sevgili ekin ben öyle diyorum demekki öyle gibi bir diktemmi var hayır yolun sahibi ibadet diyorsa öyledir hatta sevgili ekin ibadet diyosa hiç şüphe yoktur demekki ben sizin kadar alevi değilim demekki sizin kadar alevilik inancına bağlı değilim dolayısı ile benim için ibadet olmayabilir alevi çocuğu olduğum için hiç bir şeyi kabu etme gibi bir zorunluluğum olamaz değilmi? benim tek ibadet şeklim vardır oda allaha edilen duadır alevi olsamda sünni olsamda yada başka dinden olsamda bu bişeyi değiştirmez yola göre diyorsunuz hangi yola? yolun sahibi kimdir? hanği açıklamasında semah ibadettir der? benide aydınlatırsanız sevinirim sevgiler. [/quote]
Sevgili sibele, semahı ibadet olarak kabul etmediğini söyleyen sensin.
Yolun sahibi Muhammed-Ali'dir. Sende alevi çocuğu isen en azından bunu bilmelisin.
Bu kadar sinirlenmene ne gerek var. Ben dini otorite değilim, sadece yolumun gerçeğini biliyor ve dile getiriyorum. Benim söylememle inanacak değilsin. Sende bunları öğrenenip, bu havayı tenefüs edince daha iyi anlayabilirsin. Ekin söyledi diye değil, bildiğin için inanırsın.
Hak nefesi döküp, Hakkın ışığını gösteren Pirlerimiz, inancımızı bizlere böyle miras bıraktılar. Canlarını inancımızın yüceliği için feda ettiler, düğünlerde semah dönelim diye değil. Lütfen birazda bu şekilde düşünmeye çalış.
Benim de her sözümü kendine yapılmış bir hakaret olarak algılama.
[FONT="Verdana"]Din içinde din arama
Din Muhammed-Ali'nindir
Yol içinde yol arama
Yol Muhammed-Ali'nindir
Her yerde Semah dönülür mü?
Anket Her yerde Semah dönülür mü?
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
Sadece cemlerde dönülür...
28 (96.55%)
Evet isteyen istediği yerde semah dönebilir...
0 (0%)
Düğünlerde ve konserlerde dönülebilir...
0 (0%)
Amacına uygunsa konserlerde dönülebilir...
1 (3.45%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 29 (100%)
Her yerde Semah dönülür mü?
Her yerde Semah dönülür mü?
"Az gittim uz gittim, bir de döndüm ki bir arpa boyu yol gitmişim."
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Her yerde Semah dönülür mü?
… alevi çocuğu olduğum için hiç bir şeyi kabu etme gibi bir zorunluluğum olamaz değilmi? benim tek ibadet şeklim vardır oda allaha edilen duadır alevi olsamda sünni olsamda yada başka dinden olsamda bu bişeyi değiştirmez yola göre diyorsunuz hangi yola? yolun sahibi kimdir? hanği açıklamasında semah ibadettir der? benide aydınlatırsanız sevinirim sevgiler.[/quote]
Sevgili sibele,
Yalnızca bir Alevi çocuğu olduğun için hiçbir şeyi kabul etme zorunluluğun yok. Tanrı bu dünyada etrafında görüp göremeyeceğin herkesi seçimlerinde aşikare bir şekilde özgür bırakmıştır. Ama her insanı Allah’ın bir parçası olan dünyadaki tüm gerçekleri, doğruları kabul etme yükümlülüğü(sorumluluğu) ile de başaşa bırakmıştır...
Tabii ki her dinin özü Allah’a yönelmeyi yani dua etmeyi içerir. Sünni de olsan ortodoks da olsan Alevi de olsan bu gerçeği değiştirmez.
Peki, amacı nedir dua etmenin ?
Tanrıya yönelmek aslında ona daha da yakınlaşmak, hatta yapabilirsen ulaşmak
değil midir?
Ancak eğer her şey sadece dua etmek ile olacaktıysa dünyada neden din, mezhep gibi kavramlar ortaya çıkmıştır?
Bazı ihtiyaçları karşılamak için olmasın?
Örneğin Tanrı’nın yarattığı kulundan tam olarak ne beklendiğini öğrenme ihtiyacı…
Ya da Tanrıya daha yakın olabilmek için dünyada yaşarken neler yapılması gerektiğini öğrenme ihtiyacı...
Nefsinden nasıl arınılabilineceğini öğrenme ihtiyacı...
Nasıl dua edileceğini öğrenme ihityacı da olabilir…
(Tanrıya yakın olmak da son derece önemli bir kavram... Aleviliğe göre herkes yaşamında o zamana kadar ne kadar nefsine uymuşsa ona göre bir ameli vardır, o derecede de Haktan uzak kalmıştır. Örneğin sürekli insanların canını acıtan bir hırsız ile çok fakir kaldıysa da kimsenin canını yakmayı istemediğinden bir başka deyişle kendisi üzülse açlıktan ölse bile Allah’ın hiçbir kulunu üzemeyeceğinden dolayı harama asla el uzatmayan bir kişinin Allah’a aynı derecede yakın olduğundan bahsedilebilinir mi? Tabii ki hayır... İnsanlar dünyada yaptıkları iyi ya da kötü uygulamalarla Tanrı’ya yakınlaşır ya da uzaklaşırlar…
Bu ihtiyaçlar inananların yaşam şekillerini, hayattaki davranışlarını düzenleyen kurallardır. Bu kurallar insanın yaşamını ciddi ölçüde etkilerler. Örneğin bir Yahudi, mensup olduğu dinin gereklerini yerine getirmek için Yahudi olmayan biriyle evlenemez. Bu inancının, dininin bir başka deyişle onu Tanrı’ya götüreceğine inandığı yolunun bir kuralıdır ve eğer yoluna inanıyorsa bu kurala da gönülden uyar…
Bir başka deyişle yalnızca dua etmek insanların bazı temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyebilir.
Alevi çocuğu olduğunu iddia ediyorsun, bir Alevi olarak “yolun sahibi kimdir?” sorusunu sorman ne acı…
Alevilik yolunun sahibi Allah-Muhammed-Ali ve ona can, baş vermiş Allah’ın evliyalarıdır. Bu yolu Allah-Muhammed-Ali kurmuş, evliyaları ise sürdürmüşlerdir. Yolun sahibi onlardır. Onlardan biri de bugün yaşayan, can gözü açık tek evliya olan Pir Zöhre Ana’dır...
Aleviler her yol gibi Tanrı’ya bu yolla daha da yakınlaşılacağına inanırlar. Her yol gibi Alevilik yolunun da kendine göre kuralları vardır. Bugün nasıl Ortodoks mezhebi değişmez kurallar bütününden oluşuyor ise ve kurallarını kimse değiştiremez ise Alevilik mezhebinin de kurallarını kimse değiştiremez.
Semahın ibadet olduğu ile ilgili ŞahımMerdan bir yazısında günümüzün tek evliyası Pir Zöhre Ana’nın düşüncelerini yansıtmış. Şuanda canlı bir evliya ile görüşme şansına sahibiz, ne mutlu! Fakat bunun dışında nasıl bir açıklama bekliyordunuz? Örneğin dini bir kitaptan alınmış bir açıklama falan mı? Alevilik, evliyaların sözleri ve icraatlerini içeren, dilden dile gelen bir yoldur. Nedeni de Yavuz Sultan Selim’ler gibi vahşi zihniyetteki insanların bu değerli yolu tahrip etmesini engellemektir. Evliyaların kayıp alemine girmesinden sonra ise Alevilik yolunu sürdürmek onun çocukları anlamına gelen dedelere düşmüştür. Bu yolu layıkıyla sürdüren dedeler de olmuştur, maalesef sürdüremeyen dedeler de…
şimdiki nesil olarak bir çok alevi genci var hayatında ceme katılmamış buna bende dahil ama semah izlemekten büyük keyif alıyorum bana beni benim özümü kültürümü anlatıyor onun için cemler haricindede dönülmesini istiyorum ve sakıncası olduğunu düşünmüyorum[/quote]
Hiç ceme katılmadığınızı söyleyerek Alevilikle ilgili ne kadar yetersiz bilgilere sahip olduğunuzu açıkça belirtiyorsunuz. Belki de bu eksikliğinizin sorumluluğu sizin olduğu kadar görevlerini layıkıyla yapmayacak cehalete sahip olan daha da vahimi 26 yıldır var olan bir ışığı, evliyayı araştırıp soruşturmayan, var olan günümüz evliyasının eteğinden tutmayan güya dedelere aittir.
semahı bir ibadet şekli olarak görmüyorum[/quote]
Sevgili sibele,
Uğur Mumcu, bilgi olmadan fikir sahibi de olunamayacağını bildirirken doğru fikri temel alıyordu şüphesiz… Semahın ibadet olmadığını bu kadar net bir dille savunmadan önce bir ceme girip semahın oradaki konumu nedir diye de araştırmanız gerekmiyor muydu? Bana bu derece bilgi eksikliğine sahip olduğunuz halde bu derece net bir dille semahın ibadet olmadığını savunmanız anlaşılmaz, son derece tuhaf geldi…
belki barda dönülmesi falan hoş olmaz semahı basitleştirir çünkü semah sıradan bir halk oyunu değil aleviligi temsil eden kültürel bir simgedir ama düğünlerde veya başka mekanlarda dönülebilir bu sayede gençlerimizde bu güzelim kültürümüzü ögrenmiş mahrum kalmamış olurlar diye düşünüyorum.
eskiden bizim köyde düğünlerde yaşlı teyzeler amacalar semah dönerlerdi benim çocukluğumda babannem dönerdi öyle hayranlıkla seyrederdimki şimdi bakıyorumda semahı bilen yok çok üzülüyorum keşke eskisi gibi düğünlerde dönülseydide unutulmasaydı diyorum[/quote]
sevgili şahımmerdan ben sadece kendi düşüncelerimi ve isteklerimi dile getirdim barda dönülmesi nin ne açıdan uygun olmayacağınıda belirttim bar gibi bir ortamda semah dönülmesi semahı basitleştirir dedim bunun haricinde diğer mekanlarda dönülmesinde bir sakınca görmediğimide söyledim doğrudur semahı siz ibadet olarak görüyorsanız öyledir ama benim için ibadet anlamı taşımıyor sadece aleviligin kültürel bir değeri olarak görüyorum kısmet olursa bir gün zöhre ananın ögrettiği semahıda izlerim fikrim değişirmi bilmem kim bilir hayırlısı olsun sevgiler.[/quote]
Sevgili can,
Sizin çevrenizdekiler semahı düğünlerde dönerlermiş. Referans noktanız olarak çevrenizde gördüğünüz uygulamaları almamalısınız. Unutmayınız ki çevrenizde gördükleriniz de sıradan insanlar ve onlar da hata yapabilirler…
Semahın yalnızca bir kültür olarak görülmesine gelince...
Her insan topluluğunun mensup olduğu dine, mezhepe göre, o din ve mezhepin temel ibadetlerinden doğan bir kültürü vardır tabii ki. Ancak siz bazı uygulamaları, bu uygulamaların o halkın inandığı din veya mezhebin temel kurallarından biri olduğu gerçeğini, onların başta birer "dini kural", "ibadet" olma kimliklerinin olduğu gerçeklerini yadsır da basitçe kültür olarak değerlenirirseniz semahın gerçek kimliğine ulaşamaz. Semahın çıkış noktasından, özünden, gerçeklerden uzaklaşmış olursunuz...
Sevgilerimle...
Sevgili sibele,
Yalnızca bir Alevi çocuğu olduğun için hiçbir şeyi kabul etme zorunluluğun yok. Tanrı bu dünyada etrafında görüp göremeyeceğin herkesi seçimlerinde aşikare bir şekilde özgür bırakmıştır. Ama her insanı Allah’ın bir parçası olan dünyadaki tüm gerçekleri, doğruları kabul etme yükümlülüğü(sorumluluğu) ile de başaşa bırakmıştır...
Tabii ki her dinin özü Allah’a yönelmeyi yani dua etmeyi içerir. Sünni de olsan ortodoks da olsan Alevi de olsan bu gerçeği değiştirmez.
Peki, amacı nedir dua etmenin ?
Tanrıya yönelmek aslında ona daha da yakınlaşmak, hatta yapabilirsen ulaşmak
değil midir?Ancak eğer her şey sadece dua etmek ile olacaktıysa dünyada neden din, mezhep gibi kavramlar ortaya çıkmıştır?
Bazı ihtiyaçları karşılamak için olmasın?
Örneğin Tanrı’nın yarattığı kulundan tam olarak ne beklendiğini öğrenme ihtiyacı…
Ya da Tanrıya daha yakın olabilmek için dünyada yaşarken neler yapılması gerektiğini öğrenme ihtiyacı...
Nefsinden nasıl arınılabilineceğini öğrenme ihtiyacı...
Nasıl dua edileceğini öğrenme ihityacı da olabilir…
(Tanrıya yakın olmak da son derece önemli bir kavram... Aleviliğe göre herkes yaşamında o zamana kadar ne kadar nefsine uymuşsa ona göre bir ameli vardır, o derecede de Haktan uzak kalmıştır. Örneğin sürekli insanların canını acıtan bir hırsız ile çok fakir kaldıysa da kimsenin canını yakmayı istemediğinden bir başka deyişle kendisi üzülse açlıktan ölse bile Allah’ın hiçbir kulunu üzemeyeceğinden dolayı harama asla el uzatmayan bir kişinin Allah’a aynı derecede yakın olduğundan bahsedilebilinir mi? Tabii ki hayır... İnsanlar dünyada yaptıkları iyi ya da kötü uygulamalarla Tanrı’ya yakınlaşır ya da uzaklaşırlar…
Bu ihtiyaçlar inananların yaşam şekillerini, hayattaki davranışlarını düzenleyen kurallardır. Bu kurallar insanın yaşamını ciddi ölçüde etkilerler. Örneğin bir Yahudi, mensup olduğu dinin gereklerini yerine getirmek için Yahudi olmayan biriyle evlenemez. Bu inancının, dininin bir başka deyişle onu Tanrı’ya götüreceğine inandığı yolunun bir kuralıdır ve eğer yoluna inanıyorsa bu kurala da gönülden uyar…
Bir başka deyişle yalnızca dua etmek insanların bazı temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyebilir.
Alıntı: yola göre diyorsunuz hangi yola? yolun sahibi kimdir? hanği açıklamasında semah ibadettir der? benide aydınlatırsanız sevinirim sevgiler.
Alevi çocuğu olduğunu iddia ediyorsun, bir Alevi olarak “yolun sahibi kimdir?” sorusunu sorman ne acı…
Alevilik yolunun sahibi Allah-Muhammed-Ali ve ona can, baş vermiş Allah’ın evliyalarıdır. Bu yolu Allah-Muhammed-Ali kurmuş, evliyaları ise sürdürmüşlerdir. Yolun sahibi onlardır. Onlardan biri de bugün yaşayan, can gözü açık tek evliya olan Pir Zöhre Ana’dır...
Aleviler her yol gibi Tanrı’ya bu yolla daha da yakınlaşılacağına inanırlar. Her yol gibi Alevilik yolunun da kendine göre kuralları vardır. Bugün nasıl Ortodoks mezhebi değişmez kurallar bütününden oluşuyor ise ve kurallarını kimse değiştiremez ise Alevilik mezhebinin de kurallarını kimse değiştiremez.
Semahın ibadet olduğu ile ilgili ŞahımMerdan bir yazısında günümüzün tek evliyası Pir Zöhre Ana’nın düşüncelerini yansıtmış. Şuanda canlı bir evliya ile görüşme şansına sahibiz, ne mutlu! Fakat bunun dışında nasıl bir açıklama bekliyordunuz? Örneğin dini bir kitaptan alınmış bir açıklama falan mı? Alevilik, evliyaların sözleri ve icraatlerini içeren, dilden dile gelen bir yoldur. Nedeni de Yavuz Sultan Selim’ler gibi vahşi zihniyetteki insanların bu değerli yolu tahrip etmesini engellemektir. Evliyaların kayıp alemine girmesinden sonra ise Alevilik yolunu sürdürmek onun çocukları anlamına gelen dedelere düşmüştür. Bu yolu layıkıyla sürdüren dedeler de olmuştur, maalesef sürdüremeyen dedeler de…
şimdiki nesil olarak bir çok alevi genci var hayatında ceme katılmamış buna bende dahil ama semah izlemekten büyük keyif alıyorum bana beni benim özümü kültürümü anlatıyor onun için cemler haricindede dönülmesini istiyorum ve sakıncası olduğunu düşünmüyorum[/quote]
Hiç ceme katılmadığınızı söyleyerek Alevilikle ilgili ne kadar yetersiz bilgilere sahip olduğunuzu açıkça belirtiyorsunuz. Belki de bu eksikliğinizin sorumluluğu sizin olduğu kadar görevlerini layıkıyla yapmayacak cehalete sahip olan daha da vahimi 26 yıldır var olan bir ışığı, evliyayı araştırıp soruşturmayan, var olan günümüz evliyasının eteğinden tutmayan güya dedelere aittir.
semahı bir ibadet şekli olarak görmüyorum[/quote]
Sevgili sibele,
Uğur Mumcu, bilgi olmadan fikir sahibi de olunamayacağını bildirirken doğru fikri temel alıyordu şüphesiz… Semahın ibadet olmadığını bu kadar net bir dille savunmadan önce bir ceme girip semahın oradaki konumu nedir diye de araştırmanız gerekmiyor muydu? Bana bu derece bilgi eksikliğine sahip olduğunuz halde bu derece net bir dille semahın ibadet olmadığını savunmanız anlaşılmaz, son derece tuhaf geldi…
belki barda dönülmesi falan hoş olmaz semahı basitleştirir çünkü semah sıradan bir halk oyunu değil aleviligi temsil eden kültürel bir simgedir ama düğünlerde veya başka mekanlarda dönülebilir bu sayede gençlerimizde bu güzelim kültürümüzü ögrenmiş mahrum kalmamış olurlar diye düşünüyorum.
eskiden bizim köyde düğünlerde yaşlı teyzeler amacalar semah dönerlerdi benim çocukluğumda babannem dönerdi öyle hayranlıkla seyrederdimki şimdi bakıyorumda semahı bilen yok çok üzülüyorum keşke eskisi gibi düğünlerde dönülseydide unutulmasaydı diyorum[/quote]
sevgili şahımmerdan ben sadece kendi düşüncelerimi ve isteklerimi dile getirdim barda dönülmesi nin ne açıdan uygun olmayacağınıda belirttim bar gibi bir ortamda semah dönülmesi semahı basitleştirir dedim bunun haricinde diğer mekanlarda dönülmesinde bir sakınca görmediğimide söyledim doğrudur semahı siz ibadet olarak görüyorsanız öyledir ama benim için ibadet anlamı taşımıyor sadece aleviligin kültürel bir değeri olarak görüyorum kısmet olursa bir gün zöhre ananın ögrettiği semahıda izlerim fikrim değişirmi bilmem kim bilir hayırlısı olsun sevgiler.[/quote]
Sevgili can,
Sizin çevrenizdekiler semahı düğünlerde dönerlermiş. Referans noktanız olarak çevrenizde gördüğünüz uygulamaları almamalısınız. Unutmayınız ki çevrenizde gördükleriniz de sıradan insanlar ve onlar da hata yapabilirler…
Semahın yalnızca bir kültür olarak görülmesine gelince...
Her insan topluluğunun mensup olduğu dine, mezhepe göre, o din ve mezhepin temel ibadetlerinden doğan bir kültürü vardır tabii ki. Ancak siz bazı uygulamaları, bu uygulamaların o halkın inandığı din veya mezhebin temel kurallarından biri olduğu gerçeğini, onların başta birer "dini kural", "ibadet" olma kimliklerinin olduğu gerçeklerini yadsır da basitçe kültür olarak değerlenirirseniz semahın gerçek kimliğine ulaşamaz. Semahın çıkış noktasından, özünden, gerçeklerden uzaklaşmış olursunuz...
Sevgilerimle...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Her yerde Semah dönülür mü?
EKİN yazdı: Sevgili sibele, semahı ibadet olarak kabul etmediğini söyleyen sensin.
Yolun sahibi Muhammed-Ali'dir. Sende alevi çocuğu isen en azından bunu bilmelisin.
Bu kadar sinirlenmene ne gerek var. Ben dini otorite değilim, sadece yolumun gerçeğini biliyor ve dile getiriyorum. Benim söylememle inanacak değilsin. Sende bunları öğrenenip, bu havayı tenefüs edince daha iyi anlayabilirsin. Ekin söyledi diye değil, bildiğin için inanırsın.
Hak nefesi döküp, Hakkın ışığını gösteren Pirlerimiz, inancımızı bizlere böyle miras bıraktılar. Canlarını inancımızın yüceliği için feda ettiler, düğünlerde semah dönelim diye değil. Lütfen birazda bu şekilde düşünmeye çalış.
Benim de her sözümü kendine yapılmış bir hakaret olarak algılama.
[FONT="Verdana"]Din içinde din arama
Din Muhammed-Ali'nindir
Yol içinde yol arama
Yol Muhammed-Ali'nindir
sevgili ekin ben çok sakinim ama birilerinin baskısı altında olmaktan hoşlanmıyorum düşüncelerimi özgürce söylemek istiyorum sözlerinizde hakaret aramıyorum ama sizin bunu bilmelisin!,bunu yapmalısın!,nasıl olurda bilmezsin vs gibilerinden sert söylemleriniz beni ister istemez sinirlendiriyor sürekli kendi düşüncelerinizi dikte etmeye çalışıyorsunuz başkalarının ne düşündüğünü umursamıyorsunuz neyse kusura bakmayın olayı kişisele çevirmek istemezdim ama açıklama yapmak ihtiyacı hissettim gelelim konuya
evet semahı ibadet olarak görmüyorum dedim yolun sahibi semah ibadettir der diyorsunuz ben daha hiç duymadım haz alinin hz muhammedin semahı ibadet olarak gördüğünü hatta onuda geçtim semah döndüklerini cem yaptıklarınıda hiç mi hiç sanmıyorum en azından hiç ama hiç duymadım namaz kıldıklarını oruç tuttuklarını duydum ama semah cem bunları duymadım bunu söyleyen herhangi bir kaynak varmı?
[COLOR="Red"]Eğer ikrar ile yola gidersen
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.[/COLOR]
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.[/COLOR]
Son Düzenleme: 26/11/2008, 21:44, Düzenleyen: sibele.
Her yerde Semah dönülür mü?
Bilim yazdı:Sevgili sibele,
Yalnızca bir Alevi çocuğu olduğun için hiçbir şeyi kabul etme zorunluluğun yok. Tanrı bu dünyada etrafında görüp göremeyeceğin herkesi seçimlerinde aşikare bir şekilde özgür bırakmıştır. Ama her insanı Allah’ın bir parçası olan dünyadaki tüm gerçekleri, doğruları kabul etme yükümlülüğü(sorumluluğu) ile de başaşa bırakmıştır...
Tabii ki her dinin özü Allah’a yönelmeyi yani dua etmeyi içerir. Sünni de olsan ortodoks da olsan Alevi de olsan bu gerçeği değiştirmez.
Peki, amacı nedir dua etmenin ?
Tanrıya yönelmek aslında ona daha da yakınlaşmak, hatta yapabilirsen ulaşmakdeğil midir?
Ancak eğer her şey sadece dua etmek ile olacaktıysa dünyada neden din, mezhep gibi kavramlar ortaya çıkmıştır?
Bazı ihtiyaçları karşılamak için olmasın?
Örneğin Tanrı’nın yarattığı kulundan tam olarak ne beklendiğini öğrenme ihtiyacı…
Ya da Tanrıya daha yakın olabilmek için dünyada yaşarken neler yapılması gerektiğini öğrenme ihtiyacı...
Nefsinden nasıl arınılabilineceğini öğrenme ihtiyacı...
Nasıl dua edileceğini öğrenme ihityacı da olabilir…
(Tanrıya yakın olmak da son derece önemli bir kavram... Aleviliğe göre herkes yaşamında o zamana kadar ne kadar nefsine uymuşsa ona göre bir ameli vardır, o derecede de Haktan uzak kalmıştır. Örneğin sürekli insanların canını acıtan bir hırsız ile çok fakir kaldıysa da kimsenin canını yakmayı istemediğinden bir başka deyişle kendisi üzülse açlıktan ölse bile Allah’ın hiçbir kulunu üzemeyeceğinden dolayı harama asla el uzatmayan bir kişinin Allah’a aynı derecede yakın olduğundan bahsedilebilinir mi? Tabii ki hayır... İnsanlar dünyada yaptıkları iyi ya da kötü uygulamalarla Tanrı’ya yakınlaşır ya da uzaklaşırlar…![]()
Bu ihtiyaçlar inananların yaşam şekillerini, hayattaki davranışlarını düzenleyen kurallardır. Bu kurallar insanın yaşamını ciddi ölçüde etkilerler. Örneğin bir Yahudi, mensup olduğu dinin gereklerini yerine getirmek için Yahudi olmayan biriyle evlenemez. Bu inancının, dininin bir başka deyişle onu Tanrı’ya götüreceğine inandığı yolunun bir kuralıdır ve eğer yoluna inanıyorsa bu kurala da gönülden uyar…
Bir başka deyişle yalnızca dua etmek insanların bazı temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmeyebilir.
Alevi çocuğu olduğunu iddia ediyorsun, bir Alevi olarak “yolun sahibi kimdir?” sorusunu sorman ne acı…
Alevilik yolunun sahibi Allah-Muhammed-Ali ve ona can, baş vermiş Allah’ın evliyalarıdır. Bu yolu Allah-Muhammed-Ali kurmuş, evliyaları ise sürdürmüşlerdir. Yolun sahibi onlardır. Onlardan biri de bugün yaşayan, can gözü açık tek evliya olan Pir Zöhre Ana’dır...
Aleviler her yol gibi Tanrı’ya bu yolla daha da yakınlaşılacağına inanırlar. Her yol gibi Alevilik yolunun da kendine göre kuralları vardır. Bugün nasıl Ortodoks mezhebi değişmez kurallar bütününden oluşuyor ise ve kurallarını kimse değiştiremez ise Alevilik mezhebinin de kurallarını kimse değiştiremez.
Semahın ibadet olduğu ile ilgili ŞahımMerdan bir yazısında günümüzün tek evliyası Pir Zöhre Ana’nın düşüncelerini yansıtmış. Şuanda canlı bir evliya ile görüşme şansına sahibiz, ne mutlu! Fakat bunun dışında nasıl bir açıklama bekliyordunuz? Örneğin dini bir kitaptan alınmış bir açıklama falan mı? Alevilik, evliyaların sözleri ve icraatlerini içeren, dilden dile gelen bir yoldur. Nedeni de Yavuz Sultan Selim’ler gibi vahşi zihniyetteki insanların bu değerli yolu tahrip etmesini engellemektir. Evliyaların kayıp alemine girmesinden sonra ise Alevilik yolunu sürdürmek onun çocukları anlamına gelen dedelere düşmüştür. Bu yolu layıkıyla sürdüren dedeler de olmuştur, maalesef sürdüremeyen dedeler de…
Hiç ceme katılmadığınızı söyleyerek Alevilikle ilgili ne kadar yetersiz bilgilere sahip olduğunuzu açıkça belirtiyorsunuz. Belki de bu eksikliğinizin sorumluluğu sizin olduğu kadar görevlerini layıkıyla yapmayacak cehalete sahip olan daha da vahimi 26 yıldır var olan bir ışığı, evliyayı araştırıp soruşturmayan, var olan günümüz evliyasının eteğinden tutmayan güya dedelere aittir.
Sevgili sibele,
Uğur Mumcu, bilgi olmadan fikir sahibi de olunamayacağını bildirirken doğru fikri temel alıyordu şüphesiz… Semahın ibadet olmadığını bu kadar net bir dille savunmadan önce bir ceme girip semahın oradaki konumu nedir diye de araştırmanız gerekmiyor muydu? Bana bu derece bilgi eksikliğine sahip olduğunuz halde bu derece net bir dille semahın ibadet olmadığını savunmanız anlaşılmaz, son derece tuhaf geldi…
Sevgili can,
Sizin çevrenizdekiler semahı düğünlerde dönerlermiş. Referans noktanız olarak çevrenizde gördüğünüz uygulamaları almamalısınız. Unutmayınız ki çevrenizde gördükleriniz de sıradan insanlar ve onlar da hata yapabilirler…
Semahın yalnızca bir kültür olarak görülmesine gelince...
Her insan topluluğunun mensup olduğu dine, mezhepe göre, o din ve mezhepin temel ibadetlerinden doğan bir kültürü vardır tabii ki. Ancak siz bazı uygulamaları, bu uygulamaların o halkın inandığı din veya mezhebin temel kurallarından biri olduğu gerçeğini, onların başta birer "dini kural", "ibadet" olma kimliklerinin olduğu gerçeklerini yadsır da basitçe kültür olarak değerlenirirseniz semahın gerçek kimliğine ulaşamaz. Semahın çıkış noktasından, özünden, gerçeklerden uzaklaşmış olursunuz...
Sevgilerimle...
sevgili bilim sizcede bu mesajınız biraz ağır değilmi siz zöhre anaya inananlar herşeyin en doğrusunu biliyor bizse bilmiyoruz kriteriniz bu değilmi?işte asıl acı olan benim zöhre ananın söylediklerini bilmemem degil sizin bunu söylüyor olmanızdır zöhre anaya inanmayan insanları cahil fikirsiz görüyor olmanızdır.
yolun sahibini sormaktaki maksadım size göre yolun sahibi kim anlamındaydı yukarıdaki açıklamamdada belirttim ben hz ali yada hz muhammedin semah ibadettir diyen yada semahtan bahseden hiç bir açıklamasını görmedim duymadım
ha siz duydunuz nereden zöhre anadan zöhre anadan başkası bunu diyormu? başka herhangi bir kaynak varmı? hayır o halde zöhre ana yada düşünceleri hakkında fikir sahibi olmayan hatta ona inanmayan ben ve benim gibi milyonlarca milyarlarca insanı ne hakla cahillikle suçlarsınız eger en iyi en doğru en bilgili insanlar zöhre anaya inananlar diyorsanız bu durumda sizinle tartışmam bile saçma olur ben açık ve net bir şekilde söylüyorum zöhre ana bana göre alevilikle ilğili bir otorite değildir ve ben size ögrettiği her şeye kayıtsız şartsız inanmak zorunda değilim
burada zöhre ana kaynak o ne derse o ama ben inanmıyorum dediğim için, dün başka bir sitede biriyle erdoğan çınarın söyediklerine inanmadığım için, yine başka biriyle haşim kutlu yu tanımıyorum dediğim için ve yine başka biriyle ışık olmadığımızı söylediğim için tartışıyorum
yani siz farklı şeylere inanan farklı düşüncelerdeki insanlar daima kendi düşüncelerinizi empoze etmek adına karşınıza çıkan herkesi büyük bir kırıcılıkla ezmeye devam ediyorsunuz ama ben bu oyunda yer almak istemiyorum ne yol için ne başka birşey için kimseyi kırmak istemiyorum benim bildiğim tek yol var oda insanlık yolu ve bu yolda kırmak yok
aleviliğin özünü size ben ögretecek değilim mutlaka piriniz ögretmiştir alevilik hoşgörü gerektirir sevgi gerektirir eline beline diline hakim olmayı gerektirir diline hakim olmak demek dedikodu yalan yanısıra kötü söz söylememek kırıcı olmamak demektir
siz alevilik adına kırmaya devam edecekseniz ben kırmak ve kırılmaktansa susmaya devam edeceğim yolunuz aydınlık olsun sevgiler.
[COLOR="Red"]Eğer ikrar ile yola gidersen
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.[/COLOR]
Müminin gözünde duman gerekmez
Hak için sil süpür gönlün evini
Yükün gevher ile saman gerekmez
Ali dedikleri bir ulu kişi
Elinde var idi hüneri işi
Eğer kaldırmazsan tuttuğun taşı
Sana ondan gelen iman gerekmez
Pir Sultan Abdal'ım uğradım derde
Farksızdır sofudan, kalkmyor perde
Gör dinle, bir lokma geldi bir yerde
Sor izle, çiğ ise yemen gerekmez.[/COLOR]
Son Düzenleme: 26/11/2008, 21:39, Düzenleyen: sibele.
Her yerde Semah dönülür mü?
Sayın Sibele,
Öncelikle şu yazdığınız cevap ile son derece haksızlığa uğratıldığımı düşünüyorum. Mesajınız baştan sonra çarpıtmalarla dolu. Size son derecede saygılı, samimi bir yazı yazdım. Üstelik yazım baştan sona iyi niyetimi yansıtan, şimdiye kadar edindiğim bilgileri yansıtan a-ç-ı-k-l-a-m-a-l-ar-l-a dopdoluydu. Şu anda o kadar zamanımı boşa verdiğimi düşünmeye başladım. Yazık… Ne oldu size birden bire? Yazdığım yazıdan çıkarta çıkarta bunları mı çıkarttınız?
Yazımın neresinde sizi ezici, hakaretvari sözler görüyorsunuz?
Eğer öyle ise neden o sözleri alıntı yapıp da birebir üstünde yorumlar yapmadınız da hiçbir alıntı olmaksızın çarpıtılmış yorumlarınızla kişilik haklarıma saldıran yazılarda bulunuyorsunuz? Bir de kalp kırmaktan bahsediyorsunuz? Pardon şu yukarıdaki yazımda varolan iyi niyetimi, bilgilendirme için harcadığım ince emeği görmeyen saldırı ve çarpıtmalar içerikli yazınızla kalp kırmadığınızı mı zannediyorsunuz?
sevgili bilim sizcede bu mesajınız biraz ağır değilmi siz zöhre anaya inananlar herşeyin en doğrusunu biliyor bizse bilmiyoruz kriteriniz bu değilmi? [/quote]
Yazımdan bunu mu çıkardınız? Eğer öyleyse çıkarımınız tam anlamıyla yanlış.
Çünkü her şeyin en doğrusunu ancak ve ancak evliyalar ya da onlardan biri olan Pir Zöhre Ana bilir.
Tersine Zöhre Ana’ya inanların en önemli özellikleri nedir biliyor musunuz? Her şeyin en doğrusunu bilmedikleri bilincine sahip olmaları daha da ötesinde her şeyin en doğrusunu bilen zatların(evliyaların) olduğunu görmeleri (kerametlerle uygulamalarla), onların doğruluğunu, yüceliğini kabul etmeleridir.
işte asıl acı olan benim zöhre ananın söylediklerini bilmemem degil sizin bunu söylüyor olmanızdır zöhre anaya inanmayan insanları cahil fikirsiz görüyor olmanızdır. [/quote]
Sözlerimi neden “çarpıtma” gereği duyduğunuzu yazar mısınız? Asla Zöhre Ana’ya inanmayan insanları yalnızca Zöhre Ana'ya inanmadıkları için cahil ya da fikirsiz olarak değerlendirmedim. Bu çarpıtmaya nasıl ve nereden ulaştığınızın cevabını bekliyorum!
“işte asıl acı olan benim zöhre ananın söylediklerini bilmemem degil sizin bunu söylüyor olmanızdır” [/quote]
Bu ne demektir yani şimdi?
Yani Zöhre Ana’nın söyledikleri doğruysa ve siz doğru olmayan şeyleri savunuyorsanız bunu bilmemeniz acı değil de benim size doğruları söylemem mi acı geliyor size?
Sizin referans noktanız nedir?
Yalnızca dünyadaki doğrulara, gerçeklere ulaşmak mı?
Yoksa yanlış yaptığınızı öğrendiğinizde doğru yapmadığınızı bilmekten dolayı acı çekmeniz ve bu nedenle de acı çekmekten uzaklaşmanız mı?
yolun sahibini sormaktaki maksadım size göre yolun sahibi kim anlamındaydı yukarıdaki açıklamamdada belirttim ben hz ali yada hz muhammedin semah ibadettir diyen yada semahtan bahseden hiç bir açıklamasını görmedim duymadım [/quote]
Yazımı dikkatle okursanız ben de aynen sizin yukarıda yazıya döktüklerinizi tekrarladım. Evet sizin de belirttiğiniz gibi bu konularda cidden bilgi eksikliğiniz var… Bu konudaki samimiyetiniz için de teşekkür ederim…
ha siz duydunuz nereden zöhre anadan zöhre anadan başkası bunu diyormu? başka herhangi bir kaynak varmı?
[/quote]
Evet tabi ki de var. Siz her nekadar hiç içinde bulumadıysanız da içinde Allah-Muhammed Ali’ye yalvarmalar, semahlar, dualar olan cemler en büyük kaynak işte… Sözlerle, uygulamalarla babadan oğula devam eden bir yolun, Alevilik yolunun araştırılmasında bundan daha kaliteli bir kaynak olur mu? Neden hala görmemek de ısrar ediyorsunuz?
Ayrıca Benim dedem de bir dede. Hem annemin hem de babamın tarafında yaşanan Alevilik ibadetlerinde de bulundum. Onlar Zöhre Ana’yı tanımadan önce de bir çok dini muhabbet yapıyorlardı. Yani Alevilik yolunun ibadetleri, dedem ve büyük dedelerimden gelen bilgilendirmeler içerisinde büyüdüm. Benim dedelerimin ocağımızdan yüzyıllardır öğrendiği uygulamalar ve edindiği bilgi de aynı gerçeği içeriyor:“semahın bir ibadet olduğu” gerçeğini…
Sayın Sibele,
Siz yanlışınızı farketmeyin diye hayatım boyunca yaşadığım, öğrendiğim gerçekleri söylemememi bekliyorsanız, boşuna… Çünkü bu forumda bulunmamın tek nedeni karakterime uygun olanı yapmak yani doğruları yalnızca ve yalnızca doğruları savunmaktır. Doğrıuları savunmak, Alevilik yolunun olmazsa olmaz şartıdır. Bundan da yolumdan da aman kimse kırılmasın diye asla vazgeçmem!!!
hayır o halde zöhre ana yada düşünceleri hakkında fikir sahibi olmayan hatta ona inanmayan ben ve benim gibi milyonlarca milyarlarca insanı ne hakla cahillikle suçlarsınız [/quote]
Buna çarpıtma deniyor ve bu çarpıtmanın kaynağı yukarıdaki yazınızla tamamıyla sizsiniz!!!
Çarpıtmanın bu kadarına da pes doğrusu...
eger en iyi en doğru en bilgili insanlar zöhre anaya inananlar diyorsanız[/quote]
Bunu savunan sizsiniz. Ben en iyi, en doğru, en bilgili insanın Hakka ermiş, onunla bütünleşebilmiş bir evliya olan Pir Zöhre Ana olduğunu düşünenlerdenim…
bu durumda sizinle tartışmam bile saçma olur[/quote]
Eğer bundan sonraki yazılarınız da yukarıda belirttiğim çarpıtmalar üzerine kurulursa ben de sizinle tartışmayı artık kesinlikle düşünmüyorum…
ben açık ve net bir şekilde söylüyorum zöhre ana bana göre alevilikle ilğili bir otorite değildir ve ben size ögrettiği her şeye kayıtsız şartsız inanmak zorunda değilim [/quote]
Hayatım boyunca yaşadığım kerametlere, tecrübelere ve bilgi birikimine dayanarak şu ana kadarki yazımlarımda daima ama daima, yalnızca ve yalnızca “doğruyu” savunmaya çalıştım. Bu amaçla söylediğim ya da yazdığım her söz bir Ãdemoğlunun acı çekmesine üzülen vicdanım sayesinde yazılmıştır. Kimseyi inandığım yola zorlamak gibi bir art niyetim olmadı ve olmayacaktır. Özellikle de dini konularda yaptığım hiçbir söylemimden ya da yazımdan hiçbir çıkarım olmadığı için ve Tanrıya ve evliyalarının haklılığına inandığım için şimdiye kadarki edindiğim bilgi birikimine göre bildiğim doğruları dile getirdim. Hangi din olursa olsun dinlerin hepsi, insanların ne olursa olsun daima doğruları savunması gerektiği konusunda hemfikirdir. Yüce Atatürk’ün de bu konudaki şu sözü daima aklımdadır: “Doğruları söylemekten korkmayınız.” Ha ben de aciz bir kul olarak doğruları söylemekle yükümlüysem ulaştığım doğruları insanca dile getiririm; alan alır; almayana da artık bir kul olarak yapacağım bir şey kalmamıştır... Gerisi tamamıyla Tanrı ile kulu arasındadır...
Bu anlamda, bundan önceki yazımda şimdiye kadar gördüğüm bir çok doğrudan bütün iyi niyetimle, samimiyetimle, açık yürekliliğimle bahsettim. Bundan sonrası sizin sorumluluğunuzdadır... İster inanız ister inanmayın... Burada herkes kendi yaşadığı doğruları savunuyor. Kimse kimseyi zorlamıyor...
Bu cümleyi açıkça yazan siz değil misiniz:
zöhre ana bana göre alevilikle ilğili bir otorite değildir [/quote]
Bu nasıl bir “zorlama”dır ki size bu cümleyi rahatça yazdırabiliyor?
Ayrıca eğer siz Zöhre Ana’nın verdiği bilgileri savunmayı zorlama olarak görüyorsanız, bu tuhaf bir durum… Burası Zöhre Ana forum. Zöhre Ana’ya inanaların girip Zöhre Ana’yı savunmasından daha doğal bir şey olabilir mi?
burada zöhre ana kaynak o ne derse o[/quote]
Zöhre Ana Forum’da başka ne tür kaynaklar gösterilmesini beklerdiniz?
… ama ben inanmıyorum dediğim için, dün başka bir sitede biriyle erdoğan çınarın söyediklerine inanmadığım için, yine başka biriyle haşim kutlu yu tanımıyorum dediğim için ve yine başka biriyle ışık olmadığımızı söylediğim için tartışıyorum
yani siz farklı şeylere inanan farklı düşüncelerdeki insanlar daima kendi düşüncelerinizi empoze etmek adına …[/quote]
Yani bütün yazdıklarım size inançlarımı empoze etmek adına yazılmış öyle mi? Pardon, bir şey açıklamak/tanıtmak ile empoze etmek arasındaki farkı nasıl anlıyorsunuz? Çünkü ben yazımda tamıyla ulaştığım doğruları açıkladığımı düşünüyorum. Siz “e-m-p-o-z-e e-t-m-e-k” sonucuna nasıl, hangi kelimelerime dayanarak ulaştığınızı açıklar mısınız?
Cevabınızı merakla bekliyorum…
…karşınıza çıkan herkesi büyük bir kırıcılıkla ezmeye…[/quote]
“ezmeye” kelimesine de nasıl ulaştığınızı açıklar mısınız? Bildiğim, inandığım doğruları dile getirerek mi?
Yine sizi kırmaya neden olan kelimelerimden bahsederseniz ben de yanlışımı anlamış olacağım…
Her ikisi için de yanıtınızı bekliyorum…
…devam ediyorsunuz ama ben bu oyunda yer almak istemiyorum…[/quote]
Kim oyun oynuyor? Buradaki bütün Zöhre Ana’ya inanların samimi olduğuna % 100 inanıyorum. Ne yazdığınızı okuyor musunuz siz?
ne yol için ne başka birşey için kimseyi kırmak istemiyorum benim bildiğim tek yol var oda insanlık yolu ve bu yolda kırmak yok [/quote]
Artık çok geç…
Yazınız baştan aşağı benim ve benim gibi insanlar için yazdığınız empoze edici, ezici, oyuncu, insanları cahillikle suçlayıcı, gibi ithamlarla dolu…
Oysa yazım baştan aşağı sizi bilgilendirme iyi niyetini taşıyordu… Bunu görememenizi hala anlayabilmiş değilim...
Emin olun ki ithamlarınız sonucunda kırılanlardan yalnızca biriyim…
aleviliğin özünü size ben ögretecek değilim mutlaka piriniz ögretmiştir alevilik hoşgörü gerektirir sevgi gerektirir eline beline diline hakim olmayı gerektirir diline hakim olmak demek dedikodu yalan yanısıra kötü söz söylememek kırıcı olmamak demektir
siz alevilik adına kırmaya devam edecekseniz ben kırmak ve kırılmaktansa susmaya devam edeceğim yolunuz aydınlık olsun sevgiler.[/quote]
Alevilik doğruları araştırmayı da içerir, onları savunmayı da...
Kırılmamayı beklemek insanlara kullanacağınız sözleri iyi seçmeyi, onları kırmamayı da gerektirir...
Yukarıda zamanımı harcayarak yazdığım yanıt yazısı gibi şu yazacağım cümleyi de “empoze edici” olarak yansıtabilirsiniz, bunun için yazmaya da bilirdim ancak vicdanımın sesini dinlemek ağır basıyor yine....
Doğruları duymak sizi kırıyorsa dostane bir fikrim var bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor...
Öncelikle şu yazdığınız cevap ile son derece haksızlığa uğratıldığımı düşünüyorum. Mesajınız baştan sonra çarpıtmalarla dolu. Size son derecede saygılı, samimi bir yazı yazdım. Üstelik yazım baştan sona iyi niyetimi yansıtan, şimdiye kadar edindiğim bilgileri yansıtan a-ç-ı-k-l-a-m-a-l-ar-l-a dopdoluydu. Şu anda o kadar zamanımı boşa verdiğimi düşünmeye başladım. Yazık… Ne oldu size birden bire? Yazdığım yazıdan çıkarta çıkarta bunları mı çıkarttınız?
Yazımın neresinde sizi ezici, hakaretvari sözler görüyorsunuz?
Eğer öyle ise neden o sözleri alıntı yapıp da birebir üstünde yorumlar yapmadınız da hiçbir alıntı olmaksızın çarpıtılmış yorumlarınızla kişilik haklarıma saldıran yazılarda bulunuyorsunuz? Bir de kalp kırmaktan bahsediyorsunuz? Pardon şu yukarıdaki yazımda varolan iyi niyetimi, bilgilendirme için harcadığım ince emeği görmeyen saldırı ve çarpıtmalar içerikli yazınızla kalp kırmadığınızı mı zannediyorsunuz?
sevgili bilim sizcede bu mesajınız biraz ağır değilmi siz zöhre anaya inananlar herşeyin en doğrusunu biliyor bizse bilmiyoruz kriteriniz bu değilmi? [/quote]
Yazımdan bunu mu çıkardınız? Eğer öyleyse çıkarımınız tam anlamıyla yanlış.
Çünkü her şeyin en doğrusunu ancak ve ancak evliyalar ya da onlardan biri olan Pir Zöhre Ana bilir.
Tersine Zöhre Ana’ya inanların en önemli özellikleri nedir biliyor musunuz? Her şeyin en doğrusunu bilmedikleri bilincine sahip olmaları daha da ötesinde her şeyin en doğrusunu bilen zatların(evliyaların) olduğunu görmeleri (kerametlerle uygulamalarla), onların doğruluğunu, yüceliğini kabul etmeleridir.
işte asıl acı olan benim zöhre ananın söylediklerini bilmemem degil sizin bunu söylüyor olmanızdır zöhre anaya inanmayan insanları cahil fikirsiz görüyor olmanızdır. [/quote]
Sözlerimi neden “çarpıtma” gereği duyduğunuzu yazar mısınız? Asla Zöhre Ana’ya inanmayan insanları yalnızca Zöhre Ana'ya inanmadıkları için cahil ya da fikirsiz olarak değerlendirmedim. Bu çarpıtmaya nasıl ve nereden ulaştığınızın cevabını bekliyorum!
“işte asıl acı olan benim zöhre ananın söylediklerini bilmemem degil sizin bunu söylüyor olmanızdır” [/quote]
Bu ne demektir yani şimdi?
Yani Zöhre Ana’nın söyledikleri doğruysa ve siz doğru olmayan şeyleri savunuyorsanız bunu bilmemeniz acı değil de benim size doğruları söylemem mi acı geliyor size?
Sizin referans noktanız nedir?
Yalnızca dünyadaki doğrulara, gerçeklere ulaşmak mı?
Yoksa yanlış yaptığınızı öğrendiğinizde doğru yapmadığınızı bilmekten dolayı acı çekmeniz ve bu nedenle de acı çekmekten uzaklaşmanız mı?
yolun sahibini sormaktaki maksadım size göre yolun sahibi kim anlamındaydı yukarıdaki açıklamamdada belirttim ben hz ali yada hz muhammedin semah ibadettir diyen yada semahtan bahseden hiç bir açıklamasını görmedim duymadım [/quote]
Yazımı dikkatle okursanız ben de aynen sizin yukarıda yazıya döktüklerinizi tekrarladım. Evet sizin de belirttiğiniz gibi bu konularda cidden bilgi eksikliğiniz var… Bu konudaki samimiyetiniz için de teşekkür ederim…
ha siz duydunuz nereden zöhre anadan zöhre anadan başkası bunu diyormu? başka herhangi bir kaynak varmı?
[/quote]
Evet tabi ki de var. Siz her nekadar hiç içinde bulumadıysanız da içinde Allah-Muhammed Ali’ye yalvarmalar, semahlar, dualar olan cemler en büyük kaynak işte… Sözlerle, uygulamalarla babadan oğula devam eden bir yolun, Alevilik yolunun araştırılmasında bundan daha kaliteli bir kaynak olur mu? Neden hala görmemek de ısrar ediyorsunuz?
Ayrıca Benim dedem de bir dede. Hem annemin hem de babamın tarafında yaşanan Alevilik ibadetlerinde de bulundum. Onlar Zöhre Ana’yı tanımadan önce de bir çok dini muhabbet yapıyorlardı. Yani Alevilik yolunun ibadetleri, dedem ve büyük dedelerimden gelen bilgilendirmeler içerisinde büyüdüm. Benim dedelerimin ocağımızdan yüzyıllardır öğrendiği uygulamalar ve edindiği bilgi de aynı gerçeği içeriyor:“semahın bir ibadet olduğu” gerçeğini…
Sayın Sibele,
Siz yanlışınızı farketmeyin diye hayatım boyunca yaşadığım, öğrendiğim gerçekleri söylemememi bekliyorsanız, boşuna… Çünkü bu forumda bulunmamın tek nedeni karakterime uygun olanı yapmak yani doğruları yalnızca ve yalnızca doğruları savunmaktır. Doğrıuları savunmak, Alevilik yolunun olmazsa olmaz şartıdır. Bundan da yolumdan da aman kimse kırılmasın diye asla vazgeçmem!!!
hayır o halde zöhre ana yada düşünceleri hakkında fikir sahibi olmayan hatta ona inanmayan ben ve benim gibi milyonlarca milyarlarca insanı ne hakla cahillikle suçlarsınız [/quote]
Buna çarpıtma deniyor ve bu çarpıtmanın kaynağı yukarıdaki yazınızla tamamıyla sizsiniz!!!
Çarpıtmanın bu kadarına da pes doğrusu...
eger en iyi en doğru en bilgili insanlar zöhre anaya inananlar diyorsanız[/quote]
Bunu savunan sizsiniz. Ben en iyi, en doğru, en bilgili insanın Hakka ermiş, onunla bütünleşebilmiş bir evliya olan Pir Zöhre Ana olduğunu düşünenlerdenim…
bu durumda sizinle tartışmam bile saçma olur[/quote]
Eğer bundan sonraki yazılarınız da yukarıda belirttiğim çarpıtmalar üzerine kurulursa ben de sizinle tartışmayı artık kesinlikle düşünmüyorum…
ben açık ve net bir şekilde söylüyorum zöhre ana bana göre alevilikle ilğili bir otorite değildir ve ben size ögrettiği her şeye kayıtsız şartsız inanmak zorunda değilim [/quote]
Hayatım boyunca yaşadığım kerametlere, tecrübelere ve bilgi birikimine dayanarak şu ana kadarki yazımlarımda daima ama daima, yalnızca ve yalnızca “doğruyu” savunmaya çalıştım. Bu amaçla söylediğim ya da yazdığım her söz bir Ãdemoğlunun acı çekmesine üzülen vicdanım sayesinde yazılmıştır. Kimseyi inandığım yola zorlamak gibi bir art niyetim olmadı ve olmayacaktır. Özellikle de dini konularda yaptığım hiçbir söylemimden ya da yazımdan hiçbir çıkarım olmadığı için ve Tanrıya ve evliyalarının haklılığına inandığım için şimdiye kadarki edindiğim bilgi birikimine göre bildiğim doğruları dile getirdim. Hangi din olursa olsun dinlerin hepsi, insanların ne olursa olsun daima doğruları savunması gerektiği konusunda hemfikirdir. Yüce Atatürk’ün de bu konudaki şu sözü daima aklımdadır: “Doğruları söylemekten korkmayınız.” Ha ben de aciz bir kul olarak doğruları söylemekle yükümlüysem ulaştığım doğruları insanca dile getiririm; alan alır; almayana da artık bir kul olarak yapacağım bir şey kalmamıştır... Gerisi tamamıyla Tanrı ile kulu arasındadır...
Bu anlamda, bundan önceki yazımda şimdiye kadar gördüğüm bir çok doğrudan bütün iyi niyetimle, samimiyetimle, açık yürekliliğimle bahsettim. Bundan sonrası sizin sorumluluğunuzdadır... İster inanız ister inanmayın... Burada herkes kendi yaşadığı doğruları savunuyor. Kimse kimseyi zorlamıyor...
Bu cümleyi açıkça yazan siz değil misiniz:
zöhre ana bana göre alevilikle ilğili bir otorite değildir [/quote]
Bu nasıl bir “zorlama”dır ki size bu cümleyi rahatça yazdırabiliyor?
Ayrıca eğer siz Zöhre Ana’nın verdiği bilgileri savunmayı zorlama olarak görüyorsanız, bu tuhaf bir durum… Burası Zöhre Ana forum. Zöhre Ana’ya inanaların girip Zöhre Ana’yı savunmasından daha doğal bir şey olabilir mi?
burada zöhre ana kaynak o ne derse o[/quote]
Zöhre Ana Forum’da başka ne tür kaynaklar gösterilmesini beklerdiniz?
… ama ben inanmıyorum dediğim için, dün başka bir sitede biriyle erdoğan çınarın söyediklerine inanmadığım için, yine başka biriyle haşim kutlu yu tanımıyorum dediğim için ve yine başka biriyle ışık olmadığımızı söylediğim için tartışıyorum
yani siz farklı şeylere inanan farklı düşüncelerdeki insanlar daima kendi düşüncelerinizi empoze etmek adına …[/quote]
Yani bütün yazdıklarım size inançlarımı empoze etmek adına yazılmış öyle mi? Pardon, bir şey açıklamak/tanıtmak ile empoze etmek arasındaki farkı nasıl anlıyorsunuz? Çünkü ben yazımda tamıyla ulaştığım doğruları açıkladığımı düşünüyorum. Siz “e-m-p-o-z-e e-t-m-e-k” sonucuna nasıl, hangi kelimelerime dayanarak ulaştığınızı açıklar mısınız?
Cevabınızı merakla bekliyorum…
…karşınıza çıkan herkesi büyük bir kırıcılıkla ezmeye…[/quote]
“ezmeye” kelimesine de nasıl ulaştığınızı açıklar mısınız? Bildiğim, inandığım doğruları dile getirerek mi?
Yine sizi kırmaya neden olan kelimelerimden bahsederseniz ben de yanlışımı anlamış olacağım…
Her ikisi için de yanıtınızı bekliyorum…
…devam ediyorsunuz ama ben bu oyunda yer almak istemiyorum…[/quote]
Kim oyun oynuyor? Buradaki bütün Zöhre Ana’ya inanların samimi olduğuna % 100 inanıyorum. Ne yazdığınızı okuyor musunuz siz?
ne yol için ne başka birşey için kimseyi kırmak istemiyorum benim bildiğim tek yol var oda insanlık yolu ve bu yolda kırmak yok [/quote]
Artık çok geç…
Yazınız baştan aşağı benim ve benim gibi insanlar için yazdığınız empoze edici, ezici, oyuncu, insanları cahillikle suçlayıcı, gibi ithamlarla dolu…
Oysa yazım baştan aşağı sizi bilgilendirme iyi niyetini taşıyordu… Bunu görememenizi hala anlayabilmiş değilim...
Emin olun ki ithamlarınız sonucunda kırılanlardan yalnızca biriyim…
aleviliğin özünü size ben ögretecek değilim mutlaka piriniz ögretmiştir alevilik hoşgörü gerektirir sevgi gerektirir eline beline diline hakim olmayı gerektirir diline hakim olmak demek dedikodu yalan yanısıra kötü söz söylememek kırıcı olmamak demektir
siz alevilik adına kırmaya devam edecekseniz ben kırmak ve kırılmaktansa susmaya devam edeceğim yolunuz aydınlık olsun sevgiler.[/quote]
Alevilik doğruları araştırmayı da içerir, onları savunmayı da...
Kırılmamayı beklemek insanlara kullanacağınız sözleri iyi seçmeyi, onları kırmamayı da gerektirir...
Yukarıda zamanımı harcayarak yazdığım yanıt yazısı gibi şu yazacağım cümleyi de “empoze edici” olarak yansıtabilirsiniz, bunun için yazmaya da bilirdim ancak vicdanımın sesini dinlemek ağır basıyor yine....
Doğruları duymak sizi kırıyorsa dostane bir fikrim var bakış açınızı değiştirmeniz gerekiyor...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre
Son Düzenleme: 27/11/2008, 04:44, Düzenleyen: Bilim.
Her yerde Semah dönülür mü?
sevgili ekin ben çok sakinim ama birilerinin baskısı altında olmaktan hoşlanmıyorum düşüncelerimi özgürce söylemek istiyorum sözlerinizde hakaret aramıyorum ama sizin bunu bilmelisin!,bunu yapmalısın!,nasıl olurda bilmezsin vs gibilerinden sert söylemleriniz beni ister istemez sinirlendiriyor sürekli kendi düşüncelerinizi dikte etmeye çalışıyorsunuz başkalarının ne düşündüğünü umursamıyorsunuz neyse kusura bakmayın olayı kişisele çevirmek istemezdim ama açıklama yapmak ihtiyacı hissettim gelelim konuya
evet semahı ibadet olarak görmüyorum dedim yolun sahibi semah ibadettir der diyorsunuz ben daha hiç duymadım haz alinin hz muhammedin semahı ibadet olarak gördüğünü hatta onuda geçtim semah döndüklerini cem yaptıklarınıda hiç mi hiç sanmıyorum en azından hiç ama hiç duymadım namaz kıldıklarını oruç tuttuklarını duydum ama semah cem bunları duymadım bunu söyleyen herhangi bir kaynak varmı? [/quote]
[FONT=Franklin Gothic Medium] sevgili sibele sen bu şekilde düşünmekte elbetteki serbestsin. Bizlerin yaşadıklarını sen yaşamadın, bizlerin gördüklerini sen görmedin. Birgün yaşar ve görürsen, kendine bu imkanı verirsen, ozaman sende bizim savunduklarımızı savunursun. Biz kimseye kendi doğrularımızı kabul ettirmeye çalışmıyoruz. Bunu daha önceleride defalarca belirttik. Bizim bir pirimiz var. Allah'ın ilmini ışığını yayan bir varlık. Sen inanmıyorum diyorsun, bu bizim için bağlayıcı bir unsur değil. İnancımızı öğrenmek istiyorsan sende biraz esnek ol. Herşeyi kestirip atma. Bizim inancımızda bir farklılık, bir güzellik hissettiysen, tanı bizi. Bizler hakikati gördük. Sen de gördün mü?
[FONT=Franklin Gothic Medium]Bu yaşına kadar aldığın bilgilerden yola çıkarak bir çok yorumlarda bulunabiliyorsun. Bizlerin bir çoğu erden pirden habersiz yaşarken Zöhre Ana gerçeği ile karşılaştık. Gördük ve yaşadık. Sen henüz bir şey görmedin yaşamadın. Bunu istiyorsan bulursun. İstemiyorsan sen bilirsin.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Bir zamanlar Pir Sultan Abdal'da gerçekleri haykırıyordu, sözlerine inananda vardı inanmayanda. Bu gün ise onun adına dernekler var anma günü var. İnsanların yakalarında Pir Sultan'ı sembolize eden rozetler var.
[FONT=Franklin Gothic MediumZöhre Ana tüm alevilerin yol göstericisidir. Ancak sana ve senin gibi düşünenlere göre bu böyle değil. Olsun ne çıkar. Herkesin hakikati göreceği bir zaman vardır. Ama bu dünyada ama öbür dünyada. İşki bu dünya da bilip gerçeğe sarılsın insanlar.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Verdiğimiz bilgilerin Zöhre Ana dışında bir başka yerden duymamış olman açıkçası bizi hiç ilgilendirmiyor. Biz söylediklerimizin doğruluğunu biliyoruz. Kendimizi doğruluğuna inandırmıyoruz, doğruluğunu ıspat eden var.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Bu sözlerle hareket etmeyenler cahil değil sadece bu bilgiye ulaşamamış ya da ulşmayı istememiş insanlardır. Bunlarda kendilerini doğru bilgiye ulaşmış olarak hayal ederler.
[FONT=Franklin Gothic MediumZöhre Ana elbetteki bir otoritedir. O otoritedir de, ne hikmetse Zöhre Ana'yı eleştirmeye kalkan herkes Hak ilminde, evliyalık konusunda kendisini otorite sanıyor. Bu arkadaşlar her şeyi yalayıp yutmuş, her şeyi aşmış, aydınlığa ulaşmış olduklarını sanıyorlar. Belkide Allah'la bile konuşmuşlardır.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Yolumuzun özünüde sözünüde biz biliyoruz, pirimizden almışız. Dilerim sende bundan nasibini alırsın. Bir inat uğruna sırtını dönmek istiyorsan sen bilirsin.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Bizleride suçlamayı bırak artık. Birazda kendini eleştir. Bunca zamandır yazıyorsun bizleride artık tanıyor olmalısın.
[FONT=Franklin Gothic Medium][B]Gönlünü Hakkın ışığına açık tut sevgili sibele. [/B]
evet semahı ibadet olarak görmüyorum dedim yolun sahibi semah ibadettir der diyorsunuz ben daha hiç duymadım haz alinin hz muhammedin semahı ibadet olarak gördüğünü hatta onuda geçtim semah döndüklerini cem yaptıklarınıda hiç mi hiç sanmıyorum en azından hiç ama hiç duymadım namaz kıldıklarını oruç tuttuklarını duydum ama semah cem bunları duymadım bunu söyleyen herhangi bir kaynak varmı? [/quote]
[FONT=Franklin Gothic Medium] sevgili sibele sen bu şekilde düşünmekte elbetteki serbestsin. Bizlerin yaşadıklarını sen yaşamadın, bizlerin gördüklerini sen görmedin. Birgün yaşar ve görürsen, kendine bu imkanı verirsen, ozaman sende bizim savunduklarımızı savunursun. Biz kimseye kendi doğrularımızı kabul ettirmeye çalışmıyoruz. Bunu daha önceleride defalarca belirttik. Bizim bir pirimiz var. Allah'ın ilmini ışığını yayan bir varlık. Sen inanmıyorum diyorsun, bu bizim için bağlayıcı bir unsur değil. İnancımızı öğrenmek istiyorsan sende biraz esnek ol. Herşeyi kestirip atma. Bizim inancımızda bir farklılık, bir güzellik hissettiysen, tanı bizi. Bizler hakikati gördük. Sen de gördün mü?
[FONT=Franklin Gothic Medium]Bu yaşına kadar aldığın bilgilerden yola çıkarak bir çok yorumlarda bulunabiliyorsun. Bizlerin bir çoğu erden pirden habersiz yaşarken Zöhre Ana gerçeği ile karşılaştık. Gördük ve yaşadık. Sen henüz bir şey görmedin yaşamadın. Bunu istiyorsan bulursun. İstemiyorsan sen bilirsin.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Bir zamanlar Pir Sultan Abdal'da gerçekleri haykırıyordu, sözlerine inananda vardı inanmayanda. Bu gün ise onun adına dernekler var anma günü var. İnsanların yakalarında Pir Sultan'ı sembolize eden rozetler var.
[FONT=Franklin Gothic MediumZöhre Ana tüm alevilerin yol göstericisidir. Ancak sana ve senin gibi düşünenlere göre bu böyle değil. Olsun ne çıkar. Herkesin hakikati göreceği bir zaman vardır. Ama bu dünyada ama öbür dünyada. İşki bu dünya da bilip gerçeğe sarılsın insanlar.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Verdiğimiz bilgilerin Zöhre Ana dışında bir başka yerden duymamış olman açıkçası bizi hiç ilgilendirmiyor. Biz söylediklerimizin doğruluğunu biliyoruz. Kendimizi doğruluğuna inandırmıyoruz, doğruluğunu ıspat eden var.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Bu sözlerle hareket etmeyenler cahil değil sadece bu bilgiye ulaşamamış ya da ulşmayı istememiş insanlardır. Bunlarda kendilerini doğru bilgiye ulaşmış olarak hayal ederler.
[FONT=Franklin Gothic MediumZöhre Ana elbetteki bir otoritedir. O otoritedir de, ne hikmetse Zöhre Ana'yı eleştirmeye kalkan herkes Hak ilminde, evliyalık konusunda kendisini otorite sanıyor. Bu arkadaşlar her şeyi yalayıp yutmuş, her şeyi aşmış, aydınlığa ulaşmış olduklarını sanıyorlar. Belkide Allah'la bile konuşmuşlardır.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Yolumuzun özünüde sözünüde biz biliyoruz, pirimizden almışız. Dilerim sende bundan nasibini alırsın. Bir inat uğruna sırtını dönmek istiyorsan sen bilirsin.
[FONT=Franklin Gothic Medium]Bizleride suçlamayı bırak artık. Birazda kendini eleştir. Bunca zamandır yazıyorsun bizleride artık tanıyor olmalısın.
[FONT=Franklin Gothic Medium][B]Gönlünü Hakkın ışığına açık tut sevgili sibele. [/B]
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi