ERGENEKON'DA 3. İDDİANAME!BİN 454 SAYFA, 52 ŞÜPHELİ VAR!
Ergenekon'' soruşturması kapsamında 37'si tutuklu 52 şüpheli hakkında hazırlanan üçüncü iddianame, 1454 sayfadan oluşuyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan yazılı açıklamada, 12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye ilçesinde patlayıcı maddelerin ele geçirilmesiyle ilgili başlatılan soruşturma sonucu ortaya çıkarılan ve önceki incelemelerde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 1. maddesinde belirlenen amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş bir silahlı terör örgütü olduğu iddia edilen ''Ergenekon'' isimli organizasyonla ilgili olarak bugüne kadar 2 ayrı iddianameyle kamu davası açıldığı hatırlatıldı.
Açıklamada, ''17 Temmuz 2009 tarih ve 2009/565 sayılı üçüncü iddianame, 20 Temmuz 2009 tarihinde UYAP sistemin üzerinde önceki davalarla ilgili fiili ve hukuki irtibatı sebebiyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine tevzi edilmiştir'' denildi.
İddianameyle ilgili teknik bilgilere de yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
''1454 sayfadan ibaret iddianame ile 52 şüpheli hakkında dava açılmış olup, bunların 37'si halen tutuklu olup, tutuklamalar 10 Ocak 2009 ile 17 Nisan 2009 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Şüphelilerden tutuklanan 4 kişi daha sonra tahliye olmuş, 11 şüpheli de hiç tutuklanmamıştır. İddianamenin giriş bölümünde örgüt çerçevesinde daha önce yapılan soruşturmalar ve açılan davalar özetlenmiş, örgütün gerçekleştirmeyi planladığı eylemler, gerçekleştirdiği eylemler, suikast planları ve el konulan silahlar anlatılmıştır.''
İddianamenin ikinci bölümünde şüphelilerin bireysel durumlarının da anlatıldığı belirtilen açıklamada, isnat edilen suçlar ve uygulanması talep edilen yasa maddelerine de yer verildiği bildirildi.
Her şüpheli için ''arama ve el koyma işlemlerinde bulunan delillerin anlatımı, el konulan delillerin incelenmesi (inceleme tutanakları, bilirkişi ve ekspertiz raporları...), teknik takip işlemleri (iletişimin dinlenmesi ve tespiti, gizli izleme...), tanık ifadeleri, diğer delillerin anlatılması, şüphelilerin emniyet ve savcılık ifadeleri ile hakim huzurundaki sorgusu, hukuki durumun anlatımı, netice ve talep'' konularının ele alındığı vurgulanan açıklamada, şöyle devam edildi:
''İddianamede her şüpheli, aşağıda yazılı suçlardan biri, birkaçı veya bir çoğu ile suçlandırılmış ve suça uyan kanun maddelerinin uygulanması talep edilmiştir.
'Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme', 'Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme', 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini engellemeye teşebbüs etme', 'Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek', 'Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme', 'Açıklanması yasaklanan gizli bilgileri temin etme', 'Sayı ve nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın alınması, taşınması, bulundurulması', 'Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma', 'Özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek', 'Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etme, amacı dışında kullanma, hile ile çalma'.''
''Ergenekon'' soruşturması kapsamında hazırlanan üçüncü iddianame mahkemece kabul edinceye kadar, soruşturmanın içeriğiyle ilgili bu aşamada ayrıntılı bilgi verilmesine imkan bulunmadığı ve gizlilik kuralının devam ettiği bildirildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan yazılı açıklamada, soruşturmayla ilgili teknik bilgilerin de yer aldığı bölümde, şunlar anlatıldı:
''Ergenekon silahlı terör örgütü çerçevesinde farklı zamanlarda ele geçirilen delillere göre yeni soruşturmalar başlatılmış, ikmal edilenlerle ilgili mukteza tayin edilmiş, ikmal edilemeyenlere devam edilmiş olup; üçüncü iddianamenin tanziminden sonra da her biri ayrı numaraya kayıtlı derdest soruşturmalar mevcut bulunmaktadır.
Soruşturmalar özel yetkili Cumhuriyet Başsavcıvekilinin gerektiğinde soruşturma işlemlerine bizzat katılımıyla ve genel olarak gözetim ve koordinesinde görevlendirdiği Cumhuriyet Savcılarınca yürütülmekte, arama, el koyma kararlarının yerine getirilmesi, ifade alma gibi yoğun işlemlerin devamı süresince Cumhuriyet Savcısı sayısı geçici olarak artırılmaktadır.
Yasalar gereğince soruşturma evresinde arama, el koyma, tutuklama gibi soruşturma işlemleri mahkemelerce verilen kararlar çerçevesinde uygulanmakta olup, bu tür kararlara itiraz edildiğinde ağır ceza mahkemesi heyetince incelenmekte ve sonuçlandırılmaktadır.
Soruşturma evresinde görev yapan hakimler ve mahkemeler nöbet sistemine göre çalıştıklarından bir başkan ve en az 3 üyesi bulunan 6 adet özel yetkili ağır ceza mahkemesi tek hakimle veya mahkeme olarak soruşturma işlemlerinde muhtelif tarihlerde kararlar vermiş olup, bu şekilde soruşturmaların muhtelif evrelerinde çok sayıda Cumhuriyet Savcısı görev yapmış olup, özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ve hakimlerinin bütüne yakını da bu soruşturmaya ilişkin kararlar vermişlerdir.''
-''HER TÜRLÜ ETKİDEN UZAK YARGI''-
Açıklamada, yasalara göre soruşturmanın içeriğinin açıklanamayacağına da vurgu yapılarak, şöyle devam edildi:
''Yasalara göre, soruşturmanın içeriği açıklanamaz ve yayınlanamaz. Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hakim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunulamaz.
Yargının her türlü etkiden uzak ve kendi mecrası içinde görevini yerine getirebilmesi için bütün kişi ve kurumların, basın ve yayın organların yasaların çizdiği çerçeve içinde kalarak konuya hassasiyetle yaklaşmaları gerekmektedir.
Yasalar gereğince iddianame mahkemece kabul edinceye kadar, soruşturma içeriğiyle ilgili bu aşamada ayrıntılı bilgi verilmesine imkan bulunmamakta ve gizlilik kuralı devam etmektedir.''
AA
Ergenekon haberleri:
Ergenekon haberleri:
Ergenekon haberleri:
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK), Adli Yargı Unvanlı Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Hakkındaki Kararnamesi Adalet Bakanlığının internet sitesinde yayımlandı. Ergenekon savcı ve hakimlerinin görev yeri değişmedi. "Süper Savcı" Murat Gök ise İzmir'den Samsun'a atandı.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanmasını isteyen ve adı, Ergenekon davasının Ankara'ya alınmasıyla mahkemede savcı olarak görevlendirilmesi gündeme gelen Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Osman Kaçmaz'ın yeri de değişmedi.
Kararname ile unvanlı 164 hakim ve savcının görev yeri değişti. 164 hakim ve savcının yeni görev yerleri HSYK'nın internet sitesinde yayınlandı.
Listede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı ile ''Ergenekon'' soruşturmasında görevli ve kararname çalışmaları sırasında isimleri sıkça gündeme gelen Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Fikret Seçen, Mehmet Murat Yönder, Nihat Taşkın, Kasım İlimoğlu, Ercan Şafak ve Mehmet Ali Pekgüzel yer almadı.
ERGENEKON'DA YETKİLENDİRME
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Olcay Seçkin'i CMK 250. madde kapsamındaki suçları soruşturmakla görevli savcılıkta, başsavcıvekili olarak yetkilendirdi.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, HSYK, bugün adli yargı unvanlı hakim ve savcılara ilişkin kararname taslağını karara bağlarken, bazı kararlar da aldı.
Buna göre, CMK 250. madde kapsamındaki suçları soruşturmakla görevli İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı ile birlikte bu suçları soruşturmakla görevli savcılığa Başsavcıvekili olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Olcay Seçkin de yetkilendirdi. CMK 250. madde kapsamındaki suçların, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Başsavcıvekili Turan Çolakkadı ve yeni yetkilendirilen Olcay Seçkin tarafından koordineli bir şekilde yürütüleceği bildirildi.
HABERTÜRK TV Muhabiri Zülfikar Ali Aydın, Seçkin'in Ergenekon soruşturması kapsamında da görevlendirilmesi söz konusu olabileceğini bildirdi. Seçkin, Çolakkadı ile aynı yetkilerde bulunacak. 250. madde ile ilgili soruşturmalarda soruşturma savcısı olarak da görev yapabilecek. Olcay Seçkin'in Ergenekon soruşturmasında görevlendirilmesi ihtimal dahilinde.
ERGENEKON SAVCILARINA YÖNELİK ŞİKAYETLER
''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten savcılarla ilgili şikayet ve suç duyurularıyla ilgili gereğinin yapılmasını da isteyen Kurul, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarla ilgili HSYK ve Adalet Bakanlığına yapılan şikayet ve suç duyuruları hakkında Adalet Bakanlığınca yasal gereğinin başlatılarak, Kurulca sonucuna göre işlem yapılmasını da karar altına aldı.
Her iki kararın da oy çokluğuyla alındığı öğrenildi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yargılanmasını isteyen ve adı, Ergenekon davasının Ankara'ya alınmasıyla mahkemede savcı olarak görevlendirilmesi gündeme gelen Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Osman Kaçmaz'ın yeri de değişmedi.
Kararname ile unvanlı 164 hakim ve savcının görev yeri değişti. 164 hakim ve savcının yeni görev yerleri HSYK'nın internet sitesinde yayınlandı.
Listede, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı ile ''Ergenekon'' soruşturmasında görevli ve kararname çalışmaları sırasında isimleri sıkça gündeme gelen Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Fikret Seçen, Mehmet Murat Yönder, Nihat Taşkın, Kasım İlimoğlu, Ercan Şafak ve Mehmet Ali Pekgüzel yer almadı.
ERGENEKON'DA YETKİLENDİRME
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Olcay Seçkin'i CMK 250. madde kapsamındaki suçları soruşturmakla görevli savcılıkta, başsavcıvekili olarak yetkilendirdi.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, HSYK, bugün adli yargı unvanlı hakim ve savcılara ilişkin kararname taslağını karara bağlarken, bazı kararlar da aldı.
Buna göre, CMK 250. madde kapsamındaki suçları soruşturmakla görevli İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı ile birlikte bu suçları soruşturmakla görevli savcılığa Başsavcıvekili olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Olcay Seçkin de yetkilendirdi. CMK 250. madde kapsamındaki suçların, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Başsavcıvekili Turan Çolakkadı ve yeni yetkilendirilen Olcay Seçkin tarafından koordineli bir şekilde yürütüleceği bildirildi.
HABERTÜRK TV Muhabiri Zülfikar Ali Aydın, Seçkin'in Ergenekon soruşturması kapsamında da görevlendirilmesi söz konusu olabileceğini bildirdi. Seçkin, Çolakkadı ile aynı yetkilerde bulunacak. 250. madde ile ilgili soruşturmalarda soruşturma savcısı olarak da görev yapabilecek. Olcay Seçkin'in Ergenekon soruşturmasında görevlendirilmesi ihtimal dahilinde.
ERGENEKON SAVCILARINA YÖNELİK ŞİKAYETLER
''Ergenekon'' soruşturmasını yürüten savcılarla ilgili şikayet ve suç duyurularıyla ilgili gereğinin yapılmasını da isteyen Kurul, Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılarla ilgili HSYK ve Adalet Bakanlığına yapılan şikayet ve suç duyuruları hakkında Adalet Bakanlığınca yasal gereğinin başlatılarak, Kurulca sonucuna göre işlem yapılmasını da karar altına aldı.
Her iki kararın da oy çokluğuyla alındığı öğrenildi.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
Ergenekon haberleri:
İşte Özkök'ün Ergenekon ifadesi
28 Temmuz [COLOR=#cc0000]2009 Salı 10:23
Emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök Ergenekon savcılarına 8 saat ifade vermişti. O ifade basına sızdı. Darbe planları konuşulmuş.
Ergenekon savcısıları Öz ile Seçen’e 8 saat ifade veren emekli Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün, emekli Org. Şener Eruygur’un adının karıştığı darbe planlarıyla ilgili olarak, “Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak, delil bulamadığım için işlem yapmadım” dediği öğrenildi
Milliyet'e göre; Ergenekon soruşturması kapsamında, İstanbul Cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz ile Fikret Seçen’e Genelkurmay Başkanlığı dönemindeki darbe girişimleri iddiaları nedeniyle ifade veren emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ün, “Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için işlem yapmadım” dediği öğrenildi.
“Soruşturmanın en kritik ifadesi” olarak gösterilen ifadede çok önemli ayrıntılar var:
[COLOR=#990000]ERGENEKON DAVASINI ÖVDÜ MÜ? Star gazetesinde dün yayımlanan habere göre, Ergenekon savcılarına, “Türkiye tarihinde kimsenin cesaret edemediği bir soruşturma başlattınız” dediği iddia edilen Özkök, bu konuda da şunları söyledi: “Haberi okudum. Takdir edersiniz ki, ‘öğrenildi, kaydedildi, belirtildi, deniliyor’ gibi kaynak gösterilmesine kılıf olan kelimelerle kurgulanmış yazılara, haberlere yorum yapmam fayda yaratmaz. Her şey hukuki süreç sonunda açığa çıkacaktır.” DARBE GÜNLÜKLERİ DİDİK DİDİK EDİLDİ
İkinci Ergenekon iddianamesinde, eski Jandarma Genel Komutanı Org. Şener Eruygur’un, dönemin kuvvet komutanları Org. Aytaç Yalman, Org. İbrahim Fırtına ve Org. Özden Örnek’le birlikte bazı darbe planları yaptığı ileri sürüldü.
Öz’ün de aralarında bulunduğu Ergenekon savcıları, Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven adlı darbe planlarının detaylarına da iddianamede yer verdi. Savcılar, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek’e ait olduğu iddia edilen “Darbe Günlükleri”ne iddianamede geniş yer ayırdı. İddianamede, bu konularla ilgili soruşturmanın “tefrik” (ayırma) edildiği belirtildi.
[COLOR=#990000]20 SAYFALIK İFADE VERDİ
Öz ile Seçen, tefrik edilen darbe girişimleri iddiaları dosyasıyla ilgili olarak, 25 Nisan’da gittikleri İzmir’de, Özkök’ün ifadesine başvurdu.
“ Bilgi sahibi” sıfatıyla İzmir Adliyesi’ndeki özel bir odada ifade veren Özkök’ün tutanağının yaklaşık 20 sayfa olduğu öğrenildi.
[COLOR=#990000]BİLGİM VARDI AMA DELİL YOKTU
Özkök’ün, darbe girişimi iddiaları konusunda, “Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için işlem yapmadım” dediği öğrenildi. Bu konuda daha önce “Girişimleri biliyorsa, neden işlem yapmadı?” şeklinde eleştirilere uğrayan Özkök, böylece, işlem yapmamasının nedenini de açıklamış oldu.
[COLOR=#990000]ERSÖZ GİZLİ DİNLEMEYİ REDDETTİ
Özkök’ün ifadesinde, Ergenekon davasının en önemli sanıklarından Eruygur’un, Jandarma Genel Komutanlığı döneminde en yakın çalıştığı isimlerden olan, eski Jandarma İstihbarat Daire Başkanı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’le ilgili iddialara da değindiği anlaşıldı.
Özkök’ün, çok sayıda kişinin telefonunu mahkeme kararı olmaksızın dinlettiği, kendisini ya da Eruygur’u ziyarete gelen kişilerin konuşmalarını kayda aldığı öne sürülen Ersöz için, “Ersöz’ü çağırıp görüştüm. İllegal telefon dinlemeleriyle ilgili konuştum. ‘Bu konular nedir?’ diye sordum. Bana, ‘Bunlar söz konusu olamaz’ dedi” şeklinde ifade verdiği öğrenildi.
[COLOR=#990000]GÜNLÜĞE GÖRE ÖZKÖK DARBE GİRİŞİMİNDEN HABERDAR
2. İddianame’nin 269. ve 270. sayfalarında yer alan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen “Darbe Günlükleri”nde, Özkök’ün darbe girişimlerinden haberdar olduğunun iddia edildiği ifadeler yer alıyor:
15 MART 2004: “Sabah bir ara beni Jandarma Genel Komutanı aradı. ‘Genelkurmay Başkanı her şeyi biliyor. Biraz önce beni aradı. Hemen öğleyin bir araya gelmemiz lazım’ dedi. Kendisine neleri bildiğini sordum, jandarma tesislerinde Ömer İzgi ile yemek yediğimizi biliyor. Hemen hemen her şeyi biliyor, dedi.”
16 MART 2004: “Genelkurmay Başkanı’nı görmeye gittim. Sonra oturduk ve bana TSK’da bölünmüş bir görüntü olduğunu ve bazı davranışların çok kötü değerlendirmelere neden olduğunu anlattı. Bizim yaptığımız bazı girişimler ve bilhassa Jandarma Genel Komutanı’nın girişimlerinin hemen hepsinden haberi vardı. Jandarma Genel Komutanı’nı nedense hedef olarak almıştı. ‘Bütün belgeler elimde, bunları devletin arşivlerine geçireceğim, bu tarihi bir görevdir. Şener’in yaptıkları yetkisini aşmaktadır. Kendi tesislerinde eski Meclis Başkanı ve rektörler ile de görüşme yapmış. Bunları nasıl yapar’ dedi...
28 Temmuz [COLOR=#cc0000]2009 Salı 10:23
Emekli Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök Ergenekon savcılarına 8 saat ifade vermişti. O ifade basına sızdı. Darbe planları konuşulmuş.
Ergenekon savcısıları Öz ile Seçen’e 8 saat ifade veren emekli Genelkurmay Başkanı Org. Hilmi Özkök’ün, emekli Org. Şener Eruygur’un adının karıştığı darbe planlarıyla ilgili olarak, “Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak, delil bulamadığım için işlem yapmadım” dediği öğrenildi
Milliyet'e göre; Ergenekon soruşturması kapsamında, İstanbul Cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz ile Fikret Seçen’e Genelkurmay Başkanlığı dönemindeki darbe girişimleri iddiaları nedeniyle ifade veren emekli Orgeneral Hilmi Özkök’ün, “Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için işlem yapmadım” dediği öğrenildi.
“Soruşturmanın en kritik ifadesi” olarak gösterilen ifadede çok önemli ayrıntılar var:
[COLOR=#990000]ERGENEKON DAVASINI ÖVDÜ MÜ? Star gazetesinde dün yayımlanan habere göre, Ergenekon savcılarına, “Türkiye tarihinde kimsenin cesaret edemediği bir soruşturma başlattınız” dediği iddia edilen Özkök, bu konuda da şunları söyledi: “Haberi okudum. Takdir edersiniz ki, ‘öğrenildi, kaydedildi, belirtildi, deniliyor’ gibi kaynak gösterilmesine kılıf olan kelimelerle kurgulanmış yazılara, haberlere yorum yapmam fayda yaratmaz. Her şey hukuki süreç sonunda açığa çıkacaktır.” DARBE GÜNLÜKLERİ DİDİK DİDİK EDİLDİ
İkinci Ergenekon iddianamesinde, eski Jandarma Genel Komutanı Org. Şener Eruygur’un, dönemin kuvvet komutanları Org. Aytaç Yalman, Org. İbrahim Fırtına ve Org. Özden Örnek’le birlikte bazı darbe planları yaptığı ileri sürüldü.
Öz’ün de aralarında bulunduğu Ergenekon savcıları, Ayışığı, Sarıkız, Yakamoz ve Eldiven adlı darbe planlarının detaylarına da iddianamede yer verdi. Savcılar, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Örnek’e ait olduğu iddia edilen “Darbe Günlükleri”ne iddianamede geniş yer ayırdı. İddianamede, bu konularla ilgili soruşturmanın “tefrik” (ayırma) edildiği belirtildi.
[COLOR=#990000]20 SAYFALIK İFADE VERDİ
Öz ile Seçen, tefrik edilen darbe girişimleri iddiaları dosyasıyla ilgili olarak, 25 Nisan’da gittikleri İzmir’de, Özkök’ün ifadesine başvurdu.
“ Bilgi sahibi” sıfatıyla İzmir Adliyesi’ndeki özel bir odada ifade veren Özkök’ün tutanağının yaklaşık 20 sayfa olduğu öğrenildi.
[COLOR=#990000]BİLGİM VARDI AMA DELİL YOKTU
Özkök’ün, darbe girişimi iddiaları konusunda, “Ayışığı ve Yakamoz konularını biliyordum. Bilgi geliyordu, ancak delil bulamadığım için işlem yapmadım” dediği öğrenildi. Bu konuda daha önce “Girişimleri biliyorsa, neden işlem yapmadı?” şeklinde eleştirilere uğrayan Özkök, böylece, işlem yapmamasının nedenini de açıklamış oldu.
[COLOR=#990000]ERSÖZ GİZLİ DİNLEMEYİ REDDETTİ
Özkök’ün ifadesinde, Ergenekon davasının en önemli sanıklarından Eruygur’un, Jandarma Genel Komutanlığı döneminde en yakın çalıştığı isimlerden olan, eski Jandarma İstihbarat Daire Başkanı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz’le ilgili iddialara da değindiği anlaşıldı.
Özkök’ün, çok sayıda kişinin telefonunu mahkeme kararı olmaksızın dinlettiği, kendisini ya da Eruygur’u ziyarete gelen kişilerin konuşmalarını kayda aldığı öne sürülen Ersöz için, “Ersöz’ü çağırıp görüştüm. İllegal telefon dinlemeleriyle ilgili konuştum. ‘Bu konular nedir?’ diye sordum. Bana, ‘Bunlar söz konusu olamaz’ dedi” şeklinde ifade verdiği öğrenildi.
[COLOR=#990000]GÜNLÜĞE GÖRE ÖZKÖK DARBE GİRİŞİMİNDEN HABERDAR
2. İddianame’nin 269. ve 270. sayfalarında yer alan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Ora. Özden Örnek’e ait olduğu öne sürülen “Darbe Günlükleri”nde, Özkök’ün darbe girişimlerinden haberdar olduğunun iddia edildiği ifadeler yer alıyor:
15 MART 2004: “Sabah bir ara beni Jandarma Genel Komutanı aradı. ‘Genelkurmay Başkanı her şeyi biliyor. Biraz önce beni aradı. Hemen öğleyin bir araya gelmemiz lazım’ dedi. Kendisine neleri bildiğini sordum, jandarma tesislerinde Ömer İzgi ile yemek yediğimizi biliyor. Hemen hemen her şeyi biliyor, dedi.”
16 MART 2004: “Genelkurmay Başkanı’nı görmeye gittim. Sonra oturduk ve bana TSK’da bölünmüş bir görüntü olduğunu ve bazı davranışların çok kötü değerlendirmelere neden olduğunu anlattı. Bizim yaptığımız bazı girişimler ve bilhassa Jandarma Genel Komutanı’nın girişimlerinin hemen hepsinden haberi vardı. Jandarma Genel Komutanı’nı nedense hedef olarak almıştı. ‘Bütün belgeler elimde, bunları devletin arşivlerine geçireceğim, bu tarihi bir görevdir. Şener’in yaptıkları yetkisini aşmaktadır. Kendi tesislerinde eski Meclis Başkanı ve rektörler ile de görüşme yapmış. Bunları nasıl yapar’ dedi...
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
Ergenekon haberleri:
[COLOR="DarkSlateGray"]Cumhuriyet
03.11.2009
GÜNDEM
MUSTAFA BALBAY
Mustafa Balbay 243 gündür tutuklu.
03.11.2009
GÜNDEM
MUSTAFA BALBAY
Mustafa Balbay 243 gündür tutuklu.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Ergenekon haberleri:
Cumhuriyet
04.11.2009
Savcılara ikinci mesaj
İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın aslını Ergenekon savcılarına gönderdiği öne sürülen subay, savcılara bir başka belgenin de ekli olduğu e-posta mesajı yolladı
İstanbul Haber Servisi - Albay Dursun Çiçek tarafından yazdırıldığı iddia edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” nın “ıslak imzalı” orjinal belgesini Ergenekon savcılarına gönderen ihbarcı muvazzaf subaydan savcılara ikinci bir mesaj daha geldi. Çiçek’in adının geçtiği ve e-mail yoluyla gönderilen mektupta Türkiye ile ilgili haberlere yer veren 400’den fazla internet sitesinin takibe alındığı ve fişlendiği iddia edildi.
Mücadele Eylem Planı adlı belgenin ıslak imzalı orjinalini savcılara gönderen muvazzaf subaydan ikinci mektup geldi. Cumhuriyet Başsavcılığı yetkililerinin Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek’e ifade vermesi için tebligat gönderilmediğini bildirmelerinin ardından gelen mektup, bu kez savcılığa posta yoluyla değil, elektronik ortamda gönderildi.
Albay Çiçek’in adı var, imzası yok
‘Sayın Savcım’ diye başlayan yaklaşık 3 sayfalık mailde Genelkurmay’da hazırlanmış benzer belgelerin örnekleri gönderildi. Söz konusu belgelerde ‘internet siteleri andıcı’ ve ‘psikolojik hareket sitelerinin listesi’ olduğu belirtildi. İhbarcı subay tarafından gönderilen belgelerde Albay Çiçek için açılmış bir imza bölümünün olmasına karşın bu kez Çiçek’in imzası bulunmuyor.
İhbarcı muvazzaf subayın mektubunda Albay Çiçek’in de aralarında bulunduğu bir grubun ‘Türkiye hakkındaki haberlere yer veren’ 400’ü aşkın internet sitesinin takip ettiğini öne sürdü. Mektupta tek tek fişlenen internet sitelerinin adlarına ve nasıl fişlendiklerine de yer verildi. Takip edilen sitelerin genellikle ‘irticai site’ ve ‘bölücü site’ başlıklarıyla fişlendiği iddia edildi. İhbarcı subay mektubunun son paragrafında ise “Ülkemi o kadar çok seviyorum ki bu andıcı, bu mektupları gönderiyorum, TSK içinde elinde bilgi belge olan varsa mutlaka göndermelidir” ifadesine yer vererek TSK’de görevli herkese bu konuda kamuoyunu aydınlatmaları için çağrıda bulundu.
04.11.2009
Savcılara ikinci mesaj
İrtica ile Mücadele Eylem Planı’nın aslını Ergenekon savcılarına gönderdiği öne sürülen subay, savcılara bir başka belgenin de ekli olduğu e-posta mesajı yolladı
İstanbul Haber Servisi - Albay Dursun Çiçek tarafından yazdırıldığı iddia edilen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” nın “ıslak imzalı” orjinal belgesini Ergenekon savcılarına gönderen ihbarcı muvazzaf subaydan savcılara ikinci bir mesaj daha geldi. Çiçek’in adının geçtiği ve e-mail yoluyla gönderilen mektupta Türkiye ile ilgili haberlere yer veren 400’den fazla internet sitesinin takibe alındığı ve fişlendiği iddia edildi.
Mücadele Eylem Planı adlı belgenin ıslak imzalı orjinalini savcılara gönderen muvazzaf subaydan ikinci mektup geldi. Cumhuriyet Başsavcılığı yetkililerinin Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek’e ifade vermesi için tebligat gönderilmediğini bildirmelerinin ardından gelen mektup, bu kez savcılığa posta yoluyla değil, elektronik ortamda gönderildi.
Albay Çiçek’in adı var, imzası yok
‘Sayın Savcım’ diye başlayan yaklaşık 3 sayfalık mailde Genelkurmay’da hazırlanmış benzer belgelerin örnekleri gönderildi. Söz konusu belgelerde ‘internet siteleri andıcı’ ve ‘psikolojik hareket sitelerinin listesi’ olduğu belirtildi. İhbarcı subay tarafından gönderilen belgelerde Albay Çiçek için açılmış bir imza bölümünün olmasına karşın bu kez Çiçek’in imzası bulunmuyor.
İhbarcı muvazzaf subayın mektubunda Albay Çiçek’in de aralarında bulunduğu bir grubun ‘Türkiye hakkındaki haberlere yer veren’ 400’ü aşkın internet sitesinin takip ettiğini öne sürdü. Mektupta tek tek fişlenen internet sitelerinin adlarına ve nasıl fişlendiklerine de yer verildi. Takip edilen sitelerin genellikle ‘irticai site’ ve ‘bölücü site’ başlıklarıyla fişlendiği iddia edildi. İhbarcı subay mektubunun son paragrafında ise “Ülkemi o kadar çok seviyorum ki bu andıcı, bu mektupları gönderiyorum, TSK içinde elinde bilgi belge olan varsa mutlaka göndermelidir” ifadesine yer vererek TSK’de görevli herkese bu konuda kamuoyunu aydınlatmaları için çağrıda bulundu.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Ergenekon haberleri:
Cumhuriyet
05.11.2009
Muhalefet, imzasız mektuplarla kurumları yıpratan kişinin belli çevrelerce kullanıldığını savundu:
Muhbiri ortaya çıkarın
‘Kim olduğu biliniyor’ Savcılığa sürekli yeni belge gönderilmesini değerlendiren CHP sözcüsü Mustafa Özyürek, “Bu kişi, belli çevrelerin köstebeği olarak çalışıyor. Ona köstebeklik yaptıranlar, hazırladığı imzasız belgeleri yürürlüğe koyanlar kim olduğunu biliyor. Ya ortaya çıksın ya da onlar ortaya çıkarsın” dedi. Özyürek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerine gönderme yaparak Genelkurmay’ın iznine gerek olmadığını söyledi.
‘Başbakan tanıyor mu?’ MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Erdoğan’ın Başbuğ ile yaptığı görüşmenin ardından yargı sürecinin beklenmesi gerektiği yönünde bir bildiri yayımladığını anımsatarak “Sen niye yargı sürecinin sonucunu beklemiyorsun? Asker-sivil gerilimi üzerinden siyaset yapıyorsun” diye konuştu. İhbarcı subayın gönderdiği belge ile Erdoğan’ın sözlerinin örtüştüğünü savunan Vural “Arada bir ilişki mi var?” dedi. ■
05.11.2009
Muhalefet, imzasız mektuplarla kurumları yıpratan kişinin belli çevrelerce kullanıldığını savundu:
Muhbiri ortaya çıkarın
‘Kim olduğu biliniyor’ Savcılığa sürekli yeni belge gönderilmesini değerlendiren CHP sözcüsü Mustafa Özyürek, “Bu kişi, belli çevrelerin köstebeği olarak çalışıyor. Ona köstebeklik yaptıranlar, hazırladığı imzasız belgeleri yürürlüğe koyanlar kim olduğunu biliyor. Ya ortaya çıksın ya da onlar ortaya çıkarsın” dedi. Özyürek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerine gönderme yaparak Genelkurmay’ın iznine gerek olmadığını söyledi.
‘Başbakan tanıyor mu?’ MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Erdoğan’ın Başbuğ ile yaptığı görüşmenin ardından yargı sürecinin beklenmesi gerektiği yönünde bir bildiri yayımladığını anımsatarak “Sen niye yargı sürecinin sonucunu beklemiyorsun? Asker-sivil gerilimi üzerinden siyaset yapıyorsun” diye konuştu. İhbarcı subayın gönderdiği belge ile Erdoğan’ın sözlerinin örtüştüğünü savunan Vural “Arada bir ilişki mi var?” dedi. ■
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Ergenekon haberleri:
Cumhuriyet
06.11.2009
‘İrtica ile Mücadele Planı’nı hazırladığı iddialarını reddetti
Albay Çiçek’ten mektup var
‘Kâğıt parçası’ Kurmay Albay Dursun Çiçek, yakın çevresine gönderdiği e-posta ile suskunluğunu bozdu. Mesajda “Hazırlanmamış bir planı ve atılmamış bir imzayı maksatlı olarak gündeme taşıyanlar ve yargısız infaz yapanlar hesap vermekten kurtulamaz” denildi. Mesajda “kâğıt parçası” olarak nitelendirilen planın askeri yazım tekniklerine ve çalışma usullerine kesinlikle uygun olmadığına dikkat çekildi.
‘Ne cuntacı ne darbeci’ “Gücünü yasalardan alan kurumun üyesi bir kurmay subayın hukuken suç olan eylemleri planlara yansıtması düşünülemez... Albay Çiçek ne cuntacı ne darbecidir” ifadesine yer verilen mesajda “ıslak imzalı” olduğu iddia edilen belgenin askeri savcılığa gönderilmesi, ihbarcının da bulunması istendi. Çiçek’in Adli Tıp raporunu hazırlayanlara dava açacağı belirtildi.
06.11.2009
‘İrtica ile Mücadele Planı’nı hazırladığı iddialarını reddetti
Albay Çiçek’ten mektup var
‘Kâğıt parçası’ Kurmay Albay Dursun Çiçek, yakın çevresine gönderdiği e-posta ile suskunluğunu bozdu. Mesajda “Hazırlanmamış bir planı ve atılmamış bir imzayı maksatlı olarak gündeme taşıyanlar ve yargısız infaz yapanlar hesap vermekten kurtulamaz” denildi. Mesajda “kâğıt parçası” olarak nitelendirilen planın askeri yazım tekniklerine ve çalışma usullerine kesinlikle uygun olmadığına dikkat çekildi.
‘Ne cuntacı ne darbeci’ “Gücünü yasalardan alan kurumun üyesi bir kurmay subayın hukuken suç olan eylemleri planlara yansıtması düşünülemez... Albay Çiçek ne cuntacı ne darbecidir” ifadesine yer verilen mesajda “ıslak imzalı” olduğu iddia edilen belgenin askeri savcılığa gönderilmesi, ihbarcının da bulunması istendi. Çiçek’in Adli Tıp raporunu hazırlayanlara dava açacağı belirtildi.
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi