Bismillah şah
öncelikle şurda birleşelim dünyevi ilimde tarihi kronolojinin dogru olması lazım osman kuranı hz ali hasan ve hüseyin şehid edildikten sonra degil önce toplatmaya karar verdi çünkü osman hz ali hayattayken öldürüldü bunu islami olmayan kaynaklar bile dogruluyor
evet hz imam hüseyin in şehid edilen başı şama götürülürken şehir şehir dolaştırılırken mardin in nusaybin ilçesine getirildiğinde keşiş 7 oglunun başını vermiş ama onu vermemiştir imamın kanı oraya damlamış ve 7 çocukla beraber imam hüseyin in türbesi vardır nusaybinde
gelelim kuranda hz alinin isminin olup olmadıgına fetih suresi hayberin fethi bizati hz ali hakkındadır
kuran şöyle diyor :bu kitap en temiz ellerin dokunabildiği saklı bir kitabın içinde mevcutken biz onu insanlara bir uyarıcı olarak gönderdik
şimdi insan oglu tabiki kendisi ile ilgili konuları okuyup öğrenecek kurandan
ama kuranda anlatılan birde sosyal hayat var işte burada kuran en temiz eller arayın diyor içinizden buradaki arayış insanlara bırakılmış
şimdi siz düşünün daha bundan 1000 yıl önce veya yavuz sultan döneminde mehdi gelecek diyenlerin kafalarını kesen sünni toplum ne yaptı kendi uygulamaları sadece topluma değilde toplumda kendi yandaşlarına çıkar saglayıp duvara tosladıgı için şimdi onlarda kendi kafalarına göre mehdi yi kendilerine göre allayıp pullayıp evet vardır gelecek hatta oda yetmiyormuş gibi hz isayla gelecek diyorlar
şimdi alevilik inancının tasavvuf yönüyle görünen zahir alemi insanlara anlatmaya çalışırsak bu şuna benzer bir ateistin allahı bana gösterin demesi gibi bir şeydir
o zamanın insanları hangi ayetin kim için geldiğini biliyorlardır kuranda ehlibeyt için inmiş bir sürü ayet var
ahzap süresi ben size getirmiş oldugum bu tebliğime yani bildirdiğim islama ayetlerine inanmanız karşılıgında sizden sadece ehlibeytime sevgiden hürmetten başka bir şey istemiyorum demiştir
bu ayet öyle yabana atılacak bir ayet değildir bu ayet osman zamanında mervan bin hakemin halife katibi olmaması gerektiğinin delilidir bu ayet muaviyenin halifelik iddiasında bulunamayacagının belgesidir bu ayet yezidin kerbelada imamın kanını dökmemesinin ihtarıdır tüm bu olaylar bu ayetler ortadayken açık bir şekilde olmuştur sorun şurdadır
bugunde atatürk laik bir devlet kurmuştur ama devamı için birilerinin bir şeyler yapması lazımdır bu demek degildirki bu devlete karşı çıkanlar boş duracak insanlar yazılı kanunlarla korunmaz eyleme geçen kanunlarla korunur
siz kurandan 6666 tane ehlibeyt için ayet çıkarın eger onların yolundan gitmeyip eylemde bir şey yapamıyorsak yazılanla kalır
zaten bu cihanın 18000 kere dolup boşaldıgı aşikardır ehlibeytin bizim onları anlayıp anmamızada ihtiyacı yoktur zaten onlar seçilmişlerdir biz eger hayatımızda yaşantımızda eksik olan bir şeyler varsa bir şeyler düzgün gitmiyorlarsa hataları bulup çıkarmamız gerekmektedir
tarihte bazı çevrelerce kuranın değişip değişmediği hususunda tartışmalar olmuştur ama bizim eylibeytten ögrendiğimiz o kadar muhalefete savaşlara ragmen emeviler döneminde abbasiler döneminde ve osmanlıda ehlibeytin imamlarından böyle kuran değiştirilmiş diye bize intikal eden ciddi tutarlı bir olay yoktur ehlibeyt her imam zaten kendi dönemindeki yöneticilere kuranı yanlış anlayıp halk üzerinde yanlış yönetim yaptıklarını söyledikleri için şehid edilmiş baskı görmüşlerdir
abbasiler döneminde harun reşitin imam musa kazımı şehid etmesi bu yüzdendir harun un oglunun imam rızayı medineden getirip veliaht ilan etmesi ve halifelik işte şimdi hak edenlerin elinde olacak demesi ama sonra bundan vazgeçmesi bunun örnegidir her imam kendi döneminde muhalefetini kuranı ölçü alarak yapmıştır ama hiç bir zaman adaletle hüküm verilmemiş hep hileyle entrikayla imamlar şehid edilmiştir
tarihin tamamını emeviler yazmadı ayrıca buna gerekte yoktur bu ülkede bu kuran varkende bir kurtuluş savaşı yapıldı atatürk hacı bektaşa gelip 3 gün burda kaldı ve celeddin celalullah çelebi (zamanın hacı bektaş postnişini) tüm baglı ocaklardan rıza aldıktan sonra atatüke destek verdi bu insanlara görürnen zahiri yönü batını yönüde nasılki eba müslim horasani imam zeynelabidinden hüccet alıp mervanı öldürdü batını yönüde atatürk bizati hacı bektaşla görüşüp hüccet alıp öyle bu vatanı kurtardı çünkü atatürk bir askerdi yeniçeri ocagının içinden gelenlerin yeni çeri ocagının kapatılmasıyla beraber bir arayış içinde olanların kültürüyle yetişti ki zamanın yeniçerileri bektaşidir bu inançla hacıbektaştan ankaraya geldi
önemli olan şudur evliyalar bir ışıktır yerlerinde dururlar o ışıkları yerlerinden oynatacak iradeyi beklerler işte halk bir irade gösterecekki evliya yol göstersin soru olmadan cevap olurmu
tartışma boyutunda güzel bir konu ama benim yıllarca yaptıgım araştırmalar ve ayrıca bizim kültür içinde yaptıgım yazılı olmayan alevi inancında yaptıgım araştırmalar ataürkün kendi saglıgında kuranı türkçeye çevirmesi ve biz alevilerin kuran olayını birazda okumadan tartıştıgımızı gösteriyor
bir kitap gibi alıp içindekileri başından sonuna kadar en azından bir defa okumayıp her zaman evet ben biliyorum arkadaşım okumuş böyle yazıyormuş gibi yaklaşımlarla bu olmuyor
bir cemde dedeye şöyle demiştim dedem namaz varmıdır kuranda yoktur demişti ama cemde namaz var darda durduktan sonra halka namazı var secde var dedem dedim bunlar allahın emri değilmi evet emri dedi
evet çok zor günler yaşadı alevi toplumu sürüldük ezildik horlandık yakıldık
ama her zaman ayakta kalmayı başardık şu anda hayat tarzımız modernleşmemiz aydın oluşumuz dünyaya bakışımız her şeyiyle iyi ama şu bir gerçen dini bazı bizim olan şeyleri sünnilere bıraktık
ben eskilerden biliyorum namaz bizimdi onlara verdik gibi ama kimse şunu demiyor namaz o zaman ehil olanların imamlıgını önderliğini yaptıgı toplumlarda kılınıyordu bir nevi imam hem dünyevi hem dünyavi lider kabul edliliyordu işte aleviler aliye inananlar emevilerin arkasında onların imamlıgında bu yapılan zülümlerle içi boş olan şekli bir ibadeti kendi tasavvuf inançlarında olan cemde niyaz etmeye secde etmeye dönüştürmüşlerdir olay budur alevilikte zamana uyum sünnilikte şeklen takip vardır alevilikte dünyanın şartlarına göre uyum vardır diye bu namazı terkettikleri anlamına gelmez namazı manasına göre değiştirmişlerdir
yunus boşuna dememiş
bana namaz kılma deme
ben kılarım namazımı
kılırısam kılmazısam
ol hak bilir niyazımı
onlar der namaz biz deriz niyaz şimdi maşallah tayyip erdogan yunusada sahip çıkmaya başladı onlar yunusun şol cennetini okur defle ama saza gelince yav aleviler saz çalıyo derler kimse kalkıpta şu ülkede sazda müziktir defte müziktir demiyo
buna benziyo işte
son yıllarda birde hz ali yi ehlibeyti sevme faslı başlattılar şimdi onlarda biz hz aliyi seviyoruz diyorlar
ama şunu bilmiyorlar sünnilerde hz aliyi sever bir türlü
ama inanın canlar biz severiz başka türlü binbir türlü
işte olay burdaır biri dilde biri kalpte yaşantımızda ve eylemde
benim son görüşüm kuran değişmemiştir çünkü hz mehdi gelinle onla hüküm verecektir kainatın ve tabiki alinin nizamıdır onun nizamından bir taş yerinden oynamaz kuranı sadece yazı olarak görmeyelim kuran levhu mahfuz yani erenlerin enbiyaların kainatı düzenledikleri bir nizamında içinde yazıldıgı büyük ve başka bir kitabın içinden alınarak sadece bilmemiz gerektiği kadarıyla bize verilen bir kitabdır bunu bize vahiy söylüyor ama bu vahiy bize son peygamber geldi başka bir peygamber daha gelmeyecek dediği gibi evliyalar enbiyalar gelmeyecek demiyor işte kitabın bilgisine sahip levhumahfuzdan bilgiyle nurlanıp gelen içimizde bulunan evliyalar bunlardır sakın bunları yazılı kuranda aramayın işaretini belki ama tam manasıyla onları bulamassınız hızır as gibi
kuran bir nizamdır kendi diliyle onu bi gönderdik biz sana okutacagız ve onu biz sana tertemiz ellerle yazdıracagız diyor
okuyan yazan bim ola acep
dogrusunu allah melekleri ve kitabın bilgisine sahip olanlar bilir
allah allah
Kuran Değiştirilmiş midir?
Konu Sahibi / Yazar
ufuk özdoğan
Kategori / Forum
Bir Sorum Var
Yorumlar / Cevaplar
37
Okunma / Görüntüleme
19971
Kuran Değiştirilmiş midir?
Kuran Değiştirilmiş midir?
TUNÇ: "Kuran'ın Orijinalleri Yakıldığı İçin Şimdi Yok"
Tunç canın alıntı yaptığı yazıyı okumanızı öneririm.
Kuran Hz. Muhammed'in şanına inmiştir: Evet.
Hz. Ali tarafından korunmuştur: Evet.
Hz. Hüseyin Kuran için baş vermiştir: Evet.
Ehlibeyt Kerbalda zulüm görmüştür: Evet.
Evleri yakılmış yuvaları dağıtılmıştır: Evet.
Keşiş(Seyit Mitrullah) bu uğurda 5 oğlu, eşi ve kendisi şehit edilmiştir: Evet.
Bu dönemde Allah- Muhammed- Ali diyenlerin kellesi uçurulmuştur: Evet.
Kuranı Kerim bu dönemde yakıldı, yok edildi: "Hayır, hayır, hayır. Osman Mushafı orjinaldir. Bana ne bana ne, oynamıyorum. Bildiğimden şaşmam."
Şu inadı bırakalım da ehlibeyte kulak verelim.
Gelen gerçeklere, evliyalara kulak verelim.
Zöhre Ana'ya kulak verelim.
Tunç canın alıntı yaptığı yazıyı okumanızı öneririm.
Kuran Hz. Muhammed'in şanına inmiştir: Evet.
Hz. Ali tarafından korunmuştur: Evet.
Hz. Hüseyin Kuran için baş vermiştir: Evet.
Ehlibeyt Kerbalda zulüm görmüştür: Evet.
Evleri yakılmış yuvaları dağıtılmıştır: Evet.
Keşiş(Seyit Mitrullah) bu uğurda 5 oğlu, eşi ve kendisi şehit edilmiştir: Evet.
Bu dönemde Allah- Muhammed- Ali diyenlerin kellesi uçurulmuştur: Evet.
Kuranı Kerim bu dönemde yakıldı, yok edildi: "Hayır, hayır, hayır. Osman Mushafı orjinaldir. Bana ne bana ne, oynamıyorum. Bildiğimden şaşmam."
Şu inadı bırakalım da ehlibeyte kulak verelim.
Gelen gerçeklere, evliyalara kulak verelim.
Zöhre Ana'ya kulak verelim.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Kuran Değiştirilmiş midir?
Sayın Sahmemet,
Yaşadığım olaylardan ve gözlemlerden edindiğim görüşümü paylaşmak istiyorum.
Bundan 30-40 yıl öncesine kadar Alevilik yolu daha da özüne bağlı uygulanıyordu. Dedeler ve talipler daha itikatlı idi, evliyaların onlara aktarmaya çalıştıkları Hak yolunun özüne daha sadık idiler. "Kıldan ince kılıçtan keskin" olan Alevilik yolu daha özüne uygun ilerliyordu. Öyle ki; bazı köylerde yaşanan hak yeme şikayetlerinden dolayı kanuni yollara sık sık başvurulur, bu köylerden başvurulan davalar hiç bitmezken, Alevi köylerden en ufak bir şikayet gelmiyordu. Alevi köyleri ile sünni köyler arasındaki bu büyük farklılığın nedenini araştıran yetkili devlet görevlisi dedelerin yürüttüğü cemlerdeki "görgü" sayesinde o köyde yaşayan Alevilerin dava açmasına gerek kalmadığı sonucuna vardı. Alevi köylerdeki "görgü" öyle yürüyordu ki haksızlığa uğrayan görgü meydanında hakkını arıyor, haksızlığı yapan da o meydanda haksızlığı yaptığı için, haksızlığı yaptığı kişiden ve Allah'ın gerçek yolu olan, evliyaların kanları, canları pahasına, emekleri ile kurulmuş ve yürütülmüş olan Alevilik yolundan özür diliyordu.
Yani dedeler tam anlamıyla ataları evliyaların yolunu izliyordu. Talipler ve dedeler için kanuni davalardan da önce yolun büyüklüğü, doğru uygulanmadığında da var olan keskinliği vardı.
Dede dedeydi, talip talip...
Şimdi yüzyıllardır süregelen yüce bir yoldan bahsediyoruz.
1. Neden kıldan ince kılıçtan keskin bir yol olan Alevilik yolunda ne evliyalar, ne de yolun evliyalardan sonraki önderleri olan dedeler şu anda elimizde olan Kuranı alıp da evlerinde muhafaza etmemişlerdir?
2. Neden yol, sıradan bir kulun sıradan bir kula yaptığı en ufak bir haksızlığı bile kabul etmeyen bu yüce yol, şimdiye kadar günümüzdeki Kuran'ı baş köşeye oturtmamıştır? Bu kadar kolayca elde edilebilecekken hakiki Alevi dedelerinin, biricik evliyaların evlerinde yanlarında yakınlarında neden olmamıştır ve neden hala yoktur?
3. Madem Kuran değiştirilmedi, zaten insanlara doğru şeyleden bahsediyordu ise o zaman evliyalar neden gönderilmiştir?
4. Hz. Hüseyin gibi evliyaların piri olan bir zat (ki nefsi olmayan evliyaların piri olmak nefsinden geçmeyi gerektirir) madem Kuran değiştirilmedi ise neden o kadar acılar çekmiş, işkence görmüş, ser vermiştir?
5. Madem Kuran hak, doğru o zaman Nesimi diye bir evliya neden gönderilmiştir? Daha da ötesinde "En'el Hakk" dediği için neden yüzülmüştür? Nesimi neden "En'el Hakk" demeye gerek duymuştur?
Yaşadığım olaylardan ve gözlemlerden edindiğim görüşümü paylaşmak istiyorum.
Bundan 30-40 yıl öncesine kadar Alevilik yolu daha da özüne bağlı uygulanıyordu. Dedeler ve talipler daha itikatlı idi, evliyaların onlara aktarmaya çalıştıkları Hak yolunun özüne daha sadık idiler. "Kıldan ince kılıçtan keskin" olan Alevilik yolu daha özüne uygun ilerliyordu. Öyle ki; bazı köylerde yaşanan hak yeme şikayetlerinden dolayı kanuni yollara sık sık başvurulur, bu köylerden başvurulan davalar hiç bitmezken, Alevi köylerden en ufak bir şikayet gelmiyordu. Alevi köyleri ile sünni köyler arasındaki bu büyük farklılığın nedenini araştıran yetkili devlet görevlisi dedelerin yürüttüğü cemlerdeki "görgü" sayesinde o köyde yaşayan Alevilerin dava açmasına gerek kalmadığı sonucuna vardı. Alevi köylerdeki "görgü" öyle yürüyordu ki haksızlığa uğrayan görgü meydanında hakkını arıyor, haksızlığı yapan da o meydanda haksızlığı yaptığı için, haksızlığı yaptığı kişiden ve Allah'ın gerçek yolu olan, evliyaların kanları, canları pahasına, emekleri ile kurulmuş ve yürütülmüş olan Alevilik yolundan özür diliyordu.
Yani dedeler tam anlamıyla ataları evliyaların yolunu izliyordu. Talipler ve dedeler için kanuni davalardan da önce yolun büyüklüğü, doğru uygulanmadığında da var olan keskinliği vardı.
Dede dedeydi, talip talip...
Şimdi yüzyıllardır süregelen yüce bir yoldan bahsediyoruz.
1. Neden kıldan ince kılıçtan keskin bir yol olan Alevilik yolunda ne evliyalar, ne de yolun evliyalardan sonraki önderleri olan dedeler şu anda elimizde olan Kuranı alıp da evlerinde muhafaza etmemişlerdir?
2. Neden yol, sıradan bir kulun sıradan bir kula yaptığı en ufak bir haksızlığı bile kabul etmeyen bu yüce yol, şimdiye kadar günümüzdeki Kuran'ı baş köşeye oturtmamıştır? Bu kadar kolayca elde edilebilecekken hakiki Alevi dedelerinin, biricik evliyaların evlerinde yanlarında yakınlarında neden olmamıştır ve neden hala yoktur?
3. Madem Kuran değiştirilmedi, zaten insanlara doğru şeyleden bahsediyordu ise o zaman evliyalar neden gönderilmiştir?
4. Hz. Hüseyin gibi evliyaların piri olan bir zat (ki nefsi olmayan evliyaların piri olmak nefsinden geçmeyi gerektirir) madem Kuran değiştirilmedi ise neden o kadar acılar çekmiş, işkence görmüş, ser vermiştir?
5. Madem Kuran hak, doğru o zaman Nesimi diye bir evliya neden gönderilmiştir? Daha da ötesinde "En'el Hakk" dediği için neden yüzülmüştür? Nesimi neden "En'el Hakk" demeye gerek duymuştur?
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Kuran Değiştirilmiş midir?
[quote=SAHMEHMET]Bismillah şah
öncelikle şurda birleşelim dünyevi ilimde tarihi kronolojinin dogru olması lazım
Ama doğru değil; Atatürk diyor ki ]; “Tarih hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır.” Gayet açık değil mi?
Yine Atatürk diyor ki ]; ” Bütün zorba hükümdarlar hep dini alet edindiler; Hakiki ulema, dini bütün alimler hiçbir zaman hiçbir vakit bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Fakat gerçek alim olmamakla birlikte sırf o kılıkta bulundukları için alim sanılan, çıkarına düşkün haris ve imansız birtakım hocalar da vardır. Hükümdarlar , işte bunları ele aldılar ve işte bunlar, dine uygundur diye fetva verdiler. Gerektikçe yanlış hadisler uydurmaktan çekinmediler. Gerçek ve imanlı ulema, her devirde bunların kinine hedef oldu.”
Kötü niyetli bir hükümdar yanına uyduruk din alimlerini alırsa bunlara uydurma ayetler ve hadisler yazdırısa kim kellesini koltuğunun altına alıp karşı çıkabilecek? Kim o zorba hükümdara sen Kur-an’ı değiştirdin, Bunu tarihe geçireceğim diyebilir? Sence o zorba hükümdar böyle bir tarihçiyi yaşatırmıydı?
osman kuranı hz ali hasan ve hüseyin şehid edildikten sonra degil önce toplatmaya karar verdi çünkü osman hz ali hayattayken öldürüldü bunu islami olmayan kaynaklar bile dogruluyor
Biraz daha zorlarsak asıl ehlibeyt ömer Osman ebubekirdir diyeceksin herhalde…
Çünkü tarihi olayları tam tersine çevirdin. Bizim kaynağımız Zöhre Ana’dır. Ve bunun tam tersini bildirmektedir. Ayrıca ilim sahibi Ali olduğunu siz de söylüyorsunuz. Kur-an gibi bir kutsal kitabı, Allah’ın ilmi ışığı kerameti olan bir kitabı ilim sahibi olan Ali değil de Kafirlikten Müslümanlığa geçen osmanın yazması ne kadar mantıklı veye gerçekçidir. Evet bu günkü Kur-anı Osman toplatmıştır. Ama Hz. Ali varken ne buna o cesaret edebilir. Ne de O Kur-an’ın sahibi olan, ilmin kendisi olan Hz. Ali müsaade eder… Zaten yapacaklarını yapabilmek için ehlibeyti şehit etmişlerdir… Halifelik de dahil bütün kafalarındaki yezitlikleri ehlibeyt şehit edildikten sonra gerçekleştirmişlerdir…
Hem sonra Peygamberimiz Ehlibeyti ve kur-an’ı Hz. Ali’ye teslim etmemişmiydi? Osmana ne oluyor ki? Yani anlayacağınız bütün o yazılanlar tarihi yalanlardır…
evet hz imam hüseyin in şehid edilen başı şama götürülürken şehir şehir dolaştırılırken mardin in nusaybin ilçesine getirildiğinde keşiş 7 oglunun başını vermiş ama onu vermemiştir imamın kanı oraya damlamış ve 7 çocukla beraber imam hüseyin in türbesi vardır nusaybinde
Hz. Hüseyn’in türbesi Iraktadır. O Mübarek başı ise Sivas’ın Hubiyar köyündedir. İnşallah ismi yanlış yazmamışımdır. Keşiş buralar sana yar olsun ya İmam Hüseyin demesinden bu ismi almıştır.
kuran şöyle diyor :bu kitap en temiz ellerin dokunabildiği saklı bir kitabın içinde mevcutken biz onu insanlara bir uyarıcı olarak gönderdik
O temiz eller osmanın elleri mi oluyor da Kur-an ona yazdırılıyor?
şimdi insan oglu tabiki kendisi ile ilgili konuları okuyup öğrenecek kurandan
ama kuranda anlatılan birde sosyal hayat var işte burada kuran en temiz eller arayın diyor içinizden buradaki arayış insanlara bırakılmış
Aramaya gerek yok. Tek temiz eller bugüne gelmiş bir Pir’in elleridir. O da Zöhre Ana’nın elleridir…
şimdi siz düşünün daha bundan 1000 yıl önce veya yavuz sultan döneminde mehdi gelecek diyenlerin kafalarını kesen sünni toplum ne yaptı kendi uygulamaları sadece topluma değilde toplumda kendi yandaşlarına çıkar saglayıp duvara tosladıgı için şimdi onlarda kendi kafalarına göre mehdi yi kendilerine göre allayıp pullayıp evet vardır gelecek hatta oda yetmiyormuş gibi hz isayla gelecek diyorlar
İşte o bahsettiğiniz yavuz sultan selim o dönemde Kur-an’ı da tekrar tekrar değiştirmiştir. Söylermisiniz buna o dönemde kim engel olabilirdi? Bütün yaptığı o zulümlere engel olamadıkları gibi…
şimdi alevilik inancının tasavvuf yönüyle görünen zahir alemi insanlara anlatmaya çalışırsak bu şuna benzer bir ateistin allahı bana gösterin demesi gibi bir şeydir
o zamanın insanları hangi ayetin kim için geldiğini biliyorlardır kuranda ehlibeyt için inmiş bir sürü ayet var
Ehlibeyte inmiş bir sürü ayet var diyorsunuz da ismlerin hiç biri zikredilmiyor. Mesela direk İmam Hüseyin diye bir isim geçiyor mu? İmam Hasan diye bir isim geçiyor mu?
Hz. Fatıma diye bir isim geçiyor mu? Oniki İmam diye bir isim geçiyor mu. Artık gelmiş geçmiş evliyaları da saymıyorum…
Nedense bunlara ait hiçbir isim yok. Bu nasıl Allah’ın bir kitabıdır ki Kendi nurundan kendi ilminden kendi kerametinden yarattığı mübareklerin isimlerini oraya hiç yazdırmamış…
Acaba yazdırmadı mı? Yoksa kafalarına göre yalan yanlış yazanlar mı yazmak istemedi?
ahzap süresi ben size getirmiş oldugum bu tebliğime yani bildirdiğim islama ayetlerine inanmanız karşılıgında sizden sadece ehlibeytime sevgiden hürmetten başka bir şey istemiyorum demiştir
Evet ne yazık ki bugün hürmet etmeyi bırakın onları kafirlikten dönme insanlarla aynı kefede tutuluyorlar. Kur-an’ı Osman yazacak, ehlibeyt seyredecek…
bu ayet öyle yabana atılacak bir ayet değildir bu ayet osman zamanında mervan bin hakemin halife katibi olmaması gerektiğinin delilidir bu ayet muaviyenin halifelik iddiasında bulunamayacagının belgesidir bu ayet yezidin kerbelada imamın kanını dökmemesinin ihtarıdır tüm bu olaylar bu ayetler ortadayken açık bir şekilde olmuştur sorun şurdadır
Şu 6666 ayetten oluştuğu söylenen kitabın kaç ayetinde ehlibeytten bahsediliyor söylermisin? Ve de bize bu ayetleri yazarmısınız? Bakalım kaç tane ayetle bu kadar Kur-an2ın değiştirilmediğinden emin oluyorsunuz? Sizden önce de bir arkadaş aynı şeyleri savunuyordu. Yalnızca bir ayet gösterebildi. Hadi sizin göstereceğiniz de üç tane bilemedik beş tane olsun. Bu kadarcık mı? Birkaç ayetlemi o kitabı aleviliğe mal ediyorsunuz? Hadi bizi şaşırtın…
bugunde atatürk laik bir devlet kurmuştur ama devamı için birilerinin bir şeyler yapması lazımdır bu demek degildirki bu devlete karşı çıkanlar boş duracak insanlar yazılı kanunlarla korunmaz eyleme geçen kanunlarla korunur
Şu anda Atatürk için canla başla çalışan tek bir gerçek var o da Zöhre Ana’dır…
siz kurandan 6666 tane ehlibeyt için ayet çıkarın eger onların yolundan gitmeyip eylemde bir şey yapamıyorsak yazılanla kalır
Bir pir olmadan hiçbir şey yapamazsınız… Çünkü ehlibeytin gerçek yolunu sürdüren evliyalardır… Bugün de Zöhre Ana bu yolu sürdürmek için gelmiştir. Hiç gelip, görüp, anlamayı denediniz mi?
zaten bu cihanın 18000 kere dolup boşaldıgı aşikardır ehlibeytin bizim onları anlayıp anmamızada ihtiyacı yoktur zaten onlar seçilmişlerdir biz eger hayatımızda yaşantımızda eksik olan bir şeyler varsa bir şeyler düzgün gitmiyorlarsa hataları bulup çıkarmamız gerekmektedir
Tarih boyunca en büyük hatamız gelen pirleri görmezlikten gelip, yalan yanlış insanların ve de kaynakların peşinden gitmiş olmamız…
tarihte bazı çevrelerce kuranın değişip değişmediği hususunda tartışmalar olmuştur ama bizim eylibeytten ögrendiğimiz o kadar muhalefete savaşlara ragmen emeviler döneminde abbasiler döneminde ve osmanlıda ehlibeytin imamlarından böyle kuran değiştirilmiş diye bize intikal eden ciddi tutarlı bir olay yoktur ehlibeyt her imam zaten kendi dönemindeki yöneticilere kuranı yanlış anlayıp halk üzerinde yanlış yönetim yaptıklarını söyledikleri için şehid edilmiş baskı görmüşlerdir
Peki bu evliyalar Kur-an’ın yanlış anlaşıldığını söylediklerini kabul ediyorsunuz da yanlış anlayanların onu yanlış yazabileceklerine neden inanmıyorsunuz? Çünkü her kes anladığı gibi yazacağını yazar…
Peki neden gelen evliyaların isimlerinin üzerinde yazılı olduğu bir Kur-an yok da misal yaşar nuri Süleyman ateş isimlerinin yazılı olduğu kitaplar var?
abbasiler döneminde harun reşitin imam musa kazımı şehid etmesi bu yüzdendir harun un oglunun imam rızayı medineden getirip veliaht ilan etmesi ve halifelik işte şimdi hak edenlerin elinde olacak demesi ama sonra bundan vazgeçmesi bunun örnegidir her imam kendi döneminde muhalefetini kuranı ölçü alarak yapmıştır ama hiç bir zaman adaletle hüküm verilmemiş hep hileyle entrikayla imamlar şehid edilmiştir
İyi de o imamların doğruları söylemelerini hazmedemeyip onları öldürenler, doğruları yazan bir kitabı nasıl olurda hazmedip barındırır ve de gelecek nesillere intikal etmesine göz yumar? Çelişkili değil mi? Tabi o kitap gerçekten doğruları yazıyorsa…
tartışma boyutunda güzel bir konu ama benim yıllarca yaptıgım araştırmalar ve ayrıca bizim kültür içinde yaptıgım yazılı olmayan alevi inancında yaptıgım araştırmalar ataürkün kendi saglıgında kuranı türkçeye çevirmesi ve biz alevilerin kuran olayını birazda okumadan tartıştıgımızı gösteriyor
Atatürk de bir Pirdir. Yalnız Atatürk’ün Kur-anı Türkçeleştirmesi tamamen onu okuyan Sünni kesimin o kitapda ne yazdığını kendi aklıyla çözsün. Çözsün ki din sömürücülerinin, tarikatçıları, cemaatçilerin ellerine düşmesinler. Onların yalanlarına kanmasınlar. Kur-an da böyle emrediyor diyerek halkı kimse yalanlarla kandırmasın…
Yoksa Atatürk Aleviler için bunu yapmamıştır. Zaten öyle olmasaydı halifeliği kaldırmazdı…
bir kitap gibi alıp içindekileri başından sonuna kadar en azından bir defa okumayıp her zaman evet ben biliyorum arkadaşım okumuş böyle yazıyormuş gibi yaklaşımlarla bu olmuyor
Aynı şekilde gelip Zöhre Ana’yı görmeden dinlemeden bazı gerçekleri kerametleri yaşamadan hayır tek kaynak Kur-an’dır demekle de olmuyor…
bir cemde dedeye şöyle demiştim dedem namaz varmıdır kuranda yoktur demişti ama cemde namaz var darda durduktan sonra halka namazı var secde var dedem dedim bunlar allahın emri değilmi evet emri dedi
Bir kere savunduğun Kur-an’da cem ibadetiyle ilgili, bir ayet gösterirmisin, Halka namazı ile ilgili bir ayet gösterirmisin? Yoksa Kur-an değişmemişmidir?
İkincisi halka namazı diye bir namaz yoktur. Halka namazı diye bilinen asıl tevhidir.
Alevi inancında gerçek hak olan namaz üç vakittir.
evet çok zor günler yaşadı alevi toplumu sürüldük ezildik horlandık yakıldık
ama her zaman ayakta kalmayı başardık şu anda hayat tarzımız modernleşmemiz aydın oluşumuz dünyaya bakışımız her şeyiyle iyi ama şu bir gerçen dini bazı bizim olan şeyleri sünnilere bıraktık
Neden çünkü gelen pirlere sahip çıkmadık, onların bıraktığı yola sadık kalmadık…
ben eskilerden biliyorum namaz bizimdi onlara verdik gibi ama kimse şunu demiyor namaz o zaman ehil olanların imamlıgını önderliğini yaptıgı toplumlarda kılınıyordu bir nevi imam hem dünyevi hem dünyavi lider kabul edliliyordu işte aleviler aliye inananlar emevilerin arkasında onların imamlıgında bu yapılan zülümlerle içi boş olan şekli bir ibadeti kendi tasavvuf inançlarında olan cemde niyaz etmeye secde etmeye dönüştürmüşlerdir olay budur alevilikte zamana uyum sünnilikte şeklen takip vardır alevilikte dünyanın şartlarına göre uyum vardır diye bu namazı terkettikleri anlamına gelmez namazı manasına göre değiştirmişlerdir
Namaz kılmamanın şekilcilik gibi bir komik bahanesi olamaz. Çünkü her yapılan ibadetin kendine has bir şekli vardır. Sonuçta cem ibadeti haktır evet ama cem ibadetininde kendine has şekilleri vardır. Şimdi şekilciliktir deyip yapmayalım mı? Dolayısıyla namaz vardır, üç vakittir, Şeklen Sünnilerinkini andırabilir ama içinde ki hak nefesleri ve dualar, tamamen değişiktir. Bütün mübareklerin ismi içinde geçer…
yunus boşuna dememiş
bana namaz kılma deme
ben kılarım namazımı
kılırısam kılmazısam
ol hak bilir niyazımı
] Helal kaynamayan aş aşdan sayılamz
] Hak için akmayan yaş yaşdan sayılmaz
] Gövdem üzerinde başım var deme
]Secdeye inmeyen baş başdan sayılmaz . ( Hacı Bektaş Veli)
onlar der namaz biz deriz niyaz şimdi maşallah tayyip erdogan yunusada sahip çıkmaya başladı onlar yunusun şol cennetini okur defle ama saza gelince yav aleviler saz çalıyo derler kimse kalkıpta şu ülkede sazda müziktir defte müziktir demiyo
buna benziyo işte
son yıllarda birde hz ali yi ehlibeyti sevme faslı başlattılar şimdi onlarda biz hz aliyi seviyoruz diyorlar
Eğer siz osmana sahip çıkarsanız, Kur-an’ı ona yazdırırsanız, ona doğru derseniz, onlar da haklı olarak Hz. Ali’ye sahip çıkarlar,
Oysa Osman yerine bugünün evliyası olan Zöhre Ana’ya ve geçmiş tarihteki diğer evliyalara sahip çıksaydınız kim böyle bir şeye cesaret edebilirdi ki?
ama şunu bilmiyorlar sünnilerde hz aliyi sever bir türlü
ama inanın canlar biz severiz başka türlü binbir türlü
işte olay burdaır biri dilde biri kalpte yaşantımızda ve eylemde
Maalesef eğer bugünün gelmiş evliyasına sahip çıkılmıyorsa sizin de sevginiz özde değil sözde olmuş olur…
benim son görüşüm kuran değişmemiştir çünkü hz mehdi gelinle onla hüküm verecektir kainatın ve tabiki alinin nizamıdır onun nizamından bir taş yerinden oynamaz kuranı sadece yazı olarak görmeyelim kuran levhu mahfuz yani erenlerin enbiyaların kainatı düzenledikleri bir nizamında içinde yazıldıgı büyük ve başka bir kitabın içinden alınarak sadece bilmemiz gerektiği kadarıyla bize verilen bir kitabdır bunu bize vahiy söylüyor ama bu vahiy bize son peygamber geldi başka bir peygamber daha gelmeyecek dediği gibi evliyalar enbiyalar gelmeyecek demiyor işte kitabın bilgisine sahip levhumahfuzdan bilgiyle nurlanıp gelen içimizde bulunan evliyalar bunlardır sakın bunları yazılı kuranda aramayın işaretini belki ama tam manasıyla onları bulamassınız hızır as gibi
Güzelde kitap evliya gelmeyecek demiyor da neden gelmiş evliyayı ngelip görme zahmetini göstermiyor insanlar… Neden evliyayı gelip görmeden tek kaynak bizim okuduğumuz kitaptır deniliyor, Neden bir de evliyanın bu konuda gelip fikri alınmıyor. Yoksa yalan kaynak olabileceğinden mi korkuluyor?
Ayrıca Ali’yi yere göğe sığdıramıyorsunuz ama bir osmana kitap yazdıracak kadar da küçümsüyorsunuz… Bu nasıl bir çelişki?
kuran bir nizamdır kendi diliyle onu bi gönderdik biz sana okutacagız ve onu biz sana tertemiz ellerle yazdıracagız diyor
Bu gün öyle bir el biliyormusunuz. Süleyman ateş mi diğerleri mi kim?
okuyan yazan bim ola acep
Gerçek Kur-an’ı, orijinal Kur-an’ı bu gün dilde okuyan da yazan da Zöhre Ana’dır. Onun kitabı dili, kalemi nefesidir… Gelip dinlemeni tavsiye ederim. Kur-an’ın o kadar basit olmadığını göreceksiniz…
dogrusunu allah melekleri ve kitabın bilgisine sahip olanlar bilir
] Doğrusunu tek gerçek olan Zöhre Ana bilir…
allah allah
öncelikle şurda birleşelim dünyevi ilimde tarihi kronolojinin dogru olması lazım
Ama doğru değil; Atatürk diyor ki ]; “Tarih hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, belirten bir ilim olmalıdır.” Gayet açık değil mi?
Yine Atatürk diyor ki ]; ” Bütün zorba hükümdarlar hep dini alet edindiler; Hakiki ulema, dini bütün alimler hiçbir zaman hiçbir vakit bu zorba hükümdarlara boyun eğmediler. Fakat gerçek alim olmamakla birlikte sırf o kılıkta bulundukları için alim sanılan, çıkarına düşkün haris ve imansız birtakım hocalar da vardır. Hükümdarlar , işte bunları ele aldılar ve işte bunlar, dine uygundur diye fetva verdiler. Gerektikçe yanlış hadisler uydurmaktan çekinmediler. Gerçek ve imanlı ulema, her devirde bunların kinine hedef oldu.”
Kötü niyetli bir hükümdar yanına uyduruk din alimlerini alırsa bunlara uydurma ayetler ve hadisler yazdırısa kim kellesini koltuğunun altına alıp karşı çıkabilecek? Kim o zorba hükümdara sen Kur-an’ı değiştirdin, Bunu tarihe geçireceğim diyebilir? Sence o zorba hükümdar böyle bir tarihçiyi yaşatırmıydı?
osman kuranı hz ali hasan ve hüseyin şehid edildikten sonra degil önce toplatmaya karar verdi çünkü osman hz ali hayattayken öldürüldü bunu islami olmayan kaynaklar bile dogruluyor
Biraz daha zorlarsak asıl ehlibeyt ömer Osman ebubekirdir diyeceksin herhalde…
Çünkü tarihi olayları tam tersine çevirdin. Bizim kaynağımız Zöhre Ana’dır. Ve bunun tam tersini bildirmektedir. Ayrıca ilim sahibi Ali olduğunu siz de söylüyorsunuz. Kur-an gibi bir kutsal kitabı, Allah’ın ilmi ışığı kerameti olan bir kitabı ilim sahibi olan Ali değil de Kafirlikten Müslümanlığa geçen osmanın yazması ne kadar mantıklı veye gerçekçidir. Evet bu günkü Kur-anı Osman toplatmıştır. Ama Hz. Ali varken ne buna o cesaret edebilir. Ne de O Kur-an’ın sahibi olan, ilmin kendisi olan Hz. Ali müsaade eder… Zaten yapacaklarını yapabilmek için ehlibeyti şehit etmişlerdir… Halifelik de dahil bütün kafalarındaki yezitlikleri ehlibeyt şehit edildikten sonra gerçekleştirmişlerdir…
Hem sonra Peygamberimiz Ehlibeyti ve kur-an’ı Hz. Ali’ye teslim etmemişmiydi? Osmana ne oluyor ki? Yani anlayacağınız bütün o yazılanlar tarihi yalanlardır…
evet hz imam hüseyin in şehid edilen başı şama götürülürken şehir şehir dolaştırılırken mardin in nusaybin ilçesine getirildiğinde keşiş 7 oglunun başını vermiş ama onu vermemiştir imamın kanı oraya damlamış ve 7 çocukla beraber imam hüseyin in türbesi vardır nusaybinde
Hz. Hüseyn’in türbesi Iraktadır. O Mübarek başı ise Sivas’ın Hubiyar köyündedir. İnşallah ismi yanlış yazmamışımdır. Keşiş buralar sana yar olsun ya İmam Hüseyin demesinden bu ismi almıştır.
kuran şöyle diyor :bu kitap en temiz ellerin dokunabildiği saklı bir kitabın içinde mevcutken biz onu insanlara bir uyarıcı olarak gönderdik
O temiz eller osmanın elleri mi oluyor da Kur-an ona yazdırılıyor?
şimdi insan oglu tabiki kendisi ile ilgili konuları okuyup öğrenecek kurandan
ama kuranda anlatılan birde sosyal hayat var işte burada kuran en temiz eller arayın diyor içinizden buradaki arayış insanlara bırakılmış
Aramaya gerek yok. Tek temiz eller bugüne gelmiş bir Pir’in elleridir. O da Zöhre Ana’nın elleridir…
şimdi siz düşünün daha bundan 1000 yıl önce veya yavuz sultan döneminde mehdi gelecek diyenlerin kafalarını kesen sünni toplum ne yaptı kendi uygulamaları sadece topluma değilde toplumda kendi yandaşlarına çıkar saglayıp duvara tosladıgı için şimdi onlarda kendi kafalarına göre mehdi yi kendilerine göre allayıp pullayıp evet vardır gelecek hatta oda yetmiyormuş gibi hz isayla gelecek diyorlar
İşte o bahsettiğiniz yavuz sultan selim o dönemde Kur-an’ı da tekrar tekrar değiştirmiştir. Söylermisiniz buna o dönemde kim engel olabilirdi? Bütün yaptığı o zulümlere engel olamadıkları gibi…
şimdi alevilik inancının tasavvuf yönüyle görünen zahir alemi insanlara anlatmaya çalışırsak bu şuna benzer bir ateistin allahı bana gösterin demesi gibi bir şeydir
o zamanın insanları hangi ayetin kim için geldiğini biliyorlardır kuranda ehlibeyt için inmiş bir sürü ayet var
Ehlibeyte inmiş bir sürü ayet var diyorsunuz da ismlerin hiç biri zikredilmiyor. Mesela direk İmam Hüseyin diye bir isim geçiyor mu? İmam Hasan diye bir isim geçiyor mu?
Hz. Fatıma diye bir isim geçiyor mu? Oniki İmam diye bir isim geçiyor mu. Artık gelmiş geçmiş evliyaları da saymıyorum…
Nedense bunlara ait hiçbir isim yok. Bu nasıl Allah’ın bir kitabıdır ki Kendi nurundan kendi ilminden kendi kerametinden yarattığı mübareklerin isimlerini oraya hiç yazdırmamış…
Acaba yazdırmadı mı? Yoksa kafalarına göre yalan yanlış yazanlar mı yazmak istemedi?
ahzap süresi ben size getirmiş oldugum bu tebliğime yani bildirdiğim islama ayetlerine inanmanız karşılıgında sizden sadece ehlibeytime sevgiden hürmetten başka bir şey istemiyorum demiştir
Evet ne yazık ki bugün hürmet etmeyi bırakın onları kafirlikten dönme insanlarla aynı kefede tutuluyorlar. Kur-an’ı Osman yazacak, ehlibeyt seyredecek…
bu ayet öyle yabana atılacak bir ayet değildir bu ayet osman zamanında mervan bin hakemin halife katibi olmaması gerektiğinin delilidir bu ayet muaviyenin halifelik iddiasında bulunamayacagının belgesidir bu ayet yezidin kerbelada imamın kanını dökmemesinin ihtarıdır tüm bu olaylar bu ayetler ortadayken açık bir şekilde olmuştur sorun şurdadır
Şu 6666 ayetten oluştuğu söylenen kitabın kaç ayetinde ehlibeytten bahsediliyor söylermisin? Ve de bize bu ayetleri yazarmısınız? Bakalım kaç tane ayetle bu kadar Kur-an2ın değiştirilmediğinden emin oluyorsunuz? Sizden önce de bir arkadaş aynı şeyleri savunuyordu. Yalnızca bir ayet gösterebildi. Hadi sizin göstereceğiniz de üç tane bilemedik beş tane olsun. Bu kadarcık mı? Birkaç ayetlemi o kitabı aleviliğe mal ediyorsunuz? Hadi bizi şaşırtın…
bugunde atatürk laik bir devlet kurmuştur ama devamı için birilerinin bir şeyler yapması lazımdır bu demek degildirki bu devlete karşı çıkanlar boş duracak insanlar yazılı kanunlarla korunmaz eyleme geçen kanunlarla korunur
Şu anda Atatürk için canla başla çalışan tek bir gerçek var o da Zöhre Ana’dır…
siz kurandan 6666 tane ehlibeyt için ayet çıkarın eger onların yolundan gitmeyip eylemde bir şey yapamıyorsak yazılanla kalır
Bir pir olmadan hiçbir şey yapamazsınız… Çünkü ehlibeytin gerçek yolunu sürdüren evliyalardır… Bugün de Zöhre Ana bu yolu sürdürmek için gelmiştir. Hiç gelip, görüp, anlamayı denediniz mi?
zaten bu cihanın 18000 kere dolup boşaldıgı aşikardır ehlibeytin bizim onları anlayıp anmamızada ihtiyacı yoktur zaten onlar seçilmişlerdir biz eger hayatımızda yaşantımızda eksik olan bir şeyler varsa bir şeyler düzgün gitmiyorlarsa hataları bulup çıkarmamız gerekmektedir
Tarih boyunca en büyük hatamız gelen pirleri görmezlikten gelip, yalan yanlış insanların ve de kaynakların peşinden gitmiş olmamız…
tarihte bazı çevrelerce kuranın değişip değişmediği hususunda tartışmalar olmuştur ama bizim eylibeytten ögrendiğimiz o kadar muhalefete savaşlara ragmen emeviler döneminde abbasiler döneminde ve osmanlıda ehlibeytin imamlarından böyle kuran değiştirilmiş diye bize intikal eden ciddi tutarlı bir olay yoktur ehlibeyt her imam zaten kendi dönemindeki yöneticilere kuranı yanlış anlayıp halk üzerinde yanlış yönetim yaptıklarını söyledikleri için şehid edilmiş baskı görmüşlerdir
Peki bu evliyalar Kur-an’ın yanlış anlaşıldığını söylediklerini kabul ediyorsunuz da yanlış anlayanların onu yanlış yazabileceklerine neden inanmıyorsunuz? Çünkü her kes anladığı gibi yazacağını yazar…
Peki neden gelen evliyaların isimlerinin üzerinde yazılı olduğu bir Kur-an yok da misal yaşar nuri Süleyman ateş isimlerinin yazılı olduğu kitaplar var?
abbasiler döneminde harun reşitin imam musa kazımı şehid etmesi bu yüzdendir harun un oglunun imam rızayı medineden getirip veliaht ilan etmesi ve halifelik işte şimdi hak edenlerin elinde olacak demesi ama sonra bundan vazgeçmesi bunun örnegidir her imam kendi döneminde muhalefetini kuranı ölçü alarak yapmıştır ama hiç bir zaman adaletle hüküm verilmemiş hep hileyle entrikayla imamlar şehid edilmiştir
İyi de o imamların doğruları söylemelerini hazmedemeyip onları öldürenler, doğruları yazan bir kitabı nasıl olurda hazmedip barındırır ve de gelecek nesillere intikal etmesine göz yumar? Çelişkili değil mi? Tabi o kitap gerçekten doğruları yazıyorsa…
tartışma boyutunda güzel bir konu ama benim yıllarca yaptıgım araştırmalar ve ayrıca bizim kültür içinde yaptıgım yazılı olmayan alevi inancında yaptıgım araştırmalar ataürkün kendi saglıgında kuranı türkçeye çevirmesi ve biz alevilerin kuran olayını birazda okumadan tartıştıgımızı gösteriyor
Atatürk de bir Pirdir. Yalnız Atatürk’ün Kur-anı Türkçeleştirmesi tamamen onu okuyan Sünni kesimin o kitapda ne yazdığını kendi aklıyla çözsün. Çözsün ki din sömürücülerinin, tarikatçıları, cemaatçilerin ellerine düşmesinler. Onların yalanlarına kanmasınlar. Kur-an da böyle emrediyor diyerek halkı kimse yalanlarla kandırmasın…
Yoksa Atatürk Aleviler için bunu yapmamıştır. Zaten öyle olmasaydı halifeliği kaldırmazdı…
bir kitap gibi alıp içindekileri başından sonuna kadar en azından bir defa okumayıp her zaman evet ben biliyorum arkadaşım okumuş böyle yazıyormuş gibi yaklaşımlarla bu olmuyor
Aynı şekilde gelip Zöhre Ana’yı görmeden dinlemeden bazı gerçekleri kerametleri yaşamadan hayır tek kaynak Kur-an’dır demekle de olmuyor…
bir cemde dedeye şöyle demiştim dedem namaz varmıdır kuranda yoktur demişti ama cemde namaz var darda durduktan sonra halka namazı var secde var dedem dedim bunlar allahın emri değilmi evet emri dedi
Bir kere savunduğun Kur-an’da cem ibadetiyle ilgili, bir ayet gösterirmisin, Halka namazı ile ilgili bir ayet gösterirmisin? Yoksa Kur-an değişmemişmidir?
İkincisi halka namazı diye bir namaz yoktur. Halka namazı diye bilinen asıl tevhidir.
Alevi inancında gerçek hak olan namaz üç vakittir.
evet çok zor günler yaşadı alevi toplumu sürüldük ezildik horlandık yakıldık
ama her zaman ayakta kalmayı başardık şu anda hayat tarzımız modernleşmemiz aydın oluşumuz dünyaya bakışımız her şeyiyle iyi ama şu bir gerçen dini bazı bizim olan şeyleri sünnilere bıraktık
Neden çünkü gelen pirlere sahip çıkmadık, onların bıraktığı yola sadık kalmadık…
ben eskilerden biliyorum namaz bizimdi onlara verdik gibi ama kimse şunu demiyor namaz o zaman ehil olanların imamlıgını önderliğini yaptıgı toplumlarda kılınıyordu bir nevi imam hem dünyevi hem dünyavi lider kabul edliliyordu işte aleviler aliye inananlar emevilerin arkasında onların imamlıgında bu yapılan zülümlerle içi boş olan şekli bir ibadeti kendi tasavvuf inançlarında olan cemde niyaz etmeye secde etmeye dönüştürmüşlerdir olay budur alevilikte zamana uyum sünnilikte şeklen takip vardır alevilikte dünyanın şartlarına göre uyum vardır diye bu namazı terkettikleri anlamına gelmez namazı manasına göre değiştirmişlerdir
Namaz kılmamanın şekilcilik gibi bir komik bahanesi olamaz. Çünkü her yapılan ibadetin kendine has bir şekli vardır. Sonuçta cem ibadeti haktır evet ama cem ibadetininde kendine has şekilleri vardır. Şimdi şekilciliktir deyip yapmayalım mı? Dolayısıyla namaz vardır, üç vakittir, Şeklen Sünnilerinkini andırabilir ama içinde ki hak nefesleri ve dualar, tamamen değişiktir. Bütün mübareklerin ismi içinde geçer…
yunus boşuna dememiş
bana namaz kılma deme
ben kılarım namazımı
kılırısam kılmazısam
ol hak bilir niyazımı
] Helal kaynamayan aş aşdan sayılamz
] Hak için akmayan yaş yaşdan sayılmaz
] Gövdem üzerinde başım var deme
]Secdeye inmeyen baş başdan sayılmaz . ( Hacı Bektaş Veli)
onlar der namaz biz deriz niyaz şimdi maşallah tayyip erdogan yunusada sahip çıkmaya başladı onlar yunusun şol cennetini okur defle ama saza gelince yav aleviler saz çalıyo derler kimse kalkıpta şu ülkede sazda müziktir defte müziktir demiyo
buna benziyo işte
son yıllarda birde hz ali yi ehlibeyti sevme faslı başlattılar şimdi onlarda biz hz aliyi seviyoruz diyorlar
Eğer siz osmana sahip çıkarsanız, Kur-an’ı ona yazdırırsanız, ona doğru derseniz, onlar da haklı olarak Hz. Ali’ye sahip çıkarlar,
Oysa Osman yerine bugünün evliyası olan Zöhre Ana’ya ve geçmiş tarihteki diğer evliyalara sahip çıksaydınız kim böyle bir şeye cesaret edebilirdi ki?
ama şunu bilmiyorlar sünnilerde hz aliyi sever bir türlü
ama inanın canlar biz severiz başka türlü binbir türlü
işte olay burdaır biri dilde biri kalpte yaşantımızda ve eylemde
Maalesef eğer bugünün gelmiş evliyasına sahip çıkılmıyorsa sizin de sevginiz özde değil sözde olmuş olur…
benim son görüşüm kuran değişmemiştir çünkü hz mehdi gelinle onla hüküm verecektir kainatın ve tabiki alinin nizamıdır onun nizamından bir taş yerinden oynamaz kuranı sadece yazı olarak görmeyelim kuran levhu mahfuz yani erenlerin enbiyaların kainatı düzenledikleri bir nizamında içinde yazıldıgı büyük ve başka bir kitabın içinden alınarak sadece bilmemiz gerektiği kadarıyla bize verilen bir kitabdır bunu bize vahiy söylüyor ama bu vahiy bize son peygamber geldi başka bir peygamber daha gelmeyecek dediği gibi evliyalar enbiyalar gelmeyecek demiyor işte kitabın bilgisine sahip levhumahfuzdan bilgiyle nurlanıp gelen içimizde bulunan evliyalar bunlardır sakın bunları yazılı kuranda aramayın işaretini belki ama tam manasıyla onları bulamassınız hızır as gibi
Güzelde kitap evliya gelmeyecek demiyor da neden gelmiş evliyayı ngelip görme zahmetini göstermiyor insanlar… Neden evliyayı gelip görmeden tek kaynak bizim okuduğumuz kitaptır deniliyor, Neden bir de evliyanın bu konuda gelip fikri alınmıyor. Yoksa yalan kaynak olabileceğinden mi korkuluyor?
Ayrıca Ali’yi yere göğe sığdıramıyorsunuz ama bir osmana kitap yazdıracak kadar da küçümsüyorsunuz… Bu nasıl bir çelişki?
kuran bir nizamdır kendi diliyle onu bi gönderdik biz sana okutacagız ve onu biz sana tertemiz ellerle yazdıracagız diyor
Bu gün öyle bir el biliyormusunuz. Süleyman ateş mi diğerleri mi kim?
okuyan yazan bim ola acep
Gerçek Kur-an’ı, orijinal Kur-an’ı bu gün dilde okuyan da yazan da Zöhre Ana’dır. Onun kitabı dili, kalemi nefesidir… Gelip dinlemeni tavsiye ederim. Kur-an’ın o kadar basit olmadığını göreceksiniz…
dogrusunu allah melekleri ve kitabın bilgisine sahip olanlar bilir
] Doğrusunu tek gerçek olan Zöhre Ana bilir…
allah allah
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a
(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 24/10/2008, 22:39, Düzenleyen: adgan.
Kuran Değiştirilmiş midir?
Kur'an Değişmedi Hiçbir zaman, Siz Kur'an Ömerin Musafı yazdığı kitaba diyorsanız O zaten kur'an değil. Onun Ayarıyla Zamanı ve yerine göre ayarlama yapıyorlar, Gerçek Asla Değişmez Kimseninde gücü yetmez ona.
Yunus Emre Yunus Emre
Binbir donu gelin gele
Kuran bende hece hece
Öğretmenim Hızır gece
ZÖHRE ANA
Yunus Emre Yunus Emre
Binbir donu gelin gele
Kuran bende hece hece
Öğretmenim Hızır gece
ZÖHRE ANA
Kuran Değiştirilmiş midir?
Merhaba, ben sunni bir ailede yetiştim vede sunniydim.Ortalama 3 sene aravermeden namaz kılmışımdır.Sonra dedik inancımız iyice artsın açıp bir'de okuyalım ne var.Marem biz cennete girmek için namaz kılıyor oruç tutuyormuşuz Allah için değilmiş !!!.
Bir baktım fetih ayetlerine.Kadınları sanki bir mal gibi savaş ganimeti görülüyor kafayi yemiştim.
Birde peygamber efendimize yakıştırılan ayerler var ki yenilir yutulur cinslerden değil.
Bir ayeti kerime aynen şöyle;
Ey Muhammed neden Allah'ın haram kıldığı şeyi yapıyorsun !!!.(özel anlar)
Kadınlarından dilediğini öne dilediğini arkaya alabilirsin.Sadece bu peygamber ait olan bir durum!!! (özel mevzu) v.b bunlar gibi ayetler daha var.
Hele Peygamberimin 9 yaşında Ayşe ile evlenme hikayesi tamamen kanımı dondurdu.
Açıklamasına baktım 9 yaşında fiziki durumu buna el verişliymiş ya bu çocuğun akıl yaşı kaç kabul edilebilir cinsen den değil.
Zariyat 55 ve Zariyat 56 Ayetler bir birinin az çok aynısı sanırım yazan katiplerin kafası dalgalıydı.
Ayrıca Fatiha süresin'de deki unuttulmuş diğer sürelerde unuttulmamış bir çoğunda yok.
İslam ansiklopedisi bile Osman dönemin'deki Kur'an mushaflarının farklı olduğunu kabul ediyor ve anlamsal olarak tahrif edildiğini söylüyor.
Hele o cihad anlayışı nisa süresindeydi sanrım savaş ganimeti olan kadınları görüyordu.
Size soruyorum bizim de anamız bacımız var savaş anında böyle bir duruma düşse bizlerin gözü önün'de bizler ne yapardık !!!.
Bu görüşleri nasıl savunabiliriz.
Bunları okudukça kafam allak bullak oldu dedim Allah'ım ne oluyor bunca zaman okuduğum şeyler'de yanlış var.İnsanın inanç yönünde bu denli bir duruma düşmesi kadar kötü birşey yok.
Daha sonra Kur'an nasıl toplatıldı diye bir araştırayım dedim ne gördüm.Bir baktım ilk orjinal metinler yakılmış yıkılmış himmm dedim bunun mantıklı bir açıklaması olmak zorunda ama verilen cevaplar mantığıma hiç örtüşmedi.Çünki bu zamana kadar Sakalı Şerifler ve diğer Kutsal Emaneter günümüze kadar muhafa edilebilmişken neden ilk orjinaller yok.Neyse bu kısmıda geçiyorum Muaviye ve Yezid gibi(6 yaşın'daki çocuğun bile canına kasteden Allah'a havale ediyorum bunları ve yaptıklarını Peygamber torunlarına neler yaptıklarına bir bakın) sicili bozuk insanların Kur'an-ı Tekrar derlemesi çok büyük şaibeli bir olay neymiş efendim Mushaflar yıprandı kimse anlamıyor yeniden Osman Mushafının orjinalini yazalım yok lehçe.
Mushaflar okunabiliyorsa tam tahrif olmamıştır senin bunları saklaman gerekirdi.
Yine arkasından şunu düşündüm neden Allah Peygamber dünyada iken bunları bir araya getirtmedi bunu düşününce şunu anladım Allah böyle olmasını istememişti. Vahiy sözlerdir bunların söz ile anlaşılması gerekir kitap şeklinde değil.Her yüzyıl bir alim gönderip sözlerini sürekli canlı tutması gerekir.İncil bile kabul eder kitap şeklinde olunmadığını.
Bugün bakıyorum Cihad adı Altında insanlar bir birilerini katletiyor.!!!Adres Allah'ın kitabı.
Şimdi size soruyorum ben Alevimiyim Sunnimiyim Sunnilik gitti geriye ne kaldı bilemiyorum peygamberlere inaniyorum Deistmiyim de bazen düşünüyorum neye inancağımı şaşırdım.
Bu kadar şeyden sonra neden Allah inancını bırakmadığımı söyleyim gerek kendim gerek yakın çevremin başında insan aklının alamayacağı hadisleri gördüm.
Allah insanı cennet ve cehennem için yaratmadı.Sevdi yarattı,Bilinmek istedi.
Müslümanlıktan çıkmış ve hristiyan olan biri aynen şu sözleri söylüyor.
Aah ah ne kıt kafam varmış be.Ölümden korkup dindar olmuşuz Allahtan korkup müslüman olmuşuz,cehennemden korkup susmuşuz şu tanrıyı bir sevememişiz.
Saygılarımla eski bir sunni.
Bir baktım fetih ayetlerine.Kadınları sanki bir mal gibi savaş ganimeti görülüyor kafayi yemiştim.
Birde peygamber efendimize yakıştırılan ayerler var ki yenilir yutulur cinslerden değil.
Bir ayeti kerime aynen şöyle;
Ey Muhammed neden Allah'ın haram kıldığı şeyi yapıyorsun !!!.(özel anlar)
Kadınlarından dilediğini öne dilediğini arkaya alabilirsin.Sadece bu peygamber ait olan bir durum!!! (özel mevzu) v.b bunlar gibi ayetler daha var.
Hele Peygamberimin 9 yaşında Ayşe ile evlenme hikayesi tamamen kanımı dondurdu.
Açıklamasına baktım 9 yaşında fiziki durumu buna el verişliymiş ya bu çocuğun akıl yaşı kaç kabul edilebilir cinsen den değil.
Zariyat 55 ve Zariyat 56 Ayetler bir birinin az çok aynısı sanırım yazan katiplerin kafası dalgalıydı.
Ayrıca Fatiha süresin'de deki unuttulmuş diğer sürelerde unuttulmamış bir çoğunda yok.
İslam ansiklopedisi bile Osman dönemin'deki Kur'an mushaflarının farklı olduğunu kabul ediyor ve anlamsal olarak tahrif edildiğini söylüyor.
Hele o cihad anlayışı nisa süresindeydi sanrım savaş ganimeti olan kadınları görüyordu.
Size soruyorum bizim de anamız bacımız var savaş anında böyle bir duruma düşse bizlerin gözü önün'de bizler ne yapardık !!!.
Bu görüşleri nasıl savunabiliriz.
Bunları okudukça kafam allak bullak oldu dedim Allah'ım ne oluyor bunca zaman okuduğum şeyler'de yanlış var.İnsanın inanç yönünde bu denli bir duruma düşmesi kadar kötü birşey yok.
Daha sonra Kur'an nasıl toplatıldı diye bir araştırayım dedim ne gördüm.Bir baktım ilk orjinal metinler yakılmış yıkılmış himmm dedim bunun mantıklı bir açıklaması olmak zorunda ama verilen cevaplar mantığıma hiç örtüşmedi.Çünki bu zamana kadar Sakalı Şerifler ve diğer Kutsal Emaneter günümüze kadar muhafa edilebilmişken neden ilk orjinaller yok.Neyse bu kısmıda geçiyorum Muaviye ve Yezid gibi(6 yaşın'daki çocuğun bile canına kasteden Allah'a havale ediyorum bunları ve yaptıklarını Peygamber torunlarına neler yaptıklarına bir bakın) sicili bozuk insanların Kur'an-ı Tekrar derlemesi çok büyük şaibeli bir olay neymiş efendim Mushaflar yıprandı kimse anlamıyor yeniden Osman Mushafının orjinalini yazalım yok lehçe.
Mushaflar okunabiliyorsa tam tahrif olmamıştır senin bunları saklaman gerekirdi.
Yine arkasından şunu düşündüm neden Allah Peygamber dünyada iken bunları bir araya getirtmedi bunu düşününce şunu anladım Allah böyle olmasını istememişti. Vahiy sözlerdir bunların söz ile anlaşılması gerekir kitap şeklinde değil.Her yüzyıl bir alim gönderip sözlerini sürekli canlı tutması gerekir.İncil bile kabul eder kitap şeklinde olunmadığını.
Bugün bakıyorum Cihad adı Altında insanlar bir birilerini katletiyor.!!!Adres Allah'ın kitabı.
Şimdi size soruyorum ben Alevimiyim Sunnimiyim Sunnilik gitti geriye ne kaldı bilemiyorum peygamberlere inaniyorum Deistmiyim de bazen düşünüyorum neye inancağımı şaşırdım.
Bu kadar şeyden sonra neden Allah inancını bırakmadığımı söyleyim gerek kendim gerek yakın çevremin başında insan aklının alamayacağı hadisleri gördüm.
Allah insanı cennet ve cehennem için yaratmadı.Sevdi yarattı,Bilinmek istedi.
Müslümanlıktan çıkmış ve hristiyan olan biri aynen şu sözleri söylüyor.
Aah ah ne kıt kafam varmış be.Ölümden korkup dindar olmuşuz Allahtan korkup müslüman olmuşuz,cehennemden korkup susmuşuz şu tanrıyı bir sevememişiz.
Saygılarımla eski bir sunni.
Son Düzenleme: 05/10/2011, 00:49, Düzenleyen: power82.
Kuran Değiştirilmiş midir?
power82 yazdı:Merhaba, ben sunni bir ailede yetiştim vede sunniydim.Ortalama 3 sene aravermeden namaz kılmışımdır.Sonra dedik inancımız iyice artsın açıp bir'de okuyalım ne var.Marem biz cennete girmek için namaz kılıyor oruç tutuyormuşuz Allah için değilmiş !!!.
Bir baktım fetih ayetlerine.Kadınları sanki bir mal gibi savaş ganimeti görülüyor kafayi yemiştim.
Birde peygamber efendimize yakıştırılan ayerler var ki yenilir yutulur cinslerden değil.
Bir ayeti kerime aynen şöyle;
Ey Muhammed neden Allah'ın haram kıldığı şeyi yapıyorsun !!!.(özel anlar)
Kadınlarından dilediğini öne dilediğini arkaya alabilirsin.Sadece bu peygamber ait olan bir durum!!! (özel mevzu) v.b bunlar gibi ayetler daha var.
Hele Peygamberimin 9 yaşında Ayşe ile evlenme hikayesi tamamen kanımı dondurdu.
Açıklamasına baktım 9 yaşında fiziki durumu buna el verişliymiş ya bu çocuğun akıl yaşı kaç kabul edilebilir cinsen den değil.
Zariyat 55 ve Zariyat 56 Ayetler bir birinin az çok aynısı sanırım yazan katiplerin kafası dalgalıydı.
Ayrıca Fatiha süresin'de deki unuttulmuş diğer sürelerde unuttulmamış bir çoğunda yok.
İslam ansiklopedisi bile Osman dönemin'deki Kur'an mushaflarının farklı olduğunu kabul ediyor ve anlamsal olarak tahrif edildiğini söylüyor.
Hele o cihad anlayışı nisa süresindeydi sanrım savaş ganimeti olan kadınları görüyordu.
Size soruyorum bizim de anamız bacımız var savaş anında böyle bir duruma düşse bizlerin gözü önün'de bizler ne yapardık !!!.
Bu görüşleri nasıl savunabiliriz.
Bunları okudukça kafam allak bullak oldu dedim Allah'ım ne oluyor bunca zaman okuduğum şeyler'de yanlış var.İnsanın inanç yönünde bu denli bir duruma düşmesi kadar kötü birşey yok.
Daha sonra Kur'an nasıl toplatıldı diye bir araştırayım dedim ne gördüm.Bir baktım ilk orjinal metinler yakılmış yıkılmış himmm dedim bunun mantıklı bir açıklaması olmak zorunda ama verilen cevaplar mantığıma hiç örtüşmedi.Çünki bu zamana kadar Sakalı Şerifler ve diğer Kutsal Emaneter günümüze kadar muhafa edilebilmişken neden ilk orjinaller yok .Neyse bu kısmıda geçiyorum Muaviye ve Yezid gibi(6 yaşın'daki çocuğun bile canına kasteden Allah'a havale ediyorum bunları ve yaptıklarını Peygamber torunlarına neler yaptıklarına bir bakın) sicili bozuk insanların Kur'an-ı Tekrar derlemesi çok büyük şaibeli bir olay neymiş efendim Mushaflar yıprandı kimse anlamıyor yeniden Osman Mushafının orjinalini yazalım yok lehçe.
Mushaflar okunabiliyorsa tam tahrif olmamıştır senin bunları saklaman gerekirdi.
Yine arkasından şunu düşündüm neden Allah Peygamber dünyada iken bunları bir araya getirtmedi bunu düşününce şunu anladım Allah böyle olmasını istememişti. Vahiy sözlerdir bunların söz ile anlaşılması gerekir kitap şeklinde değil.Her yüzyıl bir alim gönderip sözlerini sürekli canlı tutması gerekir.İncil bile kabul eder kitap şeklinde olunmadığını.
Bugün bakıyorum Cihad adı Altında insanlar bir birilerini katletiyor.!!!Adres Allah'ın kitabı.
Şimdi size soruyorum ben Alevimiyim Sunnimiyim Sunnilik gitti geriye ne kaldı bilemiyorum peygamberlere inaniyorum Deistmiyim de bazen düşünüyorum neye inancağımı şaşırdım.
Bu kadar şeyden sonra neden Allah inancını bırakmadığımı söyleyim gerek kendim gerek yakın çevremin başında insan aklının alamayacağı hadisleri gördüm.
Allah insanı cennet ve cehennem için yaratmadı.Sevdi yarattı,Bilinmek istedi.
Müslümanlıktan çıkmış ve hristiyan olan biri aynen şu sözleri söylüyor.
Aah ah ne kıt kafam varmış be.Ölümden korkup dindar olmuşuz Allahtan korkup müslüman olmuşuz,cehennemden korkup susmuşuz şu tanrıyı bir sevememişiz.
Saygılarımla eski bir sunni.
Hay ağzınıza ,kaleminize sağlık.biz bunları insanlara anlatmaya çalışıyoruz ama bizi anlamayıp haşa birde kafir ilan ediyorlar.
Bizlerde Allah'a olan ibadetlerimizi cennet için yapmıyoruz,O'nun yüce varlığı ve kulluk borcumuz olduğu için yapıyoruz.Nasıl ki Allah'tan dünyalık herşeyi istiyebiliyorsak,Allah da kimsenin dinine,mezhebine bakmadan bunları bize nasip ediyorsa biz de O'na ibadetimizi en güzel şekilde yapmalıyız.
Kadınları erkeklerle eşit yaratmıştır yaradan fakat insanoğlu bunu kendi çıkarı için değiştirip,insanlığın gücü olan kadını 2. ci sınıf vatandaş konumuna getirmiş,adeta köle ve şeytan sıfatında lanse etmiştir.
Biz de diyoruz Yüce Peygamber nasıl olurda 9 yaşındaki kız çocuğuyla haşa haşa evlenir ama bunu insanlar anlamıyor.
Yüce Peygamberimiz Muhammed Mustafa bir kez evlenmiştir(nişan) O da amcası Yusuf Peygamberin kızı ADİLA Ana'dır.Bunları bizlere bildiren de Pir Zöhre Ana'dır.
Belki bu bilgi de size ters gelebilir ama gerçekler böyledir.
Çünkü yüce Peygamber haşa nefsi için Peygamber olmamıştır.Bugün bu şekilde evlenenlere bile ne gözle bakıldığını biliyorsunuz haşa ki bu Peygamberimiz olsun.
Kur'an meselesine gelince,gerçek Kur'an ,uğrunda şehit olan HZ. Üseyin ile birlikte kaybolmuştur.Hz. Üseyin'i şehit eden Muaviye ,Ehlibeyt'e yaptığı zulümleri unutturmak için tarihte adını Ömer olarak değiştirmiştir ve Kur'an Hz. Üseyinle kaybolduğu için insanları kendine inandırmak adına ,insanlara Ehlibeyt'ten duyduklarını kendisine getirmesini ister ve bunu para ve altın karşılığında yaparak,yeni bir kitap oluşturur.İnsanlar da kimi kendi yazar,kimi hatırladıklarını getirir böylece şimdiki okunan Kur'an meydana gelir.
Kur'ana bakrsanız içinde Ehlibeyt yani Peygamberin ailesinden hiç bahsetmez mümkünmüdür bu.
Hatta oruç diye tutulan Ramazan bile geçmez.
Biz Allah'ı yaşadığımız ibadetler şeklinde seviyoruz ve öyle tapıyoruz.
Allah yücedir haşa Allah'ı inkar gelmemek gerekir,dünya fanidir gerçek mekanlar ahiret dediğimiz yerdedir.
Bizler Allah'ı cennet gitmek için sevmiyoruz,biz ,bizi yaratanı seviyoruz.
bizim dinimiz en güzel dindir zira Peygamberimiz zamanındaki adı "insanlık yoludur", Peygamberimiz yücedir,Allah'ın aslanı olan ,İsmini Peygamberimizin verdiği Mertlerin Şah'ı yani Şahımerdan ALİ,Ehlibeyt ve 12 İmamlar yol göstericilerimizdir.Onların yolundan gidip elimize -belimize-dilimize sahip olmak kadar şerefli birşey daha yoktur dünyada.
Sevilmeye layık tek şey bu dünya'da ALLAH'tır.
Aşağıdaki sözler,PİR ZÖHRE ANA'ya ait olan sözlerdir yani HAK sözleridir.HAK sözleri ummanda HAK tarafından aktarılır.
Kör Tanrıya nasıl bakarsa,Allah da kula öyle bakar.
Kalplerde iman bitip güman dolarsa,Allah'ın ışığı da söner
Yar aşkına yanarsan kuru ot gibi kül olur gidersin,HAK aşkına yandımı mutlaka mükafatını alırsın,sen çağırsanda çağırmasanda yanında olur.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
ÂÇalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.Â
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)
Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir
Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Konuyu Okuyanlar: 3 Ziyaretçi