You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kadın Sağlığı + Jinekoloji

Kadın Sağlığı + Jinekoloji

Posting Freak
Kadın Sağlığı + Jinekoloji
Gebelikte kasık ağrısı

Bu büyük ihtimalle, rahmi destekleyen kas ve bağların gerilmesine bağlıdır; neredeyse bütün gebeler bunu hissetmiştir. Bu ağrılar kramp tarzında veya keskin, bıçak saplanır gibi olabilir ve genellikle öksürürken, sandalyeden, yataktan kalkarken çok daha belirgin hale gelir. Bular kısa sureli veya saatlerce süren uzun süreli ağrılar olabilir. Ağrılar kalıcı olmayıp, ara sıra meydana geldiği beraberinde ateş, titreme, kanama, artmış vajinal akıntı olmadığı sürece çok önemli değildir. Ayaklarınızı kaldırmanız ve rahat bir pozisyonda dinlenmeniz rahatlamanızı sağlayabilir. Kuşkusuz bir dahaki kontrolünüzde, hekiminize ağrılarınızdan bahsetmelisiniz.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Kadın Sağlığı + Jinekoloji
Gebelikte kazalar

Gebeliğinin son 3 ayındaki bir kadın yeryüzündeki en zarif yaratık sayılmaz. Dengesizlik (denge merkezi öne kaydığı için) ve eklemlerindeki gevşeme sakarlığını arttırır ve ufak tefek, özellikle de karın üstü düşmelere yatkın hale gelir. Kolayca yorulması, gündüz düşlerine dalması ve zihninin sürekli meşgul olması ve karnından ayaklarını görmekte zorlanması da cabasıdır.

Buna karşın, düşmeler (özellikle benliğinizde) birçok yara ve bereye neden olmalarına karşın annenin sakarlığı sonucunda bebeğin zarar görmesi olasılığı son derece düşüktür. Bebeğiniz darbeye karşı dünyanın en gelişmiş sistemiyle korunmaktadır. Amniyon sıvısı, sağlam zarlar, elastik ve kaslı rahim ile kaslar ve kemiklerle güçlendirilmiş sağlam bir karın boşluğu ile korunur. Bunların aşılıp bebeğinize zarar gelebilmesi için çok ciddi yaralanmanız gerekir, olasılıkla sizi hastaneye yatıracak cinsten bir yaralanma olmalıdır bu.

Büyük olasılıkla bir zarar gelmemiş olmasına karşın, hekiminize düştüğünüzü söylemenizde yarar var. Sizi muayene edip bebeğin kalp seslerini dinlemek isteyebilir, büyük oranda sizi rahatlatmak için yapar bunu.

Nadir durumlarda bir kaza sonucu gebeliğe zarar geldiğinde bu olasılıkla plasentanın rahim duvarından kısmen yada tamamen ayrılmasıyla sonlanır. Bu, hekimin hızla harekete geçmesini gerektiren bir durumdur. Vajinal kanama, amniyon sıvısı sızıntısı, karında hassasiyet veya rahimde kasılmalar oluyorsa ya da bebeğiniz olağandışı biçimde hareketsizse hemen doktorunuza başvurun. Eğer doktorunuza ulaşamıyorsanız, hemen birisinin sizi hastaneye götürmesini isteyin.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Kadın Sağlığı + Jinekoloji
Gebelikte plasentanın önde olması plasenta previa

Plasenta bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen transferini sağlayan gebeliğin devamı açısından hayati bir organdır. Plasentanın bebeğin doğum yolu üzerine yerleşmesine plasenta previa denir.

Gebeliğin henüz başında gebelik ürününü oluşturan hücre topluluğundan plasentayı oluşturmak üzere bir yapı ayrışır ve bu yapı anne rahminin iç yüzeyine yerleşir. Bu yerleşim rast geledir. Gebeliğin ilk 3 ayında plasenta rahim çıkışına (serviks uteri) doğru yerleşmiş olsa da gebelik ve dolayısı ile rahim büyüdükçe plasenta serviksi kapatmayacak şekilde yukarı çekilir. Ancak bazı gebeliklerde plasenta serviksi kapatmaya devam eder ve bu durumda plasenta previa tanısı konur. Meydana geldiğinde özellikle ciddi kanamalarla gebeliği komplike hale getirir ve çoğunlukla gebelik erken sonlandırılmak zorunda kalınır.

Risk faktörleri nelerdir?
Annenin 35 yaş üzerinde olması
Daha önce çok sayıda düşük veya küretaj geçirmiş olmak
Çoğul gebelik olması
Daha önce rahim ameliyatı geçirmiş olmak
Daha önceden plasenta previalı gebelik geçirmek
Plasenta previa da yakınmalar nelerdir?

İlk bulgusu lekelenme tarzında açık kırmızı vaginal kanamadır. Bu kanama şiddetli de olabilir. Kanama sırasında rahimde kasılma olmaması ve hastanın ağrı hissetmemesi plasenta previa için karakteristik bulgulardır. Ancak bazen beraberinde doğum sancısı şeklinde ağrılar görülür.

Tanı nasıl konur?

Ultrason, plasenta da dahil olmak üzere rahim içi yapıların incelenmesinde önemlidir. Ultrason ile bebeğin plasentasının yerleşim yeri saptanır. Plasenta rahim ağzına yerleşmişse tanı plasenta previadır. Plasenta rahim ağzını (serviks) tamamiyle kapatmışsa Total, kısmi olarak kapatmışsa Parsiyel Plasenta previa olarak adlandırılır. Ultrason ile previa tanısı konan gebeye vaginal yolla steril spekulum muayenesi yapılarak vaginal kanamanın başka bir patolojiden olup olmadığı kontrol edilir.

Tedavi

Tedavi tamamı ile gebenin vaginal kanama epizodlarının sıklığına ve kanama miktarına bağlıdır. Burada bebeğin doğumuna ne kadar süre kaldığı da önemlidir. Mümkün olduğunca doğum geciktirilerek bebeğin olgunlaşmasına fırsat tanınmaya çalışılsa da çok şiddetli bir vaginal kanama da gebenin hayatı tehlikeye gireceği için gebelik sonlandırılır.

Plasenta previa kanaması bebek olgunlaşmadan önce meydana gelmişse ve kanama miktarı azsa bebeğin olgunlaşmasına izin verilir.

Vaginal kanaması olan hasta hastaneye yatırılarak izleme alınır. Plasenta previadaki kanama annenin hayatını tehlikeye sokabildiği gibi daha az miktardaki kanamalar annede kansızlığa neden olacaktır. Bu nedenle tanı konar konmaz tam kan sayımı yapılır. Varsa annedeki aneminin düzeyi saptanır. Anemiyi tedavi etmek için kan yapıcı demir ilaçlarına başlanır. Eğer kansızlık ilaç tedavisi ile düzeltilemeyecek boyutta ise kan transfüzyonu zorunludur. Kan transfüzyonu ile annenin hemoglobini en az 10 gr/dl seviyesine yükseltilir.

Annenin fiziksel aktivitesi de plasentadan kanamayı başlatabilmektedir. Bu nedenle hastanın fiziksel aktivitesi kısıtlanarak yatak istirahatine alınır.

Rahim kasılmaları erken doğum eylemini ve dolayısı ile kanamayı başlatacağından önlem olarak doğum eylemini baskılayıcı (tokolitik) tedaviye başlanır. Bu şekilde hastanede durumu stabil hale gelinceye kadar izlenen hasta bebek olgunlaşması henüz tamamlanmamışsa evinde yatak istirahatine devam etmek şartıyla taburcu edilebilir. Bu arada doktorun uygun göreceği sıklıkta takiplere devam edilir.

Cinsel ilişki de kanamayı başlatabileceğinden plasenta previalı hastalarda yasaklanır.

Takipler sırasında bebek olgunlaşması tamamlandığında veya vaginal kanama ciddi boyutlara ulaştığında doğuma karar verilir

Plasenta previa da doğum genellikle sezaryen ile olur. Ancak plasenta tam değil de kısmi olarak rahim ağzına yerleşmişse vaginal doğumda denenebilir.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Posting Freak
Kadın Sağlığı + Jinekoloji
Gebelikte risk faktörleri

Anne adayının yaşı

İdeal gebelik yaşı 18-35 yaş arasıdır. Bu yaş aralığı kadın fizyoloji ve anatomisinin gebeliği tolere edebilmesi açısından en uygun yaşlar olmakla beraber hem ülkemizde hem de dünya üzerinde bu yaş aralıklarının altında veya üstünde yer alan çok sayıda gebelik vardır. Hem çok erken yaşta yaşanan gebelikler, hem de ileri yaşlarda yaşanan gebelikler bazı normal dışı durumların ortaya çıkma riskini artırırlar.

Anne adayının gebelik öncesi kilosu

Gebeliğe özellikle "aşırı yüksek" bir kiloyla başlamak gebelikte çeşitli normal dışı durumların ortaya çıkmasına neden olabilir. Öncelikle bu durumların sık görülmediğini ve dış görünüşe bakarak kilo hakkında karar vermenin yanlış olacağı bilinmelidir.

Tıbben kilonun normal olup olmadığının değerlendirilmesi için vücut kitle indeksi (VKİ) hesaplanır ve VKİ'si 20'den düşük olanlar "zayıf", 30'dan yüksek olanlar "şişman" olarak değerlendirilir.

Vücut kitle indeksinizi hesaplayarak gebelik öncesi ağırlığınızın normal olup olmadığını öğrenmek için tıklayın

Gebeliğe düşük VKİ değeri ile başlayan anne adaylarının normal beslendikleri ve normal kilo aldıkları sürece gebeliklerinde ve bebeklerinde normal dışı bir durumun ortaya çıkma riskinin arttığına dair bir bulgu yoktur. Sorun, düşük kilolu olmanın beslenme bozukluğuna bağlı olduğu ve beslenme bozukluğunun gebelikte de devam ettiği durumlarda ortaya çıkabilir. Ancak aşağıdaki çalışma bunun da çok olağan bir durum olmadığını göstermektedir:

İkinci Dünya savaşında Almanlar Hollanda'yı işgal ettiklerinde yöre halkını 6 aylık bir sürede açlığa (günlük 450 kcal'dan oluşan tek öğün yemek) mahkum etmişler ve bu dönemde gebe olan anne adaylarının gebeliklerinin ne şekilde sonuçlandığını incelemişlerdir.

İnceleme sonuçları bu 6 aylık dönemde gebeliği devam eden anne adaylarından doğan bebeklerin ortalama olarak 250 gram daha düşük tartılı doğduklarını, ancak bebeklerde anomali riskinde artış olmadığını, yeni doğan ölümlerinde artış olmadığını, doğan bebeklerin yaşamlarını daha sonra normal olarak sürdürdüğünü göstermiştir. Bu konuda yapılmış ve başka örneği olmayan bu çalışmadan elde edilen bilgilere göre beslenme bozukluğunun bebek üzerinde ciddi bir sorun yaratabilmesi için açlığın çok daha şiddetli olması gerektiği sonucuna varılabilir. Bebek her durumda annesinin beslenme durumuna ve besin depolarına bakmadan ihtiyacı olanı almaktadır. Ancak yine de bu konuda daha fazla sayıda bilgi elde edilene kadar gebelikte beslenmenin önemi unutulmamalı ve gebelikte ilgili konuda anlatılanlara uygun bir beslenme alışkanlığı titiz bir şekilde sürdürülmelidir.

Anne adayının boyu

Eski tıp kitaplarında anne adayının boyunun 150 santimetreden düşük olması kesin bir sezaryen nedeni olarak gösterilmektedir. Gerçekten de boyu "kısa" olan anne adaylarında baş-pelvis uygunsuzluğu (annenin "çatısının" bebeğin başının geçmesine izin vermemesi) nispeten daha sık görülür. Ancak böyle katı bir kuralı benimsemek yerine her anne adayında pelvisin doktor tarafından değerlendirilmesi ve anne adayının taşımakta olduğu bebeğin doğum kanalından uygun bir şekilde geçip geçemeyeceğinin belirlenmesi daha uygun bir yaklaşımdır.

Anne adayının daha önce geçirdiği jinekolojik operasyonlar

Daha önceden geçirilmiş tüm jinekolojik operasyonlar (sezaryen burada jinekolojik operasyonlar arasında sayılmamaktadır) ne kadar iyi bir teknik uygulanırsa uygulansın, mutlaka pelviste (pelvis: genital organların bulunduğu anatomik bölge) yapışıklıkların oluşumuyla sonuçlanır. Bu yapışıklıklar sıklıkla mesane ile uterus arasında, uterus arka duvarıyla kalın barsak son kısmı arasında, yumurtalık ve tüpler etrafında oluşur, daha yaygın oldukları durumlarda ince barsakları da ilgilendirebilir.

Pelviste operasyonlara bağlı yapışıklıkların yaygınlık derecesi arttıkça yeni yaşanacak bir gebelikte bazı sorunların oluşma riski artar:




Pelvisteki yapışıklıklar yumurtalıktan salınan yumurta hücresinin fallop tüpüne ulaşmasını engellediğinde gebe kalamama sorunu ortaya çıkabilir.





Yine pelvisteki yapışıklıkların derecesiyle doğru orantılı olarak yeni oluşan gebeliğin dış gebelik olma riski hafifçe artar: Özellikle tüpler etrafında oluşan yapışıklıklar tüp etrafında yarattıkları bası nedeniyle kanal geçişini tıkadıklarında döllenmiş yumurta hücresinin uterus iç tabakasına ulaşmasına engel olabilirler. Böyle bir durumda implantasyon ("yerleşme") tüplerden birinin içinde ortaya çıkar ve dış gebelik başlar.





Pelvisteki yapışıklar yaygın olduklarında, doğumun sezaryenle gerçekleşmesinin gerekli olduğu durumlarda sezaryan teknik olarak daha zor seyreder ve operasyon esnasında başta mesane olmak üzere uterusun komşu organlarında zedelenmeler oluşabilir.



Sevindirici olanı, günümüzde uygulanan cerrahi yöntemlerde operatörün aldığı önlemlerle ve kullanılan nitelikli dikiş materyaliyle jinekolojik operasyonlara bağlı yapışıklıkların genellikle yaygın olmamasıdır. Özellikle son 10 yılda yaygınlaşan laparoskopik cerrahi, bu tür yapışıklıkların daha da az olmasını sağlar.

Doğurganlık çağındaki kadınlara en sık uygulanan cerrahi girişimler yumurtalık kisti operasyonları, myomektomi (myom çıkarılma) operasyonları, konizasyon ("rahim ağzındaki kanser öncüsü lezyonların tedavisinde hastalıklı bölgenin cerrahi olarak çıkarılması işlemi) ve dış gebelik operasyonlarıdır. Yine servikal erozyonlarda ("rahim ağzı yaraları) koter (yakma) ve kriyoterapi (dondurma) sıklıkla uygulanan ufak cerrahi girişimlerdir. Bazı durumlarda da ameliyatla "tüplerini bağlatmış" olan kadın yeni bir ameliyatla tüplerinin "tekrar açılmasını" isteyebilir.




Myomektomi esnasında uygulanan tekniğe göre myomektomi sonrası oluşan gebelikte doğumun sezaryanla gerçekleştirilmesi daha uygun olabilir.





Konizasyon ender durumlarda serviks (rahim ağzı) yetmezliği nedeni olabilir.





"Rahim ağzı yarasına" uygulanan koter ve kriyoterapinin yeni yaşanacak bir gebelik üzerinde olumsuz bir etki yaratması beklenmez.





Tüplerin "tekrar açılması" için yapılan operasyonlar başarısızlıkla sonuçlanabilir ve bu tür operasyonlar sonrasında oluşan gebeliklerin dış gebelik şeklinde olma riski belirgin olarak artar.



Anne adayının daha önce geçirdiği ya da şu anda varolan jinekolojik hastalıklar ve gebeliği sağlayıcı tedavi uygulamaları

Doğurganlık çağındaki kadınlarda vajinit, pelvik enfeksiyonlar ve idrar yolu enfeksiyonlarına oldukça sık rastlanır. Yine servikal erozyon ("rahim ağzı yarası"), hormonal dengesizlikler, adet düzensizlikleri bu yaş kadınların sık yaşadığı jinekolojik sorunlardandır.

Geçirilmiş ve tedavi edilmiş vajinitler ve/veya idrar yolu enfeksiyonları gebelik üzerinde olumsuz bir etki göstermezken, gebelikte devam eden aktif bir vajinit veya idrar yolu enfeksiyonu çeşitli sorunlara neden olabilir.

Geçirilmiş bir pelvik enfeksiyon tüplerin tıkanmasına neden olmuşsa gebe kalamama nedeni olabileceği gibi dış gebelik riskinde artışa da neden olabilir.

Servikal erozyon ("rahim ağzı yarası") nedeniyle uygulanan koter (yakma) ve kriyoterapi (dondurma) uygulamalarının gebelik üzerinde olumsuz bir etki yaratması beklenen bir durum değildir.

Hormonal dengesizlikler gebe kalamama sorununa yol açabilirler ve bunlar arasından polikistik over ek olarak tekrarlayan düşüklere neden olabilir.

Yine myomlar, over kistleri, endometriozis gibi hastalıklar da bu yaşlarda sık görülen hastalıklar arasında yer alırlar:

Myomlar sayıları ve büyüklüklerine göre gebelikte çeşitli sorunlara neden olabilirler.

Over (yumurtalık) kistleri özellikle büyük olduklarında gebelikte torsiyon ("boğulma") gibi sorunlara neden olabilirler ve gebelik esnasında operasyon gerektirebilirler.

Genital sistem gelişim kusurları tedavi edilmediklerinde düşük ve erken doğum riskinde artışa neden olabilirler.

Aktif bir endometriozis (endometriozis rahim iç tabakasının pelvisin çeşitli yerlerinde bulunması durumudur ve bu bölgelerde ciddi yapışıklıklara neden olur) gebe kalamama nedeni olabilir.

Anne adayına gebe kalamama nedeniyle uygulanan tedavilerin hemen tümü (ovulasyon induksiyonu ("yumurtlamayı sağlayıcı ilaç verilmesi") ve yardımcı üreme teknikleri (tüp bebek, mikroenjeksiyon gibi)) oluşan gebeliğin çoğul gebelik olma ihtimalini belirgin olarak artırır.

Anne adayının daha önceden geçirdiği operasyonlar ve geçirdiği ya da şu anda varolan hastalıklar ve bu nedenle kullanılan ilaçlar

Anne adayının daha önceden genel anestezi altında geçirdiği operasyonlarda genel anesteziye bağlı oluşmuş sorunların, doğumun genel anestezi altında uygulanacak bir sezaryenle gerçekleşmesi durumunda tekrarlama riski vardır. Bu nedenle anne adaylarının daha önceden yaşanmış olan "genel anestezi sorunlarını" doktorlarına iletmeleri önemlidir.
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.