You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kürt, Alevi, örtülü uzaydan gelmedi!

Kürt, Alevi, örtülü uzaydan gelmedi!

Posting Freak
Kürt, Alevi, örtülü uzaydan gelmedi!



Başbakan Erdoğan ’Farklı olanlar, anadili Kürtçe, Lazca olanlar uzaydan gelmedi. Başı açık ne kadar cumhuriyetin sahibiyse örtülü olan da bu cumhuriyetin o kadar sahibidir’ dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, en ileri demokratik standartları Türkiye ile buluşturduklarını söyledi. Grup toplantısında partililere seslenen Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

DÜN DÜNDE KALDI CANCAĞIZIM

Bugün yeni bir başlangıç. Hazreti Mevlana’nın ifade ettiği gibi ’Dün dünde kaldı cancağızım. Bugün yeni şeyler söylemek lazım.’ Dünü hatırlayıp ders çıkaracağız. Hayalleri hedef yaptık. Hedeflerimizi tek tek tutturduk.

BİZ DE ÖLÜNCE YORULURUZ

21. yüzyılın bir Yunus Emre’si olan Neşet Ertaş’ı Kırşehir’de hem kabri başında hem de anma toplantısında andık. Merhum Ertaş, babasının bir tavsiyesini aktarmıştı. Gerçekten çok manidar: ’Aşkınan çalışan yorulmaz’ Neşet Ertaş bunu hatırlatıyor. Diyor ve ekliyor ’Ne zaman öldüysem işte ben o zaman yoruldum’ Aşkınan yani aşk ile çalışan yorulmaz. Biz ölünce yoruluruz.

GİTMİYORUZ, BURADA ÖLECEĞİZ

Birileri çıkıyor, ’gitsinler Arabistan’da okusunlar’ diyor. ’Çölde yaşasınlar’ diyor. ’Ya seveceksin ya terk edeceksin’ diyor. Yahu siz kimi kimin toprağından kovuyorsunuz? Burası bizim toprağımız. Vatanımız. Hiçbir yere gitmiyoruz, gitmeyeceğiz. Biz burada yaşıyoruz, burada da öleceğiz.

BU KADRODA 'BEN' YOK, 'BİZ' VARIZ

Bizi bir araya getiren çıkar birlikteliği değildir, ortak hırslar, ortak ihtiraslar hiç değildir. Biz ortak idealleri, ortak hedefleri olan, ülke ve millet için aynı ortak sızıyı yüreğinde hisseden, adeta feleğin çemberinden geçerek, aynı acıları, dertleri yaşayarak, bugünlere ulaşmış, yani kader ortaklığı yapmış bir kadroyuz. Onun için hep ne diyoruz; bu kadronun içinde ben olamaz, bu kadronun içinde biz var. Bize bakacağız.

ENİŞTESİ OLDUĞUM İÇİN ’SİİRT’ DEDİM

Bugün attığımız her adımı, reformu cumhuriyete karşı gibi göstermeye çalışan cahiller ve istismarcılar var.
27 Mayıs 1960 darbesinden hemen sonra Türkiye’de on bin civarında yerleşimin ismi değişti. 1960-65’e kadar 16 binden fazla yer adı değiştirilmiştir. 12 Eylül 1980’in ardından binlerce yer adı da değiştirilmiştir. Örneğin Tillo ismi, Siirt Tillo. Bundan sadece 23 yıl önce 1990 yılında Aydınlar olarak değiştirilmiştir. Eniştesi olduğum için orayı örnek vereyim dedim. Allah aşkına bunun cumhuriyetle nasıl bir alakası olabilir?

CUMHURİYET SAHİBİ HERKES

HİÇ kimse 76 milyonun fertlerine tepeden kibirle bakamaz. Başı açık olan bu cumhuriyetin ne kadar sahibiyse başı örtülü olan da bu cumhuriyetin o kadar sahibidir.
Bu ülkede farklı olanlar uzaydan gelmediler ki... Anadili Kürtçe, Arapça, Lazca olanlar sonradan girmediler. Aleviler, Sünniler de bu ülkeye sonradan gelmediler.

İŞTE RUHBAN OKULU'NUN ŞARTLARI

KİM ne derse desin, bizim için Ruhban Okulu meselesi anlık meseledir. Biz bir şeyin iadesini yaparken, biz de bir şeylerin iadesini bekliyoruz. Dedik ki Atina’da camimiz var bize iade edin, biz restorasyonunu yapalım. Maalesef hâlâ oyalanıyoruz. Mesela onların bir yetimhanesi vardı. Büyükada’da, muhteşem bir yer. Biz hemen teslim ettik. Üçüncü bir sorun, Saint Sinod Meclisi üyeleri. ’Sen dışarıdan buraya papaz getir, biz bunları TC vatandaşı yapalım’ dedim. Saint Sinod Meclisi de Lozan’a göre olsun. Biz bunu da yaptık. Batı Trakya’da benim 150 bin soydaşım var. Ama onların baş müftüsünü Yunan hükümeti kendi memuru gibi atıyor. Yahu Bartholomeos’u kendi memurum gibi atıyor muyum? Gelsinler eşzamanlı adım atalım desinler, okulunu açarız.

PAKET NE İLK NE DE SONDUR

REFORMLARLA demokrasiyi daha da güçlendiriyor, cumhuriyetimizi daha fazla cumhurla buluşturuyoruz. Siyasetin alanını genişletiyor, siyasetin kendisini de yasaktan kurtarıyoruz. Bir arada yaşama kültürümüzü, daha da güçlendirmek için nefret suçlarına karşı daha etkin cezalar getiriyoruz. Paket ne bir ilktir ne bir sondur. Bu paket reformlarımızın devamıdır. Bundan sonra da ilaveler olacaktır.





Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.