’Atatürk dayısının tarlasında karga kovalardı. Mustafa isimli öğretmeni ikimizin de adı Mustafa bundan sonra senin adın Mustafa Kemal olsun demiş...’
Çocukluğumuz Atatürk'e dair bu ve benzeri hikâyeleri okuyarak geçti. İçi boş, hiçbir milli hedefi olmayan bir Milli Eğitim Müfredatı. Darmadağın olmuş bir milleti bir bilek bir yürek yaparak yedi düvele karşı insanlık tarihinin en büyük kurtuluş mücadelesini vermiş bir lidere dair bize anlatılanlar bunlar.
Kasıt mı yoksa cahillik mi onu sizin takdirlerinize bırakıyorum.
* * *
Yukarıda özetlemeye çalıştığımız sığlığa bir de din adına Atatürk düşmanlığı yapanları ve de Atatürkçüyüm diyenlerin din düşmanlıklarını ekleyince ortaya çok menfi bir Atatürk portresi çıkıyor.
Belli kesimler yıllarca Türk insanının zihnine dinsiz bir Atatürk imajı pompaladılar.
Milli mücadele döneminde ortaya çıkan İngiliz muhipleri cemiyeti mensupları Atatürk'ü ve verdiği mücadeleyi karalıyor, hacı hoca kılığındaki ajanlar yayınladıkları fetvalarla halkın işgalcilere direnmemesini istiyordu. İşte bu sahtekârların uzantıları günümüzde de sahnede. Üstelik de aynı yöntemlerle hacı, hoca kılığında...
Amaç bu milleti liderinden ve aslında o milletin milli mücadeleden zaferle çıkmasını sağlayan temellerden uzaklaştırmak. Onca imkânsızlığa karşı zaferi neyin getirdiği belli; Allah, Kur’an, Peygamber, Vatan ve Bayrak sevgisi...
İşte Atatürk'e saldıranların gizli hedefleri bizi bu değerlerden uzaklaştırmak. Bunu kimi zaman Müslümanlık adına ve hatta kimi zaman da Atatürkçülük adına yaptılar. Aslında her iki tarafta zamanın İngiliz muhiplerinin günümüzdeki uzantıları...
* * *
Ama hiçbir yalan gizli kalmaz, hiçbir gerçek ebediyen saklanamaz. Su ne yapar eder yolunu bulur. Suyun yolunu açan, gerçeği bir güneş gibi önümüze koyan bir isim çıktı. O isim Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş.
Atatürk'ün çocukluğunda karga kovalamaktan başka işler de yaptığını, mesela yüce kitabımız Kuran-ı Kerim'i 7 yaşında hatmettiğini ve 8 yaşında da hafız olduğunu ondan öğrenmiştik. Peygamber efendimiz hakkındaki övgü dolu sözlerini, değme vaizlere taş çıkartacak hutbelerini de ondan öğrendik. Yani o konuştukça biz gerçek Atatürk'ü tanıdık. Üzerinde çalıştığını söylediği Atatürk kitabı çıktığında bu alanda büyük bir boşluk dolacak, elimizde temel bir kaynak olacak.
* * *
Bu anlamda Antalya'da bir büyük hizmette daha bulundu ve Atatürk'ün Hz. Ali soyundan geldiğini açıkladı. Duymayanlar için, okumayanlar için o sözlerini tekrarlıyorum. Bakın Haydar hoca neler söylüyor:
’Atatürk’ün jandarma istihbarat subayı olan Mehmet Rıfat Efendi’nin torunu Meriç Tumluer’in belgelere dayalı olarak ifadesini naklediyorum. Atatürk hem anne hem de baba tarafından Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in soyundan gelmektedir. Rivayetlere göre Sarı Saltuk, Peygamber ve Hacı Bektaş neslinden gelen Türkmen bir er olarak bilinir. Bu erin şeceresi bizzat nakibül eşraflık kayıtlarına geçer. Atatürk’ün annesi Zübeyde hanımın soyu Yörük’tür. Molla Zübeyde Annemizin ailesi Fatih döneminde Karamanoğlu Beyliği’nin yıkılmasından sonra 1466 Balkanlar’da fethedilen yerlerin Türkleştirilmesi için göç ettirilen ailelerdendir. Yani Balkanlar’ı irşat etmek için, Müslümanlaştırmak için gönderilmiş ailedir. Hem Molla Zübeyde hanımın soyu hem de eşi Ali Rıza efendinin soyu Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin efendilerimize dayanmaktadır. Yani Atatürk İmam-ı Ali’nin soyundandır.’
* * *
Evet... Haydar hoca konuştukça tabular yıkılıyor, gerçekler gün yüzüne çıkıyor. Boşuna demiyor ’O asker Atatürk, ben hoca Atatürk’ diye... Saygılar...
Bayram Coşkun
Gerçek Atatürk!
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Atatürk Haberleri
Yorumlar / Cevaplar
2
Okunma / Görüntüleme
5004
Gerçek Atatürk!
Gerçek Atatürk!
Sevgili Haydar Baş'ın, Atatürk hakkında söylediklerini takip eden biriyim. Bundan önce de Atatürk'ün haşa din düşmanı olmadığını çok farklı ortamlarda yine dile getirmişti. Bu yüzden taktiri hakediyor !..
Ne de güzel söylemiş Bayram bey;
"Ama hiçbir yalan gizli kalmaz, hiçbir gerçek ebediyen saklanamaz. Su ne yapar eder yolunu bulur. Suyun yolunu açan, gerçeği bir güneş gibi önümüze koyan bir isim çıktı."
Tabii Bayram bey, Haydar bey aydınlamadan çok çok önce 1982 yılında Hak sırrına eren Mürşit Zöhre Ana bu gerçekleri haykırıyordu.
Dünya duysun, Mustafa Kemal Atatürk Hak sırrına eren bir Ermiştir, Evliyadır. Gelen giden bütün ermişler gibi bir görevle gelmiştir ve Türkiye Cumhuriyetini kurarak tebaayı Millet yapmış, en ileri kanunlarla köle, aşağılanan biz Türklere, Alevi Bektaşilere hak ettiği değeri vermiştir. Dünya tarihinde eşi benzeri olmayacak bir şekilde 15 yıl gibi kısa bir sürede devrimleri gerçekleştirmiş tir.
Atatürk büyüktür, ruhu AliâÂÂdir
İkinci kardaşım Bektaş-ı VeliâÂÂdir
Anıtkabir yerim, kim der ölüdür?
Ali Rıza, Zübeyde nişan gülümdür
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim AliâÂÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kâhi atar kâhi yüzü kızara
Mustafa KemalâÂÂin özü AllahâÂÂa
Nefes: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Bildiren: Mürşiti Kamil Zöhre Ana
Ne de güzel söylemiş Bayram bey;
"Ama hiçbir yalan gizli kalmaz, hiçbir gerçek ebediyen saklanamaz. Su ne yapar eder yolunu bulur. Suyun yolunu açan, gerçeği bir güneş gibi önümüze koyan bir isim çıktı."
Tabii Bayram bey, Haydar bey aydınlamadan çok çok önce 1982 yılında Hak sırrına eren Mürşit Zöhre Ana bu gerçekleri haykırıyordu.
Dünya duysun, Mustafa Kemal Atatürk Hak sırrına eren bir Ermiştir, Evliyadır. Gelen giden bütün ermişler gibi bir görevle gelmiştir ve Türkiye Cumhuriyetini kurarak tebaayı Millet yapmış, en ileri kanunlarla köle, aşağılanan biz Türklere, Alevi Bektaşilere hak ettiği değeri vermiştir. Dünya tarihinde eşi benzeri olmayacak bir şekilde 15 yıl gibi kısa bir sürede devrimleri gerçekleştirmiş tir.
Atatürk büyüktür, ruhu AliâÂÂdir
İkinci kardaşım Bektaş-ı VeliâÂÂdir
Anıtkabir yerim, kim der ölüdür?
Ali Rıza, Zübeyde nişan gülümdür
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim AliâÂÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Söyle Zöhrem söyle sen söyle durma
Dervişin kalemi nurundan yaza
Kâhi atar kâhi yüzü kızara
Mustafa KemalâÂÂin özü AllahâÂÂa
Nefes: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Bildiren: Mürşiti Kamil Zöhre Ana
Gerçek Atatürk!
Haydar Baş hoca da Yaşar Nuri Öztürk hoca da Zöhre Ana'nın kitaplarından okudukları bilgileri sanki kendileri bulmuş- bilmiş gibi satıyorlar.
Ancak bu bilgileri 30 yıldan beri Zöhre Ana söylemektedir.
Dergahını kapatmaya kalktılar, mahkemeler yoluyla susturmaya çalıştılar,
Yaşar Nuri Öztürk TV'de Zöhre Ana'yı aleyhine konuştu.
Ancak Allah'ın evliyasını kimse susturamadı.
Şimdi de onun hikmetlerini, kitaplarında verdiklerini kendi bilgileriymiş gibi anlatıp duruyorlar.
Haydar Baş, 'Hoca Atatürk' olamaz.
Atatürk'ü ve Aleviliği istismar eden bir politikacıdır.
Ancak bu bilgileri 30 yıldan beri Zöhre Ana söylemektedir.
Dergahını kapatmaya kalktılar, mahkemeler yoluyla susturmaya çalıştılar,
Yaşar Nuri Öztürk TV'de Zöhre Ana'yı aleyhine konuştu.
Ancak Allah'ın evliyasını kimse susturamadı.
Şimdi de onun hikmetlerini, kitaplarında verdiklerini kendi bilgileriymiş gibi anlatıp duruyorlar.
Haydar Baş, 'Hoca Atatürk' olamaz.
Atatürk'ü ve Aleviliği istismar eden bir politikacıdır.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi