[B]]Hayrettin Baba – Hüdai Babadan Veriyor [/B]
Müslüman sayılır Allah bilmiyo
Yolunu yititit nere gidiyo
Cümle mahlûk yaradan geliyo
Kuzusun yitiren koyun meliyo
Bir çiçek misali açıp solarsın
Görünmez kölere kendin yorarsın
Burdada duymazsın birgün duyarsın
Sahipsiz kalırsın insan ararsın
Muhammed üstadım Pirim Ali’dir
Kırkların evinde cemde yeridir
İmam ikrar bir karar verilir
En sonunda cesat yere serilir
Götürür ahbabın sonunda seni
Akibet toprağı bedeni teni
Cehennem kapısı şeytanın yeri
Kullar azmış Zöhre haber ver Ali
Bu dünya fanidir insan göçüyo
Bile bile dervişlere ürüyo
Ömür bitmez gibi hele yürüyo
Kahkaha atarak niye gülüyo
Bilmez görmez bu alemde yaşayan
Dünya dolar taşar suları coşan
Kanatlar Ali’ye dervişler uçan
Her taraf bezenmiş kokuya saçan
Ahret gömleğini sırtına almış
Giden gelen var mı topraktan kalmış
Mustafa tacını kimlerden takmış
Kara deve gelmiş kapıya ıkmış
Zahir batın okudanım Ali’dir
Her derbişin zaten adı delidir
Hem gezinir hem şalında velidir
Şahımerdan ismi billah Ali’dir
Sorgular sorular birbir divanda
İllâ Ali illâ Seyfe Merdan’da
Yeşil Zülfikarı gezer havada
Oniki imam soyu yazar burdada
Cennet kapısında Fatıma Zöhre
Şefaat isterim ulaşsın bize
Mim yazar elleri şimdiden pire
Bu dünya sahibi göçüyo kime
Uzak mıdır Yemen geçek er isen
Kırkların içinde Hakka var isen
Oniki İmam sultanına Pir isen
Ekilmiş ekeni mürşid veliysen
Kırmızı gül teni verir açıyo
Kokusu cennetten Pir’e saçıyo
Katar katar durna gökte uçuyo
İman ikrar bitmiş erden kaçıyo
İki elin almış yanına yatar
İşi gücü bitmiş yolunu tutar
Sanki bir ejderha Azrail yutar
Et kemik cesatta kaldırır atar
Onsekiz yaşını yel gibi geçer
Yirmisine gelmiş libasın seçer
Ahreti düşünmez gün biter göçer
Herkes ektiğini önünde biçer
Taput derler bunu kimler yapıyo
Evinden yerinden dışa atıyo
Kararmış ışığı nasıl yakıyo
Bir zaman inanmaz kafir atıyo
Cevheri satalım Zöhre Ana’dan
Dervişler ayrılmaz Hüsdadan
Kerbela sözleri döker Hüdadan
Sen seni bilmezsin bilir yaradan
Kara giymiş derviş hakka gezinir
Gece yatmaz gündüz kula ezilir
Kırkların darına duran dizlilir
Hz. Hüseyin niye kesilir
Musalla taşına uzanır kalmaz
Bir zaman gezinir dünyadan korkmaz
İyi kötü günler geçirir bıkmaz
Ahbap dostu yoktur yüzüne bakmaz
Yalan düzen durmaz dili dönüyo
Tatlıdır, naziktir canın veriyo
İnanmaz Allah’a kafir ürüyo
Yaradan yücedir kimsin bilemez
Ölmüyor cesatın niye dirilmez
Azrail başında çöktü görünmez
Birer birer can cesetten çıkıyor
Ecel teri döker urfu bıkıyor
Dünya kadar malın olsa ıkıyor
Direnmiş bedenin kimler yıkıyor
Kimi suyun döker kimide kefin
Akibet mezardır bilirdir yerin
Bir zaman yapardın boşudu evin
Çağırsam duyar mı acaba Pirin
İmansız Kuransız birgün gelirsin
Hakikat hakkını Hakka verirsin
Domuz gibi cesat yere gerersin
Şu dünyada ölmez gibi gezersin
İçilmez suların zehire döndü
Komşu akrabalar bak seni gömdü
Mekke kabe derler kıbleye yönü
Abdest namaz geze geze övündü
İbret irşat eder kullar sürünür
Dermansız dertlere düşen dövünür
Bir zamanlar kızım oğlum övünür
Yatar yere vallah toprak üğrünür
Şu dünyada üç beş arşın bezine
Eyvah çeken birgün vurun dizine
Sen inanman niye Zöhrem sözüne
Sonun gelmez dokunduysan gözüne
Zöhre Ana Zöhre Ana dillerde
İkrarı bütündür vermiş pirlere
Kimi kafir kimi körler nerde
Sultan Süleyman’a eren erlere
Kötü iyi demez bir bir gidiyo
Malı mülkü bitmiş kime veriyo
Hem gezinir hem oturur biliyo
Yoktur ibadeti şeytan gözlüyo
Allah yoktur diye isyan edenler
İbadet edemez yolsuz gezenler
Hergün bin adamı yolcu görenler
Boşunamı göçer bir bir gidenler
Kimi abdest kimi namaz övünür
Hakka yapmaz ibadeti görünür
Kıblem Muhammed’dir Kabem Ali’dir
Yeşil ırmak Abû Kevser gölüdür
Ben okurum benim Hocam Ali’dir
Bir ismi Zöhre Ana biri Velidir
Çok kafir var çamur atar peridir
Hacı Bektaş Veli kırklar cemidir
Ay güneş içinde nuru görene
Bezenmiş şallara Haka gezene
Kıyamet ahiri pire gidene
Varolsun cihna böyle gelene
İbadet yapalım Allah yoluna
İman eyle Oniki İmam soyuna
Birgün yola düşen pişman sonunda
Yakasız gömleği dakan dalına
Taş dikilmiş mezarının üstüne
Kuşlar konmuş öter Allah ses vere
Bu dünyada insan dolar körğine
Göremez gözleri ahret nerede
Nice incan yatmış sesi gelmiyo
Uğradım mezara selam vermiyo
Çağır bağır boşa geri dönmüyo
Bile bile münkir Hakkı körlüyo
Kaynamış bedeni aşk ateşine
Kimi mahluk düşmüş dünya işine
Bu dünya boşuna güvenme gine
Akibet zamanı koyarlar yere
Gündüz bilinmez gecesi bitmez
Vade yetmyince eceli yetmez
Tohumu ekmezse tarlası bitmez
Bülbüller yerinde kargalar ötmez
Hüdaiyim bilinmez Musa’dır adım
Kırkların içinde vardı tadım
Yobazlar daşladı bi zaman yadım
Sen bildir Zöhre Ana haberim saldım
Muhammed Ali’nin var oldu yolu
İmam Hüseyin’e bağlıdır kolu
İt ürür kervana köpeğin sonu
Kerbela şehidi imamlar oğlu
Cebrail’e Mekail’i bildiren
Dört kitabı gökyüzünden indiren
Hasan ile Hüseyin’i sildiren
Akibette Zöhrem bizi güldüren
Durnalarım gelir senle ötüşür
Düşmanlarda daha bekler pekişir
Düğün aşı gibi çorba pişirir
Darda koymaz birgün Hızır yetişir
Dağlar duman oldu tepesi yüce
Dervişler kelamı okuyor hece
Karadır yazısı hocalar nere
Ak kalem nurdandır İmam Ali’de
Karadan okumuş bilemez ağı
Ahraz dillenmiyor Allah’tır varı
Her kul göçer ama boşadır salı
Muhammed Ali’dir sırları arı
Hüdai’yem ben Zöhrem’e kavuşam
Aşikere ummanlarda konuşam
Cümle alem diller Hakta dolaşam
Boazatlı Hızıra hümmet ulaşam
Büyümüş bedeni bilemez kendi
Yedi yaşlı oğlan devidi bendi
Şimdide Zöhre Ana dillenir dili
Ummanlara dalar yatar bedeni
Derya Umman dalar yatar bilinmez
Dervişlik makamı boşa verilmez
Bir abdes namaza kulluk edilme
Şahımerda derler kolay görünmez
Sorun beni şu sorgumu vereyim
Hızır derler ben atına bineyim
Dünya dolu boşa gamım nideyim
Ulu mevlam pervanesi döneyim
Şu cihanda ulu derler Ali’ye
Gönül verdim Hacı Bektaş Veli’ye
Oniki İmam yolu Haktır gidene
Arşa dikmiş yeşil güneş direğe
Hak dediler Muhammed’in nefesi
Necefte ötüyo bülbül kafesi
Pir dalında gördüm pirin heybesi
Hüseyin’e vermiş postun hibesi
Has bahçede çiçek kokusu kokar
Kerbelada Fırat suları akar
Od olmuş sinamı ataşı yakar
Hüseyin davası Kerbela çıkar
Nurdan bezetmişler kundağı belli
Geziyor erenler adları veli
Baharda akıyor bulanık seli
Gördüm zemheride esiyor yeli
Sana diyom, sana utanmaz kafir
Savaşa katılmış Muhammed bedir
Allah’ın yoluna giderim nedir
Sırı sır oluyor hikmeti gelir
Cumaya dizildi bir bir duranlar
Kerbela adını anmaz yobazlar
Kuşlar bile öter Aliy’e çatlar
Üç kulfu bir elham cennete zorlar
Muhammed adını bilse diyemez
Kırkların sohbetin kalbi veremez
Don değişit Ali Arap göremez
Fatıma Zöhre’den şefaat gelmez
Üst üstte yapılır binası uzun
Mim yazılır elde sohbeti hüzün
Allah’ı bilmezsin karadır yüzün
Bir engür şerbeti içilir üzüm
Müslüman sayılır Allah bilmiyo
Yolunu yititit nere gidiyo
Cümle mahlûk yaradan geliyo
Kuzusun yitiren koyun meliyo
Bir çiçek misali açıp solarsın
Görünmez kölere kendin yorarsın
Burdada duymazsın birgün duyarsın
Sahipsiz kalırsın insan ararsın
Muhammed üstadım Pirim Ali’dir
Kırkların evinde cemde yeridir
İmam ikrar bir karar verilir
En sonunda cesat yere serilir
Götürür ahbabın sonunda seni
Akibet toprağı bedeni teni
Cehennem kapısı şeytanın yeri
Kullar azmış Zöhre haber ver Ali
Bu dünya fanidir insan göçüyo
Bile bile dervişlere ürüyo
Ömür bitmez gibi hele yürüyo
Kahkaha atarak niye gülüyo
Bilmez görmez bu alemde yaşayan
Dünya dolar taşar suları coşan
Kanatlar Ali’ye dervişler uçan
Her taraf bezenmiş kokuya saçan
Ahret gömleğini sırtına almış
Giden gelen var mı topraktan kalmış
Mustafa tacını kimlerden takmış
Kara deve gelmiş kapıya ıkmış
Zahir batın okudanım Ali’dir
Her derbişin zaten adı delidir
Hem gezinir hem şalında velidir
Şahımerdan ismi billah Ali’dir
Sorgular sorular birbir divanda
İllâ Ali illâ Seyfe Merdan’da
Yeşil Zülfikarı gezer havada
Oniki imam soyu yazar burdada
Cennet kapısında Fatıma Zöhre
Şefaat isterim ulaşsın bize
Mim yazar elleri şimdiden pire
Bu dünya sahibi göçüyo kime
Uzak mıdır Yemen geçek er isen
Kırkların içinde Hakka var isen
Oniki İmam sultanına Pir isen
Ekilmiş ekeni mürşid veliysen
Kırmızı gül teni verir açıyo
Kokusu cennetten Pir’e saçıyo
Katar katar durna gökte uçuyo
İman ikrar bitmiş erden kaçıyo
İki elin almış yanına yatar
İşi gücü bitmiş yolunu tutar
Sanki bir ejderha Azrail yutar
Et kemik cesatta kaldırır atar
Onsekiz yaşını yel gibi geçer
Yirmisine gelmiş libasın seçer
Ahreti düşünmez gün biter göçer
Herkes ektiğini önünde biçer
Taput derler bunu kimler yapıyo
Evinden yerinden dışa atıyo
Kararmış ışığı nasıl yakıyo
Bir zaman inanmaz kafir atıyo
Cevheri satalım Zöhre Ana’dan
Dervişler ayrılmaz Hüsdadan
Kerbela sözleri döker Hüdadan
Sen seni bilmezsin bilir yaradan
Kara giymiş derviş hakka gezinir
Gece yatmaz gündüz kula ezilir
Kırkların darına duran dizlilir
Hz. Hüseyin niye kesilir
Musalla taşına uzanır kalmaz
Bir zaman gezinir dünyadan korkmaz
İyi kötü günler geçirir bıkmaz
Ahbap dostu yoktur yüzüne bakmaz
Yalan düzen durmaz dili dönüyo
Tatlıdır, naziktir canın veriyo
İnanmaz Allah’a kafir ürüyo
Yaradan yücedir kimsin bilemez
Ölmüyor cesatın niye dirilmez
Azrail başında çöktü görünmez
Birer birer can cesetten çıkıyor
Ecel teri döker urfu bıkıyor
Dünya kadar malın olsa ıkıyor
Direnmiş bedenin kimler yıkıyor
Kimi suyun döker kimide kefin
Akibet mezardır bilirdir yerin
Bir zaman yapardın boşudu evin
Çağırsam duyar mı acaba Pirin
İmansız Kuransız birgün gelirsin
Hakikat hakkını Hakka verirsin
Domuz gibi cesat yere gerersin
Şu dünyada ölmez gibi gezersin
İçilmez suların zehire döndü
Komşu akrabalar bak seni gömdü
Mekke kabe derler kıbleye yönü
Abdest namaz geze geze övündü
İbret irşat eder kullar sürünür
Dermansız dertlere düşen dövünür
Bir zamanlar kızım oğlum övünür
Yatar yere vallah toprak üğrünür
Şu dünyada üç beş arşın bezine
Eyvah çeken birgün vurun dizine
Sen inanman niye Zöhrem sözüne
Sonun gelmez dokunduysan gözüne
Zöhre Ana Zöhre Ana dillerde
İkrarı bütündür vermiş pirlere
Kimi kafir kimi körler nerde
Sultan Süleyman’a eren erlere
Kötü iyi demez bir bir gidiyo
Malı mülkü bitmiş kime veriyo
Hem gezinir hem oturur biliyo
Yoktur ibadeti şeytan gözlüyo
Allah yoktur diye isyan edenler
İbadet edemez yolsuz gezenler
Hergün bin adamı yolcu görenler
Boşunamı göçer bir bir gidenler
Kimi abdest kimi namaz övünür
Hakka yapmaz ibadeti görünür
Kıblem Muhammed’dir Kabem Ali’dir
Yeşil ırmak Abû Kevser gölüdür
Ben okurum benim Hocam Ali’dir
Bir ismi Zöhre Ana biri Velidir
Çok kafir var çamur atar peridir
Hacı Bektaş Veli kırklar cemidir
Ay güneş içinde nuru görene
Bezenmiş şallara Haka gezene
Kıyamet ahiri pire gidene
Varolsun cihna böyle gelene
İbadet yapalım Allah yoluna
İman eyle Oniki İmam soyuna
Birgün yola düşen pişman sonunda
Yakasız gömleği dakan dalına
Taş dikilmiş mezarının üstüne
Kuşlar konmuş öter Allah ses vere
Bu dünyada insan dolar körğine
Göremez gözleri ahret nerede
Nice incan yatmış sesi gelmiyo
Uğradım mezara selam vermiyo
Çağır bağır boşa geri dönmüyo
Bile bile münkir Hakkı körlüyo
Kaynamış bedeni aşk ateşine
Kimi mahluk düşmüş dünya işine
Bu dünya boşuna güvenme gine
Akibet zamanı koyarlar yere
Gündüz bilinmez gecesi bitmez
Vade yetmyince eceli yetmez
Tohumu ekmezse tarlası bitmez
Bülbüller yerinde kargalar ötmez
Hüdaiyim bilinmez Musa’dır adım
Kırkların içinde vardı tadım
Yobazlar daşladı bi zaman yadım
Sen bildir Zöhre Ana haberim saldım
Muhammed Ali’nin var oldu yolu
İmam Hüseyin’e bağlıdır kolu
İt ürür kervana köpeğin sonu
Kerbela şehidi imamlar oğlu
Cebrail’e Mekail’i bildiren
Dört kitabı gökyüzünden indiren
Hasan ile Hüseyin’i sildiren
Akibette Zöhrem bizi güldüren
Durnalarım gelir senle ötüşür
Düşmanlarda daha bekler pekişir
Düğün aşı gibi çorba pişirir
Darda koymaz birgün Hızır yetişir
Dağlar duman oldu tepesi yüce
Dervişler kelamı okuyor hece
Karadır yazısı hocalar nere
Ak kalem nurdandır İmam Ali’de
Karadan okumuş bilemez ağı
Ahraz dillenmiyor Allah’tır varı
Her kul göçer ama boşadır salı
Muhammed Ali’dir sırları arı
Hüdai’yem ben Zöhrem’e kavuşam
Aşikere ummanlarda konuşam
Cümle alem diller Hakta dolaşam
Boazatlı Hızıra hümmet ulaşam
Büyümüş bedeni bilemez kendi
Yedi yaşlı oğlan devidi bendi
Şimdide Zöhre Ana dillenir dili
Ummanlara dalar yatar bedeni
Derya Umman dalar yatar bilinmez
Dervişlik makamı boşa verilmez
Bir abdes namaza kulluk edilme
Şahımerda derler kolay görünmez
Sorun beni şu sorgumu vereyim
Hızır derler ben atına bineyim
Dünya dolu boşa gamım nideyim
Ulu mevlam pervanesi döneyim
Şu cihanda ulu derler Ali’ye
Gönül verdim Hacı Bektaş Veli’ye
Oniki İmam yolu Haktır gidene
Arşa dikmiş yeşil güneş direğe
Hak dediler Muhammed’in nefesi
Necefte ötüyo bülbül kafesi
Pir dalında gördüm pirin heybesi
Hüseyin’e vermiş postun hibesi
Has bahçede çiçek kokusu kokar
Kerbelada Fırat suları akar
Od olmuş sinamı ataşı yakar
Hüseyin davası Kerbela çıkar
Nurdan bezetmişler kundağı belli
Geziyor erenler adları veli
Baharda akıyor bulanık seli
Gördüm zemheride esiyor yeli
Sana diyom, sana utanmaz kafir
Savaşa katılmış Muhammed bedir
Allah’ın yoluna giderim nedir
Sırı sır oluyor hikmeti gelir
Cumaya dizildi bir bir duranlar
Kerbela adını anmaz yobazlar
Kuşlar bile öter Aliy’e çatlar
Üç kulfu bir elham cennete zorlar
Muhammed adını bilse diyemez
Kırkların sohbetin kalbi veremez
Don değişit Ali Arap göremez
Fatıma Zöhre’den şefaat gelmez
Üst üstte yapılır binası uzun
Mim yazılır elde sohbeti hüzün
Allah’ı bilmezsin karadır yüzün
Bir engür şerbeti içilir üzüm
Bildiren Zöhre Ana (Mehtaptaki Erenler kitabından)
Hatalar bana aittir.
Hatalar bana aittir.
![[Resim: 181tx4.gif]](http://img300.imageshack.us/img300/7210/181tx4.gif)