Hoca, küçük yasta da beklenmedik sakalar yapar, etrafindakileri sasIrtIrmIs. AnasI terzi çIraklIgIna
vermis onu. Bir, iki yIl derken, kadIncagIz sormus:
"Oglum neler ögrendin? Anlat da sevineyim."
"Olur, anacIgIm." demis Hoca. "Simdilik isin yarIsInI ögrendim. Dikilmis seyleri söküyorum. Ömrüm de
yeterse, elbise dikmeyi de tez zamanda ögrenecegim."
Fıkralar
Konu Sahibi / Yazar
HüsniyeDuman
Kategori / Forum
Gülmece (Nam-ı Diğer Mizah)
Yorumlar / Cevaplar
156
Okunma / Görüntüleme
118683
Fıkralar
Fıkralar
Amerika'da koyu dindar dört kadın,
bir yandan kahve içiyorlar,
bir yandan sohbet ediyorlardı.
Birinci kadın, oğlundan söz açtı;
"benim oğlum rahiptir" dedi.
"Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'peder' der."
İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti:
"Benim oğlum ise papazdır"
dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine, 'Aziz Peder' der."
Üçüncü kadın da oğluyla övündü:
"Benim oğlum ise kardinaldir" dedi.
"Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."
Üç kadın oğullarıyla övünmelerini bitirdikten sonra, dördüncü kadini
dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona diktiler,
beklemeye başladılar. Fakat dördüncü kadın konuşmuyor, büyük bir keyifle
kahvesini yudumluyordu... İlk üç kadın bir ağızdan sordular: "Ya
senin oğlun?" dediler. "Sen de söz etsene oğlundan..."
Dördüncü kadın, kahvesinden son yudumunu aldıktan sonra ağır ağır konuşarak
oğlunu anlatmaya başladı: "Benim oğlum 1.85 boyunda, dalgalı siyah
saçlı, ela gözlü, geniş omuzlu, atletik yapılı, son derece şık giyinen
ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin bir
kişidir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören tüm kadınlar
birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve 'AMAN TANRIM' derler".
bir yandan kahve içiyorlar,
bir yandan sohbet ediyorlardı.
Birinci kadın, oğlundan söz açtı;
"benim oğlum rahiptir" dedi.
"Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'peder' der."
İkinci kadın da kendi oğlundan söz etti:
"Benim oğlum ise papazdır"
dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine, 'Aziz Peder' der."
Üçüncü kadın da oğluyla övündü:
"Benim oğlum ise kardinaldir" dedi.
"Bir topluluğa girdiğinde onu gören herkes kendisine 'Yüce Aziz' der."
Üç kadın oğullarıyla övünmelerini bitirdikten sonra, dördüncü kadini
dinlemeye hazır olduklarını belirtmek için gözlerini ona diktiler,
beklemeye başladılar. Fakat dördüncü kadın konuşmuyor, büyük bir keyifle
kahvesini yudumluyordu... İlk üç kadın bir ağızdan sordular: "Ya
senin oğlun?" dediler. "Sen de söz etsene oğlundan..."
Dördüncü kadın, kahvesinden son yudumunu aldıktan sonra ağır ağır konuşarak
oğlunu anlatmaya başladı: "Benim oğlum 1.85 boyunda, dalgalı siyah
saçlı, ela gözlü, geniş omuzlu, atletik yapılı, son derece şık giyinen
ve 29 yaşında olmasına karşın çok zengin bir
kişidir" dedi. "Bir topluluğa girdiğinde onu gören tüm kadınlar
birbirlerinin kulaklarına eğilirler ve 'AMAN TANRIM' derler".
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali dir"
Fıkralar
Cin
Adamın biri Kaliforniya'da sahil kıyısında yürürken bir şişe bulur. Şişenin mantarını açar açmaz içinden bir cin çıkar. Cin adama der ki:
"Beni şişe içinde hapsolmaktan kurtardın, şimdi benden bir şey dile. Yalnız iyi düşün çünkü bir tek dilekte bulunabilirsin."
Adam düşünür taşınır:
"Ben," der "hayatım boyunca Hawai'ye gitmek istedim ama beni deniz tuttuğu için gemiye binemiyorum, uçaktan da cok korkarım. Hawai'ye gidebilmem için bana buradan oraya bir yol yap."
Cin düşünür, "Bak, bu gerçekten muazzam bir iş." der. "Okyanusun içine o yolu taşımak için yerleştirilmesi gereken yüzbinlerce kolonu, o kolonların deniz dibine çakılmasını, daha sonra da yolun kaplanması için gereken milyonlarca ton malzemeyi düşün. Gerçekten çok zor bir olay. Normalde ben böyle bir sey söylemem ama gel sen vazgeç bu dileğinden başka bir dilekte bulun."
Adam tekrar düşünür. "Peki," der "Hawai`ye yol dileğimden vazgeçiyorum. Bana kadınları nasıl anlayacağımı öğret. Onları neler mutlu eder, neler mutsuz? Kadınları gerçekten etkileyip harekete geçiren seyler nelerdir? Degğişik ruh durumlarını nasıl anlarım?"
Cin sorar:
"Yolu iki şerit mi istiyorsun yoksa dört mü?"
Adamın biri Kaliforniya'da sahil kıyısında yürürken bir şişe bulur. Şişenin mantarını açar açmaz içinden bir cin çıkar. Cin adama der ki:
"Beni şişe içinde hapsolmaktan kurtardın, şimdi benden bir şey dile. Yalnız iyi düşün çünkü bir tek dilekte bulunabilirsin."
Adam düşünür taşınır:
"Ben," der "hayatım boyunca Hawai'ye gitmek istedim ama beni deniz tuttuğu için gemiye binemiyorum, uçaktan da cok korkarım. Hawai'ye gidebilmem için bana buradan oraya bir yol yap."
Cin düşünür, "Bak, bu gerçekten muazzam bir iş." der. "Okyanusun içine o yolu taşımak için yerleştirilmesi gereken yüzbinlerce kolonu, o kolonların deniz dibine çakılmasını, daha sonra da yolun kaplanması için gereken milyonlarca ton malzemeyi düşün. Gerçekten çok zor bir olay. Normalde ben böyle bir sey söylemem ama gel sen vazgeç bu dileğinden başka bir dilekte bulun."
Adam tekrar düşünür. "Peki," der "Hawai`ye yol dileğimden vazgeçiyorum. Bana kadınları nasıl anlayacağımı öğret. Onları neler mutlu eder, neler mutsuz? Kadınları gerçekten etkileyip harekete geçiren seyler nelerdir? Degğişik ruh durumlarını nasıl anlarım?"
Cin sorar:
"Yolu iki şerit mi istiyorsun yoksa dört mü?"
Fıkralar
ŞAİR MEHMET EŞREF
Eşek ve Paşa
Kâmil Paşa,Kıbrıs'a geziye gidiyordu.Eşref'e " Bir isteğin varsa getireyim " dedi.Esref buna çok sevindi: " Paşam görüyorsunuz artık yaşlandım,yürüyünce yoruluyorum yokuş da çıkamıyorum.Bana bir Kıbrıs eşeği getirirseniz ömür boyu size duacıyım " der.
Kâmil Paşa'yı dönüşünde,Eşref de karşılamaya gitmiştir.Paşa, Eşref'i görünce: " aaa, Eşref, affedersin istediğini getirmeyi unutmuşum,seni görünce eşek aklıma geldi " demiş. Eşref'de:
" Aman Paşam,üzülmeyin, o eşek gelmese de olur, siz geldiniz,ya, sağolun."
Eşek ve Paşa
Kâmil Paşa,Kıbrıs'a geziye gidiyordu.Eşref'e " Bir isteğin varsa getireyim " dedi.Esref buna çok sevindi: " Paşam görüyorsunuz artık yaşlandım,yürüyünce yoruluyorum yokuş da çıkamıyorum.Bana bir Kıbrıs eşeği getirirseniz ömür boyu size duacıyım " der.
Kâmil Paşa'yı dönüşünde,Eşref de karşılamaya gitmiştir.Paşa, Eşref'i görünce: " aaa, Eşref, affedersin istediğini getirmeyi unutmuşum,seni görünce eşek aklıma geldi " demiş. Eşref'de:
" Aman Paşam,üzülmeyin, o eşek gelmese de olur, siz geldiniz,ya, sağolun."
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Fıkralar
ŞAİR MEHMET EŞREF
Eşek ve Paşa
Kâmil Paşa,Kıbrıs'a geziye gidiyordu.Eşref'e " Bir isteğin varsa getireyim " dedi.Esref buna çok sevindi: " Paşam görüyorsunuz artık yaşlandım,yürüyünce yoruluyorum yokuş da çıkamıyorum.Bana bir Kıbrıs eşeği getirirseniz ömür boyu size duacıyım " der.
Kâmil Paşa'yı dönüşünde,Eşref de karşılamaya gitmiştir.Paşa, Eşref'i görünce: " aaa, Eşref, affedersin istediğini getirmeyi unutmuşum,seni görünce eşek aklıma geldi " demiş. Eşref'de:
" Aman Paşam,üzülmeyin, o eşek gelmese de olur, siz geldiniz,ya, sağolun."
Eşek ve Paşa
Kâmil Paşa,Kıbrıs'a geziye gidiyordu.Eşref'e " Bir isteğin varsa getireyim " dedi.Esref buna çok sevindi: " Paşam görüyorsunuz artık yaşlandım,yürüyünce yoruluyorum yokuş da çıkamıyorum.Bana bir Kıbrıs eşeği getirirseniz ömür boyu size duacıyım " der.
Kâmil Paşa'yı dönüşünde,Eşref de karşılamaya gitmiştir.Paşa, Eşref'i görünce: " aaa, Eşref, affedersin istediğini getirmeyi unutmuşum,seni görünce eşek aklıma geldi " demiş. Eşref'de:
" Aman Paşam,üzülmeyin, o eşek gelmese de olur, siz geldiniz,ya, sağolun."
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Fıkralar
bir köyde bir hoca varmış.bu hoca dinine çok bağlıymış.bir gün bu köyü su basmış.köylüler kaçmışlar hocayada gel dağlara çıkalım demiş.hoca yok allah beni kurtarır demiş. daha snra bir kayıkla gelmişler.gel dağlara çıkalım hoca demişler yok demiş.allah beni kurtarır demiş.su gittikçe yükselmiş hocan en üste çıkmış.bu sefer helikopterle gelmişler gel gidelim demişler.yok demiş.hoca ölmüş. allahın karşısına geçmiş.allahım bni nie kurtarmadın demiş.allahta ben sana iki kayık bi tanede helikopter gönderdim.bundan büyük iyilikmi olur demiş...
^^aLi aLLah zöhRe ana piRim^m^^
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi