Türk ****l Sendikası Manisa Şubesi'nde geçen aylarda Türkiye gündemine bomba gibi düşen bir gelişme yaşanmıştı...
Merkez tarafından Manisa Şube Başkanlığı görevinden alınan Mehmet Ali Özaltın, sendika ve Avrasya TV kaynaklarının Ergenekon sanıklarına peşkeş çekildiğini ileri sürmüştü
Türk ****l Sendikası Manisa Şube Başkanı Hüseyin Özben: `Bunlar bizi yıldıramayacak'
ERGENEKON operasyonu kapsamındaki yeni gözaltıların ardından, Türk ****l Sendikası Manisa Şubesi'nde de endişeli bekleyiş başladı. Şube Başkanı Hüseyin Özben ile bazı sendika üyeleri, televizyon karşısına geçip operasyonla ilgili gelişmeleri dikkatle izledi.
Türk ****l Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek'in de gözaltına alındığı operasyonla ilgili konuşan Özben, "Bunlar bizi yıldıramayacak" dedi. Hüseyin Özben, şunları söyledi:
"Ülkemizde insanların fikirlerini açıkça söylemesi suç oluyor. Aylardan beri sendikamız ve genel başkanımız yandaş medya tarafından sürekli hedef gösteriliyordu. Biz haklı mücadelemize her zaman sendika olarak devem ettik ve edeceğiz. Devletimizi, milletimizi ve ülkemizi seviyoruz. Hak mücadelemiz sürecek."
ESKİ BAŞKANDAN ŞOK İDDİALAR
Türk ****l Sendikası Manisa Şubesi'nde geçen aylarda Türkiye gündemine bomba gibi düşen bir gelişme yaşanmıştı. Sendika genel merkezi tarafından 9 Ekim 2008'de Manisa Şube Başkanlığı görevinden alınan Mehmet Ali Özaltın, sendika ve Avrasya TV'nin kaynaklarının Ergenekon sanıklarına peşkeş çekildiğini ileri sürdü.
Ergün Poyraz'a ait kitapların sendika tarafından ücretsiz dağıtıldığını ve avukat Kemal Kerinçsiz'in programlarının işçilerin parasıyla finanse edildiğini ileri sürülen Özaltın, savcı Zekeriya Öz'e de "İfademi alın" çağrısında bulunmuştu.
Şube Başkanlığı görevinden alınan Mehmet Ali Özaltın'ın iddiaları, hükümet yanlısı yayın organlarında geniş yer bulmuştu.
Ergenekonda 11. Dalga Operasyonu
Konu Sahibi / Yazar
figen
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
16
Okunma / Görüntüleme
5912
Ergenekonda 11. Dalga Operasyonu
Ergenekonda 11. Dalga Operasyonu
“Ergenekon” davasının bugünkü duruşmasında, tutuklu sanıklardan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek, “İçeride bunu tartışmamız lazım. Sizin payınız da var, benim payım da var. Ben kendi payımı üstleniyorum. Ben yeterince mücadele edememişim yazıklar olsun bize. Bu hükümeti devirememişiz, yazıklar olsun bize” diye konuştu.
“Ergenekon” davasının bugünkü duruşmasında, tutuklu sanıklardan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in savunması sürüyor.
Perinçek, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada başladığı savunmasında, bu davada, karanlık, eksik, tartışmalı ya da çelişkili kalan hiçbir husus olmamasını istediğini söyledi.
Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün, duruşmalar başladığında, “Burada, gerçekleri hep birlikte ortaya çıkaracağız” dediğini hatırlatan Perinçek, “Sayın Başkan'ın bu çağrısından cesaret alarak heyetten, savcılardan, müdahil avukatlarından talebim şudur, bana soru sorun. Avukatlarım bilgilendirilmiştir. Bana sorulan hiçbir soruya itiraz etmeyecekler. Savcılarımız da çekinmesinler. Bu soruyu sorarsak itiraz edilir diye düşünmesinler. Kanun dışı sorsunlar, hukuk dışı sorsunlar. Zaten yeterince hukuku çiğnediler” görüşünü savundu.
Perinçek, her konuda sorulara cevap vereceğini vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi:
“Kahramanları intihar eden bir millet ayakta kalamaz. Kahramanları intihar eden bir ordu savaşma yeteneğini kaybeder. Kahramanları intihar eden bir yargı, başka büyük bir devletin infaz memurluğuna dönüşür. Şu anda Türk yargısı ABD'nin infaz memurluğuna dönüşmektedir. Hayretler içinde kaldık. Eski YÖK Başkanı, (ben sapına kadar Amerikancıyım) diyor. Yani diyor ki (ben suçsuzum, ben Amerikancıyım, beni neden aldınız) Demek ki Türk Ceza Kanunu değişmiş. Koskoca eski Genelkurmay Başkanı diyor ki, (ben Kuzey Irak'ta 1995 yılında Çelik Harekatını yaptım. Kardak operasyonunu yaptım. ABD'ye karşı operasyonlar yaptım, benim suçum budur) diyor. 1998-2002 yılları arasındaki Genelkurmay Başkanı da diyor ki, (benim hedef alınmamın sebebi Amerika'nın Kuzey Irak politikalarına karşı durmamdır)”
Türk Ceza Kanunu'nda yer alan ve davada da suçlamalara temel oluşturan bazı maddelerin yürürlükte olmadığını öne süren Perinçek, ABD'nin çıkar ve emellerine karşı fiiller işleyen ve hatta zihninde fikirler bulunan kişilerin suçlu olduğu yönünde bir uygulamanın yapıldığını iddia etti.
KIRCA'NIN İNTİHARI
Doğu Perinçek, “Türk yurtseverliğine karşı bu dalgalarda mahkemenizin büyük bir sorumluluğu vardır. Tarihe böyle geçecektir. Bir kahraman şakağına dayıyor tabancayı ve tetiğini çekiyor. Demek ki yaşamayı zindan etmişiz” dedi. Her milletin zorda kaldığı zamanlarda kahramanlara ihtiyaç duyduğunu belirten Perinçek, Ergenekon'da bir demircinin kahraman olduğunu, Kurtuluş Savaşı'nda da Mustafa Kemal'in önderlik ettiğini anlattı. “Ankara'daki evinde intihar eden Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca'nın arkasından ağıt yakmadığını, burada meselenin Kırca'nın canı değil, katledilen Cumhuriyet olduğunu” iddia eden Perinçek, yaratılan ideolojik iklimde vatanseverliğin suç sayıldığını, ihanete ise sonuna kadar özgürlük tanındığını savundu.
Bir gazetede Kırca'nın ölümüne ilişkin yayınlanan köşe yazısını okuyarak eleştirilerde bulunan Perinçek, bu süreçte mahkemenin dahlinin bulunup bulunmadığının da tartışılması gerektiğini savundu. Perinçek, “İçeride bunu tartışmamız lazım. Sizin payınız da var, benim payım da var. Ben kendi payımı üstleniyorum. Ben yeterince mücadele edememişim yazıklar olsun bize. Bu hükümeti devirememişiz, yazıklar olsun bize” diye konuştu. Perinçek, Türk ordusuna karşı psikolojik bir savaş yürütüldüğünü ve ordunun savaş idaresinin yok edilmek istendiğini öne sürdü. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün bazı açıklamalarını hatırlatan Perinçek, “PKK'lıların iddia makamını desteklediğini” ileri sürerek, “duruşmanın başladığı 20 Ekim tarihinde Türk bayrağı taşıyan binlerce kişinin, yargılananları desteklemek amacıyla Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin önüne geldiğini, yaklaşık 30 kişilik PKK'lı bir grubun da savcı Zekeriya Öz'ü desteklediğini” iddia etti.
Perinçek, “Türk Silahlı Kuvvetleri, futbol topu gibi her gün tekmeleniyor. Genelkurmayın bir dilekçe yazacak mecali yok. Bugün Türkiye'de hukuk devleti falan yoktur. Hukuk devleti hikaye bugün. Amerika hukuku var” görüşünü ileri sürdü.
“Ergenekon” davasının bugünkü duruşmasında, tutuklu sanıklardan İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek'in savunması sürüyor.
Perinçek, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada başladığı savunmasında, bu davada, karanlık, eksik, tartışmalı ya da çelişkili kalan hiçbir husus olmamasını istediğini söyledi.
Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün, duruşmalar başladığında, “Burada, gerçekleri hep birlikte ortaya çıkaracağız” dediğini hatırlatan Perinçek, “Sayın Başkan'ın bu çağrısından cesaret alarak heyetten, savcılardan, müdahil avukatlarından talebim şudur, bana soru sorun. Avukatlarım bilgilendirilmiştir. Bana sorulan hiçbir soruya itiraz etmeyecekler. Savcılarımız da çekinmesinler. Bu soruyu sorarsak itiraz edilir diye düşünmesinler. Kanun dışı sorsunlar, hukuk dışı sorsunlar. Zaten yeterince hukuku çiğnediler” görüşünü savundu.
Perinçek, her konuda sorulara cevap vereceğini vurgulayarak, şu görüşleri dile getirdi:
“Kahramanları intihar eden bir millet ayakta kalamaz. Kahramanları intihar eden bir ordu savaşma yeteneğini kaybeder. Kahramanları intihar eden bir yargı, başka büyük bir devletin infaz memurluğuna dönüşür. Şu anda Türk yargısı ABD'nin infaz memurluğuna dönüşmektedir. Hayretler içinde kaldık. Eski YÖK Başkanı, (ben sapına kadar Amerikancıyım) diyor. Yani diyor ki (ben suçsuzum, ben Amerikancıyım, beni neden aldınız) Demek ki Türk Ceza Kanunu değişmiş. Koskoca eski Genelkurmay Başkanı diyor ki, (ben Kuzey Irak'ta 1995 yılında Çelik Harekatını yaptım. Kardak operasyonunu yaptım. ABD'ye karşı operasyonlar yaptım, benim suçum budur) diyor. 1998-2002 yılları arasındaki Genelkurmay Başkanı da diyor ki, (benim hedef alınmamın sebebi Amerika'nın Kuzey Irak politikalarına karşı durmamdır)”
Türk Ceza Kanunu'nda yer alan ve davada da suçlamalara temel oluşturan bazı maddelerin yürürlükte olmadığını öne süren Perinçek, ABD'nin çıkar ve emellerine karşı fiiller işleyen ve hatta zihninde fikirler bulunan kişilerin suçlu olduğu yönünde bir uygulamanın yapıldığını iddia etti.
KIRCA'NIN İNTİHARI
Doğu Perinçek, “Türk yurtseverliğine karşı bu dalgalarda mahkemenizin büyük bir sorumluluğu vardır. Tarihe böyle geçecektir. Bir kahraman şakağına dayıyor tabancayı ve tetiğini çekiyor. Demek ki yaşamayı zindan etmişiz” dedi. Her milletin zorda kaldığı zamanlarda kahramanlara ihtiyaç duyduğunu belirten Perinçek, Ergenekon'da bir demircinin kahraman olduğunu, Kurtuluş Savaşı'nda da Mustafa Kemal'in önderlik ettiğini anlattı. “Ankara'daki evinde intihar eden Emekli Jandarma Albay Abdülkerim Kırca'nın arkasından ağıt yakmadığını, burada meselenin Kırca'nın canı değil, katledilen Cumhuriyet olduğunu” iddia eden Perinçek, yaratılan ideolojik iklimde vatanseverliğin suç sayıldığını, ihanete ise sonuna kadar özgürlük tanındığını savundu.
Bir gazetede Kırca'nın ölümüne ilişkin yayınlanan köşe yazısını okuyarak eleştirilerde bulunan Perinçek, bu süreçte mahkemenin dahlinin bulunup bulunmadığının da tartışılması gerektiğini savundu. Perinçek, “İçeride bunu tartışmamız lazım. Sizin payınız da var, benim payım da var. Ben kendi payımı üstleniyorum. Ben yeterince mücadele edememişim yazıklar olsun bize. Bu hükümeti devirememişiz, yazıklar olsun bize” diye konuştu. Perinçek, Türk ordusuna karşı psikolojik bir savaş yürütüldüğünü ve ordunun savaş idaresinin yok edilmek istendiğini öne sürdü. DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün bazı açıklamalarını hatırlatan Perinçek, “PKK'lıların iddia makamını desteklediğini” ileri sürerek, “duruşmanın başladığı 20 Ekim tarihinde Türk bayrağı taşıyan binlerce kişinin, yargılananları desteklemek amacıyla Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin önüne geldiğini, yaklaşık 30 kişilik PKK'lı bir grubun da savcı Zekeriya Öz'ü desteklediğini” iddia etti.
Perinçek, “Türk Silahlı Kuvvetleri, futbol topu gibi her gün tekmeleniyor. Genelkurmayın bir dilekçe yazacak mecali yok. Bugün Türkiye'de hukuk devleti falan yoktur. Hukuk devleti hikaye bugün. Amerika hukuku var” görüşünü ileri sürdü.
ATALAR ATASI GİDER
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ergenekonda 11. Dalga Operasyonu
Ergenekon'da bu sabah farklı şehirlerde başlatılan eş zamanlı operasyonlarda TV'lerde yaptığı yorumlardan tanınan Erhan Göksel ve gazeteci Ünal İnanç gözaltına alındı. Göksel AKP'ye yönelik sert yorumlarıyla tanınıyor, gazeteci İnanç ise yıllardır yaptığı MİT ve polis haberleriyle biliniyor...
ERHAN GÖKSEL EN SON BUNLARI SÖYLEMİŞTİ
Erhan Göksel ’in 18 ocak 2009’da SKYTurk’ de yayımlanan Gürkan Hacır’ın “Şimdiki Zaman” programındaki sözlerinden satırbaşları:
“Dünyayı anlamak ve görebilmek için “bilgi, algılama ve enformasyon” gerekir.”
“Bir toplum aydınlatılmazsa, bir toplumun kültür temelleri kurulamazsa, o toplum hiçbir yere gidemez.”
“Ergenekon Davası’nın ek iddianamesi yerel seçimler öncesi ‘Darbe Teşebbüsü’nden gelecek gibi gözüküyor.”
“AKP, Ergenekon davası sürecinde kendisine karşı olan güç odaklarını bu davanın psikolojisi ile geri püskürtmeyi başarmıştır.”
“Ergenekon Davası’nın gelişimi kamuoyu açısından gittikçe siyasallaşıyor imajını da birlikte getirmiştir.”
“Tutuklanan insanların bir kısmının suçluğu ile ilgili ciddi endişelerim var.”
“Bu davanın seyri, AKP’ye karşı olan güç odaklarını, ABD’de geçmişte yaşanan McCarthy hareketi gibi sindirmiştir.”
“Bu davanın 5 yıldan az sürmesi fiziken imkansızdır. Sanki dava bitmesin isteniyor .”
“22 Temmuz Seçimlerinde AKP’nin karşısında kutup olarak CHP vardı. Bugün ise güçlü adaylar var.”
“AKP’nin karşısındakiler, AKP’yi iktidardan indirmek için gözlerine güçlü gelen adaya oy verecekler. Yani aday iyi ise partiye değil adaya oy verecekler.”
“Erdoğan’ın tavrı nedeniyle AKP ile Kürtler arasındaki bağ koptu.”
“AKP, Üsküdar’ı Saadet Partisi’ne kaybetmiş görünüyor.”
“AKP, bir çok ilde beklenenin aksine aday tercihinde büyük hatalar yapmıştır.”
“AKP’nin teşkilat yoklamaları ve aday anketleri gerçekte, Erdoğan’ın kendi adayını partisine empoze etmek için yapılmaktadır.”
“AKP-CHP ikilemi o derece iç içe geçmiş durumda ki, aday değişimleri bile bu iki parti arasında adeta yer değiştirme halini aldı.”
“Türkiye’nin Hamas’ın seçilmiş liderleri ile değil de Halit Meşal ile görüşerek yalnızlaştırılması da aslında bir İsrail projesidir.”
“Erdoğan’ın İsrail’e yönelik söylemleri yerel seçimlere giderken iç siyasete yönelik söylemlerdir.”
“İsrail’in bu harekatı önceden planlamış olduğu açıkça ortadadır.”
“İsrail, 2005’de BM kararıyla boşaltmak zorunda kaldığı toprakları yeniden işgal etmiştir.”
“İsrail bu toprakları Filistinliler’den arındırmak için hareket ediyor.”
“İsrail Batı Dünyası’na karşı Türkiye’yi Hamas’la aynı sepete koyarak yalnızlaştırma politikası gütmektedir.”
GAZETECİ İNAL İNANÇ DÜN ŞU SORULARI SORMUŞTU
Dün Odatv'de yayımlanan bir haberde gazeteci Ünal İnanç'ın Tuncay Güney ile ilgili soruları yayımlanmıştı. İşte o haber.
POLİS MUHABİRLERİNİN DUAYENİ ÜNAL İNANÇ SORUYOR
Türkiye'nin en kıdemli polis-adliye gazetecisi Ünal İnanç, aykirihaber.net adlı haber sitesinde Tuncay Güney ile ilgili ilginç sorular yöneltti.
Yıllardır polis ve MİT ile ilgili haberler yapan Ünal İnanç'ın soruları şöyle;
"-Tuncay Güney’e; 1997 yılında Milli İstihbarat Teşkilatı Tuncay Güney’i İran dönüşünde gözaltına alıp sorguladı mı sorgulamadı mı?
- İran gizli servisiyle ilgili anlatımları oldu mu?
- O ülkede kendisine tattırılan hazlardan bahsetti mi bahsetmedi mi?
Gerçi gevezelikleri sırasında Türkiye’deki bir İran gizli servis görevlisinden bahsediyor.
Son iki soru:
- İran masası Tuncay Güney’i ülkeye haber getirip götüren faydalı bir insan olarak mı izliyordu yoksa karşı tarafa angaje bir adam olarak mı?
- Ve bu adam sormadan anlatan bir insan olarak 1997′de Ergenekon’dan bahsetmiş miydi?"
ERHAN GÖKSEL EN SON BUNLARI SÖYLEMİŞTİ
Erhan Göksel ’in 18 ocak 2009’da SKYTurk’ de yayımlanan Gürkan Hacır’ın “Şimdiki Zaman” programındaki sözlerinden satırbaşları:
“Dünyayı anlamak ve görebilmek için “bilgi, algılama ve enformasyon” gerekir.”
“Bir toplum aydınlatılmazsa, bir toplumun kültür temelleri kurulamazsa, o toplum hiçbir yere gidemez.”
“Ergenekon Davası’nın ek iddianamesi yerel seçimler öncesi ‘Darbe Teşebbüsü’nden gelecek gibi gözüküyor.”
“AKP, Ergenekon davası sürecinde kendisine karşı olan güç odaklarını bu davanın psikolojisi ile geri püskürtmeyi başarmıştır.”
“Ergenekon Davası’nın gelişimi kamuoyu açısından gittikçe siyasallaşıyor imajını da birlikte getirmiştir.”
“Tutuklanan insanların bir kısmının suçluğu ile ilgili ciddi endişelerim var.”
“Bu davanın seyri, AKP’ye karşı olan güç odaklarını, ABD’de geçmişte yaşanan McCarthy hareketi gibi sindirmiştir.”
“Bu davanın 5 yıldan az sürmesi fiziken imkansızdır. Sanki dava bitmesin isteniyor .”
“22 Temmuz Seçimlerinde AKP’nin karşısında kutup olarak CHP vardı. Bugün ise güçlü adaylar var.”
“AKP’nin karşısındakiler, AKP’yi iktidardan indirmek için gözlerine güçlü gelen adaya oy verecekler. Yani aday iyi ise partiye değil adaya oy verecekler.”
“Erdoğan’ın tavrı nedeniyle AKP ile Kürtler arasındaki bağ koptu.”
“AKP, Üsküdar’ı Saadet Partisi’ne kaybetmiş görünüyor.”
“AKP, bir çok ilde beklenenin aksine aday tercihinde büyük hatalar yapmıştır.”
“AKP’nin teşkilat yoklamaları ve aday anketleri gerçekte, Erdoğan’ın kendi adayını partisine empoze etmek için yapılmaktadır.”
“AKP-CHP ikilemi o derece iç içe geçmiş durumda ki, aday değişimleri bile bu iki parti arasında adeta yer değiştirme halini aldı.”
“Türkiye’nin Hamas’ın seçilmiş liderleri ile değil de Halit Meşal ile görüşerek yalnızlaştırılması da aslında bir İsrail projesidir.”
“Erdoğan’ın İsrail’e yönelik söylemleri yerel seçimlere giderken iç siyasete yönelik söylemlerdir.”
“İsrail’in bu harekatı önceden planlamış olduğu açıkça ortadadır.”
“İsrail, 2005’de BM kararıyla boşaltmak zorunda kaldığı toprakları yeniden işgal etmiştir.”
“İsrail bu toprakları Filistinliler’den arındırmak için hareket ediyor.”
“İsrail Batı Dünyası’na karşı Türkiye’yi Hamas’la aynı sepete koyarak yalnızlaştırma politikası gütmektedir.”
GAZETECİ İNAL İNANÇ DÜN ŞU SORULARI SORMUŞTU
Dün Odatv'de yayımlanan bir haberde gazeteci Ünal İnanç'ın Tuncay Güney ile ilgili soruları yayımlanmıştı. İşte o haber.
POLİS MUHABİRLERİNİN DUAYENİ ÜNAL İNANÇ SORUYOR
Türkiye'nin en kıdemli polis-adliye gazetecisi Ünal İnanç, aykirihaber.net adlı haber sitesinde Tuncay Güney ile ilgili ilginç sorular yöneltti.
Yıllardır polis ve MİT ile ilgili haberler yapan Ünal İnanç'ın soruları şöyle;
"-Tuncay Güney’e; 1997 yılında Milli İstihbarat Teşkilatı Tuncay Güney’i İran dönüşünde gözaltına alıp sorguladı mı sorgulamadı mı?
- İran gizli servisiyle ilgili anlatımları oldu mu?
- O ülkede kendisine tattırılan hazlardan bahsetti mi bahsetmedi mi?
Gerçi gevezelikleri sırasında Türkiye’deki bir İran gizli servis görevlisinden bahsediyor.
Son iki soru:
- İran masası Tuncay Güney’i ülkeye haber getirip götüren faydalı bir insan olarak mı izliyordu yoksa karşı tarafa angaje bir adam olarak mı?
- Ve bu adam sormadan anlatan bir insan olarak 1997′de Ergenekon’dan bahsetmiş miydi?"
ATALAR ATASI GİDER
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ergenekonda 11. Dalga Operasyonu
Cumhuriyet tarihinin en büyük idari affına, 9 bin marka taklitçiliği davası da girecek.
HÜKÜMETİN, 31 Aralık 2008’de yürürlüğe giren TCK’daki, ’Kanunsuz suç ve ceza olmaz. İdari tasarrufla suç ve ceza konulamaz’ genel düzenlemesiyle, en büyük idari affa imza attığı ortaya çıktı. Yargılaması süren 9 bin marka taklitçiliği davası da yeni düzenleme yapılsa bile düşecek.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma kurullarının verdiği kararlar, patent, endüstriyel tasarımlar ve markalarla ilgili idari işlemler, Kaçakçılık Kanunu, Askerlik Yasası’ndan verilen idari nitelikli cezalar, valilik kararları, genelgeler, yönetmelikler ve tüzüklerle verilen idari cezalara ilişkin binlerce dava, "Kanunsuz suç yaratılamayacağı" ve "İdari kararla suç ve ceza konulamayacağı" genel ilkesi çerçevesinde affa girecek. Bu konuda verilen mahkûmiyet kararlarını, mahkeme ve Yargıtay bozacak. Mahkûmiyetler, bu düzenleme yüzünden beraate dönecek.
Çek Yasası tartışılıyor
Yargıtay kaynakları, genel ilkenin yürürlüğe girmesinin bir idari af sonucu doğuracağını doğruladılar. Yargıtay 10. Ceza Dairesi de Çek Yasası’ndaki tüzel kişilere idari para cezaları verilmesine iişkin düzenlemenin, bu çerçevede olup olmadığını hala tartışıyor. Yargıtay’ın, Çek Yasası’nın bu hükümlerini de affa sokması halinde, çek davaları içinden çıkılmaz bir hal alacak.
’Taklit’e de beraat
Hükümetin, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra düşmelerini önlemek amacıyla düzenleme yapmak için harekete geçtiği 9 bin taklit davası da kurtarılamayacak. TBMM Genel Kurulu gündemindeki bu düzenleme çıksa bile geriye yürümeyeceği için lehe kanun olarak TCK’nın genel ilkeleri uygulanacak. 9 bin taklit dosyası ile ilgili mahkûmiyet kararları, "KHK ile ceza verilemez" diye bozularak, beraat kararları verilecek. Yargıtay, marka taklitçiliği dosyalarının durumunu önümüzdeki günlerde ele alacak.
Tam bir perişanlık
CHP’li İsa Gök, "Bu, Cumhuriyet tarihinde çıkarılan en büyük idari aftır. Tutuklu olanların hepsi çıkacak. Etkilenen tüm işlemler için yeni kanun çıkarmak lazım. Hiçbir markanın güvencesi yok. Her türlü markanın taklidi yapılabilir. Yargıtay ve mahkemeler perişan olacak" değerlendirmesini yaptı.
Gözden kaçan olabilir
AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, "Gözden kaçmış birşey olabilir, ama büyük oranda uyum temin edildi. O nedenle bu sene bu maddenin yürürlüğü için yeni bir değişiklik yapılmadı. Uyumu yapılmadık çok az yasa var" dedi. Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü ise idari af değerlendirmesine karşı çıktı. Geçen şubat ayında 170 kanunda bu uyarlamanın yapıldığını, arkasından Kabahatlar Kanunu’nun çıkarıldığını savunan Köylü, "Bazılarını suç olarak değerlendirdik, bazılarını para cezasına çevirdik. Sadece Anayasa Mahkemesi’nin bazı maddelerin iptali nedeniyle Markalar Kanunu’nda sorun var. Onu da Genel Kurul gündemindeki yeni düzenlemeyle çözeceğiz. Ama onda da tazminat yönü olduğu için sorun olmuyor" diye konuştu.
HÜKÜMETİN, 31 Aralık 2008’de yürürlüğe giren TCK’daki, ’Kanunsuz suç ve ceza olmaz. İdari tasarrufla suç ve ceza konulamaz’ genel düzenlemesiyle, en büyük idari affa imza attığı ortaya çıktı. Yargılaması süren 9 bin marka taklitçiliği davası da yeni düzenleme yapılsa bile düşecek.
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma kurullarının verdiği kararlar, patent, endüstriyel tasarımlar ve markalarla ilgili idari işlemler, Kaçakçılık Kanunu, Askerlik Yasası’ndan verilen idari nitelikli cezalar, valilik kararları, genelgeler, yönetmelikler ve tüzüklerle verilen idari cezalara ilişkin binlerce dava, "Kanunsuz suç yaratılamayacağı" ve "İdari kararla suç ve ceza konulamayacağı" genel ilkesi çerçevesinde affa girecek. Bu konuda verilen mahkûmiyet kararlarını, mahkeme ve Yargıtay bozacak. Mahkûmiyetler, bu düzenleme yüzünden beraate dönecek.
Çek Yasası tartışılıyor
Yargıtay kaynakları, genel ilkenin yürürlüğe girmesinin bir idari af sonucu doğuracağını doğruladılar. Yargıtay 10. Ceza Dairesi de Çek Yasası’ndaki tüzel kişilere idari para cezaları verilmesine iişkin düzenlemenin, bu çerçevede olup olmadığını hala tartışıyor. Yargıtay’ın, Çek Yasası’nın bu hükümlerini de affa sokması halinde, çek davaları içinden çıkılmaz bir hal alacak.
’Taklit’e de beraat
Hükümetin, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra düşmelerini önlemek amacıyla düzenleme yapmak için harekete geçtiği 9 bin taklit davası da kurtarılamayacak. TBMM Genel Kurulu gündemindeki bu düzenleme çıksa bile geriye yürümeyeceği için lehe kanun olarak TCK’nın genel ilkeleri uygulanacak. 9 bin taklit dosyası ile ilgili mahkûmiyet kararları, "KHK ile ceza verilemez" diye bozularak, beraat kararları verilecek. Yargıtay, marka taklitçiliği dosyalarının durumunu önümüzdeki günlerde ele alacak.
Tam bir perişanlık
CHP’li İsa Gök, "Bu, Cumhuriyet tarihinde çıkarılan en büyük idari aftır. Tutuklu olanların hepsi çıkacak. Etkilenen tüm işlemler için yeni kanun çıkarmak lazım. Hiçbir markanın güvencesi yok. Her türlü markanın taklidi yapılabilir. Yargıtay ve mahkemeler perişan olacak" değerlendirmesini yaptı.
Gözden kaçan olabilir
AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, "Gözden kaçmış birşey olabilir, ama büyük oranda uyum temin edildi. O nedenle bu sene bu maddenin yürürlüğü için yeni bir değişiklik yapılmadı. Uyumu yapılmadık çok az yasa var" dedi. Adalet Komisyonu Başkanvekili Hakkı Köylü ise idari af değerlendirmesine karşı çıktı. Geçen şubat ayında 170 kanunda bu uyarlamanın yapıldığını, arkasından Kabahatlar Kanunu’nun çıkarıldığını savunan Köylü, "Bazılarını suç olarak değerlendirdik, bazılarını para cezasına çevirdik. Sadece Anayasa Mahkemesi’nin bazı maddelerin iptali nedeniyle Markalar Kanunu’nda sorun var. Onu da Genel Kurul gündemindeki yeni düzenlemeyle çözeceğiz. Ama onda da tazminat yönü olduğu için sorun olmuyor" diye konuştu.
ATALAR ATASI GİDER
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ergenekonda 11. Dalga Operasyonu
Türk ****l Sendikası hakkında suç duyurusu yapıldı
Türk ****l Sendikası Manisa Şube Başkanı Mehmet Ali Özaltın, Sendika Genel Başkanı Mustafa Özbek ile Yönetim Kurulu üyeleri hakkında, ''sendikayı zarara uğrattıkları ve haksız kazanç elde ettikleri'' iddiasıyla suç duyurusunda bulundu
Özaltın, avukatı Ali Aslan Yıldırım ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek, suç duyurusu dilekçesini Basın Savcısı Nadi Türkaslan'a verdi.
Mehmet Ali Özaltın'a, tehdit edilmesi gerekçesiyle 24 saat süreyle verilen koruma polisi de eşlik etti.
Suç duyurusu dilekçesinde, Türk ****l Sendikası Genel Başkanı , Genel Başkan Yardımcısı ve Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Pevrül Kavlak, Genel Başkan Yardımcısı Mecit Hazır, Genel Sekreter Muharrem Aslıyüce, Genel Mali Sekreter Mehmet Soyupek ile ''araştırma sonucu ortaya çıkacak diğer kişilerin yaptıkları eylem ve işlemlerle sendikayı zarara uğrattıkları, muvazaalı işlemler yaptıkları ve haksız kazanç elde ettikleri'' öne sürüldü.
Dilekçede, sendikanın parasıyla kurulan Avrasya TV ve Baha Haber Ajansı şirketlerinin kuruluş, devir ve satış işlemlerinin ''muvazaalı olduğu'', Özbek ve yakın çevresine haksız kazanç sağlamayı amaçladığı iddia edildi.
Avrasya TV'ye kazanç sağlamak için Türk ****l Sendikası Genel Başkanı Özbek'in toplantı, panel ve onuşmaların kanaldan yayınlandığı, karşılığında da sendikanın kanala para ödediği anlatılan dilekçede, sendikanın bazı salonlarının kanala tahsis edildiği, program yapan bazı kişilerin kanaldan değil, ''danışman'' adı altında sendikadan para aldıkları savunuldu.
''Toplu iş sözleşmeleri döneminde işverenlere kanala reklam vermesi için baskı yapıldığı'' öne sürülen dilekçede, sendikanın sahibi olduğu Ankara Esenboğa Havalimanı yakınlarındaki Büyük Anadolu Oteli aracılığıyla da ''birilerinin haksız kazanç sağladığı'' ifade edildi.
Dilekçede, sendikanın, Didim'deki 5 yıldızlı otel inşaatının, ihaleye çıkarılmadan Büyük Anadolu Otelinin işletmecisi şirkete verildiği kaydedildi.
-AVRASYA ****L İŞÇİLERİ FEDERASYONU-
Türk ****l Sendikasının öncülüğünde kurulan Avrasya ****l İşçileri Federasyonunun Başkanlığında Mustafa Özbek'in bulunduğu ve buradan maaş aldığı belirtilen dilekçede, federasyona bağlı 19 yabancı sendikanın aidat ödemediği, tüm giderlerin Türk ****l tarafından karşılandığı savunuldu. Bunun, sendikanın gereksiz olarak gider yapmasına neden olduğu ifade edilen dilekçede, ''Karşılığında ise Mustafa Özbek'e ilave bir maaş ve unvan sağlamaktadır''denildi.
Sendika hesaplarından, yönetici yakınlarının da içinde bulunduğu birçok kişiye danışman ve personel adı altında ücret ödendiği öne sürülen dilekçede, ''Mustafa Özbek ve çocuklarına ait Türkiye, KKTC ve diğer ülkelerdeki mal varlıklarının araştırılmasını, kaynağının ne olduğunun sorulmasını, mal varlıklarının elde edilme sürecinde herhangi bir suç unsuru varsa bu nedenle cezalandırılmasını talep etmekteyiz'' ifadesine yer verildi.
-ÖZALTIN'IN AÇIKLAMASI-
Suç duyurusunda bulunmasının ardından Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Özaltın, suç duyurusunda bulunduğu için müthiş bir manevi rahatlık duyduğunu ve sendikacılık yapmak isteyenlerin önünü açtığını düşündüğünü ifade etti.
Avrasya TV'nin kurulmasının ardından ciddi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını öne süren Özaltın, ''Toplu sözleşme masalarında, kanala reklam alma pazarlığı içinde olmayı hiçbir dönem içime sindiremedim. Bu, işçilere verilecek paralardan talep edildiğinde, vicdani rahatsızlık duymaya başladım'' dedi.
''İllegal, tabiri caiz ise sendika içinde rant cephesi haline gelen organize yapının herkesi rahatsız ettiğini'' kaydeden Özaltın, suç duyurusunda bulunma kararından sonra çok sayıda teşekkür ve tebrik telefonu aldığını anlattı.
Suç duyurusunda bulunarak, ''kellesini koltuğun altına aldığını'' söyleyen Özaltın, dolaylı yollardan tehdit aldığını, devletin de kendisine koruma sağladığını bildirdi.
Özaltın, ''İnanıyorum ki savcıların yapacağı çalışma sonucunda son yılların en büyük yolsuzluğu ortaya çıkacaktır. Savcılara ve yargıya güveniyorum. Bunun çok ivedilikle olmasını istiyorum. Çünkü şube başkanları zan altında, baskı altında. Şu anda çok ciddi kararlar alınıyor'' diye konuştu.
Avrasya TV'ye reklam alınmadan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin bitirilmemesi konusunda ilke kararı alındığının kendilerine iletildiğini iddia eden Özaltın, ''Ergenekon'' terör örgütüne para aktarıldığına yönelik iddialara ilişin soru üzerine, konuyla ilgili araştırmaların yürütüldüğünü ifade etti.
Mehmet Ali Özaltın, ''Her vatandaşın duyumları gibi, bizim de bu şekilde gözlemlerimiz var'' dedi.
Özaltın, ''Yazar Ergün Poyraz'ın kitaplarının Türk ****l tarafından finanse edildiği'' iddialarının sorulması üzerine, şunları kaydetti:
''Bize bunlar geldi. Bakıyorum şu anda Ergün Poyraz içeride. Musa'nın Çocukları diye bir kitabı geldi. Bunun içerisinde bizim hemşehrimiz Sayın Bülent Arınç'a yönelik de birtakım iddialar vardı. Sendikanın asıl işlerinin bunlar olduğu konusunda ciddi kaygılarımız var. Bu kitaplar, sendika tarafından bize verildi. Savcımız araştırdığı zaman herhalde çok daha büyük şeylere ulaşacaktır.''
Şok iddia: Türk ****l, Ergenekon'a para aktardı
Ergenekon terör örgütü tutuklularına verdiği destekten dolayı eleştirilen Türk ****l Sendikası Başkanı Mustafa Özbek ile şube başkanları arasında büyük bir kavga yaşanıyor.
Sendikadan Özbek'in oğlunun yönetim kurulu başkanı olduğu ART Televizyonu'na para aktarılmasına karşı çıkan Manisa Şube Başkanı Mehmet Ali Özaltın başta olmak üzere bazı şubeler, tehdit ve istifa baskısı yüzünden suç duyurusuna hazırlanıyor. Aynı zamanda Türk İş il temsilcisi de olan Özaltın, Ergenekon ile Türk ****l arasındaki bağlantıya ilişkin de çarpıcı iddialarda bulunuyor. Bu konudaki belgeleri Savcı Zekeriya Öz'e ulaştıracağını açıklayan Özaltın, "Özbek'in Ergenekon'a aktardığı paralarla ilgili olarak ciddi belgeler vereceğiz. Örneğin Bursa'da yapılan mitingde organizatör Hurşit Tolon paşaydı. İşyerlerinden arabalar kaldırdık. Bizim işçilerimiz katıldı. İşçiler tehditle, baskıyla gitti. Şu anda da benim işyeri temsilcilerim tehdit ediliyor." ifadelerini kullanıyor.
Türk ****l, Cumhuriyet Gazetesi ortaklığı ve 33 yıldır değişmeyen başkanı ile Türkiye'nin en çok tartışılan örgütlerinin başında geliyor. Zaman'a konuşan Özaltın, baskılara direndiğini ve savcılığa suç duyurusunda bulunacağını belirterek, 33 yıldır Türk ****l'in başında bulunan Mustafa Özbek'in Cumhuriyet'in yüzde 40'ının da içinde bulunduğu dudak uçuklatan mal varlığına dikkat çekiyor. Türk ****l'deki onlarca yolsuzluk olayına ilişkin çarpıcı detaylar aktarıyor. Özaltın, yolsuzluk çarkına ilişkin şu örneği veriyor: "Sendikanın mal varlığını, otellerini örneğin 10 bin YTL ile kiraya veriyorlar. Daha sonra aynı yere 400-500 bin YTL 'eğitim semineri' gideri olarak fatura karşılığı para aktarılıyor. Parayı paylaşıyorlar."
Dört genel merkez yöneticisinin Manisa'ya gelerek istifasını istediğini anlatan Özaltın, "İstifamızın istenmesinin asıl nedeni, ART'ye para aktarılmasına göz yummak istemememiz. Sendikamızda ART'ye reklam almadan toplu sözleşme bitiremezsiniz. Ben de içime sindiremiyorum artık bu şekilde işçiyi satmayı. Televizyon nasıl kuruldu, nasıl paralar aktarıldı. Bununla ilgili suç duyurusunda bulunacağım." dedi. 15 yıldır şube başkanlığı yaptığını aktaran Özaltın, kendisine İzmir, Bursa'nın yanı sıra genel merkezden de destek verenlerin olduğunu belirtiyor. İsmini açıklamadığı bir genel merkez yöneticisinin de suç duyurusuna hazırlandığını ifade ediyor. Seçimle geldiğini ve görevinin başında olduğunu belirten Özaltın, "Ancak gelip şubeye oturdular. Yönetimdeki arkadaşları baskı ile istifa ettirmeye çalışıyorlar. Direnen var, direnemeyen var. Ama biz 5 kişi direniyoruz. 5 kişi kaldığı sürece de şubeyi feshedemiyorlar." diyor.
Yapacağı suç duyurusunun çok önemli olduğunu belirten Özaltın'ın tek endişesi olayın üzerinin kapatılması. Yaşananların sıradan bir yolsuzluk olayı olmadığını söyleyen Özaltın, "Bu, trilyonların havada uçuştuğu bir olay. Belki 15-20 yılın en büyük skandalı. Mesela sendikamıza ait bir binayı, kendi taşeron firmasının patronuna satış gösteriyor. Oradan da şu anda oğlunun yönetim kurulu başkanlığı yaptığı ART'ye satılıyor. Satış bedeli olarak da komik bir meblağ gösteriliyor. Böylece sendikanın malı, ART'ye peşkeş çekiliyor. Ayrıca ART kurulurken sendikadan ciddi paralar aktarılmış." diyor. Özaltın, Emin Çölaşan ile Mustafa Balbay'a da sendikadan para verildiğini iddia ediyor. ART'de Türk Kahvesi isimli programı yapan Turgay Yıldız ve Bahadır Tokmak'ın uzun süre sendikanın kadrosunda gösterildiğini belirten Özaltın, ulusalcıların kurduğu 'Türkiyem' grubunun tamamen Türk ****l tarafından finanse edildiğine dikkat çekiyor.
Özbek'in serveti dudak uçuklatıyor
Türk ****l Sendikası'nın 33 yıldır değişmeyen başkanı Mustafa Özbek, hem sendika dışı işleriyle hem de siyasi faaliyetleriyle en çok tartışılan isimlerin başında geliyor. Ortaokul mezunu Özbek, televizyon kanalı, otelleri ve gaz dolum tesisinin yanı sıra onlarca gayrimenkule sahip. Özbek'in Ergenekon operasyonunda tutuklanan birçok isimle sıkı ilişkileri olduğu ileri sürülüyor. Kendi anlatımıyla fakir bir ailenin çocuğu olarak işçiliğe başlayan Özbek'in sendikacılık hayatında büyük servet edindiği sürekli gündeme geliyor. İddialara göre, Özbek, Cumhuriyet Gazetesi'nin yüzde 40'lık hissesine de sahip. Türk ****l'in yatırımları 1 milyar doları aşıyor. Ankara ve Kıbrıs'ta 5 yıldızlı oteller, radyo ve televizyon kanalları bunlardan bazıları. ART'nin künyesinde genel koordinatör olarak Ahmet Özbek, mali koordinatör olarak ise Alparslan Özbek ismi yer alıyor.
JİTEM'ci albay yoğun bakımda
Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen emekli Albay Arif Doğan, kalp yetmezliğinden 10 gündür Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi'nde kalıyor. Silivri Kapalı L Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Albay Doğan, 25 Eylül 2008 tarihinde nefes darlığı ve göğüste sıkışma şikâyetiyle Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil servisine kaldırıldı. Koroner Yoğun Bakım ünitesinde tedavisi yapılan Doğan, 27 Eylül 2008 tarihinde Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Doğan, 'kalp ön duvar akut transmural miyokart enfarktüsü' teşhisiyle yoğun bakıma alındı. Kalp rahatsızlığının yanısıra diyabet ve panik atak hastası Doğan, halen yoğun bakımda tutuluyor. Mürsel Karadeniz, İstanbul
Gürcihan'a Büyükanıt'a hakaretten ceza
Ergenekon terör örgütü davasının tutuklu sanığı Behiç Gürcihan, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a hakaretten ceza aldı. Bodrum 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Gürcihan, kendisine ait 'acikistihbarat' isimli web sitesinde 'Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile kamu görevlisine hakaret' eden bir yazıya yer verdiği için yargılanıyordu. Dava konusu olan yazının sahibi Türk Gençliği Hareketi Kurucusu ve Sözcüsü Cem Kılıç ile yazıyı yayınlayan Gürcihan'a, 11 ay 20 günlük hapis, 5 yıl boyunca çeşitli haklardan mahrum bırakılma ve 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulma cezası verildi. Mahkeme, sanıklar hakkında 11 ay 20 günlük cezanın ertelenmesine de karar verdi. TGH Sözcüsü Cem Kılıç geçtiğimiz yıl "turkkaderi.net" isimli internet sitesinde "Bir başka gerçek devletin tepesindeki ulu-satıcılar ve Türk milleti" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'a yönelik eleştirel yazılara yer veren "acikistihbarat" isimli internet sitesi söz konusu bu yazıyı 16 Ocak 2007'de yayınladı. Söz konusu yazı sebebiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Erkan Acar, İstanbul
'Danıştay saldırısında Ergenekon izi araştırılsın'
'Danıştay saldırısı-Ergenekon bağlantısı'nın netlik kazanması yönünde önemli adım atıldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Ergenekon davası iddianamesinde yer alan belgeler ışığında bağlantının araştırılmasını istedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Danıştay davasıyla ilgili kararın bozulmasını talep etti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ne gönderilen tebliğnamede, "Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Danıştay'a yapılan silahlı saldırı davasına ilişkin verdiği kararının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce hazırlanan iddianamede Danıştay saldırısıyla dava dosyası arasında ilişki bulunduğu iddiaları değerlendirilmelidir." denildi. Tebliğname üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bir tetkik hakimini görevlendirerek davayı ivedilikle görüşme kararı aldı. Tetkik hakimine davanın geniş kapsamlı olması sebebiyle başkaca dosya verilmemesi kararlaştırıldı. Danıştay davasının müzakereleri sanık ve müdahil avukatların katılımıyla Yargıtay Başkanlar Kurulu salonunda duruşmalı yapılacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Ergenekon iddianamesi ve eklerinin DVD ortamında istenildiği de ifade edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını usulden ya da esastan bozabilir. Yerel mahkemenin kararı usul yönünden bozulması halinde dava yeniden görülecek. Daire, esas incelemesinde Danıştay saldırısıyla Ergenekon terör örgütü arasında bağlantı olduğu görüşüne varırsa, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını eksik soruşturma gerekçesiyle bozabilecek. Bu durumda, Danıştay'a saldırı davası Ergenekon davasıyla birleştirilebilecek. Metin Arslan, Ankara
Ergenekon duruşması görüntülü kaydedilecek
Avrupa'nın en büyük cezaevi özelliğini taşıyan Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki adliyede görülecek Ergenekon davasının duruşmaları için görüntülü ve sesli kayıt sistemi kuruluyor. Sistem sayesinde Ergenekon davasına ilişkin duruşmada, salondaki sanık ve avukat beyanları dahil tüm konuşmalar kayıt altına alınacak. Aynı sistem daha önce Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesi ile ilgili yargılamada kullanılmıştı. Aralarında emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de bulunduğu 46'sı tutuklu 86 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması, 20 Ekim Pazartesi günü yapılacak. Duruşmada, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2 üye hakim ve mahkeme başkanından oluşan heyet yargılamayı yapacak. Duruşmada, davanın iddianamesini hazırlayan 3 cumhuriyet savcısından Mehmet Ali Pekgüzel ile Nihat Taşkın hazır bulunacak. Savcılar Pekgüzel ve Taşkın yargılama boyunca duruşmalara katılacak. İlk duruşmada iddianamenin tamamının ya da sanıklarla ilgili genel bölümlerin yer aldığı kısımlarının okunması bekleniyor. Duruşmayı izleyecek basın mensupları ve sanık yakınlarının duruşma girişinde kullanacağı özel giriş kartları da hazırlanıyor. İstanbul, aa
İşçilikten dudak uçuklatan mal varlığına
Ergenekon Terör Örgütü'nün finansörlerinden olduğu iddia edilen Türk ****l İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek'in gözaltına alınması dikkatleri Özbek'in dudak uçuklatan malvarlığına çevirdi. Makine Kimya Endüstrisi'nde (MKE) çalışma hayatına atılan Mustafa Özbek, 1971 yılına kadar sıradan bir işçi olarak hayatını sürdürdü. 1971'de sendikacılık hayatına atıldı ve 4 yılda Türk ****l Sendikası'nın genel başkanlık kotluna oturdu. Tam 34 yıldır da bu koltuğu kimseye bırakmıyor.
Çankaya'da 2 apartman
Kuşadası'nda villa
Ankara'da 12 dönümlük arazi üzerinde havuzlu villa
Ankara Çubuk yolunda ****l Kooperatifi'nde bulunan dubleks villa
Ankara Keçiören'de 2 daire
Ankara Bahçelievler'de 2 daire
Ankara Bilkent'te villa
Ankara ODTÜ Kooperatifi'nde hisse
Ankara Gazi Üniversitesi Kooperatifi'nde dubleks villa
Bursa'da ultla lüks bir daire
Kırıkkale'de 5 katlı, 10 daireli apartman, (Burada, Orman İşletme Müdürlüğü kiracı olarak oturuyor)
İzmir'de kooperatif hissesi
Kırıkkale'de 40 dönüm arazi
Ankara OSTİM'de tüp gaz dolum tesisi
Kendisine ait bir jeep, eşi ve çocuklarına ait 4 otomobil
Ankara Beysukent'te 4 katlı villa
Ankara Beysukent'te villa
Ankara Çayyolu'nda kooperatif hissesi
Çubuk'ta havuzlu çiftlik
Kıbrıs'taki Özbek varlıkları
Kıbrıs-Girne Çatalköy'de 15 dönüm arazi üzerinde 2 villa
Kıbrıs-Girne Karaoğlu Mahallesi'nde daire
Kıbrıs Ozanköy'de 15 dönüm arazi
Yukarı Girne'de 1 daire
Küçükkaymaklı'da 1 daire
Kızılbaş Organize Sanayi'de tekstil fabrikası
Kıbrıs'ın en lüks semtinde 15 daire
Tarla, arsa, bahçeli bir ev ve değerli ağaçlar...
Daireler, arsalar, fabrikalar...
Özbek'in Kıbrıs'taki mallarının haddi hesabı yok.
Kıbrıs-Girne Çatalköy'de 15 dönüm arazi üzerinde 2 villa
Kıbrıs-Girne Karaoğlu Mahallesi'nde daire
Kıbrıs Ozanköy'de 15 dönüm arazi
Yukarı Girne'de 1 daire
Küçükkaymaklı'da 1 daire
Kızılbaş Organize Sanayi'de Tekstil fabrikası
Kıbrıs'ın en lüks semtinde 15 daire
Tarla, arsa, bahçeli bir ev ve değerli ağaçlar.
Türk ****l Sendikası Manisa Şube Başkanı Mehmet Ali Özaltın, Sendika Genel Başkanı Mustafa Özbek ile Yönetim Kurulu üyeleri hakkında, ''sendikayı zarara uğrattıkları ve haksız kazanç elde ettikleri'' iddiasıyla suç duyurusunda bulundu
Özaltın, avukatı Ali Aslan Yıldırım ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gelerek, suç duyurusu dilekçesini Basın Savcısı Nadi Türkaslan'a verdi.
Mehmet Ali Özaltın'a, tehdit edilmesi gerekçesiyle 24 saat süreyle verilen koruma polisi de eşlik etti.
Suç duyurusu dilekçesinde, Türk ****l Sendikası Genel Başkanı , Genel Başkan Yardımcısı ve Türk-İş Genel Teşkilatlandırma Sekreteri Pevrül Kavlak, Genel Başkan Yardımcısı Mecit Hazır, Genel Sekreter Muharrem Aslıyüce, Genel Mali Sekreter Mehmet Soyupek ile ''araştırma sonucu ortaya çıkacak diğer kişilerin yaptıkları eylem ve işlemlerle sendikayı zarara uğrattıkları, muvazaalı işlemler yaptıkları ve haksız kazanç elde ettikleri'' öne sürüldü.
Dilekçede, sendikanın parasıyla kurulan Avrasya TV ve Baha Haber Ajansı şirketlerinin kuruluş, devir ve satış işlemlerinin ''muvazaalı olduğu'', Özbek ve yakın çevresine haksız kazanç sağlamayı amaçladığı iddia edildi.
Avrasya TV'ye kazanç sağlamak için Türk ****l Sendikası Genel Başkanı Özbek'in toplantı, panel ve onuşmaların kanaldan yayınlandığı, karşılığında da sendikanın kanala para ödediği anlatılan dilekçede, sendikanın bazı salonlarının kanala tahsis edildiği, program yapan bazı kişilerin kanaldan değil, ''danışman'' adı altında sendikadan para aldıkları savunuldu.
''Toplu iş sözleşmeleri döneminde işverenlere kanala reklam vermesi için baskı yapıldığı'' öne sürülen dilekçede, sendikanın sahibi olduğu Ankara Esenboğa Havalimanı yakınlarındaki Büyük Anadolu Oteli aracılığıyla da ''birilerinin haksız kazanç sağladığı'' ifade edildi.
Dilekçede, sendikanın, Didim'deki 5 yıldızlı otel inşaatının, ihaleye çıkarılmadan Büyük Anadolu Otelinin işletmecisi şirkete verildiği kaydedildi.
-AVRASYA ****L İŞÇİLERİ FEDERASYONU-
Türk ****l Sendikasının öncülüğünde kurulan Avrasya ****l İşçileri Federasyonunun Başkanlığında Mustafa Özbek'in bulunduğu ve buradan maaş aldığı belirtilen dilekçede, federasyona bağlı 19 yabancı sendikanın aidat ödemediği, tüm giderlerin Türk ****l tarafından karşılandığı savunuldu. Bunun, sendikanın gereksiz olarak gider yapmasına neden olduğu ifade edilen dilekçede, ''Karşılığında ise Mustafa Özbek'e ilave bir maaş ve unvan sağlamaktadır''denildi.
Sendika hesaplarından, yönetici yakınlarının da içinde bulunduğu birçok kişiye danışman ve personel adı altında ücret ödendiği öne sürülen dilekçede, ''Mustafa Özbek ve çocuklarına ait Türkiye, KKTC ve diğer ülkelerdeki mal varlıklarının araştırılmasını, kaynağının ne olduğunun sorulmasını, mal varlıklarının elde edilme sürecinde herhangi bir suç unsuru varsa bu nedenle cezalandırılmasını talep etmekteyiz'' ifadesine yer verildi.
-ÖZALTIN'IN AÇIKLAMASI-
Suç duyurusunda bulunmasının ardından Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Özaltın, suç duyurusunda bulunduğu için müthiş bir manevi rahatlık duyduğunu ve sendikacılık yapmak isteyenlerin önünü açtığını düşündüğünü ifade etti.
Avrasya TV'nin kurulmasının ardından ciddi baskılarla karşı karşıya kaldıklarını öne süren Özaltın, ''Toplu sözleşme masalarında, kanala reklam alma pazarlığı içinde olmayı hiçbir dönem içime sindiremedim. Bu, işçilere verilecek paralardan talep edildiğinde, vicdani rahatsızlık duymaya başladım'' dedi.
''İllegal, tabiri caiz ise sendika içinde rant cephesi haline gelen organize yapının herkesi rahatsız ettiğini'' kaydeden Özaltın, suç duyurusunda bulunma kararından sonra çok sayıda teşekkür ve tebrik telefonu aldığını anlattı.
Suç duyurusunda bulunarak, ''kellesini koltuğun altına aldığını'' söyleyen Özaltın, dolaylı yollardan tehdit aldığını, devletin de kendisine koruma sağladığını bildirdi.
Özaltın, ''İnanıyorum ki savcıların yapacağı çalışma sonucunda son yılların en büyük yolsuzluğu ortaya çıkacaktır. Savcılara ve yargıya güveniyorum. Bunun çok ivedilikle olmasını istiyorum. Çünkü şube başkanları zan altında, baskı altında. Şu anda çok ciddi kararlar alınıyor'' diye konuştu.
Avrasya TV'ye reklam alınmadan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin bitirilmemesi konusunda ilke kararı alındığının kendilerine iletildiğini iddia eden Özaltın, ''Ergenekon'' terör örgütüne para aktarıldığına yönelik iddialara ilişin soru üzerine, konuyla ilgili araştırmaların yürütüldüğünü ifade etti.
Mehmet Ali Özaltın, ''Her vatandaşın duyumları gibi, bizim de bu şekilde gözlemlerimiz var'' dedi.
Özaltın, ''Yazar Ergün Poyraz'ın kitaplarının Türk ****l tarafından finanse edildiği'' iddialarının sorulması üzerine, şunları kaydetti:
''Bize bunlar geldi. Bakıyorum şu anda Ergün Poyraz içeride. Musa'nın Çocukları diye bir kitabı geldi. Bunun içerisinde bizim hemşehrimiz Sayın Bülent Arınç'a yönelik de birtakım iddialar vardı. Sendikanın asıl işlerinin bunlar olduğu konusunda ciddi kaygılarımız var. Bu kitaplar, sendika tarafından bize verildi. Savcımız araştırdığı zaman herhalde çok daha büyük şeylere ulaşacaktır.''
Şok iddia: Türk ****l, Ergenekon'a para aktardı
Ergenekon terör örgütü tutuklularına verdiği destekten dolayı eleştirilen Türk ****l Sendikası Başkanı Mustafa Özbek ile şube başkanları arasında büyük bir kavga yaşanıyor.
Sendikadan Özbek'in oğlunun yönetim kurulu başkanı olduğu ART Televizyonu'na para aktarılmasına karşı çıkan Manisa Şube Başkanı Mehmet Ali Özaltın başta olmak üzere bazı şubeler, tehdit ve istifa baskısı yüzünden suç duyurusuna hazırlanıyor. Aynı zamanda Türk İş il temsilcisi de olan Özaltın, Ergenekon ile Türk ****l arasındaki bağlantıya ilişkin de çarpıcı iddialarda bulunuyor. Bu konudaki belgeleri Savcı Zekeriya Öz'e ulaştıracağını açıklayan Özaltın, "Özbek'in Ergenekon'a aktardığı paralarla ilgili olarak ciddi belgeler vereceğiz. Örneğin Bursa'da yapılan mitingde organizatör Hurşit Tolon paşaydı. İşyerlerinden arabalar kaldırdık. Bizim işçilerimiz katıldı. İşçiler tehditle, baskıyla gitti. Şu anda da benim işyeri temsilcilerim tehdit ediliyor." ifadelerini kullanıyor.
Türk ****l, Cumhuriyet Gazetesi ortaklığı ve 33 yıldır değişmeyen başkanı ile Türkiye'nin en çok tartışılan örgütlerinin başında geliyor. Zaman'a konuşan Özaltın, baskılara direndiğini ve savcılığa suç duyurusunda bulunacağını belirterek, 33 yıldır Türk ****l'in başında bulunan Mustafa Özbek'in Cumhuriyet'in yüzde 40'ının da içinde bulunduğu dudak uçuklatan mal varlığına dikkat çekiyor. Türk ****l'deki onlarca yolsuzluk olayına ilişkin çarpıcı detaylar aktarıyor. Özaltın, yolsuzluk çarkına ilişkin şu örneği veriyor: "Sendikanın mal varlığını, otellerini örneğin 10 bin YTL ile kiraya veriyorlar. Daha sonra aynı yere 400-500 bin YTL 'eğitim semineri' gideri olarak fatura karşılığı para aktarılıyor. Parayı paylaşıyorlar."
Dört genel merkez yöneticisinin Manisa'ya gelerek istifasını istediğini anlatan Özaltın, "İstifamızın istenmesinin asıl nedeni, ART'ye para aktarılmasına göz yummak istemememiz. Sendikamızda ART'ye reklam almadan toplu sözleşme bitiremezsiniz. Ben de içime sindiremiyorum artık bu şekilde işçiyi satmayı. Televizyon nasıl kuruldu, nasıl paralar aktarıldı. Bununla ilgili suç duyurusunda bulunacağım." dedi. 15 yıldır şube başkanlığı yaptığını aktaran Özaltın, kendisine İzmir, Bursa'nın yanı sıra genel merkezden de destek verenlerin olduğunu belirtiyor. İsmini açıklamadığı bir genel merkez yöneticisinin de suç duyurusuna hazırlandığını ifade ediyor. Seçimle geldiğini ve görevinin başında olduğunu belirten Özaltın, "Ancak gelip şubeye oturdular. Yönetimdeki arkadaşları baskı ile istifa ettirmeye çalışıyorlar. Direnen var, direnemeyen var. Ama biz 5 kişi direniyoruz. 5 kişi kaldığı sürece de şubeyi feshedemiyorlar." diyor.
Yapacağı suç duyurusunun çok önemli olduğunu belirten Özaltın'ın tek endişesi olayın üzerinin kapatılması. Yaşananların sıradan bir yolsuzluk olayı olmadığını söyleyen Özaltın, "Bu, trilyonların havada uçuştuğu bir olay. Belki 15-20 yılın en büyük skandalı. Mesela sendikamıza ait bir binayı, kendi taşeron firmasının patronuna satış gösteriyor. Oradan da şu anda oğlunun yönetim kurulu başkanlığı yaptığı ART'ye satılıyor. Satış bedeli olarak da komik bir meblağ gösteriliyor. Böylece sendikanın malı, ART'ye peşkeş çekiliyor. Ayrıca ART kurulurken sendikadan ciddi paralar aktarılmış." diyor. Özaltın, Emin Çölaşan ile Mustafa Balbay'a da sendikadan para verildiğini iddia ediyor. ART'de Türk Kahvesi isimli programı yapan Turgay Yıldız ve Bahadır Tokmak'ın uzun süre sendikanın kadrosunda gösterildiğini belirten Özaltın, ulusalcıların kurduğu 'Türkiyem' grubunun tamamen Türk ****l tarafından finanse edildiğine dikkat çekiyor.
Özbek'in serveti dudak uçuklatıyor
Türk ****l Sendikası'nın 33 yıldır değişmeyen başkanı Mustafa Özbek, hem sendika dışı işleriyle hem de siyasi faaliyetleriyle en çok tartışılan isimlerin başında geliyor. Ortaokul mezunu Özbek, televizyon kanalı, otelleri ve gaz dolum tesisinin yanı sıra onlarca gayrimenkule sahip. Özbek'in Ergenekon operasyonunda tutuklanan birçok isimle sıkı ilişkileri olduğu ileri sürülüyor. Kendi anlatımıyla fakir bir ailenin çocuğu olarak işçiliğe başlayan Özbek'in sendikacılık hayatında büyük servet edindiği sürekli gündeme geliyor. İddialara göre, Özbek, Cumhuriyet Gazetesi'nin yüzde 40'lık hissesine de sahip. Türk ****l'in yatırımları 1 milyar doları aşıyor. Ankara ve Kıbrıs'ta 5 yıldızlı oteller, radyo ve televizyon kanalları bunlardan bazıları. ART'nin künyesinde genel koordinatör olarak Ahmet Özbek, mali koordinatör olarak ise Alparslan Özbek ismi yer alıyor.
JİTEM'ci albay yoğun bakımda
Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderilen emekli Albay Arif Doğan, kalp yetmezliğinden 10 gündür Kartal Koşuyolu Kalp Hastanesi'nde kalıyor. Silivri Kapalı L Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Albay Doğan, 25 Eylül 2008 tarihinde nefes darlığı ve göğüste sıkışma şikâyetiyle Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil servisine kaldırıldı. Koroner Yoğun Bakım ünitesinde tedavisi yapılan Doğan, 27 Eylül 2008 tarihinde Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Doğan, 'kalp ön duvar akut transmural miyokart enfarktüsü' teşhisiyle yoğun bakıma alındı. Kalp rahatsızlığının yanısıra diyabet ve panik atak hastası Doğan, halen yoğun bakımda tutuluyor. Mürsel Karadeniz, İstanbul
Gürcihan'a Büyükanıt'a hakaretten ceza
Ergenekon terör örgütü davasının tutuklu sanığı Behiç Gürcihan, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a hakaretten ceza aldı. Bodrum 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Gürcihan, kendisine ait 'acikistihbarat' isimli web sitesinde 'Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ile kamu görevlisine hakaret' eden bir yazıya yer verdiği için yargılanıyordu. Dava konusu olan yazının sahibi Türk Gençliği Hareketi Kurucusu ve Sözcüsü Cem Kılıç ile yazıyı yayınlayan Gürcihan'a, 11 ay 20 günlük hapis, 5 yıl boyunca çeşitli haklardan mahrum bırakılma ve 5 yıl denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulma cezası verildi. Mahkeme, sanıklar hakkında 11 ay 20 günlük cezanın ertelenmesine de karar verdi. TGH Sözcüsü Cem Kılıç geçtiğimiz yıl "turkkaderi.net" isimli internet sitesinde "Bir başka gerçek devletin tepesindeki ulu-satıcılar ve Türk milleti" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt'a yönelik eleştirel yazılara yer veren "acikistihbarat" isimli internet sitesi söz konusu bu yazıyı 16 Ocak 2007'de yayınladı. Söz konusu yazı sebebiyle Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Erkan Acar, İstanbul
'Danıştay saldırısında Ergenekon izi araştırılsın'
'Danıştay saldırısı-Ergenekon bağlantısı'nın netlik kazanması yönünde önemli adım atıldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Ergenekon davası iddianamesinde yer alan belgeler ışığında bağlantının araştırılmasını istedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Danıştay davasıyla ilgili kararın bozulmasını talep etti. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'ne gönderilen tebliğnamede, "Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Danıştay'a yapılan silahlı saldırı davasına ilişkin verdiği kararının ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce hazırlanan iddianamede Danıştay saldırısıyla dava dosyası arasında ilişki bulunduğu iddiaları değerlendirilmelidir." denildi. Tebliğname üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bir tetkik hakimini görevlendirerek davayı ivedilikle görüşme kararı aldı. Tetkik hakimine davanın geniş kapsamlı olması sebebiyle başkaca dosya verilmemesi kararlaştırıldı. Danıştay davasının müzakereleri sanık ve müdahil avukatların katılımıyla Yargıtay Başkanlar Kurulu salonunda duruşmalı yapılacak. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan Ergenekon iddianamesi ve eklerinin DVD ortamında istenildiği de ifade edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararını usulden ya da esastan bozabilir. Yerel mahkemenin kararı usul yönünden bozulması halinde dava yeniden görülecek. Daire, esas incelemesinde Danıştay saldırısıyla Ergenekon terör örgütü arasında bağlantı olduğu görüşüne varırsa, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararını eksik soruşturma gerekçesiyle bozabilecek. Bu durumda, Danıştay'a saldırı davası Ergenekon davasıyla birleştirilebilecek. Metin Arslan, Ankara
Ergenekon duruşması görüntülü kaydedilecek
Avrupa'nın en büyük cezaevi özelliğini taşıyan Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki adliyede görülecek Ergenekon davasının duruşmaları için görüntülü ve sesli kayıt sistemi kuruluyor. Sistem sayesinde Ergenekon davasına ilişkin duruşmada, salondaki sanık ve avukat beyanları dahil tüm konuşmalar kayıt altına alınacak. Aynı sistem daha önce Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesi ile ilgili yargılamada kullanılmıştı. Aralarında emekli Tuğgeneral Veli Küçük ile İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de bulunduğu 46'sı tutuklu 86 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması, 20 Ekim Pazartesi günü yapılacak. Duruşmada, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2 üye hakim ve mahkeme başkanından oluşan heyet yargılamayı yapacak. Duruşmada, davanın iddianamesini hazırlayan 3 cumhuriyet savcısından Mehmet Ali Pekgüzel ile Nihat Taşkın hazır bulunacak. Savcılar Pekgüzel ve Taşkın yargılama boyunca duruşmalara katılacak. İlk duruşmada iddianamenin tamamının ya da sanıklarla ilgili genel bölümlerin yer aldığı kısımlarının okunması bekleniyor. Duruşmayı izleyecek basın mensupları ve sanık yakınlarının duruşma girişinde kullanacağı özel giriş kartları da hazırlanıyor. İstanbul, aa
İşçilikten dudak uçuklatan mal varlığına
Ergenekon Terör Örgütü'nün finansörlerinden olduğu iddia edilen Türk ****l İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Özbek'in gözaltına alınması dikkatleri Özbek'in dudak uçuklatan malvarlığına çevirdi. Makine Kimya Endüstrisi'nde (MKE) çalışma hayatına atılan Mustafa Özbek, 1971 yılına kadar sıradan bir işçi olarak hayatını sürdürdü. 1971'de sendikacılık hayatına atıldı ve 4 yılda Türk ****l Sendikası'nın genel başkanlık kotluna oturdu. Tam 34 yıldır da bu koltuğu kimseye bırakmıyor.
Çankaya'da 2 apartman
Kuşadası'nda villa
Ankara'da 12 dönümlük arazi üzerinde havuzlu villa
Ankara Çubuk yolunda ****l Kooperatifi'nde bulunan dubleks villa
Ankara Keçiören'de 2 daire
Ankara Bahçelievler'de 2 daire
Ankara Bilkent'te villa
Ankara ODTÜ Kooperatifi'nde hisse
Ankara Gazi Üniversitesi Kooperatifi'nde dubleks villa
Bursa'da ultla lüks bir daire
Kırıkkale'de 5 katlı, 10 daireli apartman, (Burada, Orman İşletme Müdürlüğü kiracı olarak oturuyor)
İzmir'de kooperatif hissesi
Kırıkkale'de 40 dönüm arazi
Ankara OSTİM'de tüp gaz dolum tesisi
Kendisine ait bir jeep, eşi ve çocuklarına ait 4 otomobil
Ankara Beysukent'te 4 katlı villa
Ankara Beysukent'te villa
Ankara Çayyolu'nda kooperatif hissesi
Çubuk'ta havuzlu çiftlik
Kıbrıs'taki Özbek varlıkları
Kıbrıs-Girne Çatalköy'de 15 dönüm arazi üzerinde 2 villa
Kıbrıs-Girne Karaoğlu Mahallesi'nde daire
Kıbrıs Ozanköy'de 15 dönüm arazi
Yukarı Girne'de 1 daire
Küçükkaymaklı'da 1 daire
Kızılbaş Organize Sanayi'de tekstil fabrikası
Kıbrıs'ın en lüks semtinde 15 daire
Tarla, arsa, bahçeli bir ev ve değerli ağaçlar...
Daireler, arsalar, fabrikalar...
Özbek'in Kıbrıs'taki mallarının haddi hesabı yok.
Kıbrıs-Girne Çatalköy'de 15 dönüm arazi üzerinde 2 villa
Kıbrıs-Girne Karaoğlu Mahallesi'nde daire
Kıbrıs Ozanköy'de 15 dönüm arazi
Yukarı Girne'de 1 daire
Küçükkaymaklı'da 1 daire
Kızılbaş Organize Sanayi'de Tekstil fabrikası
Kıbrıs'ın en lüks semtinde 15 daire
Tarla, arsa, bahçeli bir ev ve değerli ağaçlar.
ATALAR ATASI GİDER
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ergenekonda 11. Dalga Operasyonu
Antalya'da gözaltına alınan özel harekatçı polisin hangi bombalama olayı sırasında Özel Harekat Şube Müdürü olduğunu biliyor musunuz?
Antalya'da Özel Harekat Şubesi Müdür Yardımcısı Servet Kaynak ile aynı şubede gözaltına polis memuru Fahri Süslü ve ismi öğrenilemeyen bir polis memuru gözaltına alındı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden gelen özel ekipler ile Antalya Emniyeti ekiplerinin sabah saat 06.00 sıralarında ortaklaşa düzenlediği operasyonda gözaltına alınan kişilerin evlerinde de arama yapıldığı öğrenildi.
Gözaltına alınan Özel Harekat Şube Müdür Yardımcısı Servet Kaynak'ın 9 Kasım 2005'te Şemdinli'de Umut Kitabevi'nin bombalanması olayı sırasında Şemdinli Özel Harekat Şube Müdürü olarak görev yaptığı, 1.5 yıl önce Antalya'ya tayin edildiği öğrenildi.
Kaynak'ın evinde yapılan aramalarda bilgisayarına incelenmek üzere el konulduğu
Antalya'da Özel Harekat Şubesi Müdür Yardımcısı Servet Kaynak ile aynı şubede gözaltına polis memuru Fahri Süslü ve ismi öğrenilemeyen bir polis memuru gözaltına alındı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden gelen özel ekipler ile Antalya Emniyeti ekiplerinin sabah saat 06.00 sıralarında ortaklaşa düzenlediği operasyonda gözaltına alınan kişilerin evlerinde de arama yapıldığı öğrenildi.
Gözaltına alınan Özel Harekat Şube Müdür Yardımcısı Servet Kaynak'ın 9 Kasım 2005'te Şemdinli'de Umut Kitabevi'nin bombalanması olayı sırasında Şemdinli Özel Harekat Şube Müdürü olarak görev yaptığı, 1.5 yıl önce Antalya'ya tayin edildiği öğrenildi.
Kaynak'ın evinde yapılan aramalarda bilgisayarına incelenmek üzere el konulduğu
ATALAR ATASI GİDER
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ergenekonda 11. Dalga Operasyonu
Erhan Göksel'in gözaltına alınmasının arkasında "gizli" bir soruşturma mı yatıyor? O soruşturma emrini hangi üst makam vermiş? İşte Göksel'in gözaltına alınmasında ilginç ayrıntı... Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt ve eşi Ferda Paksüt, Ankara’da Turhan Çömez'le görüşmeye giderken takip edildiği ve dinlendiği gerekçesiyle bir polis aracını ihbar etmişti.
Bunun üzerine Paksüt çifti, Cumhuriyet Başsavcılığına “usulsüz” dinlendikleri gerekçesiyle şikayette bulunmuştu. İddialara Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz olmak üzere ilgili birimlerinden “bunun doğru olmadığı yolunda” açıklama gelmişti.
Ankara Emniyet Müdürlüğü dinleme iddialarını reddettiği gibi aracın Paksüt çifti için değil uyuşturucu operasyonu için bölgede olduğunu savunmuştu.
Ancak Strateji Uzmanı Erhan Göksel “Gerçek Gelecek” programında bu dinleme cihazlarının varlığından söz etmişti. Ve ‘A1-5j’ adı verilen bu cihazların yasadışı olduğundan söz etmiş, bu aletlerin emniyette olduğunu söylemişti. Erhan Göksel, uzaktan dinleme yapan üstün teknolojik cihazlardan 2005 yılında 17 adet satın alındığını da ifade etmişti.
Odatv.com’a gelen duyumlara göre; devlet bilgilerini açıkladığı iddiasıyla Erhan Göksel’e Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek tarafından, Başbakan imzalı “gizli” bir soruşturma açıldı.
Erhan Göksel’in avukatları tarafından ise karşı soruşturma açıldı.
Gizli yürütülen bu soruşturma, Erhan Göksel’in bugün Ergenekon’un 11. dalgasında gözaltına alınmasında bir neden mi acaba?
Bunun üzerine Paksüt çifti, Cumhuriyet Başsavcılığına “usulsüz” dinlendikleri gerekçesiyle şikayette bulunmuştu. İddialara Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz olmak üzere ilgili birimlerinden “bunun doğru olmadığı yolunda” açıklama gelmişti.
Ankara Emniyet Müdürlüğü dinleme iddialarını reddettiği gibi aracın Paksüt çifti için değil uyuşturucu operasyonu için bölgede olduğunu savunmuştu.
Ancak Strateji Uzmanı Erhan Göksel “Gerçek Gelecek” programında bu dinleme cihazlarının varlığından söz etmişti. Ve ‘A1-5j’ adı verilen bu cihazların yasadışı olduğundan söz etmiş, bu aletlerin emniyette olduğunu söylemişti. Erhan Göksel, uzaktan dinleme yapan üstün teknolojik cihazlardan 2005 yılında 17 adet satın alındığını da ifade etmişti.
Odatv.com’a gelen duyumlara göre; devlet bilgilerini açıkladığı iddiasıyla Erhan Göksel’e Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Ramazan Akyürek tarafından, Başbakan imzalı “gizli” bir soruşturma açıldı.
Erhan Göksel’in avukatları tarafından ise karşı soruşturma açıldı.
Gizli yürütülen bu soruşturma, Erhan Göksel’in bugün Ergenekon’un 11. dalgasında gözaltına alınmasında bir neden mi acaba?
ATALAR ATASI GİDER
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi