Küçük tebessüm
Kendimce yazı yazayım hem atıfta bulunayım hiç olmazsa insanları biraz tebessüm ettireyim diye düşündüm,
Bektaşi menkibeleri vardır insanları düşündürür ama bir o kadar insanlara tebessüm ettirir. Hayatın ve yaşamın sıkıntıları içerisinde bu tür yazılarda olmalı. İnsanlar bir takım yazıları okurlarken onların yanında birazda rahatlamalıdır.
Adamın biri, sohbetlerinde gündelik yaşamdaki olumsuzluklardan örnekler vererek: [COLOR=#061467]
-Böyle giderse kıyamet kopacak, dünyanın altı üstüne gelecek diyerek hiç durmadan çevresindeki insanları karamsarlığa itiyormuş. Bu konuşmalardan birisini duyan Bektaşi dayanamayıp cevap vermiş: [COLOR=#061467]
-Gelsin imanım demiş, şu dünyanın haline bak, belki altı üstünden iyidir.
[COLOR=#061467]
Zaten İşimiz ve yaşadığımız hayat bizleri yeterince yıpratıyor,
Bektaşi bulgurunu kaynatıp, kuruması için sermiş, bir yandan karıştırırken bir yandan da dua edermiş: [COLOR=#061467]
-Allah'ım bulgurlarım kurumadan yağmur yağdırma! [COLOR=#061467]
Bulgurlar tam kurumaya yüz tutmuşken yağan yağmur, Bektaşi’nin bulgur sergisini su içinde koymuş. Bu zor durumunun üzerinden bir hafta geçmeden, ineğini de ahırda ölü bulan Bektaşi, üst üste gelen kötü olayları kabullenmekte zorlanmış.
Ramazan ayının geldiğini fırsat bilen Bektaşi oruç tutmaya niyet etmiş ve Ramazanın ilk günü, iftara beş dakika kala sigarasını yakmış. Sigarasından içine çektiği dumanı büyük bir keyifle gökyüzüne üfleyerek: [COLOR=#061467]
-Nasıl, illet oluyorsun şimdi bana değil mi? Diyerek kendi kendine söylenmeye devam etmiş: [COLOR=#061467]
-Ölen ineği de kurbana saymazsam şerefsizim!
Tabii ki bu espirisi mutlak doğrular yerini bulacaktır. [COLOR=#061467]
Gülelim yaşamız zorluklarına ve bize yapılan bu kadar kötülüklere inat bıkmadan ve usanmadan, bizler Bektaşi babalarının yaptığı gibi insanları acı acı güldürerek yapalım yapacaklarımızı, Geri bağnaz Düşünenler gibi yok ederek değil güldürerek düşündürelim.
Sofunun birisi Bektaşi’yi denemek ister.
-Baba Erenler, sizler için kerametli diyorlar. İsterse Ağacı bile ayağının yanına getirir diyorlar. Bize de gösterinde bizde görelim, der.
Baba Erenler, kendisi ile alay edilmek istendiğini fark ederek, Sofuya bir ders vermek gerektiği düşünür ve ağacı çağırmaya karar verir:
-Ağaç gel der, fakat ağaçta hareket yok.
-Ağaç gel der, fakat yine gelmez.
[COLOR=#061467]
-Ağaç gel der, üçüncü çağırışında da ağaçta hareket yoktur. Bunun üzerine, Bektaşi ağacın yanına gider ve derki:
-Eğer ağaç bize gelmezse biz ağaca gideriz.
Her zaman İyiliğin dostluğun yanında olalım o bize gelmese bile biz ona giderek
Sevgiyle ve dosca kalın
AliEkber
Küçük tebessüm
Konu Sahibi / Yazar
Zekai
Kategori / Forum
Ehli Kamil Grup
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
3280
Küçük tebessüm
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi