You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!

Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!

Administrator
Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!
] Hararet nârdadır, sacda değildir,
Keramet sendedir, tâcda değildir.
Her ne arar isen, kendinde ara,
Kudüs’te, Mekke’de, Hâc’da değildir.

Sakın, bir kimsenin gönlünü yıkma,
Gerçek erenlerin sözünden çıkma.
Eğer insan isen ölmezsin, korkma,
Âşığı kurt yemez, uc’da değildir.

Gönül Kabesine girmesin hülya,
Nefsine hâkim ol düşme bed huya.
Kirleri arıtan baksana suya,
Hep yüzü yerlerde, buc da değildir.
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!
Aşk meydanı Erenlerin ve bilenlerindir...

Hünkar Hacı Bektaş Veli
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!
HACI BEKTAŞ VELİ ve ŞEMS-İ TEBRİZİ

Anadolu'ya gelen Mevlana hazretleri Hacı Bektaş Veli'nin ününü duyup Hünkara bir name yazarak 'bizlere bir dede gönderip bizi irşat etsin ' demiştir. O vakit Hacı Bektaş Veli çile dağında otuzaltıbin evliya ile ibadetle meşguldu. Hünkar demiştir ki Molla Hünkar bizden bir dede istemiş eğer derviş isteseydi biz kendimiz gitmemiz lazım gelirdi ancak mabeynimizde otuzaltıbin halefimiz bulunmaktadır birini göndeririz buyurmaktadır. Dönüp etrafına bakarak hanginiz gidersiniz dediğnde Şemsi Tebrizi oturduğu yerden kalkarak ''erenler şahı ben giderim'' dedi. Hazreti Hünkar Hacı Bektaş'ın mübarek sözünden öyle çıktıki ''benlik ile meydana geldin baş ile git başsız gel'' dedi. Derhal Şemsi tebrizi Hünkarın elini öperek yola çıktı. Ve Şemsi Tebrizi Mevlana Haretlerine tabi oldu. Hangisi mürşid hangisi derviş bilinmez ama işin ilginç yanı Mevlana ile Şemsin aralarındaki muhabbeti kıskananlar Şemsi Tebriziyi şehit edip şuan türbesi olan yerde kuyuya başını atıp gövdesini Hacı Bektaş Veliye göndermiştir. Hem Hacı Bektaş'ta hemde konyada iki mezarı vardır. Birinde gövdesi birinde başı. Şemsi tebrizi katledildekten sonra Mevlana hazretleri tamamen kendini soyutlamıştır. Çünkü Mevlanayı Mevlana yapan kişi Şemsi Tebrizidir. Zaten Mevlana da bunu dile kendisi getirmektedir.

Kaynak İsteyenlere : (İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi Türkçe eski yazı bölümü 4820’deki menkabe sıra 168’de kayıtıdır,,,
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!
] "Semah, ariflerin aleti, muhiplerin ibadeti, taliplerin maksududur. Bizim Semahımız oyuncak değil, ilahi bir sırdır. Bir kimse ki Semahı oyuncak sayar o cahildir."
] Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!
] "İnsanların en cömerdi istemeden veren,
en asili de intikama gücü yeterken bağışlayandır..."
] ____ Hz. Üseyin ____
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!
LOKMAN I PERENDE NİN HACI BEKTAŞ I VELİ

Hacı demesi
Sultan İbrahim-al-Sani, Hacı Bektaş’ı tahsil ettirmek istedi, bilgin bir adam aradı. Bu şehirde dediler, bilgin, üstün, keramet sahibi bir adam vardır; türkistan’ın doksandokuzbin pirinin piri Hace Ahmed Yesevi’nin halifelerindendir; adına Şeyh Lokman-ı Perende derler; Bektaş’a, ancak o, hocalık edebilir, onu hoca tayin ederseniz en doğru iştir bu. Sultan İbrahim, Bektaş-ı Horasani’ye Şeyh Lokman-ı Perende’yi hoca tayin etti. Şeyh Lokman, Hacı Bektaş’a, bilginin evveline ait söz söylerken Hacı Bektaş, sonundan haber vermedeydi.

Bir gün, Lokman-ı Perende, mektebe gelince gördü ki iki er gelmiş, biri, Bektaş’ın sağında oturmada, öbürü solunda; ona Kur’an öğretiyorlar, mektep, yüzlerinin nuruyla nurlanmış. Lokman, içeriye girer girmez bunlar, kayboluverdiler. Lokman, bu hale şaşırıp kaldı; kendi kendine acaba bunlar kimdir diyordu. Hacı Bektaş, mübarek ağzını açıp hoca dedi, biliyor musun, o iki nurlu zat kimler? Lokman, ama dedi, bildir, kimlerdir? Bektaş, sağımda oturan iki cihan güneşi Ceddim Muhammed Mustafa idi, solumda oturan, Tanrı aslanı, inananların Emiri Murtaza Ali. Biri, gelip zahir bilgisinden, öbürü batın bilgisinden bahsederler. Kur’an’ı belletirler bana. Lokman-ı Perende, Bektaş’ın bu sözlerini duyunca pek sevindi, gidip babası Sultan İbrahim’e anlattı. Sultan İbrahim, işitince neşelendi, Tanrıya şükürler etti.
§ Lokman-ı Perende, Türkistan’ın, doksandokuz bin pirlerinin piri Sultan Hace Ahmed Yesevi’nin halifesiydi, perendelik hizmetini, ona, Muhammed-i Hanefi oğlu Ahmed Yesevi vermişti.

Lokman-ı Perende, bir zaman, cezbeye tutulmuştu, dağlarda gezerdi. İmam Cafer-al-Sadık, hırkasını, Bayezid-i Bıstami’ye vermiş, Lokman’a göndermişti. Bayezid, araya araya onu, bir dağ başında buldu, hırkayı verdi, imam’ın selamını söyledi ve hırkayı, Lokman’a giydirdi. Lokman, Cezbelendi, kalkıp namaza başladı, bir rik’at namazı, tamam ondört yılda kıldı; Bayezid de öndört yıl, ayakta durdu. Lokman’ın ikinci rik’ate kalktığını görünce dayanamadı, yürüyüp gitti, imam Cafer’e vardı, Lokman’ın halini anlattı. İmam, Lokman, ikinci rik’atı kılıp bitirinceye dek dursaydın dedi, sende nasibini tam alırdın.

§ Lokman-ı Perende, birgün Bektaş’a bilgi öğretirken Bektaş’a dedi, dışarıya çık, bir ibrik su getir, abdest alayım. Bektaş, hocam dedi, bir nazar etseniz de mektebin içinde bir su çıkıp aksa, bizde dışardan su getirmeye muhtaç olmasak. Lokman, bizim buna gücümüz yetmez dedi. Bektaş, el kaldırıp dua etti, Lokman-ı Perende amin dedi. Bektaş, elini yüzüne sürüp secdeye kapandı. Hemen mektebin ortasından güzelim bir pınar çıktı, kapıya doğru akmaya başladı. Lokman-ı Perende, Hacı Bektaş’ın bu kerametini görünce sevinçle ya Hünkar dedi. Bu suretle Bektaş-i Veli’nin adı Bektaş Hünkar kaldı. Bektaş, secdeden kalkınca, gördü ki mektebin ortasından güzelim bir pınar çoşup akmada pınarın başında da susamlar bitmiş, latif çiçekler açmış. Bunu görünce tekrar secdeye vardı. Hünkar’ın kerametini Sultan İbrahim-al-Sani’ye haber verdiler. O da neşelendi. Tanrıya binlerce şükürler etti.

§ Lokman-ı Perende, hacca gitmişti. Tevaf etti, hac törenlerini yerine getirdi, Arafat’a çıkıp vakfeye durdu, yanındaki arkadaşlarına, bugün arife günü, şimdi bizim evimizde bişi pişirirler dedi. Lokman’ın sözü, Hünkar’a malüm oldu. Evde de gerçekten bişi pişirmedeydiler. Lokman’ın karısına, bir tepsiye bir kaç bişi koyun da verin bana dedi. Bir tepsiye bir kaş bişi koydular, Hünkar’a verdiler. Hünkar, tepsiyi aldı, göz yumup açıncayadek Şeyh Lokman’ı Perende’ye götürüp sundu. Şeyh Lokman, bunu görünce hikmetini anladı. Arkadaşlarıyla bişiyi yedi, tepsiyi gizledi. Hac törenini bitirip Hicaz’dan döndü. Horasan’a yakın gelince bütün Nişabur halkı, Lokma-ı Perende’ye karşı çıktılar, haccın kutlu olsun dediler, mübarek elini öptüler. Lokman, Hacı dedi, Bektaş’dır, gidip Bektaş’ın elini öptü, kerametlerini bir bir haber verdi. Halk da bunu duyunca Bektaş’a baş eğdi, böylece adı, Hünkar Hacı Bektaş-al-Horasani oldu.

Kaynak: Vilayetname








ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Hacı Bektaş Veli'nin Sözleri...!
Bir adamcağız kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektâş-i Veli'nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. (O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu.)
] Durumu Hacı Bektâş-i Veli ’ye anlatır ve Hacı Bektâş-i Veli helal değildir diye bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergahına gider ve ayni durumu Mevlâna'ya anlatır, Mevlâna ise bu hediyeyi kabul eder.
Adam aynı şeyi Hacı Bektâş-i Veli ’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlâna'ya bunun sebebini sorar.
Mevlâna şöyle der:
- Biz bir karga isek Hacı Bektâş-i Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir.
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektâş-i Veli dergahı’na gider ve Hacı Bektâş-i Veli'ye, Mevlâna’nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini bir de Hacı Bektâş-i Veli'ye sorar.
Hacı Bektâş-i Veli de şöyle der:
- Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlâna’nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez.


alıntıdır...

ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.