You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

güneş ışıkları

güneş ışıkları

Posting Freak
güneş ışıkları
Yüreğimdeki senli izleri siliyorum bir bir..
Bu kez oldu,bitti derken..
Lekesi Takılıyor gözlerime senden kalanların...


-Senden başka hiç kimseyi...
-Sus..!



-Seni çok özledim desem?
-Deme..! Nolur..



Cama yansıyan yüzümü bir bir dövüyor yağmur damlaları..
Esen fırtına yüzüme çarpıyor tokat gibi..
Tebessümüm öksüz kalıyor,camda asılı..


-Sana bir kez gülümsesem?
-Canım acır,dayanamam..!


Soğuğa direnen bir yaprak gibi savrulurdun,kırılgandın..
Düş dalından,savrul rüzgarınla bir tarafa..
Bitsin artık..
Ama Sallanıp durma,yeter...



-Tüm kırılganlığınla bana gel desem?
-Korkuyorum..!


Geceye eş değer siyah şiirlerim mahzun ..
Sayfalarımın isinde senli Lekeler..
Bu kez oldu diyorum,bu kez silmeliyim diyorum..
Ağzı bantlı haykırışlarım isyan ediyor..


"Duymadığın kadar varım..
Görmediğin kadar yakınındayım bu kez..."

-Gitmeliyim artık desem?
-DUR..!
...
Artık çok geç..Gitmeliyim....!
.
.
.

Bu gece;

Dilimin ucunda asılı kalan son çırpınışlarım da heba oldu uğruna..
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal’in özü Allah’a




MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




<Mustafa Kemal'in İzinden Gidiyor Olmamız Sizi Rahatsız Mı ediyor ? Daha Çok Rahatsız Olacaksınız!..>.
Posting Freak
güneş ışıkları
yeter kalbim
sus artık!
anlamıyor musun yok artık!
yine tek kişilik hayallerine dönmelisin
rüyalarında eskiden çok istediğin yalnızlık rüyalarını görmelisin
sus kalbim!
artık dinleyemeyeceğim seni!
seni dinledikçe sustum bana
seni dinledikçe küstüm bana
seni dinledikçe taptım ONA!
seni dinledikçe YANILDIM kalbim!

artık sus kalbim...

sus kendimle kalmalıyım bir süre...

ve sessizliğin sesini dinlemeliyim belki sonsuza dek 'tek başıma'...
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal’in özü Allah’a




MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




<Mustafa Kemal'in İzinden Gidiyor Olmamız Sizi Rahatsız Mı ediyor ? Daha Çok Rahatsız Olacaksınız!..>.
Posting Freak
güneş ışıkları
[COLOR="Indigo"]
Gözlerinden damlayan her yığılı sancının sana kattığı onca acı ve acının sana vermiş olduğu bir sancı.

Sen ki; dünyayı önüne seren kadın;
Sen ki yalnızlığıyla barışık olan;
Sen ki hayalleri için yaşayan. Nerdesin şimdi?

Şimdilerde yaşadığın, geçmişinin izlerinin seni sürüklediği bu dayanılmaz acı da ne?
Sen yüreğini bir parmaklığa kapatmış aydınlık yüzü olan kadın! Nerelerdesin şimdi?

Kayıp mı edildin, kendin mi kayboldun?
Kaybolduğun yol da kim seni sürükledi bu dayanılmaz acıya.
Sevgiyle bütünleşen kalbini şimdi niye dikenler kaplamış,

Sen içindeki tüm sesleri havalandıran sonsuz güce sahip kadın, şimdi nerede senin o sonsuzluğun?
Sonsuzluğu nerede kaybettin ve yokluğun nerede başladı?
Seni yalnızlığa iten neydi ki, sen bunca zamana rağmen kendini hiç oradan kurtarmadın?
Kurtaramadığın zamanların zamansız acılarla kaplı olduğunu niye bu kadar geç anladın?

Sana ait olduğunu bildiğin tüm yalnızlık tabularında şimdi neden boğuluyorsun?
Bu denizler senin sularındı, kendi sularında neden dibe batıyorsun?
Yoksa taş mı bağladılar bir daha çıkma diye?
Yoksa sürüklendin mi gelgitlerde?

Aşk senin için nerede başladı ve nerede bitti?
Dünya senin için ne zaman döndü ve ne ara durdu?
Yalnızlık ne zamandan beri sana böylesine düşman oldu?

Uyan artık uyan peri kadın!
Uyan; yoksa bir daha asla gözlerini açamayacaksın.
Uyan; yoksa kaybettiğin zamanı hiçbir zaman geri alamayacaksın.
Uyan; uyan ki, bu içindeki çimenlik tekrar kır çiçekleri açsın.
Uyan;

Uyan yoksa…
Olduğun yerde öylece kuruyacaksın…


(alıntı)





Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal’in özü Allah’a




MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




<Mustafa Kemal'in İzinden Gidiyor Olmamız Sizi Rahatsız Mı ediyor ? Daha Çok Rahatsız Olacaksınız!..>.
Posting Freak
güneş ışıkları
[FONT="Times New Roman"][COLOR="Indigo"]

BEN BANA YAKIŞMAYANI YAPIYORUM..

Gitmeni istiyorum,
şu anda yüreğimden gitmeni istiyorum...
kovuyorum seni,
tek kelime etmeden,
yüzünü yüzüme dönmeden,
ellerini ellerimden çekip!
defolup gitmeni istiyorum!!!



Ben haketmemiştim böyle bir ah'ı..Ben arkasından belalar okunacak değil,dualar yollanacak bir insan olmalıydım senin için...hakkım helal mi peki?evet!!!ben insanlığımdan tek bir zerre kaybetmedim senin gibi!!!şimdi git..hatta dur böyle sade gitme defolup git!!!


Gitmeni istiyorum,
gözlerime son birkez daha bakamadan,
ardımdan aglayacak gözyaşı bile bulamadan,
benim yüreğimde sen yüreksizce kanamadan!
gitmeni istiyorum...
böyle sade sade değil,
defolup gitmeni istiyorum!!!



Bana yakışmayanı yapıyorum evet ama artık dayanamıyorum...Katil olasım var bu gece...bu aşkın katili sensen bende yüreğimin katili oluyorum..yüreğimi parçalıyorum..eğer aşk bu kadar basitse!bende basitçe kurtuluyorum!!!


Gitmeni istiyorum,
kallaşçe vurdugun gibi sırtımdan,
şimdi senden daha beterini bekliyorum..
hadi savur beddularını yüzüme baka baka...
ben aglamıyorum artık senin gibi bir Allah!sıza!!!




Ben bana yakışmayanı yapıyorum ve defolup gitmeni istiyorum!!!
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal’in özü Allah’a




MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




<Mustafa Kemal'in İzinden Gidiyor Olmamız Sizi Rahatsız Mı ediyor ? Daha Çok Rahatsız Olacaksınız!..>.
Posting Freak
güneş ışıkları
[FONT="Verdana"]Büyümek ne zormus meger!!
Daha dün gibi hatIrlarım annemin elini bırakma çabalarımı ve büyüme tela$ımı...Büyüdüm anne kocaman oldum bak..
___Acılarım büyüdü,dertlerim büyüdü,hedefim büyüdü,çıkmazlarım,olmazlarım büyüdü.Hiçde güzel degilmi$ büyümek...
Bak albümden kimler eksildi...
Ba$a dönebilsem ke$ke;
sana tay tay yürüsem,
ilk kez baba desem
Karanlıktan korkabilsem ve babam tutup elimden gezdirse bak hicbi$ey yok die

___"BÜYÜDÜKÇE DERTLERİ DE BÜYÜYOR İNSANIN" derdin ya anlamazdım...
$imdi anladım... Gecelerce uyutmadığım,iştahtan kesildiğim,ate$lendiğim,öksürdüğüm,dü$üp kanadığım yıllarda sana yük olduğumdan daha fazla yük oluyorum $imdi kendime... Daha ağır geliyorum kendime yıllar geçtikçe.

______"$ikayet etme yavrum kimseyi bana" derdin ya, $imdi istesemde edemiyorum.Kanayan yerlerimi ilk sana gösterirdim merhem ol diye Artık senden saklıyorum dert etme die..
$imdi senden bir ninni istesem çocukla$ma yavrum dersin sende...
Bırak çocukla$ayım anne elimde kalan tek huzurum,tek umudum ÇOCUKLUĞUM!!
Yine boyum kadar olsa merdiven basamakları,
tam çıksa albumlerin yoklamaları,
yalvarsam elimi tut diYe ve sen hiç bırakmasan olmaz mı?
Hadi yeniden yavas yavas olmaz mı? Hadi yeniden yavas yavas büyüt beni anne,yeniden büyüt ki İHANETİ AYRILIĞI ÖĞRETME bana öğretme ki kimseyi üzmiyim bu yüzden...

İhanetler,ayrılıklar olmasın,kötülükler olmasın ve ALBüMDEN EKSİLENLERDE ATTAYA GİTMİŞ OLSUN NE OLUR!!!
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal’in özü Allah’a




MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




<Mustafa Kemal'in İzinden Gidiyor Olmamız Sizi Rahatsız Mı ediyor ? Daha Çok Rahatsız Olacaksınız!..>.
Posting Freak
güneş ışıkları
Sevgili Hazel, Bloğun çok güzel olmuş hayırlı olsun:

[B] Acılara Tutunmak; [/B]


Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti. Yanmanın nedeni aksam yedikleri değil, uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi.

Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti.

Aslında bunu yapmakta geç bile kalmıştı.

Bitmeli dedi içinden ,her gün bu tatsız uyanış bitmeli.’
Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden sekile giriyordu.
Süratle giyinerek dışarı çıktı.
Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu, simdi de bekletmemeliydi.
İstanbul, soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yasıyordu.
Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi; ’Bulutlar bizim
yasayacaklarımızı biliyor. onlar bile ağlıyor halimize... ’
Artık Kadıköy iskelesindeydi. Birkaç dakikalık beklemeden sonra
karsıdan kız arkadaşının geldiğini gördü.
Simdi midesindeki ağrı daha da artmıştı. Beşiktaş’a geçtiler. Yolculuk
sırasında hiç konuşmadılar.







Genç kız,sevgilisinin bu durgunluğuna anlam verememişti.

[COLOR=fuchsiaNereden bilecekti bugün ayrılık çanlarının çalacağını...

Beşiktaş’a geldiklerinde bir cafe de oturdular.
Genç kız anlamıştı sevgilisinin kendisine bir şey söylemek istediğini.
’Bana bir şey mi söylemek istiyorsun’ diye sordu. Genç adam gözlerini
kaçırarak ’Evet’ dedi.
Genç kız heyecanlanmıştı, biraz da sinirlenerek ’Söylesene, ne diye
bekliyorsun’ dedi.
Genç adam içini çektikten sonra ’Sence biz nereye kadar gideceğiz?’
diye sordu.
Genç kız, ’Bunu sorma gereğini niye duydun?’ diye yanıt verdi.
Genç adam söze başladı...
’’Birkaç ay önce aksam 23:00 civarında sana telefon açıp senin için
yazdığım şiiri okumak istemiştim.
Sen bana ’Sırası mi simdi canim yaa, isin gücün yok mu? ’ demiştin.
Biliyor musun o an nakavt olan bir boksör gibi
hissettim kendimi.
Özür dileyip telefonu kapatmıştım.
Daha sonra da bu şiiri benden hiç istememiştin.
Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen
de gelmiş, Meralin ’Sen şanslısın, sevgilin sana bakar’ sözüne ’İşim
yok da sana mi bakacağım, annen baksın’ demiştin.
Hatırladın mı?’’
Genç kız, ’Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum.
Hem hasta bakici gibi göründüğümü de kimse söyleyemez’ diye
yanıtladı. Genç adam güldü, ’Evet canim haklisin.
Zaten olmak istesen de bu kalbi taşıdığın sürece hasta bakici, hemşire
falan olamazsın.
’ Genç adam devam etti...
’Bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel
sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin? Hiç...
Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin.
Duygusallığı sevmeyebilirsin.
Ama sen seni seven insanları da mutlu etmeyi sevmiyorsun.
Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi
seviyorum.
Seni tanıdığımdan beri her sabah, her aksam her gece yani seni andığım
her saat tatlı bir mesajım vardı senin için
Biliyor musun? Seninle ben AKLA KARA gibiyiz.
’ Genç kız anlamıştı, ’Yani ne istiyorsun benden sair olmamı mı?
’ Genç adam tekrar gülümsedi içinden.
Dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu düşündü.
’Hayır ’ dedi, ’Sair olmanı istemiyorum.
Olamazsın da...
Ayrılırsak ikimiz için de en hayırlısı olacak .’ Genç kız şaşırmıştı,
’Neden ama? Ben seni seviyorum. Senin de beni sevdiğini sanıyordum.’
Genç adam iç çekerek ’Hayır canim, sen beni sevdiğini sanıyorsun.
Eğer beni sevseydin simdi başka şeyler konuşuyor olurduk’ dedi.
Genç kızın gözleri yaşarmıştı. Genç adam cebinden çıkarttığı mendili
uzattı, genç kız gözyaşlarını silerek
’Sen bilirsin, umarım beni bir başkası için bırakmıyorsundur...’ dedi.
Genç adam ’Nasıl böyle bir şey düşünürsün, senden başka kimse olmadı
ve uzun zaman da olacağını sanmıyorum’ yanıtını verdi.
Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları masada Artık iki
yabancıydılar.
Birkaç dakika sessizce oturduktan sonra Genç kız, ’Kalkalım istersen’
dedi.
Genç adam ’B en biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen
kalkabilirsin’ diye yanıtladı.
Genç kız ’Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim’ diyerek elini uzattı.
Genç kızın sesi ve eli titriyordu. Genç adam
’İstersen arkadaş kalabiliriz’ dedi ve birbirlerine son kez sarıldılar.
’BEN DOGRU YAPTIM..."
Genç adam doğru yaptığına inanıyordu.
Eve döndüğünde yürümekten bitap bir haldeydi.
Odasına girdi.
Gece bitmek bilmiyordu.
Sabah erken kalkıp ise gidecekti, uyumalıydı.
Birkaç saat sonra uykuya dalmayı başardı.
Sabah 7’de saatin ziliyle uyandı.
Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı, mesaj ve 10 cevapsız arama
vardı.
Yorgun olduğu için Duymamıştı telefonun sesini. Aramalar ve mesaj
sevgilisindendi. Heyecanla mesajı açtı, şunlar yazıyordu:
SADECE ONLARI SEVMEYI SEVDIM,
HEPSINI ONLARSIZ YASADIM DA,
BIR SENI SENSIZ YASAYAMIYORUM,
BU ASKI TEK KALPTE TASIYAMIYORUM,
SANA YEMIN GÜZEL GÖZLÜM,
BIR TEK SENI SEVDIM,
VE SENI SEVEREK ÖLECEGIM,
ELVEDA BIRTANEM...







Genç adam şaşırmıştı.

Onu tanıdığı günden beri ilk defa şiir alıyordu ve üstelik sabahın

besinde yazmıştı.
Heyecanla onu aradı, telefonu Yabancı bir ses açtı.
Genç adam ’’Nalan’ la görüşebilir miyim? ’’Dedi.
Ama karşısındaki ağlıyordu, hıçkıra hıçkıra hem de...
’Ben onun annesiyim yavrum, kızım bu sabah intihar etti.
Gece sabaha kadar birilerini arayıp durdu.
Sabah odasının ışığını sönmemiş görünce girdim. Yavrum kendini
asmıştı....’







]YIGILIP KALDI...



Genç adam beyninden vurulmuşa döndü.

Bir gün önceki mide ağrısının İki katini çekiyordu simdi.

Olduğu yerde yığılıp kaldı...
Birkaç ay sonra iki doktor konuşuyordu hastanede.
Doktorlardan biri diğerine karsıdaki hastanın durumunu soruyordu.
Doktor yanıt verdi...’ Ha aa o mu? Üç ay önce
getir diler. Kendisi yüzünden bir kız intihar etmiş .
O günden sonra cep telefonunu elinden hiç bırakmamış.
Devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor.
Geçenlerde merak ettim.
O uyurken gönderdiği numarayı aradım.
Numara 3 ay önce iptal edilmiş.
Gelen mesajlarda bir şiir var.
Bu adam duygusal mi bilmem ama benim anladığım Kadarıyla
şiiri yazan çok duygusal biriymiş...










] "çevrenizdeki insanların ne hissettiği ya da ne düşündüğünden o kadar


]emin olmayın, bazen bir kalbin, içinde neler saklandığını öğrendiğinizde



]her şey için geç olabilir..."





Bazı hikayeler kulağa çığlık gibi, göze de buğulu bir cama yazılmış gibi gelir. vazgeçmişler ve ya vazgeçilmişlerin hikayeleri! bir nefes almak mümkün olmaz dinler ve ya okurken, hikaye bittiğinde sanki göğsünden bir yük kalkmış gibi soluk soluğa kalır insan. bu hikaye kendine ait ise gecelerce çevirir kafasından sayfaları ve okur hikayesini. bir benzin bidonudur ki aklı maazallah kıvılcıma yakın, ciğerlerine çektiği kurum ve musibeti bir cama üfler ve buğuya yazar devamını hikayesinin! tarumar olmuşsa yaşama bağlılığı ve adaletin tecellisine inancı kanı hızlı akmaz artık ve görmez aynada kendini. donuk hayalleri boğuk sesi ve yarım kadehi karışır gecenin sisine.
Hayat denilen amansız yolda, sürekli yaralanarak ilerlemenin adı büyümek olurken ve geride bırakırken masumiyet ve samimiyeti ve artık beklemezken anlaşılmayı ve tamamlanmayı, tanık olduklarınızın; sizin ve diğerlerinin yarım ve sakatlanmış öykülerinin acısını yüklenerek ağırlaşırken adımlarınız; yaşamanın adı olur çok acıklı hikaye. . .

Hayat acıyı mağrur taşıma sanatı . mutluluk bu yükü kaldırabileceğinizi düşürdürten afyon. vazgeçişler, gidişlerinizin ya da gönderilişlerinizin bedeli. unutamamak yüreği dağlayan ateş. acziyet kan ter içinde geceyi bölen kabus. vicdan sesinizi duyuramadığınız kör kuyu. çaresizlik kanlar içinde asıldığınız çengel. adalet gözyaşlarıyla toprağa gömdüğünüz tabut. aşk kalbinizi söken bıçak.

Yaşamak çok acıklı bir hikaye yaşama dokunabilene. kalabalıkta geçen sisli yüzlerde saklı, acısına varamamışlarda huzursuz kaçaklar yaratan yaşam kaçaklarının asla yüzleşemediği. yaraları görüp saramamak ise en acıklı hikaye. . .
Herkesin hikayesinin içinde vardır dramlar. ayrıntıları görebildikçe derinleşir acı. bir süre sonra insan her şeyden bir üzüntü duymayı öğrenir. kendi hayatı yolundaysa bile gönlünün duyabildiği her acıklı yaşama kulak kabartmayı öğrenir. savaşlardan tutun ölümlere, doğadan tutun hayvanlara, içinde acı barındıran her olgu kendi yaşamındaki acının bir ayrıntısı haline gelir. aşk, terkedilme ya da terketme, tek başına başrol oyuncuları olmaz bu çok acıklı hikayelerin nihayetinde.



] Ölüme Giderken Bile Onu Düşünebilmek;

2 sevgili motorla gece gezmeye gitmişti. Erkek son gaz motoru sürüyor,kız korkmaya başlıyor. Lütfen yavaş gidermisin diyor. Erkek bir şartla,beni sevdiğini söyle diyor. Kız bağırarak seni seviyorum der. Erkek şimdide bana sıkıca sarıl der ve kız sarılıyor. Erkek hala son gaz motoru sürüyor ve kıza derki şu kaskımı alırmısın? başımı çok sıktı der. Kız kaskı alır ve kendisine takar. Ertesi gün gazetede bir haber çıkar;
" freni patlayan motor kaza yaptı. Sürücü ölürken kız kurtuldu ". Fakat işin aslı şudur; Erkek motorla son gaz giderken freninin patladığını anlar ama kıza hissettirmez ve kızdan kendisine son kez sarılmasını ve seni seviyorum demesini ister. Sonrada kaskı bir bahaneyle kıza verir ve kızı kurtarır. İŞTE BÖYLEDİR SEVMEK,SEVDİĞİ UĞRUNA ÖLMEK...

[Resim: bittilw1.gif]
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 07/02/2009, 23:21, Düzenleyen: adgan.
Posting Freak
güneş ışıkları
gerçekten muhteşemdi....teşekkürlerrrSmileSmile
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kahi atar kahi yüzü kızara
Mustafa Kemal’in özü Allah’a




MUSTAFA KEMAL ATATÜRK




<Mustafa Kemal'in İzinden Gidiyor Olmamız Sizi Rahatsız Mı ediyor ? Daha Çok Rahatsız Olacaksınız!..>.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.