You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?

Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?

Posting Freak
Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?
hic yazdı:dalga gecmiyorum gercekten bu yazdıklarınıza inanıyormusunuz?
Bakın olayı hem fiziki beden olarak hemde ruhani beden olarak ele alalım

1- Mevlana fizik beden olarak 1207de dogmustur.
2- Kececi Baba tokatta bir ahi lideridir (anadolu selcuklunun son döneminde)
3- Ahilik ilk olarak anadoluda 1205de kurulmustur.

Hadi Kececi Babanın ahiligin kuruldugu yıllarda yasadıgını kabul edersek. Ahilik kurulur kurulmaz 2 yıl sonra Mevlananın dogmus olması gerekir. (Kececi babanın 3 erkek cocugu olmustur) Ama eger Mevlana Tokat ahi liderinin cocugu olsaydı bunu zaten herkes biliyor olurdu zira o dönemin Ahi lideri ve cocukları bilinmeyecek bir olay degildir.

Resmi belge ve kayıtlarda Mevlananın babasının 1231 yılında konyada Hakka yürüdügünü ve Konyada defnedildigini biliyoruz ama öte yandan Ahi lideri Kececi babanın sehit düstügü bilinmektedir ve Erbaada topraga verilmistir.. Mevlana babası konyada öldügünde bizzat kendisi ilgilenmistir babasının mezarıyla ( http://muze.semazen.net/content.php?id=00133 ) Bu bilgiler ısıgında Fizik beden olarak Mevlananın Kececi baba cocugu olması imkansız cünkü belgeler ve fiziki babalar tutmuyor..


Birde ruhani olarak bakalım olaya..
Kececi baba anadolu selcuklu döneminin sonlarında Ahi liderligi yapmaktaydı ve 3 erkek cocuk sahibiydi.. bu cocuklardan birinin ruhu yeniden Mevlana olarak geldi dersek o zaman bu 3 cocuktan birinin Mevlana dogmadan önce bir sekilde ölmüs olması gerekiyor ki bu cocuklardan birinin ruhu mevlanada dünyaya gelsin.. simdi tarihlere yeniden bakalım Mevlana 1207de dogdu ama Ahi Kececi baba anadolu selcukluların son döneminde Ahi lideriydi ve cocukları sagdı.. yani Mevlana dogmadan önce hic bir cocugu ölmemisti.. böylece ruhsal olarakda Mevlana Kececi babanın cocugudur diyemeyiz..


tarih ve mantık Mevlananın hem fizik beden olarak hemde ruhsal beden olarak Kececi babanın cocugu olmadıgını gösteriyor.. peki sizin mantıki acıklamanız denir?

Şudur:

Geçmişten günümüze Muhammed Ali yolunu bu dünyaya getiren ve her geldiklerinde insanlara bu yolun gerçeklerini anlatanlar, yaşamış (yaşayan) evliyalar, pirler, keramet sahipleri, maşuklar, aşıklardır.

Muhammed Ali yolunda ölüm sadece biz gönül gözü kapalı olan yani batın alemini göremeyen insanlar için vardır.

Adem olanlar (burdaki adem kamil insan manasında) yani Pirler için ölüm denen şey yoktur. Onlarınki sadece don değiştirmedir. Yani Örneğin: Pir Sultan Abdal bu dünyaya dört kere gelmiş ve gitmiştir. Bugün Türkiye'de 7 ye varan farklı Pir Sultan Abdal ve farklı türbeler, yaşantılar varsa bunun sebebi aynen Yunus'ta da olduğu gibi bu keramet sahiplerinin, Muhammet Ali yolunun temsilcilerinin farklı bir donda ama aynı ruhta yeniden dünyaya gelip ışıklarını yaymalarındandır.

Şimdi şöyle daha açık anlatalım:

Keçeci Baba dediğimiz Pir İlk yaşamında Seyit Mürteza olarak yaşamıştır. Seyit Mürteza, Hz.Muhammed'in amcası olan Yusuf Peygamber'in torunudur. Seyit Mürteza'nın oğlu ise Celal Abbas yani Mevlana'dır.

Seyit Mürteza 2. yaşamında yani ikinci kez bu dünyaya geldiğinde Keçeci Sultan olarak Tokat'ta yaşamış ve kayıba girmiştir. Türbesi burdadır.

Evliyaların don değiştirmeleri Ehlibeyt'in ışığının ve Pirlerin ölmediğinin ibretidir. Şu an yaşamakta olan Pir Zöhre Ana'da bu Pirlerin hepsinin yaşamları ve soy kökenleri mevcuttur.
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?
hic yazdı:dalga gecmiyorum gercekten bu yazdıklarınıza inanıyormusunuz?
Bakın olayı hem fiziki beden olarak hemde ruhani beden olarak ele alalım

1- Mevlana fizik beden olarak 1207de dogmustur.
2- Kececi Baba tokatta bir ahi lideridir (anadolu selcuklunun son döneminde)
3- Ahilik ilk olarak anadoluda 1205de kurulmustur.

Hadi Kececi Babanın ahiligin kuruldugu yıllarda yasadıgını kabul edersek. Ahilik kurulur kurulmaz 2 yıl sonra Mevlananın dogmus olması gerekir. (Kececi babanın 3 erkek cocugu olmustur) Ama eger Mevlana Tokat ahi liderinin cocugu olsaydı bunu zaten herkes biliyor olurdu zira o dönemin Ahi lideri ve cocukları bilinmeyecek bir olay degildir.

Resmi belge ve kayıtlarda Mevlananın babasının 1231 yılında konyada Hakka yürüdügünü ve Konyada defnedildigini biliyoruz ama öte yandan Ahi lideri Kececi babanın sehit düstügü bilinmektedir ve Erbaada topraga verilmistir.. Mevlana babası konyada öldügünde bizzat kendisi ilgilenmistir babasının mezarıyla ( http://muze.semazen.net/content.php?id=00133 ) Bu bilgiler ısıgında Fizik beden olarak Mevlananın Kececi baba cocugu olması imkansız cünkü belgeler ve fiziki babalar tutmuyor..


Birde ruhani olarak bakalım olaya..
Kececi baba anadolu selcuklu döneminin sonlarında Ahi liderligi yapmaktaydı ve 3 erkek cocuk sahibiydi.. bu cocuklardan birinin ruhu yeniden Mevlana olarak geldi dersek o zaman bu 3 cocuktan birinin Mevlana dogmadan önce bir sekilde ölmüs olması gerekiyor ki bu cocuklardan birinin ruhu mevlanada dünyaya gelsin.. simdi tarihlere yeniden bakalım Mevlana 1207de dogdu ama Ahi Kececi baba anadolu selcukluların son döneminde Ahi lideriydi ve cocukları sagdı.. yani Mevlana dogmadan önce hic bir cocugu ölmemisti.. böylece ruhsal olarakda Mevlana Kececi babanın cocugudur diyemeyiz..


tarih ve mantık Mevlananın hem fizik beden olarak hemde ruhsal beden olarak Kececi babanın cocugu olmadıgını gösteriyor.. peki sizin mantıki acıklamanız denir?

Sevgili arkadaşım,
Bugün ki tarihi bilgilerden yola çıkarsan varacağın tek nokta senin isminde olduğu gibi koca bir hiçtir...

Bugün ki tarihe bakacak olursan osmanlı padişahlarının yattığı yerlere bile türbe deniyor. Bir sürü yatır adı altında şeyhin şıkın mezarları var...

Çoğu yörelerimizdeki gerçek olan yatırların bir gerçek isimleri vardır. Bu isimler Zöhre Ana tarafından kitabında bildirilmiştir. Bir de halk dilinde kulaktan kulağa söylene gelmiş isimleri vardır. Tarihte malesef evliyaların mekanları olan türbelerin belli başlı soy kökenleri ile ilgili bir tutanak yoktur. Kesik bilgiler ve de derleme bilgilerle evliyaların soy kökenleri anlatılmıştır...

Mesela bahsettiği tarih bugün Halk dilinde Hacı Bayram Veli'yi olan mübareği sünni gibi gösteriyor. Ve tek bir şahıs gibi gösteriyor. Oysa ki Hacı Bayram Veli'de bugün üç mübarek yatmaktadır. Birinci yatır Battal Gazi, ikinci yatır Sami Dede(Hacı Bayram Veli'nin birinci yaşamıdır. Üçüncü yaşamı Fedai Baba'dır.), üçüncü yatır Sami dedenin çocukları olan Mürşidi Kamil Kamili mürşit ikizler yatmaktadır. Bizler Hacı Bayramı Veli'nin ve de Eyüp Sultanın ve daha bir sürü sünnileştirilmiş yatırları gerçek kimlikleri ile Alevi olduklarını detaylı olarak Zöhre Ana sayesinde öğreniyoruz...

Sonuçta Hz. Ali'yi yanlızca peygamberimizin sıradan bir amca oğlu gibi gösteren, ömeri osmanı ise nerdeyse evliya seviyesinde göstermeye çalışan bir tarihten bahsediyoruz...

Bugün evliyalığın gerçek bir tanımını yapamayan, evliyayı kalp gözü açık iyi niyetli sıradan bir insan gibi gösteren bir tarih var. Har şeyden en önemlisi de Ehlibeyti şehit edip, bütün Alevileri tarih boyunca katletmiş, onlara iftiralar atmış asıl tarihi gerçekleri yazmayan bir tarih var...

Yani diyeceğim odur ki yalan yanlış tarih sayfalarına kafanızı gömdüğünüz sürece varacağınız nokta kocaman bir hiçtir. Aynı şimdi olduğu gibi benliğinden habersiz, gerçek tarihinden habersiz, Pirden habersiz bir hiç olarak dolanır durursunuz...

Zöhre Ana çağımızın evliyasıdır. Çok kere kendisini ziyaret ettiğimizde şahsen kendim için konuşacak olursam, geçmişime ait çok gizli olan yanlızca kişinin kendisinin bileceği özel yaşantılarıma ait çok şeyi gözümün içine bakarak bana söylemiştir. Şimdi senin bilmem kaç sene önceni bilen bir evliya daha eski tarihte olanları bilmemesi için bir sebep var mı? İşte bizler laf olsun diye hemen Zöhre Ana'nın anlattığı bu gerçeklere inanmadık. Öncelikle kerametlerini geçmişi ve geleceği bildiğine şahit olduk ondan sonra inandık. Tıpkı geçmişte insanların peygamberimizin Allah'ın elçisi olduğuna inandığı gibi...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Junior Member
Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?
ŞahımMerdan yazdı:Şudur:

Geçmişten günümüze Muhammed Ali yolunu bu dünyaya getiren ve her geldiklerinde insanlara bu yolun gerçeklerini anlatanlar, yaşamış (yaşayan) evliyalar, pirler, keramet sahipleri, maşuklar, aşıklardır.

Muhammed Ali yolunda ölüm sadece biz gönül gözü kapalı olan yani batın alemini göremeyen insanlar için vardır.

Adem olanlar (burdaki adem kamil insan manasında) yani Pirler için ölüm denen şey yoktur. Onlarınki sadece don değiştirmedir. Yani Örneğin: Pir Sultan Abdal bu dünyaya dört kere gelmiş ve gitmiştir. Bugün Türkiye'de 7 ye varan farklı Pir Sultan Abdal ve farklı türbeler, yaşantılar varsa bunun sebebi aynen Yunus'ta da olduğu gibi bu keramet sahiplerinin, Muhammet Ali yolunun temsilcilerinin farklı bir donda ama aynı ruhta yeniden dünyaya gelip ışıklarını yaymalarındandır.

Şimdi şöyle daha açık anlatalım:

Keçeci Baba dediğimiz Pir İlk yaşamında Seyit Mürteza olarak yaşamıştır. Seyit Mürteza, Hz.Muhammed'in amcası olan Yusuf Peygamber'in torunudur. Seyit Mürteza'nın oğlu ise Celal Abbas yani Mevlana'dır.

Seyit Mürteza 2. yaşamında yani ikinci kez bu dünyaya geldiğinde Keçeci Sultan olarak Tokat'ta yaşamış ve kayıba girmiştir. Türbesi burdadır.

Evliyaların don değiştirmeleri Ehlibeyt'in ışığının ve Pirlerin ölmediğinin ibretidir. Şu an yaşamakta olan Pir Zöhre Ana'da bu Pirlerin hepsinin yaşamları ve soy kökenleri mevcuttur.

boyutlar arası gezinti yapıyoruz sayenizde..
fakat bu yazdıgınız seylerin ispatı delili hicbirseyi yok.. nerden bilebiliriz ki? ya topyekün kabul etmek zorunda insan yada topyekün reddetmek zorunda.. hani siz bunları böyle yazdınız diye benim size inanmamı beklemiyorsunuzdur herhalde..

yada söyle diyeyim Celal Abbas'ın Hz Ali oglu olmadıgını iddia eden sadece siz varsınız ama tüm dünya tüm arap alemi ve tüm alevi camiası onu Hz Ali'nin oglu olarak kabul ediyor.. ayrıca bu cok uzak ve bilinmeyen tarihde degil Celal Abbas'ın dogmasından ölmesine kadar bir cok seyi insanlar tarafından görülmüs ve kayıt altına alınmıs.. Hani deseniz ki sunniler bunu kasıtlı olarak yaptı iyi güzelde böyle bir yalanı niye atsınlar? ileride Türkiyede alevi bir kesim olacak hadi onları kandıralım diye oturup yüzyıllar öncesinden böyle bir senaryomu hazırladı bu adamlar.. tamam o devrin arapları belki kötüydü art niyetliydi ama bunu niye yapsınlar mantık yok..

bakın Al-Abbas ibn Ali - Wikipedia, the free encyclopedia
bu link gibi sayısız bilgi var nette ve hepsi Celal Abbas icin Hz Ali'nin Hz Fatıma Hakka yürüdükten sonra evlendigi Ümmül Benin'den olan oglu diye yazıyor.. Bu kadar kayıt, bilgi hepsi yanlıs mı? yapmayın Allah askına
Junior Member
Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?
adgan yazdı:[B] Sevgili arkadaşım,................
Zöhre Ana çağımızın evliyasıdır. Çok kere kendisini ziyaret ettiğimizde şahsen kendim için konuşacak olursam, geçmişime ait çok gizli olan yanlızca kişinin kendisinin bileceği özel yaşantılarıma ait çok şeyi gözümün içine bakarak bana söylemiştir. Şimdi senin bilmem kaç sene önceni bilen bir evliya daha eski tarihte olanları bilmemesi için bir sebep var mı? İşte bizler laf olsun diye hemen Zöhre Ana'nın anlattığı bu gerçeklere inanmadık. Öncelikle kerametlerini geçmişi ve geleceği bildiğine şahit olduk ondan sonra inandık. Tıpkı geçmişte insanların peygamberimizin Allah'ın elçisi olduğuna inandığı gibi...

birgün yolumuz düser insallah o taraflara bende merak ettim benimde gecmisimi gözüme bakarak söylesin ve göstersin kerametini.. umarım o anda sizde orada olursunuz ve bir hic'in gecmisini ögrenmis olursunuz Smile
saygılar...
Posting Freak
Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?
hic yazdı:boyutlar arası gezinti yapıyoruz sayenizde..
fakat bu yazdıgınız seylerin ispatı delili hicbirseyi yok.. nerden bilebiliriz ki? ya topyekün kabul etmek zorunda insan yada topyekün reddetmek zorunda.. hani siz bunları böyle yazdınız diye benim size inanmamı beklemiyorsunuzdur herhalde..

yada söyle diyeyim Celal Abbas'ın Hz Ali oglu olmadıgını iddia eden sadece siz varsınız ama tüm dünya tüm arap alemi ve tüm alevi camiası onu Hz Ali'nin oglu olarak kabul ediyor.. ayrıca bu cok uzak ve bilinmeyen tarihde degil Celal Abbas'ın dogmasından ölmesine kadar bir cok seyi insanlar tarafından görülmüs ve kayıt altına alınmıs.. Hani deseniz ki sunniler bunu kasıtlı olarak yaptı iyi güzelde böyle bir yalanı niye atsınlar? ileride Türkiyede alevi bir kesim olacak hadi onları kandıralım diye oturup yüzyıllar öncesinden böyle bir senaryomu hazırladı bu adamlar.. tamam o devrin arapları belki kötüydü art niyetliydi ama bunu niye yapsınlar mantık yok..

bakın Al-Abbas ibn Ali - Wikipedia, the free encyclopedia
bu link gibi sayısız bilgi var nette ve hepsi Celal Abbas icin Hz Ali'nin Hz Fatıma Hakka yürüdükten sonra evlendigi Ümmül Benin'den olan oglu diye yazıyor.. Bu kadar kayıt, bilgi hepsi yanlıs mı? yapmayın Allah askına

O zaman sırayla gidelim...(Maalesef mantığı anlatmak için önce bu bilgileri anlatmak gerekiyor)

Ben size tarihten herhangi bir bilgi aktarmıyorum. Çünkü siizin bildiğiniz tarih Ömer'in uydurduğu bir tarihtir. Kendi pisliğini kapatmak için halkı kandırdığı tarihin adıdır İslam Tarihi.

Benim referanslarımla sizin referanslarınız çok çok farklı öncelikle burdan başlayalım:

1. Ben vahiyle inmiş bir Kuran'a inanmıyorum,
2. Sadece insan olan ve hataları olan bir Peygambere inanmıyorum.
3. Dünya zahir ve batın alemlerinden oluşmaktadır. Gerçek alem batın alemidir ve tüm canlıların öldükten sonra gittiği yer burasıdır.

Benim Kuran'ım Hz.Hüseyine emanet edilen ve kesik başıyla okuduğu Kuran'dır ve bugünkü Kuran'la uzaktan yakından ilgisi yoktur. Hz.Hüseyin taht için değil Kuranı vermemek için canını vermiştir. Bu Kuran'ın sırrı sadece ermişler dervişlerdedir.

Zöhre Ana okuduğu Kuran budur. Dili Farsça'dır.

Benim inancımda Peygamberler de dahil olmak üzere Ehlibeyt nesli ve ardından gelen tüm pirler normal kullardan farklı olarak donatılmışlardır. Haktan gelen keramet sahibi evliyalardır. Yani nefislerini öldürmüş ve adem sıfatına erişmiş varlıklardır.

Bu Pirler bizlerin göremediği batın alemini görüp hiçbir zaman ölmemiş olan tüm eren ve evliyalardan haber almaktadırlar.

Bunu ise umman aracılığıyla yapmaktadırlar. Pir Sultan'nın da bahsettiği ummana dalmak deyiminin manası batın alemine girmektir.

Dolayısıyla Hz.Muhammed ve Hz.ALi yaşadığı dönemde ummana dalıp batın aleminden insanlara bildirmekteydiler.

Hz.Muhammed 40 yaşından sonra müslüman olmamıştır. Doğuştan evliya ve müslümandır. Yedisinde Kuran diline verilmiştir. Parça parça Kuran falan gelmemiştir.

Hz.Muhammed ile Hz.Ali amca çocuğu değillerdir. Hala dayı çocuklarıdır.

Ali’nin doğumunda ummana giren Muhammed, Ali’nin kim olduğunu ve gelecekte neler yaşayacağını, gülbenk duası okuyarak anlatmıştır.

Hz.Ali ve Hz.Muhammed müsahip kardeş de değillerdir. Müsahip KArdeş olanlar bu pirlerin dedeleridir. Abdulmuttalip (Hz.Muhammed'in dedesi) ve İmam Rıza (Hz. Ali'nin dip dedesi, 12 imamlardaki İmam Rıza değil)

Yani Ehlibeyt döneminde müsahiplik ve cem vardı. Dolayısıyla cemevi vardı!

Devam edecek...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]

[size=7]Zöhre Ana[/size]
Posting Freak
Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?
hic yazdı:boyutlar arası gezinti yapıyoruz sayenizde..
fakat bu yazdıgınız seylerin ispatı delili hicbirseyi yok.. nerden bilebiliriz ki? ya topyekün kabul etmek zorunda insan yada topyekün reddetmek zorunda.. hani siz bunları böyle yazdınız diye benim size inanmamı beklemiyorsunuzdur herhalde..

yada söyle diyeyim Celal Abbas'ın Hz Ali oglu olmadıgını iddia eden sadece siz varsınız ama tüm dünya tüm arap alemi ve tüm alevi camiası onu Hz Ali'nin oglu olarak kabul ediyor.. ayrıca bu cok uzak ve bilinmeyen tarihde degil Celal Abbas'ın dogmasından ölmesine kadar bir cok seyi insanlar tarafından görülmüs ve kayıt altına alınmıs.. Hani deseniz ki sunniler bunu kasıtlı olarak yaptı iyi güzelde böyle bir yalanı niye atsınlar? ileride Türkiyede alevi bir kesim olacak hadi onları kandıralım diye oturup yüzyıllar öncesinden böyle bir senaryomu hazırladı bu adamlar.. tamam o devrin arapları belki kötüydü art niyetliydi ama bunu niye yapsınlar mantık yok..

bakın Al-Abbas ibn Ali - Wikipedia, the free encyclopedia
bu link gibi sayısız bilgi var nette ve hepsi Celal Abbas icin Hz Ali'nin Hz Fatıma Hakka yürüdükten sonra evlendigi Ümmül Benin'den olan oglu diye yazıyor.. Bu kadar kayıt, bilgi hepsi yanlıs mı? yapmayın Allah askına

Sevgili arkadaşım,
Yazdıklarınızın bir delili yok demişsin. Bir anne düşün ki bebeğini çağırıp da ona meme vereceğini söylediğinde bebek hiç tereddüt eder mi? Delil arar mı? İşte peygamberler ve evliyalar da bir ana şefkati ile Allah kullarına bir sürü ilim, ışık ve kerametlerini sunar. Bu nimetlerde delil aramak insanı yanlızca sapkınlığa götürür...

Bir Ateiste Allah'ın varlığını şeklen gösterebilirmisin? Hayır. Ancak nedir sen de göremediğin halde inanç getiriyorsun...

Dolayısıyla delil gösterdikten sonra zaten evliyaya ne gerek var ki? Evliyalar geldiğinde belgelerle gelmezler ki. Yanlızca insanları önce ilim ışık ve kerametleriyle kendilerine inandırırlar. Sonra da kendine inananlara geçmişten geleceğe gerçekleri anlatırlar...

Şimdi gösterilen onca kerametlere gözünle gördüğün halde inanmamak ne kadar mantıklı olabilir ki. Hani birisinden duysan inanmaman normal. Ancak görüp de inanmamak artık kafirlik olur. Dolayısıyla biz sana ne kadar anlatsak da bazı şaylere alışık olduğun bilgilerinin dışında olduğu için inanmıyacaksın. O yüzden biz insanlara gelin görünüz diyoruz...

Diğer bir sorun sünniler böyle yalanları niye söylesinler ki demişsin. Sünnilerin inanç ve ibadetleri yalan üzerine kurulu olduğundan, gerçek orjinal islam Alevilik olduğundan, bu yalanlarının gelecekte de ortaya çıkmaması için tarih boyunca evliyaları susturmaya çalışmak suretiyle kendilerine göre yorumladıkları islami bilgileri sanki gerçekmiş gibi insanları kimilerini mal mülk dağıtarak, kimilerini de korkutarak kendilerine uydurmuş sonra da bugün ki yalan yanlış inanç ve ibadetlerini yerleştirmişlerdir. İşte Alevilik ile bugün bile uğraşmalarının sebebi budur. Eğer Alevilik gerçek yönleriyle insanlar tarafından bilinirse, o zaman sünniliğin gerçek yüzü ortaya çıkacaktır...

İşte Aleviliğin de gerçek yönleriyle insanlar tarafından bilinmesi için bir rehbere yani Pir'e ihtiyaç vardır. O Pir de bugün Zöhre Ana'dır. Alevilerin bu fırsatı bugün iyi değerlendirmek açısından Zöhre Ana etrafında kenetlenmeye her zamankinden daha çok ihtiyaçları vardır. Onun için uzaktan atıp tutmak yerine gelip canlı olarak görmek lazım. Bizler her zaman söylüyoruz. O tarihi yazanlar olsun, Zöhre Ana evliya değil diyenler olsun, dedeler olsun gelsin gerçek Aleviliği Zöhre Ana ile tartışsınlar. Kapısı her kese açıktır. Ondan sonra da her kes görsün gerçekler nedir? nasıldır? bilsinler...
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Posting Freak
Hz.Ali (r.a) tek evlilik mi yaptı?
hic--

bu link gibi sayısız bilgi var nette ve hepsi Celal Abbas icin Hz Ali'nin Hz Fatıma Hakka yürüdükten sonra evlendigi Ümmül Benin'den olan oglu diye yazıyor.. Bu kadar kayıt, bilgi hepsi yanlıs mı? yapmayın Allah askına


sizin bahsettiğiniz link ,peygamberimiz zamanından kalan birşey mi acaba,yanılmıyorsam o zamanlar internet yoktu...

Anlatmaya çalıştığım şu ki, siz x kişinin anlattığı bilgileri gerçek bilgi kabul edip,bize adres gösteriyorsunuz,bizim anlattığımız daha doğrusu Zöhre Ana'nın bizlere anlattığı "gerçek" bilgileri kabul etmiyorsunuz, bu ne yaman çelişki hic.

siz bizi emevi zihniyetiyle suçlarken ,Şahımerdan Ali'nin Fatıma ana'mızdan başka biriyle haşa haşa evlendiğini yazıyorsunuz
Tarihi bilmiyorsunuz,bilseydiniz Hz. Ali'nin Fatıma Ana'mızdan önce gayba girdiğini(Hak'ka yürüdüğünü)bilirdiniz.
Fatıma Ana'mız sadece nişanının(eşini)değil aynı zamanda göz nurları olan oğulları İmam Hasan ve İmam Hüseyin'in de şehadetine tanık olmuştur,karalar bağlamıştır.

Hemde üç Pir'in gayb tarihleri aynı yıl içinde 3 ay içinde olmuştur.Aralıkta İmam Hasan'a Muaviyenin kızı olan ve kendisine kaçan Ayşe(Hz. Peygambere yakıştırılan Ayşe)ve kız kardeşi eşe zehir verererek gayba girmiştir.Ocak ayında Şahımerdan Ali, namazda şehit edilmiştir.Mart ayında ise İmam Üseyin yine sabah namazı için Fırat kenarına abdest almaya gittiği zaman balık ağıyla yakalanmış,12 gün işkenceden sonra mübarek başı vücudundan ayrılarak şehit edilmiştir.

siz tarihin çarptırılmış, Muhammed-Ali,ehlibeyt yolununun unutturulmaya çalışılmış,tarihlerin bu yüzden değiştirilmiş haline inanmayın,bahsettiğiniz Emevi düşüncesidir işte bunları yapan...
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.