You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü....

Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü....

Administrator
Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü....
Alıntı:Noel esasında hıristiyanlara özgü bir olgu olmasına karsın.. Noel baba olarak bilinen Hıristiyan Aziz Antalyalıdır..

şimdi Ren geyikleriyleriyle o paltolu kırmızı kapşonlu Azizi'in Antalyanın sıcağıyla pek bağdaştığınıda düşünmek mantık ilkelerine aykırıdır..

bu konuyla ilgili Bilimsel bir araştırma yapılmış.. Şimdi kimimiz gülecek.. kimizi olabilir diyecek.. ben taraf olmadan.. sadece bu konuda hazırlanmış bilimsel bir makaleyi sunayım..

Tabi makalaye katılınır yada katınılmaz.. ben sadece aktarayım farklı bilgilerden haberdar olalım:



Degerli canlar...

Hıristiyan aleminin Hz. İsa'nın doğumunu kutladığı yortu ve Noel baba ile ilgili bir makaleyi sizinle paylaşmak istedim...

Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü....

Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi öğretim üyesi Prof. Dr. Belkıs Temren, yazısında Noel Baba ile Sarı Saltuk arasındaki benzerlikleri ortaya koyuyor.

Buna göre Bektaşi geleneğinde Noel Baba’nın gerçek kimliği Sarı Saltuk’dur...

Hıristiyan dünyasında Noel Baba olarak bilinen Aziz Nicholaos’un aslında, Hacı Bektaş Veli’nin Velâyetnamesi’nde ismi geçen Sarı Saltuk adlı Bektaşi dervişi olduğu iddia ediliyor. Velâyetname ve Bektaşi el yazmalarına dayandırılan bu iddia da, Sarı Saltuk’un hayat hikâyesiyle, Noel Baba ile ilgili efsanelerle arasında önemli benzerlikler dikkati çekiyor…

Velâyetname’de Sarı Saltuk…

Hacı Bektaş Veli’nin Velâyetnamesi’nde yer alan Sarı Saltuk adlı derviş, hünkâr tarafından Rumeli’ye Bektaşiliği yayması için görevlendirilen bir derviş olduğu belirtiliyor. Tarihi kaynaklarda Hıristiyan toplumu arasında sevilen bir kişi olan Sarı Saltuk, dönemin Şeyhülislamı Ebu Suud tarafından da ‘Hıristiyan azizi’ olarak tanımlıyor...

Velâyetnamede geçen hikâyeye göre; “Sarı Saltuk, Ulu Abdal ve Küçük Abdal ile Karadeniz’den Romanya kıyılarına oradan da Kalikarya adlı bir kaleye çıkıyorlar. Kaleyi zalim voyvodanın esaretinden kurtarıyorlar. Kale aranırken, karanlık ve rutubetli mahzenlerden yüzlerce çocuk çıkarılıyor.

Bu çocuklar, ailelerinden fidye alınmak için çalınmış zengin çocuklarıdır. Bu sırada sene 1263’tür, mevsim ise kıştır. Ocak ayının ilk günüdür. Her taraf karlar altında bembeyazdır. Gaddar Voyvoda tarafından çalınmış yavrularının matemi içinde bulunan Hıristiyan ahali, peygamberleri İsa’nın doğum gününü neşeyle kutlamak olanağından yoksundur.


O, sırada uzaklardan gittikçe yaklaşan bir çan sesi duyuluyor. Kiliselerinkine hiç benzemeyen acayip bir çan sesi duyuyorlar. Mesih’in geleceğine inanmış bulunan bütün Hıristiyanlar, bu garip çan sesini duyarak kapıldıkları bir ümitle sokaklara fırlıyorlar ve biraz sonra, aralarında, sarı çizmeleri ile altın sarısı sakalları ile güleryüzü ile Sarı Saltuk’u görüyorlar.

Çanlar onun kızaklarında çalınmıştır. Ve o kızaklar biraz sonra hepsi de sahiplerine dağıtılacak olan altınlarla, elmaslarla ve bütün bunlardan kat kat kıymetli olan çalınmış çocuklarla doludur. Halk bu günü seneler boyu kutlayarak, Sarı Saltuk’u minnetle anmaktadırlar” deniyor…

“Bektaşi geleneğinde Noel Baba’nın gerçek kimliği Sarı Saltuk’dur. Giysisiyle,

“Hü-hü-hü” şeklindeki üçlü niyazlamasıyla, çam ağaçlarındaki mumlarıyla, kızaklarıyla Türk gelenekleriyle süslenmiş derin bir anlatıma sahiptir.

Bektaşi gelenekleri Noel Baba - Sarı Saltuk ilişkisini anlatırken şu sorgulamaya yer verir:

“Başka hangi kültürde Noel Baba’nınkine benzer bir kıyafeti ve hangi dilde Ho-ho-ho diye seslenmeyi görüyorsunuz?

Ho, hü veya hu’nun farklılaşmış söylenişidir.

Kıyafete gelince, bu, Türk dervişlerinin kıyafetidir. Bu kıyafetle de ne Antalya’nın sıcağında dolaşılır ne de güneyin herhangi bir yerinde.

Sarı Saltuk’un gerçek güzergâhı olan ve daha çok dolaştığı yerler olan Trakya ve Balkan’lardaki Türk dervişlerin kıyafetleridir”

yararlanılan kaynak:

Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi öğretim üyesi Prof. Dr. Belkıs Temren. "Noel Baba Bektaşi mi? "


Şimdi neden olmasın.. sorusu gerçekten aklımıza gelmektedir..

Hıristiyanlar Noel baba'nın Antalya da yasayan aziz olduğunu idda ederler.. Antalyanın sıcağında böyle bir kıyafet gilir mi*

dahası Birçok bektaşi dervişinin balkanlarda ve avrupada hıristiyan keşisler kıyafetlerinde dolaştığı halkı bektaşi ve Alevi yaptığı bilinen gerçeklerir... bektaşileri en büyük babalarından sarı saltuk ise bugün dahi avrupa saygı ve büyük sevgiyle anılmaktadır..

saygı ve sevgilerimle..

Hah...hah...ha....Big Grin
Posting Freak
Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü....
Ankara'da olup da bu kadar karanlıkta yaşamak doğru mu?
Zöhre Ana mekanı 30 dk. mesafede.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü....
bi bu eksikti zaten, bunlar tahsilli cahil ya
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Posting Freak
Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü....
Yazık..
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
Ho-ho-ho’ değil, ‘Hü-hü-hü....
Bir tek Noel Baba'nın Bektaşiliği kalmıştı o da oldu.

Noel Baba, Hz.İSA'yı çarmıha geren Papaz'dır.Kendini insanlara affettirmek için hediyeler dağıtmış,şirin gözükmeye çalışmıştır.
Tıpkı Şimir, yezid'in yaptığı gibi. Hz.Hüseyin'ini şehit ettikten sonra,ahaliye haber gönderip kendisinin öldüğünü bildirmiş ve kendisi için 3 gün oruç tutulmasını istemiştir,tutanların olduğunu görünce de 3 günlük orucu 30 güne çıkarmıştır.Şekerler,altınlar dağıtmış,arap kızları oynatmış,içkilere bazı maddeler katıp halkı kendinden geçirmiştir.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.