You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

’Kara Fatma’ lakaplı Fatma Seher Erden

’Kara Fatma’ lakaplı Fatma Seher Erden

Administrator
“Kara Fatma” lakaplı Fatma Seher Erden
[FONT=helvetica] Kurtuluş Savaşı'nın en önemli kadın kahramanlarından, sembol isimlerinden ’Kara Fatma’ lakaplı Fatma Seher Erden.

[Resim: kara-fatma-ana-za.jpg]
Cezalı Üye
“Kara Fatma” lakaplı Fatma Seher Erden
Ellerinize sağlık.
Member
“Kara Fatma” lakaplı Fatma Seher Erden
Paylaşım için teşekkür ederim.
Administrator
“Kara Fatma” lakaplı Fatma Seher Erden
Kara Fatma'dan Mustafa Kemal Atatürk'e:

"Kadın isem de Türk değil miyim?
Bütün millet vatanın kurtarılmasını bekliyor, işte bende kadın halimle geldim. İş göster, emret yapayım!"


(Kara Fatma, Bektaş, s.169)
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
“Kara Fatma” lakaplı Fatma Seher Erden
Kara Fatma'nın Hayatı ve Milli Mücadele'ye Katkıları


1. Hayatının kısa özeti

[Resim: 6.jpg]

Türk toplumunun tarih sahnesinde yeniden var olma ve bağımsızlık elde etme amacıyla giriştiği Milli Mücadele’nin kadın kahramanlarından ve sembol isimlerinden Kara Fatma’nın esas adı Fatma Seher Hanım’dır. Erzurumlu Yusuf Ağa’nın kızı olan Fatma Seher, aynı zamanda asker olan bir eşe sahipti. Her ne kadar Milli Mücadele döneminin bir sembolü olsa da bu mücadele öncesinde de memleketi için her türlü zorluğu göze alıp siperlerde silah tutmaktan geri durmadı. 93 Harbi sırasında Rus ordularının Erzurum’u işgal etmesi üzerine Aziziye Tabyası’ndaki binlerce cengâverle birlikte savaşa tutuştu. Vatan müdafaası onun için bir tutku haline dönüşmüştü. Kara Fatma; Balkan Savaşı’na Edirne’de görev yapan kocası Subay Derviş Bey ile katıldı, Mondros Mütarekesi’nden sonra ise kardeşleri Ermeniler tarafından şehit edilen kadınları toplayarak, Ermenilere karşı savaştı. Gazi Mustafa Kemal’in emriyle kadınlardan kurduğu bir ekiple Bursa ve İzmit’i işgalden kurtarmaya çalıştı. Ünü sınırları aşan Kara Fatma, Sakarya ve Başkumandanlık Muharebeleri’ne de katıldı ve üsteğmenlik rütbesine kadar yükseldi. İstiklal Madalyası’na layık görülen Kara Fatma, 1955 yılında savaşırken bedel ödediği Erzurum’da vefat etti.


2. Kara Fatma adı Mustafa Kemal tarafından verildi

[Resim: 7.jpg]

Fatma Seher Hanım’ın giriştiği kahramanlık mücadelesi kulakta kulağa yayılarak Mustafa Kemal Atatürk’e kadar ulaştı. Sivas’ta Milli Mücadele’nin yapı taşlarını döşemek için emek harcayan Mustafa Kemal, onun Sivas’ta olduğunu öğrenmesi üzerine yanına gitti. Karşılaştıklarında ise ona; adını, silah kullanmayı ve ata binip binmeyi bilip bilmediğini sordu. Karşılığında aldığı cevaplar Atatürk’ü mutlu etti ve Fatma Seher’e ’Bütün kadınlar senin gibi olsaydı Kara Fatma’ demiş, bu hitaptan sonra Fatma Seher’in adı Kara Fatma olarak kalmıştır.


3. Askeri kıtasını bizzat kendi oluşturdu

[Resim: 8.jpg]

Fatma Seher Hanım, yeri geldi askere gıda desteği sağladı, yeri geldi, yaralı askerleri sırtında taşıdı ve yeri geldiğinde eline silahını aldı ve kurduğu birlikle birlikte göğüs göğüse çarpıştı. Hem hayat yoldaşı hem de siper arkadaşı olan kocası Binbaşı Derviş Bey’in ölümü onu her ne kadar sarssa da onun orduda bıraktığı yeri doldurma düşüncesini aklına koyarak savaşa bizzat iştirak etti ve kendi kıtasını kendi oluşturdu. Yine İzmit bölgesinin kurtarılması adına kadınlardan oluşturduğu birlikle durmaksızın mücadele etti.


4. Canını ortaya koydu, yakalandı, dayak yedi, yaralandı ancak hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmedi

[Resim: 9.jpg]

Harp hayatı boyunca en çok yararlılık gösterdiği bölgelerden biri olan İzmit-Bursa ekseninde İzmit’teki Davulcular Ormanına gizlenen 150 kişilik bir milis gücünün başına geçen Kara Fatma, işgal edilen İzmit’teki cephanelerin Anadolu’ya kaçırılmasında çok önemli roller üstlendi. Bu faaliyetler sırasında yakalanan, hapis yatan, dayak yiyen ancak tüm bunlara rağmen bir yolunu bulup kaçan Kara Fatma, tüm yaşadığı olumsuzluklara rağmen savaşma kararlılığı hiç azalmadı. İznik Cephesi’nde göğsünün sağ tarafına bir mermi saplansa da kanlar içinde çarpışmaya devam eden Kara Fatma vatanını canını siper edercesine savaştı.


5. Kendi hayatıyla birlikte çocuklarının hayatını da vatana sunan bir anne

[Resim: 10.jpg]

Tabiatta var olan belki de bütün canlıların doğal dürtüsü olan yavrularını koruma arzusu, şüphe yok ki bir anne olan Kara Fatma için de geçerliydi. Ancak onun vatanı müdafaa arzusu içsel birçok dürtüsünü bastırmak zorunda bıraktı. Bir asker eşi olan Fatma, oğlunu da asker olarak yetiştirdi ve onunla birlikte savaşta saf tuttu. Bu uğurda giriştiği bir çarpışmada yanında bulunan dokuz yazındaki kızının eli parçalandı.


6. Yerel çarpışmaların yanı sıra büyük savaşlarda da yer aldı

[Resim: 11.jpg]

Şüphesiz ki Fatma Seher Hanım’ın giriştiği mücadele alanının büyük bir bölümü yereldedir ve bu nedenlerle de hafızalara sadece yerelde mücadele eden bir kahraman olarak yerleşmiştir. Ancak Fatma Hanım, Türk ulusunun bağımsızlık kararlılığını belirleyen oldukça büyük savaşlarda da bizatihi yer aldı. I. ve II. İnönü Muharebeleri’nden Dumlupınar Savaşı’na ve Sakarya Savaşı’na kadar katıldı. Müfrezesindeki pek çok asker şehit olduğu gibi kendisi de yaralandı. Sıhhatine kavuşmasının ardından ise Düzce çevresinde asker kaçaklarını vatan görevine çağırmak için faaliyetlerde bulundu.


7. Kendisine bağlanan üsteğmenlik maaşını Kızılay’a bağışladı

[Resim: 12.jpg]

Kara Fatma’nın giriştiği mücadeleden tek beklentisinin yurdunun bağımsızlığı olduğu kesindi. Bu uğurda ne can ne de mal onun için önemli değildi. Zaferden sonra terhis edilen Kara Fatma’ya gösterdiği üstün yararlılıkların nedeniyle üsteğmenlik maaşı bağlandı. Ancak o, yokluk içinde yaşamasına rağmen maaşını Kızılay’a bağışladı. Bu durumu ise şu sözlerle ifade etti:
"Vatanımın büyük kurtarıcısı Ebedi Şef'in layık olmadığım büyük iltifatı beni son derecede sevindirmişti. Esasen bütün emel ve arzumla yapmış olduğum hizmetten hiç bir menfaat beklemiyordum. Bu itibarla, taltif edilmiş olduğum rütbenin mukabilinde verilecek maaşımı Kızılay'a terk etmekle son vazifemi yaptım."

Kaynakça
Gülay Sarıçoban, Milli Mücadele’de Türk Kadını, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı.4, 2017
Cemile Şahin, Mustafa Şahin, Osmanlı Son Dönemi İle Milli Mücadele Yıllarında Türk Kadınının Sosyal, Siyasi ve Askeri Faaliyetleri, NEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, sayı.2, 2013
Beyza Bilgin, Atatürk ve Türk Kadını, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt.31, sayı.1, 1990
Arş. Görevlisi Dönü Çağlar, Milli Mücadele’de Kahraman Türk Kadınları, Türkiye Tohumcular Birliği Derneği, 2015
Beyza Bilgin, Atatürk ve Türk Kadını, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt.31, sayı.1, 1990

beyaztarih.com ]


ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.