You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

"Eşarp başka türban başka' dediler"

"Eşarp başka türban başka' dediler"

Posting Freak
"Eşarp başka türban başka' dediler"
[BNejat Uygur'un eşi Necla Uygur, kendilerini ziyaret etmek isteyen Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın GATA'ya alınmamasıyla ilgili HABERTÜRK'e konuştu[/B]



Ünlü tiyatrocu Nejat Uygur'un karısı Necla Uygur, kendilerini ziyaret etmek isteyen Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın GATA'ya alınmamasıyla ilgili HABERTÜRK'e konuştu. "Emine Hanım, büyük bir nezaket gösterdiler ziyaret etmek istedi. Ama bu çirkin olay yaşandı. Keşke yaşanmasaydı. Hastanede eşarplı hanımlar vardı. Onlar nasıl giriyor? diye sorduğumda 'eşarp başka türban başka' dediler" diye konuştu.



Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın GATA'da tedavi gören Nejat Uygur'u ziyaret etmek istediğinde türbanlı olması nedeniyle hastaneye alınmamasıyla ilgili yaptığı açıklamalar dikkatleri bir kez daha 2007'de yaşanan bu olaya çevirdi. Başbakan Erdoğan, bu olayla ilgili rahatsızlığını "Bunun yapılmasına masaade eden irade dürüst davrandı, özgürlükçüdür diyebilir miyiz" şeklinde dile getirirken, eşi Emine Erdoğan'ın ziyaret etmek isteyip de hastane dışında görüşebildiği Nejat Uygur'un eşi Necla Uygur, 3 yıl önce yaşananları HABERTÜRK'e anlattı.


Çok çirkin bir olaydı

Demans hastası olan ve yakınlarından başka kimseyi tanımayan Nejat Uygur, 1.5 yıldır evinde yatağa bağımlı bir şekilde yaşıyor. Başından bir an olsun ayrılmayan eşi Necla Uygur, Başbakan Erdoğan'ın açıklamalarıyla gündeme gelen GATA'daki olayı hatırlayınca tansiyonun yeniden yükseldiğini söyledi. Emine Hanım'ın hastaneye alınmamasından ötürü büyük bir üzüntü duyduğunu dile getiren Necla Uygur, "Keşke hiç yaşanmasaydı. Çok çirkin bir olaydı" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın, kısmi felç geçiren Nejat Uygur'u, Ankara'da Ufuk Hastanesi'nde tedavi görürken ziyaret ettiğini, fizik tedavisinin yapılması için GATA'ya sevk edildiğinde ise Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Hanım'ın kendisini aradığını belirten Necla Uygur, "Emine Hanım beni arayıp ziyaret etmek istediğini söyledi. Bu ziyareti hastaneye değil de bana söylemişti. Ben de güzel bir karşılama olsun diye doktorlara 'Haberiniz olsun Emine Hanım gelecek' dedim. Çok değil 2-3 dakika sonra odaya gelip türbanlı bir hanımın hastaneye gelemeyeceğinden bahsettiler. Emine Hanım, geleceğini hastaneye değil de bana söylediği için, bu durumu ona benim söylememi rica ettiler" diye konuştu.


"Ya kapıdan alınmazsa diye düşündüm"

İki arada bir derede kalan Necla Uygur ne yapacağını şaşırmış. Koskoca Başbakan'ın eşine nasıl hastaneye gelmeyin diyebilir. Peki ya demezse ne olur? Emine Hanım hastane kapısından geri çevrilirse yaşanacakları düşünmek bile istememiş. Sonunda arayıp Emine Hanım'a durumu anlattığını dile getiren Necla Uygur, duygularını şöyle dile getiriyor: "Düşündün düşündüm böyle bir şeyi nasıl söylerim diye? Eğer hastaneye gelmeyin demezsem bu sefer kapıya gelir geri çevrilir. Çok çok ayıp olur. Bu nedenle Emine Hanım'ı arıdım. Bu olayı olduğu gibi anlattım. Çok üzüldüler, aynı üzüntüyü ben de çektim."


"Emine Hanım çok üzüldü "



Aynı gün Emine Erdoğan ile buluştuklarını dile getiren Necla Uygur yaşanları şöyle anlattı: "Aynı gün kendisiyle randevulaştık. Beni arabayla aldırdı ve bir kafede buluştuk. Sohbet ettik ve bu konu gündeme geldi. Emine Hanım, nasıl böyle bir şey olabileceğinden bahsetti. Ben de hoş karşılamadığımı söyledim. Çok üzüntülüydü. Başı kapalı bir hanımın hastaneye alınmamasının çok büyük yanlış olduğunu ifade etti. Sonra bana 'Siz ne düşünüyorsunuz?' diye sordu. Ben de 'Evet çok yanlış. Başı kapalı diye hastaneye giden birinin sırıf başı kapalı diye alınmayacak mı?' dedim."



Eşarplı hanımlara serbest

Emine Hanım'ın alınmadığı GATA'da başka başı kapalı başka hanımlar olduğunu fark eden Necla Uygur, tepki gösterdiğini ancak doktorlardan ikna edici bir yanıt alamadığını söyledi. Uygur, "Hastane içinde birkaç eşarplı hanım görmüştüm. 'Onlar nasıl içeri giriyorlar?' diye sordum. Bana 'Eşarp başka türban başka. Türbanla gelip kapıda eşarp şeklinde bağlasa sorun olmaz' dediler. Yani tek fark bağlama şekliyle ilgiliydi" diye konuştu.


Herkes istediğini giyinebilmeli

Kendisi başı açık olduğu halde aile büyüklerinden kadınların hep kapalı olduklarına dikkat çeken Uygur "Bu sorun çözülsün artık. İsteyen istediği şekilde giyinsin. Kapalılık şekli değişti. Sorun ondan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama bir insanın başı kapalı diye hastaneye alınmaması çok acı bir olay. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Artık bu sorunun sona ermesi gerekiyor" dedi.
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]
Posting Freak
"Eşarp başka türban başka' dediler"
Alıntı:Kendisi başı açık olduğu halde aile büyüklerinden kadınların hep kapalı olduklarına dikkat çeken Uygur "Bu sorun çözülsün artık. İsteyen istediği şekilde giyinsin. Kapalılık şekli değişti. Sorun ondan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama bir insanın başı kapalı diye hastaneye alınmaması çok acı bir olay. Keşke bu olay hiç yaşanmasaydı. Artık bu sorunun sona ermesi gerekiyor" dedi.

Şeriat yönetimi hasreti çeken siyasal İslamcılar dünyanın her yerinde toplumun en zayıf noktalarını istismar etmektedir.
Haclı rahibe kisvesi olan sıkma baş İslam'ın emriymiş gibi meşru bir silah olarak kullanılmaktadır.
Türkiye Cumhuriyeti kalesini yıkmak için surlara ve kapılara atılan top atışları gibi, yıkana kadar da bu savaş bitmeyecek.
Bu bir inanç özgürlüğü, insan hakları ve din gereği olarakgörülemez.
Karşı devrim mücadelesinde Türk Ordusu taraftır ve bu tür takkiyelere karşı uyanıktır.
Türk ordusuna saldıran vicdansızlar, ordumuza karşı da mağdure bacı rolü oynayarak mücadelelerini sürdürmektedirler.
Cumhuriyet rejiminin ekmeğini yemiş, imkanlarından yararlanmış Nejat Uygur ailesinin duygusallığı, hastalığı da hoyratça bu haclı irtica saldırısına alet edilmektedir.
Ölüm döşeğinde bile olsam haclı rahibe başlığına bürünmüş Cumhuriyet düşmanlarını baş ucumda görmek istemiyorum.
Ne dualarını isterim nede sahte sevgilerini.
Minnet etmem şefkatine, yardımına.
Atatürk'ün karşısına çıkacak yüzüm olmalı.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.