Cumhuriyet
02 Mayıs 2009
Karakter...
Nedir karakter?
Çoğu kez ‘kişilik’ ve ‘kimlik’le karıştırılır ama ‘karakter’ ikisinden de farklıdır.
‘Karakter’, yaşanan olayların içinde kişinin kendine özgü davranışlarıdır.
‘Sağlam karakter’, güvenilir, ne yapacağı, ne yapmayacağı bilinen tutum ve davranışlarla ölçülür.
Güç bir durumda dayanıklı olanlar ‘sağlam karakterli’dir.
Kendini kurtarmak için başkasını ateşe atmayan kişi ‘doğru karakterli’dir.
Sırasında yaptığı yanlışı kabul eden ve düzeltmeye çalışan ‘adil karakterli’dir.
Bilerek kendi çıkarı için arkadaşını satan kişi ‘kötü karakterli’dir.
Ne yapacağı kestirilemeyen kişi ‘karaktersiz’dir.
Karakter, bir insanın doğru yaşam pusulasıdır.
Onun için de, karakter bir insan için kariyerden de, unvandan da, yetkiden de çok daha önemlidir.
Hele de karakteri bozan her şey insanın da insanlığın da çöküşüdür.
Haksız kazançlar.
Yalanla elde edilen çıkarlar.
Başkasının sırtına basarak yükselmeler.
Entrikayla elde edilen kariyerler.
Dalavereye dayalı etiketler.
Bunların hepsi ‘karakter bozucular’dır.
Ne yazık ki bütün bu ‘karakter bozucu’ tutumlar günümüzün çıkarları her şeyin önünde tutan dünyasında rağbet görüyor.
Oysa bilmeliyiz ki, karakterin feda edilerek elde edildiği her şey insanın yok oluşudur.
Eğer karakteri yoksa insanın insanlığı da yoktur.
Geride kalan bir silüettir.
İnsan görünümünde çizgiler.
Yalanlarla elde edilenler gene yalanlarla giderler.
Bu salt bir ahlak kuralı değildir, bir gerçektir.
Çünkü elde ettiklerini böyle elde edenler kendilerinin ne olduğunu bilirler.
Özsaygıları yoktur, çünkü kazanmamışlardır.
Özdeğerleri yoktur, çünkü elde etmemişlerdir.
Özgüven gibi görünen şey, balon gibi sönmeye mahkûm bir küstahlıktır.
Her şeyden, her şeyden önce ‘karakter eğitimi’ yapmalıyız.
Hem de bir an önce başlayarak...
Erdal Atabek
Karakter...
Karakter...
Karakter...
Dogan yazdı:Cumhuriyet
02 Mayıs 2009
Karakter...
Nedir karakter?
Çoğu kez ‘kişilik’ ve ‘kimlik’le karıştırılır ama ‘karakter’ ikisinden de farklıdır.
‘Karakter’, yaşanan olayların içinde kişinin kendine özgü davranışlarıdır.
‘Sağlam karakter’, güvenilir, ne yapacağı, ne yapmayacağı bilinen tutum ve davranışlarla ölçülür.
Güç bir durumda dayanıklı olanlar ‘sağlam karakterli’dir.
Kendini kurtarmak için başkasını ateşe atmayan kişi ‘doğru karakterli’dir.
Sırasında yaptığı yanlışı kabul eden ve düzeltmeye çalışan ‘adil karakterli’dir.
Bilerek kendi çıkarı için arkadaşını satan kişi ‘kötü karakterli’dir.
Ne yapacağı kestirilemeyen kişi ‘karaktersiz’dir.
Karakter, bir insanın doğru yaşam pusulasıdır.
Onun için de, karakter bir insan için kariyerden de, unvandan da, yetkiden de çok daha önemlidir.
Hele de karakteri bozan her şey insanın da insanlığın da çöküşüdür.
Haksız kazançlar.
Yalanla elde edilen çıkarlar.
Başkasının sırtına basarak yükselmeler.
Entrikayla elde edilen kariyerler.
Dalavereye dayalı etiketler.
Bunların hepsi ‘karakter bozucular’dır.
Ne yazık ki bütün bu ‘karakter bozucu’ tutumlar günümüzün çıkarları her şeyin önünde tutan dünyasında rağbet görüyor.
Oysa bilmeliyiz ki, karakterin feda edilerek elde edildiği her şey insanın yok oluşudur.
Eğer karakteri yoksa insanın insanlığı da yoktur.
Geride kalan bir silüettir.
İnsan görünümünde çizgiler.
Yalanlarla elde edilenler gene yalanlarla giderler.
Bu salt bir ahlak kuralı değildir, bir gerçektir.
Çünkü elde ettiklerini böyle elde edenler kendilerinin ne olduğunu bilirler.
Özsaygıları yoktur, çünkü kazanmamışlardır.
Özdeğerleri yoktur, çünkü elde etmemişlerdir.
Özgüven gibi görünen şey, balon gibi sönmeye mahkûm bir küstahlıktır.
Her şeyden, her şeyden önce ‘karakter eğitimi’ yapmalıyız.
Hem de bir an önce başlayarak...
Erdal Atabek
Onun için de, karakter bir insan için kariyerden de, unvandan da, yetkiden de çok daha önemlidir.
son nokta budur.........
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi