Hacıbektaş postnişini Hamdullah Çelebi’nin 183 yıl önce idam ile yargılandığı mahkeme
Mahkeme Başlıyor [COLOR=gray]
Mahkeme heyeti şu kişilerden oluşuyor; Kırşehir Kadısı Hacı Müfit Efendi Baş Kadı’dır. Yardımcısı Niğde Kadısı’dır. Mevlana İsmail Efendi Katip görevindedir. Hacı İlmullah Halim Efendi Müftü’dür. Müşavir Miri Alay Kaymakamı, Abdullah Hüseyin Efendi’dir. Ayrıca; Konya Kadısı; Abdul Kayyum Efendi’de heyette bulunuyor. [COLOR=gray]
Kadı, önce mahkemede Hamdullah Çelebi ve 8 arkadaşından kimliklerini sorar: Hamdullah Çelebi; Adım Mehmet Hamdullah, annemin adı; Rahime, babamın adı; Seyit Feyzullah Efendi. Doğumum; 1183 (1768) der. sonra Halife padişah 3. Selim Han’dan; Aliy-ül Ala Efendilik payesi belgeyi Sultaniye aldığını da belirtir. [COLOR=gray]
Daha sonra Hamdullah Çelebi’nin kardeşi İbrahim Selamet Efendi’nin kimlik bilgileri sorulur. O da dergahta; mütevellilik maaşı, evladiyelik maaşı, aldığını her türlü vergiden muaf olduğunu, öşür, hayvan vergisi, arazi vergisi, ev vergisi vs. vermediğini söyler. Halife 4. Sultan Mustafa Han’dan Efendilik ünvanı aldığını söyler. Bunu; Halil İbrahim İbni Koçer’in, Derviş Hüseyin İbni Resul’un, Hüseyin Balım İbni Durak’ın, Resul oğlu Bektaş’ın, Derviş Yusuf İbni Şahkulu’nun kimliklerinin tesbiti izler. Sonra Hamdullah Efendiye dönülüp sorgulanma başlar. Kadı’nın Hamdullah Efendiye sorduğu ilk soru şöyledir: [COLOR=gray]
]“Kanı helal Şeyh, Senin ve mensubuyun kanı helaldir. Sapkın bidat (İslam dışı) mezhebin mensubu olduğuna mahkemeyi Şeriayı Muhammediye’nin önünde pişmanlığını tövbe ederek dile getirdikten sonra sorularıma cevap verirsin. Şu anda birkaç saat birkaç dakikalık zamanın var. Tövbe et pişmanlığını dile getir. İslam dininde bu Aleviliği-Bektaşiliği nereden çıkardınız. Ehli Sünnet Vel Cemaat yolundan ayrıldığınıza tövbe et bakıyim. İfadeni ona göre değerlendireceğim."
Kadı Hamdullah Çelebi’ye her soru sorduğunda O’na “Kanı helal Şeyh” diye başlarken Hamdullah Çelebi hiç hakaret etmeden kendine has ağırbaşlılıkla sürekli; “Efendim Kadı Hazretleri” diye söze başlar. İlk cevabında Hamdullah Çelebi; [COLOR=gray]
]“Efendim Kadı hazretleri. Senin Ehli Sünnet Vel Cemaat dediğin mezhep sapkın ve bidaddır (İslam dışıdır). Can korkusu olmadan doğruyu söylediğimin tutanaklara geçirilmesini istiyorum. Mahkemenizin ve şu andaki devletinizin İslam diniyle yakından uzaktan ilginiz alakanız yoktur.”
dedikten sonra, Hz. Muhammet’in vefatından sonra Hz. Fatma ve Hz. Ali ile onların akrabalarına yapılan kötülükleri anlatır. Hz. Muhammet ve taraftarlarına Camilerde “küfür” edildiğini anlatır. İdamla bir Şeriat mahkemesinde yargılandığı halde asla eğilip bükülmez. Sözünün sonunda ise; [COLOR=gray]
]“Oğuz dilinde Beyti Ali Alevi demek olur. Abbasiler zamanında da Beyti Ali taraftarları ve Ali evlatları katledilmiştir. Zorla dine el konularak Sünnilik icat edilmiştir. Zamanımıza kadar Aleviler katledilmiştir. Benim sizden can için bidat mezhebinize (İslam dışı mezhebinize) İslam diyeceğimi mi sanıyorsunuz.”
der. [COLOR=gray]
Buna çok sinirlenen Kadı; “Kes konuşma, kanı helal, Ehli küfür kişi” diyerek konuşmasını keser. [COLOR=gray]
Konuşmanın kesilmesine yargılama heyetinde bulunan Kaymakam Abdullah Hüseyin Efendi itiraz eder. Hamdullah Efendi’nin idamına kadar konuşmasını ister. Bunun üstüne Kadı; “Kanı Helal Şeyh” devam et der. Sözü alan Hamdullah Efendi; Abbasilerin; “ölülerin ardından onların namı hesabına Sünnilik mezhebi kurdular. Siz bu bidat mezhebi din mi zannediyorsunuz?” deyince Kadı ve Müftüler çok kızarlar. Hamdullah Çelebi’yi hücreye atarlar. [COLOR=gray]
“Kanı Helal Şeyh” [COLOR=gray]
Kadı öğleden sonraki duruşmada da, sorusuna; “Kanı Helal Şeyh” diye başlıyor ve “Kanı Helal Şeyh” diye bitiriyor. Arada sorduğu soru ise şöyle geçmiş tutanaklara; [COLOR=gray]
]“Kanı helal sapık şeyh efendi anladık anlamasına ama öyle önemli bir mevkinin başında iken niçin adamların Şeriatı Muhammediye’ye aykırı ve inkara küfür ve kafirlik durumlarına mani olmadın. Ayrıca beldeyi fesada verdin. İslam yolundan çıktın. Müslüman askeri Sekban-ı Cedid-i hazmedemedin. Dini İslam olan bizim adamlarımızın getirdiği şeriat yolunun müdavimlerinin izlerini takdirle karşılıyor musun? Onu anlat. Şeyh Efendi, sen şu mezhebini anlat, Kanı Helal Şeyh”
Burada sözü edilen belde Hacıbektaş beldesidir. Bu soruya karşılık Hamdullah Çelebi,] “Elhamdulillah Müslümanım Ehli-İslam, Cemaat-ı Ali Resul mezhebimdir.” der. Buna mahkeme heyeti çok kızar: “Sus be dinsiz. Hanifi mezhebi dışındaki olanların dini bidat, kendileri kafir, kanları helaldir, katli vaciptir.” dedikten sonra; “Sen kanı helal dinsizsin” derler. Bunun üstüne Hamdullah Çelebi; [COLOR=gray]
]“Efendim Kadı Hazretleri, Ehli Sünnet mezhebi yalnız Hanifi mezhebi demek değildir. Maliki mezhebi vardır. Hambeli mezhebi vardır. Şafii mezhebi vardır. Onların kanı helal olmuyor. Katledilmeleri sevap olmuyor da Hazreti Ekrem, Nebi-Muhteram Muhammet Mustafa Peygamber Ali Resul mezhebi mensubu olanların kanı helal katledilmeleri neden gerekli oluyor?”
dedikten sonra Hacıbektaş postnişini iken beldeyi fesada vermek suçlamasını da reddederek; [COLOR=gray]
] “Beldeyi fesada vermedik. Adamlarım dediğiniz, Oğuz Türkmenlerimizdir. Çoluk çocuk konar göçer yaşarlar. Onların Şeriatı Muhammediye’yi inkar diye bir durumları yoktur. Bunu söylemek küfür ve günahtır” [COLOR=gray]
der. Kadı ise; “Bir de durup dururken Ali Resul mezhebi çıkarma. Böyle demekle de dinsiz olduğunu söylüyorsun.” dedikten sonra Yeniçeri ayaklanmasına sebep olduğunu, kasabaya yani Hacıbektaş’a fesadı soktuğunu, küfre girdiğini, küfür ehli olduğunu söyler. [COLOR=gray]
Hamdullah Çelebi ise bu suçlamalara şu cevabı verir: [COLOR=gray]
]“Kebiri İslam, Piri Horasan Vakfı Mürşidiyim. Bana küfür yüklemeniz, beldeye fesat soktu demenizi ben kabul etmem. Allah ve Peygamber’de kabul etmez. Bugün dünya var, yarın ahret var bunu bilesiniz.”
Ardından ise; tarih boyunca padişahlara bağlılıklarını bildirdiklerini; [COLOR=gray]
]“Kan dökmeyen, zalim, gaddar olmayan halifelerimizin eteğini öpmüşüz. Onların kadılarına, Mahkemeyi Şeriatlarına hürmetimizi bildirmişiz” [COLOR=gray]
der. [COLOR=gray]
Sünnilik ve Dört Hak Mezhep [COLOR=gray]
Hamdullah Çelebi, Kadı’nın bir sorusuna karşılık Sünnilik ve mezhep konusunda verdiği cevapla bugün de tartışılan bu konudaki sorulara tarihsel bir cevap verdiği sayılır. Sünnilik ile ilgili olarak savunmasının devamında der ki; [COLOR=gray]
]“Kadı Hazretleri, sizler Sünni ve surette Müslümansınız. Bizler ise, sirette, içten, soydan, sulbten, özden, Muhammet’ten Müslümanız.”
Hamdullah Çelebi; “Dört Hak Mezhep” kavramı için ise;” Dört Hak mezhebin hepsi hak mezhep olmaz. Hak birdir. İki de olmaz. Dört de denilmez.” dedikten sonra şöyle der: [COLOR=gray]
]“Hz. Muhammet’in bizlere tebliğ ettiği İslam’ın bir tek mezhebi vardır. O’da İslam ve Müslaman ahkamıdır. Hz. Peygamber’in Ali evladına işlenen cinayetlerle kanını döken katilleri asla Müslüman kabul etmeyiz. Suçsuz yere kan dökenler Müslüman olamaz.”
Kadı’ya “sizin dört mezhep dediğiniz mezhep imamlarının Hz. Muhammet’in yüzünü dahi görmediklerini, meclisinde bulunmadıklarını, soyundan olmadıklarını, dinimizde bir mezhebin olduğu, O’nun da İslam olduğunu” ifade eder. ]Ayrıca, Ali evladının, Ehlibeytin kanını dökenlere İslam denemeyeceğini bunlar bu nedenle kendilerine; “Sünniyiz” dediklerini söyler. Bu ifadeler üstüne sinirlenen Kadı; ]“kes, kes kendi dilin ile idam ipini boynuna takmak mı istiyorsun?” demesine karşılık; “]Benim idamdan korkum yoktur. Doğru Müslümanlık yolundayım. Doğruyu söylüyorum” der. [COLOR=gray]
Daha sonra Kadı ile Hamdullah Efendi arasında Selçuklu ve Osmanlı dönemi tartışma konusu olur. Bu tartışmalarla ilgili olarak Hamdullah Efendi, [COLOR=gray]
]“İslam kanını hükümdar tahtı için bu saydığım devletlerin hükmettiği yerlerde, Güruhu Naci olan biz Müslüman Oğuzlar’ın kanları o topraklarda hiç kurumamıştır. Kan döken zalimler için bana Müslüman dedirtmek mi istiyorsunuz? Bizden hiç kimse bunlara Müslüman diyemez! Sünni diyebiliriz.”
Hamdullah Efendi’nin bu konuşmalarına da Kadı şiddetle cevap verir:] “Şu anda idamının kokusunu almıyor musun?” der. Yeniçeri olayı ile ilgili tartışmada ise; diye sorar. [COLOR=gray]
Hamdullah Çelebi, Yeniçeri olayı bahane edilerek dökülen kanlardan hareketle; kimse Kerbela katillerine ve benzeri olayları meydana getirerek kan dökenlere asla İslam ve Müslüman denilemeyeceğini söyler. [COLOR=gray]
Kadı, sorularının devamında ise, Hamdullah Çelebi’ye neden mensuplarının namaz kılmadığını bu nedenle kendilerinin zındık, dinsiz olduklarını iddia eder. Hamdullah Çelebi ise verdiği cevapta; [COLOR=gray]
]“Bizler salatı daimdeyiz. Daima Allahla beraberiz. Salatı inkar etmiyoruz. Cem cemaatimizin toplantısında Türkçe dua ettiğimiz doğrudur… Kuran’ın dua olan kısımlarını okuruz.”
Namaz ile ilgili tartışmada Hamdullah Efendi verdiği bir cevapta ise; [COLOR=gray]
]“Biz Müslümanlar Dergahımıza gelen bacılarla, kardeşlerle Allah’ın birliğine inanan kişileriz. Ecdadım Muhammet’in peygamberliğine inanırız. Kitabullahtan ayrılmayız… Gündüzleri Oğuzlarımız işiyle meşguldür. Geceleri yolumuza erkanımıza katılmaya niyet ederiz. Kıyamda bulunuruz. Nefesler kıraat ederiz. Pir’in Huzuru Meydanı Hak Divanıdır. Rükü ederiz. Duaya durur, sücud ederiz. Edep üzere otururuz. Bütün bu dergah Cemlerini ayete, Kuran’a uyarak yaparız.”
Kadı; Cemlerde neden Yezid’e lanet okuduklarını, kadınları neden ibadete aldıklarını da mahkemede Hamdullah Çelebi’ye sorar. O da; ]“Hz. Peygamberimizin, Ali evladının, Ehlibeyt’in kanını dökenlere lanet ettiklerini” söyler. Kadınlar için ise, kadınları aile ocağında daha önde muteber gördüklerini ifade eder. Alevilik’te kadın boşamanın günah sayıldığını, kadın boşamanın erkekler için düşkün saydıklarını anlatır. [COLOR=gray]
Kadı bir sorusunda ise, “Dini sapık bir inancın mensubu olarak yaşıyorsunuz. Küffar olarak öleceksiniz. Ehli Sünnilik dininden çıktığınız kafirliktir, kafirin katli vaciptir.” dedikten sonra Kadı Hamdullah Çelebi’ye “yaşamaktansa ölmeniz, öldürülmeniz daha hayırlıdır. İtirazın var mı?” diye sorar. Hamdullah Çelebi; “Ehli Sünnet dini diye bir din yoktur. Sünnilik asla ve asla din ve mezhep değildir.” Abbasi sarayını kastederek; [COLOR=gray]
]“Halifenin sarayında hükümet etme siyasi görüşüdür… Haşimilerden olan Ehlibeyt ailesini idareten ve mahkeme kararlarından, onların fikri fıkhını uzaklaştırmak için kurulmuştur… İslam aleminin Kuran’ında ve Peygamberinin kuralında böyle bir Sünni mezhebin yeri yoktur.” [COLOR=gray]
der. Mahkemenin devamında Kadı; Hamdullah Çelebi’ye neden Ayşe’ye saygı duymadıklarını, neden halife Ebubekir, Ömer ve Osman’a saygı göstermediklerini sorar. O da; Hz. Ali’yi ilk halifelerden önde sevdiklerini, kendi cem ve cemaatlerinde Ayşe’nin adının geçmediğini söyler. [COLOR=gray]
Kadının ısrarlı idam sözlerini karşısında ise Hamdullah Çelebi; [COLOR=gray]
]“Ben idam edilirsem Anadolu’da bin tane Hamdullah doğar, onların da hiçbiri kabul etmez. Kadılar da halifeler de insandır. Günah işler.” [COLOR=gray]
der. [COLOR=gray]
Kadı mahkemenin sonunda; İbrahim Selamet Efendi’ye hitaben; [COLOR=gray]
]“Son sözünü söyle; İslam’ın meşru halifesi Ebubekir’i, Ömer’i, Osman’ı seveceğine, İslam’ın umdelerine bağlı kalacağına, idam edilecek olan Hamdullah’ın kaç gündür mahkemede söylediklerini duydun, dinledin. Onun izinde gitmeyeceğine tövbeler olsun mu?” [COLOR=gray]
der. İbrahim Selamet Efendi ise cevaben; [COLOR=gray]
“Hamdullah’tan sonra bana bu dünyada yaşamak haram olsun. O nu darağacında görür sağ dönersem Allah’ın kulu olmayayım. Yaşarsam O’nun izinde, ölürsem O’nun yolunda öleyim. Son sözüm budur.” [COLOR=gray]
der. Mahkemede yargılanan Hamdullah Çelebi’nin diğer 7 arkadaşı da son söz olarak benzer şeyleri söylerler. Mahkeme Hamdullah Çelebi ve 8 arkadaşına idam cezası verir. Ama idam cezası uygulanmadan saraydan idamlarının Amasya’da sürgüne çevrildiği yazısı Kadı’ya gelmiştir. İdam cezası sürgüne çevrilmiştir. Hamdullah Çelebi ve yaklaşık aile mensubu 40 kişi Amasya’da 10 yıl yokluk içinde sürgün hayatı yaşamış. Amasya’da Hakk’a yürümüştür. [COLOR=gray]
Notlar [COLOR=gray]
[1] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.91.
[2] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.91.
[3] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.93.
[4] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.92.
[5] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.94.
[6] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.94.
[7] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.94.
[8] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.98.
[9] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.96.
[10] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.98.
[11] Hamdullah Çelebi’nin Savunması S.105. [COLOR=gray]
İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesinin Savunması - Cemal Şener
Konu Sahibi / Yazar
Zekai
Kategori / Forum
Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları
Yorumlar / Cevaplar
1
Okunma / Görüntüleme
10237
İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesinin Savunması - Cemal Şener
İdamla Yargılanan Bir Alevi Dedesinin Savunması - Cemal Åener
Helal olsun bu yüreklere mangal gibi yürek bana göre mübarek insanlar bu insanlar
helal olsun bu inanca dogruluga dürüstlüğe özü sözü bir bu insanlara denir
darısı şimdiki dedelere olsun diyim bari tabi bizlerede
helal olsun bu inanca dogruluga dürüstlüğe özü sözü bir bu insanlara denir
darısı şimdiki dedelere olsun diyim bari tabi bizlerede
İnsan isen yola gel
Bülbül isen güle gel
İkilik yoktur bizde
Kafir isen dine gel
ZÖHRE ANA
Bülbül isen güle gel
İkilik yoktur bizde
Kafir isen dine gel
ZÖHRE ANA
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi