İşte krizi teğet geçen firmalar
Reel sektörden ard arda gelen kapasite daraltma ve personel çıkarma haberlerine rağmen, yılı başarılı siparişlerle tamamlamayı hedefleyen Emek Elektrik, yatırımdan vazgeçmeyen Carrefoursa gibi yüzü gülen şirketler de var.
Pınar SUNGUR / REFERANS GAZETESİ
Durma noktasına gelen siparişler, azalan kapasiteler, zorunlu personel çıkarmalar ve son çare olarak kapanan fabrikalar... Bu radikal kararlar son dönemlerde kriz yüzünden darboğaza giren birçok reel sektör firmasının gündemine girdi. Ancak bu sıkıntılı dönemi gerçekten de fırsata çevirebilmiş firmalar da yok değil. Bu şirketler arasında ilk öne çıkanlardan biri Emek Elektrik. Son 4 yıl içerisinde kendi kontrolü dışındaki ekonomik darboğazların etkisi altında kalan Emek Elektrik, son yılların en kârlı dönemini yaşıyor.
Şirket, ekonomik sıkıntıların yoğunlaştığı 2009 yılında alacağı siparişlerle tarihinin en başarılı dönemini yaşamayı hedefliyor. Carrefoursa'nın da kriz nedeniyle Samsun yatırımından vazgeçmeyip 12 marketi devralması ise perakende sektöründen gelen iyi haberler arasında. Kimya sektöründe faaliyet gösteren Aksa Akrilik de kriz döneminde aldığı 1 milyon dolarlık yatırım kararı ile dikkatleri çekti.
Emek'in bu yıl yüzü gülüyor
40 yıl önce 11 ortağın kurduğu Emek Elektrik sıkıntılı dönemlerden sonra 2008'de yeniden kârlı bir sürece girdi. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na (İMKB) yapılan açıklamada, şirketin 41. yılını kutladığı 2009'u tarihindeki en başarılı dönemini yaşayacak sipariş hacmi ile tamamlayacağı bildirildi. Şirket 2007 yılının Ocak-Eylül dönemindeki 421 bin TL'lik zararını 2008'in aynı döneminde 1.4 milyon TL'lik kâra dönüştürmüştü. Bu dönemde şirketin satış gelirleri ise yüzde 26,8'lik artışla 17.7 milyon TL'ye çıkmıştı. Emek Elektrik, elektrik dağıtım şebekelerinin kayıp kaçaklarını kontrol altına alacak otomatik sayaç okuma sistemi ve ürünlerin imalatını yapan Vaest'in de ortağı konumunda.
Perakende sektöründe yılın ilk satın almasına imza atan Carrefoursa ise ocak ayı içinde Samsun'da 12 adet süpermarketi ve kiracılık haklarını devraldı. 12 adet süpermarketin ve kiracılık haklarıyla ilgili taraflar arsında 9 Ocak'ta devir sözleşmesi imzalanmıştı.
Bagfaş'ın ihracatı hızlandı
Kimya sektöründe faaliyet gösteren Akrilik Grubu bünyesindeki Aksa Akrilik de kriz zamanında aldığı büyük ölçekli yatırım kararı ile dikkat çekti. Şirket ocak ayında Süper Emici Polimer (SAP) üretimi için 1 milyon dolar yatırım yapacağını açıkladı. Şirket yatırımı yıl sonuna kadar tamamlamayı planlıyor. Gübre üretimi yapan Bandırma Gübre Fabrikaları (Bagfaş) ise aralık ayından bu yana yurtdışından aldığı gübre siparişleri ile dikkat çekiyor. Şirket, 24 Aralık 2008'de Yunanistan'dan 225 bin dolarlık, 14 Ocak'ta İtalya ve Yunanistan'dan 600 bin dolarlık, 2 Şubat'ta Brezilya'dan 2 milyar 40 bin dolarlık gübre siparişi aldı.
Frigo ortak arıyor
Bir süredir borçlu bulunduğu bankalarla uzlaşma yolu arayan Dardenel, ocak ayı içinde alacaklı bankaların tamamı ile anlaştı. Kriz döneminde birçok şirket arazi ve arsa satışından vazgeçerken Tukaş Manisa'daki 337 bin metrekare arazi satışından 1.3 milyon TL gelir sağlayacağını açıkladı.
Ayrıca son dönemlerde kriz yüzünden ortaya çıkan fiyatlama değerlerine ilişkin endişelerle birçok şirket, ortaklık kurmak ya da hisse satışı yapmaktan vazgeçtiğini açıkladı. Gıda sektöründe faaliyet gösteren Frigo Pak ise şubat ayı içinde stratejik ortaklık da dahil olmak üzere çeşitli alternatifleri değerlendirme yönünde kararı aldığını kamuoyuna duyurdu.
KRİZ ZAMANI REEL SEKTÖRDEN GELEN SEVİNDİRİCİ HABERLER
24 Aralık- Bagfaş, Yunanistan'a ihraç edilmek üzere 225 bin dolarlık sipariş aldı.
12 Ocak- Carrefoursa, Samsun'da 12 adet süpermarketi devraldı.
14 Ocak- Bafgfaş, İtalya ve Yunanistan'a ihraç edilmek üzere 600 bin dolarlık sipariş aldı.
15 Ocak- Soda Sanayii, Mısırlı Kimyasal Endüstriler Holding ile fizibilite çalışmaları için mutabakat sağladı.
15 Ocak- Aksa Akrilik, Süper Emici Polimer (SAP) üretimi için 1 milyon dolar yatırım yapacağını açıkladı.
16 Ocak- Bagfaş, Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi'nden 40 bin tonluk sipariş aldı.
28 Ocak - Dardanel de alacaklı bankalara sunulan tutanak, bankaların tamamı tarafından imzalandı.
28 Ocak- Türk Telekom bu yıl 1 milyar dolara kadar satın alma planlıyor.
29 Ocak - Tukaş, Manisa'daki arazi satışından 1 milyon 35 bin TL gelir sağlayacak.
2 Şubat - Bagfaş, Brezilya'dan 2 milyar 40 bin dolarlık sipariş aldı.
2 Şubat- Frigo Pak, stratejik ortaklık dahil olmak üzere alternatifi değerlendiriyor.
5 Şubat- Emek Elektrik bu yılı en başarılı dönemi yaşayacak sipariş hacmi ile tamamlamayı hedefliyor.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
153142
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
Türkiye çevre için nihayet adım attı
Türkiye'nin, Kyoto Protokolü'ne katılmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Düzenlemenin gerekçesinde, Türkiye'nin, uluslararası toplumun en önemli gündem maddelerinden olan çevre konularına büyük önem verdiği belirtildi. Gerekçede şöyle denildi:
Sözleşmenin 1995'de Berlin'de gerçekleştirilen 1. Taraflar Konferansı'nda, 2000'den sonraki dönemler için belirli zaman dilimleri içinde, 'Sayısal sera gazı azaltım veya sınırlandırma' konusunda politika ve tedbirleri detaylandırmaya odaklı başlatılan süreç, 1997'de Japonya'nın Kyoto kentinde yapılan 3. Taraflar Konferansı'nda ortak eylemlerin genel çerçevesini çizen Kyoto Protokolü'nün benimsenmesiyle sonuçlanmıştır.
Ülke ekonomisine katkı
Protokole, 177 ülke ve AB'nin taraf olduğu ifade edilen gerekçede, Protokol'ün ilk yükümlülük döneminin 2012'da sona ereceği belirtildi. Gerekçede, Türkiye'nin Protokole taraf olmasının sağlayacağı yararlar da şöyle sıralandı:
Ülkemizin, kurucu üyelerinden olduğu BM'nin saygın bir ülkesi olarak, Protokol'e taraf olması, uluslararası gündemin en öncelikli ve acil sorunlarından biri haline gelen iklim değişikliği ile mücadele konusundaki kararlılığını ve uluslararası toplumun güvenilir bir ülkesi olduğunu göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Kyoto Protokolü kapsamındaki uluslararası rejime katılacağımız için, özel sektörde sera gazı salım azaltımı için yapılabilecek projeler daha kolay teşvik edilebilecek ve özellikle uzun vadede başta enerji güvenliği olmak üzere ülke ekonomisine katkı sağlanabilecektir
Türkiye'nin, Kyoto Protokolü'ne katılmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı.
Düzenlemenin gerekçesinde, Türkiye'nin, uluslararası toplumun en önemli gündem maddelerinden olan çevre konularına büyük önem verdiği belirtildi. Gerekçede şöyle denildi:
Sözleşmenin 1995'de Berlin'de gerçekleştirilen 1. Taraflar Konferansı'nda, 2000'den sonraki dönemler için belirli zaman dilimleri içinde, 'Sayısal sera gazı azaltım veya sınırlandırma' konusunda politika ve tedbirleri detaylandırmaya odaklı başlatılan süreç, 1997'de Japonya'nın Kyoto kentinde yapılan 3. Taraflar Konferansı'nda ortak eylemlerin genel çerçevesini çizen Kyoto Protokolü'nün benimsenmesiyle sonuçlanmıştır.
Ülke ekonomisine katkı
Protokole, 177 ülke ve AB'nin taraf olduğu ifade edilen gerekçede, Protokol'ün ilk yükümlülük döneminin 2012'da sona ereceği belirtildi. Gerekçede, Türkiye'nin Protokole taraf olmasının sağlayacağı yararlar da şöyle sıralandı:
Ülkemizin, kurucu üyelerinden olduğu BM'nin saygın bir ülkesi olarak, Protokol'e taraf olması, uluslararası gündemin en öncelikli ve acil sorunlarından biri haline gelen iklim değişikliği ile mücadele konusundaki kararlılığını ve uluslararası toplumun güvenilir bir ülkesi olduğunu göstermesi bakımından önem arz etmektedir. Kyoto Protokolü kapsamındaki uluslararası rejime katılacağımız için, özel sektörde sera gazı salım azaltımı için yapılabilecek projeler daha kolay teşvik edilebilecek ve özellikle uzun vadede başta enerji güvenliği olmak üzere ülke ekonomisine katkı sağlanabilecektir
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]İstihdam masaya yatırıldı [/color]
Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantısında, İstihdamın Arttırılması Daimi Özel İhtisas Komisyonu (DÖİK) kurulması kararlaştırıldı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantısı yaklaşık 4.5 saat sürdü.
Küresel krizin istihdam üzerindeki etkilerinin görüşüldüğü toplantıya Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Nazım Ekren, Hayati Yazıcı ve Cemil Çiçek, Devlet Bakanları Mehmet Şimşek ve Murat Başesgioğlu, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik katıldı.
Toplantıda sosyal taraflardan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, TOBB Başkanvekili Faik Yavuz ile TUSKON Başkanvekili Ahmet Ciğer de hazır bulundu.
Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantısında, İstihdamın Arttırılması Daimi Özel İhtisas Komisyonu (DÖİK) kurulması kararlaştırıldı.
Toplantının ardından Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı'ndan yapılan açıklamada, küresel ekonomik krizin başta işsizlik olmak üzere her alanda önemli etkiler yarattığı belirtilerek, işsizliğin toplumsal ve bireysel yaşam kalitesini etkilediği ve bu açıdan istihdamın artırılması ve işsizliğin azaltılmasının hayati önem arzettiği belirtildi.
Açıklamada, kısa çalışma ödeneği miktarının yüzde 50 artırılmasına, ödeneğin süresinin 3 aydan 6 aya çıkarılmasına, kadın ve gençlerin istihdamına yönelik sağlanan teşviğe başvuru süresinin ve 49 ile yönelik yatırım teşviklerinin süresinin 1 yıl uzatılmasına, stopaj ve primde tek bildirge sistemine geçilmesine ve kimi işlemlerde vergi ve harçların düşürülmesine yönelik hazırlanan yasa tasarısının TBMM'ye sevkedildiği kaydedildi.
Açıklamada, geçen yıl çıkarılan istihdam pakedine ve alınacak yeni önlemlere yönelik bilgilerin paylaşıldığı ifade edilirken, sektörel önlemlerin sonuçlandırılması ve bu kapsamda alınacak önlemlerin istihdam üzerinde olumlu etkileri olacağı üzerinde durulduğu ifade edildi.
İstihdamla ilgili yapılması gereken çok boyutlu çalışmalara da yer verildiği belirtilen açıklamada, DÖİK'in kurulmasının kararlaştırıldığı kaydedilerek, şöyle denildi:
İşgücüne katılım oranları, işgücü talebi, istihdam yaratma kapasitesi anlamında KOBİ'ler istihdam ve işsizliği etkileyen iç ve dış talepdeki değişimler, meslek edindirmeye odaklanılması, yapısal sorunlar için farklı yaklaşımlar benimsenmesi ve alınan tedbirlerin izleme ve değerlendirmesinin DÖİK tarafından yapılabilmesi konuları üzerinde duruldu. Toplumda alınması gereken tedbirlerin bir an önce uygulamaya getirilmesi, işçi-işveren ve hükümet arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi vurgulandı. Konseyin daha sık aralıklarla periyodik olarak toplanması ve yapısının güçlendirilmesi kararlaştırıldı.
Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantısında, İstihdamın Arttırılması Daimi Özel İhtisas Komisyonu (DÖİK) kurulması kararlaştırıldı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantısı yaklaşık 4.5 saat sürdü.
Küresel krizin istihdam üzerindeki etkilerinin görüşüldüğü toplantıya Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Nazım Ekren, Hayati Yazıcı ve Cemil Çiçek, Devlet Bakanları Mehmet Şimşek ve Murat Başesgioğlu, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik katıldı.
Toplantıda sosyal taraflardan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, TİSK Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Kudatgobilik, MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Hak-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Salim Uslu, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, TOBB Başkanvekili Faik Yavuz ile TUSKON Başkanvekili Ahmet Ciğer de hazır bulundu.
Ekonomik ve Sosyal Konsey toplantısında, İstihdamın Arttırılması Daimi Özel İhtisas Komisyonu (DÖİK) kurulması kararlaştırıldı.
Toplantının ardından Devlet Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı'ndan yapılan açıklamada, küresel ekonomik krizin başta işsizlik olmak üzere her alanda önemli etkiler yarattığı belirtilerek, işsizliğin toplumsal ve bireysel yaşam kalitesini etkilediği ve bu açıdan istihdamın artırılması ve işsizliğin azaltılmasının hayati önem arzettiği belirtildi.
Açıklamada, kısa çalışma ödeneği miktarının yüzde 50 artırılmasına, ödeneğin süresinin 3 aydan 6 aya çıkarılmasına, kadın ve gençlerin istihdamına yönelik sağlanan teşviğe başvuru süresinin ve 49 ile yönelik yatırım teşviklerinin süresinin 1 yıl uzatılmasına, stopaj ve primde tek bildirge sistemine geçilmesine ve kimi işlemlerde vergi ve harçların düşürülmesine yönelik hazırlanan yasa tasarısının TBMM'ye sevkedildiği kaydedildi.
Açıklamada, geçen yıl çıkarılan istihdam pakedine ve alınacak yeni önlemlere yönelik bilgilerin paylaşıldığı ifade edilirken, sektörel önlemlerin sonuçlandırılması ve bu kapsamda alınacak önlemlerin istihdam üzerinde olumlu etkileri olacağı üzerinde durulduğu ifade edildi.
İstihdamla ilgili yapılması gereken çok boyutlu çalışmalara da yer verildiği belirtilen açıklamada, DÖİK'in kurulmasının kararlaştırıldığı kaydedilerek, şöyle denildi:
İşgücüne katılım oranları, işgücü talebi, istihdam yaratma kapasitesi anlamında KOBİ'ler istihdam ve işsizliği etkileyen iç ve dış talepdeki değişimler, meslek edindirmeye odaklanılması, yapısal sorunlar için farklı yaklaşımlar benimsenmesi ve alınan tedbirlerin izleme ve değerlendirmesinin DÖİK tarafından yapılabilmesi konuları üzerinde duruldu. Toplumda alınması gereken tedbirlerin bir an önce uygulamaya getirilmesi, işçi-işveren ve hükümet arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi vurgulandı. Konseyin daha sık aralıklarla periyodik olarak toplanması ve yapısının güçlendirilmesi kararlaştırıldı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Kredi borçluları yüzde 253,1 arttı
Kredi kartı borcunu ödemeyenler ile gecikmeli ödeyenleri gösteren negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları sisteminde yer alan kişi sayısı, 2008 yılında bir önceki yıla göre yüzde 253,1 oranında arttı.
AA
Merkez Bankası verilerine göre, 2007 yılında 214 bin 595 adet olan ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin toplamı 2008 yılında 757 bin 845'e çıktı.
Aynı dönemde ferdi kredi borcunu ödememiş kişi sayısı 5 kat (yüzde 513,4) artarak 44 bin 821'den 274 bin 917'ye, kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı ise 1,8 kat (yüzde 184,4) artarak 169 bin 774'den 482 bin 928'e yükseldi.
Kredi kartı borcunu ödemeyenler ile gecikmeli ödeyenleri gösteren negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları sisteminde yer alan kişi sayısı, 2008 yılında bir önceki yıla göre yüzde 253,1 oranında arttı.
AA
Merkez Bankası verilerine göre, 2007 yılında 214 bin 595 adet olan ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin toplamı 2008 yılında 757 bin 845'e çıktı.
Aynı dönemde ferdi kredi borcunu ödememiş kişi sayısı 5 kat (yüzde 513,4) artarak 44 bin 821'den 274 bin 917'ye, kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı ise 1,8 kat (yüzde 184,4) artarak 169 bin 774'den 482 bin 928'e yükseldi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
İkinci el otomobilde sıfır faiz
Koç Fiat Kredi, Otoeksper’den Şubat ayı boyunca araç satın alacaklara yönelik 0 faizli kredi imkanı sunan yeni bir kampanya başlattı.
Kampanya kapsamında katılımcı bayilerde, Otoeksper güvencesiyle satılan 8 yaşına kadar her marka araç için “0” faizle 15 bin TL’ye kadar kredi kullanabilme ayrıcalığı sağlanıyor.
Koç Fiat Kredi, Otoeksper’den Şubat ayı boyunca araç satın alacaklara yönelik 0 faizli kredi imkanı sunan yeni bir kampanya başlattı.
Kampanya kapsamında katılımcı bayilerde, Otoeksper güvencesiyle satılan 8 yaşına kadar her marka araç için “0” faizle 15 bin TL’ye kadar kredi kullanabilme ayrıcalığı sağlanıyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Kampanyalar krizde can simidi oldu
Yaşanan küresel krizin etkisiyle yurt içinde daralan pazarları hareketlendirmek isteyen şirketler, girişimciler ve küçük işletmeler değişik kampanyalara yöneldi.
ABD'de başlayan ve dünya genelinde etkilerini sürdüren ekonomik kriz, açıklanan kurtarma paketlerine karşın hala etkisini sürdürürken, başta otomotiv sektörü olmak üzere pek çok sektörde varlığını hissettiriyor.
Merkez bankaları önlem amacıyla faiz indirimine giderken, dev ekonomilerin ardı ardına resesyona girmesiyle, pazarlarda daralma süreci de başladı.
İhracatta son yıllarda yakaladığı başarıyla dikkati çeken Türkiye, önemli ihracat pazarlarındaki daralmanın etkisini, iç pazara yönelerek krizin etkilerini azaltmaya çalışıyor.
Bu noktada üretiminin büyük bir bölümünü ihraç eden otomotiv sektörü, iç pazardaki vergi, benzin fiyatları gibi tüm olumsuzluklara karşın, pazarı canlandırabilmek amacıyla kampanyalarını bu dönemde de sürdürüyor.
Renault, Ocak ayında başlattığı “2. El Otomobil Satışında Faiz Yok” kampanyasını Şubat ayında da devam ettiriyor. Renault sahibi olmak isteyenler 11 bin TL'ye 12 ay vadeyle yüzde 0 faiz fırsatından yararlanıyor.
Renault ticari araçlarda yüzde 0,69 faiz ve uygun vade avantajını bir arada sunuyor.
Fiat ise Linea modelinde anahtar teslim fiyatı üzerinden 2 bin TL nakit indirim yaparken, Grande Punto modelinde anahtar teslim fiyatı üzerinden 2 bin 250 TL'ye varan indirim uyguluyor. 2008 Fiat Bravo'lar ise anahtar teslim fiyatı üzerinden 2 bin 500 TL indirimle satışı sunuluyor.
Peugeot da yakıt ekonomisi sunan ve çevre dostu “Blue Lion” standardına sahip modellerinde, kampanya fiyatlarının üzerinden bin TL ek fiyat avantajı tanıyor.
Hyundai, Toyota, Ford gibi diğer markalar da müşterilerine cazip gelecek satış kampanyalarını sürdürüyor.
GAYRİMENKUL'DE 120 AY SIFIR FAİZ KAMPANYASI
Konut sektöründe piyasayı canlandırmayı amaçlayan gayrimenkul şirketleri de düzenledikleri kampanyalarla uygun ödeme koşulları sunarak müşterilerin yatırımlarını sektöre yönlendirmeye çalışıyor.
Bu amaçla şirketler, peşin ödemelerde indirim, sıfır faizle kredi olanakları ve kira öder gibi ev sahibi olma imkanı gibi uygun koşullar sunuyor.
Örneğin Regnum Gayrimenkul'ün, bu yılın mayıs ayında teslim edeceği Astrum Towers projesinde başlattığı “120 ay, sıfır faiz” kampanyası, konut satın alacaklara, daire bedelinin yüzde 50'sini 120 ay taksitlendirme seçeneği sunuyor.
Buna göre müşteriler, İstanbul Haramidere'de yapımı tamamlanmak üzere olan Astrum Towers'da 2 1 dairelere 689 TL'den, 3 1 daireler 793 TL'den başlayan taksitlerle sahip olabiliyor.
TOKİ iştiraki olan Emlak GYO A.Ş tarafından planlanan ve ihale edilen KentPlus Mimar Sinan projesinde ise müşterilere önce daireleri kiralama imkanı veriliyor.
İki yıl kiracı olarak oturulan evde, o süre içinde ödenen kiralar ve depozito peşinata sayılırken, daireler bugünkü fiyat üzerinden satın alınabiliyor. Buna göre 1 1 evlerde 700 TL'den, 3 1 dairelerde 900 TL'den, 4 1 dairelerde bin 200 TL'den başlayan kiralarla ev sahibi olma imkanı sunuluyor.
İdealist Kent'te ise konut sahibi olmayı planlayanlar peşinde yüzde 10 indirim ile 18 aya kadar yüzde sıfır faizle banka kredisinden yararlanma seçeneklerine sahip oluyor.
AVM'LERDEN OTOMOBİL, UÇAK VE TATİL FIRSATI
Ekonomik kriz döneminde alışveriş merkezleri de müşterilerin ilgisini devam ettirmek, kiralarını ödemekte zorlanan kiracılara satış hacmi yaratmak amacıyla her yıl yaptıkları kampanyalara bu yıl yenilerini ekledi.
AVM'ler alışveriş yapan müşterilerine otomobilden, seyahate, beyaz eşyadan oturma grubuna, bilgisayara ve özel uçağa kadar, çekilişle pek çok hediye kazanma fırsatı veriyor.
Capitol AVM, 15 Şubat 2009 tarihine kadar 250 TL'lik alışveriş yapan müşterileri arasında yapılacak çekilişle 1 kişiye Audi R8 model otomobil hediye edecek.
Bu yıl 13. yılını kutlayan Carousel AVM ise “13'ün şansı Carousel'de dönüyor” sloganlı kampanyası ile beyaz eşyadan, oturma grubuna, Play Station'dan dizüstü bilgisayara kadar 13 hediye dağıtacak. 15 Şubat 2009 tarihine kadar aynı gün içerisinde 50 TL ve katlarında alışveriş yapan müşteriler çekilişe katılabilecek.
AVM'ler arasında süren kampanya yarışında en dikkat çekicisi ise Astoria'dan geldi. Astoria, 125 TL'lik alışveriş yapan müşterilerine özel uçak kazanma şansı sundu. Çekiliş sonuçları önümüzdeki günlerde belli olacak.
Akmerkez ise 150 TL ve katları tutarında alışveriş yapan ziyaretçilere, 1 adet şans kuponu vererek çekilişle 2009 model Jaguar hediye edecek.
Metro City de gün içinde yapılacak her 100 TL'lik alışveriş ile 44 çifte Londra tatili kazanma fırsatı veriyor.
Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Nuşin Oral, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AVM'lerin bu tür kampanyaları her yıl yaptıklarını, kampanyaların gördüğü ilgiden dolayı da tekrarlandığını anlattı.
Oral, “Zaten perakende sektörünün özünde, sürekli bir promosyon ve kampanya oluyor. Bu, kimi zaman indirim kimi zaman da hediye şeklinde düşünülüyor. Yani her zaman tüketiciyi heyecanlandıracak promosyonlar yapılıyor” dedi.
OTOBÜS FİRMALARI FİYATTA YARIŞIYOR
Her sektörde belirli oranlarda indirim, kampanyalar yapıldığı bir dönemde, ulaşım alanında da şirketler indirime gitti.
Metro Turizm Grup Koordinatörü Sinan Solok, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı güzergahlarda yüzde 25 ile yüzde 40 arasında indirime gittiklerini belirterek, böylece doluluk oranlarını artırmayı amaçladıklarını söyledi.
Solok, “herkesin eşi, dostu ailesi var. Türk milletini bu tür krizlerde aile bağları ayakta tutuyor. Biz de küresel krizden çıkmak için böyle bir kampanya yaptık” dedi.
Bu dönemde hava yolu şirketleri de fiyatlarında belli oranda indirime gitti. Pegasus, mart veya nisan ayına ait biletini, şubatta alan müşterileri için 19,99 TL'den başlayan fiyatlarla uçma imkanı tanırken, Türk Hava Yolları ve Lufthansa ortak kuruluş olan SunExpress de uçuşlarında 49 koltuğu 49 TL'den başlayan fiyatlarla yolcularına sunuyor. Atlasjet ise Avea ve Patlıcan üyelerine uçuşlarında yüzde 30 indirim yapıyor.
Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) Genel Sekreteri Musa Alioğlu, Türk insanının hayatında bir kez uçağa binmesini istediklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Ekonomik kriz yüzünden halkın alım gücünün düşmesi nedeniyle bu tür kampanyalar düzenliyoruz. Bu kampanyalarla hava yolu taşımacılığında yüzde 20 oranında bir artış meydana getirdi. Krize rağmen Türk halkının uçağa binme sevdası sürüyor. Geçen yıl iç ve dış hatlarda 70 milyon kişi taşındı. 2009 yılında da yüzde 10-15 bir artışla yolcu taşınacağını ve 80 milyon kişinin hava yolunu kullanacağını umuyoruz.”
KUAFÖRLER AYLIK SINIRSIZ HİZMET PAKETİ UYGULAMASI BAŞLATTI
Şirketlerin yanı sıra küçük işletmeler ve girişimciler de işlerini canlı tutmanın yollarını arıyor.
Kuaförler, fön, kesim, röfle, gölge ve balyaj uygulamalarında fiyatlarını düşürürken, bazı kuaförler de müşterilerine aylık sınırsız kuaför hizmetini belli bir ücret karşılığı sunmaya başladı.
Bazı doğal gaz tesisatçıları da kombi, radyatör ve tesisat döşemelerinde keşiflerini ücretsiz yaparken, ödemeleri de taksitlere bölüyor. Aynı şekilde PVC pencere gibi ürünlerin montajını yapan mühendislik firmaları da müşterilerine ödemelerinde yüzde 25 peşin, kalanı 7 taksitle ödeme olanağı sunuyor.
Bilgisayar oyunları ve aksesuarları satan bazı işletmeler de bir oyun alana ikinci oyunu yüzde 50 indirimli sunarken, konsol ürünlerde de kampanyalı satışlarını sürdürüyor.
Mobilya, beyaz eşya, ev tekstili ürünlerini satan mağazalar ise yüzde 50'ye varan indirimlerin yanı sıra anlaşmalı bankaların kartlarına da taksit seçeneği sunuyor.
Bazı sinemalar da bilet fiyatlarını düşürmüştü. İlk kez “Şeytanın Papucu” isimli sinema filmi, otomobil promosyonuyla vizyona girmiş, Cem Yılmaz'ın AROG adlı filminin biletleri de 3 günlüğüne bütün sinemalarda 5 TL'ye satılmıştı.
Yaşanan küresel krizin etkisiyle yurt içinde daralan pazarları hareketlendirmek isteyen şirketler, girişimciler ve küçük işletmeler değişik kampanyalara yöneldi.
ABD'de başlayan ve dünya genelinde etkilerini sürdüren ekonomik kriz, açıklanan kurtarma paketlerine karşın hala etkisini sürdürürken, başta otomotiv sektörü olmak üzere pek çok sektörde varlığını hissettiriyor.
Merkez bankaları önlem amacıyla faiz indirimine giderken, dev ekonomilerin ardı ardına resesyona girmesiyle, pazarlarda daralma süreci de başladı.
İhracatta son yıllarda yakaladığı başarıyla dikkati çeken Türkiye, önemli ihracat pazarlarındaki daralmanın etkisini, iç pazara yönelerek krizin etkilerini azaltmaya çalışıyor.
Bu noktada üretiminin büyük bir bölümünü ihraç eden otomotiv sektörü, iç pazardaki vergi, benzin fiyatları gibi tüm olumsuzluklara karşın, pazarı canlandırabilmek amacıyla kampanyalarını bu dönemde de sürdürüyor.
Renault, Ocak ayında başlattığı “2. El Otomobil Satışında Faiz Yok” kampanyasını Şubat ayında da devam ettiriyor. Renault sahibi olmak isteyenler 11 bin TL'ye 12 ay vadeyle yüzde 0 faiz fırsatından yararlanıyor.
Renault ticari araçlarda yüzde 0,69 faiz ve uygun vade avantajını bir arada sunuyor.
Fiat ise Linea modelinde anahtar teslim fiyatı üzerinden 2 bin TL nakit indirim yaparken, Grande Punto modelinde anahtar teslim fiyatı üzerinden 2 bin 250 TL'ye varan indirim uyguluyor. 2008 Fiat Bravo'lar ise anahtar teslim fiyatı üzerinden 2 bin 500 TL indirimle satışı sunuluyor.
Peugeot da yakıt ekonomisi sunan ve çevre dostu “Blue Lion” standardına sahip modellerinde, kampanya fiyatlarının üzerinden bin TL ek fiyat avantajı tanıyor.
Hyundai, Toyota, Ford gibi diğer markalar da müşterilerine cazip gelecek satış kampanyalarını sürdürüyor.
GAYRİMENKUL'DE 120 AY SIFIR FAİZ KAMPANYASI
Konut sektöründe piyasayı canlandırmayı amaçlayan gayrimenkul şirketleri de düzenledikleri kampanyalarla uygun ödeme koşulları sunarak müşterilerin yatırımlarını sektöre yönlendirmeye çalışıyor.
Bu amaçla şirketler, peşin ödemelerde indirim, sıfır faizle kredi olanakları ve kira öder gibi ev sahibi olma imkanı gibi uygun koşullar sunuyor.
Örneğin Regnum Gayrimenkul'ün, bu yılın mayıs ayında teslim edeceği Astrum Towers projesinde başlattığı “120 ay, sıfır faiz” kampanyası, konut satın alacaklara, daire bedelinin yüzde 50'sini 120 ay taksitlendirme seçeneği sunuyor.
Buna göre müşteriler, İstanbul Haramidere'de yapımı tamamlanmak üzere olan Astrum Towers'da 2 1 dairelere 689 TL'den, 3 1 daireler 793 TL'den başlayan taksitlerle sahip olabiliyor.
TOKİ iştiraki olan Emlak GYO A.Ş tarafından planlanan ve ihale edilen KentPlus Mimar Sinan projesinde ise müşterilere önce daireleri kiralama imkanı veriliyor.
İki yıl kiracı olarak oturulan evde, o süre içinde ödenen kiralar ve depozito peşinata sayılırken, daireler bugünkü fiyat üzerinden satın alınabiliyor. Buna göre 1 1 evlerde 700 TL'den, 3 1 dairelerde 900 TL'den, 4 1 dairelerde bin 200 TL'den başlayan kiralarla ev sahibi olma imkanı sunuluyor.
İdealist Kent'te ise konut sahibi olmayı planlayanlar peşinde yüzde 10 indirim ile 18 aya kadar yüzde sıfır faizle banka kredisinden yararlanma seçeneklerine sahip oluyor.
AVM'LERDEN OTOMOBİL, UÇAK VE TATİL FIRSATI
Ekonomik kriz döneminde alışveriş merkezleri de müşterilerin ilgisini devam ettirmek, kiralarını ödemekte zorlanan kiracılara satış hacmi yaratmak amacıyla her yıl yaptıkları kampanyalara bu yıl yenilerini ekledi.
AVM'ler alışveriş yapan müşterilerine otomobilden, seyahate, beyaz eşyadan oturma grubuna, bilgisayara ve özel uçağa kadar, çekilişle pek çok hediye kazanma fırsatı veriyor.
Capitol AVM, 15 Şubat 2009 tarihine kadar 250 TL'lik alışveriş yapan müşterileri arasında yapılacak çekilişle 1 kişiye Audi R8 model otomobil hediye edecek.
Bu yıl 13. yılını kutlayan Carousel AVM ise “13'ün şansı Carousel'de dönüyor” sloganlı kampanyası ile beyaz eşyadan, oturma grubuna, Play Station'dan dizüstü bilgisayara kadar 13 hediye dağıtacak. 15 Şubat 2009 tarihine kadar aynı gün içerisinde 50 TL ve katlarında alışveriş yapan müşteriler çekilişe katılabilecek.
AVM'ler arasında süren kampanya yarışında en dikkat çekicisi ise Astoria'dan geldi. Astoria, 125 TL'lik alışveriş yapan müşterilerine özel uçak kazanma şansı sundu. Çekiliş sonuçları önümüzdeki günlerde belli olacak.
Akmerkez ise 150 TL ve katları tutarında alışveriş yapan ziyaretçilere, 1 adet şans kuponu vererek çekilişle 2009 model Jaguar hediye edecek.
Metro City de gün içinde yapılacak her 100 TL'lik alışveriş ile 44 çifte Londra tatili kazanma fırsatı veriyor.
Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) Başkanı Nuşin Oral, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AVM'lerin bu tür kampanyaları her yıl yaptıklarını, kampanyaların gördüğü ilgiden dolayı da tekrarlandığını anlattı.
Oral, “Zaten perakende sektörünün özünde, sürekli bir promosyon ve kampanya oluyor. Bu, kimi zaman indirim kimi zaman da hediye şeklinde düşünülüyor. Yani her zaman tüketiciyi heyecanlandıracak promosyonlar yapılıyor” dedi.
OTOBÜS FİRMALARI FİYATTA YARIŞIYOR
Her sektörde belirli oranlarda indirim, kampanyalar yapıldığı bir dönemde, ulaşım alanında da şirketler indirime gitti.
Metro Turizm Grup Koordinatörü Sinan Solok, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı güzergahlarda yüzde 25 ile yüzde 40 arasında indirime gittiklerini belirterek, böylece doluluk oranlarını artırmayı amaçladıklarını söyledi.
Solok, “herkesin eşi, dostu ailesi var. Türk milletini bu tür krizlerde aile bağları ayakta tutuyor. Biz de küresel krizden çıkmak için böyle bir kampanya yaptık” dedi.
Bu dönemde hava yolu şirketleri de fiyatlarında belli oranda indirime gitti. Pegasus, mart veya nisan ayına ait biletini, şubatta alan müşterileri için 19,99 TL'den başlayan fiyatlarla uçma imkanı tanırken, Türk Hava Yolları ve Lufthansa ortak kuruluş olan SunExpress de uçuşlarında 49 koltuğu 49 TL'den başlayan fiyatlarla yolcularına sunuyor. Atlasjet ise Avea ve Patlıcan üyelerine uçuşlarında yüzde 30 indirim yapıyor.
Türkiye Özel Sektör Havacılık İşletmeleri Derneği (TÖSHİD) Genel Sekreteri Musa Alioğlu, Türk insanının hayatında bir kez uçağa binmesini istediklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Ekonomik kriz yüzünden halkın alım gücünün düşmesi nedeniyle bu tür kampanyalar düzenliyoruz. Bu kampanyalarla hava yolu taşımacılığında yüzde 20 oranında bir artış meydana getirdi. Krize rağmen Türk halkının uçağa binme sevdası sürüyor. Geçen yıl iç ve dış hatlarda 70 milyon kişi taşındı. 2009 yılında da yüzde 10-15 bir artışla yolcu taşınacağını ve 80 milyon kişinin hava yolunu kullanacağını umuyoruz.”
KUAFÖRLER AYLIK SINIRSIZ HİZMET PAKETİ UYGULAMASI BAŞLATTI
Şirketlerin yanı sıra küçük işletmeler ve girişimciler de işlerini canlı tutmanın yollarını arıyor.
Kuaförler, fön, kesim, röfle, gölge ve balyaj uygulamalarında fiyatlarını düşürürken, bazı kuaförler de müşterilerine aylık sınırsız kuaför hizmetini belli bir ücret karşılığı sunmaya başladı.
Bazı doğal gaz tesisatçıları da kombi, radyatör ve tesisat döşemelerinde keşiflerini ücretsiz yaparken, ödemeleri de taksitlere bölüyor. Aynı şekilde PVC pencere gibi ürünlerin montajını yapan mühendislik firmaları da müşterilerine ödemelerinde yüzde 25 peşin, kalanı 7 taksitle ödeme olanağı sunuyor.
Bilgisayar oyunları ve aksesuarları satan bazı işletmeler de bir oyun alana ikinci oyunu yüzde 50 indirimli sunarken, konsol ürünlerde de kampanyalı satışlarını sürdürüyor.
Mobilya, beyaz eşya, ev tekstili ürünlerini satan mağazalar ise yüzde 50'ye varan indirimlerin yanı sıra anlaşmalı bankaların kartlarına da taksit seçeneği sunuyor.
Bazı sinemalar da bilet fiyatlarını düşürmüştü. İlk kez “Şeytanın Papucu” isimli sinema filmi, otomobil promosyonuyla vizyona girmiş, Cem Yılmaz'ın AROG adlı filminin biletleri de 3 günlüğüne bütün sinemalarda 5 TL'ye satılmıştı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Dünya krizden nasıl çıkacak?
ABD’de yönetim değişti. Birtakım hazırlıklar açıklanıyor. Ama bu arada kriz de derinleşiyor. Üstelik küresel etkilerinin ağırlaşacağı anlaşılıyor. Herhalde 1929-30 krizinden sonra yüzyılın en derin ve sıkıntılı kriziyle boğuşuluyor.
Hurşit GÜNEŞ / MİLLİYET
Geçen hafta Wall Street Journal’da çıkan bir yazıda (Harold Cole ve L. Ohanian imzalı) ABD hükümetinin (tıpkı 1933-1936 arası New Deal’da olduğu gibi) depresyonu uzattığını yazıyordu. O politikaların devlet müdahalesini esas alarak bir yandan işsizlere iş yaratmaya çalışırken, diğer yandan iş ve finans dünyasında reformlar ele aldığını ve ekonomiyi canlandırmaya çalıştığını biliyoruz.
1930-1932 döneminde ortalama çalışma saati 1929’a göre yüzde 18 düşmüştü. 1933-1939 arası ise (yani New Deal döneminde) işçilerin ortalama çalışma süresi yüzde 23 daha düşük hale gelmişti. Hatta şöyle ifade edelim; kişi başına tüketim geçmişe göre yüzde 27 düşmüştü.
1929 krizinden çıkış
Fakat bu arada çok önemli değişimler gerçekleşti. 1933 itibariyle verimlilik hızla arttı. Fiyat düzeyi hep istikrarlıydı. Reel faiz oranları çok düşük olduğu için likidite de bolluk içindeydi. Böylece 1935’te hava değişti ve 1937’de canlanma gözlenmeye başladı. Buradan canlanmanın çok çabuk olmadığı dersi çıkıyor. Devlet müdahalesi olmadan ise toparlanma çok daha geç sağlanıyor.
Ancak tartışma müdahalenin nasıl ve hangi yoğunlukta yapılacağında kilitleniyor. 2009 yılında dünyada artık büyüme beklentisi yüzde 0.5’e inmiş durumda. Çünkü hem ABD’de, hem de AB’de daralma bekleniyor. İngiltere, ABD, AB, Japonya, Kanada ve diğer tüm gelişmiş ülkeler aynı durumda.
İş Demokrat Obama’ya düşüyor
Gelişmekte olan ülkelerin önemli bir kısmı ise küresel krizden daha az etkilenecek görünüyor. (Bunun nedenlerini bir başka yazıda değerlendireceğiz). Rusya, Brezilya ve Meksika ise bir hayli etkilenmiş görünüyor. Tıpkı Türkiye gibi.
Bu ülkelerin mali yapıları güçlü ya da para birimleri rezerv niteliğinde olanlar kamu harcamalarıyla efektif talebi şişirebiliyor. Kaldı ki, dış açık sorunları da pek yok. Fakat bu ülkeler para politikalarının aşırı ölçüde gevşemesiyle likidite tuzağına düşmüş durumda. Yani para politikası etkinliğini yitirdiğinden şaşırmış durumdalar. Oysa sabretmeleri ve bankacılık sistemini geçici bir süreyle FED kanatları altına almaları gerekiyor.
Şu ana kadar şirketlerin sermaye artırarak iflastan kurtulmaları süreci hızlanmış değil. Belki en doğrusu bu şirketlerin içine Hazine bonosu konularak özkaynaklarının güçlendirilmesi. Ama asıl sorun para sistemindeki tıkanıklık. Parasal gevşemenin hemen sonuç vermediği görüldü. Çare yok: Gelişmiş ülkeler mali gevşeme yapmadan bu krizi aşamaz. Tıpkı New Deal’de olduğu gibi. Hızlı hareket etmeli ve etkili kesimlere harcanmalı. Tüm gelişmiş ülkeler birlikte hareket etmeli.
New Deal’deki Başkan F. Roosevelt bir Demokrattı. Obama da bir Demokrat. Bakalım Demokratlar bir New Deal daha yaratabilecek mi?
ABD’de yönetim değişti. Birtakım hazırlıklar açıklanıyor. Ama bu arada kriz de derinleşiyor. Üstelik küresel etkilerinin ağırlaşacağı anlaşılıyor. Herhalde 1929-30 krizinden sonra yüzyılın en derin ve sıkıntılı kriziyle boğuşuluyor.
Hurşit GÜNEŞ / MİLLİYET
Geçen hafta Wall Street Journal’da çıkan bir yazıda (Harold Cole ve L. Ohanian imzalı) ABD hükümetinin (tıpkı 1933-1936 arası New Deal’da olduğu gibi) depresyonu uzattığını yazıyordu. O politikaların devlet müdahalesini esas alarak bir yandan işsizlere iş yaratmaya çalışırken, diğer yandan iş ve finans dünyasında reformlar ele aldığını ve ekonomiyi canlandırmaya çalıştığını biliyoruz.
1930-1932 döneminde ortalama çalışma saati 1929’a göre yüzde 18 düşmüştü. 1933-1939 arası ise (yani New Deal döneminde) işçilerin ortalama çalışma süresi yüzde 23 daha düşük hale gelmişti. Hatta şöyle ifade edelim; kişi başına tüketim geçmişe göre yüzde 27 düşmüştü.
1929 krizinden çıkış
Fakat bu arada çok önemli değişimler gerçekleşti. 1933 itibariyle verimlilik hızla arttı. Fiyat düzeyi hep istikrarlıydı. Reel faiz oranları çok düşük olduğu için likidite de bolluk içindeydi. Böylece 1935’te hava değişti ve 1937’de canlanma gözlenmeye başladı. Buradan canlanmanın çok çabuk olmadığı dersi çıkıyor. Devlet müdahalesi olmadan ise toparlanma çok daha geç sağlanıyor.
Ancak tartışma müdahalenin nasıl ve hangi yoğunlukta yapılacağında kilitleniyor. 2009 yılında dünyada artık büyüme beklentisi yüzde 0.5’e inmiş durumda. Çünkü hem ABD’de, hem de AB’de daralma bekleniyor. İngiltere, ABD, AB, Japonya, Kanada ve diğer tüm gelişmiş ülkeler aynı durumda.
İş Demokrat Obama’ya düşüyor
Gelişmekte olan ülkelerin önemli bir kısmı ise küresel krizden daha az etkilenecek görünüyor. (Bunun nedenlerini bir başka yazıda değerlendireceğiz). Rusya, Brezilya ve Meksika ise bir hayli etkilenmiş görünüyor. Tıpkı Türkiye gibi.
Bu ülkelerin mali yapıları güçlü ya da para birimleri rezerv niteliğinde olanlar kamu harcamalarıyla efektif talebi şişirebiliyor. Kaldı ki, dış açık sorunları da pek yok. Fakat bu ülkeler para politikalarının aşırı ölçüde gevşemesiyle likidite tuzağına düşmüş durumda. Yani para politikası etkinliğini yitirdiğinden şaşırmış durumdalar. Oysa sabretmeleri ve bankacılık sistemini geçici bir süreyle FED kanatları altına almaları gerekiyor.
Şu ana kadar şirketlerin sermaye artırarak iflastan kurtulmaları süreci hızlanmış değil. Belki en doğrusu bu şirketlerin içine Hazine bonosu konularak özkaynaklarının güçlendirilmesi. Ama asıl sorun para sistemindeki tıkanıklık. Parasal gevşemenin hemen sonuç vermediği görüldü. Çare yok: Gelişmiş ülkeler mali gevşeme yapmadan bu krizi aşamaz. Tıpkı New Deal’de olduğu gibi. Hızlı hareket etmeli ve etkili kesimlere harcanmalı. Tüm gelişmiş ülkeler birlikte hareket etmeli.
New Deal’deki Başkan F. Roosevelt bir Demokrattı. Obama da bir Demokrat. Bakalım Demokratlar bir New Deal daha yaratabilecek mi?
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi