Önceki gece’
Başbakan Erdoğan öfkeli kalabalıklara seslenirken yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yürüten Savcı Muammer Akkaş’ı hedef gösteriyor:
’Adliye önünde bildiri dağıtan bu savcı adaletin yüz karasıdır!’
Öfkeli topluluk haykırıyor:
’Yuhhhh!.. Yuhhh!..’
Bazıları daha da ileri gidiyor:
’Vur de vuralım, öl de ölelim!..’
Başbakan devam ediyor:
’Nereye çalışıyorsun, açıkla! Eğer sen açıklamazsan biz açıklayacağız!’
Öfkeli kalabalık coştukça coşuyor, sloganlar, ıslıklar birbirine karışıyor.
Başbakan bu kez ’Ülkeyi yönetenler de yargı tarafından denetlenebilmelidir. Savcıların soruşturmaları engellenmemelidir’ şeklinde özetlenebilecek bir bildiri yayınlayan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu (HSYK) hedef alıyor:
’Yetkim olsa bu HSYK’yı anında yargılayacağım!’
Kalabalık Başbakan’ın yargıç olma isteğine büyük destek veriyor:
’Türkiye seninle gurur duyuyor’ Türkiye seninle gurur duyuyor’’
Başbakan Adli Kolluk Yönetmeliği’ni iptal eden Danıştay’a çatmayı da ihmal etmiyor. Danıştay’a şu mesajı gönderiyor:
’Gereği yapılır, yapıldığı zaman görürsünüz!..’
Kalabalık meşaleleri sallayarak destek veriyor. Bazıları da Danıştay’ı yuhalıyor.
Coştukça coşan Başbakan, her zaman olduğu gibi yolsuzluk iddialarını dile getiren gazetecileri de unutmuyor:
’Seviyesiz, karaktersiz insanlar!..’
Kalabalık da her zamanki tepkiyi veriyor:
’Satılmış medya!.. Satılmış medya!..’
Konuşmasına gergin ve endişeli bir yüz ifadesiyle başlayan Başbakan öfkeli kalabalığın desteğiyle rahatlıyor. Yanındakilerle birlikte gülümseyerek ve el sallayarak alandan ayrılıyor.
Otobüs, organize edilmiş bir başka öfkeli kalabalığa doğru ilerliyor.
* * * * *
Bir süre önce’
Başbakan Erdoğan, önceki gece yerin dibine soktuğu, ’yetkim olsa anında yargılayacağım’ dediği HSYK için bakın neler söylüyor.
’Bizi yargıya müdahale etmekle, siyasallaştırmakla itham ediyorlar. Ama dert başka. Aslında onlar ’benim arka bahçeme dokunma’ diyorlar’ Oysa kapalı devre dönemi bitiyor, bundan çekiniyorlar. Anadolu’daki hakim ve savcıların bu işe karışmasını (HSYK’ya seçilmelerini) istemiyorlar. Çünkü onlar bu işe karışırsa düzenleri bozulacak. Yargı artık birilerinin arka bahçesi olmayacak. Milletin olacak. İşte ondan korkuyorlar.’
Başbakan 12 Eylül 2010 referandumu öncesinde ise halka şöyle sesleniyor:
’12 Eylül’de, ’evet’ diyerek, Anayasa Mahkemesi’nin, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısını değiştireceğiz. Hukukta kapalı devre sisteme, kast sistemine siz son vereceksiniz’ Üstünlerin hukuku sona erecek, hukukun üstünlüğü egemen olacak.’
* * * * *
Referandum sonrasında yeni Danıştay ve Yargıtay başkanları seçilince, başta Başbakan Erdoğan olmak üzere tüm AKP’lilerin nasıl sevindikleri, düşüncelerini ifade ederken neler söyledikleri, sanki dünmüş gibi hafızalardaki canlılığını koruyor.
Yeni Danıştay ve Yargıtay başkanları hakkında Bülent Arınç’ın yaptığı şu yorum ise ’unutulmazlar’ arasında yer alıyor:
’Kurban olduğum Allah verdikçe veriyor!’
* * * * *
AKP zihniyeti böyle!
İşine geldiğinde ’kurban olduğum Allah verdikçe veriyor!..’ diyerek yere göğe sığdıramıyor!
İşlerine gelmeyince HSYK, Danıştay ve savcıları yerin dibine sokuyor!
Bununla da yetinmiyor, hakim ve savcıları öfkeli kalabalıklara hedef göstermekten çekinmiyor!
sözcü alı kırca
Kurban olduğum Allah verdikçe veriyor!..
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
2959
Kurban olduğum Allah verdikçe veriyor!..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi