkçeyi öğreniyorlar. Fakat babamız, Kürt kardeşimin bu çocuklarına yani kendi öz evlatlarına kendi dillerini okullarda öğrenmelerine izin vermiyor. Kürt kardeşim, benim de çocuklarım okullarda konuştuğum anadilimi öğrensinler dediği zaman ben şiddetle karşı çıkıyorum. Yahut diyorom ki "Kürt kardeşimin çocukları da okullarda Kürtçe öğrenmelidir. Bundan bir sakınca yok, fakat ne yapalım babamız buna izin vermiyor." Bu şekilde işin içinden çikmaya sıyrılıyorum. Şimdi ise düşünüyorum ve aklım başıma geldi.

Peki ben şimdiye kadar neden babamın karşısına dikilerek bu haksızlığa göğüs germedim?.. Neden babamıza demedim ki:
"Benim çocuklarım anadillerini en iyi şekilde okullarda öğreniyorlar. Benim kardeşimin çocukları anadillerini okullarda öğrenmekten yoksundurlar. Bu haksızlık değil mi baba?.. "
Madem kardeşiz, babamız aynı değil mi? Ikimiz de aynı babanın çocukları oldugumuza göre, benim kardeşime karşı bir görevim yok mu?. Babamın karşısına çıkma ve kardeşimin hakkını koruma görevi.

"Baba bana verdiğin hakkı niçin öbür kardeşime vermiyorsun? Öbür kardeşim üye olmadığına göre, neden benimle aynı hakka sahip değil? Yoksa üye kardeştir de ben mi bilmiyorum? Kardeşimin çocukları kendi dillerini öğrenme hakkına sahiptirler. Bu en tabii haklarıdır. Madem biz kardeşiz, ben de okullarda kardeşimin dilini öğrenmeliyim. O nasıl benim dilimi öğreniyorsa ben de onun dilini öğrenmeliyim ve kardeş olarak bu benim en tabii hakkım ve görevimdir."

"Baba, zaman zaman sen ve bazen de diğer bazı kardeşlerimiz diyorsunuz ki "Kürtlerin dili yok." Iyi, dilleri yoksa bunlar dilsiz mi? Evimdeki kardeşim dilsiz olacak ve ben onunla dilsizlerin işaret ettikleri konuşma dilini öğrenmeyeceğim. Diyeceğim ki "Beni ilgilendirmez. Ben seni anlamak istemiyorum. Ne halin varsa gör." Ondan sonra da karşısına çıkarak "Biz kardeşiz." diyeceğim. Bu büyük bir ayıp olmaz mı? Bize yakışır mı?"
Yüzlerce televizyon ve radyo kanallarım var. Fakat babam Kürt kardeşimin tek bir kanalına bile izin vermez. Ibrahim Tatlıses, Hülya Avşar, Nuri Sesigüzel, Mahsum Kırmızıgül, Yılmaz Erdoğan... gibi binlerce Kürt sanatçısı, tiyatrocu kardeşlerim var. Bu kardeşlerim eserlerini Türkçe veriyorlar. Babamız bana da Kürtçe eser vermeyi öğretmesi gerekiren, onlar Kürtçe bildikleri halde Kürtçe eserler vermelerine bile yardımcı olamıyor.

Neden ben ve benim gibi diğer Türk kardeşlerimden tek bir kişi bile Kürtçe şarkı sölemiyor, tiyatro icra etmiyor, bir tanecik bile olsa Kürtçe film yapmıyor? Ama ben ve diğer Türk kardeşlerim her fırsatta "Kürtlerle kardeşiz" diyoruz. Peki bu nasıl kardeşlik?. Babam neden aramızda ayırım yapıyor?. Ben neden buna ses çıkarmıyorum?

Hayır bundan sonra ben sessiz durmak istemiyorum. Sesimi babamıza karşı yükselteceğim. Hatta bu günden itibaren bir kampanya başlatıyorum. "Ben de Kürtçe öğrenmek istiyorum." kampanyası. Madem biz kardeşiz, kardeşimin dilini öğrenmek mecburiyetindeyim. Babamız okullarımızda bu fırsatı yaratmalıdır ki ben de Kürtçe öğreneyim. ..

Sevgili Türk kardeşlerim! Madem biz Kürtlerle kardeşiz, gelin hep beraber bu kampanyaya katılalım. "Ben de Kürtçe öğrenmek istiyorum" kampanyasını genişletelim, canla başla destek verelim. Kardeş miyiz? O halde gelin kardeşimizin dilini öğrenelim ki gerçek kardeşlik pekişsin. Hayır diyorsanız demek ki kardeş değilsiniz. Var mısınız? "Ben de Kürtçe öğrenmek istiyorum" kampanyasına. Benim bildiğim kardeşlik budur, gerisi alavere dalavere Kürt kardeşim Mehmet nöbete.


Kazım Özdemir
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Posting Freak
Kürt-Türk Kardeşmidir? !!
Tabikide kardeştir. Bunca yıldır bu topraklarda kardeş kardeş yaşıyorduk. Şimdi mi birbirimize kalleş olduk. Bu ABD emperyalizminin bize karşı kurduğu bir tuzaktır LÜTFEN BU TUZAĞA DÜŞMEYELİM.


TÜRK-KÜRT KARDEŞTİR AYRIM YAPAN kalleştir!!!
Bizim yolumuz insanlık yoludur.
Zöhre Ana


Posting Freak
Kürt-Türk Kardeşmidir? !!
Kürt - Türk daima kardeştir,

Bugüne kadar hiç böyle bir sorunumuz olmadı bizim,

Zamanında bu toprakları ırmak gibi akan kanlarıyla alan atalarımızın arasında Hiç mi kürt yoktu,

Bu vatan kürdüyle, türküyle ve daha bir çok insanıyla kuruldu,

Kürt - Türk insanların kanı bir olup aktı bu yolda,

Şimdi nereden çıktı böyle bir ayrım,:mad:

Böyle bir ayrım hiç bi zaman söz konusu dahi değildir hıhhıh ve yapanları kınıyorum ben.

.
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet:

İyi Biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, Şeyhler, Dervişler, Müritler, Meczuplar Memleketi olamaz.


En Doğru, En Hakiki Tarikat, "Medeniyet Tarikatı"'dır. "
[Resim: ataturkimzale.gif]
Senior Member
Kürt-Türk Kardeşmidir? !!
Aşık Veysel'in dediği gibi
Ne Kürtüdür, ne Çerkezi
Hep Ademin oğlu kızı,
beraberce şehit gazi

Beraberce kurtuluş savaşımızı vermişiz,
beraber askerlik yapmış,
bu vatanı beraber paylaşmışız
beraber gülüp, beraber ağlamışız,
kız verip kız almışız
bu ayrım niye?
İnsan isen yola gel
Bülbül isen güle gel
İkilik yoktur bizde
Kafir isen dine gel
ZÖHRE ANA
Posting Freak
Kürt-Türk Kardeşmidir? !!


Nursen yazdı:Aşık Veysel'in dediği gibi
Ne Kürtüdür, ne Çerkezi
Hep Ademin oğlu kızı,
beraberce şehit gazi

Kürdü,Türkü ne çerkezi,
Hep Ademin oğlu kızı,
beraberce şehit gazi
Yanlış var mı? ve neresi?

Kur'ana bak incil'e bak
dört kitabın dördüde hak
fakir görüp, ırk ayırmak
Hakikatta yüz karası

...............
.
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet:

İyi Biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, Şeyhler, Dervişler, Müritler, Meczuplar Memleketi olamaz.


En Doğru, En Hakiki Tarikat, "Medeniyet Tarikatı"'dır. "
[Resim: ataturkimzale.gif]
Senior Member
Kürt-Türk Kardeşmidir? !!
Yazıda katılmadığım o kadar çok yön var ki hangisinden başlayayım inanın bilemedim ama kendimce önemli gördüğüm herhangi bir noktadan başlıyorum öncelikle her defasında dile getirilen ancak yazarın riyakarlık gibi gördüğü " biz kardeşiz " sözcüğü benim için gerçek bir kardeşlik ihtiva eder zira bu memleketin kuruluşunda beraber savaşım verilmiştir aşiretleriyle köylüsüyle kentlisiyle askeriyle siviliyle ancak sorun hiçbir zaman bu olmamıştır ki...sorun üniterlik sorunudur...nedir üniter bir devlet olmanın koşulu ilkokul çocuğunun bile bilebileceği düzeyde ulusal bir devlet düsturu içerisinde tek dil, tek millet, tek devlet bağlamında merkezi bir idare ve merkezin taşra teşkilatlarıyla bezenmiş bir yönetim şeklidir.Eğer ki yazarın dediği çerçevede anadil uygulaması güdülecekse üniter bir yapı içerisinde mümkün değildir bu eylem öte yandan kaldı ki bu ülkede anadili dışında türkçe okuyup yazan binlerce türk vatandaşı var lazı çerkezi abazası arabı çingenesi göçmeni vs. vs. vs...ve mümkün olmayan birşey daha vardır ki bilindiği üzere üniter devletlerde yerel yönetimlere sadece idari ve mali özerklik tanınır siyasi özerklik değil siyasi özerklik ancak federal devletlerde mümkündür yani bu istekler dönüp dolaşıp rejim değişikliği noktasına varacaktır ...demokrasi uygulanacaksa eğer kürtler için düşünülen bütün bu öneriler bu kökendeki vatandaşlar için de dile getirilmelidir ki o zaman ne üniter bir devlete ne taşra teşkilatlarına gerek kalır direkt olarak rejim değişikliği demek olur bunun adı o da federalizmin ta kendisidir...öte yandan katıldığım bir nokta var ki evet doğu illerinin gelişmezliği ya da bölgesel az gelişmişliği Atatürk'ün çözmek için çaba sarfettiği ancak liberal kökenli partilerin yoğun çabalarıyla başarıya ulaşamayan bir sorundur.Bugün yatırımların yaklaşık %90 ı marmara ve ege bölgelerinde yoğunlaşmıştır bu da bu illere göçü engelleyememiş ve nüfusu azalan doğu ve güneydoğu kaderine terk edilmiştir burada yaşayan insanlar sanayi yatırımları olmadığı için biraz da doğanın katı üslubuyla hayvancılığa mahkum olmuştur...
...ancak bütün bu sorunlar cüzdanında Türk vatandaşı kimliğini taşıyan bir kişiye Türkiye ve onun rejimi aleyhine silahlı eylem yapma hakkını vermez...alevilerin hiç mi sorunu yoktu hala alevilerin ibadetlerini gerçekleştirdikleri cemevleri devlet tarafından tanınmamakta ve ibadethane statüsünde bile görülmemektedir aleviler bugüne değin nice canlar feda ettiler çorumda maraşta sivasta niçin bugüne kadar bir alevi dağa çıkıp da hakkımı alırım söke söke boğa öldüre demedi...aslında diyeceklerim çok ama sayfalar yetmez bu konuları konuşmaya özet olarak ben devletine bağlı demokrat(ama sosyal demokratBig Grin) vatanını seven insanları seven her adem oğluyla kardeşim canım can canayım...vatanına ihanet eden faşizmin kanatlarında dolaşan(türk kürt farketmez) hiçkimse benim kardeşim değildir...
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)
Son Düzenleme: 23/05/2008, 19:03, Düzenleyen: burcu.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.