]S&P`den piyasalara ciddi uyarı!!! [/color]
Kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s, kredisıkışıklığının henüz başlangıç aşamasında olabileceğini kaydetti.
Küresel krize ilişkin uyarılarda bulunan S&P, kredilerde daha büyük bir daralma yaşanabileceğini ve bunun ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin ciddi olabileceği uyarısında bulundu.
S&P, ABD’de 2008’in üçüncü çeyreğine kadar kredilerin arttığını ancak artış hızının 1945’ten bu yana en düşük seviyede gerçekleştiğini belirtti.
Kuruluş, bu durumun gerçek kredi sıkışıklığının daha başlamadığının bir göstergesi olabileceğini kaydetti.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
153202
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
]Borsalar nasıl dibe vurur? [/color]
Ocak ayında başta ABD olmak üzere gelişmiş ekonomilerin öncügöstergelerinin verdiği dibi gördük ümidi, şubat ayına ilişkin ilk verilerle yerini tekrar karamsarlığa bırakmışa benzemektedir.
Haluk Bürümcekçi
Hatırlatmak gerekirse, ABD'de açıklanan New York Fed ve Philly Fed imalat sanayi endeksleri, ki bunlar ISM tarafından açıklanan PMI endeksinin öncü göstergesi olarak kabul ediliyor, ekonominin ocaktaki toparlanmasının kalıcı olmayabileceğini düşündürecek şekilde zayıf gerçekleştiler.
Cuma günü de Euro Bölgesi'nde açıklanan şubat ayı geçici PMI endeksleri Avrupa için de en kötü dönemin henüz geçmemiş olabileceğine işaret etti.
Kalıcı yükseliş zor
İmalat sanayi PMI endeksi 34.4'ten 33.6'ya gerilerken, hizmet sektörü endeksi de 42.2'den 38.9'a indi. Sık sık vurguladığımız gibi, krizin veya diğer adıyla resesyonun bitiş sürecine girmesi için önce en kötü noktanın geride bırakıldığı algılamasının oluşması gerekiyor.
Bu oluşmadıkça, böyle bir dönemde iyimserler azınlıkta kalacağından ve toparlanmayı sürükleyecek beklentiler çok kırılgan seyredeceğinden hiç bir toparlanmanın kalıcı bir yükselişe dönüşme şansı kalmamaktadır.
Böylesi bir tablonun oluşmasında ise ekonominin iki önemli göstergesinde işlerin hiç de iyi gitmemesinin önemli payı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, konut fiyatlarındaki düzeltme sürecinin sona ermemesi iken, ikincisi ise birinci süreci de olumsuz yönde besleyen işsizlik başvurularındaki artış eğiliminin hız kesmeden devam etmesidir.
Borsalar kritik seviyede
Bunlardan işsizlik başvurularına daha fazla önem vermekteyiz. Zira, bu veriler haftalık bazda açıklanmakta ve tarım-dışı istihdam gelişmelerinin çok başarılı bir öncü göstergesi olmaktadır.
Ne yazık ki, şubat ayının ilk yarısına ilişkin haftalık veriler son 25 yılın en yüksek seviyesine işaret ederek gelecek hafta başında açıklanacak tarım-dışı istihdam kaybının 600 bin kişiyi belirgin olarak aşabileceğini düşündürmüştür.
İşsizlik başvurularında zirve görülmeden borsaların dip noktasına ulaşamayacağını tahmin ediyoruz. Bu bağlamda, son günlerdeki sert düşüşlere rağmen ABD'de Dow ve S&P endeksinin kasım ayındaki seviyesinin altına henüz inmemesini olumlu ancak kritik bir eşikte olduğumuzdan tedirgin bir şekilde izliyoruz.
Eğer örneğin S&P'de önceki dip seviyesi 748 kırılırsa, satış eğilimi güçlenecek ve 600'lü seviyelere doğru bir yolculuk başlayabilecektir. Böyle bir gelişmenin tüm dünya borsalarını yeni bir satış dalgası içine sokması beklenmelidir.
Sonuç olarak, daha önce de belirttiğimiz gibi, krizin seyri açısından en kritik günler ve haftaların içinden geçmekteyiz. Bu dönemdeki ekonomik veri ve piyasa göstergelerindeki seyir yılın kalanında görülecek eğilim açısından belirleyici olacaktır.
Geriden gelen veriler ve öncü verilerdeki son görünüm aşağı yönlü riskin daha fazla olacağını düşündürmektedir. Buna karşılık krize karşı alınan önlemler tüm hızıyla devam etmektedir. Kazananın kim olacağının yakında belli olacağını düşünüyoruz
Ocak ayında başta ABD olmak üzere gelişmiş ekonomilerin öncügöstergelerinin verdiği dibi gördük ümidi, şubat ayına ilişkin ilk verilerle yerini tekrar karamsarlığa bırakmışa benzemektedir.
Haluk Bürümcekçi
Hatırlatmak gerekirse, ABD'de açıklanan New York Fed ve Philly Fed imalat sanayi endeksleri, ki bunlar ISM tarafından açıklanan PMI endeksinin öncü göstergesi olarak kabul ediliyor, ekonominin ocaktaki toparlanmasının kalıcı olmayabileceğini düşündürecek şekilde zayıf gerçekleştiler.
Cuma günü de Euro Bölgesi'nde açıklanan şubat ayı geçici PMI endeksleri Avrupa için de en kötü dönemin henüz geçmemiş olabileceğine işaret etti.
Kalıcı yükseliş zor
İmalat sanayi PMI endeksi 34.4'ten 33.6'ya gerilerken, hizmet sektörü endeksi de 42.2'den 38.9'a indi. Sık sık vurguladığımız gibi, krizin veya diğer adıyla resesyonun bitiş sürecine girmesi için önce en kötü noktanın geride bırakıldığı algılamasının oluşması gerekiyor.
Bu oluşmadıkça, böyle bir dönemde iyimserler azınlıkta kalacağından ve toparlanmayı sürükleyecek beklentiler çok kırılgan seyredeceğinden hiç bir toparlanmanın kalıcı bir yükselişe dönüşme şansı kalmamaktadır.
Böylesi bir tablonun oluşmasında ise ekonominin iki önemli göstergesinde işlerin hiç de iyi gitmemesinin önemli payı bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, konut fiyatlarındaki düzeltme sürecinin sona ermemesi iken, ikincisi ise birinci süreci de olumsuz yönde besleyen işsizlik başvurularındaki artış eğiliminin hız kesmeden devam etmesidir.
Borsalar kritik seviyede
Bunlardan işsizlik başvurularına daha fazla önem vermekteyiz. Zira, bu veriler haftalık bazda açıklanmakta ve tarım-dışı istihdam gelişmelerinin çok başarılı bir öncü göstergesi olmaktadır.
Ne yazık ki, şubat ayının ilk yarısına ilişkin haftalık veriler son 25 yılın en yüksek seviyesine işaret ederek gelecek hafta başında açıklanacak tarım-dışı istihdam kaybının 600 bin kişiyi belirgin olarak aşabileceğini düşündürmüştür.
İşsizlik başvurularında zirve görülmeden borsaların dip noktasına ulaşamayacağını tahmin ediyoruz. Bu bağlamda, son günlerdeki sert düşüşlere rağmen ABD'de Dow ve S&P endeksinin kasım ayındaki seviyesinin altına henüz inmemesini olumlu ancak kritik bir eşikte olduğumuzdan tedirgin bir şekilde izliyoruz.
Eğer örneğin S&P'de önceki dip seviyesi 748 kırılırsa, satış eğilimi güçlenecek ve 600'lü seviyelere doğru bir yolculuk başlayabilecektir. Böyle bir gelişmenin tüm dünya borsalarını yeni bir satış dalgası içine sokması beklenmelidir.
Sonuç olarak, daha önce de belirttiğimiz gibi, krizin seyri açısından en kritik günler ve haftaların içinden geçmekteyiz. Bu dönemdeki ekonomik veri ve piyasa göstergelerindeki seyir yılın kalanında görülecek eğilim açısından belirleyici olacaktır.
Geriden gelen veriler ve öncü verilerdeki son görünüm aşağı yönlü riskin daha fazla olacağını düşündürmektedir. Buna karşılık krize karşı alınan önlemler tüm hızıyla devam etmektedir. Kazananın kim olacağının yakında belli olacağını düşünüyoruz
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Otomotivin Kalbi”nde enerji ihtiyacı azaldı [/color]
OYAK Renault, Bosch ve Mako gibi otomotiv devlerinin faaliyet gösterdiği Bursa Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB), sanayi üretiminde önemli göstergeler olarak kabul edilen elektrik, doğal gaz ve su tüketimindeki yüksek oranlı düşüşler, krizin ağırlığını hissettirdi.
AA
AA muhabirinin Bursa OSB kayıtlarından derlediği bilgilere göre, küresel krizin Türkiye'de somut anlamda etkilerini göstermeye başladığı Ekim 2008'den itibaren Bursa OSB'de, elektrik, doğal gaz ve su tüketimi sürekli artan oranlarda düşüşe geçti.
Bursa OSB'deki elektrik tüketimi, bir önceki yılın aynı ayına göre, Ekim 2008'de yüzde 16, Kasım 2008'de yüzde 33,5, Aralık 2008'de de yüzde 46 oranında azaldı. Düşüş trendini yeni yılda da sürdüren elektrik tüketimi, Ocak 2009'da ise yüzde 38,5 oranında geriledi.
Sanayinin temel girdilerinden doğal gaz tüketimi ise bir önceki yılın aynı ayına göre, Ekim 2008'de yüzde 4,8, Kasım 2008'de yüzde 8, Aralık 2008'de yüzde 10,7, Ocak 2009'da da yüzde 23,2 oranında düştü.
Birinci kalite su kullanımı ise bir önceki yılın aynı ayına göre, Ekim 2008'de yüzde 14,3, Kasım 2008'de yüzde 35,1, Aralık 2008'de yüzde 45, Ocak 2009'da yüzde 20,7 oranında gerilerken, ikinci kalite su kullanımında Ekim 2008'de yüzde 7 artış oldu. İkinci kalite su tüketiminde de Kasım 2008'de yüzde 10,2, Aralık 2008'de yüzde 24, Ocak 2009'da ise 27,8'lik düşüş gözlendi.
“HER GÜN YÜZLERCE İNSAN İŞTEN ÇIKARILIYOR”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Enerji Meclisi ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Mahmut Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa OSB'de bulunan OYAK Renault, Bosch ve Mako gibi otomotiv sektörünün önemli fabrikalarının, bu aylarda zaman zaman üretimini durdurduğunu ya da yavaşlattığını hatırlattı.
Yılmaz, otomotiv ve makine sektöründe faaliyet gösteren firmaların Bursa OSB'deki payının yüzde 30-35 düzeyinde olduğuna dikkati çekerek, “OYAK Renault, Bosch gibi firmalar devreden çıktığında ya da yavaşladığında her şey aşağıya düşüyor” dedi.
Tekstil fabrikalarının yıllardır sıkıntı içinde olduğunu, o nedenle artık krize karşı “bağışık” şekilde faaliyetlerini sürdürdüklerini ve bu süreçten daha az hasarla geçtiklerini ifade anlatan Yılmaz, dış pazarların durması yüzünden üretimlerinin yüzde 80'inden fazlasını ihraç eden otomotiv firmalarının ise hala “şok” yaşadıklarını dile getirdi.
Yılmaz, krize karşı alınacak önlemlerin geciktiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hükümet tarafından alınan önlemlerin ekonomiye yansımadığını ya da krizin iyi algılanamadığını düşünüyorum. Merkez Bankasının faiz indirmesi doğru bir yaklaşım, ama başka enstrümanlarla takviye edilmesi lazım. Çalışma hayatı ve reel sektörün desteklenmesiyle ilgili uygulanabilir, çabuk netice verecek tedbirler lazım. Net ve çabuk sonuç verecek pratik önlemler alınmalı. Reel sekterdeki bu tahribatın kolay giderilemeyeceğini düşünüyorum. 2009 yılının sonundan itibaren hareket beklenebilir. O da çok ağır olacak, 2001 krizi sonrasında hızlı iyileşme mümkün görünmüyor. Üretimler duruyor, her gün yüzlerce insan işten çıkarılıyor, toparlanma kolay olmayacak.”
OYAK Renault, Bosch ve Mako gibi otomotiv devlerinin faaliyet gösterdiği Bursa Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB), sanayi üretiminde önemli göstergeler olarak kabul edilen elektrik, doğal gaz ve su tüketimindeki yüksek oranlı düşüşler, krizin ağırlığını hissettirdi.
AA
AA muhabirinin Bursa OSB kayıtlarından derlediği bilgilere göre, küresel krizin Türkiye'de somut anlamda etkilerini göstermeye başladığı Ekim 2008'den itibaren Bursa OSB'de, elektrik, doğal gaz ve su tüketimi sürekli artan oranlarda düşüşe geçti.
Bursa OSB'deki elektrik tüketimi, bir önceki yılın aynı ayına göre, Ekim 2008'de yüzde 16, Kasım 2008'de yüzde 33,5, Aralık 2008'de de yüzde 46 oranında azaldı. Düşüş trendini yeni yılda da sürdüren elektrik tüketimi, Ocak 2009'da ise yüzde 38,5 oranında geriledi.
Sanayinin temel girdilerinden doğal gaz tüketimi ise bir önceki yılın aynı ayına göre, Ekim 2008'de yüzde 4,8, Kasım 2008'de yüzde 8, Aralık 2008'de yüzde 10,7, Ocak 2009'da da yüzde 23,2 oranında düştü.
Birinci kalite su kullanımı ise bir önceki yılın aynı ayına göre, Ekim 2008'de yüzde 14,3, Kasım 2008'de yüzde 35,1, Aralık 2008'de yüzde 45, Ocak 2009'da yüzde 20,7 oranında gerilerken, ikinci kalite su kullanımında Ekim 2008'de yüzde 7 artış oldu. İkinci kalite su tüketiminde de Kasım 2008'de yüzde 10,2, Aralık 2008'de yüzde 24, Ocak 2009'da ise 27,8'lik düşüş gözlendi.
“HER GÜN YÜZLERCE İNSAN İŞTEN ÇIKARILIYOR”
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Enerji Meclisi ve Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Mahmut Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa OSB'de bulunan OYAK Renault, Bosch ve Mako gibi otomotiv sektörünün önemli fabrikalarının, bu aylarda zaman zaman üretimini durdurduğunu ya da yavaşlattığını hatırlattı.
Yılmaz, otomotiv ve makine sektöründe faaliyet gösteren firmaların Bursa OSB'deki payının yüzde 30-35 düzeyinde olduğuna dikkati çekerek, “OYAK Renault, Bosch gibi firmalar devreden çıktığında ya da yavaşladığında her şey aşağıya düşüyor” dedi.
Tekstil fabrikalarının yıllardır sıkıntı içinde olduğunu, o nedenle artık krize karşı “bağışık” şekilde faaliyetlerini sürdürdüklerini ve bu süreçten daha az hasarla geçtiklerini ifade anlatan Yılmaz, dış pazarların durması yüzünden üretimlerinin yüzde 80'inden fazlasını ihraç eden otomotiv firmalarının ise hala “şok” yaşadıklarını dile getirdi.
Yılmaz, krize karşı alınacak önlemlerin geciktiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Hükümet tarafından alınan önlemlerin ekonomiye yansımadığını ya da krizin iyi algılanamadığını düşünüyorum. Merkez Bankasının faiz indirmesi doğru bir yaklaşım, ama başka enstrümanlarla takviye edilmesi lazım. Çalışma hayatı ve reel sektörün desteklenmesiyle ilgili uygulanabilir, çabuk netice verecek tedbirler lazım. Net ve çabuk sonuç verecek pratik önlemler alınmalı. Reel sekterdeki bu tahribatın kolay giderilemeyeceğini düşünüyorum. 2009 yılının sonundan itibaren hareket beklenebilir. O da çok ağır olacak, 2001 krizi sonrasında hızlı iyileşme mümkün görünmüyor. Üretimler duruyor, her gün yüzlerce insan işten çıkarılıyor, toparlanma kolay olmayacak.”
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Bono piyasasında faiz yükseldi
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında işlem gören 3 Kasım 2010 vadeli, bugün valörlü tahvilin bileşik faizi, önceki kapanışa göre 0,25 puan artarak yüzde 15,21'e çıktı.
Bu tahvilin basit getirisi de yüzde 16,00'dan kapandı. Bu kağıdın dün kapanıştaki basit getirisi yüzde 15,72, bileşik getirisi yüzde 14,96 olmuştu.
KOTASYONLAR
Bankalararası piyasada dolar kotasyonları, saat 15.35 itibarıyla, alışta en düşük 1,6910 TL, en yüksek 1,6960 TL, satışta en düşük 1,6995 TL, en yüksek 1,7030 TL seviyesinde bulunuyor.
REPO
İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarında gecelik işlemler en düşük yüzde 11,50, en yüksek yüzde 11,55 ve ortalama yüzde 11,50'den yapılıyor.
PARİTE
Uluslararası piyasalarda avro-dolar paritesi 1,2744, sterlin-dolar paritesi 1,4592, yen-dolar paritesi ise 95,95 düzeyinde seyrediyor.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarında işlem gören 3 Kasım 2010 vadeli, bugün valörlü tahvilin bileşik faizi, önceki kapanışa göre 0,25 puan artarak yüzde 15,21'e çıktı.
Bu tahvilin basit getirisi de yüzde 16,00'dan kapandı. Bu kağıdın dün kapanıştaki basit getirisi yüzde 15,72, bileşik getirisi yüzde 14,96 olmuştu.
KOTASYONLAR
Bankalararası piyasada dolar kotasyonları, saat 15.35 itibarıyla, alışta en düşük 1,6910 TL, en yüksek 1,6960 TL, satışta en düşük 1,6995 TL, en yüksek 1,7030 TL seviyesinde bulunuyor.
REPO
İMKB Tahvil ve Bono Piyasası Repo-Ters Repo Pazarında gecelik işlemler en düşük yüzde 11,50, en yüksek yüzde 11,55 ve ortalama yüzde 11,50'den yapılıyor.
PARİTE
Uluslararası piyasalarda avro-dolar paritesi 1,2744, sterlin-dolar paritesi 1,4592, yen-dolar paritesi ise 95,95 düzeyinde seyrediyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Avro Bölgesinde fabrika siparişleri sert düştü [/color]
Avro Bölgesinde fabrika siparişleri aralık ayında, bir önceki aya göre yüzde 5,2 ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,3 geriledi.
AA
AB resmi istatistik kurumu Eurostat, ortak para kullanan 16 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesinde, daha önce kasım ayı fabrika siparişlerine ilişkin rakamları revize etti.
Önceki aya göre yüzde 4,5 ve yıllık bazda yüzde 26,2 kayıp olarak açıklanan rakamlar revize edilerek, ekim ayına göre yüzde 5,4 ve 2007'nin kasım ayına göre 27,4 düşüş görüldüğü bildirildi.
Eurostat, 27 üyeli AB'de ise fabrika siparişlerinin aralık ayında, bir önceki aya göre yüzde 6,4 ve 2007'nin aynı dönemine göre yüzde 23,3 daraldığını duyurdu.
AB'de aralık ayı fabrika siparişlerindeki yıllık düşüş, Macaristan'da yüzde 37,2'yi, Slovakya'da yüzde 35'i, Hollanda'da yüzde 31,1'i, İspanya'da yüzde 30,3'ü ve İngiltere'de yüzde 28'i buldu. Aynı dönemde Avro Bölgesinin büyük ekonomilerinden Almanya'da yüzde 27,5, Fransa'da yüzde 20,6 ve İtalya'da yüzde 15,8 kayıp görüldü.
Avro Bölgesinde fabrika siparişleri aralık ayında, bir önceki aya göre yüzde 5,2 ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,3 geriledi.
AA
AB resmi istatistik kurumu Eurostat, ortak para kullanan 16 ülkenin dahil olduğu Avro Bölgesinde, daha önce kasım ayı fabrika siparişlerine ilişkin rakamları revize etti.
Önceki aya göre yüzde 4,5 ve yıllık bazda yüzde 26,2 kayıp olarak açıklanan rakamlar revize edilerek, ekim ayına göre yüzde 5,4 ve 2007'nin kasım ayına göre 27,4 düşüş görüldüğü bildirildi.
Eurostat, 27 üyeli AB'de ise fabrika siparişlerinin aralık ayında, bir önceki aya göre yüzde 6,4 ve 2007'nin aynı dönemine göre yüzde 23,3 daraldığını duyurdu.
AB'de aralık ayı fabrika siparişlerindeki yıllık düşüş, Macaristan'da yüzde 37,2'yi, Slovakya'da yüzde 35'i, Hollanda'da yüzde 31,1'i, İspanya'da yüzde 30,3'ü ve İngiltere'de yüzde 28'i buldu. Aynı dönemde Avro Bölgesinin büyük ekonomilerinden Almanya'da yüzde 27,5, Fransa'da yüzde 20,6 ve İtalya'da yüzde 15,8 kayıp görüldü.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]S&P Hindistan`ın görünümünü olumsuza çevirdi [/color]
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's, Hindistan'ın ekonomik görünümünü, “durağan”dan “olumsuz”a çevirdi.
AA
Reyting kuruluşu, yeni ekonomik görünümün, Hindistan'ın kamu mali pozisyonundaki kötüleşmeden kaynaklandığını bildirdi. Hindistan'ın kredi notunun düşürülebileceği belirtiliyor.
UKRAYNA'NIN DA NOTU DÜŞÜRÜLEBİLİR
Bu arada, yine bir başka uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Ukrayna'nın kredi notunun indirilebileceğini belirtti. Moody's, Ukrayna'nın kredi notunun değerlendirmeye alındığını kaydetti.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poor's, Hindistan'ın ekonomik görünümünü, “durağan”dan “olumsuz”a çevirdi.
AA
Reyting kuruluşu, yeni ekonomik görünümün, Hindistan'ın kamu mali pozisyonundaki kötüleşmeden kaynaklandığını bildirdi. Hindistan'ın kredi notunun düşürülebileceği belirtiliyor.
UKRAYNA'NIN DA NOTU DÜŞÜRÜLEBİLİR
Bu arada, yine bir başka uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, Ukrayna'nın kredi notunun indirilebileceğini belirtti. Moody's, Ukrayna'nın kredi notunun değerlendirmeye alındığını kaydetti.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi