You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Krallığın gelmesine ‘HAYIR’ diyoruz

Krallığın gelmesine ‘HAYIR’ diyoruz

Posting Freak
Krallığın gelmesine ‘HAYIR’ diyoruz
Yüksek Yargı organlarının yapısını ve üye seçim yöntemini değiştirecek olan anayasa değişikliğiyle yargı da tamamen hükümetin eline geçecek” diyen Prof. Dr. Baş, bunun krallıktan farklı bir şey olmadığını söyledi

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş il il tüm Türkiye’yi dolaşarak 12 eylül’deki Anayasa referandumunda neden ‘hayır’ oyu vereceklerini anlatmaya devam ediyor. Bu kapsamda Bursa’da bir programa katılan Prof. Dr. Haydar Baş, “Şu anda topraklarımızın yüzde 20’si elimizden çıktı. Topraklarımız daha fazla satılsın, bu oran yüzde 30, yüzde 40’a çıksın istiyor muyuz? Hayır, istemiyoruz. O halde 12 eylülde anayasa referandumunda ‘hayır’ diyeceğiz” şeklinde konuştu.

Madenlerimizin satılmasına ‘HAYIR’ diyoruz

Yer altı kaynaklarımızın 350 tane yabancı şirketin eline geçtiğini dile getiren BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş salondaki vatandaşlara şu soruyu sordu: “Yer altı kaynaklarımızız 350 tane yabancı firmaya terk edildi. Bunların 10 tanesinin bir yılda kazancı 100 milyar dolar. Şimdi biz yer altı kaynaklarımız elimizden çıksın. Türk milleti avucunu yalasın diyor muyuz?” Vatandaşlar bu soruya ‘hayır’ diyerek cevap verdi. Bunun üzerine BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Baş, “Eğer bu soruya ‘hayır’ diyorsak Anayasa referandumunda da ‘hayır’ diyeceğiz” dedi.

Borçların katlanmasına ‘HAYIR’ diyoruz

Türkiye’nin borçlarının bu hükümet döneminde katlanarak sürekli arttığını söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş vatandaşlara, “Bu iktidar geldiği zaman bizim iç ve dış borcumuz 220 milyar dolardı. Şu anda iç ve dış borcumuz 680 milyar dolara yükseldi. Bu borçların artsın diyor musunuz?” diye sordu. Salonu hınca hınç dolduran vatandaşlar hep bir ağızdan ‘hayır’ dediler. Bu cevap üzerine Prof. Dr. Baş, “O zaman Anayasa referandumunda da hayır’ diyeceğiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin bölünmesine ‘HAYIR’ diyoruz

Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin Türkiye’yi bölünme noktasına getirdiğini işaret ettiği konuşmasında orada bulunan vatandaşlara şu soruyu yöneltti: “AB’ye gireceğiz bahanesiyle Türkiye maalesef bölünmenin eşiğine getirildi. Şimdi biz Avrupa Birliği’ne girerek Türkiye bölünsün, birlik ve beraberliği yok olsun istiyor muyuz?” Vatandaşlar yine ‘hayır’ cevabını verdiler. Prof. Dr. Baş, “o halde referandumda ‘hayır’ diyeceğiz” dedi.

İşsizliğin artmasına ‘HAYIR’ diyoruz

Türkiye’de işsizliğin siyasiler tarafından çözümsüz bırakıldığını hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş şunları söyledi: “Üniversitelerden mezun olan evlatlarımız kendilerine iş bulamıyor. Siyasiler, ‘biz onlara iş bulmaya mecbur değiliz’ diyorlar. Peki, kardeşim senin vazifen nedir? Global sermaye sahiplerine Türkiye’de iş imkânı, maden imkânı sağlamak mı senin görevin, yoksa yetişen üniversiteliye iş imkânı sağlamak mı? Onun için bu Anayasa referandumunda ‘hayır’ diyoruz.”

Adaletin bağlanmasına ‘HAYIR’ diyoruz

Yüksek Yargı organlarının yapısını ve üye seçim yöntemini değiştirecek olan anayasa değişikliğiyle yargı da tamamen hükümetin eline geçecek diyen Prof. Dr. Haydar Baş, bunun krallıktan farklı bir şey olmadığını dile getirdi. BTP Genel Başkanı şöyle konuştu: “Adaletin eli kolu bağlandı. Daha da bağlanmak isteniyor. Kuvvetler ayrılığı prensibi kalkıyor, bu anayasayla beraber kuvvetler birliğine doğru bir gidişat var. Buna siz ihtilal deyin, buna siz diktatörlük deyin, buna siz krallık, saltanat deyin. Ne derseniz odur. Kuvvetler birliği, yasama–yürütme–yargının tek elden yürümesidir. Bu saltanattan da öte bir şeydir. Saltanat döneminde padişahın astığı astık, kestiği kestik değildir. Ama şimdi bunlar öyle bir yargı sistemi ortaya koydular ki, yasama, yürütme ve yargı bunların elinde olacak. Yeminle konuşuyorum bunların istemediği istikamette bir cümle söyleyenin hali feci olur. Binaenaleyh bu gidişata bir dur dememiz lazım. Kuvvetler ayrılığı prensibini hayata geçirmediğimiz müddetçe, yani yasama, yürütme ve yargı erkleri tamamen bağımsız çalışmadığı müddetçe Türkiye’de demokrasinin hayata geçmesi asla mümkün değildir. Bunun için ‘hayır’ diyeceğiz.”
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.