Endikasyonları:
Ateşli hastalıklar, baş ağrısı, böbrek ve safra kesesi kolikleri, grip, lumbago, miyalji, nevralji, romatizma, siyataljide endikedir.
Kontrendikasyonları:
pİrazolan alerjisi veya entoleransı olan hastalarda hepatik porfiri, kan diskrazileri gibi bazı ****bolizma hastalıklarında kullanılmamalıdır.
Uyarılar/Önlemler:
Aşırı duyarlık görüldüğünde ilaç kesilir. Fatal agranülositoza neden olur. Kinidinle birlikte kullanınca antikolinerjik etki artar. Alkolün etkisini arttırır. Hepatik porfiri, taşikardi, glokom, prostat hipertrofisi, gastrointestinal kanal mekanik stenozunda ve megakolonda kullanılmaz. Gebelerde ve laktasyonda kullanılmaz. Preparatın draje formu, 9 yaşından küçük çocuklarda ve tablet formu 6 yaşından küçük çocuklarda kullanılmaz. Preparatın ampul formu 1 yaşından küçük çocuklarda i.m. yoldan uygulanır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Şok tablosu, soğuk ter, baş dönmesi, uyuşukluk, bulantı, deri renginin solması, solunum güçlüğü şeklinde ortaya çıkabilir.Yüzde şişkinlik, kaşıntı, kalp bölgesinde darlık hissi, nabızda artış olabilir.Çok yüksek ateş olanlarda ve iv enjeksiyonda kan basıncında düşme görülebilir.Nadir olanlarda özellikle böbrek hastalığı olanlarda ve ya dozaşımında , idrar yapımının azalması, tamamen durması ve protein itrahında artış gibi gecici bozukluklar gözlenebilir.Konjuktivada burun ve boğaz mukozalarında deride istenmeyen etkiler, nadir olarak da hayati tehlike taşıyan büllöz deri reaksiyonları görülmüştür.
Hiposekreksyon, cilt kızarması, bulantı, baş dönmesi, uyuşukluk, iştahsızlık, hepatotoksisite ve allerjik reaksiyon gibi yan etkiler görülür.
İlaç etkileşimleri:
Alkol ve baralgin birbirlerini etkileyebilir.Baralgin siklosporinin kan konsantrasyonunu düşürür
.Kullanım şekli ve dozu:
Tablet: Erişkinlerde 1-2 tablet tek doz halinde (gerekirse bu doz 4 misline çıkartılabilir), 15 yaşından küçüklere tablet verilmez. Bu yaş grubu için damla formu mevcuttur. Supozituar: Erişkinlerde 4x1 supozituar Ampul: Yetişkinlerde i.v. veya i.m. yoldan bir defalık doz 2-5ml'dir. Günlük doz en fazla 10ml'dir. 30 kg ağırlığındaki çocuklarda bir defalık doz 0.4-1ml'dir. Bir defalık dozlar günde 4 kereye kadar tekrarlanabilir. Damla: Erişkinlerde günde tek doz halinde 30-60 damla. Max. günlük doz 4x60 damladır. Çocuklarda doz vücut ağırlığına göre belirlenir.
İlaç Prospektüs Bilgileri
Konu Sahibi / Yazar
PELİN
Kategori / Forum
Sağlık - Yaşam
Yorumlar / Cevaplar
70
Okunma / Görüntüleme
23612
İlaç Prospektüs Bilgileri
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
100 ml de: % 7.5 oranında (%10 serbest iyot içeren) Poividon iyot içerir.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
BATİODİN Sıvı sabun , bakterisit, virüsit, fungusit olarak cilt ve mukoza dezenfeksiyonunda kullanılır. Antiseptik etkisi bünyesinde bulunan iyot'tan gelmektedir. İyot cild cidarlarından geçebilmekte ve idrar yolu ile vucuttan atılmaktadır. Povidon İyodin bünyesinde bulunan iyot yavaş ve tedrici olarak serbest kalarak ilacın aktivitesini sağlar.
Formülünde bulunan deterjan, yüzey aktif özelliği ile antiseptik etkiye yardımcı olur.
Leke bırakmadan su ile temizlenebilir. Organik maddeler (Protein,serum,kan v.b) ilacın antiseptik etkisini azaltmaz.
Haricen hijyenik amaç ile el,cilt ve mükozanın dezenfeksiyonunda ;cerrahide ameliyat öncesi ameliyat sahasının hazırlanmasında,ayrıca aletlerin dezenfeksiyonunda kullanılır.
Kontrendikasyonları:
İyoda karşı duyarlı kişilerde ve non toksik nodüler guatr da kullanılmamalıdır.
Uyarılar/Önlemler:
* Kullanmadan önce kullanım kılavuzunu dikkatlice okuyunuz.
*Kullanmakta olduğunuz ilaç var ise muhakkak doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz.
Batiodin Sıvı Sabun uzun süreli ve geniş yüzeyli tedavilerde manifest Hipertiroid durum gösteren özellikle dekompoze kalp yetersizliği olan hastalarda üç aydan itibaren hamile kadınlarda ve memedeki bebeklerde dikkatle kullanılmadıdır. Bu durumda hipertiroit
hastaların ve memedeki bebeklerin tiroit fonksiyonu gözlenmelidir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
İyoda duyarlı kişilerde allerjik reaksiyonlar görülebilir.
İstenmeyen bir etki görüldüğü zaman Sağlık Bakanlığı Türk İlaç Advers Etkilerini İzleme ve Değerlendirme Merkezi(TADMER) 'ne bildiriniz.
İlaç etkileşimleri:
Atropin gibi sekresyonu inhibe eden ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.
Kullanım şekli ve dozu:
Ameliyat öncesi el dezenfeksiyonu:
Eller dirseklere kadar su ile ıslatıldıktan sonra yaklaşık 5 ml Batiodin sıvı sabun dirseklere kadar yayılarak bir süre ovalanır. Tırnak araları fırça ile temizlenir.
Sonra temizlenen kısım su ile yıkanır, gerekirse yıkama tekrarlanır.
Ameliyat bölgesi temizliği
Ameliyat bölgesi (Gerekirse traş edildikten sonra) su ile ıslatılır.Yaklaşık 1 ml./cm oranında sıvı sabun tatbik edilir. Birkaç dakika ovuşturularak köpürtülür.
Sonra deiyonize su ve siteril gazlı bez ile temizlenir.Batiodin Solüsyon çözeltisi ile silinir ve kurumaya bırakılır.Hijyenik el temizliği :Yaklaşık 5 ml Batiodin Sıvı Sabun ellere dağıtılır.Biraz su ile köpürtülerek eller bir dakika kadar ovuşturulur,daha sonra yıkanır.
100 ml de: % 7.5 oranında (%10 serbest iyot içeren) Poividon iyot içerir.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
BATİODİN Sıvı sabun , bakterisit, virüsit, fungusit olarak cilt ve mukoza dezenfeksiyonunda kullanılır. Antiseptik etkisi bünyesinde bulunan iyot'tan gelmektedir. İyot cild cidarlarından geçebilmekte ve idrar yolu ile vucuttan atılmaktadır. Povidon İyodin bünyesinde bulunan iyot yavaş ve tedrici olarak serbest kalarak ilacın aktivitesini sağlar.
Formülünde bulunan deterjan, yüzey aktif özelliği ile antiseptik etkiye yardımcı olur.
Leke bırakmadan su ile temizlenebilir. Organik maddeler (Protein,serum,kan v.b) ilacın antiseptik etkisini azaltmaz.
Haricen hijyenik amaç ile el,cilt ve mükozanın dezenfeksiyonunda ;cerrahide ameliyat öncesi ameliyat sahasının hazırlanmasında,ayrıca aletlerin dezenfeksiyonunda kullanılır.
Kontrendikasyonları:
İyoda karşı duyarlı kişilerde ve non toksik nodüler guatr da kullanılmamalıdır.
Uyarılar/Önlemler:
* Kullanmadan önce kullanım kılavuzunu dikkatlice okuyunuz.
*Kullanmakta olduğunuz ilaç var ise muhakkak doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz.
Batiodin Sıvı Sabun uzun süreli ve geniş yüzeyli tedavilerde manifest Hipertiroid durum gösteren özellikle dekompoze kalp yetersizliği olan hastalarda üç aydan itibaren hamile kadınlarda ve memedeki bebeklerde dikkatle kullanılmadıdır. Bu durumda hipertiroit
hastaların ve memedeki bebeklerin tiroit fonksiyonu gözlenmelidir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
İyoda duyarlı kişilerde allerjik reaksiyonlar görülebilir.
İstenmeyen bir etki görüldüğü zaman Sağlık Bakanlığı Türk İlaç Advers Etkilerini İzleme ve Değerlendirme Merkezi(TADMER) 'ne bildiriniz.
İlaç etkileşimleri:
Atropin gibi sekresyonu inhibe eden ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.
Kullanım şekli ve dozu:
Ameliyat öncesi el dezenfeksiyonu:
Eller dirseklere kadar su ile ıslatıldıktan sonra yaklaşık 5 ml Batiodin sıvı sabun dirseklere kadar yayılarak bir süre ovalanır. Tırnak araları fırça ile temizlenir.
Sonra temizlenen kısım su ile yıkanır, gerekirse yıkama tekrarlanır.
Ameliyat bölgesi temizliği
Ameliyat bölgesi (Gerekirse traş edildikten sonra) su ile ıslatılır.Yaklaşık 1 ml./cm oranında sıvı sabun tatbik edilir. Birkaç dakika ovuşturularak köpürtülür.
Sonra deiyonize su ve siteril gazlı bez ile temizlenir.Batiodin Solüsyon çözeltisi ile silinir ve kurumaya bırakılır.Hijyenik el temizliği :Yaklaşık 5 ml Batiodin Sıvı Sabun ellere dağıtılır.Biraz su ile köpürtülerek eller bir dakika kadar ovuşturulur,daha sonra yıkanır.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Endikasyonları:
Ameliyat sahasının hazırlanması, cerrahi el dezenfeksiyonu, cilt ve yara dezenfeksiyonu, mukoza dezenfeksiyonu, yanık tedavisinde, yara tedavisi endikedir.
Kontrendikasyonları:
Nontoksik nodüler guatrda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Solüsyon sulandırılmadan kullanılır. Göze uygulanmaz. Tiroid hastaları, yeni doğanlar, süt çocukları ve gebelerde dikkatli olunmalı ve uzun süre kullanılmaz.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Şok tablosu, soğuk ter, baş dönmesi, uyuşukluk, bulantı, deri renginin solması, solunum güçlüğü şeklinde ortaya çıkabilir.Yüzde şişkinlik, kaşıntı, kalp bölgesinde darlık hissi, nabızda artış olabilir.Çok yüksek ateş olanlarda ve iv enjeksiyonda kan basıncında düşme görülebilir.Nadir olanlarda özellikle böbrek hastalığı olanlarda ve ya dozaşımında , idrar yapımının azalması, tamamen durması ve protein itrahında artış gibi gecici bozukluklar gözlenebilir.Konjuktivada burun ve boğaz mukozalarında deride istenmeyen etkiler, nadir olarak da hayati tehlike taşıyan büllöz deri reaksiyonları görülmüştür.
Hiposekreksyon, cilt kızarması, bulantı, baş dönmesi, uyuşukluk, iştahsızlık, hepatotoksisite ve allerjik reaksiyon gibi yan etkiler görülür.
İlaç etkileşimleri:
Alkol ve baralgin birbirlerini etkileyebilir.Baralgin siklosporinin kan konsantrasyonunu düşürür.
Kullanım şekli ve dozu:
Deriye uygulandıktan sonra 1-5 dakika kuruması için bekletilmelidir.
Ameliyat sahasının hazırlanması, cerrahi el dezenfeksiyonu, cilt ve yara dezenfeksiyonu, mukoza dezenfeksiyonu, yanık tedavisinde, yara tedavisi endikedir.
Kontrendikasyonları:
Nontoksik nodüler guatrda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Solüsyon sulandırılmadan kullanılır. Göze uygulanmaz. Tiroid hastaları, yeni doğanlar, süt çocukları ve gebelerde dikkatli olunmalı ve uzun süre kullanılmaz.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Şok tablosu, soğuk ter, baş dönmesi, uyuşukluk, bulantı, deri renginin solması, solunum güçlüğü şeklinde ortaya çıkabilir.Yüzde şişkinlik, kaşıntı, kalp bölgesinde darlık hissi, nabızda artış olabilir.Çok yüksek ateş olanlarda ve iv enjeksiyonda kan basıncında düşme görülebilir.Nadir olanlarda özellikle böbrek hastalığı olanlarda ve ya dozaşımında , idrar yapımının azalması, tamamen durması ve protein itrahında artış gibi gecici bozukluklar gözlenebilir.Konjuktivada burun ve boğaz mukozalarında deride istenmeyen etkiler, nadir olarak da hayati tehlike taşıyan büllöz deri reaksiyonları görülmüştür.
Hiposekreksyon, cilt kızarması, bulantı, baş dönmesi, uyuşukluk, iştahsızlık, hepatotoksisite ve allerjik reaksiyon gibi yan etkiler görülür.
İlaç etkileşimleri:
Alkol ve baralgin birbirlerini etkileyebilir.Baralgin siklosporinin kan konsantrasyonunu düşürür.
Kullanım şekli ve dozu:
Deriye uygulandıktan sonra 1-5 dakika kuruması için bekletilmelidir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Endikasyonları:
Ameliyat sahasının hazırlanması, cerrahi el dezenfeksiyonu, cilt ve yara dezenfeksiyonu, mukoza dezenfeksiyonu, yanık tedavisinde, yara tedavisi endikedir.
Kontrendikasyonları:
Nontoksik nodüler guatrda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Solüsyon sulandırılmadan kullanılır. Göze uygulanmaz. Tiroid hastaları, yeni doğanlar, süt çocukları ve gebelerde dikkatli olunmalı ve uzun süre kullanılmaz.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Şok tablosu, soğuk ter, baş dönmesi, uyuşukluk, bulantı, deri renginin solması, solunum güçlüğü şeklinde ortaya çıkabilir.Yüzde şişkinlik, kaşıntı, kalp bölgesinde darlık hissi, nabızda artış olabilir.Çok yüksek ateş olanlarda ve iv enjeksiyonda kan basıncında düşme görülebilir.Nadir olanlarda özellikle böbrek hastalığı olanlarda ve ya dozaşımında , idrar yapımının azalması, tamamen durması ve protein itrahında artış gibi gecici bozukluklar gözlenebilir.Konjuktivada burun ve boğaz mukozalarında deride istenmeyen etkiler, nadir olarak da hayati tehlike taşıyan büllöz deri reaksiyonları görülmüştür.
Hiposekreksyon, cilt kızarması, bulantı, baş dönmesi, uyuşukluk, iştahsızlık, hepatotoksisite ve allerjik reaksiyon gibi yan etkiler görülür.
İlaç etkileşimleri:
Alkol ve baralgin birbirlerini etkileyebilir.Baralgin siklosporinin kan konsantrasyonunu düşürür.
Kullanım şekli ve dozu:
Deriye uygulandıktan sonra 1-5 dakika kuruması için bekletilmelidir.
Ameliyat sahasının hazırlanması, cerrahi el dezenfeksiyonu, cilt ve yara dezenfeksiyonu, mukoza dezenfeksiyonu, yanık tedavisinde, yara tedavisi endikedir.
Kontrendikasyonları:
Nontoksik nodüler guatrda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Solüsyon sulandırılmadan kullanılır. Göze uygulanmaz. Tiroid hastaları, yeni doğanlar, süt çocukları ve gebelerde dikkatli olunmalı ve uzun süre kullanılmaz.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Şok tablosu, soğuk ter, baş dönmesi, uyuşukluk, bulantı, deri renginin solması, solunum güçlüğü şeklinde ortaya çıkabilir.Yüzde şişkinlik, kaşıntı, kalp bölgesinde darlık hissi, nabızda artış olabilir.Çok yüksek ateş olanlarda ve iv enjeksiyonda kan basıncında düşme görülebilir.Nadir olanlarda özellikle böbrek hastalığı olanlarda ve ya dozaşımında , idrar yapımının azalması, tamamen durması ve protein itrahında artış gibi gecici bozukluklar gözlenebilir.Konjuktivada burun ve boğaz mukozalarında deride istenmeyen etkiler, nadir olarak da hayati tehlike taşıyan büllöz deri reaksiyonları görülmüştür.
Hiposekreksyon, cilt kızarması, bulantı, baş dönmesi, uyuşukluk, iştahsızlık, hepatotoksisite ve allerjik reaksiyon gibi yan etkiler görülür.
İlaç etkileşimleri:
Alkol ve baralgin birbirlerini etkileyebilir.Baralgin siklosporinin kan konsantrasyonunu düşürür.
Kullanım şekli ve dozu:
Deriye uygulandıktan sonra 1-5 dakika kuruması için bekletilmelidir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Endikasyonları:
Ödem ve hipertansiyonda endikedir.
Kontrendikasyonları:
Akut renal yetmezlik, ağır hipokalemi, hepatik koma ve sulfonamidlere duyarlı hastalarda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Özellikle karaciğer sirozu olanlarda, kardiyak glikozit kullananlarda ve uzun süreli tedavilerde hipopotasemiye neden olacağından hastaya potasyum verilmelidir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Sıvı ve elektrolit dengesizliği, hipokalemi, hiponatremi, hiperglisemi, sarılık, hiperlipidemi, trombositopeni ve deri döküntüleri yan etkilerdir.
İlaç etkileşimleri:
Alkol ve baralgin birbirlerini etkileyebilir.Baralgin siklosporinin kan konsantrasyonunu düşürür.
Kullanım şekli ve dozu:
Hipertansiyonda baslangıç dozu 1/2-2 tablet, idame dozu ise her 2-3 günde bir tek doz halinde 1-2 tablettir Ödemde, başlangıç dozu tek doz halinde 1/4 tablet kahvaltıdan sonra ve idame dozu 2-3 günde 1-2 tablettir.
Ödem ve hipertansiyonda endikedir.
Kontrendikasyonları:
Akut renal yetmezlik, ağır hipokalemi, hepatik koma ve sulfonamidlere duyarlı hastalarda kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Özellikle karaciğer sirozu olanlarda, kardiyak glikozit kullananlarda ve uzun süreli tedavilerde hipopotasemiye neden olacağından hastaya potasyum verilmelidir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Sıvı ve elektrolit dengesizliği, hipokalemi, hiponatremi, hiperglisemi, sarılık, hiperlipidemi, trombositopeni ve deri döküntüleri yan etkilerdir.
İlaç etkileşimleri:
Alkol ve baralgin birbirlerini etkileyebilir.Baralgin siklosporinin kan konsantrasyonunu düşürür.
Kullanım şekli ve dozu:
Hipertansiyonda baslangıç dozu 1/2-2 tablet, idame dozu ise her 2-3 günde bir tek doz halinde 1-2 tablettir Ödemde, başlangıç dozu tek doz halinde 1/4 tablet kahvaltıdan sonra ve idame dozu 2-3 günde 1-2 tablettir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
Her flakonda etken madde olarak 1500 IU'ya eşdeğer, kuduz etkinlikli insan immünglobulin proteinlerini içeren 10 mL steril solüsyon bulunmaktadır; koruyucu içermez.
Ürün 150 IU/mL'lik bir etkinlik değeri içerecek şekilde Amerikan Standart Kuduz İmmunglobulinine karşı standardize edilmiştir. Amerikan etkinlik ünitesi kuduz antikoru için uluslararası üniteye eşdeğerdir. Diğer maddeler ise Glisin ve enjeksiyonluk sudur.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Kuduz aşısı ve BayRab kuduza maruziyet gösteren tüm kişilerde uygulanmalıdır; istisna olarak daha önce kuduz aşısı ile immünize olmuş kişiler ve yalnızca aşı alan yeterli kuduz antikoruna sahip olan kişilerde, sadece aşı uygulanmalıdır. BayRab, maruziyetten sonra en kısa zamanda uygulanmaya çalışılmalıdır. Fakat ilk aşı uygulandıktan sonra 8. güne kadar uygulama yapılabilir.
Kuduz enfeksiyonu şüphesi olan her bir maruziyet bireysel olarak değerlendirilmelidir. Spesifik antikuduz tedaviye başlanmadan önce aşağıdaki faktörler değerlendirilmelidir:
1) Isıran hayvanın türü:
1960 yılından beri Amerika' da insana kuduz bulaştıran vahşi hayvanların arasında başlıca etobur vahşi hayvanlar (kurt, tilki, çakal, rakum, vahşi kedi) ve yarasalar sayılabilir. Hayvanın kuduz olup olmadığı tesbit edilip ve kuduz olmadığı anlaşılıncaya kadar, bu hayvanlar tarafından ısırılmış veya ısırılmadan maruz kalmış kişilerde maruziyet sonrası profilaktik tedaviye başlanmalıdır. Eğer, tedaviye başlanmış ise ve daha sonra laboratuvarda hayvanın kuduz olmadığı anlaşılırsa tedavi kesilebilir.
Amerika' da evcil bir kedinin veya köpeğin kuduz ile enfekte olmuş olması olasılığı bölgeler arasında değişiklikler göstermektedir; buna bağlı olarakda maruziyet sonrası profilaktik tedavide değişkenlik gösterebilmektedir. Asya, Afrika ve Latin Amerika' nın çoğunda insana kuduz bulaştıran en büyük neden olarak köpek gösterilmekte ve köpeğe maruz kalma bu ülkelerde özel bir tehdit oluşturmaktadır.
Rodentler (sıçan, kobay, fare, hamster, guinea pig,v.b.) ve lagomorflar (buna tavşanlar dahildir) Amerika' da insanlarda kuduza yol açtıkları bilinmemekte ve kuduz ile nadiren enfekte oldukları bulunmuştur. Fakat, 1971- 1988 yılları CDC' ye bildirilen rodentler arasındaki 179 kuduz vakasının % 70'i dikkate alınmıştır. Bu vakalarda, maruziyet sonrası anti- kuduz profilaksiyi başlatmadan önce yerel sağlık kuruluşlarına danışılmalıdır.
2) Isırılma vakasının koşulları
Bir hayvanın provoke edilmeden saldırması genelde kuduza delalet edilebilir (sağlıklı bir hayvan beslenirken veya siz onunla ilgilenirken ısırması provoke bir saldırıya girmektedir).
3) Maruziyetin tipi
Kuduz sadece virüsün açık bir yara, deri veya mukoz membrandan temasıyla meydana gelebilir. Eğer bir maruziyet (burada tarif edildiği şekilde) meydana gelmemiş ise, tedaviye gereksinim yoktur. Böylece kuduz bir hayvandan maruz kalmadan sonra maruziyetin statüsü kuduz enfeksiyonunun olup olmayacağını belirleyebilir. İki maruziyet kategorisine değinilebilir:
ISIRIK: Cildin diş tarafınan herhangi bir penetrasyonu. Özellikle yüz ve ellere yapılan ısırıklar en büyük riski taşımaktadır, fakat ısırık bölgesi tedavinin başlanıp başlanmayacağının konusunda karar verici OLMAMALIDIR.
Yarasa ile ilgili insana kuduz bulaşması ya yarasanın doğrudan ısırmasıyla yada yarasanın ısırdığı başka bir hayvanın ısırmasıyla indirekt olarak meydana gelebilir. Bazı yarasa ısırıkları daha az ciddi olabildiğinden ve tam olarak tayin edilememektedir. Bunun zıttı olarak özellikle memeli karniyovor ısırıkları gibi daha büyük hayvanların ısırıkları için yarasa ile meydana gelmiş her fiziksel temas ve muhtemel ısırık veya mukoz membrana temas göz ardı edilemediğinden dolayı kuduza maruz kalınmışcasına profilaktik tedaviyi gerektirmektedir.
ISIRIK OLMAMASI: Isırık olmaksızın maruziyetlere, sıyrıklar abrazyonlar ve açık yaralara veya mukoz membranlara kadar kuduz içermesi muhtemel salgıların veya beyin dokularının bulaşması sayılabilir. Eğer, virüsü içeren materyal kuru ise, virüsü non- infektif sayabiliriz. Kuduz bir hayvanın yanlışlıkla kan, idrar veya gaitası ile temas edilirse bu maruziyet sınıfına girmeyebilir (ör: guano). Uçan kuduz hayvanlardan maruziyet çok nadir kaydedilmiştir. Solunum sisteminin koruyucu bariyerleri havadaki kuduz virüsü maruziyet ihtimalini minimize etmektedir. İnsandan insana kuduz bulaştırma vakası literatürde tektir; bu da kuduzdan ölen bir insanın taze korneasının yanlışlıkla sağlıklı bir insana nakledilmesiyle meydana gelmiştir. Donör korneasının kabulünün kuralları sıkılaştırıldığından dolayı bu tehlike ortadan kalkmıştır.
İnsan tarafından gerek ısırılmış gerekse ısırılmamış maruziyet teorik olarak kuduz bulaştırma tehlikesini taşımaktadır; henüz bu yol ile bir bulaştırma dökümente edilmemiştir.
4) Isıran hayvanın aşılanma durumu
Düzenli aşılanmış bir hayvanın kuduz virüsü taşıması veya bulaştırma tehlikesi son derece düşüktür.
5) Bölgelerde kuduz görülmesi
Belirli bir bölgedeki yerleşmiş olan bir türe ait uygun bir laboratuvar ve saha kayıtları kuduz enfeksiyonlarına delalet etmiyorsa bu türe ait, ısırmalarda antikuduz tedavisinin yapılmasına dair tavsiyeleri yerel sağlık otoriteleri belirler. Bu resmi daireler güncel durumlar hakkında uyarılmalıdır.
Maruziyet sonrası kuduz profilaksisi
Buradaki tavsiyeler sadece bir rehberdir. Bunları uygulamada bulaşmış hayvan türlerini gözönünde bulundurunuz; ısırık veya başka maruziyetin koşullarını araştırınız; hayvanın aşılanma durumunu kontrol ediniz ve bölgedeki kuduz varlığını belirleyiniz. Sağlık kuruluşlarına bunlar bildirilerek gerek görülen bölgelerde profilaksisine gereksinim duyulup duyulmadığına karar verilmelidir.
Yaraların Lokal Tedavisi: Kuduzu engellemede belki en etkili yöntem ısırıkların veya sıyrıkların derhal bol su ve sabun ile yıkanmasıdır. Deney hayvanlarında yara temizlenmesinin kuduz enfeksiyonu tehlikesini belirgin azalttığı görülmüştür. Tetanoz profilaksisi ve diğer bakterilerin enfeksiyonlarının önlenmesi de belirtildiği şekilde uygulanmalıdır.
Aktif İmmunizasyon: Aktif immünizasyon maruziyetten hemen sonra (24 saat içinde) uygulanmalıdır. Pazarda mevcut aşı türleri için farklı aşılanma protokolleri bulunmaktadır, uygun olanını seçmek için o üreticinin tavsiyelerine başvurmakda yarar vardır.
Pasif immünizasyon: Kabul edilebilir bir maruziyet sonrası profilaksi aktif ve pasif immünizasyonun kombine edilmesiyle (aşı ve immun globulin) gerçekleştirilmektedir; sadece buna kuduz aşısına sahip ve kuduza karşı serumunda yüksek miktarda antikoru bulunan kişiler hariçtir. Bu bireylerde sadece aşı uygulanması yeterlidir. Pasif immünizasyon için kuduz immünglobulini (insan) kuduz serumuna (at) tercih edilmelidir.
Kuduz şüphesi olupta gerek ısırılma gerekse ısırılmaksızın meydana gelen maruziyetlerin tedavisinde tavsiye edilmektedir. Kuduz immünglobulini (insan) kuduz aşısı ile kombine bir şekilde uygulanmalıdır ve aşının ilk dozunun verilmesinden 7 gün içerisinde uygulanması mümkündür. 7. gününden sonra; hücre kültürü aşısına antikor yanıtının oluştuğu varsayılır ve artık kuduz immünglobulini (insan) endike değildir.
Kontrendikasyonları:
BayRab' ın kontrendikasyonları bilinmemektedir.
Uyarılar/Önlemler:
UYARILAR
İnsan kuduz immünglobulini preperatları BayRab insan plazmasından yapılmıştır. İnsan plazmasından yapılan ürünler (virüsler gibi) hastalığa sebep olabilirler. Bazı virüslere maruziyet öncesi plazma vericilerinin gözlenmesiyle enfeksiyon ajanlarının bulaşma ihtimalini düşürme; mevcut bazı virüs enfeksiyonlarının varlığı için test etme ve bazı ürünlerin inaktivasyonu/ uzaklaştırılmasıyla bu tip ürünler için risk azaltılmış olacaktır. Bu ölçümlere rağmen, bu şekildeki ürünler halen potent olarak hastalık bulaştırabilirler. Bu tip ürünler içinde bilinmeyen enfeksiyon ajanlarının bulunabilme olasılığı halen bulunmaktadır. Kan veya plazma ürünleri alan kişiler özellikle hepatit C olmak üzere bazı viral enfeksiyonların belirti ve/ veya semptomlarını geliştirebilirler. Bu ürün ile geçebilecek tüm olası enfeksiyonlar doktorlara veya sorumlu firmasına derhal bildirilmelidir. Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır.
İnsan immünglobulin preperatlarının uygulanmasını takiben öncesinde sistemik allerjik reaksiyon hikayesi olan hastalarda BayRab dikkatli uygulanmalıdır.
İntramüsküler enjeksiyona konrendike oluşacak derecede ciddi trombositopeni veya koagülasyon bozukluğu olan hastalarda kuduz immünglobulin insan yalnızca risk/ yarar ilişkisi gözden geçirildikten sonra uygulanmalıdır.
Uygulayan hekim özellikle İmmunglobulin A (IgA) eksikliği olan kişilerde, immünizasyonun yararını olası aşırı duyarlılık reaksiyonu riskine karşı analiz etmelidir. Bu tür kişilerde IgA' ya karşı antikorlar bulunmaktadır ve IgA içeren kan ürünlerine karşın bir aşırı duyarlılık gelişecektir.
Diğer tüm intramüsküler uygulanan preperatlarda olduğu gibi trombositopeni ve kanama bozukluğu olan kişilerde kanama komplikasyonları gözükebilir.
ÖNLEMLER
Genel
Ciddi reaksiyonlara neden olabileceğinden dolayı BayRab intravenöz uygulanmamalıdır. İmmünglobulinlere karşı sistematik reaksiyonlar nadir olmasına rağmen akut anaflaktoid semptomların tedavisi için epinefrin bulundurulmalıdır.
Gebelik ve Laktasyonda kullanım:
Gebelik Kategorisi: C
BayRab ile hamile hayvanlar üzerinde çalışmalar yapılmamıştır. Hamile bir bayana uygulandığında fetal hasar veya üreme kapasitesine etkileşim meydana getirip getirmediği bilinmemektedir. BayRab hamile bir bayana sadece açıkca gereksinim duyulduğu durumlarda uygulanmalıdır.
Pediyatrik Kullanım:
Pediyatrik popülasyonda güvenlik ve etkinliği tesbit edilmemiştir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Enjeksiyon bölgesinde acı hissi ve vücut ısısında hafif yükselmeler, enjeksiyon zamanında görülebilir. İmmunglobulin eksikliği olan hastalarda bazen tekrarlayan enjeksiyonlara karşı hassasiyet görülmüştür. İntramüsküler enjeksiyondan sonra anjiyonörotik ödem, cilt kızarması, nefrotik sendrom ve anafilaktik şok nadir kaydedildiğinden, immunglobulin ile bu reaksiyonlar arasında bir ilişkinin olup olmadığı anlaşılamamıştır.
"BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ"
İlaç etkileşimleri:
BayRab' ın tekrarlanan dozları eğer aşılanma protokolüne başlanmış ise verilmemelidir; bu kuduz aşısının sağlayacağı aktif immünizasyon ile etkileşebilir. BayRab preperatının içinde olası diğer antikorlar; kızamık, kabakulak, çocuk felci veya kızıl gibi canlı aşılara oluşan cavap ile etkileşebilir. Bu nedenle, BayRab uygulandıktan sonra 3 ay içerisinde canlı aşı uygulanması YAPILMAMALIDIR.
Kullanım şekli ve dozu:
BayRab için tavsiye edilen uygun doz, tercihen ilk aşılama zamanında verilmek üzere 20 IU/kg (0.133 ml/kg) vücut ağırlığı dozudur. Birinci aşılanma yapılandıktan sonraki 7 gün içerisinde de uygulanabilir. Anatomik açıdan uygunsa, BayRab' ın yarım dozu yara etrafına dikkatlice infiltre edilirken geri kalan yarım doz intramüsküler olarak gluteal bölgeye veya lateral uyluk kasına uygulanabilir. Siyatik sinire tahribat tehlikesi bulunduğundan dolayı MERKEZİ gluteal bölgeden uzağa enjeksiyon yapılmalı ve sadece üst- dış kadrana enjeksiyon uygulanmalıdır. BayRab asla aşının yapıldığı iğne ile veya aşının uygulandığı aynı bölgeye beraber uygulanmamalıdır.
Parenteral ürünler uygulanmadan önce içinde partikül olup olmadığına veya çözelti renginin değişip değişmediğine ilişkin kontrol edilmelidir.
Her flakonda etken madde olarak 1500 IU'ya eşdeğer, kuduz etkinlikli insan immünglobulin proteinlerini içeren 10 mL steril solüsyon bulunmaktadır; koruyucu içermez.
Ürün 150 IU/mL'lik bir etkinlik değeri içerecek şekilde Amerikan Standart Kuduz İmmunglobulinine karşı standardize edilmiştir. Amerikan etkinlik ünitesi kuduz antikoru için uluslararası üniteye eşdeğerdir. Diğer maddeler ise Glisin ve enjeksiyonluk sudur.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Kuduz aşısı ve BayRab kuduza maruziyet gösteren tüm kişilerde uygulanmalıdır; istisna olarak daha önce kuduz aşısı ile immünize olmuş kişiler ve yalnızca aşı alan yeterli kuduz antikoruna sahip olan kişilerde, sadece aşı uygulanmalıdır. BayRab, maruziyetten sonra en kısa zamanda uygulanmaya çalışılmalıdır. Fakat ilk aşı uygulandıktan sonra 8. güne kadar uygulama yapılabilir.
Kuduz enfeksiyonu şüphesi olan her bir maruziyet bireysel olarak değerlendirilmelidir. Spesifik antikuduz tedaviye başlanmadan önce aşağıdaki faktörler değerlendirilmelidir:
1) Isıran hayvanın türü:
1960 yılından beri Amerika' da insana kuduz bulaştıran vahşi hayvanların arasında başlıca etobur vahşi hayvanlar (kurt, tilki, çakal, rakum, vahşi kedi) ve yarasalar sayılabilir. Hayvanın kuduz olup olmadığı tesbit edilip ve kuduz olmadığı anlaşılıncaya kadar, bu hayvanlar tarafından ısırılmış veya ısırılmadan maruz kalmış kişilerde maruziyet sonrası profilaktik tedaviye başlanmalıdır. Eğer, tedaviye başlanmış ise ve daha sonra laboratuvarda hayvanın kuduz olmadığı anlaşılırsa tedavi kesilebilir.
Amerika' da evcil bir kedinin veya köpeğin kuduz ile enfekte olmuş olması olasılığı bölgeler arasında değişiklikler göstermektedir; buna bağlı olarakda maruziyet sonrası profilaktik tedavide değişkenlik gösterebilmektedir. Asya, Afrika ve Latin Amerika' nın çoğunda insana kuduz bulaştıran en büyük neden olarak köpek gösterilmekte ve köpeğe maruz kalma bu ülkelerde özel bir tehdit oluşturmaktadır.
Rodentler (sıçan, kobay, fare, hamster, guinea pig,v.b.) ve lagomorflar (buna tavşanlar dahildir) Amerika' da insanlarda kuduza yol açtıkları bilinmemekte ve kuduz ile nadiren enfekte oldukları bulunmuştur. Fakat, 1971- 1988 yılları CDC' ye bildirilen rodentler arasındaki 179 kuduz vakasının % 70'i dikkate alınmıştır. Bu vakalarda, maruziyet sonrası anti- kuduz profilaksiyi başlatmadan önce yerel sağlık kuruluşlarına danışılmalıdır.
2) Isırılma vakasının koşulları
Bir hayvanın provoke edilmeden saldırması genelde kuduza delalet edilebilir (sağlıklı bir hayvan beslenirken veya siz onunla ilgilenirken ısırması provoke bir saldırıya girmektedir).
3) Maruziyetin tipi
Kuduz sadece virüsün açık bir yara, deri veya mukoz membrandan temasıyla meydana gelebilir. Eğer bir maruziyet (burada tarif edildiği şekilde) meydana gelmemiş ise, tedaviye gereksinim yoktur. Böylece kuduz bir hayvandan maruz kalmadan sonra maruziyetin statüsü kuduz enfeksiyonunun olup olmayacağını belirleyebilir. İki maruziyet kategorisine değinilebilir:
ISIRIK: Cildin diş tarafınan herhangi bir penetrasyonu. Özellikle yüz ve ellere yapılan ısırıklar en büyük riski taşımaktadır, fakat ısırık bölgesi tedavinin başlanıp başlanmayacağının konusunda karar verici OLMAMALIDIR.
Yarasa ile ilgili insana kuduz bulaşması ya yarasanın doğrudan ısırmasıyla yada yarasanın ısırdığı başka bir hayvanın ısırmasıyla indirekt olarak meydana gelebilir. Bazı yarasa ısırıkları daha az ciddi olabildiğinden ve tam olarak tayin edilememektedir. Bunun zıttı olarak özellikle memeli karniyovor ısırıkları gibi daha büyük hayvanların ısırıkları için yarasa ile meydana gelmiş her fiziksel temas ve muhtemel ısırık veya mukoz membrana temas göz ardı edilemediğinden dolayı kuduza maruz kalınmışcasına profilaktik tedaviyi gerektirmektedir.
ISIRIK OLMAMASI: Isırık olmaksızın maruziyetlere, sıyrıklar abrazyonlar ve açık yaralara veya mukoz membranlara kadar kuduz içermesi muhtemel salgıların veya beyin dokularının bulaşması sayılabilir. Eğer, virüsü içeren materyal kuru ise, virüsü non- infektif sayabiliriz. Kuduz bir hayvanın yanlışlıkla kan, idrar veya gaitası ile temas edilirse bu maruziyet sınıfına girmeyebilir (ör: guano). Uçan kuduz hayvanlardan maruziyet çok nadir kaydedilmiştir. Solunum sisteminin koruyucu bariyerleri havadaki kuduz virüsü maruziyet ihtimalini minimize etmektedir. İnsandan insana kuduz bulaştırma vakası literatürde tektir; bu da kuduzdan ölen bir insanın taze korneasının yanlışlıkla sağlıklı bir insana nakledilmesiyle meydana gelmiştir. Donör korneasının kabulünün kuralları sıkılaştırıldığından dolayı bu tehlike ortadan kalkmıştır.
İnsan tarafından gerek ısırılmış gerekse ısırılmamış maruziyet teorik olarak kuduz bulaştırma tehlikesini taşımaktadır; henüz bu yol ile bir bulaştırma dökümente edilmemiştir.
4) Isıran hayvanın aşılanma durumu
Düzenli aşılanmış bir hayvanın kuduz virüsü taşıması veya bulaştırma tehlikesi son derece düşüktür.
5) Bölgelerde kuduz görülmesi
Belirli bir bölgedeki yerleşmiş olan bir türe ait uygun bir laboratuvar ve saha kayıtları kuduz enfeksiyonlarına delalet etmiyorsa bu türe ait, ısırmalarda antikuduz tedavisinin yapılmasına dair tavsiyeleri yerel sağlık otoriteleri belirler. Bu resmi daireler güncel durumlar hakkında uyarılmalıdır.
Maruziyet sonrası kuduz profilaksisi
Buradaki tavsiyeler sadece bir rehberdir. Bunları uygulamada bulaşmış hayvan türlerini gözönünde bulundurunuz; ısırık veya başka maruziyetin koşullarını araştırınız; hayvanın aşılanma durumunu kontrol ediniz ve bölgedeki kuduz varlığını belirleyiniz. Sağlık kuruluşlarına bunlar bildirilerek gerek görülen bölgelerde profilaksisine gereksinim duyulup duyulmadığına karar verilmelidir.
Yaraların Lokal Tedavisi: Kuduzu engellemede belki en etkili yöntem ısırıkların veya sıyrıkların derhal bol su ve sabun ile yıkanmasıdır. Deney hayvanlarında yara temizlenmesinin kuduz enfeksiyonu tehlikesini belirgin azalttığı görülmüştür. Tetanoz profilaksisi ve diğer bakterilerin enfeksiyonlarının önlenmesi de belirtildiği şekilde uygulanmalıdır.
Aktif İmmunizasyon: Aktif immünizasyon maruziyetten hemen sonra (24 saat içinde) uygulanmalıdır. Pazarda mevcut aşı türleri için farklı aşılanma protokolleri bulunmaktadır, uygun olanını seçmek için o üreticinin tavsiyelerine başvurmakda yarar vardır.
Pasif immünizasyon: Kabul edilebilir bir maruziyet sonrası profilaksi aktif ve pasif immünizasyonun kombine edilmesiyle (aşı ve immun globulin) gerçekleştirilmektedir; sadece buna kuduz aşısına sahip ve kuduza karşı serumunda yüksek miktarda antikoru bulunan kişiler hariçtir. Bu bireylerde sadece aşı uygulanması yeterlidir. Pasif immünizasyon için kuduz immünglobulini (insan) kuduz serumuna (at) tercih edilmelidir.
Kuduz şüphesi olupta gerek ısırılma gerekse ısırılmaksızın meydana gelen maruziyetlerin tedavisinde tavsiye edilmektedir. Kuduz immünglobulini (insan) kuduz aşısı ile kombine bir şekilde uygulanmalıdır ve aşının ilk dozunun verilmesinden 7 gün içerisinde uygulanması mümkündür. 7. gününden sonra; hücre kültürü aşısına antikor yanıtının oluştuğu varsayılır ve artık kuduz immünglobulini (insan) endike değildir.
Kontrendikasyonları:
BayRab' ın kontrendikasyonları bilinmemektedir.
Uyarılar/Önlemler:
UYARILAR
İnsan kuduz immünglobulini preperatları BayRab insan plazmasından yapılmıştır. İnsan plazmasından yapılan ürünler (virüsler gibi) hastalığa sebep olabilirler. Bazı virüslere maruziyet öncesi plazma vericilerinin gözlenmesiyle enfeksiyon ajanlarının bulaşma ihtimalini düşürme; mevcut bazı virüs enfeksiyonlarının varlığı için test etme ve bazı ürünlerin inaktivasyonu/ uzaklaştırılmasıyla bu tip ürünler için risk azaltılmış olacaktır. Bu ölçümlere rağmen, bu şekildeki ürünler halen potent olarak hastalık bulaştırabilirler. Bu tip ürünler içinde bilinmeyen enfeksiyon ajanlarının bulunabilme olasılığı halen bulunmaktadır. Kan veya plazma ürünleri alan kişiler özellikle hepatit C olmak üzere bazı viral enfeksiyonların belirti ve/ veya semptomlarını geliştirebilirler. Bu ürün ile geçebilecek tüm olası enfeksiyonlar doktorlara veya sorumlu firmasına derhal bildirilmelidir. Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır.
İnsan immünglobulin preperatlarının uygulanmasını takiben öncesinde sistemik allerjik reaksiyon hikayesi olan hastalarda BayRab dikkatli uygulanmalıdır.
İntramüsküler enjeksiyona konrendike oluşacak derecede ciddi trombositopeni veya koagülasyon bozukluğu olan hastalarda kuduz immünglobulin insan yalnızca risk/ yarar ilişkisi gözden geçirildikten sonra uygulanmalıdır.
Uygulayan hekim özellikle İmmunglobulin A (IgA) eksikliği olan kişilerde, immünizasyonun yararını olası aşırı duyarlılık reaksiyonu riskine karşı analiz etmelidir. Bu tür kişilerde IgA' ya karşı antikorlar bulunmaktadır ve IgA içeren kan ürünlerine karşın bir aşırı duyarlılık gelişecektir.
Diğer tüm intramüsküler uygulanan preperatlarda olduğu gibi trombositopeni ve kanama bozukluğu olan kişilerde kanama komplikasyonları gözükebilir.
ÖNLEMLER
Genel
Ciddi reaksiyonlara neden olabileceğinden dolayı BayRab intravenöz uygulanmamalıdır. İmmünglobulinlere karşı sistematik reaksiyonlar nadir olmasına rağmen akut anaflaktoid semptomların tedavisi için epinefrin bulundurulmalıdır.
Gebelik ve Laktasyonda kullanım:
Gebelik Kategorisi: C
BayRab ile hamile hayvanlar üzerinde çalışmalar yapılmamıştır. Hamile bir bayana uygulandığında fetal hasar veya üreme kapasitesine etkileşim meydana getirip getirmediği bilinmemektedir. BayRab hamile bir bayana sadece açıkca gereksinim duyulduğu durumlarda uygulanmalıdır.
Pediyatrik Kullanım:
Pediyatrik popülasyonda güvenlik ve etkinliği tesbit edilmemiştir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Enjeksiyon bölgesinde acı hissi ve vücut ısısında hafif yükselmeler, enjeksiyon zamanında görülebilir. İmmunglobulin eksikliği olan hastalarda bazen tekrarlayan enjeksiyonlara karşı hassasiyet görülmüştür. İntramüsküler enjeksiyondan sonra anjiyonörotik ödem, cilt kızarması, nefrotik sendrom ve anafilaktik şok nadir kaydedildiğinden, immunglobulin ile bu reaksiyonlar arasında bir ilişkinin olup olmadığı anlaşılamamıştır.
"BEKLENMEYEN BİR ETKİ GÖRÜLDÜĞÜNDE DOKTORUNUZA BAŞVURUNUZ"
İlaç etkileşimleri:
BayRab' ın tekrarlanan dozları eğer aşılanma protokolüne başlanmış ise verilmemelidir; bu kuduz aşısının sağlayacağı aktif immünizasyon ile etkileşebilir. BayRab preperatının içinde olası diğer antikorlar; kızamık, kabakulak, çocuk felci veya kızıl gibi canlı aşılara oluşan cavap ile etkileşebilir. Bu nedenle, BayRab uygulandıktan sonra 3 ay içerisinde canlı aşı uygulanması YAPILMAMALIDIR.
Kullanım şekli ve dozu:
BayRab için tavsiye edilen uygun doz, tercihen ilk aşılama zamanında verilmek üzere 20 IU/kg (0.133 ml/kg) vücut ağırlığı dozudur. Birinci aşılanma yapılandıktan sonraki 7 gün içerisinde de uygulanabilir. Anatomik açıdan uygunsa, BayRab' ın yarım dozu yara etrafına dikkatlice infiltre edilirken geri kalan yarım doz intramüsküler olarak gluteal bölgeye veya lateral uyluk kasına uygulanabilir. Siyatik sinire tahribat tehlikesi bulunduğundan dolayı MERKEZİ gluteal bölgeden uzağa enjeksiyon yapılmalı ve sadece üst- dış kadrana enjeksiyon uygulanmalıdır. BayRab asla aşının yapıldığı iğne ile veya aşının uygulandığı aynı bölgeye beraber uygulanmamalıdır.
Parenteral ürünler uygulanmadan önce içinde partikül olup olmadığına veya çözelti renginin değişip değişmediğine ilişkin kontrol edilmelidir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Endikasyonları:
Bebeklerin, hamilelerin ve çocukların kalsiyum ve D vitamini gereksinimi, osteomalasi, raşitizmde endikedir.
Kontrendikasyonları:
BCG CULTURE SSI kültürü, konjenital veya kazanılmış immün yetmezliği olan kişilerde uygulanmamalıdır. Pozitif HIV serolojisi olan, halen immunosupresif ilaç alan veya radyoterapi de dahil olmak üzere diğer immunosupresif tedavilerden birinin uygulandığı kişilere, sistemik BCG enfeksiyonu riski nedeniyle, BCG CULTURE SSI kültürü uygulamasından kaçınılmalıdır.
Klinik olarak tanı konmuş veya şüpheli aktif tüberküloz, BCG CULTURE SSI immunoterapisine kontrendikasyon teşkil eder. Üriner sistem enfeksiyonu olan hastalarda, enfeksiyonun yayılması veya mesane irritasyonunun şiddetinin artması riskinden dolayı BCG CULTURE SSI tedavisi uygulanmamalıdır. Ayrıca hamilelik ve emzirme döneminde de kontrendikedir.
BCG CULTURE SSI immünoterapisinden sonra uygulanacak immünosupresif tedavi sırasında dikkatli olunmalıdır. BCG immünoterapisinden üç yıl sonra, kortikosteroid tedavisi ile bağlantılı sistemik BCG enfeksiyonunun yol açtığı fatal bir vaka rapor edilmiştir
Uyarılar/Önlemler:
Hipervitaminöz gelişmemesine dikkat etmek gerekir. Böbrek fonksiyon bozukluğu ve böbrek taşı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Dijital alan hastalarda, kalsiyum dijitalin etkisini artıracağından dikkatli olmalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Hafif ile orta dereceli geçici reaksiyonlar:
BCG CULTURE SSI kültürü ile tedavinin hemen görülen etkisi, immünoterapinin olumlu bir sonucu olduğuna inanılan, mesane duvarı inflamasyonudur. Bu inflamasyonla bağlantılı semptomlar genellikle hafif ile orta dereceli ve kısa süreli olmakta, 48/72 saatten fazla sürmemektedir. Intravezikal tedaviden sonra görülebilen disüri, hematüri, sık idrara çıkma, sistit gibi lokal reaksiyonlar instilasyondan 3-4 saat sonra başlamakta ve yaklaşık 1-2 gün sürmektedir.
Ateş, titreme, kırıklık, miyalji sık olarak ortaya çıkmaktadır. Hafif ile orta dereceli bu reaksiyonlar antipiretikler ile düzeltilebilmekte ancak bazı durumlarda profilaktik olarak isoniazid uygulanması gerekebilmektedir. Nonsteroidal antinflamatuvar ilaçların kullanımı önerilmemektedir.
Nadiren görülen yan etkiler:
BCG CULTURE SSI kültürü ile tedavi edilen hastaların %2'sinden daha azında şiddetli yan etkiler görülmektedir. Bunlar: Sepsis, iridit, mesane ağrısı, artrit ve mesane kontraktürüdür. Epididimit ve prostatit gibi lokal enfeksiyonlar veya pnömoni, hepatit ve hatta BCG-it gibi şiddetli sistemik tüberküloz reaksiyonları bildirilmiştir.
Lokal BCG enfeksiyonu, immünoterapinin hemen sona erdirilmesini ve kombine antitüberküloz tedavisinin başlatılmasını gerektirir. Sistemik BCG-it hayatı tehdit eden bir komplikasyon haline gelebilir. Antitüberküloz tedavisine günde 50-100 mg prednison veya günde iki defa 500 mg sikloserin ile başlanması tavsiye edilir. Sistemik BCG enfeksiyonu sonucunda oluşan mortalitenin, üretra travması olan hastaya immünoterapi uygulanması veya BCG terapisinden hemen sonra immünosupresif tedavi verilmesine bağlı olarak ortaya çıktığı rapor edilmektedir. Hastaların çoğunda, artrit, artralji ve ekzema BCG aşırı duyarlılığına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Hipersensitivite reaksiyonu olduğu düşünülen granülomatöz hepatit vakası rapor edilmiştir.
Yukarıda belirtilenlere ek olarak, BCG tüberkülozu, psoas absesi, Poncet hastalığı, Reiter sendromu, renal granülomalar ve nefrojenik adenom gibi komplikasyonlar görülebilir. Makroskopik hematüri veya geçici üretral obsrüksiyonlar da nadir komplikasyonlardandır.
İlaç etkileşimleri:
Kemik iliği depresanları, radyasyon ve diğer immünosupresif ajanlarla birlikte kullanılması, sistemik BCG enfeksiyonu riski nedeniyle ve BCG CULTURE SSI kültürünün tedavi edici etkisini azaltabileceğinden önerilmemektedir. BCG CULTURE SSI immünoterapisinden sonra uygulanacak immünosupresif tedavi sırasında dikkatli olunmalıdır.
Antikoagülan kullanımına bağlı olarak BCG immünoterapisine alınan yanıtların azaldığına dair bir takım bulgular vardır.
İsoniazid (INH) ile profilaktik tedavinin, BCG immünoterapisinin antitümöral etkisini etkileyip etkilemediği kesin bir şekilde gösterilememiştir. Eş zamanlı olarak uygulanan INH tedavisinin, BCG uygulamalarına etkisi araştırılmaktadır.
Kullanım şekli ve dozu:
1/2-2 ölçek/gün dozda kullanılır. Raşitizm ve osteomalasi tedavisinde bir ay boyunca günde 2x5 ölçek kullanılmalıdır.
Bebeklerin, hamilelerin ve çocukların kalsiyum ve D vitamini gereksinimi, osteomalasi, raşitizmde endikedir.
Kontrendikasyonları:
BCG CULTURE SSI kültürü, konjenital veya kazanılmış immün yetmezliği olan kişilerde uygulanmamalıdır. Pozitif HIV serolojisi olan, halen immunosupresif ilaç alan veya radyoterapi de dahil olmak üzere diğer immunosupresif tedavilerden birinin uygulandığı kişilere, sistemik BCG enfeksiyonu riski nedeniyle, BCG CULTURE SSI kültürü uygulamasından kaçınılmalıdır.
Klinik olarak tanı konmuş veya şüpheli aktif tüberküloz, BCG CULTURE SSI immunoterapisine kontrendikasyon teşkil eder. Üriner sistem enfeksiyonu olan hastalarda, enfeksiyonun yayılması veya mesane irritasyonunun şiddetinin artması riskinden dolayı BCG CULTURE SSI tedavisi uygulanmamalıdır. Ayrıca hamilelik ve emzirme döneminde de kontrendikedir.
BCG CULTURE SSI immünoterapisinden sonra uygulanacak immünosupresif tedavi sırasında dikkatli olunmalıdır. BCG immünoterapisinden üç yıl sonra, kortikosteroid tedavisi ile bağlantılı sistemik BCG enfeksiyonunun yol açtığı fatal bir vaka rapor edilmiştir
Uyarılar/Önlemler:
Hipervitaminöz gelişmemesine dikkat etmek gerekir. Böbrek fonksiyon bozukluğu ve böbrek taşı olanlarda dikkatle kullanılmalıdır. Dijital alan hastalarda, kalsiyum dijitalin etkisini artıracağından dikkatli olmalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Hafif ile orta dereceli geçici reaksiyonlar:
BCG CULTURE SSI kültürü ile tedavinin hemen görülen etkisi, immünoterapinin olumlu bir sonucu olduğuna inanılan, mesane duvarı inflamasyonudur. Bu inflamasyonla bağlantılı semptomlar genellikle hafif ile orta dereceli ve kısa süreli olmakta, 48/72 saatten fazla sürmemektedir. Intravezikal tedaviden sonra görülebilen disüri, hematüri, sık idrara çıkma, sistit gibi lokal reaksiyonlar instilasyondan 3-4 saat sonra başlamakta ve yaklaşık 1-2 gün sürmektedir.
Ateş, titreme, kırıklık, miyalji sık olarak ortaya çıkmaktadır. Hafif ile orta dereceli bu reaksiyonlar antipiretikler ile düzeltilebilmekte ancak bazı durumlarda profilaktik olarak isoniazid uygulanması gerekebilmektedir. Nonsteroidal antinflamatuvar ilaçların kullanımı önerilmemektedir.
Nadiren görülen yan etkiler:
BCG CULTURE SSI kültürü ile tedavi edilen hastaların %2'sinden daha azında şiddetli yan etkiler görülmektedir. Bunlar: Sepsis, iridit, mesane ağrısı, artrit ve mesane kontraktürüdür. Epididimit ve prostatit gibi lokal enfeksiyonlar veya pnömoni, hepatit ve hatta BCG-it gibi şiddetli sistemik tüberküloz reaksiyonları bildirilmiştir.
Lokal BCG enfeksiyonu, immünoterapinin hemen sona erdirilmesini ve kombine antitüberküloz tedavisinin başlatılmasını gerektirir. Sistemik BCG-it hayatı tehdit eden bir komplikasyon haline gelebilir. Antitüberküloz tedavisine günde 50-100 mg prednison veya günde iki defa 500 mg sikloserin ile başlanması tavsiye edilir. Sistemik BCG enfeksiyonu sonucunda oluşan mortalitenin, üretra travması olan hastaya immünoterapi uygulanması veya BCG terapisinden hemen sonra immünosupresif tedavi verilmesine bağlı olarak ortaya çıktığı rapor edilmektedir. Hastaların çoğunda, artrit, artralji ve ekzema BCG aşırı duyarlılığına bağlı olarak ortaya çıkmıştır. Hipersensitivite reaksiyonu olduğu düşünülen granülomatöz hepatit vakası rapor edilmiştir.
Yukarıda belirtilenlere ek olarak, BCG tüberkülozu, psoas absesi, Poncet hastalığı, Reiter sendromu, renal granülomalar ve nefrojenik adenom gibi komplikasyonlar görülebilir. Makroskopik hematüri veya geçici üretral obsrüksiyonlar da nadir komplikasyonlardandır.
İlaç etkileşimleri:
Kemik iliği depresanları, radyasyon ve diğer immünosupresif ajanlarla birlikte kullanılması, sistemik BCG enfeksiyonu riski nedeniyle ve BCG CULTURE SSI kültürünün tedavi edici etkisini azaltabileceğinden önerilmemektedir. BCG CULTURE SSI immünoterapisinden sonra uygulanacak immünosupresif tedavi sırasında dikkatli olunmalıdır.
Antikoagülan kullanımına bağlı olarak BCG immünoterapisine alınan yanıtların azaldığına dair bir takım bulgular vardır.
İsoniazid (INH) ile profilaktik tedavinin, BCG immünoterapisinin antitümöral etkisini etkileyip etkilemediği kesin bir şekilde gösterilememiştir. Eş zamanlı olarak uygulanan INH tedavisinin, BCG uygulamalarına etkisi araştırılmaktadır.
Kullanım şekli ve dozu:
1/2-2 ölçek/gün dozda kullanılır. Raşitizm ve osteomalasi tedavisinde bir ay boyunca günde 2x5 ölçek kullanılmalıdır.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi