Acarosan
Formülü:
1 PAKET ALLERGOPEN içinde;
1 şişe benzylpenicilloyl polylysin (PPL) ile,
0.175 mg. PPL
20.0 mg. mannitol (lyophilize toz olarak) PPL,BPO gruplarin poly-L-lysine tasıyıcısıyla yaptığı bilesiktir.BPO grubu, benzylpenicillin ve ilgili antibiyotiklerin Tip 1 allerjisindeki temel belirleyicisidir.
5 şişe Minör Determinant Mixture (MDM) içersinde;
0.6 mg. benzylpenicillin monosodium tuzu
0.5 mg. isodium benzylpenicillote (lyophilize toz olarak)
Minör Determinant Mixture (MDM), penicillin allerjisinin sadece ana determinantlarına degil, diger minör elemanlarına karşı hassasiyeti olan hastalara yönelik allerjenler içerir.
5ml. çözücü sıvı (PPL lyophilisat'ını çözdürmek için) içeren 1 şişe ile 5 adet 1ml lik şişelerde çözücü sıvı içeriği:
0.50 g. Sodium chloride
0.07 g. Disodium hydrogen phosphate
0.04 g. Potassium dihydrogen phosphate
0.005g. Tween 80
0.005g. ad 100ml.
Çözücü sıvılar, Iyophilize (dondurularak kurutulmuş) allerjenlerin çözündürülmesi yoluyla deri testi solüsyonlarının hazırlanmasında rol oynar.Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Acarosan ve formları ev tozu akarlarının tam olarak yok edilmesi amacına hizmet eden yepyeni bir ilaçtır.ACAROSANın yapımı Hollanda' nın Ultrecht şehri üniversitenin ve Mainz' daki ev biyolojisi araştırma kurumunun ektoparazitoloji laboratuvarlarında akarların yaşam,gelişim ve çoğalmaları ile ilgili yıllar süren araştırmalar sonucunda gerçekleşmiştir.
Acarosan sayesinde akarlar öldükleri gibi aynı zamanda dışkı tozları da tekstil eşyalarından ayrışarak havada uçuşamayacak şekilde topaklaşır.İnce toz parçacıkları daha büyük parçalara dönüşür ve elektrik süpürgesi tarafından kolay çekilebilir hale gelirler.
Akarların hepsi tam olarak (%95-100) öldürülürler.
Akarların ince toz halindeki dışkıları, Acarosan'ın temizleyici ve bağlayıcı özelliği sayesinde kolaylıkla havada uçuşamayacak derecede birleşirler ve büyük topaklar haline gelerek elektrikli süpürgenin vakum etkisi ile kolayca temizlenebilir.
ACAROSAN'ın etki süresi 8-12 ay devam eder.
Kontrendikasyonları:
Yoktur.Uyarılar/Önlemler:
Yoktur.Yan etkiler/Advers etkiler:
Hiçbir yan etkisi ya da advers etkisi rapor edilmemiştir.İlaç etkileşimleri:
Norodol; amfetamin, antikoagülan, kumarin veya indandione türevleri, antikonvülsanlar, barbitüratlar, antidiskinetikler, antihistaminikler, beta-adrenerjik blokerler, santral sinir sistemi depresanları, dopamin, efedrin, epinefrin, levadopa ile birlikte kullanılmamalıdır. Lityum tuz-larının Norodol ile birlikte yüksek dozda kullanılması halinde hasta dikkatle gözlenmelidir, ensefalopati sendromu ortaya çıkabilir. Bu sendromun ilk belirtileri görülen hastalarda Norodol tedavisi derhal durdurulmalıdır. Haloperidol ve lityumun sürekli beraber kullanımı sonucu, birkaç hastada irreversibl beyin harabiyeti gözlenmiştir. Yüksek dozda Norodol, metildopa'nın etkisini artırır.Kullanım şekli ve dozu:
1. PPL deri testi daima ilk olarak uygulanmalıdır.MDM deri testi sadece PPL deri testi negatif sonuç vermişse uygulanır.
2. Prick testi olarak uygulanmalıdır.Prick test negatif sonuç vermişse ancak o zaman Intrakutan test formuna geçilebilir.
İlaç Prospektüs Bilgileri
Konu Sahibi / Yazar
PELİN
Kategori / Forum
Sağlık - Yaşam
Yorumlar / Cevaplar
70
Okunma / Görüntüleme
23573
İlaç Prospektüs Bilgileri
İlaç Prospektüs Bilgileri
Endikasyonları:
Esansiyel ve renovasküler hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği ve sol ventriküler diskfonksiyonlar koroner iskemik hastalıklarında endikedir.Kontrendikasyonları:
Etken maddeye duyarlılık ve gebelikte kontrendikedir.Uyarılar/Önlemler:
Renal yetmezlikte kullanılan doz miktarı azaltılmalı veya doz araları uzatılmalıdır. Diüretikler, beta blokörler ve metildopa enalaprilin etkisini arttırır. Analjazik ve nonsteroid antienflamatuarlar enalaprilin antihipertansif etkisini azaltabilir. Alkolle birlikte kullanılmaz. İlk kullanımdan sonra semptomatik hipotansiyon görülebilir. Kan basınçları normal veya normalin alt sınırında seyreden konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda enalapril tedavisi kan basıncını daha da düşürebilir. Renal yetmezliği olan hastalarda BUN ve kreatin değerleri yükselebilir. Çocuklarda ve laktasyonda kullanılmaz. Hepatik yetmezlik, aort stenozu, mitral stenozu, hipertrofik kardiyomiyopati, immün yetmezlik ve renal transplantasyonlarda dikkatle kullanılmalıdır. Kalsiyum antagonistleri ile birlikte kullanılmaz. Allopurinolle birlikte kullanımlarda kan tablosu düzenli olarak kontrol edilmelidir.Yan etkiler/Advers etkiler:
Yoktur.İlaç etkileşimleri:
Yoktur.Kullanım şekli ve dozu:
Hipertansiyonda başlangıç için 1x5mg ve daha sonra elde edilen cevaba göre 1-2x10-40mg'dır. Hasta aynı zamanda diüretik tedavisi görmekte ise başlangıç dozu günde 2,5mg'dır. Konjestif kalp yetmezliğinde dijital ve/veya diüretik tedavisine yardımcı olarak başlangıçta 2,5mg ve daha sonra 10-20mg uygulanır.
Esansiyel ve renovasküler hipertansiyon, konjestif kalp yetmezliği ve sol ventriküler diskfonksiyonlar koroner iskemik hastalıklarında endikedir.Kontrendikasyonları:
Etken maddeye duyarlılık ve gebelikte kontrendikedir.Uyarılar/Önlemler:
Renal yetmezlikte kullanılan doz miktarı azaltılmalı veya doz araları uzatılmalıdır. Diüretikler, beta blokörler ve metildopa enalaprilin etkisini arttırır. Analjazik ve nonsteroid antienflamatuarlar enalaprilin antihipertansif etkisini azaltabilir. Alkolle birlikte kullanılmaz. İlk kullanımdan sonra semptomatik hipotansiyon görülebilir. Kan basınçları normal veya normalin alt sınırında seyreden konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda enalapril tedavisi kan basıncını daha da düşürebilir. Renal yetmezliği olan hastalarda BUN ve kreatin değerleri yükselebilir. Çocuklarda ve laktasyonda kullanılmaz. Hepatik yetmezlik, aort stenozu, mitral stenozu, hipertrofik kardiyomiyopati, immün yetmezlik ve renal transplantasyonlarda dikkatle kullanılmalıdır. Kalsiyum antagonistleri ile birlikte kullanılmaz. Allopurinolle birlikte kullanımlarda kan tablosu düzenli olarak kontrol edilmelidir.Yan etkiler/Advers etkiler:
Yoktur.İlaç etkileşimleri:
Yoktur.Kullanım şekli ve dozu:
Hipertansiyonda başlangıç için 1x5mg ve daha sonra elde edilen cevaba göre 1-2x10-40mg'dır. Hasta aynı zamanda diüretik tedavisi görmekte ise başlangıç dozu günde 2,5mg'dır. Konjestif kalp yetmezliğinde dijital ve/veya diüretik tedavisine yardımcı olarak başlangıçta 2,5mg ve daha sonra 10-20mg uygulanır.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
Film kaplı her tablette 20 mg kinaprile eşdeğer 21.7 mg kinapril hidroklorür ve 12.5 mg hidroklorotiyazid bulunur.
Boyar maddeler:Titanyum dioksit, demir oksit hidrat, demir (III) oksit.Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Kombinasyon preparatının kullanılmasının gerekli olduğu esansiyel hipertansiyonda endikedir.
Hipertansiyon tedavisinde kullanılan monoterapinin yetersiz olduğu durumlarda kombinasyon tedavisi uygulanmalıdır.
Sabit kombinasyonlar doz ayarlaması için uygun olmamakla birlikte, bileşiminde bulunan maddelerin idame dozları sabit kombinasyondakine eşit olduğu durumlarda kullanılabilirler.Kontrendikasyonları:
Accuzide aşağıda belirtilen durumlarda kullanılmamalıdır:
-Kinapril hidroklorür, tiyazid ve olası çapraz reaksiyonlar nedeniyle sülfonamidlere karşı aşırı duyarlılık.
-Anjiyonörotik ödem hikayesi olanlar (daha önceden uygulanan ADE-inhibitör tedavisi sırasında ortaya çıkan)
-Ağır böbrek yetmezliği (serum kreatinini 1.8 mg/100ml'den yüksek ya da kreatinin klirensi 30 ml/dak.'dan az olanlar)
-Diyaliz hastaları
-Renal arter stenozu (bilateral veya tek böbrek varsa unilateral)
-Böbrek naklinden sonra
-Hemodinamik açıdan sorun yaratan aort veya mitral kapak stenozu ya da hipertrofik kardiyomiyopati
-Dekompanse kalp yetmezliği
-Primer hiperaldosteronizm
-Ağır karaciğer yetmezliği (hepatik prekoma/koma) ya da primer karaciğer hastalığı
-Klinik açıdan önemli elektrolit denge bozukluğu (hiperkalsemi, hiponatremi, hipokalemi)
-Çocuklar (yeterli klinik deneyim olmadığından)
-HamilelikUyarılar/Önlemler:
Dekstransülfan ile yapılan düşük dantiseli lipoprotein (LDL) aferezi sırasında (ağır hiperkolesterolemi) ADE inhibitörü kullanılması, hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabilir.
Arı ve yaban arısı gibi böcek toksinlerine karşı alerjik reaksiyonları azaltmak veya yok etmek amacıyla yapılan tedaviler (duyarsızlaştırma tedavisi) sırasında ADE inhibitörü kullanılması, bazen hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına (hipotansiyon, solunum yetmezliği, kusma, alerjik deri reaksiyonları gibi) neden olabilir.
LDL aferezi ve duyarsızlaştırma tedavisinin gerektiği durumlarda, preparat başka bir antihipertansif ile değiştirilmelidir.
Kadın hastalarda Accuzide gibi bir ADE inhibitörü tedavisine başlamadan önce gebeliğin olmadığı belirlenmelidir. Accuzide tedavisi sırasında gebeliğe karşı gereken önlemler alınmalıdır. Tüm önlemlere rağmen Accuzide tedavisi sırasında gebelik ortaya çıkarsa, özellikle gebeliğin son altı aylık döneminde Accuzide kullanılması bebeğe zarar verebileceği için, bebek açısından daha düşük risk taşıyan başka bir tıbbi tedaviye geçilmelidir. Emziren annelerde tedavi zorunluysa emzirmeye son verilmelidir.
Accuzide, aşağıda belirtilen durumlarda risk ve yararlar iyice değerlendirildikten sonra ve bazı klinik ve laboratuvar-kimyasal parametreler yakından izlenerek kullanılabilir.
Klinik açıdan önemli proteinüri (günde 1 gramdan fazla)
İmmün yetmezlik ya da kolajen doku hastalığı (Lupus erythematosus, skleroderma gibi)
Bağışıklık sistemini zayıflatan sistemik ilaçların (kortikosteroidler, sitostatikler, anti****bolitler gibi), allopurinol, prokainamid ve lityum kullanımı
Gut
Hipovolemi
Serebral skleroz
Koroner skleroz
Diabetes mellitus
Karaciğer yetmezliği
Not
Accuzide tedavisine başlamadan önce böbrek fonksiyonları kontrol edilmeli ve tuz/sıvı dengesi sağlanmalıdır.
Özellikle tedavinin başlangıcında, aşağıda belirtilen durumlarda kan basıncı ve/veya gereken laboratuvar parametreleri çok yakından izlenmelidir:
Böbrek yetmezliği olanlar (serum kreatinin 1.8 mg/100 ml'den yüksek ya da kreatinin klerensi 30-60 ml/dak. olanlar)
Ağır hipertansiyonlu hastalar
65 yaşından büyük hastalar
Accuzide tedavisi sırasında, yüksek geçirgenlikli poliakrilnitril-metilsülfonat membranı (örn.AN 69) ile yapılan diyaliz ve hemofiltrasyon uygulaması hayatı tehdit eden şok dahil aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabileceğinden, acil diyaliz ya da hemofiltrasyon gereken durumlarda ADE inhibitörleri dışında başka bir antihipertansif ilaca geçilmeli ya da başka bir membran kullanılmalıdır.Gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi için hekime hastanın ADE inhibitörü kullandığı ya da diyaliz uygulandığı mutlaka bildirilmelidir.
Hipertansiyon nedeniyle Accuzide kullanılırken düzenli kontrol gereklidir. Kişilerin reaksiyonlarının aynı olmamasına bağlı olarak, motorlu taşıtlar dahil araç kullanma becerisi azalabilir. Bu durum, özellikle tedavinin başlangıç dönemleri, başka ilaçlardan bu tedaviye geçerken ve alkol alındığı zamanlarda geçerlidir.
Doz yükseltilmesi, özellikle tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin kusma/diyare, daha önce uygulanmış diüretik tedavisine bağlı kayıplar) kan basıncının aşırı düşmesine yol açabilir. Bu tür hastalar en az 6 saat süreyle yakından izlenmelidir.Yan etkiler/Advers etkiler:
Accuzide veya diğer ADE inhibitörleri, hidroklorotiyazid tedavisi sırasında aşağıdaki istenmeyen etkilerin görüldüğü bildirilmiştir.
Kardiyovasküler: Accuzide tedavisinin başlangıç döneminde, tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin kusma, diyare veya daha önceden uygulanan diüretik tedavisi gibi nedenlere bağlı), ağır hipertansiyonlu hastalarda ve Accuzide dozunun arttırıldığı durumlarda bulanık görme, halsizlik ve baş dönmesi hissi ile nadiren bilinç kaybına kadar varabilen (senkop gibi) belirtilerle birlikte seyrek olarak kan basıncında aşırı düşme (hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon) meydana gelebilir.
Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında, potasyum eksikliğine bağlı olarak elektrokardiyografik değişiklikler ve kardiyak ritm bozuklukları görülebilir.
ADE inhibitörü tedavisi gören bazı hastalarda kan basıncının çok fazla düşmesine bağlı olarak aşağıdaki advers etkilerin görülebildiği bildirilmiştir: taşikardi, palpitasyon, aritmi, göğüs ağrısı, angina pektoris, miyokard enfarktüsü, geçici iskemik nöbet.
Böbrekler: Nadiren, böbrek yetmezliği meydana gelebilir veya ilerleyebilir. İzole vakalarda akut böbrek yetmezliğine dönüşebilir. Çok seyrek olarak, bazen böbrek fonksiyonlarında kötüleşme ile seyreden proteinüri görüldüğü bildirilmiştir. Hidroklorotiyazid tedavisi gören izole vakalarda, akut böbrek yetmezliği ile sonlanan bakteriyel olmayan interstisyel nefrit meydana geldiği bildirilmiştir.
Solunum sistemi: Seyrek olarak, kuru rahatsız edici öksürük ve bronşit, nadiren nefes darlığı, sinüzit, rinit, izole bronkospazm, seyrek olarak, muhtemelen hidroklorotiyazide karşı aşırı duyarlılık sonucu ortaya çıkan şok belirtileriyle birlikte pulmoner ödem bildirilmiştir. Öte yandan glosit ve ağız kuruluğu ile susama hissi meydana gelebilir.
Seyrek olarak, ADE inhibitörü kullanımına bağlı larinks, farinks ve/veya dili de içeren angionörotik ödem bildirilmiştir. Bu durum görülürse derhal cilt altına 0.3-0.5 mg epinefrin uygulanmalı ya da EKG ve kan basıncı kontrolü altında intravenöz yoldan yavaş olarak 0.1 mg epinefrin verilmeli ve takiben glukokortikosteroid uygulanmalıdır. İntravenöz yoldan antihistaminik ve H2-reseptör antagonisti verilmesi de önerilir. Epinefrin uygulamasına ek olarak, eksikliği biliniyorsa C1-inaktivatörü de verilebilir.
Sindirim sistemi: Seyrek olarak, bulantı, üst abdominal ağrı ve hazımsızlık, nadiren kusma, ishal, kabızlık ve iştahsızlık görülebilir. ADE inhibitörü tedavisi sırasında kolestatik sarılık, karaciğer fonksiyon bozukluğu, hepatit ve (sub)ileus ortaya çıkan hastaların bulunduğu bildirilmiştir.
Deri ve kan damarları: Bazen ekzantem gibi alerjik deri reaksiyonları, nadiren ürtiker, kaşınma ve eritema multiforme gibi deri reaksiyonları, Stevens-Johnson sendromu, lupus erythematosus (çok ender olarak hidroklorotiyazid tedavisinden sonra) ya da dudakları, yüzü ve/veya ekstremiteleri de kapsayan anjiyonörotik ödem görülebilir.
Bazı hastalarda deri değişikliklerine ateş, miyalji, artralji/artrit, vaskülit, eozinofili, lökositoz ve/veya ANA-titrasyonunda yükselme eşlik edebilir.
Ağır deri reaksiyonlarında Accuzide tedavisine son verilmelidir.
Ender vakalarda, anafilaktoid reaksiyonlar, psoriasis benzeri deri lezyonları, fotosensitivite, sıcak basması, terleme, alopesi, onikoliz ve Reynaud hastalığı olanlarda vasküler krampların şiddetlendiği bildirilmiştir.
Özellikle yaşlı veya vasküler hastalığı bulunanlarda, yüksek hidroklorotiyazid dozlarında, hemokonsantrasyon sonucu nadiren trombüs ve emboli görülebilir.
Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında nadiren, terlemede azalma meydana geldiği gözlenmiştir.
Sinir sistemi: Bazen, baş ağrısı, halsizlik, uyku artışı, apati, nadiren depresyon, baş dönmesi, uykusuzluk, impotans, uyuşukluk hissi ve parestezi, denge duyusunda bozulma, oryantasyon bozukluğu, ruhsal durumda dalgalanmalar, kulak çınlaması, bulanık görme ve kısmen sıvı ve elektrolit denge bozukluğuna bağlı olarak tat duyusunda değişme ya da geçici tat duyusu kaybı meydana gelebilir.
Kas-iskelet sistemi: Nadiren kramp, iskelet kaslarında güçsüzlük, kas ağrısı ve potasyum eksikliğine bağlı parezi belirtileri ortaya çıkabilir.
Laboratuvar tahlilleri: Bazen hemoglobin konsantrasyonunda, hematokrit, lökosit ve trombosit sayısında azalma görülebilir. Nadiren, özellikle böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar ya da aynı anda allopurinol, prokainamid veya bağışıklık sistemini baskılayan bazı ilaçları kullananlarda anemi, trombositopeni, lökopeni, nötropeni, eozinofili ve izole vakalarda agranülositoz ya da pansitopeni görülebilir.
Hidroklorotiyazid, bazen hipokalemi, hipokloremi, hipomagnezemi, hiperkalsemi, glikozüri ve ****bolik alkaloza neden olabilir. Kan şekeri, kolesterol, trigliserit, ürik asit ve serum amilaz düzeyinde yükselmeye yol açtığı gözlenmiştir.
Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda bazen serum üre, kreatinin ve potasyum konsantrasyonu artabilir ve sodyum konsantrasyonu düşebilir. Proteinüri meydana gelebilir.
Serum bilirubin ve karaciğer enzim konsantrasyonları ender olarak yükselebilir.
Yukarıda belirtilen laboratuvar incelemeleri Accuzide tedavisine başlamadan önce yapılmalı ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Özellikle tedavinin başlangıç döneminde ve yüksek riskli hastalarda (böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar, immünsüpresan ilaçlar, sitostatik ilaçlar, allopurinol, prokainamid, digital, glukokortikosteroid, laksatif kullananlar ve yaşlı hastalar) serum elektrolitleri, serum kreatinin düzeyi, kan şekeri ve kan sayımları daha sık aralıklarla kontrol edilmelidir.
Accuzide tedavisi sırasında ateş, lenfoadenopati, ve/veya boğazda inflamasyon meydana gelirse hemen lökosit sayımı yapılmalıdır.İlaç etkileşimleri:
Accuzide, diğer ADE inhibitörleri veya hidroklorotiyazid ile aşağıdaki maddelerin birlikte kullanımı sırasında şu etkileşimler bildirilmiştir:
Sofra tuzu: Accuzide'in antihipertansif etkisinde azalma.
Antihipertansif ilaçlar (diüretikler, betablokerler gibi), nitratlar, vazodilatörler, barbitüratlar, fenotiyazinler, trisiklik antidepresanlar, alkol: Accuzide'in antihipertansif etkisinde güçlenme.
Analjezikler, antifilojistikler (asetil salisilik asit, indo****zin gibi): Accuzide'in antihipertansif etkisinde olası azalma. Özellikle hipovolemili hastalarda akut böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.
Yüksek doz salisilat uygulaması: Hidroklorotiyazide bağlı olarak, salisilatların merkezi sinir sistemi üzerindeki zararlı etkisinde güçlenme.
Potasyum, potasyum tutucu diüretikler (spironolakton, amilorid, triamteren gibi) ve heparin gibi serum potasyum konsantrasyonunun yükselmesine yol açabilecek ilaçlar: ADE inhibitörlerinin yol açtıkları potasyum düzeyini yükseltici etkide güçlenme.
Lityum: Serum lityum konsantrasyonunda yükselme (düzenli olarak kontrol edilmelidir.) ve buna bağlı olarak lityumun kardiyotoksik ve nörotoksik etkilerinde güçlenme.
Alkol: Alkolün etkisinde güçlenme.
Digitalis glikozitleri: Potasyum ve/veya magnezyum eksikliğine bağlı olarak digitalis glikozitlerinin etki ve yan etkileri artabilir.
Oral antidiyabetikler ve insülin: Hidroklorotiyazidden dolayı etkinin zayıflaması.
Katekolaminler (epinefrin gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak etkide azalma.
Potasyum kaybına yol açan diüretikler (furosemid gibi) glukokortikostreoidler, ACTH, karbenoksolon, amfoterisin B, penisilin G, salisilatlar ve laksatif alışkanlığı: Hidroklorotiyazide bağlı potasyum ve/veya magnezyum kaybında artış.
Kolestramin veya kolestipol: Hidroklorotiyazidin emiliminde azalma.
Allopurinol, sitotistikler, immunosupresifler, sistemik kortikosteroidler, prokainamid: Lökopeni.
Sitostatikler (siklofosfamid, florourasil, metotraksat gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kemik iliğindeki zararlı etkilerin güçlenmesi (özellikle granülositopeni).
Narkotikler, anestezikler: Hipotansif etkide güçlenme (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).
Kas gevşeticiler (kürar benzeri): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kas gevşetici etkinin güçlenmesi ve uzaması (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).
Metildopa: İzole vakalarda hidroklorotiyazide karşı antikor oluşması nedeniyle hemoliz.
Nöroleptik ilaçlar, imipramin: Kinaprilin antihipertansif etkisinde güçlenme.
Tetrasiklinler: Tetrasiklinin emiliminde azalma.Kullanım şekli ve dozu:
Hipertansiyon tedavisine etkin antihipertansif ilaçlar kullanarak düşük doz monoterapi ile başlanmalıdır. Monoterapinin etkili olmadığı durumlarda Accuzide endikedir. Accuzide'in günlük dozu sabahları bir tablettir. ACCUZİDE İLE KONTROL ALTINA ALINAMAYAN HASTALARDA ACCUZİDE DOZU YÜKSELTİLMEMELİDİR. Gereken durumlarda tedaviye ayrı ayrı ilaçlarla devam edilmelidir. Günlük doz 20 mg kinapril+25 mg hidroklorotiyazidi aşmamalıdır.
Ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi dakikada 30 ml'nin altında olanlar) Accuzide kullanılmamalıdır.
Böbrek fonksiyonları orta derecede kısıtlanmış hastalar (kreatinin klerensi 30-60 ml/dak.) ve yaşlı hastalarda kinapril dozunun azaltılması gerekli olabilir. Sirozlu hastalarda, kinaprilin ilk geçiş sırasında daha düşük oranda ****bolize edilmesine bağlı olarak kinaprilatın plazma konsantrasyonu daha düşüktür.
Doz Aşımı
Aşırı dozda kullanım süresine bağlı olarak aşağıdaki belirtiler görülebilir: Persistan diürez, ağır hipotansiyon, bilinç bulanıklığı (komaya dek varabilen), bradikardi, kardiyovasküler şok, aritmi, konvülsiyon, parezi, paralitik ileus, elektrolit denge bozukluğu, böbrek yetmezliği.
Dil, glottis ve/veya larinksi kapsayan hayatı tehdit edici nitelikteki anjiyonörotik ödemde aşağıda belirtilen önlemler acilen uygulanmalıdır:
Doz aşımı ya da entoksikasyonda, terapötik önlemler ilacın alınma şekli ve zamanı yanında semptomların türüne ve şiddetine göre de değişir. Accuzide'in eliminasyonuna yönelik genel önlemlere (Accuzide alımını takip eden 30 dakika içinde mide lavajı uygulanması, adsorban ve sodyum sülfat verilmesi gibi) ek olarak hayati parametreler yoğun bakım koşullarında izlenmeli ve düzeltilmelidir. Kinapril ve hidroklorotiyazid, diyaliz ile önemli ölçüde uzaklaştırılamaz.
Hipotansiyon mevcutsa, ilk önce izotonik sodyum klorür ve sıvı replasman tedavisi uygulanmalıdır. Yeterli yanıt alınamazsa intravenöz yoldan katekolamin verilebilir. Anjiyotensin II tedavisi denenebilir.
Tedaviye dirençli bradikardi durumunda "pace-maker" uygulanmalıdır.
Su, elektrolit, asit-baz dengesi yanında kan şekeri ve idrarla atılan maddelerin konsantrasyonları sürekli izlenmelidir. Hipokalemi durumunda potasyum desteği gereklidir.
Film kaplı her tablette 20 mg kinaprile eşdeğer 21.7 mg kinapril hidroklorür ve 12.5 mg hidroklorotiyazid bulunur.
Boyar maddeler:Titanyum dioksit, demir oksit hidrat, demir (III) oksit.Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Kombinasyon preparatının kullanılmasının gerekli olduğu esansiyel hipertansiyonda endikedir.
Hipertansiyon tedavisinde kullanılan monoterapinin yetersiz olduğu durumlarda kombinasyon tedavisi uygulanmalıdır.
Sabit kombinasyonlar doz ayarlaması için uygun olmamakla birlikte, bileşiminde bulunan maddelerin idame dozları sabit kombinasyondakine eşit olduğu durumlarda kullanılabilirler.Kontrendikasyonları:
Accuzide aşağıda belirtilen durumlarda kullanılmamalıdır:
-Kinapril hidroklorür, tiyazid ve olası çapraz reaksiyonlar nedeniyle sülfonamidlere karşı aşırı duyarlılık.
-Anjiyonörotik ödem hikayesi olanlar (daha önceden uygulanan ADE-inhibitör tedavisi sırasında ortaya çıkan)
-Ağır böbrek yetmezliği (serum kreatinini 1.8 mg/100ml'den yüksek ya da kreatinin klirensi 30 ml/dak.'dan az olanlar)
-Diyaliz hastaları
-Renal arter stenozu (bilateral veya tek böbrek varsa unilateral)
-Böbrek naklinden sonra
-Hemodinamik açıdan sorun yaratan aort veya mitral kapak stenozu ya da hipertrofik kardiyomiyopati
-Dekompanse kalp yetmezliği
-Primer hiperaldosteronizm
-Ağır karaciğer yetmezliği (hepatik prekoma/koma) ya da primer karaciğer hastalığı
-Klinik açıdan önemli elektrolit denge bozukluğu (hiperkalsemi, hiponatremi, hipokalemi)
-Çocuklar (yeterli klinik deneyim olmadığından)
-HamilelikUyarılar/Önlemler:
Dekstransülfan ile yapılan düşük dantiseli lipoprotein (LDL) aferezi sırasında (ağır hiperkolesterolemi) ADE inhibitörü kullanılması, hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabilir.
Arı ve yaban arısı gibi böcek toksinlerine karşı alerjik reaksiyonları azaltmak veya yok etmek amacıyla yapılan tedaviler (duyarsızlaştırma tedavisi) sırasında ADE inhibitörü kullanılması, bazen hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına (hipotansiyon, solunum yetmezliği, kusma, alerjik deri reaksiyonları gibi) neden olabilir.
LDL aferezi ve duyarsızlaştırma tedavisinin gerektiği durumlarda, preparat başka bir antihipertansif ile değiştirilmelidir.
Kadın hastalarda Accuzide gibi bir ADE inhibitörü tedavisine başlamadan önce gebeliğin olmadığı belirlenmelidir. Accuzide tedavisi sırasında gebeliğe karşı gereken önlemler alınmalıdır. Tüm önlemlere rağmen Accuzide tedavisi sırasında gebelik ortaya çıkarsa, özellikle gebeliğin son altı aylık döneminde Accuzide kullanılması bebeğe zarar verebileceği için, bebek açısından daha düşük risk taşıyan başka bir tıbbi tedaviye geçilmelidir. Emziren annelerde tedavi zorunluysa emzirmeye son verilmelidir.
Accuzide, aşağıda belirtilen durumlarda risk ve yararlar iyice değerlendirildikten sonra ve bazı klinik ve laboratuvar-kimyasal parametreler yakından izlenerek kullanılabilir.
Klinik açıdan önemli proteinüri (günde 1 gramdan fazla)
İmmün yetmezlik ya da kolajen doku hastalığı (Lupus erythematosus, skleroderma gibi)
Bağışıklık sistemini zayıflatan sistemik ilaçların (kortikosteroidler, sitostatikler, anti****bolitler gibi), allopurinol, prokainamid ve lityum kullanımı
Gut
Hipovolemi
Serebral skleroz
Koroner skleroz
Diabetes mellitus
Karaciğer yetmezliği
Not
Accuzide tedavisine başlamadan önce böbrek fonksiyonları kontrol edilmeli ve tuz/sıvı dengesi sağlanmalıdır.
Özellikle tedavinin başlangıcında, aşağıda belirtilen durumlarda kan basıncı ve/veya gereken laboratuvar parametreleri çok yakından izlenmelidir:
Böbrek yetmezliği olanlar (serum kreatinin 1.8 mg/100 ml'den yüksek ya da kreatinin klerensi 30-60 ml/dak. olanlar)
Ağır hipertansiyonlu hastalar
65 yaşından büyük hastalar
Accuzide tedavisi sırasında, yüksek geçirgenlikli poliakrilnitril-metilsülfonat membranı (örn.AN 69) ile yapılan diyaliz ve hemofiltrasyon uygulaması hayatı tehdit eden şok dahil aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabileceğinden, acil diyaliz ya da hemofiltrasyon gereken durumlarda ADE inhibitörleri dışında başka bir antihipertansif ilaca geçilmeli ya da başka bir membran kullanılmalıdır.Gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi için hekime hastanın ADE inhibitörü kullandığı ya da diyaliz uygulandığı mutlaka bildirilmelidir.
Hipertansiyon nedeniyle Accuzide kullanılırken düzenli kontrol gereklidir. Kişilerin reaksiyonlarının aynı olmamasına bağlı olarak, motorlu taşıtlar dahil araç kullanma becerisi azalabilir. Bu durum, özellikle tedavinin başlangıç dönemleri, başka ilaçlardan bu tedaviye geçerken ve alkol alındığı zamanlarda geçerlidir.
Doz yükseltilmesi, özellikle tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin kusma/diyare, daha önce uygulanmış diüretik tedavisine bağlı kayıplar) kan basıncının aşırı düşmesine yol açabilir. Bu tür hastalar en az 6 saat süreyle yakından izlenmelidir.Yan etkiler/Advers etkiler:
Accuzide veya diğer ADE inhibitörleri, hidroklorotiyazid tedavisi sırasında aşağıdaki istenmeyen etkilerin görüldüğü bildirilmiştir.
Kardiyovasküler: Accuzide tedavisinin başlangıç döneminde, tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin kusma, diyare veya daha önceden uygulanan diüretik tedavisi gibi nedenlere bağlı), ağır hipertansiyonlu hastalarda ve Accuzide dozunun arttırıldığı durumlarda bulanık görme, halsizlik ve baş dönmesi hissi ile nadiren bilinç kaybına kadar varabilen (senkop gibi) belirtilerle birlikte seyrek olarak kan basıncında aşırı düşme (hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon) meydana gelebilir.
Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında, potasyum eksikliğine bağlı olarak elektrokardiyografik değişiklikler ve kardiyak ritm bozuklukları görülebilir.
ADE inhibitörü tedavisi gören bazı hastalarda kan basıncının çok fazla düşmesine bağlı olarak aşağıdaki advers etkilerin görülebildiği bildirilmiştir: taşikardi, palpitasyon, aritmi, göğüs ağrısı, angina pektoris, miyokard enfarktüsü, geçici iskemik nöbet.
Böbrekler: Nadiren, böbrek yetmezliği meydana gelebilir veya ilerleyebilir. İzole vakalarda akut böbrek yetmezliğine dönüşebilir. Çok seyrek olarak, bazen böbrek fonksiyonlarında kötüleşme ile seyreden proteinüri görüldüğü bildirilmiştir. Hidroklorotiyazid tedavisi gören izole vakalarda, akut böbrek yetmezliği ile sonlanan bakteriyel olmayan interstisyel nefrit meydana geldiği bildirilmiştir.
Solunum sistemi: Seyrek olarak, kuru rahatsız edici öksürük ve bronşit, nadiren nefes darlığı, sinüzit, rinit, izole bronkospazm, seyrek olarak, muhtemelen hidroklorotiyazide karşı aşırı duyarlılık sonucu ortaya çıkan şok belirtileriyle birlikte pulmoner ödem bildirilmiştir. Öte yandan glosit ve ağız kuruluğu ile susama hissi meydana gelebilir.
Seyrek olarak, ADE inhibitörü kullanımına bağlı larinks, farinks ve/veya dili de içeren angionörotik ödem bildirilmiştir. Bu durum görülürse derhal cilt altına 0.3-0.5 mg epinefrin uygulanmalı ya da EKG ve kan basıncı kontrolü altında intravenöz yoldan yavaş olarak 0.1 mg epinefrin verilmeli ve takiben glukokortikosteroid uygulanmalıdır. İntravenöz yoldan antihistaminik ve H2-reseptör antagonisti verilmesi de önerilir. Epinefrin uygulamasına ek olarak, eksikliği biliniyorsa C1-inaktivatörü de verilebilir.
Sindirim sistemi: Seyrek olarak, bulantı, üst abdominal ağrı ve hazımsızlık, nadiren kusma, ishal, kabızlık ve iştahsızlık görülebilir. ADE inhibitörü tedavisi sırasında kolestatik sarılık, karaciğer fonksiyon bozukluğu, hepatit ve (sub)ileus ortaya çıkan hastaların bulunduğu bildirilmiştir.
Deri ve kan damarları: Bazen ekzantem gibi alerjik deri reaksiyonları, nadiren ürtiker, kaşınma ve eritema multiforme gibi deri reaksiyonları, Stevens-Johnson sendromu, lupus erythematosus (çok ender olarak hidroklorotiyazid tedavisinden sonra) ya da dudakları, yüzü ve/veya ekstremiteleri de kapsayan anjiyonörotik ödem görülebilir.
Bazı hastalarda deri değişikliklerine ateş, miyalji, artralji/artrit, vaskülit, eozinofili, lökositoz ve/veya ANA-titrasyonunda yükselme eşlik edebilir.
Ağır deri reaksiyonlarında Accuzide tedavisine son verilmelidir.
Ender vakalarda, anafilaktoid reaksiyonlar, psoriasis benzeri deri lezyonları, fotosensitivite, sıcak basması, terleme, alopesi, onikoliz ve Reynaud hastalığı olanlarda vasküler krampların şiddetlendiği bildirilmiştir.
Özellikle yaşlı veya vasküler hastalığı bulunanlarda, yüksek hidroklorotiyazid dozlarında, hemokonsantrasyon sonucu nadiren trombüs ve emboli görülebilir.
Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında nadiren, terlemede azalma meydana geldiği gözlenmiştir.
Sinir sistemi: Bazen, baş ağrısı, halsizlik, uyku artışı, apati, nadiren depresyon, baş dönmesi, uykusuzluk, impotans, uyuşukluk hissi ve parestezi, denge duyusunda bozulma, oryantasyon bozukluğu, ruhsal durumda dalgalanmalar, kulak çınlaması, bulanık görme ve kısmen sıvı ve elektrolit denge bozukluğuna bağlı olarak tat duyusunda değişme ya da geçici tat duyusu kaybı meydana gelebilir.
Kas-iskelet sistemi: Nadiren kramp, iskelet kaslarında güçsüzlük, kas ağrısı ve potasyum eksikliğine bağlı parezi belirtileri ortaya çıkabilir.
Laboratuvar tahlilleri: Bazen hemoglobin konsantrasyonunda, hematokrit, lökosit ve trombosit sayısında azalma görülebilir. Nadiren, özellikle böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar ya da aynı anda allopurinol, prokainamid veya bağışıklık sistemini baskılayan bazı ilaçları kullananlarda anemi, trombositopeni, lökopeni, nötropeni, eozinofili ve izole vakalarda agranülositoz ya da pansitopeni görülebilir.
Hidroklorotiyazid, bazen hipokalemi, hipokloremi, hipomagnezemi, hiperkalsemi, glikozüri ve ****bolik alkaloza neden olabilir. Kan şekeri, kolesterol, trigliserit, ürik asit ve serum amilaz düzeyinde yükselmeye yol açtığı gözlenmiştir.
Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda bazen serum üre, kreatinin ve potasyum konsantrasyonu artabilir ve sodyum konsantrasyonu düşebilir. Proteinüri meydana gelebilir.
Serum bilirubin ve karaciğer enzim konsantrasyonları ender olarak yükselebilir.
Yukarıda belirtilen laboratuvar incelemeleri Accuzide tedavisine başlamadan önce yapılmalı ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Özellikle tedavinin başlangıç döneminde ve yüksek riskli hastalarda (böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar, immünsüpresan ilaçlar, sitostatik ilaçlar, allopurinol, prokainamid, digital, glukokortikosteroid, laksatif kullananlar ve yaşlı hastalar) serum elektrolitleri, serum kreatinin düzeyi, kan şekeri ve kan sayımları daha sık aralıklarla kontrol edilmelidir.
Accuzide tedavisi sırasında ateş, lenfoadenopati, ve/veya boğazda inflamasyon meydana gelirse hemen lökosit sayımı yapılmalıdır.İlaç etkileşimleri:
Accuzide, diğer ADE inhibitörleri veya hidroklorotiyazid ile aşağıdaki maddelerin birlikte kullanımı sırasında şu etkileşimler bildirilmiştir:
Sofra tuzu: Accuzide'in antihipertansif etkisinde azalma.
Antihipertansif ilaçlar (diüretikler, betablokerler gibi), nitratlar, vazodilatörler, barbitüratlar, fenotiyazinler, trisiklik antidepresanlar, alkol: Accuzide'in antihipertansif etkisinde güçlenme.
Analjezikler, antifilojistikler (asetil salisilik asit, indo****zin gibi): Accuzide'in antihipertansif etkisinde olası azalma. Özellikle hipovolemili hastalarda akut böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.
Yüksek doz salisilat uygulaması: Hidroklorotiyazide bağlı olarak, salisilatların merkezi sinir sistemi üzerindeki zararlı etkisinde güçlenme.
Potasyum, potasyum tutucu diüretikler (spironolakton, amilorid, triamteren gibi) ve heparin gibi serum potasyum konsantrasyonunun yükselmesine yol açabilecek ilaçlar: ADE inhibitörlerinin yol açtıkları potasyum düzeyini yükseltici etkide güçlenme.
Lityum: Serum lityum konsantrasyonunda yükselme (düzenli olarak kontrol edilmelidir.) ve buna bağlı olarak lityumun kardiyotoksik ve nörotoksik etkilerinde güçlenme.
Alkol: Alkolün etkisinde güçlenme.
Digitalis glikozitleri: Potasyum ve/veya magnezyum eksikliğine bağlı olarak digitalis glikozitlerinin etki ve yan etkileri artabilir.
Oral antidiyabetikler ve insülin: Hidroklorotiyazidden dolayı etkinin zayıflaması.
Katekolaminler (epinefrin gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak etkide azalma.
Potasyum kaybına yol açan diüretikler (furosemid gibi) glukokortikostreoidler, ACTH, karbenoksolon, amfoterisin B, penisilin G, salisilatlar ve laksatif alışkanlığı: Hidroklorotiyazide bağlı potasyum ve/veya magnezyum kaybında artış.
Kolestramin veya kolestipol: Hidroklorotiyazidin emiliminde azalma.
Allopurinol, sitotistikler, immunosupresifler, sistemik kortikosteroidler, prokainamid: Lökopeni.
Sitostatikler (siklofosfamid, florourasil, metotraksat gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kemik iliğindeki zararlı etkilerin güçlenmesi (özellikle granülositopeni).
Narkotikler, anestezikler: Hipotansif etkide güçlenme (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).
Kas gevşeticiler (kürar benzeri): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kas gevşetici etkinin güçlenmesi ve uzaması (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).
Metildopa: İzole vakalarda hidroklorotiyazide karşı antikor oluşması nedeniyle hemoliz.
Nöroleptik ilaçlar, imipramin: Kinaprilin antihipertansif etkisinde güçlenme.
Tetrasiklinler: Tetrasiklinin emiliminde azalma.Kullanım şekli ve dozu:
Hipertansiyon tedavisine etkin antihipertansif ilaçlar kullanarak düşük doz monoterapi ile başlanmalıdır. Monoterapinin etkili olmadığı durumlarda Accuzide endikedir. Accuzide'in günlük dozu sabahları bir tablettir. ACCUZİDE İLE KONTROL ALTINA ALINAMAYAN HASTALARDA ACCUZİDE DOZU YÜKSELTİLMEMELİDİR. Gereken durumlarda tedaviye ayrı ayrı ilaçlarla devam edilmelidir. Günlük doz 20 mg kinapril+25 mg hidroklorotiyazidi aşmamalıdır.
Ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi dakikada 30 ml'nin altında olanlar) Accuzide kullanılmamalıdır.
Böbrek fonksiyonları orta derecede kısıtlanmış hastalar (kreatinin klerensi 30-60 ml/dak.) ve yaşlı hastalarda kinapril dozunun azaltılması gerekli olabilir. Sirozlu hastalarda, kinaprilin ilk geçiş sırasında daha düşük oranda ****bolize edilmesine bağlı olarak kinaprilatın plazma konsantrasyonu daha düşüktür.
Doz Aşımı
Aşırı dozda kullanım süresine bağlı olarak aşağıdaki belirtiler görülebilir: Persistan diürez, ağır hipotansiyon, bilinç bulanıklığı (komaya dek varabilen), bradikardi, kardiyovasküler şok, aritmi, konvülsiyon, parezi, paralitik ileus, elektrolit denge bozukluğu, böbrek yetmezliği.
Dil, glottis ve/veya larinksi kapsayan hayatı tehdit edici nitelikteki anjiyonörotik ödemde aşağıda belirtilen önlemler acilen uygulanmalıdır:
Doz aşımı ya da entoksikasyonda, terapötik önlemler ilacın alınma şekli ve zamanı yanında semptomların türüne ve şiddetine göre de değişir. Accuzide'in eliminasyonuna yönelik genel önlemlere (Accuzide alımını takip eden 30 dakika içinde mide lavajı uygulanması, adsorban ve sodyum sülfat verilmesi gibi) ek olarak hayati parametreler yoğun bakım koşullarında izlenmeli ve düzeltilmelidir. Kinapril ve hidroklorotiyazid, diyaliz ile önemli ölçüde uzaklaştırılamaz.
Hipotansiyon mevcutsa, ilk önce izotonik sodyum klorür ve sıvı replasman tedavisi uygulanmalıdır. Yeterli yanıt alınamazsa intravenöz yoldan katekolamin verilebilir. Anjiyotensin II tedavisi denenebilir.
Tedaviye dirençli bradikardi durumunda "pace-maker" uygulanmalıdır.
Su, elektrolit, asit-baz dengesi yanında kan şekeri ve idrarla atılan maddelerin konsantrasyonları sürekli izlenmelidir. Hipokalemi durumunda potasyum desteği gereklidir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
10 Damla (0.4 ml)
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
İçerdiği Vitamin A, Vitamin C ve Vitamin D3 ile bebeklerin, büyüme gelişmesinde, hastalıklara dirençli olmasında, kemiklerin ve dişlerin yeterli gelişmesinde, bağışıklık sisteminin gelişimi için, güvenle kullanılabilen vitamin kombinasyonu olan bir üründür.
Dünya sağlık örgütü verilerine göre Vitamin A yetmezliği tüm dünyayı ilgilendiren bir sorundur. Vitamin A bebeklerin büyüme gelişmesinde, kemiklerin gelişmesinde, bağışıklık sisteminin gelişmesinde, sağlıklı görme fonksiyonun oluşmasında etkindir. Vitamin A yetmezliği özellikle küçük çocuklarda infeksiyona olan direnci azaltmaktadır. Vitamin C bağışıklık sisteminin düzenli çalışmasında kritik öneme sahiptir. Bebeklerin normal büyüme gelişmesi, kemiklerinin ve dişlerinin sağlıklı gelişimi için ise Vitamin D gereklidir. Yarınlarımız olan bebeklerin sağlıklı gelişimi için anne sütü yeterli bir besin kaynağı olmasına rağmen, anne sütünde Vitamin D'nin yetersiz olduğu tespit edilmiş ve mutlaka dışarıdan Vitamin D desteğinin yapılması gerekli olduğu görülmüştür.
0 yaş itibarı ile bebeklerin ihtiyacı olan vitaminlerin takviyesini sağlamaktadır.
Kontrendikasyonları:
Bilinen bir kontrendikasyonu olmamakla birlikte çinko sülfata hassasiyeti olanlar kullanmamalıdır.
Uyarılar/Önlemler:
Çinko tuzları penisilin türevleri ile birlikte alınmamalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Klorheksidin glukonat ağız içinde dil ve diş üzerindeki renk değişikliğine sebep olabilir. Klorheksidin ile tedavide tad almada değişiklikler oluşabilir.
İlaç etkileşimleri:
Diğer ilaçlarla ve maddelerle bilinen bir etkileşimi yoktur.
Kullanım şekli ve dozu:
Günde 10 damla kullanılır.
10 Damla (0.4 ml)
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
İçerdiği Vitamin A, Vitamin C ve Vitamin D3 ile bebeklerin, büyüme gelişmesinde, hastalıklara dirençli olmasında, kemiklerin ve dişlerin yeterli gelişmesinde, bağışıklık sisteminin gelişimi için, güvenle kullanılabilen vitamin kombinasyonu olan bir üründür.
Dünya sağlık örgütü verilerine göre Vitamin A yetmezliği tüm dünyayı ilgilendiren bir sorundur. Vitamin A bebeklerin büyüme gelişmesinde, kemiklerin gelişmesinde, bağışıklık sisteminin gelişmesinde, sağlıklı görme fonksiyonun oluşmasında etkindir. Vitamin A yetmezliği özellikle küçük çocuklarda infeksiyona olan direnci azaltmaktadır. Vitamin C bağışıklık sisteminin düzenli çalışmasında kritik öneme sahiptir. Bebeklerin normal büyüme gelişmesi, kemiklerinin ve dişlerinin sağlıklı gelişimi için ise Vitamin D gereklidir. Yarınlarımız olan bebeklerin sağlıklı gelişimi için anne sütü yeterli bir besin kaynağı olmasına rağmen, anne sütünde Vitamin D'nin yetersiz olduğu tespit edilmiş ve mutlaka dışarıdan Vitamin D desteğinin yapılması gerekli olduğu görülmüştür.
0 yaş itibarı ile bebeklerin ihtiyacı olan vitaminlerin takviyesini sağlamaktadır.
Kontrendikasyonları:
Bilinen bir kontrendikasyonu olmamakla birlikte çinko sülfata hassasiyeti olanlar kullanmamalıdır.
Uyarılar/Önlemler:
Çinko tuzları penisilin türevleri ile birlikte alınmamalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Klorheksidin glukonat ağız içinde dil ve diş üzerindeki renk değişikliğine sebep olabilir. Klorheksidin ile tedavide tad almada değişiklikler oluşabilir.
İlaç etkileşimleri:
Diğer ilaçlarla ve maddelerle bilinen bir etkileşimi yoktur.
Kullanım şekli ve dozu:
Günde 10 damla kullanılır.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
Bir yumuşak kapsül ;
Naturel Ã-Karoten(Provitamin A) 20 mg (26.000 I.U.)
C vitamini (Askorbik asit)200 mg
E vitamini (d-?-tokoferol)200 mg (200 I.U.)
Selenyum maya (Selenhefe) 50 mg (50 mcg selenyum)içerir.
Yardımcı Maddeler : Kırmızı demir oksit, Lesitin, Aerosil 200
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Formülde verilen vitaminlerin eksikliklerinde tamamlayıcı olarak kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlı olan hastalarda ve
A hipervitaminöz durumlarında kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Genelde önlem gerektiren bir durum söz konusu değildir. Ancak oral kontraseptif
kullananlar ve oral antikoagülan kullananlarda ACE PLUS SELENYUM verilmesi risklidir.
Hamilelerde ve Emziren Kadınlarda Kullanımı :
Gebelik ve emzirmede A, C, E vitaminleri ve selenyuma ihtiyaç artar. Bu durumlarda
doktor önerisine uygun olarak kullanılır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Önerilen dozlarda belli bir yan etkisi yoktur. Yüksek dozlarda diyare ve karın ağrısı
görülebilir.
İlaç etkileşimleri:
Diğer A vitamini ihtiva eden ilaçlarla birlikte alınmaz. Oral kontraseptifler C vitamininin
vücuttaki seviyesini düşürür. C vitamini warfarini' nin aktivitesini azaltır.
Alfa tokoferol K vitamininin emilimini azaltır.
[B]Kullanım şekli ve dozu:[/B]
Hekim tavsiyesine göre ;
Takviye olarak günde : 1-2 yumuşak kapsül
Tedavi amacıyla günde : 2-3 yumuşak kapsül
Bir yumuşak kapsül ;
Naturel Ã-Karoten(Provitamin A) 20 mg (26.000 I.U.)
C vitamini (Askorbik asit)200 mg
E vitamini (d-?-tokoferol)200 mg (200 I.U.)
Selenyum maya (Selenhefe) 50 mg (50 mcg selenyum)içerir.
Yardımcı Maddeler : Kırmızı demir oksit, Lesitin, Aerosil 200
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Formülde verilen vitaminlerin eksikliklerinde tamamlayıcı olarak kullanılır.
Kontrendikasyonları:
Bileşiminde bulunan herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlı olan hastalarda ve
A hipervitaminöz durumlarında kontrendikedir.
Uyarılar/Önlemler:
Genelde önlem gerektiren bir durum söz konusu değildir. Ancak oral kontraseptif
kullananlar ve oral antikoagülan kullananlarda ACE PLUS SELENYUM verilmesi risklidir.
Hamilelerde ve Emziren Kadınlarda Kullanımı :
Gebelik ve emzirmede A, C, E vitaminleri ve selenyuma ihtiyaç artar. Bu durumlarda
doktor önerisine uygun olarak kullanılır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Önerilen dozlarda belli bir yan etkisi yoktur. Yüksek dozlarda diyare ve karın ağrısı
görülebilir.
İlaç etkileşimleri:
Diğer A vitamini ihtiva eden ilaçlarla birlikte alınmaz. Oral kontraseptifler C vitamininin
vücuttaki seviyesini düşürür. C vitamini warfarini' nin aktivitesini azaltır.
Alfa tokoferol K vitamininin emilimini azaltır.
[B]Kullanım şekli ve dozu:[/B]
Hekim tavsiyesine göre ;
Takviye olarak günde : 1-2 yumuşak kapsül
Tedavi amacıyla günde : 2-3 yumuşak kapsül
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
Film kaplı her tablette 20 mg kinaprile eşdeğer 21.7 mg kinapril hidroklorür ve 12.5 mg hidroklorotiyazid bulunur.
Boyar maddeler:Titanyum dioksit, demir oksit hidrat, demir (III) oksit.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Kombinasyon preparatının kullanılmasının gerekli olduğu esansiyel hipertansiyonda endikedir.
Hipertansiyon tedavisinde kullanılan monoterapinin yetersiz olduğu durumlarda kombinasyon tedavisi uygulanmalıdır.
Sabit kombinasyonlar doz ayarlaması için uygun olmamakla birlikte, bileşiminde bulunan maddelerin idame dozları sabit kombinasyondakine eşit olduğu durumlarda kullanılabilirler.Kontrendikasyonları:
Accuzide aşağıda belirtilen durumlarda kullanılmamalıdır:
-Kinapril hidroklorür, tiyazid ve olası çapraz reaksiyonlar nedeniyle sülfonamidlere karşı aşırı duyarlılık.
-Anjiyonörotik ödem hikayesi olanlar (daha önceden uygulanan ADE-inhibitör tedavisi sırasında ortaya çıkan)
-Ağır böbrek yetmezliği (serum kreatinini 1.8 mg/100ml'den yüksek ya da kreatinin klirensi 30 ml/dak.'dan az olanlar)
-Diyaliz hastaları
-Renal arter stenozu (bilateral veya tek böbrek varsa unilateral)
-Böbrek naklinden sonra
-Hemodinamik açıdan sorun yaratan aort veya mitral kapak stenozu ya da hipertrofik kardiyomiyopati
-Dekompanse kalp yetmezliği
-Primer hiperaldosteronizm
-Ağır karaciğer yetmezliği (hepatik prekoma/koma) ya da primer karaciğer hastalığı
-Klinik açıdan önemli elektrolit denge bozukluğu (hiperkalsemi, hiponatremi, hipokalemi)
-Çocuklar (yeterli klinik deneyim olmadığından)
-Hamilelik
Uyarılar/Önlemler:
Dekstransülfan ile yapılan düşük dantiseli lipoprotein (LDL) aferezi sırasında (ağır hiperkolesterolemi) ADE inhibitörü kullanılması, hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabilir.
Arı ve yaban arısı gibi böcek toksinlerine karşı alerjik reaksiyonları azaltmak veya yok etmek amacıyla yapılan tedaviler (duyarsızlaştırma tedavisi) sırasında ADE inhibitörü kullanılması, bazen hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına (hipotansiyon, solunum yetmezliği, kusma, alerjik deri reaksiyonları gibi) neden olabilir.
LDL aferezi ve duyarsızlaştırma tedavisinin gerektiği durumlarda, preparat başka bir antihipertansif ile değiştirilmelidir.
Kadın hastalarda Accuzide gibi bir ADE inhibitörü tedavisine başlamadan önce gebeliğin olmadığı belirlenmelidir. Accuzide tedavisi sırasında gebeliğe karşı gereken önlemler alınmalıdır. Tüm önlemlere rağmen Accuzide tedavisi sırasında gebelik ortaya çıkarsa, özellikle gebeliğin son altı aylık döneminde Accuzide kullanılması bebeğe zarar verebileceği için, bebek açısından daha düşük risk taşıyan başka bir tıbbi tedaviye geçilmelidir. Emziren annelerde tedavi zorunluysa emzirmeye son verilmelidir.
Accuzide, aşağıda belirtilen durumlarda risk ve yararlar iyice değerlendirildikten sonra ve bazı klinik ve laboratuvar-kimyasal parametreler yakından izlenerek kullanılabilir.
Klinik açıdan önemli proteinüri (günde 1 gramdan fazla)
İmmün yetmezlik ya da kolajen doku hastalığı (Lupus erythematosus, skleroderma gibi)
Bağışıklık sistemini zayıflatan sistemik ilaçların (kortikosteroidler, sitostatikler, anti****bolitler gibi), allopurinol, prokainamid ve lityum kullanımı
Gut
Hipovolemi
Serebral skleroz
Koroner skleroz
Diabetes mellitus
Karaciğer yetmezliği
Not
Accuzide tedavisine başlamadan önce böbrek fonksiyonları kontrol edilmeli ve tuz/sıvı dengesi sağlanmalıdır.
Özellikle tedavinin başlangıcında, aşağıda belirtilen durumlarda kan basıncı ve/veya gereken laboratuvar parametreleri çok yakından izlenmelidir:
Böbrek yetmezliği olanlar (serum kreatinin 1.8 mg/100 ml'den yüksek ya da kreatinin klerensi 30-60 ml/dak. olanlar)
Ağır hipertansiyonlu hastalar
65 yaşından büyük hastalar
Accuzide tedavisi sırasında, yüksek geçirgenlikli poliakrilnitril-metilsülfonat membranı (örn.AN 69) ile yapılan diyaliz ve hemofiltrasyon uygulaması hayatı tehdit eden şok dahil aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabileceğinden, acil diyaliz ya da hemofiltrasyon gereken durumlarda ADE inhibitörleri dışında başka bir antihipertansif ilaca geçilmeli ya da başka bir membran kullanılmalıdır.Gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi için hekime hastanın ADE inhibitörü kullandığı ya da diyaliz uygulandığı mutlaka bildirilmelidir.
Hipertansiyon nedeniyle Accuzide kullanılırken düzenli kontrol gereklidir. Kişilerin reaksiyonlarının aynı olmamasına bağlı olarak, motorlu taşıtlar dahil araç kullanma becerisi azalabilir. Bu durum, özellikle tedavinin başlangıç dönemleri, başka ilaçlardan bu tedaviye geçerken ve alkol alındığı zamanlarda geçerlidir.
Doz yükseltilmesi, özellikle tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin kusma/diyare, daha önce uygulanmış diüretik tedavisine bağlı kayıplar) kan basıncının aşırı düşmesine yol açabilir. Bu tür hastalar en az 6 saat süreyle yakından izlenmelidir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Accuzide veya diğer ADE inhibitörleri, hidroklorotiyazid tedavisi sırasında aşağıdaki istenmeyen etkilerin görüldüğü bildirilmiştir.
Kardiyovasküler: Accuzide tedavisinin başlangıç döneminde, tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin kusma, diyare veya daha önceden uygulanan diüretik tedavisi gibi nedenlere bağlı), ağır hipertansiyonlu hastalarda ve Accuzide dozunun arttırıldığı durumlarda bulanık görme, halsizlik ve baş dönmesi hissi ile nadiren bilinç kaybına kadar varabilen (senkop gibi) belirtilerle birlikte seyrek olarak kan basıncında aşırı düşme (hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon) meydana gelebilir.
Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında, potasyum eksikliğine bağlı olarak elektrokardiyografik değişiklikler ve kardiyak ritm bozuklukları görülebilir.
ADE inhibitörü tedavisi gören bazı hastalarda kan basıncının çok fazla düşmesine bağlı olarak aşağıdaki advers etkilerin görülebildiği bildirilmiştir: taşikardi, palpitasyon, aritmi, göğüs ağrısı, angina pektoris, miyokard enfarktüsü, geçici iskemik nöbet.
Böbrekler: Nadiren, böbrek yetmezliği meydana gelebilir veya ilerleyebilir. İzole vakalarda akut böbrek yetmezliğine dönüşebilir. Çok seyrek olarak, bazen böbrek fonksiyonlarında kötüleşme ile seyreden proteinüri görüldüğü bildirilmiştir. Hidroklorotiyazid tedavisi gören izole vakalarda, akut böbrek yetmezliği ile sonlanan bakteriyel olmayan interstisyel nefrit meydana geldiği bildirilmiştir.
Solunum sistemi: Seyrek olarak, kuru rahatsız edici öksürük ve bronşit, nadiren nefes darlığı, sinüzit, rinit, izole bronkospazm, seyrek olarak, muhtemelen hidroklorotiyazide karşı aşırı duyarlılık sonucu ortaya çıkan şok belirtileriyle birlikte pulmoner ödem bildirilmiştir. Öte yandan glosit ve ağız kuruluğu ile susama hissi meydana gelebilir.
Seyrek olarak, ADE inhibitörü kullanımına bağlı larinks, farinks ve/veya dili de içeren angionörotik ödem bildirilmiştir. Bu durum görülürse derhal cilt altına 0.3-0.5 mg epinefrin uygulanmalı ya da EKG ve kan basıncı kontrolü altında intravenöz yoldan yavaş olarak 0.1 mg epinefrin verilmeli ve takiben glukokortikosteroid uygulanmalıdır. İntravenöz yoldan antihistaminik ve H2-reseptör antagonisti verilmesi de önerilir. Epinefrin uygulamasına ek olarak, eksikliği biliniyorsa C1-inaktivatörü de verilebilir.
Sindirim sistemi: Seyrek olarak, bulantı, üst abdominal ağrı ve hazımsızlık, nadiren kusma, ishal, kabızlık ve iştahsızlık görülebilir. ADE inhibitörü tedavisi sırasında kolestatik sarılık, karaciğer fonksiyon bozukluğu, hepatit ve (sub)ileus ortaya çıkan hastaların bulunduğu bildirilmiştir.
Deri ve kan damarları: Bazen ekzantem gibi alerjik deri reaksiyonları, nadiren ürtiker, kaşınma ve eritema multiforme gibi deri reaksiyonları, Stevens-Johnson sendromu, lupus erythematosus (çok ender olarak hidroklorotiyazid tedavisinden sonra) ya da dudakları, yüzü ve/veya ekstremiteleri de kapsayan anjiyonörotik ödem görülebilir.
Bazı hastalarda deri değişikliklerine ateş, miyalji, artralji/artrit, vaskülit, eozinofili, lökositoz ve/veya ANA-titrasyonunda yükselme eşlik edebilir.
Ağır deri reaksiyonlarında Accuzide tedavisine son verilmelidir.
Ender vakalarda, anafilaktoid reaksiyonlar, psoriasis benzeri deri lezyonları, fotosensitivite, sıcak basması, terleme, alopesi, onikoliz ve Reynaud hastalığı olanlarda vasküler krampların şiddetlendiği bildirilmiştir.
Özellikle yaşlı veya vasküler hastalığı bulunanlarda, yüksek hidroklorotiyazid dozlarında, hemokonsantrasyon sonucu nadiren trombüs ve emboli görülebilir.
Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında nadiren, terlemede azalma meydana geldiği gözlenmiştir.
Sinir sistemi: Bazen, baş ağrısı, halsizlik, uyku artışı, apati, nadiren depresyon, baş dönmesi, uykusuzluk, impotans, uyuşukluk hissi ve parestezi, denge duyusunda bozulma, oryantasyon bozukluğu, ruhsal durumda dalgalanmalar, kulak çınlaması, bulanık görme ve kısmen sıvı ve elektrolit denge bozukluğuna bağlı olarak tat duyusunda değişme ya da geçici tat duyusu kaybı meydana gelebilir.
Kas-iskelet sistemi: Nadiren kramp, iskelet kaslarında güçsüzlük, kas ağrısı ve potasyum eksikliğine bağlı parezi belirtileri ortaya çıkabilir.
Laboratuvar tahlilleri: Bazen hemoglobin konsantrasyonunda, hematokrit, lökosit ve trombosit sayısında azalma görülebilir. Nadiren, özellikle böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar ya da aynı anda allopurinol, prokainamid veya bağışıklık sistemini baskılayan bazı ilaçları kullananlarda anemi, trombositopeni, lökopeni, nötropeni, eozinofili ve izole vakalarda agranülositoz ya da pansitopeni görülebilir.
Hidroklorotiyazid, bazen hipokalemi, hipokloremi, hipomagnezemi, hiperkalsemi, glikozüri ve ****bolik alkaloza neden olabilir. Kan şekeri, kolesterol, trigliserit, ürik asit ve serum amilaz düzeyinde yükselmeye yol açtığı gözlenmiştir.
Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda bazen serum üre, kreatinin ve potasyum konsantrasyonu artabilir ve sodyum konsantrasyonu düşebilir. Proteinüri meydana gelebilir.
Serum bilirubin ve karaciğer enzim konsantrasyonları ender olarak yükselebilir.
Yukarıda belirtilen laboratuvar incelemeleri Accuzide tedavisine başlamadan önce yapılmalı ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Özellikle tedavinin başlangıç döneminde ve yüksek riskli hastalarda (böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar, immünsüpresan ilaçlar, sitostatik ilaçlar, allopurinol, prokainamid, digital, glukokortikosteroid, laksatif kullananlar ve yaşlı hastalar) serum elektrolitleri, serum kreatinin düzeyi, kan şekeri ve kan sayımları daha sık aralıklarla kontrol edilmelidir.
Accuzide tedavisi sırasında ateş, lenfoadenopati, ve/veya boğazda inflamasyon meydana gelirse hemen lökosit sayımı yapılmalıdır.
İlaç etkileşimleri:
Accuzide, diğer ADE inhibitörleri veya hidroklorotiyazid ile aşağıdaki maddelerin birlikte kullanımı sırasında şu etkileşimler bildirilmiştir:
Sofra tuzu: Accuzide'in antihipertansif etkisinde azalma.
Antihipertansif ilaçlar (diüretikler, betablokerler gibi), nitratlar, vazodilatörler, barbitüratlar, fenotiyazinler, trisiklik antidepresanlar, alkol: Accuzide'in antihipertansif etkisinde güçlenme.
Analjezikler, antifilojistikler (asetil salisilik asit, indo****zin gibi): Accuzide'in antihipertansif etkisinde olası azalma. Özellikle hipovolemili hastalarda akut böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.
Yüksek doz salisilat uygulaması: Hidroklorotiyazide bağlı olarak, salisilatların merkezi sinir sistemi üzerindeki zararlı etkisinde güçlenme.
Potasyum, potasyum tutucu diüretikler (spironolakton, amilorid, triamteren gibi) ve heparin gibi serum potasyum konsantrasyonunun yükselmesine yol açabilecek ilaçlar: ADE inhibitörlerinin yol açtıkları potasyum düzeyini yükseltici etkide güçlenme.
Lityum: Serum lityum konsantrasyonunda yükselme (düzenli olarak kontrol edilmelidir.) ve buna bağlı olarak lityumun kardiyotoksik ve nörotoksik etkilerinde güçlenme.
Alkol: Alkolün etkisinde güçlenme.
Digitalis glikozitleri: Potasyum ve/veya magnezyum eksikliğine bağlı olarak digitalis glikozitlerinin etki ve yan etkileri artabilir.
Oral antidiyabetikler ve insülin: Hidroklorotiyazidden dolayı etkinin zayıflaması.
Katekolaminler (epinefrin gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak etkide azalma.
Potasyum kaybına yol açan diüretikler (furosemid gibi) glukokortikostreoidler, ACTH, karbenoksolon, amfoterisin B, penisilin G, salisilatlar ve laksatif alışkanlığı: Hidroklorotiyazide bağlı potasyum ve/veya magnezyum kaybında artış.
Kolestramin veya kolestipol: Hidroklorotiyazidin emiliminde azalma.
Allopurinol, sitotistikler, immunosupresifler, sistemik kortikosteroidler, prokainamid: Lökopeni.
Sitostatikler (siklofosfamid, florourasil, metotraksat gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kemik iliğindeki zararlı etkilerin güçlenmesi (özellikle granülositopeni).
Narkotikler, anestezikler: Hipotansif etkide güçlenme (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).
Kas gevşeticiler (kürar benzeri): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kas gevşetici etkinin güçlenmesi ve uzaması (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).
Metildopa: İzole vakalarda hidroklorotiyazide karşı antikor oluşması nedeniyle hemoliz.
Nöroleptik ilaçlar, imipramin: Kinaprilin antihipertansif etkisinde güçlenme.
Tetrasiklinler: Tetrasiklinin emiliminde azalma.
Kullanım şekli ve dozu:
Hipertansiyon tedavisine etkin antihipertansif ilaçlar kullanarak düşük doz monoterapi ile başlanmalıdır. Monoterapinin etkili olmadığı durumlarda Accuzide endikedir. Accuzide'in günlük dozu sabahları bir tablettir. ACCUZİDE İLE KONTROL ALTINA ALINAMAYAN HASTALARDA ACCUZİDE DOZU YÜKSELTİLMEMELİDİR. Gereken durumlarda tedaviye ayrı ayrı ilaçlarla devam edilmelidir. Günlük doz 20 mg kinapril+25 mg hidroklorotiyazidi aşmamalıdır.
Ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi dakikada 30 ml'nin altında olanlar) Accuzide kullanılmamalıdır.
Böbrek fonksiyonları orta derecede kısıtlanmış hastalar (kreatinin klerensi 30-60 ml/dak.) ve yaşlı hastalarda kinapril dozunun azaltılması gerekli olabilir. Sirozlu hastalarda, kinaprilin ilk geçiş sırasında daha düşük oranda ****bolize edilmesine bağlı olarak kinaprilatın plazma konsantrasyonu daha düşüktür.
Doz Aşımı
Aşırı dozda kullanım süresine bağlı olarak aşağıdaki belirtiler görülebilir: Persistan diürez, ağır hipotansiyon, bilinç bulanıklığı (komaya dek varabilen), bradikardi, kardiyovasküler şok, aritmi, konvülsiyon, parezi, paralitik ileus, elektrolit denge bozukluğu, böbrek yetmezliği.
Dil, glottis ve/veya larinksi kapsayan hayatı tehdit edici nitelikteki anjiyonörotik ödemde aşağıda belirtilen önlemler acilen uygulanmalıdır:
Doz aşımı ya da entoksikasyonda, terapötik önlemler ilacın alınma şekli ve zamanı yanında semptomların türüne ve şiddetine göre de değişir. Accuzide'in eliminasyonuna yönelik genel önlemlere (Accuzide alımını takip eden 30 dakika içinde mide lavajı uygulanması, adsorban ve sodyum sülfat verilmesi gibi) ek olarak hayati parametreler yoğun bakım koşullarında izlenmeli ve düzeltilmelidir. Kinapril ve hidroklorotiyazid, diyaliz ile önemli ölçüde uzaklaştırılamaz.
Hipotansiyon mevcutsa, ilk önce izotonik sodyum klorür ve sıvı replasman tedavisi uygulanmalıdır. Yeterli yanıt alınamazsa intravenöz yoldan katekolamin verilebilir. Anjiyotensin II tedavisi denenebilir.
Tedaviye dirençli bradikardi durumunda "pace-maker" uygulanmalıdır.
Su, elektrolit, asit-baz dengesi yanında kan şekeri ve idrarla atılan maddelerin konsantrasyonları sürekli izlenmelidir. Hipokalemi durumunda potasyum desteği gereklidir.
Film kaplı her tablette 20 mg kinaprile eşdeğer 21.7 mg kinapril hidroklorür ve 12.5 mg hidroklorotiyazid bulunur.
Boyar maddeler:Titanyum dioksit, demir oksit hidrat, demir (III) oksit.
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Kombinasyon preparatının kullanılmasının gerekli olduğu esansiyel hipertansiyonda endikedir.
Hipertansiyon tedavisinde kullanılan monoterapinin yetersiz olduğu durumlarda kombinasyon tedavisi uygulanmalıdır.
Sabit kombinasyonlar doz ayarlaması için uygun olmamakla birlikte, bileşiminde bulunan maddelerin idame dozları sabit kombinasyondakine eşit olduğu durumlarda kullanılabilirler.Kontrendikasyonları:
Accuzide aşağıda belirtilen durumlarda kullanılmamalıdır:
-Kinapril hidroklorür, tiyazid ve olası çapraz reaksiyonlar nedeniyle sülfonamidlere karşı aşırı duyarlılık.
-Anjiyonörotik ödem hikayesi olanlar (daha önceden uygulanan ADE-inhibitör tedavisi sırasında ortaya çıkan)
-Ağır böbrek yetmezliği (serum kreatinini 1.8 mg/100ml'den yüksek ya da kreatinin klirensi 30 ml/dak.'dan az olanlar)
-Diyaliz hastaları
-Renal arter stenozu (bilateral veya tek böbrek varsa unilateral)
-Böbrek naklinden sonra
-Hemodinamik açıdan sorun yaratan aort veya mitral kapak stenozu ya da hipertrofik kardiyomiyopati
-Dekompanse kalp yetmezliği
-Primer hiperaldosteronizm
-Ağır karaciğer yetmezliği (hepatik prekoma/koma) ya da primer karaciğer hastalığı
-Klinik açıdan önemli elektrolit denge bozukluğu (hiperkalsemi, hiponatremi, hipokalemi)
-Çocuklar (yeterli klinik deneyim olmadığından)
-Hamilelik
Uyarılar/Önlemler:
Dekstransülfan ile yapılan düşük dantiseli lipoprotein (LDL) aferezi sırasında (ağır hiperkolesterolemi) ADE inhibitörü kullanılması, hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabilir.
Arı ve yaban arısı gibi böcek toksinlerine karşı alerjik reaksiyonları azaltmak veya yok etmek amacıyla yapılan tedaviler (duyarsızlaştırma tedavisi) sırasında ADE inhibitörü kullanılması, bazen hayatı tehdit eden aşırı duyarlılık reaksiyonlarına (hipotansiyon, solunum yetmezliği, kusma, alerjik deri reaksiyonları gibi) neden olabilir.
LDL aferezi ve duyarsızlaştırma tedavisinin gerektiği durumlarda, preparat başka bir antihipertansif ile değiştirilmelidir.
Kadın hastalarda Accuzide gibi bir ADE inhibitörü tedavisine başlamadan önce gebeliğin olmadığı belirlenmelidir. Accuzide tedavisi sırasında gebeliğe karşı gereken önlemler alınmalıdır. Tüm önlemlere rağmen Accuzide tedavisi sırasında gebelik ortaya çıkarsa, özellikle gebeliğin son altı aylık döneminde Accuzide kullanılması bebeğe zarar verebileceği için, bebek açısından daha düşük risk taşıyan başka bir tıbbi tedaviye geçilmelidir. Emziren annelerde tedavi zorunluysa emzirmeye son verilmelidir.
Accuzide, aşağıda belirtilen durumlarda risk ve yararlar iyice değerlendirildikten sonra ve bazı klinik ve laboratuvar-kimyasal parametreler yakından izlenerek kullanılabilir.
Klinik açıdan önemli proteinüri (günde 1 gramdan fazla)
İmmün yetmezlik ya da kolajen doku hastalığı (Lupus erythematosus, skleroderma gibi)
Bağışıklık sistemini zayıflatan sistemik ilaçların (kortikosteroidler, sitostatikler, anti****bolitler gibi), allopurinol, prokainamid ve lityum kullanımı
Gut
Hipovolemi
Serebral skleroz
Koroner skleroz
Diabetes mellitus
Karaciğer yetmezliği
Not
Accuzide tedavisine başlamadan önce böbrek fonksiyonları kontrol edilmeli ve tuz/sıvı dengesi sağlanmalıdır.
Özellikle tedavinin başlangıcında, aşağıda belirtilen durumlarda kan basıncı ve/veya gereken laboratuvar parametreleri çok yakından izlenmelidir:
Böbrek yetmezliği olanlar (serum kreatinin 1.8 mg/100 ml'den yüksek ya da kreatinin klerensi 30-60 ml/dak. olanlar)
Ağır hipertansiyonlu hastalar
65 yaşından büyük hastalar
Accuzide tedavisi sırasında, yüksek geçirgenlikli poliakrilnitril-metilsülfonat membranı (örn.AN 69) ile yapılan diyaliz ve hemofiltrasyon uygulaması hayatı tehdit eden şok dahil aşırı duyarlılık reaksiyonlarına yol açabileceğinden, acil diyaliz ya da hemofiltrasyon gereken durumlarda ADE inhibitörleri dışında başka bir antihipertansif ilaca geçilmeli ya da başka bir membran kullanılmalıdır.Gerekli düzenlemelerin yapılabilmesi için hekime hastanın ADE inhibitörü kullandığı ya da diyaliz uygulandığı mutlaka bildirilmelidir.
Hipertansiyon nedeniyle Accuzide kullanılırken düzenli kontrol gereklidir. Kişilerin reaksiyonlarının aynı olmamasına bağlı olarak, motorlu taşıtlar dahil araç kullanma becerisi azalabilir. Bu durum, özellikle tedavinin başlangıç dönemleri, başka ilaçlardan bu tedaviye geçerken ve alkol alındığı zamanlarda geçerlidir.
Doz yükseltilmesi, özellikle tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin kusma/diyare, daha önce uygulanmış diüretik tedavisine bağlı kayıplar) kan basıncının aşırı düşmesine yol açabilir. Bu tür hastalar en az 6 saat süreyle yakından izlenmelidir.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Accuzide veya diğer ADE inhibitörleri, hidroklorotiyazid tedavisi sırasında aşağıdaki istenmeyen etkilerin görüldüğü bildirilmiştir.
Kardiyovasküler: Accuzide tedavisinin başlangıç döneminde, tuz ve/veya sıvı kaybı olan hastalarda (örneğin kusma, diyare veya daha önceden uygulanan diüretik tedavisi gibi nedenlere bağlı), ağır hipertansiyonlu hastalarda ve Accuzide dozunun arttırıldığı durumlarda bulanık görme, halsizlik ve baş dönmesi hissi ile nadiren bilinç kaybına kadar varabilen (senkop gibi) belirtilerle birlikte seyrek olarak kan basıncında aşırı düşme (hipotansiyon, ortostatik hipotansiyon) meydana gelebilir.
Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında, potasyum eksikliğine bağlı olarak elektrokardiyografik değişiklikler ve kardiyak ritm bozuklukları görülebilir.
ADE inhibitörü tedavisi gören bazı hastalarda kan basıncının çok fazla düşmesine bağlı olarak aşağıdaki advers etkilerin görülebildiği bildirilmiştir: taşikardi, palpitasyon, aritmi, göğüs ağrısı, angina pektoris, miyokard enfarktüsü, geçici iskemik nöbet.
Böbrekler: Nadiren, böbrek yetmezliği meydana gelebilir veya ilerleyebilir. İzole vakalarda akut böbrek yetmezliğine dönüşebilir. Çok seyrek olarak, bazen böbrek fonksiyonlarında kötüleşme ile seyreden proteinüri görüldüğü bildirilmiştir. Hidroklorotiyazid tedavisi gören izole vakalarda, akut böbrek yetmezliği ile sonlanan bakteriyel olmayan interstisyel nefrit meydana geldiği bildirilmiştir.
Solunum sistemi: Seyrek olarak, kuru rahatsız edici öksürük ve bronşit, nadiren nefes darlığı, sinüzit, rinit, izole bronkospazm, seyrek olarak, muhtemelen hidroklorotiyazide karşı aşırı duyarlılık sonucu ortaya çıkan şok belirtileriyle birlikte pulmoner ödem bildirilmiştir. Öte yandan glosit ve ağız kuruluğu ile susama hissi meydana gelebilir.
Seyrek olarak, ADE inhibitörü kullanımına bağlı larinks, farinks ve/veya dili de içeren angionörotik ödem bildirilmiştir. Bu durum görülürse derhal cilt altına 0.3-0.5 mg epinefrin uygulanmalı ya da EKG ve kan basıncı kontrolü altında intravenöz yoldan yavaş olarak 0.1 mg epinefrin verilmeli ve takiben glukokortikosteroid uygulanmalıdır. İntravenöz yoldan antihistaminik ve H2-reseptör antagonisti verilmesi de önerilir. Epinefrin uygulamasına ek olarak, eksikliği biliniyorsa C1-inaktivatörü de verilebilir.
Sindirim sistemi: Seyrek olarak, bulantı, üst abdominal ağrı ve hazımsızlık, nadiren kusma, ishal, kabızlık ve iştahsızlık görülebilir. ADE inhibitörü tedavisi sırasında kolestatik sarılık, karaciğer fonksiyon bozukluğu, hepatit ve (sub)ileus ortaya çıkan hastaların bulunduğu bildirilmiştir.
Deri ve kan damarları: Bazen ekzantem gibi alerjik deri reaksiyonları, nadiren ürtiker, kaşınma ve eritema multiforme gibi deri reaksiyonları, Stevens-Johnson sendromu, lupus erythematosus (çok ender olarak hidroklorotiyazid tedavisinden sonra) ya da dudakları, yüzü ve/veya ekstremiteleri de kapsayan anjiyonörotik ödem görülebilir.
Bazı hastalarda deri değişikliklerine ateş, miyalji, artralji/artrit, vaskülit, eozinofili, lökositoz ve/veya ANA-titrasyonunda yükselme eşlik edebilir.
Ağır deri reaksiyonlarında Accuzide tedavisine son verilmelidir.
Ender vakalarda, anafilaktoid reaksiyonlar, psoriasis benzeri deri lezyonları, fotosensitivite, sıcak basması, terleme, alopesi, onikoliz ve Reynaud hastalığı olanlarda vasküler krampların şiddetlendiği bildirilmiştir.
Özellikle yaşlı veya vasküler hastalığı bulunanlarda, yüksek hidroklorotiyazid dozlarında, hemokonsantrasyon sonucu nadiren trombüs ve emboli görülebilir.
Hidroklorotiyazid tedavisi sırasında nadiren, terlemede azalma meydana geldiği gözlenmiştir.
Sinir sistemi: Bazen, baş ağrısı, halsizlik, uyku artışı, apati, nadiren depresyon, baş dönmesi, uykusuzluk, impotans, uyuşukluk hissi ve parestezi, denge duyusunda bozulma, oryantasyon bozukluğu, ruhsal durumda dalgalanmalar, kulak çınlaması, bulanık görme ve kısmen sıvı ve elektrolit denge bozukluğuna bağlı olarak tat duyusunda değişme ya da geçici tat duyusu kaybı meydana gelebilir.
Kas-iskelet sistemi: Nadiren kramp, iskelet kaslarında güçsüzlük, kas ağrısı ve potasyum eksikliğine bağlı parezi belirtileri ortaya çıkabilir.
Laboratuvar tahlilleri: Bazen hemoglobin konsantrasyonunda, hematokrit, lökosit ve trombosit sayısında azalma görülebilir. Nadiren, özellikle böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar ya da aynı anda allopurinol, prokainamid veya bağışıklık sistemini baskılayan bazı ilaçları kullananlarda anemi, trombositopeni, lökopeni, nötropeni, eozinofili ve izole vakalarda agranülositoz ya da pansitopeni görülebilir.
Hidroklorotiyazid, bazen hipokalemi, hipokloremi, hipomagnezemi, hiperkalsemi, glikozüri ve ****bolik alkaloza neden olabilir. Kan şekeri, kolesterol, trigliserit, ürik asit ve serum amilaz düzeyinde yükselmeye yol açtığı gözlenmiştir.
Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda bazen serum üre, kreatinin ve potasyum konsantrasyonu artabilir ve sodyum konsantrasyonu düşebilir. Proteinüri meydana gelebilir.
Serum bilirubin ve karaciğer enzim konsantrasyonları ender olarak yükselebilir.
Yukarıda belirtilen laboratuvar incelemeleri Accuzide tedavisine başlamadan önce yapılmalı ve tedavi sırasında düzenli aralıklarla tekrarlanmalıdır. Özellikle tedavinin başlangıç döneminde ve yüksek riskli hastalarda (böbrek yetmezliği, kolajen doku hastalığı olanlar, immünsüpresan ilaçlar, sitostatik ilaçlar, allopurinol, prokainamid, digital, glukokortikosteroid, laksatif kullananlar ve yaşlı hastalar) serum elektrolitleri, serum kreatinin düzeyi, kan şekeri ve kan sayımları daha sık aralıklarla kontrol edilmelidir.
Accuzide tedavisi sırasında ateş, lenfoadenopati, ve/veya boğazda inflamasyon meydana gelirse hemen lökosit sayımı yapılmalıdır.
İlaç etkileşimleri:
Accuzide, diğer ADE inhibitörleri veya hidroklorotiyazid ile aşağıdaki maddelerin birlikte kullanımı sırasında şu etkileşimler bildirilmiştir:
Sofra tuzu: Accuzide'in antihipertansif etkisinde azalma.
Antihipertansif ilaçlar (diüretikler, betablokerler gibi), nitratlar, vazodilatörler, barbitüratlar, fenotiyazinler, trisiklik antidepresanlar, alkol: Accuzide'in antihipertansif etkisinde güçlenme.
Analjezikler, antifilojistikler (asetil salisilik asit, indo****zin gibi): Accuzide'in antihipertansif etkisinde olası azalma. Özellikle hipovolemili hastalarda akut böbrek yetmezliği ortaya çıkabilir.
Yüksek doz salisilat uygulaması: Hidroklorotiyazide bağlı olarak, salisilatların merkezi sinir sistemi üzerindeki zararlı etkisinde güçlenme.
Potasyum, potasyum tutucu diüretikler (spironolakton, amilorid, triamteren gibi) ve heparin gibi serum potasyum konsantrasyonunun yükselmesine yol açabilecek ilaçlar: ADE inhibitörlerinin yol açtıkları potasyum düzeyini yükseltici etkide güçlenme.
Lityum: Serum lityum konsantrasyonunda yükselme (düzenli olarak kontrol edilmelidir.) ve buna bağlı olarak lityumun kardiyotoksik ve nörotoksik etkilerinde güçlenme.
Alkol: Alkolün etkisinde güçlenme.
Digitalis glikozitleri: Potasyum ve/veya magnezyum eksikliğine bağlı olarak digitalis glikozitlerinin etki ve yan etkileri artabilir.
Oral antidiyabetikler ve insülin: Hidroklorotiyazidden dolayı etkinin zayıflaması.
Katekolaminler (epinefrin gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak etkide azalma.
Potasyum kaybına yol açan diüretikler (furosemid gibi) glukokortikostreoidler, ACTH, karbenoksolon, amfoterisin B, penisilin G, salisilatlar ve laksatif alışkanlığı: Hidroklorotiyazide bağlı potasyum ve/veya magnezyum kaybında artış.
Kolestramin veya kolestipol: Hidroklorotiyazidin emiliminde azalma.
Allopurinol, sitotistikler, immunosupresifler, sistemik kortikosteroidler, prokainamid: Lökopeni.
Sitostatikler (siklofosfamid, florourasil, metotraksat gibi): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kemik iliğindeki zararlı etkilerin güçlenmesi (özellikle granülositopeni).
Narkotikler, anestezikler: Hipotansif etkide güçlenme (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).
Kas gevşeticiler (kürar benzeri): Hidroklorotiyazide bağlı olarak kas gevşetici etkinin güçlenmesi ve uzaması (anesteziste hastanın Accuzide kullandığı belirtilmelidir).
Metildopa: İzole vakalarda hidroklorotiyazide karşı antikor oluşması nedeniyle hemoliz.
Nöroleptik ilaçlar, imipramin: Kinaprilin antihipertansif etkisinde güçlenme.
Tetrasiklinler: Tetrasiklinin emiliminde azalma.
Kullanım şekli ve dozu:
Hipertansiyon tedavisine etkin antihipertansif ilaçlar kullanarak düşük doz monoterapi ile başlanmalıdır. Monoterapinin etkili olmadığı durumlarda Accuzide endikedir. Accuzide'in günlük dozu sabahları bir tablettir. ACCUZİDE İLE KONTROL ALTINA ALINAMAYAN HASTALARDA ACCUZİDE DOZU YÜKSELTİLMEMELİDİR. Gereken durumlarda tedaviye ayrı ayrı ilaçlarla devam edilmelidir. Günlük doz 20 mg kinapril+25 mg hidroklorotiyazidi aşmamalıdır.
Ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klerensi dakikada 30 ml'nin altında olanlar) Accuzide kullanılmamalıdır.
Böbrek fonksiyonları orta derecede kısıtlanmış hastalar (kreatinin klerensi 30-60 ml/dak.) ve yaşlı hastalarda kinapril dozunun azaltılması gerekli olabilir. Sirozlu hastalarda, kinaprilin ilk geçiş sırasında daha düşük oranda ****bolize edilmesine bağlı olarak kinaprilatın plazma konsantrasyonu daha düşüktür.
Doz Aşımı
Aşırı dozda kullanım süresine bağlı olarak aşağıdaki belirtiler görülebilir: Persistan diürez, ağır hipotansiyon, bilinç bulanıklığı (komaya dek varabilen), bradikardi, kardiyovasküler şok, aritmi, konvülsiyon, parezi, paralitik ileus, elektrolit denge bozukluğu, böbrek yetmezliği.
Dil, glottis ve/veya larinksi kapsayan hayatı tehdit edici nitelikteki anjiyonörotik ödemde aşağıda belirtilen önlemler acilen uygulanmalıdır:
Doz aşımı ya da entoksikasyonda, terapötik önlemler ilacın alınma şekli ve zamanı yanında semptomların türüne ve şiddetine göre de değişir. Accuzide'in eliminasyonuna yönelik genel önlemlere (Accuzide alımını takip eden 30 dakika içinde mide lavajı uygulanması, adsorban ve sodyum sülfat verilmesi gibi) ek olarak hayati parametreler yoğun bakım koşullarında izlenmeli ve düzeltilmelidir. Kinapril ve hidroklorotiyazid, diyaliz ile önemli ölçüde uzaklaştırılamaz.
Hipotansiyon mevcutsa, ilk önce izotonik sodyum klorür ve sıvı replasman tedavisi uygulanmalıdır. Yeterli yanıt alınamazsa intravenöz yoldan katekolamin verilebilir. Anjiyotensin II tedavisi denenebilir.
Tedaviye dirençli bradikardi durumunda "pace-maker" uygulanmalıdır.
Su, elektrolit, asit-baz dengesi yanında kan şekeri ve idrarla atılan maddelerin konsantrasyonları sürekli izlenmelidir. Hipokalemi durumunda potasyum desteği gereklidir.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
İlaç Prospektüs Bilgileri
Formülü:
Her tablette;
Lisinopril 5-10-20 mg
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Esansiyel hipertansiyon; Renovasküler hipertansiyon; Konjestif Kalp Yetmezliğinde; Miyokard enfarktüsü.
Kontrendikasyonları:
Lisinopril'e karşı aşırı duyarlılık hallerinde kullanılmamalıdır. Tavşanda fetotoksik olduğu gösterilmiştir. Gebelikte kullanılmamalıdır.Uyarılar/Önlemler:
Aşağıdaki medikal problemlerin varlığında risk/yarar potansiyeli dikkatle değerlendirilmelidir.Tek (soliter böbrekte) ya da iki taraflı böbrek arteri stenozu, böbrek transplantasyonu.
Aort darlığı,mitral darlığı, hipertrofik kardiyomiyopatiler,yüksek plazma aldosteron değerlerinin renin anjiotensin sistemine bağlı olmadığı primer hiperaldosteronizm.
Herediter C-1 inhibitör eksikliğine bağlı anjionörotik ödem.
Emzirme döneminde kullanmaktan sakınılmalıdır. Çocuklarda kullanım etkinliği ve güvenirliliği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle çocuklarda kullanılmamalıdır.
Anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, gebeliğin son 6 aylık döneminde kullanıldığında gelişmekte olan fetus üzerinde zararlı etkilere ve hatta ölüme neden olabilir.
Anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri plasentadan geçtiği için, fetusun kan basıncını düzenleyen mekanizmaları bozabileceği düşünülebilir. Ikinci ve üçüncü trimesterdeki
ilaç kullanımı sonrası yeni doğanlarda oligohidraminos,hipotansiyon oliguri, anuri, vakaları ve kafatası kemikleşmesinde bozukluklar bildirilmiştir.Bu dönem içinde ilaç kullanımı prematüre ve düşük kilolu doğumlara yol
açabilir. Bu nedenle tüm anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri gibi ACERILIN (Lisinopril) gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterlerinde kullanılmamalıdır. Gebelik teşhis
edildiğinde ACERILIN (Lisinopril) tedavisi derhal
kesilmelidir.
Çok ender olarak ilk kullanımdan sonra semptomatik hipotansiyon görülebilir. Kan basınçları normal veya normalin alt sınırında seyreden konjestif kalp yetmezlikli hastalarda Lisinopril tedavisi kan basıncını daha da düţürebilir.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ve kullanım sıklığının
azaltılması gerekir.Ağır böbrek yetmezliğinde ve diüretiklerle önceden tedavi edilen hastalarda Lisinopril tedavisinden önce sıvı-elektrolit kayıpları karşılanmalıdır. Lisinopril'in
diüretiklerle kombine kullanımı sırasında, böbrek fonksiyonu normal olsa bile bazen BUN ve kreatininde hafif yükselmeler
görülebilir.Potasyum ya da potasyum tutucu diüretik alan hastalarda özellikle böbrek fonksiyonları da bozulmuţsa hastanın
potasyum seviyesinin sıkı kontrolü gerekir.Diabetik hastalarda hiperpotasemi riskini arttırabilir. Her ilacın bünyelerde
farklı etkiler göstererek taşıt ve makina kullanımını olumsuz yönde etkileyebileceği unutulmamalıdır. Bir hipersensitivite
reaksiyonu olan anjioödem durumunda (yüz, dil, dudak, ekstremite ve larenks'de) ilacın kullanımına son verilmelidir.Antihistaminiklerin kullanılması, semptomların kaybolmasında yararlı olmaktadır. Solunum yollarında anjioödem halinde 1/1000 lik epinefrin çözeltisinden 0.3-0.5 ml subkutan yolla derhal uygulanmalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Yapılan kontrollü klinik çalışmalarda Lisinopril'in genelde iyi tolere edildiği tespit edilmiţtir. En sık görülen yan et-
kileri; uyku hali, baţ dönmesi, baţ ağrısı, diyare,yorgunluk,öksürük, kas ağrıları, mide bulantısıdır.
Kardiyovasküler; Miyokard enfarktüsü veya serebrovasküler rahatsızlık, palpitasyon, taţikardi, ortostatik hipotansiyon.
Anjioödem; Yüz,ekstremiteler, dudaklar,dil ve glottis ve/veya larinkste anjionörotik ödem bildirilmiştir.
Sindirim Sistemi ; Abdominal ağrı, pankreatit, ağız kuruluğu,anoreksi, konstipasyon, gaz.
Sinir Sistemi / Psikiyatrik ; Ruh hali değiţimi, mental konfüzyon.
Solunum Sistemi ; Bronţit, sinüzit, farenjiyal ağrı.
Deri ; Ürtiker diyaforez.
Urogenital ; Oligüri, azotemi, akut renal bozukluklar, üriner sistem enfeksiyonları.
Ateţ, vaskülit, miyalji, artralji/artrit, pozitif ANA (antinükleer antikorlar), yüksek eritrosit sedimentasyon hızı (ESR), lekeler, fotosensitivite meydana gelebilir.
Laboratuar Test Bulguları :
Kan üresinde, serum kreatininde, karaciğer enzimlerinde, serum biluribininde geri dönüţümlü bir yükselme görülmüţtür.Hematokrit hemoglobin düşüşü oluşmuş olup, bu azalmaların dışında anemi nedeni olabilecek başka bir durum gözlenmemiştir.
Hiperkalemi görülmüştür.
İlaç etkileşimleri:
Diğer hipotansif etkili (diüretik, B-bloker vs.) ilaçlar,Lisinopril'in antihipertansif etkisini arttırırlar. Analjezik ve antienflamatuar ajanlar ise (özellikle indo****sin)antihipertansif etkisini azaltabilir. Kemik iliği depresanları nötropeni riskini arttırır. Beslenmede fazla tuz kullanılması
hipotansif etkiyi azaltır. Alkol antihipertansif etkiyi arttırabilir.
Kullanım şekli ve dozu:
Erişkinlerde ortalama günlük doz:
1) Hipertansiyonda;
Baţlangıç :10 mg, günde 1 kez
İdame :20 ile 40 mg, günde 1 kez
Halen diüretik tedavisi altında olan hastalarda ilk doz Acerilin uygulanmasını takiben semptomatik hipertansiyon gelişebilir. Bu nedenle bu türlü hastalarda;
i) Mümkünse, Acerilin tedavisine başlamadan iki-üç gün öncesinden diüretiğe son verilmelidir. Tedavi süresince eğer yukarıda verilen dozlara rağmen yalnız başına Acerilin istenilen basınç azalmasını sağlamamıţsa diüretik eklenebilir.
ii)Eğer diüretik tedavisi sonlandırılamıyorsa, Acerilin tedavisi 5 mg ile ve tıbbi gözetim altında başlatılmalıdır.
Tıbbi gözetim en az iki saat olmak kaydıyla, kan basıncı stabilize olduktan sonraki bir saati de kapsamalıdır.
Bu hastalarda da idame dozu, alınan kan basıncı yanıtına göre
40 mg'a kadar arttırılabilir.
2)Konjestif Kalp Yetmezliğinde:
Baţlangıç :Günde 2.5-5 mg
İdame :Günde 10-40 mg
3)Miyokard Enfarktüsünde:
Acerilin akut miyokard enfarktüsü için beta bloker tedavisi veya standart trombolitik, aspirine ilave olarak kullanılır.
Hemodinamik olarak stabil hastalarda, ilk 5 mg'lık doz semptomun baţlamasından 24 saat içinde verilmelidir.Eğer tolere edilebilirse, tekrar 5 mg 24 saat sonra verilir, daha
sonra günde bir kez 10 mg'a artırılır.Tedavi süresi minimum 6 hafta olmalıdır.
Acerilin emilimi besinlerden etkilenmez. Yemeklerle birlikte, yemeklerden önce ya da sonra alınabilir.
AŞIRI DOZ VE TEDAVİSİ :
Aşırı doz alımında en önemli belirti hipotansiyon olacaktır ki bu durum normal tuz çözeltisinin IV infüzyonu ile tedavi edilir. Lisinopril genel dolaşımdan hemodiyaliz ile uzaklaştırılır.
Her tablette;
Lisinopril 5-10-20 mg
Farmakolojik özellikleri:
Endikasyonları:
Esansiyel hipertansiyon; Renovasküler hipertansiyon; Konjestif Kalp Yetmezliğinde; Miyokard enfarktüsü.
Kontrendikasyonları:
Lisinopril'e karşı aşırı duyarlılık hallerinde kullanılmamalıdır. Tavşanda fetotoksik olduğu gösterilmiştir. Gebelikte kullanılmamalıdır.Uyarılar/Önlemler:
Aşağıdaki medikal problemlerin varlığında risk/yarar potansiyeli dikkatle değerlendirilmelidir.Tek (soliter böbrekte) ya da iki taraflı böbrek arteri stenozu, böbrek transplantasyonu.
Aort darlığı,mitral darlığı, hipertrofik kardiyomiyopatiler,yüksek plazma aldosteron değerlerinin renin anjiotensin sistemine bağlı olmadığı primer hiperaldosteronizm.
Herediter C-1 inhibitör eksikliğine bağlı anjionörotik ödem.
Emzirme döneminde kullanmaktan sakınılmalıdır. Çocuklarda kullanım etkinliği ve güvenirliliği kanıtlanmamıştır. Bu nedenle çocuklarda kullanılmamalıdır.
Anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri, gebeliğin son 6 aylık döneminde kullanıldığında gelişmekte olan fetus üzerinde zararlı etkilere ve hatta ölüme neden olabilir.
Anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri plasentadan geçtiği için, fetusun kan basıncını düzenleyen mekanizmaları bozabileceği düşünülebilir. Ikinci ve üçüncü trimesterdeki
ilaç kullanımı sonrası yeni doğanlarda oligohidraminos,hipotansiyon oliguri, anuri, vakaları ve kafatası kemikleşmesinde bozukluklar bildirilmiştir.Bu dönem içinde ilaç kullanımı prematüre ve düşük kilolu doğumlara yol
açabilir. Bu nedenle tüm anjiotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri gibi ACERILIN (Lisinopril) gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterlerinde kullanılmamalıdır. Gebelik teşhis
edildiğinde ACERILIN (Lisinopril) tedavisi derhal
kesilmelidir.
Çok ender olarak ilk kullanımdan sonra semptomatik hipotansiyon görülebilir. Kan basınçları normal veya normalin alt sınırında seyreden konjestif kalp yetmezlikli hastalarda Lisinopril tedavisi kan basıncını daha da düţürebilir.
Böbrek yetmezliği olan hastalarda doz ve kullanım sıklığının
azaltılması gerekir.Ağır böbrek yetmezliğinde ve diüretiklerle önceden tedavi edilen hastalarda Lisinopril tedavisinden önce sıvı-elektrolit kayıpları karşılanmalıdır. Lisinopril'in
diüretiklerle kombine kullanımı sırasında, böbrek fonksiyonu normal olsa bile bazen BUN ve kreatininde hafif yükselmeler
görülebilir.Potasyum ya da potasyum tutucu diüretik alan hastalarda özellikle böbrek fonksiyonları da bozulmuţsa hastanın
potasyum seviyesinin sıkı kontrolü gerekir.Diabetik hastalarda hiperpotasemi riskini arttırabilir. Her ilacın bünyelerde
farklı etkiler göstererek taşıt ve makina kullanımını olumsuz yönde etkileyebileceği unutulmamalıdır. Bir hipersensitivite
reaksiyonu olan anjioödem durumunda (yüz, dil, dudak, ekstremite ve larenks'de) ilacın kullanımına son verilmelidir.Antihistaminiklerin kullanılması, semptomların kaybolmasında yararlı olmaktadır. Solunum yollarında anjioödem halinde 1/1000 lik epinefrin çözeltisinden 0.3-0.5 ml subkutan yolla derhal uygulanmalıdır.
Yan etkiler/Advers etkiler:
Yapılan kontrollü klinik çalışmalarda Lisinopril'in genelde iyi tolere edildiği tespit edilmiţtir. En sık görülen yan et-
kileri; uyku hali, baţ dönmesi, baţ ağrısı, diyare,yorgunluk,öksürük, kas ağrıları, mide bulantısıdır.
Kardiyovasküler; Miyokard enfarktüsü veya serebrovasküler rahatsızlık, palpitasyon, taţikardi, ortostatik hipotansiyon.
Anjioödem; Yüz,ekstremiteler, dudaklar,dil ve glottis ve/veya larinkste anjionörotik ödem bildirilmiştir.
Sindirim Sistemi ; Abdominal ağrı, pankreatit, ağız kuruluğu,anoreksi, konstipasyon, gaz.
Sinir Sistemi / Psikiyatrik ; Ruh hali değiţimi, mental konfüzyon.
Solunum Sistemi ; Bronţit, sinüzit, farenjiyal ağrı.
Deri ; Ürtiker diyaforez.
Urogenital ; Oligüri, azotemi, akut renal bozukluklar, üriner sistem enfeksiyonları.
Ateţ, vaskülit, miyalji, artralji/artrit, pozitif ANA (antinükleer antikorlar), yüksek eritrosit sedimentasyon hızı (ESR), lekeler, fotosensitivite meydana gelebilir.
Laboratuar Test Bulguları :
Kan üresinde, serum kreatininde, karaciğer enzimlerinde, serum biluribininde geri dönüţümlü bir yükselme görülmüţtür.Hematokrit hemoglobin düşüşü oluşmuş olup, bu azalmaların dışında anemi nedeni olabilecek başka bir durum gözlenmemiştir.
Hiperkalemi görülmüştür.
İlaç etkileşimleri:
Diğer hipotansif etkili (diüretik, B-bloker vs.) ilaçlar,Lisinopril'in antihipertansif etkisini arttırırlar. Analjezik ve antienflamatuar ajanlar ise (özellikle indo****sin)antihipertansif etkisini azaltabilir. Kemik iliği depresanları nötropeni riskini arttırır. Beslenmede fazla tuz kullanılması
hipotansif etkiyi azaltır. Alkol antihipertansif etkiyi arttırabilir.
Kullanım şekli ve dozu:
Erişkinlerde ortalama günlük doz:
1) Hipertansiyonda;
Baţlangıç :10 mg, günde 1 kez
İdame :20 ile 40 mg, günde 1 kez
Halen diüretik tedavisi altında olan hastalarda ilk doz Acerilin uygulanmasını takiben semptomatik hipertansiyon gelişebilir. Bu nedenle bu türlü hastalarda;
i) Mümkünse, Acerilin tedavisine başlamadan iki-üç gün öncesinden diüretiğe son verilmelidir. Tedavi süresince eğer yukarıda verilen dozlara rağmen yalnız başına Acerilin istenilen basınç azalmasını sağlamamıţsa diüretik eklenebilir.
ii)Eğer diüretik tedavisi sonlandırılamıyorsa, Acerilin tedavisi 5 mg ile ve tıbbi gözetim altında başlatılmalıdır.
Tıbbi gözetim en az iki saat olmak kaydıyla, kan basıncı stabilize olduktan sonraki bir saati de kapsamalıdır.
Bu hastalarda da idame dozu, alınan kan basıncı yanıtına göre
40 mg'a kadar arttırılabilir.
2)Konjestif Kalp Yetmezliğinde:
Baţlangıç :Günde 2.5-5 mg
İdame :Günde 10-40 mg
3)Miyokard Enfarktüsünde:
Acerilin akut miyokard enfarktüsü için beta bloker tedavisi veya standart trombolitik, aspirine ilave olarak kullanılır.
Hemodinamik olarak stabil hastalarda, ilk 5 mg'lık doz semptomun baţlamasından 24 saat içinde verilmelidir.Eğer tolere edilebilirse, tekrar 5 mg 24 saat sonra verilir, daha
sonra günde bir kez 10 mg'a artırılır.Tedavi süresi minimum 6 hafta olmalıdır.
Acerilin emilimi besinlerden etkilenmez. Yemeklerle birlikte, yemeklerden önce ya da sonra alınabilir.
AŞIRI DOZ VE TEDAVİSİ :
Aşırı doz alımında en önemli belirti hipotansiyon olacaktır ki bu durum normal tuz çözeltisinin IV infüzyonu ile tedavi edilir. Lisinopril genel dolaşımdan hemodiyaliz ile uzaklaştırılır.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi