Bölgesel ve proje bazlı destekler içeren yeni teşvik sistemi, yatırımcılara yedi farklı alanda kolaylıklar getiriyor.Desteklerin bir kısmı mali yük yaratmazken özellikle dört başlıktaki teşvik ler, bütçeye ek yük getirecek.
AÇIKLAMADAN ÖNEMLİ SATIR BAŞLARI
- Biz hiçbir zaman Türkiye’nin bu krizden etkilenmediğini, etkilenmeyeceği iddiasına olmadık. Türkiye’nin bu krizden etkileneceğini, ancak sağlam yapısıyla, mümkün olan en az seviyede etkileneceğini ifade ettim. Hatta bunu teğet geçecektir diye ifade ettim.
- Nitekim Türkiye geçmiş dönemdeki ekonomik yapısıyla bu krize yakalansaydı, bunun nasıl bir sonuç doğuracağını, ekonomik çevreler takdir edecektir. Mukayesesi ortadadır.
- Süre öncelikle bir küresel finans kriziyle başladı. Daha sonra ekonomik krize dönüştü. Böyle bir süreci yaşarken dünyadaki tüm ülkeler kendilerine göre bazı tedbirleri oluşturdular.
- Bizler de gelişmekte ve gelişmekte olan ülkeler içerisinde tedbirlerini süratle alan ve hazırlıklarını buna göre yapan bir ülke durumundaydık, bunu da yaptık.
- Bu ülkeler ekonomilerinin çarklarını tekrar döndürecek halde kaldılar, kalacaklar. Ekonomi politikaları konusunda, küresel işbirliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç var.
- Krizin başlangıcından bu yana Türkiye’nin de üyesi olduğu G-20 platformunda, temel gündem maddesi olarak dünya ekonomisinin bu krizden süratle çıkması için bir çok görüşmeler yapıldı.
- En temel husus hükümetlerin destekleyici müdahalesi olmaksızın, kendi kendine bu krizden çıkamayacağıdır. Bu nedenle ülkeler kendi imkanları ölçüsünde, kamu maliyesi tedbirleriyle, üretimi istihdamı ve talebi destekleyici politikaları hayata geçirmişlerdir.
- Para politikası önlemlerinin tek başına yeterli olmayacağı açıkça ortaya çıktığından, hükümetler arka arkaya mali önlem paketlerini devreye aldılar. Bu süreçte piyasalarda dalgalanmalar azaldı. Üretim ve istihdamdaki daralma hızı yavaşladı.
- Son birkaç yıl gözlenen yüksek üretim artışlarının yakalanması zaman alacak. Ancak sürecin olumlu seyretmeye başladığı görülmüştür.
- İhracat ve uluslar arası doğrudan yatırımda kaydettiğimiz tarihi başarılar, Türkiye’nin küresel aktör olma haline gelmeye başladığını göstermektedir.
Teşvik Yasası’nın 2009 yılında istihdama sınırlı ölçüde yansıması beklenirken, 3 yıllık dönemde yaklaşık 800 bin kişiye istihdam yaratması öngörülüyor.
-Diğer ülkelerde, iflaslar, banka kurtarmalar gündemi görülürken, ülkemizde böyle bir tablo yaşanmamıştır. Bunu da bankalar birliği açıklamışlardır. Bu durum iktidarımız döneminde bankacılık sektörünün sermaya yapısını iyileştirmiş olmasının sonucudur.
MALİ DİSİPLİNE ÖNEM VERDİK
-Mali disipline önem verdik. Kamunun borç yükünü azalttık. Böylece piyasalardaki baskıyı hafiflettik.
-Hükümet önlem almadı diyenler, hükümetimize karşı haksızlık yapıyorlar. Bizim ekonomide gerçekleştirdiğimiz dönüşüm, reformlar, başlı başına tedbiri oluşturmuştur. Ortalama 2-3 yılda bir krizle sarsılan Türkiye, 6.5 yıl boyunca sapasağlam ayakta kalmıştır.
-Hatırlayınız ABD’de Japonya’da Çin’de en küçük bir ekonomik sarsıntı olduğunda bu Türkiye’ye tsunami gibi yansıyordu. Bunları hep yaşadık. Bütün bu dönemleri geride bıraktık. Geçmişe göre daha sağlıklı güçlü bir ekonomik yapıyı Türkiye’ye kazandırdık. Çünkü biz kendimize bu noktada inandık. Türkiye’nin ekonomik gücüne inandık. Güçlendirmeye büyütmeye de devam ediyoruz, edeceğiz.
-Bize bir şey olmaz anlayışına teslim olmadık, bekle gör politikasını benimsemedik. Krizin vatandaşlarımıza etkisini sınırlandırmak için çeşitli tedbirler aldık. KDV ve ÖTV indirimiyle talebin canlanmasına katkıda bulunduk. Bir çok düzenlemelerle iş kayıplarını sınırlandırdık. İşsiz vatandaşlarımız için düzenlemeler yaptık. Alt yapı yatırımları ve kaynaklar yoluyla yatırımları desteklemeye çalıştık. Bu tedbirlerin olumlu neticelerini de aldık.
PAKETLERİN TOPLAMI 60 MİLYAR TL'Yİ BULACAK
Küresel kriz nedeniyle 2008 yılında 8 milyar 465 milyon TL, 2009 yılı için tahmini olarak toplam 30 milyar 446 milyon TL’lik destek paketi açıklayan hükümetin, yeni yatırım teşvik ve istihdam paketiyle birlikte bütçeye ek 2.5 milyar TL’lik bir yük getirmesi bekleniyor.
Krize karşı alınan mali önlemler ve maliyetlerinin 2010 yılına yansımasına yönelik hesaplar dikkate alındığında, bu zamana kadar krize karşı alınan önlemlerin faturasının 54 milyar 371 milyon TL olduğu, yeni teşvik paketlerinin 2009 ve 2010’a yansımalarıyla birlikte söz konusu rakamın 60 milyar TL civarında seyredeceği hesaplanıyor.
3 milyar lık tedbir paketleri açılıyor
Başbakan Erdoğan'ın bugün açıklayacağı yeni teşvik sistemi, 2010 yılı sonuna kadar 1.8 milyar lira maliyet yaratacak. İstihdam artırıcı önlemler de eklendiğinde yeni tedbirlerin mali yükü 3 milyar lirayı aşacak.
Ekonomi yönetiminin 1.5 yıldır hazırlıklarını sürdürdüğü yeni teşvik sisteminin detaylarını Başbakan Tayyip Erdoğan bugün açıklıyor.
Bölgesel ve proje bazlı destekler içeren yeni teşvik sistemi, yatırımcılara yedi farklı alanda kolaylıklar getiriyor.
Desteklerin bir kısmı mali yük yaratmazken özellikle dört başlıktaki teşvik ler, bütçeye ek yük getirecek.
Ekonomi yönetiminin hesaplamalarına göre yeni teşvik lerin 2010 sonuna kadarki 1.5 yıllık maliyeti 1.8 milyar TL olacak. Bu tutarın 1 milyar 433 milyon lirası kurumlar vergisi indirimi, yatırımlar için hazine arazisi tahsis edilmesi ve tekstil fabrikalarının hükümetin belirlediği illere taşınmasına vergi avantajı sağlanmasından kaynaklanacak. Bu desteklerin maliyeti, 2009'da 451, 2010'da ise 982 milyon lira olacak.
Yeni teşvik sistemiyle firmaların faiz giderlerinin finansmanı da desteklenecek. Şirketlerin fabrikalarını belli illere taşımasına da nakit desteği verilecek. Bu iki uygulamanın maliyeti ise 123'ü 2009, 219'u da 2010 yılından olmak üzere 342 milyon lira olacak. böylece teşvik uygulamalarının toplam maliyeti 1.8 milyar lira'ya ulaşacak.
İSTİHDAM PAKETİNİN MALİYETİ 1.3 MİLYAR
Özel sektörde altı aylık staj programı, meslek edindirme kursu ve kamu yararına çalışma içeren istihdam paketinin 1.5 yıllık maliyeti ise 1. 3 milyar lira olarak hesaplandı. Böylece iki yeni kriz tedbirinin maliyeti 3 milyar lirayı aşacak.