You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kafkaslar’daki Kriz Türkiye’nin AB İçin Önemini Ortaya Çıkaracak

Kafkaslar’daki Kriz Türkiye’nin AB İçin Önemini Ortaya Çıkaracak

Senior Member
Kafkaslar’daki Kriz Türkiye’nin AB İçin Önemini Ortaya Çıkaracak
Kafkaslar’da yaşanan kriz AB’nin zayıflıklarını ve iç sorunlarını bir kez daha ortaya çıkardı. AB’nin ortak dış politika konusunda uyum sorunu yaşadığı, ancak yine de konuyla ilgili yapılan olağanüstü zirve sonrasında ortak bir karara vararak bir sonuç bildirisi çıkarmayı başardığı görüldü. Polonya’nın başını çektiği Baltık ve bazı Doğu Avrupa ülkeleri ile İngiltere ve İsveç, Rusya’ya daha sert ve resmi yaptırımların uygulanmasını savunurlarken, Fransa ve Almanya liderliğindeki İtalya, Avusturya, İspanya, Bulgaristan, Finlandiya, Slovenya, Yunanistan ve Kıbrıs’ın Rum kesiminden oluşan diğer grup, Rusya’ya daha ılımlı karşılık vermekten yanalar. Nitekim NATO’nun Bükreş Zirvesi’nde Fransa ve Almanya, Rusya’yı kızdırmamak için Gürcistan ile Ukrayna’nın NATO’ya üyelik sürecine adım atmasına onay vermemişlerdi.
Yapılan olağanüstü zirveden Gürcistan’a insani yardım kararı ile Rusya’ya kınama mesajı çıktı. Gürcistan topraklarındaki askerlerinin tamamını çekene kadar, Rusya ile AB arasındaki ortaklık görüşmelerinin askıya alınmasına karar verildi. 15 Ekim tarihine kadar askerlerini çekmemesi durumunda Rusya’ya yönelik yeni tedbirlerin alınacağı ileri sürüldü. AB, 1994 yılında da, Rusya’nın Çeçenistan’a yönelik müdahalesinden sonra Ortaklık ve İşbirliği Anlaşması’nın onaylanma sürecini durdurarak müeyyide uygulamıştı. Söz konusu belge 1997 yılında yürürlüğe girmişti.
AB’nin Rusya’ya bağımlılığının endişe verici boyutlarda olduğu açıkça görülüyor. Her ne kadar AB bu durumun farkında olarak enerji güvenliği ve çeşitlendirilmesi konusunu sürekli gündemde tutmaya çalışsa da, hâlâ alternatif bulabilmiş değil. AB, enerji alımını çeşitlendirmeyi planlarken Rusya Başbakanı Vladimir Putin, Rusya’nın AB’ye satılan petrol ve gazda herhangi bir sınırlandırmaya gitmesinin söz konusu olmadığını, yapılan anlaşmalara sadık kalacaklarını ifade ediyor; sadece enerji ihracatında pazarını genişletme ve çeşitlendirme çalışmalarının olduğunu belirtiyor.
AB’nin, özellikle bazı üyelerinin, Rusya’nın çok daha sert yaptırımları hak ettiğine inanmasına rağmen, bu yönde herhangi bir adım atmaya cesaret edemediği görülüyor. Öte yandan Rusya’nın söz konusu tedbirlerden veya tehditlerden etkilenmediği de ortada. AB’nin Rusya’ya karşı elinde herhangi bir kozu ya da sopası bulunmuyor. Nitekim Rusya’nın AB Büyükelçisi, AB ile ortaklık anlaşması görüşmelerinin durdurulması konusunda Rusya’nın zaten buna ihtiyacının olmadığını, AB’nin bundan çok daha fazla etkileneceğini söyleyerek cevap veriyor. Büyükelçi, Rusya’nın AB’nin Gürcistan’daki etkinliklerini, mevcut gerginliği tırmandırmaması için yakından izleyeceklerini de belirtiyor. AB’nin Rusya’yı herhangi bir yerden atacak pozisyonda olmadığı hatırlatmasını yapan büyükelçiye göre AB’nin Rusya’yı izole etmeye yönelik tedbirleri dar görüşlü ve gerçekçilikten uzak kalıyor.
Bir başka önemli sonuç Türkiye’nin öneminin Avrupa tarafından daha fazla fark edilmesi oldu. Avrupa basınında çıkan yazılar enerji konusunda Türkiye’yi ön plana çıkarmaya yönelik. Türkiye’nin Hazar ve Orta Doğu enerji kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasında önemli ve daha da önemlisi güvenli bir rota olduğu ortada. Bugün Türkiye, Rusya’ya en iyi alternatif. Bu durumda AB karşısında enerji kartını kullanması gerekir. AB’ye “diğer üyelerle eşit bir şekilde tam üyelik” karşılığında enerji transferinde rol üstlenebilir.
Türkiye, sadece enerji güzergâhı açısından değil, jeopolitik konumu, Gürcistan üzerindeki etkisi, Boğazlara sahip olması, keskin bir şekilde taraf olmaması nedeniyle daha ılımlı bir yaklaşım içinde bulunması ve dolayısıyla arabuluculuk rolünün daha fazla dikkate alınabilecek olması gibi nedenlerle de giderek Avrupa’nın gözünde önem kazanacak gibi görünüyor. Bu noktada, Türkiye’nin AB hedefinden sapmadan dış politikasının çok taraflı niteliğini daha da güçlendirmesi, AB üyelik süreci devam etse de, AB dışında kalsa da büyük oranda yararına olacaktır.

SECTOR 2023


“Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.