Dolar güne nasıl başladı?
İstanbul serbest piyasada dolar 1,5550 TL, avro 2,1250 TL'den güne başladı.
AA
Kapalıçarşı'da 1,5450 TL'den alınan dolar 1,5550 TL'den satılıyor. 2,1150 TL'den alınan avronun satış fiyatı ise 2,1250 TL olarak belirlendi.
Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,5570 TL, avronun satış fiyatı ise 2,1370 TL olmuştu.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
153100
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
Bernanke: Paket önemli bir destek
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, 20 Ocaktabaşkanlık görevini devralacak Barack Obama'nın, ekonomiyi teşvik paketinin ekonomiye “önemli bir destek” sağlayabileceğini söyledi.
Bernanke, London School of Economics'de yaptığı konuşmada, “gelecek yönetim ve Kongre'nin görüştüğü mali paket kabul edilirse, ekonomik faaliyetlere önemli destek sağlayabilir” dedi.
Mali önlemlerin, finansal sistemi daha fazla istikrara kavuşturacak ve güçlendirecek güçlü önlemlerle desteklenmediği sürece uzun süreli bir iyileşme sağlamadığını ifade eden Bernanke, “tarih, kesin olarak modern ekonominin, finansal sistem etkin biçimde çalışmazsa büyüyemeyeceğini gösteriyor” diye konuştu.
Yaklaşık 1,5 yıldır küresel finansal sistemin, şu anda küresel ekonomiyi yaygın biçimde etkileyen olağanüstü baskı altında bulunduğunu ifade eden Bernanke, bunun önemli oranda üretim kaybına, iş kaybına ve refah kaybına yol açtığını belirtti.
Fed'in, krizin üstesinden gelmek için halen “güçlü araçları” bulunduğunu ifade eder Bernanke, enflasyonun acil bir kaygı olmadığını, enflasyonun önemli ölçüde düştüğünü ve daha da düşmesini beklediklerini kaydetti.
Bankaların bilançolarında büyük miktarda sorunlu varlık bulunmasının sermaye artırımını ve borç vermelerini zorlaştırdığını belirten Bernanke, hükümetin, varlık garantisi sağlayarak ya da nakit ve hisse karşılığında bankalardan varlık almak için “kötü banka” kurarak, sorunlu varlıkları satın almayı düşünebileceğini söyledi.
Bernanke, finansal piyasaları istikrara kavuşturmak ve daha fazla borç vermeyi teşvik için daha fazla sermaye pompalanması ve teminatların gerekli olabileceğini bildirdi.
Son dönemdeki gelişmelerin, ülkelerin ekonomi, finansal ve düzenleyici politikalar bakımından birbirine çok fazla bağlı olduğunu gösterdiğine işaret eden Bernanke, krizle başarılı biçimde mücadele etmek, sağlıklı ve kalıcı bir düzelme sağlamak için uluslararası işbirliğinin önemli olduğunu vurguladı.
Bernanke, küresel ekonominin zamanla mevcut krizden çıkacağını, ancak düzelmenin zamanı ve gücü konusundaki belirsizliğin yüksek olduğunu da ifade etti...
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke, 20 Ocaktabaşkanlık görevini devralacak Barack Obama'nın, ekonomiyi teşvik paketinin ekonomiye “önemli bir destek” sağlayabileceğini söyledi.
Bernanke, London School of Economics'de yaptığı konuşmada, “gelecek yönetim ve Kongre'nin görüştüğü mali paket kabul edilirse, ekonomik faaliyetlere önemli destek sağlayabilir” dedi.
Mali önlemlerin, finansal sistemi daha fazla istikrara kavuşturacak ve güçlendirecek güçlü önlemlerle desteklenmediği sürece uzun süreli bir iyileşme sağlamadığını ifade eden Bernanke, “tarih, kesin olarak modern ekonominin, finansal sistem etkin biçimde çalışmazsa büyüyemeyeceğini gösteriyor” diye konuştu.
Yaklaşık 1,5 yıldır küresel finansal sistemin, şu anda küresel ekonomiyi yaygın biçimde etkileyen olağanüstü baskı altında bulunduğunu ifade eden Bernanke, bunun önemli oranda üretim kaybına, iş kaybına ve refah kaybına yol açtığını belirtti.
Fed'in, krizin üstesinden gelmek için halen “güçlü araçları” bulunduğunu ifade eder Bernanke, enflasyonun acil bir kaygı olmadığını, enflasyonun önemli ölçüde düştüğünü ve daha da düşmesini beklediklerini kaydetti.
Bankaların bilançolarında büyük miktarda sorunlu varlık bulunmasının sermaye artırımını ve borç vermelerini zorlaştırdığını belirten Bernanke, hükümetin, varlık garantisi sağlayarak ya da nakit ve hisse karşılığında bankalardan varlık almak için “kötü banka” kurarak, sorunlu varlıkları satın almayı düşünebileceğini söyledi.
Bernanke, finansal piyasaları istikrara kavuşturmak ve daha fazla borç vermeyi teşvik için daha fazla sermaye pompalanması ve teminatların gerekli olabileceğini bildirdi.
Son dönemdeki gelişmelerin, ülkelerin ekonomi, finansal ve düzenleyici politikalar bakımından birbirine çok fazla bağlı olduğunu gösterdiğine işaret eden Bernanke, krizle başarılı biçimde mücadele etmek, sağlıklı ve kalıcı bir düzelme sağlamak için uluslararası işbirliğinin önemli olduğunu vurguladı.
Bernanke, küresel ekonominin zamanla mevcut krizden çıkacağını, ancak düzelmenin zamanı ve gücü konusundaki belirsizliğin yüksek olduğunu da ifade etti...
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Doğu Avrupa`da sıkıntılar sürecek
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, IMF programının Macaristan'daki uygulanmasıyla ilgili incelemelerde bulundu.
Başkent Budapeşte'deki temasları kapsamında Macaristan Merkez Bankası Başkanı Andras Simor ile bir araya gelen IMF Başkanı Strauss-Kahn, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Macaristan'a verdikleri 15,7 milyar dolarlık kredinin nasıl kullanıldığını görmek için Budapeşte'ye geldiğini söyledi.
IMF Başkanı “Birkaç gün içinde Macaristan'a, uygulaması için yeni programlar sunacağız. Toplantıların ardından tarafımızdan daha önce Macaristan'a verilen programın eksiksiz uygulandığını gördüm. Ancak, ekonomik gösteriler sadece Macaristan'da değil tüm Doğu-Avrupa'da kendini göstermeye devam ediyor” dedi.
IMF Başkanının bu sabah Macaristan'a gelmesiyle yüzde 2'lik bir düşüş yaşayan Macaristan'ın milli parası forint, toplantıların başarıyla sona ermesiyle yine dünkü seviyesine geldi.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Dominique Strauss-Kahn, IMF programının Macaristan'daki uygulanmasıyla ilgili incelemelerde bulundu.
Başkent Budapeşte'deki temasları kapsamında Macaristan Merkez Bankası Başkanı Andras Simor ile bir araya gelen IMF Başkanı Strauss-Kahn, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Macaristan'a verdikleri 15,7 milyar dolarlık kredinin nasıl kullanıldığını görmek için Budapeşte'ye geldiğini söyledi.
IMF Başkanı “Birkaç gün içinde Macaristan'a, uygulaması için yeni programlar sunacağız. Toplantıların ardından tarafımızdan daha önce Macaristan'a verilen programın eksiksiz uygulandığını gördüm. Ancak, ekonomik gösteriler sadece Macaristan'da değil tüm Doğu-Avrupa'da kendini göstermeye devam ediyor” dedi.
IMF Başkanının bu sabah Macaristan'a gelmesiyle yüzde 2'lik bir düşüş yaşayan Macaristan'ın milli parası forint, toplantıların başarıyla sona ermesiyle yine dünkü seviyesine geldi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]ABD`de dış ticaret açığı sürprizi [/color]
ABD'de Kasım ayında dış ticaret açığı son 5 yılın en düşük seviyesine indi.
Dış ticaret açığının düşmesinde, derinleşen durgunluk (resesyon) nedeniyle petrol ithalatının rekor seviyede düşmesi etkili oldu.
Çin'den yapılan ithalat da önemli ölçüde düştü.
Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre, Kasım ayında dış ticaret açığı bir önceki aya göre yüzde 28,7 azalarak 40,4 milyar dolar oldu. Beklentilerden daha fazla kaydedilen düşüş, dış ticaret açığını son 5 yılın en düşük seviyesine indirdi.
Kasım 2007'de yıllık bazda 700,3 milyar dolar olan dış ticaret açığı, geçen yıl Kasım ayında 688,2 milyar dolar oldu.
Ekonomistler, durgunluğun ithal ürünlere olan talebi azaltması nedeniyle dış ticaret açığının da düşmesini bekliyorlar.
ABD'de Kasım ayında dış ticaret açığı son 5 yılın en düşük seviyesine indi.
Dış ticaret açığının düşmesinde, derinleşen durgunluk (resesyon) nedeniyle petrol ithalatının rekor seviyede düşmesi etkili oldu.
Çin'den yapılan ithalat da önemli ölçüde düştü.
Ticaret Bakanlığının açıkladığı verilere göre, Kasım ayında dış ticaret açığı bir önceki aya göre yüzde 28,7 azalarak 40,4 milyar dolar oldu. Beklentilerden daha fazla kaydedilen düşüş, dış ticaret açığını son 5 yılın en düşük seviyesine indirdi.
Kasım 2007'de yıllık bazda 700,3 milyar dolar olan dış ticaret açığı, geçen yıl Kasım ayında 688,2 milyar dolar oldu.
Ekonomistler, durgunluğun ithal ürünlere olan talebi azaltması nedeniyle dış ticaret açığının da düşmesini bekliyorlar.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Kriz Mersin`i kasımda vurdu
2008 yılının ekim ayından itibaren dış ticaret rakamlarında etkisini hissettirmeye başlayan küresel krizin kasım ayında daha da derinleştiği gözleniyor.
REFERANS GAZETESİ
Kasım ayında ihracat önceki yıla göre yüzde 11 küçülürken, ithalat ise yüzde 1 oranında artış gösterdi. Dolayısıyla iç talepte yaşanan sıkıntıya dış talepte yaşanan sıkıntının da eklendiği görülüyor.
2008 yılı kasım ayı itibariyle Mersin Serbest Bölgesi'nde istihdam yüzde 5, faaliyette bulunan firma sayısı ise yüzde 6 oranında azaldı. Serbest bölgede faaliyet gösteren firma sayısı ile istihdamdaki daralmaya karşın, ticaret hacmi yılın ilk on bir ayında yüzde 12 artarak 2.5 milyar dolar olarak gerçekleşti.
2008 yılının kasım ayı ise ticaret hacmi açısından Mersin ilinde olumsuz bir eğilim sergiledi ve ticaret hacmimiz yüzde 59 küçüldü. Sektörel olarak bakıldığında ise yatırım malları sektöründe ticaret hacminde bir gerileme yaşandı. Bu gelişmeler; ihracat pazarlarının gerilediğini ve özellikle özel kesim kaynaklı yatırımların durduğuna işaret ediyor.
Yeni pazarlara ihtiyaç var
Mersin Limanı faaliyetlerindeki artış ise bu yılın ocak-kasım döneminde de devam etmiştir. İhracat, ithalat, transit ve dahili yük trafiğindeki artış ilimiz açısından sevindirici bir gelişme. Limandan gerçekleştirilen ihracattaki artış bu yılın ocak-kasım döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12, ithalat ise yüzde 11 oranında gerçekleşti.
Buna karşın dahili işler için liman kullanımı yüze 1,3 oranında artarken transit ticaret için liman kullanımındaki artış yüzde 39 olarak gerçekleşti. İlk 11 aylık dönemde konteynir adedi bazında önceki yıllara göre artış hızında yavaşlama olduğu gözlense de hareketlenmelerin devam ettiği ve 2007'nin ilk 11 aylık dönemine göre yüzde 10 oranında artış olduğu gözleniyor. Limana operasyon için uğrayan gemi sayısı ise yüzde 8 oranında arttı. 2008 yılı ekim ayı itibariyle ilimizde faaliyet gösteren işyeri sayısı önceki yılın söz konusu dönemine göre yüzde 10 artarak 22 bin 33'e, bu işyerlerinde çalışan sayısı ise yüzde 9 artarak 138 bin 279'a yükseldi. Ancak bir önceki ay ile kıyaslandığında işyeri ve çalışan sayısında yüzde 1'lik azalma olduğu görülüyor.
Rakamlar 2008 yılında küresel krizin Mersin ekonomisi üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor. Ancak bulunduğu coğrafya itibariyle stratejik öneme sahip olan ilimiz, yatırımcılar için cazip bir merkez olma özelliğini sürdürmeye devam ediyor. Mersin Limanı'nın 2007'de özelleştirilmesinin ardından altyapı yatırımları başlatıldı ve limanın kapasitesi yüzde 30 artırıldı. Öte yandan Mersin'in hem Avrupa hem de Asya-Afrika ülkelerine yakınlığını değerlendirmek isteyen Çinli firmalar, Mersin ve çevresinde yatırım yapmak amacıyla fizibilite çalışmalarına başladı.
Ayrıca Mersin Teknopark ile Çin Suzhou İnovasyon Parkı arasında Türkiye'de ilk kez bir işbirliği protokolü imzalandı ve atılan bu adımla; bilim, teknoloji, ekonomi ve firma gelişiminin artırılması, teknolojik açıdan gelişmiş firmaların pazar paylarının genişletilmesi hedeflendi. Görüldüğü üzere; yapılmakta olan ve planlanan yatırımların da yardımıyla ekonomi en nihayetinde kendini toplayacak. Kriz psikolojisi ile hareket etmek yerine, firmaların ortak hareket ederek güçlerini birleştirmesi, yeni pazarlar bulması gerekiyor.
2008 yılının ekim ayından itibaren dış ticaret rakamlarında etkisini hissettirmeye başlayan küresel krizin kasım ayında daha da derinleştiği gözleniyor.
REFERANS GAZETESİ
Kasım ayında ihracat önceki yıla göre yüzde 11 küçülürken, ithalat ise yüzde 1 oranında artış gösterdi. Dolayısıyla iç talepte yaşanan sıkıntıya dış talepte yaşanan sıkıntının da eklendiği görülüyor.
2008 yılı kasım ayı itibariyle Mersin Serbest Bölgesi'nde istihdam yüzde 5, faaliyette bulunan firma sayısı ise yüzde 6 oranında azaldı. Serbest bölgede faaliyet gösteren firma sayısı ile istihdamdaki daralmaya karşın, ticaret hacmi yılın ilk on bir ayında yüzde 12 artarak 2.5 milyar dolar olarak gerçekleşti.
2008 yılının kasım ayı ise ticaret hacmi açısından Mersin ilinde olumsuz bir eğilim sergiledi ve ticaret hacmimiz yüzde 59 küçüldü. Sektörel olarak bakıldığında ise yatırım malları sektöründe ticaret hacminde bir gerileme yaşandı. Bu gelişmeler; ihracat pazarlarının gerilediğini ve özellikle özel kesim kaynaklı yatırımların durduğuna işaret ediyor.
Yeni pazarlara ihtiyaç var
Mersin Limanı faaliyetlerindeki artış ise bu yılın ocak-kasım döneminde de devam etmiştir. İhracat, ithalat, transit ve dahili yük trafiğindeki artış ilimiz açısından sevindirici bir gelişme. Limandan gerçekleştirilen ihracattaki artış bu yılın ocak-kasım döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12, ithalat ise yüzde 11 oranında gerçekleşti.
Buna karşın dahili işler için liman kullanımı yüze 1,3 oranında artarken transit ticaret için liman kullanımındaki artış yüzde 39 olarak gerçekleşti. İlk 11 aylık dönemde konteynir adedi bazında önceki yıllara göre artış hızında yavaşlama olduğu gözlense de hareketlenmelerin devam ettiği ve 2007'nin ilk 11 aylık dönemine göre yüzde 10 oranında artış olduğu gözleniyor. Limana operasyon için uğrayan gemi sayısı ise yüzde 8 oranında arttı. 2008 yılı ekim ayı itibariyle ilimizde faaliyet gösteren işyeri sayısı önceki yılın söz konusu dönemine göre yüzde 10 artarak 22 bin 33'e, bu işyerlerinde çalışan sayısı ise yüzde 9 artarak 138 bin 279'a yükseldi. Ancak bir önceki ay ile kıyaslandığında işyeri ve çalışan sayısında yüzde 1'lik azalma olduğu görülüyor.
Rakamlar 2008 yılında küresel krizin Mersin ekonomisi üzerindeki etkilerini ortaya koyuyor. Ancak bulunduğu coğrafya itibariyle stratejik öneme sahip olan ilimiz, yatırımcılar için cazip bir merkez olma özelliğini sürdürmeye devam ediyor. Mersin Limanı'nın 2007'de özelleştirilmesinin ardından altyapı yatırımları başlatıldı ve limanın kapasitesi yüzde 30 artırıldı. Öte yandan Mersin'in hem Avrupa hem de Asya-Afrika ülkelerine yakınlığını değerlendirmek isteyen Çinli firmalar, Mersin ve çevresinde yatırım yapmak amacıyla fizibilite çalışmalarına başladı.
Ayrıca Mersin Teknopark ile Çin Suzhou İnovasyon Parkı arasında Türkiye'de ilk kez bir işbirliği protokolü imzalandı ve atılan bu adımla; bilim, teknoloji, ekonomi ve firma gelişiminin artırılması, teknolojik açıdan gelişmiş firmaların pazar paylarının genişletilmesi hedeflendi. Görüldüğü üzere; yapılmakta olan ve planlanan yatırımların da yardımıyla ekonomi en nihayetinde kendini toplayacak. Kriz psikolojisi ile hareket etmek yerine, firmaların ortak hareket ederek güçlerini birleştirmesi, yeni pazarlar bulması gerekiyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Çin`den tartışmalı kriz önlemi [/color]
Çin yavaşlayan ekonomisini canlandırabilmek için bu yıl bankaların kabul edilebilir batık kredi oranını artırmaya karar verdi. Böylece kredi alanlar ödemede bulunmasa bile bankalar kredi vermeye devam edecek.
Küresel krizle birlikte ihracat ayağında darbe alan ekonomisini canlandırabilmek için bankacılık düzenlemelerini gevşetmeye başlayan Çin'de bundan sonra batık kredi oranı artsa bile bankalar tüketiciye açtıkları kredi musluğunu hemen kısmayacak. Çin'in gevşetilen bankacılık kurallarının 4 yılda 500 milyar dolar harcayıp temizlediği bankacılık sisteminde batık kredilerde patlamaya neden olacağı yönünde endişeler de mevcut.
Kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's'un 7 Ocak'ta yaptığı bir açıklamaya göre ise Çin bankacılık sektörü 2009 yılında daha zayıf varlık kalitesi, artan batık krediler ve karlarda gözle görülür derecede düşüşle karşı karşıya kalacak. Hükümetin ekonomiyi canlandırmak amacıyla bankalardaki batık kredilerin artmasına adeta göz yummaya başlaması ise sektörü daha da fazla zorluk içine sokabilir.
Reuters haber ajansına konuşan S&P'nin Pekin birimi analistlerinden Liao Qiang ise hükümetlerin zor dönemlerde bu tür düzenlemelerde gevşetmelere gittiğini, bundan sonra asıl anahtarın ise bankaların nasıl bir tavır izleyeceğinde olduğunu söyledi. Uzmanlara göre bankalar batık kredileri artsa bile tüketicilere kredi sunmaya devam etmek için ellerindeki kredileri yeniden yapılandırabilirler. Bu yeniden yapılandırma çerçevesinde cinsi ve vadesi değişen krediler, batıklara rağmen tamamen yeni kredi sağlamaktan daha avantajlı bir yol olabilir.
On yıllar boyunca devlet kontrolünde yürütülen kredi işlemleri Çin bankalarını karabatağa saplanmış durumda. 2003 yılında batık kredi oranı yüzde 20'ye çıkan Çinli bankalara karşı operasyon başlatan devlet tek başına Çin Tarım Bankası'na bile 19 milyar dolar fon akıtmış, 4 yıl içinde bankacılık sistemini batık kredilerden toparlamıştı.
Aralık ayında 108 milyar dolar kredi
Çinli bankalar aralık ayında 108 milyar dolar yeni kredi sağladı. Bu 2008 yılının ocak ayından bu yanaki en yüksek aylık rakam olarak gösteriliyor. Uzmanlar ise bankacılık düzenlemelerindeki gevşetmenin sadece batık kredi oranını artıracağı ve bu girişimin Çin ekonomisine yarardan çok zarar getireceği yönünde uyarıyor.
Hükümetin 2009 yılında yüzde 8 büyüme hedefi var. Ancak bazı uzmanlar Çin'in bu yıl en fazla üzde 6 oranında büyüyebileceğini öngörüyor. Dünya Bankası ise büyümeyi yüzde 7,5 olarak tahmin ediyor. Dolayısıyla bu hedefi tutturmak içinde bankacılık düzenlemelerinde gevşetme gibi zararı beklenenden daha fazla olabilecek riskli uygulamalara gidiliyor.
Öte yandan Çin Bankacılık Düzenleme Komisyonu aldığı yeni kararlar çerçevesinde daha önce aldığı kredilerin taksitini ödemek için yeni krediye başvuran şirketlere kredi yasağı getirmeye hazırlanıyor. Komisyon ayrıca yatırımcıların onayı alınmadan bankaların şirketlerin üretim projelerine kredi vermesine izin vermeyecek.
Çin yavaşlayan ekonomisini canlandırabilmek için bu yıl bankaların kabul edilebilir batık kredi oranını artırmaya karar verdi. Böylece kredi alanlar ödemede bulunmasa bile bankalar kredi vermeye devam edecek.
Küresel krizle birlikte ihracat ayağında darbe alan ekonomisini canlandırabilmek için bankacılık düzenlemelerini gevşetmeye başlayan Çin'de bundan sonra batık kredi oranı artsa bile bankalar tüketiciye açtıkları kredi musluğunu hemen kısmayacak. Çin'in gevşetilen bankacılık kurallarının 4 yılda 500 milyar dolar harcayıp temizlediği bankacılık sisteminde batık kredilerde patlamaya neden olacağı yönünde endişeler de mevcut.
Kredi derecelendirme kuruluşu Standard&Poor's'un 7 Ocak'ta yaptığı bir açıklamaya göre ise Çin bankacılık sektörü 2009 yılında daha zayıf varlık kalitesi, artan batık krediler ve karlarda gözle görülür derecede düşüşle karşı karşıya kalacak. Hükümetin ekonomiyi canlandırmak amacıyla bankalardaki batık kredilerin artmasına adeta göz yummaya başlaması ise sektörü daha da fazla zorluk içine sokabilir.
Reuters haber ajansına konuşan S&P'nin Pekin birimi analistlerinden Liao Qiang ise hükümetlerin zor dönemlerde bu tür düzenlemelerde gevşetmelere gittiğini, bundan sonra asıl anahtarın ise bankaların nasıl bir tavır izleyeceğinde olduğunu söyledi. Uzmanlara göre bankalar batık kredileri artsa bile tüketicilere kredi sunmaya devam etmek için ellerindeki kredileri yeniden yapılandırabilirler. Bu yeniden yapılandırma çerçevesinde cinsi ve vadesi değişen krediler, batıklara rağmen tamamen yeni kredi sağlamaktan daha avantajlı bir yol olabilir.
On yıllar boyunca devlet kontrolünde yürütülen kredi işlemleri Çin bankalarını karabatağa saplanmış durumda. 2003 yılında batık kredi oranı yüzde 20'ye çıkan Çinli bankalara karşı operasyon başlatan devlet tek başına Çin Tarım Bankası'na bile 19 milyar dolar fon akıtmış, 4 yıl içinde bankacılık sistemini batık kredilerden toparlamıştı.
Aralık ayında 108 milyar dolar kredi
Çinli bankalar aralık ayında 108 milyar dolar yeni kredi sağladı. Bu 2008 yılının ocak ayından bu yanaki en yüksek aylık rakam olarak gösteriliyor. Uzmanlar ise bankacılık düzenlemelerindeki gevşetmenin sadece batık kredi oranını artıracağı ve bu girişimin Çin ekonomisine yarardan çok zarar getireceği yönünde uyarıyor.
Hükümetin 2009 yılında yüzde 8 büyüme hedefi var. Ancak bazı uzmanlar Çin'in bu yıl en fazla üzde 6 oranında büyüyebileceğini öngörüyor. Dünya Bankası ise büyümeyi yüzde 7,5 olarak tahmin ediyor. Dolayısıyla bu hedefi tutturmak içinde bankacılık düzenlemelerinde gevşetme gibi zararı beklenenden daha fazla olabilecek riskli uygulamalara gidiliyor.
Öte yandan Çin Bankacılık Düzenleme Komisyonu aldığı yeni kararlar çerçevesinde daha önce aldığı kredilerin taksitini ödemek için yeni krediye başvuran şirketlere kredi yasağı getirmeye hazırlanıyor. Komisyon ayrıca yatırımcıların onayı alınmadan bankaların şirketlerin üretim projelerine kredi vermesine izin vermeyecek.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Almanya`dan 50 milyar avroluk paket [/color]
Almanya'da, Angela Merkel hükümetindeki önemli isimlerin, 50 milyar avroluk paket üzerinde anlaştıkları belirtildi.
2010 yılına kadar sürecek paket, toplam 50 milyar avro (67 milyar dolar) olacak.
Geçen ay meclisten geçen 23 milyar avroluk paket, aşırı tedbirli olduğu gerekçesiyle hem Almanya'da hem de dışarıda eleştirilere hedef olmuştu.
Yeni önlemler, teşvik paketini Avrupa'nın en kararlı paketlerinden biri haline getiriyor. Hristiyan Demokratlar ve Sosyal Demokratlar, yaptıkları açıklamada, paketin bel kemiğini, demiryollarının, yolların ve okulların iyileştirilmesi için 17-18 milyar avro harcanmasının oluşturduğunu söyledi.
Paket ayrıca, devletin sağlık katkısının azaltılmasını, çocuk başına 100 avro olan yardımın bir defaya mahsus verilmemesini ve en az 9 yaşındaki her araç için 2 bin 500 avro hurda indirimi yapılmasını içeriyor.
Hükümetin, daha önce Ekim ayında 500 milyar avroluk paket açıklamıştı, ancak bu paketten para piyasasındaki sıkışıklık nedeniyle sadece bankalar yararlanmıştı.
Almanya'da, Angela Merkel hükümetindeki önemli isimlerin, 50 milyar avroluk paket üzerinde anlaştıkları belirtildi.
2010 yılına kadar sürecek paket, toplam 50 milyar avro (67 milyar dolar) olacak.
Geçen ay meclisten geçen 23 milyar avroluk paket, aşırı tedbirli olduğu gerekçesiyle hem Almanya'da hem de dışarıda eleştirilere hedef olmuştu.
Yeni önlemler, teşvik paketini Avrupa'nın en kararlı paketlerinden biri haline getiriyor. Hristiyan Demokratlar ve Sosyal Demokratlar, yaptıkları açıklamada, paketin bel kemiğini, demiryollarının, yolların ve okulların iyileştirilmesi için 17-18 milyar avro harcanmasının oluşturduğunu söyledi.
Paket ayrıca, devletin sağlık katkısının azaltılmasını, çocuk başına 100 avro olan yardımın bir defaya mahsus verilmemesini ve en az 9 yaşındaki her araç için 2 bin 500 avro hurda indirimi yapılmasını içeriyor.
Hükümetin, daha önce Ekim ayında 500 milyar avroluk paket açıklamıştı, ancak bu paketten para piyasasındaki sıkışıklık nedeniyle sadece bankalar yararlanmıştı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi