You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?

İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?

Posting Freak
İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?
bir diğeri;
Binyıllardır saklanan sır.


Bugün ortodoks dini çevreler (hem hiristiyan hem de yahudiler) bu yorumlara siddetli tepki gösteriyorlar. Ama arastirmacilar da, açilan yeni yoldan yürümekte kararlilar. Bundan dört yila yakin bir süre önce yayimlanan "Hiram Key" adli kitabin yazarlari Christopher Knight ve Robert Lomas da bu arastiricilarin en sansasyonellerinden. Her ikisi de Mason olan bu iki Ingiliz, bütün tepkilere ragmen 6 yil boyunca Masonlugun bilinmeyen tarihini incelediler, sorguladilar ve sonunda kendilerinin bile ummadiklari noktalara vardilar: Hiristiyanligin tarihi, belki de yeniden yazilmaliydi!
Iki genç adamin arastirmasinin en sürpriz yani, Isa ile ilgili ilk kez "elle tutulur" açiklamalar ortaya koymasi ama bunlarin yine ortodoks dinin iddialariyla 180 derece çelisik olmasiydi. Isa'nin "memleketi" olarak bilinen Nasira'ya iliskin bir bilmeceye takildi ilkin Knight ve Lomas. Incil, "Ona herkes Nasirali Isa diyecek" diyordu ama, bütün tarihi bulgular sözü edilen tarihlerde Nasira kentinin varolmadigini gösteriyordu. Iki arastirmaci, Israil'de uzun süre dolastilar, belgeleri incelediler ve sonunda aradiklarini hem Nag Hammadi yazitlarinda hem de orijinal metinlerde buldular. Nasira (Nazareth) Isa zamaninda ortada yoktu ama, "Nasirali" nitelemesi de bir dil ve çeviri hatasindan ileri geliyordu: Dogru sözcük, "Masorean", yani "Nasorili"ydi. Sina dolaylarinda yerel dilde Nasori "balik sürüleri" anlamina geliyordu ve sasirtici biçimde ayni sözcük ayni lehçede "Isa'ya inananlar"i da niteliyordu! Arastirmalarini ilerleten iki yazar, Nag Hammadi yazitlari ve bölgede rastlanan esk kabartmalar dahil, hiristiyanlarin kullandigi "birbirini kesen iki yay" biçimindeki amblemin net bir biçimde "balik" seklini simgeledigini farkettiler. Bu, hiristiyan kültüründeki "balikçilik" mitine de uygun düsüyor ve Aziz Peter'in balikçi olmasini, Isa'nin aglari baliklarla doldurmasi mitlerini de açikliyordu. Son noktada "Nasirali Isa" nitelemesi, bir baska okunusla beliriverdi: "Balikçilar grubunun Isa'si" !
Nasorilere iliskin bu yorumlari, söz konusu grubun Esseneler ile de iç içe yasadigini, dahasi, belki de bu ikisinin ayni insanlardan söz ettigini ortaya çikaran bulgular izledi. Roma imparatorlugu bütün Yakindogu'ya egemen olurken, dinlerinin ve binlerce yildir saklanan eski bilgilerinin elden gidecegini düsünen bir grup yahudi sehirlerden uzakta inzivaya çekilmis ve magaralarda dervis hayati yasamaya baslamisti. Bunlar, insanin dogumdan itibaren "kirlilige" yatkin oldugunu düsünüyorlar ve sürekli su ile yikanmayi gerekli görüyorlardi: "Vaftiz"in izleriydi bunlar! Içlerinden bazilari Kudüs ve dolaylarinda insanlarin arasinda dolasip onlari "dogru yola çagirma" islevini üstlendikleri anlasiliyordu ki, bunlardan biri "Nasorilerin Isa"si, digeri de "Vaftizci Yahya" olmaliydi.
Sonra Knight ve Lomas, Isa'nin adi üzerinde durdular: Incil yunanca yazilmisti ve bu nedenle "Jesus" adi Yunan dilindeydi. Bu ismin Yahudi dilindeki karsiligi çok büyük bir olasilikla "Joshua" olmaliydi aslinda. "Joshua", Tevrat'taki kurtarici "Mesih" imgesine yakin kisiliklerden biriydi. Diger yandan Isa'nin "soyadi" haline gelen "Mesih" yani "Christ" sözcügünün de bir özel isim olmayip, Yahudi dinindeki "beklentiyle" iliskili oldugunu vurguladilar Knight ve Lomas. Yahudiler, Tevrat'ta yazili olan, kendilerini bagimsizliga götürecek bir Mesih'i bekliyorlardi ama bekledikleri kisi "Tanri'nin Oglu" ya da bizzat "Tanri" nitelemesiyle gelecek ve "dünyayi kurtaracak" biri degil, etten kemikten biriydi: Yahudilerin Krali unvaniyla, Davut'un mirasini üstlenecek ve Yahudileri Roma zulmünden kurtarip bagimsizligini saglayacak güçlü, savasçi bir Mesih bekliyordu onlar. Bu durumda, isimde bir gariplik vardi sanki.
Iki yazar, arastirmayi Isa'nin yakalanip yargilanmasina ve çarmiha gerilmesine dek götürdüler. 4. yüzyildan beri yüzlerce inanmis insan Yahudi topraklarini karis karis aramis ama ne mahkeme tutanaklarina ne de ünlü çarmiha gerilme isleminin yapildigi meydana ya da mezara ulasabilmisti. Bir referans noktasi arayan Knight ve Lomas, yargilama ve çarmiha gerilme bölümüne iliskin Incil'deki hikayede, kimsenin o güne dek dikkat etmedigi bir "anormalligi" farkettiler birden: Efsaneye göre Vali Pilatus, Isa ile birlikte idama mahkum edilen Barrabas adinda bir suçluyu halkin önüne çikarmis ve adet geregini birinin affedilecegini söyleyip halktan seçim yapmasini istemisti. Çogunlugunu yahudilerin olusturdugu halk da söz birligi içinde "Barrabas'i affet, Isa'yi as" yanitini vermisti valiye. Iki yazar, bu Barrabas'in bir ikinci isminin daha oldugunu fark ettiler: Matta Incili'nin 27:16 ayetinde bu adamin adi, bir kez geçiyordu: Isa Barrabas!
Isler bambaska bir noktaya yönelmeye basladi Knight ve Lomas için: Demek o gün, inanisa göre, idama mahkum edilen iki Isa vardi! Bunlardan biri, "Yahudilerin Krali" iddiasiyla ortaya çikmis ve bu unvan alayci biçimde basinin üzerine yazilarak çarmiha gerilmisti. Digeriyse, Isa Barrabas idi ve Vali Pilatus tarafindan affedilmisti. Iki yazar, bir adim daha ileri gittiler ve o günün diline iliskin verilerden yararlanarak, bu kökeni hiç bilinmeyen Barrabas adini çözümlediler: "Bar", dönemin dilinde "Oglu" anlamina geliyordu. "Abba" ise "Baba" demekti. Iki sözcük birlesip tamlama haline geldiginde "Babasinin Oglu" çikiyordu ortaya ama bu tamlamanin özel anlami, "Tanri'nin Oglu"ydu! Yani Barrabas bir isim falan degil, bir unvandi ve Isa Barrabas harfi harfine "Tanri'nin Oglu Isa" demekti! Demek ki, o gün Kudüs'te "Tanri'nin Oglu Isa" adiyla bilinen biri, olasilikla basini derde sokmus bir din adami ya da vaiz Vali Pilatus tarafindan affedilmis, daha tehlikeli görülen, çünkü "Yahudilerin Krali" unvanina sahip oldugu söylenen, halk arasinda "beklenen Mesih" olabilecegi inançlari yayilan bir baska Isa da çarmiha gerilerek idam edilmisti! Simdi, bunlarin hangisi hiristiyanlarin Isa'siydi sorusuna yanit bulmak kaliyordu ve Knight ile Lomas'a göre yanit açikti: Affedilen ve serbest kalan, "Tanri'nin Oglu" unvanli dervis!
Iddia, hemen farkedeceginiz gibi "saglam" bilimsel dayanaklara sahip degil ve yine dini belgelerden yararlaniyor. Ama çözümleme ve varsayimin geçerli olma olasiligi hiç de düsük degil. Bu varsayim, iki yazari söyle bir noktaya da yönlendiriyor: Isa, affedildi ve bir Nasorili olarak, Essenelerin arasina geri döndü. Birinci yüzyilin ortalari boyunca, diger yoldaslariyla birlikte mezhep inanislarini yaymaya çalisti, bunda bir ölçüde basarili da oldu. Ne var ki Roma Imparatorlugu ani bir strateji degisikligiyle yeni dini alip "resmi din" haline getirince ve onu istedigi gibi yogurup muhalifleri de ezince, Essene ve Nasorilerin sahip olduklari tek sey, inançlari ve bilgileri de ellerinden alindi. Roma'nin kurdugu Kilise de yüzyillar boyunca yapay bir hiristiyanligi Bati dünyasina egemen kildi, muhalifleri yok etti. Iki yazar, "Hiram Key" kitabinda Isa'nin döneminde yazilan ve bilinmeyen geçmise isik tutacak belgelerin Isa ve yoldaslarinca Kudüs'te bir yerlere saklandigini; 1000 yila yakin bir süre sonra, Haçli Seferleri sirasinda bölgeye gelen Templar Sövalyeleri'nin israrla bu belgeleri arayip bulduklarini; ele geçen yazitlarin sövalyelerce Iskoçya'daki bir satonun içine gizlendigini de iddia ediyorlar. Buna göre, eger Iskoçya'daki Rosslyn Satosu iyice aranirsa, bilmedigimiz daha pek çok seyi içeren büyük bir gizem ortaya çikacak. Bu, Essenelere de atalarindan kalan, olasilikla I.Ö 3. binyila, hatta daha gerilere giden bir gizem belki de.
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal’in özü Allah’a




MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




<Mustafa Kemal'in İzinden Gidiyor Olmamız Sizi Rahatsız Mı ediyor ? Daha Çok Rahatsız Olacaksınız!..>.
Member
İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?
Alıntı:hazel



bu konu 2006 yılındada tekrar gündeme gelmişti;yazıyı aynen aktarıyorum:


BİR TÜRK'ÜN ARAŞTIRMALARI MAHKEMEDE KANIT OLACAK



İsa'nın varlığını tartışmaya açan dava AİHM'de


Hıristiyan dünyasının kalbi Strasbourg'da atacak. Da Vinci Şifresi'ndeki “İsa'nın çarmıhta ölmedi” iddiasını bir adım ileri taşıyarak İsa'nın hiç varolmadığını öne süren papazın Vatikan'a açtığı dava AİHM'de görülecek.





Çalışmalarını kurulduğu 1959 yılından bu yana Fransa Strasbourg'daki merkezinde sürdüren Avrupa İnsan H akları Mahkemesi (AİHM) kendi belgesinde yer alan ifadesiyle “Bugüne kadar dünyada açılmış en önemli dava”yı görmeye hazırlanıyor.

Davanın adı; Cascioli-Vatikan. Geçen yıl İtalya'da eski bir papaz olan Luigi Cascioli mahkemeye başvurarak, “İncil'deki İsa'nın hiç yaşamadığını, Vatikan'ın bu kişiyi gerçekmiş gibi göstererek insanları aldattığını” iddia etmiş Vatikan'ı İsa'nın yaşadığını ispata davet etmişti.


Dava uzun süre mahkemeler tarafından reddedilmişti. Çünkü Vatikan kutsal metinleri İsa Mesih'in gerçekliğine kanıt göstermiş ve davaya bakılmamasını istemişti. Sonra da Viterbo Mahkemesi davayı kabul etmiş ardından da anlaşmazlığı karara bağlamaya yetkisinin olmadığını belirterek topu AİHM'e atmıştı.


Cascioli'nin başvursunu görüşen AİHM de beklenen açıklamayı sonunda yaptı ve davanın haziran ayında görüleceğini bildirdi.

İsa'nın gerçekliğinin tartışılacağı bu tarihi davada, Türkiye'nin de adı geçecek. Cascioli'nin tanık gösterdiği araştırmacı yazar Aytunç Altındal 12 yıl önce yazdığı ve İsa'nın varlığını reddettiği “yoksul tanrı” kitabının dayanağını oluşturan bilgi ve belgeleri sunacak, mahkeme isterse ifade verecek.

Altındal, AİHM'de görülecek davada dünyanın en ünlü iki avukatının; Giovanni de Stefano ve Doneico Morelli'nin Vatikan'a karşı yer aldığını ifade ediyor. Bu avukatlar daha önce Kenndedy, Lady Diana ve Saddam Hüseyin davasında yer almıştı.


22/5/2006
Kaynak: AYTUNÇ ALTINDAL


Sevgili Hazel bu yazı Luigi Casciolli'nin mesih masalı kitabının son sayfa yazısı sen benden önce davrandın ben sorular geldikçe yazayım diyordum.

Genede teşekkür ederim , yalnız eksik olan vatikan isanın yaşamadıgını isbatlayamadı.

Alıntı:Iki genç adamin arastirmasinin en sürpriz yani, Isa ile ilgili ilk kez "elle tutulur" açiklamalar ortaya koymasi ama bunlarin yine ortodoks dinin iddialariyla 180 derece çelisik olmasiydi. Isa'nin "memleketi" olarak bilinen Nasira'ya iliskin bir bilmeceye takildi ilkin Knight ve Lomas. Incil, "Ona herkes Nasirali Isa diyecek" diyordu


Sevgili Hazel


İsa yaşamadı derken yaşayan isanın nasıralı isa oldugu ama anlatılan yaşamın Apollonusa ait oldugudur,yani isa bu hayatı yaşamadı!!

Alıntı:ŞahımMerdan;


Gerçekten çok ilginç bilgiler bu kitabı en kısa zamanda almalıyım...

Da...

Aklıma bir şey takıldı...



Bu girişime neden başlanıldı? Öncelikle bunu merak ettim ama aklıma takılan şey bu değil...

Erdoğan Çınar ve İtalyan yazar Luigi Casciolli ya da buna benzer yazarlar araştırmacılar 2 milyar nüfuslu bir topluluğun inancının temel direklerini kökünden oynatıyorlar. İsa çalıntı bir yaşamdır diyerek...

Biz ise İslam Tarihi çalıntıdır dediğimizde Kuran ve Hadisçiler kaynak gösteriliyor...1 buçuk milyar insandan daha mı iyi biliyorsunuz diyerek...

Haydi şimdi bilimsel olalım...

Önyargılarımızdan sıyrılalım ve cevap verelim...

Konumuz İsa ama ne yaparsak yapalım burda tüm konuların çıktığı bir yer var...O da Gerçek Aleviliğin kökleri...

Bu anlamda Hristiyan Kilisesinin uydurduğu öyküyle, Ömer'in uydurduğu öykü arasında biçimsel olarak ne fark vardır?



Sevgili şahımmerdan

İsanın yaşamından bile kendine pay çıkarmışsın bravo hemşerin olarak taktir ettim seni.



Bu iddayı ortaya atan ne Erdoğan Çınar nede Luigi Casciolli ,bu yüzyıllardır tartışılan bir konu.kendi devirlerinde ciddiye alınmayan ama yüzyıllar geçtikçe bir kısım tarafından gerçek kabul edilen yalanlar, alevilerin müslüman olmasıda aynı baglamda degerlendirilebilinir.

Luigi Casciolli'nin vatşkanı mahkemeye verdi halkı kandırdınız sömürüyorsunuz diye ,isa yoktur dedi vatikan bunu kanıtlayamadı ,bu sizin iddanızı haklı çıkarmaz sizin kanıtınız varsa siz ortaya koyun vatikanın durumuna düşmeyin.


İsanın yaşadıgı devir sizin çalıntı diye idda ettiginiz devirden yüzyıllar önce olmasına ragmen insanlar yalanları bulup çıkarıyor .

Sizin bahsettiginiz devirde daha fazla kaynak var ama siz birtane çıkarıp ortaya koyamıyorsunuz.


Hırıstiyan kilisesinin yalanı degil bu Roma devletinin politikası ve zamanı nedenleri kaynakları hepsi ortada ,araştırmacılar ortaya çıkarıyor.

Sizin tek söylediginiz zöhre ana böyle dedi ,bilimsellik böyle olmaz sevgili şahımmerdan ,burada bilimsel olalım ,burada zöhreana böyle dedi olmaz bilimsel olacaksak bilimsel olalım.

Alıntı:Aliekber;


[B]İsa'nın Yahudi ruhban sınıfınca sapkınlıkla suçlanması ve İsa yandaşlarının gücünden çekinen Roma'nın bu durumu fırsat bilerek onu çarmıha gererek öldürülmesinden sonra Hristiyanlık uzunca bir süre bocaladı.


Alıntı Kaynak;



1- SCHURE Edouard - "Büyük İnisiyeler" - RM Yayınları - İstanbul 1989 -Sf. 605
2- SANTESSON Hans Stephan - "Batık Ülke Mu Uygarlığı" - RM Yayınlan-İstanbul 1989 - Sf. 137
4- Nauodon Paul - "Tarihte ve Günümüzde Masonluk" - Varlık Yayınları İstanbul 1968 - Sf. 122
5- Naudon Paul -ie- Sf. 28

İsanın çarmıha gerilmedigini kanıtladılar o dönem kullanılan haçlar T biçindeydi isanın geridigi çarmıh artı şeklinde .
[Resim: smile.gif]Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın.


Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
Hiç kimseye ayan olmaz.
Senior Member
İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?
Ali karul yazdı:Sevgili şahımmerdan

İsanın yaşamından bile kendine pay çıkarmışsın bravo hemşerin olarak taktir ettim seni.



Bu iddayı ortaya atan ne Erdoğan Çınar nede Luigi Casciolli ,bu yüzyıllardır tartışılan bir konu.kendi devirlerinde ciddiye alınmayan ama yüzyıllar geçtikçe bir kısım tarafından gerçek kabul edilen yalanlar, alevilerin müslüman olmasıda aynı baglamda degerlendirilebilinir.

Luigi Casciolli'nin vatşkanı mahkemeye verdi halkı kandırdınız sömürüyorsunuz diye ,isa yoktur dedi vatikan bunu kanıtlayamadı ,bu sizin iddanızı haklı çıkarmaz sizin kanıtınız varsa siz ortaya koyun vatikanın durumuna düşmeyin.


İsanın yaşadıgı devir sizin çalıntı diye idda ettiginiz devirden yüzyıllar önce olmasına ragmen insanlar yalanları bulup çıkarıyor .

Sizin bahsettiginiz devirde daha fazla kaynak var ama siz birtane çıkarıp ortaya koyamıyorsunuz.


Hırıstiyan kilisesinin yalanı degil bu Roma devletinin politikası ve zamanı nedenleri kaynakları hepsi ortada ,araştırmacılar ortaya çıkarıyor.

Sizin tek söylediginiz zöhre ana böyle dedi ,bilimsellik böyle olmaz sevgili şahımmerdan ,burada bilimsel olalım ,burada zöhreana böyle dedi olmaz bilimsel olacaksak bilimsel olalım.


Sn. Ali Karul bilimsellik ya da kanıt ya da buna benzer şeylerden yola çıkmamızı söylerken kanıt olarak bizden tam olarak ne istiyorsunuz örneğin siz ve sizin gibi düşünenlerin önüne ömer in Hz. Üseyin'in kafasını kestirdiği baltayı mı koymalıyız ya da ne bileyim o dönemde Hz. Ali tarafından el yazısıyla kağıda alınmış dökümanlar mı çıkarmalıyız veyahut osman ın ve ömerin asıl kuranı adım adım nasıl yok ettiklerini gösteren görüntüleri mi yayınlamalıyız???


Böyle birşeyi size kanıtlayamayız bizlerin inandığı ama körükörüne değil akilane bir şekilde inandığı alevilik pirlerin nefeslerinden beyitlerinden yaşamlarından ayan beyan görünen aleviliktir hiçbiri Hz. Ali yi dillerinden ve gönüllerinden düşürmemiştir ve hepsi ömere lanet etmiştir...halihazırda bulunan kuran artık diyanet ve çoğu din çevrelerince bile tartışılır duruma gelmişken kuranda yazılı çoğu unsur insanların kafalarında farklı farklı yorumlar uyandırırken bugünkü kuranın günümüze kadar değiştirilmeden geldiğine dair bilgi ciddi derecede çoğu sünni profesörler tarafından dahi tartışılır hale gelmişken siz bizim aleviler olarak bugünkü kurana inanmadığımız için inancımızın dayanaksız olduğunu nasıl söylersiniz???

bu kadarı yeter...bu tartışma hiçbir yere varmaz din ve bilimsellik aynı kefeye konup asla tartışılamaz birinde şüphe olmadan hiçbirşey yapılamazken diğeri tartışma götürmeyen bir gerçekliktir yani inanmak ya da inanmamak. ..işte varacağımız sonuç...
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)
Member
İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?
Alıntı:burcu


Sn. Ali Karul bilimsellik ya da kanıt ya da buna benzer şeylerden yola çıkmamızı söylerken kanıt olarak bizden tam olarak ne istiyorsunuz örneğin siz ve sizin gibi düşünenlerin önüne ömer in Hz. Üseyin'in kafasını kestirdiği baltayı mı koymalıyız ya da ne bileyim o dönemde Hz. Ali tarafından el yazısıyla kağıda alınmış dökümanlar mı çıkarmalıyız veyahut osman ın ve ömerin asıl kuranı adım adım nasıl yok ettiklerini gösteren görüntüleri mi yayınlamalıyız???


Sevgili burcu

1-Hz Muhammed Türk diyorsunuz hz muhammedin yaşadıgı tarih belli ,dogumu belli,ölümü belli tarihte bu güne kadar hz muhammedin türk oldugunu yazan olmamışmı? neden? Arap oldugunu yazan yüzlerce kaynak var.


2-Hz muhammedin aslında peygamber degil alevi oldugunu idda ediyorsunuz , bunu yazan birtane yazar çizer yokmu tarihci yokmu,?
peygamber oldugunu yazan yüzlerce kaynak var


3-kuranın aslınınamı inanıyorsunuz ,ali kuranı yazmış alevilikle kuranın ilgisine,şiilerde kuranın degiştigini söylüyor ve asıl kuranın alinin yazdıgı oldugunu söylüyor,şii lerle aranızdaşi fark nedir?



Alıntı:Böyle birşeyi size kanıtlayamayız bizlerin inandığı ama körükörüne değil akilane bir şekilde inandığı alevilik pirlerin nefeslerinden beyitlerinden yaşamlarından ayan beyan görünen aleviliktir hiçbiri Hz. Ali yi dillerinden ve gönüllerinden düşürmemiştir ve hepsi ömere lanet etmiştir...halihazırda bulunan kuran artık diyanet ve çoğu din çevrelerince bile tartışılır duruma gelmişken kuranda yazılı çoğu unsur insanların kafalarında farklı farklı yorumlar uyandırırken bugünkü kuranın günümüze kadar değiştirilmeden geldiğine dair bilgi ciddi derecede çoğu sünni profesörler tarafından dahi tartışılır hale gelmişken siz bizim aleviler olarak bugünkü kurana inanmadığımız için inancımızın dayanaksız olduğunu nasıl söylersiniz???

Kuran'a inanıyorsanız kuran degişmişse siz hangi kuran'dan dua okuyorsunuz? kuran'nın degişmedigini idda eden yok buraya nasıl vardınız anlamadım.



Alıntı:bu kadarı yeter...bu tartışma hiçbir yere varmaz din ve bilimsellik aynı kefeye konup asla tartışılamaz birinde şüphe olmadan hiçbirşey yapılamazken diğeri tartışma götürmeyen bir gerçekliktir yani inanmak ya da inanmamak.

Sevgili burcu ne nekadar yeter nedir bu hışım dur biraz soluklan, inanmak ama neye inanmak!

Bilimsel olan kabul görmüş kaynaklardır ,tarihi gerçekliklerdir ,bugüknkü kurana inanmadıgınız için veya yarınki kurana inandıgınız için sizi sorgulayan yargılayan yok bugünkü kuaran inanmıyorsanız neye ibadet ediyorsunuz,hem pirlerden,hem nefeslerden,hem kurandan hemde türk muhammedden anlamadım diyorum hepsi başka seyler sizde hepsinden biraz var.
[Resim: smile.gif]Saygılar Sevgiler Ali karul.

Işık'la Kalın.


Biz aşığız ne söylesek
Sözümüzde yalan olmaz
Sır içinde sır saklarız
Hiç kimseye ayan olmaz.
Administrator
İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?
Sayın Ali Karul;

Ben kendi adıma sizinle Tartışmanın Artık Manasız olduğunu düşünüyorum. Nedeni, Şu An Dünya Üzerinde yaşayan Tek Evliya olan Ve Bize Yaşatmış olduğu mucizileriyle kendini kanıtlayan Pir Zöhre Ana dünya kuruluşundan bu güne kadar Her devresini Anlatanıyor O yüce Pir'in Işığından bilgisinden yola çıkarak doğrulara ulaştığıma inanıyorum. Benim Kaynağım Canlı Size Anlatıyor herşeyi, sizin anlattığınızı biz yıllardır konuştuk Belki doğru olanda vardır Anlattıklarınızda ama genelinde İnkarcı bir ideoloji taşıması bana sıcak durmamakta. Şu an gösterilen Tarihte bırakın 1000 yıl'ı Şunu şurası 40 50 yılda dahi yüzlerce dalavarenin yalanın döndüğü bir çarktan ne doğru çıkar ben pek iyimser değilim, Sizin Anlattığınızla siz mutlusunuz öyle kalın ama ben değilim.

Yoluma Pir'ime Allah Muhammed Ali İnancına can verecek kadarda sevgiyle bağlıyım, Hz. Ali'yi Hz. Peygamberin Ve Onun Ehlibeyt'ini Farklı düşüncelerle Daha öncelerle dışlanmak istendi ama onların ışığı hale dünyanın her noktasında Parlıyor Binlerce örnek gösterebilirim Onları Arap ve Arap milliyetcisiymiş gibi sunmayın. Unutmayın ki O Peygamberde o milleti İslah etmek için Uğraştı Ama Onların Yaptığı ilk fırsatta Ehlibeyt'ini Katletmek oldu.

Ben Sizle Artık Tartışmayacağım Bu tartışmaları ben yıllar önce çok yaptım. Hep Aynı Sunuş Hep Aynı sözler.

Size başarılar dilerim. Ben sizin düşüncenize katılmadığımı buradan söylemek istedim Fazlada uzatıp beyhude çenemizi yormanında bir anlamı yok tamamen benim kendi Adıma düşüncemdir.

Dünya Yedikez doldu boşaldı
Dolan Muhammed dolduran Ali'dir.

Bu Pir Sözü Herşeyi Anlatıyor Manası çok büyük.



Ben Konuşacaksam Ali'den Şah'tan Muhammed Mustafa'dan şehitler Serdarı İmam Üseyinde Pir'im Zöhre Ana Dilinden Konuşurum Pazarım Onlar Ne derse onu satarım.
Senior Member
İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?
Ali karul yazdı:Sevgili burcu

1-Hz Muhammed Türk diyorsunuz hz muhammedin yaşadıgı tarih belli ,dogumu belli,ölümü belli tarihte bu güne kadar hz muhammedin türk oldugunu yazan olmamışmı? neden? Arap oldugunu yazan yüzlerce kaynak var.


2-Hz muhammedin aslında peygamber degil alevi oldugunu idda ediyorsunuz , bunu yazan birtane yazar çizer yokmu tarihci yokmu,?
peygamber oldugunu yazan yüzlerce kaynak var


3-kuranın aslınınamı inanıyorsunuz ,ali kuranı yazmış alevilikle kuranın ilgisine,şiilerde kuranın degiştigini söylüyor ve asıl kuranın alinin yazdıgı oldugunu söylüyor,şii lerle aranızdaşi fark nedir?





Kuran'a inanıyorsanız kuran degişmişse siz hangi kuran'dan dua okuyorsunuz? kuran'nın degişmedigini idda eden yok buraya nasıl vardınız anlamadım.





Sevgili burcu ne nekadar yeter nedir bu hışım dur biraz soluklan, inanmak ama neye inanmak!

Bilimsel olan kabul görmüş kaynaklardır ,tarihi gerçekliklerdir ,bugüknkü kurana inanmadıgınız için veya yarınki kurana inandıgınız için sizi sorgulayan yargılayan yok bugünkü kuaran inanmıyorsanız neye ibadet ediyorsunuz,hem pirlerden,hem nefeslerden,hem kurandan hemde türk muhammedden anlamadım diyorum hepsi başka seyler sizde hepsinden biraz var.


Kendimce önemli olan sorunuza cevap vereyim önce.Şiilerle bizi benzer inanışta görmeniz beni şaşırtmadı desem yalan olur ancak şiilerle aramızdaki farkları saymam gerekiyor:
-Şiiler Ali'nin takipçileri anlamına gelen Şiat-ı Ali'nin kısaltılmış şeklidir,Peygamberin vefatından sonra şiiler olarak adlandırılacak olan güruh peygamberin damadı olarak Hz.Ali'nin halife olmasını istemişlerdir diğer grup ise Ebubekirin yani şiilerin islamiyetteki farklılıkları bundan kaynaklanmıştır.
-Şiilerin kuranı reddettiklerini nerden çıkardınız anlayamadım sünnet ve hadisleri dinin kaynakları olarak görürler ve inanırlar.
-Cuma Namazlarını sünniler gibi kılarlar ancak vakitleri değişiktir.
-Şiiler,Muhammed'den sonra hilafet'in Ali ve soyuna ait olduğunu savunur ve sünnilerin meşru ve dince makbul kabul ettikleri ilk üç halife hilafeti Ali'den gasp ettiklerine inanırlar.kısacası şiilerin de sünnilerden farklı olduğunu söyleyemeyiz,onlar bugünkü kuranı reddetmiyorlar sadece yorum farkı vardır arada zira şiiler de islamın şartlarına inanırlar ramazan orucunu tutarlar ve bunun gibi birçok unsur...

Biz ise; bugünkü kurana zerre kadar inanmıyoruz, bizim öğretimiz inancımız ehlibeyttir ehlibeytin nefesleridir yaşamlarıdır ömer ve yandaşalrı tarafından ehlibeyt kıyıma uğratılmıştır ehlibeyti seven canlar susturulmuş susmadıysa da öldürülmüştür Hz. üseyin in dilinden dökülen kuran ömer, osman ve güruhu tarafından değiştirilmiştir...biz ramazan orucunu tutmayız biz Hz. üseyin aşkına yas tutarız yasın ardından da davullarla bayram yapmayız aşure çorbası vururuz Hz. üseyin'in canına değsin diye can yemeği veririz, biz namaz kılarız elbette ancak namazımız 5 değil 3 vakittir üçler aşkına namaz duamız farklıdır bizde sünni inancıyla örtüşen en ufak bir benzerlik göremezsiniz vs. vs. vs...
bütün bunların kaynağını sorarsınız kesinlikle...biz bunları yaşayan tek evliya olan Zöhre Ana'dan öğrendik.Bence siz de bütün bunları sanal ortamdan öğrenmeye çalışacağınıza gelip kendi gözlerinizle görmelisiniz sn. ali karul hiçbir zararınız olmaz inanın hiçbirşey kaybetmezsiniz...
Marifet hiç ezilmemek bu dünyada
Ama biçimine getirip ezerlerse,
Güzel kokmak.
Kekik misali,
Lavanta çiçeği misali,
Fesleğen misali,
Itır misali,
Yunus misali,
İsa misali.
(Bedri Rahmi Eyüboğlu)
Administrator
İsa Gerçekten Yaşadı mı? Çalınan Kimin Hayatıydı?
burcu yazdı:Kendimce önemli olan sorunuza cevap vereyim önce.Şiilerle bizi benzer inanışta görmeniz beni şaşırtmadı desem yalan olur ancak şiilerle aramızdaki farkları saymam gerekiyor:
-Şiiler Ali'nin takipçileri anlamına gelen Şiat-ı Ali'nin kısaltılmış şeklidir,Peygamberin vefatından sonra şiiler olarak adlandırılacak olan güruh peygamberin damadı olarak Hz.Ali'nin halife olmasını istemişlerdir diğer grup ise Ebubekirin yani şiilerin islamiyetteki farklılıkları bundan kaynaklanmıştır.
-Şiilerin kuranı reddettiklerini nerden çıkardınız anlayamadım sünnet ve hadisleri dinin kaynakları olarak görürler ve inanırlar.
-Cuma Namazlarını sünniler gibi kılarlar ancak vakitleri değişiktir.
-Şiiler,Muhammed'den sonra hilafet'in Ali ve soyuna ait olduğunu savunur ve sünnilerin meşru ve dince makbul kabul ettikleri ilk üç halife hilafeti Ali'den gasp ettiklerine inanırlar.kısacası şiilerin de sünnilerden farklı olduğunu söyleyemeyiz,onlar bugünkü kuranı reddetmiyorlar sadece yorum farkı vardır arada zira şiiler de islamın şartlarına inanırlar ramazan orucunu tutarlar ve bunun gibi birçok unsur...

Biz ise; bugünkü kurana zerre kadar inanmıyoruz, bizim öğretimiz inancımız ehlibeyttir ehlibeytin nefesleridir yaşamlarıdır ömer ve yandaşalrı tarafından ehlibeyt kıyıma uğratılmıştır ehlibeyti seven canlar susturulmuş susmadıysa da öldürülmüştür Hz. üseyin in dilinden dökülen kuran ömer, osman ve güruhu tarafından değiştirilmiştir...biz ramazan orucunu tutmayız biz Hz. üseyin aşkına yas tutarız yasın ardından da davullarla bayram yapmayız aşure çorbası vururuz Hz. üseyin'in canına değsin diye can yemeği veririz, biz namaz kılarız elbette ancak namazımız 5 değil 3 vakittir üçler aşkına namaz duamız farklıdır bizde sünni inancıyla örtüşen en ufak bir benzerlik göremezsiniz vs. vs. vs... bütün bunların kaynağını sorarsınız kesinlikle...biz bunları yaşayan tek evliya olan Zöhre Ana'dan öğrendik.Bence siz de bütün bunları sanal ortamdan öğrenmeye çalışacağınıza gelip kendi gözlerinizle görmelisiniz sn. ali karul hiçbir zararınız olmaz inanın hiçbirşey kaybetmezsiniz...
Sevgili can eğitici açıklamaların için seni kutluyorum.

Açıklamaların ışığında şu şekilde bir tespit yaparsak yanlış olmayacak:

Bugün şiilikle alevilik arasında inanış ve ibadet anlamında en ufak bir benzerlik yoktur. Ancak yararlanılan kaynaklar ve dolayısıyla elde edilen sonuçlar bakımından şiilikle, alisiz aleviliği savunan değerli canlar arasında çok daha fazla ortak yön bulmak mümkündür.

-Ali İslamın dördüncü halifesidir.
-Ali'nin 14 eşi, 17 çocuğu vardır.
-İmam Hüseyin bir iktidar kavgasına kurban gitmiştir
Örnekler çoğaltılabilir.

Demek ki kaynaklar yanlış olunca, sonuçlar da yanlış oluyor....

Kendisine "aleviyim" diyen herhangi bir kişinin, objektif olarak sorguladığında kabul edemeyeceği konulardır bunlar.

Tabi aleviliğin neresinde olduğunuz çok önemli.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.