Hata ettim Hüda’nındır bu kurban
Muhammet Mustafa’nındır bu kurban
Safi nesli Cüneyt Haydar oğlu
Ali’yel Mürteza’nındır bu kurban
Ali’nin Düldülü’nün Kanber’i
Zülfikarı kazanındır bu kurban
Hatice’yi Fatıma Kibriya’yı Zehra
İmam olsun silanındır bu kurban
Hasan ki aşk ile girdi meydana
Hüseyni Kerbela’nındır bu kurban
İmam Zeynel, İmam Bakır’ı, Cafer
Kazım, Musa, Rıza’nındır bu kurban
Muhammet Takı’dır, Şah Ali Nakı
Hasan Ali Askeri Liva’nındır bu kurban
Muhammet Mehdi’yi Sahip Zaman’ı
Eşiğinde gedanındır bu kurban
Bilirim günahım hadden aşıptır
Ali oğlu ebanındır bu kurban
On İki İmam nur oldu Şah Hatayi’m
Şahım nuru Hüda’nındır bu kurban
Kurban Tekbirleme/ Düvaz -İmam
Kurbanlık koyundur meydana gelen
Önünde delili Cebrail deyi
Kudretten koç indi Hak emri ile
Hakk’a kurban oldu İsmail deyi.
Dört kimse kurbanı yerinden alan
Erenler ceminde meydana gelen
Zakirin zikridir üç düvaz-imam
Oku tekbirini güzel er deyi
Tekbirini al da bıçağını vur
Hesabını bil de hizmetini gör
Boğazla keşküle kanını eyle sır
Zira Hak sırrıdır kanda sır deyi
Kurban tekbirlendi götür pünhana
Zira cevreyleme cesette cana
Arzulamış gider ulu divana
Müminler aynası şavkı nur deyi
Postundan arala getir meydana
Hasan Hüseyin’den, Zeynel’e cana
Bakır ile bile girdi kazana
Eridi kürede oldu hal deyi
Düvaz -İmam
Daim bülbül olmuş gülşende şakır
Yağını dergâhta delile yakın
Delil-i Şahımerdan kendi nur deyi
Kırklar meydanında çark-ı pervane
Musayı Kazım’dan ol şirin cana
Rıza lokmasın getir meydana
Dört kapısı tamam olan yer deyi
Muhammet Takı’dır lokmayı sunan
Aliyel Nakı’dır nuş edip kanan
Hasan’ ın askeri cihana gelen
Mehti şu cihanda oldu sır deyi
Çok hikmet var ol kurbanın başında
Hesap onun yüreğinde döşünde
Ehl-i Mümin divan durur başında
Sakiler doldurur kadeh sun deyi
Hatayım nuş eder aşkın dolusu
Doluyu nuş eden pirim Ali’si
Rehbere teslim eyle derisin
Kamberin serdiği sofra bu deyi
Kurban Düvazı–II (Dede)
Gelin hey erenler meydan açalım
Hakk aşkına dâra duran kurbana
Aşk ile şevk ile gülbang çekelim
Hakk aşkına dâra duran kurbana
Ãyin-i cem olalım, Hakk’ı bulalım
Kırklar meydanında kurban salalım
Allah Allah deyip tekbir alalım
Hakk aşkına dâra duran kurbana
Hak-Muhammed-Ali Hasan Hüseyn’i
Zeynel Abidin’dir kurbanın canı
Muhipler mürşitler açın meydanı
Hakk aşkına dâra duran kurbana
İmam Bâkır, hem Cafer’e varalım
Kâzım Musa, Rızâ’yı candan sevelim
Hak yoluna bir salâvat verelim
Hakk aşkına dâra duran kurbana
Taki, Naki, Askeri’ye erelim
Muhammed Mehdi’ye yüzler sürelim
Rabiâ der Allah Allah diyelim
Hakk aşkına dâra duran kurbana
[B]Cebrail kanadın batırdı Nura [/B]
[B][B]On İki İmamlara inen kurbanım[/B]
[B]Serim Mansur gibi çekildi dara[/B]
[B]On İki İmamlara inen kurbanım.[/B] [/B]
Deleli Cebrail sırdan sırdaşım
Hakka teslim ettim bu garip başım
İsmail’e inen koça kardeşim
On İki İmamlara inen kurbanım.
Muhammed Ali’nin yoluna geldim
Hasan, Hüseyin’in darına durdum
İmam Zeynel ile kırk pare oldum
On İki İmamlara inen kurbanım.
Bakır’la Cafer’le erkâna yattım
Kzım Musa Rıza’ya göz gönül kattım
Tağıyle Nağıyla dergâha gittim
On İki İmamlara inen kurbanım.
Hasan Ali Asker’le kılıç kuşandım
Günde yüz bin kerle doldum boşaldım
Mehti’yle bir mağarada sır oldum
On İki İmamlara inen kurbanım.
Sadık günahkârım söyler bu hali
Gâh yeşil geyindim gahı da alı
Arş Alada gelir kurbanın yolu
On İki İmamlara inen kurbanım.
KURBAN DÜVAZI II
Muhammed Ali’yi candan sevenler
Kurbanınız kabul olsun erenler
El bağlayıp bir ikrarda duranlar
Kurbanınız kabul olsun erenler
Bu kurbanın aslı nergisden geldi
Dört melaik geldi kısmetin böldü
Kırkların ceminde erkânı gördü
Kurbanınız kabul olsun erenler
Kaynar kaynar kazanını taşırır
Ateş mürşit olmuş onu pişirir
Kurban tek değildir eşin getirir
Kurbanınız kabul olsun erenler
İmam Ali hizmet eder kurbana
Hizmet eder Hıdır Abdal Sultana
İhlâs ile getirilsin meydana
Kurbanınız kabul olsun erenler
Hasan, Hüseyin’im, Zeynel’dir şahım
Bâkır, Câfer, Kâzım, Rızadır mahım
Taki, Naki, Askeri, Mehdi penahım
Kurbanınız kabul olsun erenler
SEFİL ALİ himmet aldı pirinden
Yazı yazsam kurbanının kanından
Muhammed Ali’nin alın nurundan
Kurbanınız kabul olsun erenler
KURBAN DÜVAZI III
Akıl ermez Yaradan’ın sırrına
Muhammed Ali’ye indi bu kurban
Kurban olam kudretinin nuruna
Hasan Hüseyin’e indi bu kurban
Ol İmam Zeynel’in destinde idim
Muhammed Bâkır’ın dostunda idim
Câfer-i Sadık’ın postunda idim
Mûsa Kâzım Rızâ’ya indi bu kurban
Muhammed Taki’nin nurunda idim
Aliyyün-Naki’nin sırrında idim
Hasan-ül-Asker’in darında idim
Muhammed Mehdi’ye indi bu kurban
Aslı Şâh-ı Merdan, Gürûh-i Nâci
Gerçeğe bağlıdır bu yolun ucu
Senede bir kurban talibin borcu
Pir-i Tarikata indi bu kurban
Tarikattan hakikata ereler
Cennet-i Ãlâ’ya hulle sereler
Muhammed Ali’nin yüzün göreler
Erenler aşkına indi bu kurban
ŞAH HATAYİ’m eder bilir mi her can
Kurbanın üstüne yürüdü erkân
Tırnağında tesbih kanında mercan
Mümin müslimlere indi bu kurban
Sabah olur koyun kuşluğa gelir
Her koyun arar da kuzusun bulur
Ağca koyun meler arada kalır
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Benim kuzum kuzuların beyidir
Ağca koyun yüreğimin yağıdır
Anın gideceği yıldız dağı'dır
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Koyun meler kuzusunun adı yok
Sıra sıra küleklerin südü yok
Kuzusuz yaylanın hiçbir tadı yok
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Koyunun başına boncuk takayım
Yönüm dönüp o koyuna bakayım
Kuzun nerde ise kuzun bulayım
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Koyun sen şurada kuzlamadın mı?
Sağını solunu gözlemedin mi?
Aç kurt gelir diye gizlemedin mi?
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Dereye aşağı gider kurt izi
Kurtağzında gördüm bir körpe kuzu
Seversen mevla'yı ağlatma bizi
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Seni yayan çoban bir delikanlı
İbrişim bıyıklı hem ince belli
Sağında solunda püskülü belli
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Seni yayan çoban yetip gitmesin
Bahçesinde lale sünbül bitmesin
Seni incitenler hakk'a yetmesin
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Pir Sultan Abdal'ım bu kuzu n'oldu
Koyunun feryadı ciğerim deldi
Yoksa bir aç kurt mu kuzunu aldı
Gel koyun meleme vazgel kuzundan
Kerbela çölünden bir koyun geldi
Guzum deyi meleyip te ağladı
Goyunun sadası bağrımı deldi
Yürekteki yaralarımı dağladı
Goyun yere goydu nazlı dizlerini
Dinleyin şeker gibi sözlerini
Gıbleye döndermiş gara gözlerini
Goyunun sesi yüreğimi dağladı
Muhammed goyunun aslını sordu
Goyun dara geçip hoş zarı gıldı
Guzu gurban olmaz ya neden oldu
Fatma Ana’nın gözyaşları çağladı
Goyun dedi benim guzumu aldılar
Beni hasret ataşına saldılar
Cebrail, Mikail birlikte geldiler
Salman imamların belin bağladı
Goyun dedi guzum hasların hası
Nuh felekten öte gelirdi sesi
Yarın mahşer günü gılam davası
Deyince Muhammed Ali ağladı
Şah Hatayi’m firkat bağrımı deldi
Ali, Fatma, düldül, Zülfikar geldi
Guzu gurban olmaz ya neden oldu
Kırklar da Hü deyip özün birledi
Ali meydanına gelen kuzular
Hasan ile Hüseyin'in aşkına
Yaram çoktur yüreğimde sızılar
Hasan ile Hüseyin'in aşkına
Hacı Bektaş Veli düş geldi yine
Fatıma Ana'dan cuş geldi yine
İsmail koçuna eş geldi yine
Hasan ile Hüseyin'in aşkına
Hak Muhammed Ali çaldı erkânı
Hasan Hüseyin'dir gevherin kânı
Ilgıt ılgıt akar kurbanın kanı
Hasan ile Hüseyin'in aşkına
Zeynel Bakır Cafer bile geldiler
Gözyaşını sile sile geldiler
İbrahim'in sürüsünden aldılar
Hasan ile Hüseyin'in aşkına
Kâzım Musa Rıza ile geldiler
Taki Naki Askeri'yi buldular
Doksan bin er lokmasından yediler
Hasan ile Hüseyin'in aşkına
İsa gökten indi Mehdi biledir
Yaylımı sulağı arşı âlâdır
Arafat dağından koçu meledir
Hasan ile Hüseyin'in aşkına
Kul Himmet Üstadım gele her zaman
On'ki imamları bula her zaman
Kurbanınız kabul ola her zaman
Hasan ile Hüseyin'in aşkına...
Ali meydanına bir kurban geldi
İsmail'e inen koça benzettim
Anası meledi bağrımı deldi
İsmail'e inen koça benzettim
Kadir Mevlâ'm sürme çekmiş gözüne
Yüz sürelim tırnağına dizine
Koç dergâha gitti düşem izine
İsmail'e inen koça benzettim
Koçu tekbirledi kırkın birisi
Bir lokmadan kandı cümle gerisi
Emir ayyar belindedir derisi
İsmail'e inen koça benzettim
Kadir Mevlâ'm kabul etsin koçunu
Bağlayalım ayağının üçünü
Ali meydanıdır sorman suçunu
İsmail'e inen koça benzettim
Ufacık doğrayın koyun kazana
Mahrum can koymayın çekin mizana
Kul olayım lügat kalem yazana
İsmail'e inen koça benzettim
İsmail'e inen koçun örneği
Yalan değil gözümüzün görneği
İdiris'e üsküf oldu tırnağı
İsmail'e inen koça benzettim
Kul Himmet Üstadım arzular canım
Koç ile birlikte akıyor kanım
Yâ İlâhi kabul olsun kurbanım
İsmail'e inen koça benzettim.
Bir sabah vaktinde yerini görsem
Belirsiz vatanı ili var koçun
Ancak sen bilirsin hey kadir Allah
İbrişimden ala teli var koçun
Koç kuzu kurbandır hak der atamaz
Sakın inanmayın yemez satamaz
Deryanın yüzünde kırklar tutamaz
Çekilip gitmeğe yolu var koçun
Arif olsam koçun yerini görsem
Mübarek yüzünü yüzüme sürsem
Yaylımı cennet'tir sulağın görsem
Ab-ı zemzem suyu gölü var koçun
Akını boyamış türlü donlara
Öyl'olunca dilek geçmez onlara
Teslim tastik olan safi canlara
Yüzünü sürmeğe kali var koçun
Pir Sultan Abdal'ım düşürme harzı
Beraber kılalım sünneti farzı
Dünyada bulunmaz o koçun tarzı
Daha türlü türlü hali var koçun
Kurbanlar tığlanıp gülbang çekildi
Gaflet uykusundan uyana geldim
Dört kapı sancağı anda dikildi
Üryan büryan olup meydana geldim.
Evvel eşiğine koydum başımı
İçeri aldılar döktüm yaşımı
Erenler yolunda gör savaşımı
Can baş feda edip kurbana geldim
Ol demde uyandı batın çerağı
Rehberim boynuma bend etti bağı
Üçer adım ile attım ayağı
Koç kurban dediler inana geldim
Pirim kulağıma eyledi telkiyn
Şah-ı Vilayet'e olmuşum yakın
Mezhebim Ca’fer-üs Sadık-ul metin
Allah dost eyvallah peymana geldim.
Özüm darda yüzüm yerde durmuşum
Muhammed Ali'ye ikrar vermişim
Sekahüm hamrini anda görmüşüm
İçip kana kana mestane geldim
Yolumuz On İki İmam'a çıkar
Mürşidim Muhamed Ahmed-i Muhtar
Rehberim Ali'dir sahip-Zülfikar
Kulundur ŞAHİ’ya divana geldim
Kurban Deyişi–III (Dede)
Gel ey gönül okuyalım ism-i âzam duasın
Lâ fetâ illâ Ali lâ seyfe illâ Zülfikar
Oku dilden hem gönülden ta ki silinsin pasın
Lâ fetâ illâ Ali lâ seyfe illâ Zülfikar
Zülfikar’dır Hak katında indi Ali destine
Zülfikar’ı kuşanıban girdi kâfir kastına
Ta ezelden yazılmıştır Zülfikar’ın üstüne
Lâ fetâ illâ Ali lâ seyfe illâ Zülfikar
İsm-i âzam pürcemâl-i hem Muhammed ya Ali
Bir oluban Hakk’a varır iki cihan serveri
Her gazâya gittiğinde bunu okurdu
Ali Lâ fetâ illâ Ali lâ seyfe illâ Zülfikar
Şâh Hatâyi can ü dilden böyle etmiştir
İkrar Aşikârdır ikrar üste dü cihanda nâmı var
Ãli’yi Ali demiştir Hazret-i Perverdigâr
Lâ fetâ illâ Ali lâ seyfe illâ Zülfikar
[FONT=Cambria]
[FONT=Courier New][B]
Güzel aşk cevrimizi
Çekemezsin demedim mi?
Bu bir rıza lokmasıdır
Yiyemezsin demedim mi?
Yemeyenler kalır naçar
Gözlerinden kanlar saçar
Bu bir demdir gelir geçer
Duyamazsın demedim mi?
Bak şu aşkın haline
[BNe gelse söyler diline [/B]
Can ü başı Hak yoluna
Koyamazsın demedim mi?
Ãşıklar harabat olur
Hak yanında hürmet bulur
Muhabbet baldan tatl'olur
Doyamazsın demedim mi?
Girelim Ali serine
Çıkalım meydan yerine
Küfrümüz iman yerine
Sayamazsın demedim mi?
Pir Sultan'ım der Şah'ımız
Hakk'a ulaşır rahımız
On'ki imam katarımız
Uyamazsın demedim mi?
ON İKİ İMAMLAR KURBANIYIZ BİZ
Erenler veliler kırklar yediler
On iki imamlar kurbanıyız biz
Okundu terkibi döndük kıbleye
On iki imamlar kurbanıyız biz
Şâhım sen kimseye bulma bahane
Bir zaman söylensin iki cihane
Rıza lokmasını ulu divana
On iki imamlar kurbanıyız biz
Anamız Meryem’dir babamız Cebrail
[BNefesten zahirdir hükmüne kail [/B]
Bizi şaha kurban etti Azrail
On iki imamlar kurbanıyız biz
Yedi kerre yünceğizü kırktılar
İbrahim’in sürüsüne kattılar
Etini de pâre pâre ettiler
On iki imamlar kurbanıyız biz
Kurbanlık koç ile bile yazıldım
Feristeler çaldı ben de sayıldım
Kırklar makamında ben de doyuldum
On iki imamlar kurbanıyız biz
Derviş Ali’yim kanım nahak dökme
El ne derse desin sen ona bakma
Şahım yürümedikçe posttan çıkma
On iki imamlar kurbanıyız biz