Halife Ali Yolumuzun Ulu'su Değildir İslamda Yolumuz Olamaz.
Yolumuzu kendi güzergahına yerli yerine oturması için hurafelere karşı ve yine yolumuza karşı yapılan asırlara yayılmış asimilasyonve yolumuzun kendisini saklamak, kollamak için girdiği sırları takiyye ve bir başka inancın içindeymiş gibi görünen ama özüyle ayrı olan duruşu, zamanla misyonerler tarafından unutturulmuş sanki özüymüş gibi lanse edilmeye başlanmıştır.
Yinede yolmuzun özüne uymayan bu duruş ve davranışlardan dolayı islam inanç mensupları ve egemenleri tarafından kabul görmemiş yolumuzun canları dışlanmış ve katledilmişlerdir. Burada en önemli takiyyelerden olan Eli, Oli, Ole Hızır elyastır. İslamdaki halife Aliyle hiçbir ilişkisi yoktur. Burada ses benzerliği kullanılmısştır özde değil sözdedir.
Yolmuzdaki Hızıra atf edilen değerler Aliye yüklenmeye çalışılmıştır. Yolumuzda Hızır insanın ölümsüzleşmesi ve Tanrılaşmasıdır. Bu önemli konuyu işlerken ister istemez islamla hesaplaşmak ve kıyaslamak zorundayız. Zira yolumuz asırlardır islamlaştırılmaya çalışılıyor ve bundan da bir ölçüde başarılıda olmuşlardır.
İslamdaki Halife Aliyi işlenmesi ve yolumuzdaki Hızır kavramıyla ne kadar çelişkiler arz ettiğini ve islamın Alisinin bizim yolumuzdaki '' AYNAYI TUTTUM YÜZÜME ALİ GÖRÜNDÜ GÖZÜME '' söyleminde insan Ali yani tanrılaşmış insan,ölümsüzlüğe ulaşmış bir insanla hiç bir ilişkisi olmadığı ortaya çıkarmaya ve asimilasyonun bu en yumuşak karnını vurmamız için önemlidir.
En büyük handikapta yolumuzun son bir kaç asırdır alevi ismi ile kasten isimlendirilmesidir. Bununla halife Aliye ve islama baglanmaya uğraşı vardır. Bildiğiniz gibi yolumuza Rafizi. Işıkçılar (alevden üretilmiş) yine yanılsama isim olan ve iran şiiliğiyle eş tutulmaya çalışılan Kızılbaş, Hızır inancı yani hızır inancının kurmancide olan Eli Ole ve Oliden üretilmiştir. Türkçede ise ışıkçılar aşuk kelimelerinde ateşin alevindeki alev kelimesinde alevilik sözü kasten üretilirken ses benzerliğinden yararlanarak Aliye ve islama bağlanmaya çalışılmıştır.
Evladı Resul Palavrası Ocaklarımızı ve Pirlerimizi Dedelerimizin soy ağaçlarını yani secerelerini Muhammede Aliye ve 12 İmamlara bağlamaya çalışmak ispat olarak iranlıların, osmanlıların ve arapların vermiş olduğu secerelerle açıklamaların ne kadar yanlış oldukları ve seyitlik kavramımın Muhammetle eş tutulduğu görülüyor. Oysa Hızırda bizim seyidimizdir ve Tanrı insandır.
AYRICA YOLUMUZUN ERENLERİNİN HİÇ BİRİNİN SECERESİ EHLİ BEYİTE ÇIKMAZ. Secereleri ortaya sereceğiz.
Tartışılması günümüze kadar tabu olan bu kopnuları tartışacagız ve tüm yol evlatları olarak ortaya sereceğiz. Bunu yaparkende ister istemez islam ve yolmuzu bir biriyle karşılastıracagız. Çünkü yolumuz islamlaştırılmaya çalışılıyor ve islamın iki mezhebi olan Sünnilik ve son olarak kabul edilen Şiileştirilmekle yolumuz karşı karşıyadır. Herşeyden önce İSLAMDAKİ ALİ BİR FANİDİR.
Halife Alinin yaşamı bilinmekte yaşadığı dönemle ilgili bir sürü hadis ve teolojik eser vardır Hızırı ise abu hayat suyunu içmiş ve ölümsüzlüğe garketmiştir. ALİNİN SIRASIYLA HÜNKAR VELİ OLDUĞU YİNE ATATÜRK OLDUĞU kendini evladı resul sayan Cahil cühala takımı tarafından savunuluyor. '' ZÖHRECİLERDE '' Atatürkten sonra ZÖHRE ANALARINIDA ekliyorlar. Bu gülünç iddalarla '' aklı sıra enkarnasyonu açıklamaya çalışıyorlar oysa yolumuzda devriye başkadır.
İslamda halifeler dönemindeki ayrılıklar son dördüncü halife olan Ali zamanında başlar ve muaviye ile girmiş oldukları egemenlik mücadelesini kaybetmiş ve oğulları HASANIN mücadeleyi imamlık hakkını devrederek satmasıyla bunun bir iç kavga olduğu çıkar. HÜSEYİNİN kerbeladaki kavgasıda aileyi korumak ve saltanatı geri almak verilen uğraştan baskası değildir. Kerbelada İslamda bir travma yaratmıs ve diğer insanlar ve halklar arasında emevi iktidarına karşı nefreti yaratmıstır.
Konular derin ve hepsi başlı başına bir konu olan bu konuları işlememiz gerekiyor. Her şeyden önce Ali yolumuzun eri değildir ve dört dörtlük bir müslümandır. Menaf putunun koruyucu olan babası b. Abdulmuttalıp hasım abdı menaftır ve kabenın koruyucusudur. Hiçbir zaman islamı kabul etmemiştir kureyş kabilesinin soy seceresinde asırlardır bize düşman muaviye ve ailesi yani halife Ali ve muaviyelerin dedeleri bir kaç göbek öncesi ikiz kardeştir.
Yine Osman, Ömer ve Ebubekirle hiç bir husumeti ve karşı oluşları yoktur. Yolmuzda ise ömer osman ve ebubekıre lanet okunur. Osman bacanagı ömer ise damadıdır ebubelırde peygamberın kayın babasıdır. Çocuk yasta Hz ayse Muhammede verilmiş ve Muhammedi kölesiyle aldatmıştır. Yine Aliye karşı savaşmıs muavıyenın yanında yer almıstır.
Yolumuzda müsaiplik birinci dereceden akrabalarla olmaz. Aliyle Muhammedin musaıp oldugu soylenır. Yolumuzda hiç kimse müsaibinnin kızıyla evlenmez. Bizde müsaibinin kızıyla evlenen düşkündür.
islamda müsaiblik yoktur onlardaki müsaiplik değil aile kardeşlik bağıdır ve eşleri birbirine helaldir. Yolmuzdaki musaiblikle hıc bır benzerlıgı yoktur. EVLİLİK HAYATIDA YOLUMUZA UYMAZ. Yolumuzda tek eşlilik varken ALİNİN HAREMİ VE SAYISIZ CARİYESİ VARDIR...
Kaynak ve yorum:Yukarıdaki yazı alevibirliği.com sitesinden alınmıştır. Klasik islami bilgilerin yazanın kafasındaki düşünceler ile harmanlaması sonucu ortaya çıkan bir safsatadan ibarettir.
Halife Ali Yolumuzun Ulu'su Değildir İslamda Yolumuz Olamaz
Hakimler hakimi büyük uludur
Bağladım belimi pirim AliÂdir
Hak Maşuğu oldu Zöhrem delidir
İmansız kafirler söyler peridir
Yolunu düşürmem Zöhrem yolsuza
Huy mu vereceksin kafir huysuza
Taşlayanlar tutulacak taşına
Ürüdü komşular sonu boşuna
Son Düzenleme: 21/12/2010, 02:28, Düzenleyen: Aslı_Coşkun.