]İngiltere`de emlakta büyük düşüş [/color]
İngiltere'nin en büyük tutsat (mortgage) sağlayıcılarından biri olan Nationwide, 2008 yılı boyunca ülkedeki emlak fiyatlarının yüzde 15,9 oranında gerilediğini, bunun da kayıtlara göre rekor bir düşüş olarak kabul edildiğini bildirdi.
AA
2008 yılı Aralık ayı boyunca kaydedilen yüzde 2,5'luk düşüşün de önemli bir “aylık düşüş” olarak kaydedildiğine işaret eden Nationwide yetkilileri, yıl boyunca ortaya çıkan rekor düşüşle ortalama bir evin fiyatında 29 bin sterlin civarında gerileme meydana meydana geldiğini bildirdi. Nationwide yetkililerine göre, ev fiyatlarındaki son gerilemelerle birlikte İngiltere'de ortalama bir evin fiyatı da 153 bin 48 sterline düştü.
2008 yılı Aralık ayındaki yüzde 2,5'luk düşüşün, aynı yılın Kasım ayına göre 5 kat daha fazla olduğuna da dikkati çeken Nationwide uzmanları, bunun da İngiltere Merkez Bankası'nın aldığı önlemlere rağmen piyasa koşullarının hızla bozulduğunun bir göstergesi olarak kabul edildiğini kaydetti.
Bu arada, ülkede ev fiyatlarındaki düşüşün hala en az etkilediği yerin ise başkent Londra olduğu, fiyatlardaki büyük gerilemeye rağmen, başkentte ortalama bir evin fiyatının hala 257 bin 963 sterlin seviyesinde kaldığı belirtildi.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
153102
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
IMF heyeti Ankara`ya geldi
Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki Uluslararası Para Fonu (IMF)heyeti, Ankara'ya geldi.
AA
Edinilen bilgiye göre, Fon'daki bazı bankacılık ve kamu maliyesi uzmanlarının da eşlik ettiği heyet, yarından itibaren Ankara'daki resmi görüşmelerine başlayacak.
IMF heyeti, Ankara'daki temasları çerçevesinde, yarın, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ve diğer ekonomi yetkilileriyle görüşmeler yapacak.
Hazine, Maliye, Merkez Bankası, DPT, BDDK gibi kurumlarda çalışmalar yürütecek olan IMF heyetinin, daha sonra İstanbul'a geçmesi bekleniyor.
IMF heyetinin, İstanbul'da da, bankacılık ve reel sektör temsilcileriyle görüşerek özel sektörün finansman ihtiyacı konusunda bilgi alması bekleniyor.
Ocak ayı sonuna kadar Türkiye'de kalması beklenen IMF heyeti ile görüşmeler Şubat ayında da sürecek.
IMF ile yeni anlaşmanın ise finansman ihtiyacının da belirlenmesiyle, İcra Direktörleri Kurulu tarafından en geç Mart ayında onaylanması bekleniyor.
Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki Uluslararası Para Fonu (IMF)heyeti, Ankara'ya geldi.
AA
Edinilen bilgiye göre, Fon'daki bazı bankacılık ve kamu maliyesi uzmanlarının da eşlik ettiği heyet, yarından itibaren Ankara'daki resmi görüşmelerine başlayacak.
IMF heyeti, Ankara'daki temasları çerçevesinde, yarın, Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ve diğer ekonomi yetkilileriyle görüşmeler yapacak.
Hazine, Maliye, Merkez Bankası, DPT, BDDK gibi kurumlarda çalışmalar yürütecek olan IMF heyetinin, daha sonra İstanbul'a geçmesi bekleniyor.
IMF heyetinin, İstanbul'da da, bankacılık ve reel sektör temsilcileriyle görüşerek özel sektörün finansman ihtiyacı konusunda bilgi alması bekleniyor.
Ocak ayı sonuna kadar Türkiye'de kalması beklenen IMF heyeti ile görüşmeler Şubat ayında da sürecek.
IMF ile yeni anlaşmanın ise finansman ihtiyacının da belirlenmesiyle, İcra Direktörleri Kurulu tarafından en geç Mart ayında onaylanması bekleniyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Faiz 2,5 yılın en düşük seviyesinde [/color]
Global piyasalardaki göreceli toparlanma, Merkez Bankası'ndan(MB) faiz indirim beklentisi ve yabancı girişine bağlı olarak faiz oranları gösterge kağıtta son 2.5 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Alp Süer / REFERANS GAZETESİ
23 Haziran 2010 vadeli kağıtta işlem bazında 22 Mayıs 2006'dan bu yana en düşük seviye olan yüzde 15,42 seviyesini gören bileşik faiz, günü yüzde 15,85'ten tamamladı.
Uzmanlara göre, aralık ayı enflasyonunun düşük çıkması ve 2009 yılı enflasyon beklentilerinin düşmeye başlamasıyla birlikte Merkez Bankası'ndan yüksek bir faiz indirimi beklentisinin güçlenmesi de bono faizlerindeki düşüşün diğer nedenlerini oluşturuyor. 1 milyar dolara yakın yabancı girişinin olduğu vurgulanıyor. Diğer yandan faiz oranları, bankaların Merkez Bankası'ndan gecelik borçlanma faizinin yıllık bileşiği olan yüzde 16,18 düzeyindeki fonlama maliyetinin de altında bulunuyor.
Bir puan indirebilir
Piyasalarda Merkez Bankası'ndan bu ay 1 puan faiz indiriminin beklendiğini belirten Ekinciler Yatırım Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Mine Tarakçıoğlu, Faizlerdeki düşüş sürecek; yüzde 15'e doğru bir hareket olmasını bekliyorum dedi. Euro/dolar paritesi 1.34 seviyelerine gerilerken, dolar yurtdışında euro karşısında güçlenmesine karşın, iç piyasada ise yabancı girişinin de etkisiyle 1.51-1.52 seviyelerinde tutundu.
Global piyasalarda ABD Başkanlığı için görevi devralmaya hazırlanan Barack Obama'dan yeni ekonomik paket beklentisinin yarattığı iyimserlik sürerken, dış piyasalardaki olumlu havayla birlikte İstanbul Menkul Kıymetler Borsası da (İMKB) yükselişini sürdürdü. İMKB, dün 720 puan artışla 28.709 puana yükselirken, hisse senetleri yüzde 2,58 değer kazandı.
Global piyasalardaki göreceli toparlanma, Merkez Bankası'ndan(MB) faiz indirim beklentisi ve yabancı girişine bağlı olarak faiz oranları gösterge kağıtta son 2.5 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Alp Süer / REFERANS GAZETESİ
23 Haziran 2010 vadeli kağıtta işlem bazında 22 Mayıs 2006'dan bu yana en düşük seviye olan yüzde 15,42 seviyesini gören bileşik faiz, günü yüzde 15,85'ten tamamladı.
Uzmanlara göre, aralık ayı enflasyonunun düşük çıkması ve 2009 yılı enflasyon beklentilerinin düşmeye başlamasıyla birlikte Merkez Bankası'ndan yüksek bir faiz indirimi beklentisinin güçlenmesi de bono faizlerindeki düşüşün diğer nedenlerini oluşturuyor. 1 milyar dolara yakın yabancı girişinin olduğu vurgulanıyor. Diğer yandan faiz oranları, bankaların Merkez Bankası'ndan gecelik borçlanma faizinin yıllık bileşiği olan yüzde 16,18 düzeyindeki fonlama maliyetinin de altında bulunuyor.
Bir puan indirebilir
Piyasalarda Merkez Bankası'ndan bu ay 1 puan faiz indiriminin beklendiğini belirten Ekinciler Yatırım Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı Mine Tarakçıoğlu, Faizlerdeki düşüş sürecek; yüzde 15'e doğru bir hareket olmasını bekliyorum dedi. Euro/dolar paritesi 1.34 seviyelerine gerilerken, dolar yurtdışında euro karşısında güçlenmesine karşın, iç piyasada ise yabancı girişinin de etkisiyle 1.51-1.52 seviyelerinde tutundu.
Global piyasalarda ABD Başkanlığı için görevi devralmaya hazırlanan Barack Obama'dan yeni ekonomik paket beklentisinin yarattığı iyimserlik sürerken, dış piyasalardaki olumlu havayla birlikte İstanbul Menkul Kıymetler Borsası da (İMKB) yükselişini sürdürdü. İMKB, dün 720 puan artışla 28.709 puana yükselirken, hisse senetleri yüzde 2,58 değer kazandı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
IMF`nin resmi temasları başladı
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki IMF heyetini makamında kabul etti.
Bakan Şimşek'in Hazine'deki makamında gerçekleşen görüşmeye, IMF Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan, IMF Türkiye Temsilcisi Hüseyin Samei ile Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı katıldı.
IMF heyeti, Ankara'daki resmi temasları çerçevesinde üst düzey ekonomi yetkilileri ile görüşmelerde bulunacak.
Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki IMF heyetini makamında kabul etti.
Bakan Şimşek'in Hazine'deki makamında gerçekleşen görüşmeye, IMF Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan, IMF Türkiye Temsilcisi Hüseyin Samei ile Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakçı katıldı.
IMF heyeti, Ankara'daki resmi temasları çerçevesinde üst düzey ekonomi yetkilileri ile görüşmelerde bulunacak.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Türkiye haftaya soğuk ve karanlıkta kalabilir [/color]
Rusya ve Ukrayna arasındaki doğalgaz anlaşmazlığında çözüm bulunamazsa haftaya Türkiye'de elektrik kesintileri ve ısınma problemleri yaşanabilir.
Uluslararası Enerji Ajansı Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 4 ülkenin risk altında olduğunu açıkladı. Enerji Bakanı Hilmi Güler ise şu anda Türkiye'nin gaz dengesinde sorun olmadığını belirterek Mavi Akım'dan 45 milyon metreküp gaz geldiğini söyledi.
Rusya ve Ukrayna doğalgaz anlaşmazlığı Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 17 Avrupa ülkesini tehdit ediyor. Çözüm için başta Avrupa Birliği ülkelerinin iki tarafa da yoğun baskısı var. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), doğalgaz arzı ve hava koşullarında bir değişiklik olmaması durumunda Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan'ın haftaya elektrik üretimi ve ısınmada sıkıntılar yaşayabileceğini belirtti. Ukrayna, Rusya'nın Avrupa'ya doğalgaz sevkıyatını tümüyle kestiğini bildirirken Gazprom Ukrayna boru hatlarını ve pompalama istasyonlarını kapattığı için gaz gönderemediklerini vurguladı.
Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko'nun Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'e Avrupa'ya transit gazın gönderilmesi konusunda 8 Ocak'ta görüşmeye hazır olduklarını açıkladığı belirtilirken Gazprom Başkan Yardımcısı Medvedev, Ukraynalı yetkililerin son 2 günde kendisiyle hiçbir temas kurmadığını ve böyle bir görüşme yapılacağının farkında olmadığını kaydetti.
Gaz miktarı yüzde 50 azaldı
Alternatif hatlardan Türkiye ve Avrupa'ya gönderdikleri gaz miktarını artırdıklarını ifade eden Medvedev, Yamal-Avrupa ve gaz depoları sayesinde 150 milyon metreküplük bir gaz sağlayabiliyoruz ve başka depolardaki stoklarla birlikte bu oranı yüzde 10 artırabilmeyi umuyoruz dedi.
Çözüm bulunduğu takdirde borularda oluşabilecek hasarların gaz akışını yavaşlatabileceğini kaydeden Medvedev, boruların kapatılması yüzünden sistemin hasar görmemesi halinde Ukrayna üzerinden gaz verme işleminin 12-24 saat içinde yeniden başlayabileceğini vurguladı.
Öte yandan Batı Hattı'ndan gaz akışı kesilen Türkiye ihtiyacı için İran'dan ithalatı gelecek hafta artırabilecek. Enerji Bakanlığı'ndan bir yetkili, bir hafta sorun yaşanmayacağını söyleyerek Ancak gerekirse İran'dan alınan günlük 15 milyon metreküplük gaz miktarı 10-13 milyon metreküp daha artırılabilir. Bu konuda İran'ın da bir teklifi var dedi.
Silivri deposu devrede
Yetkili, şu aşamada ihtiyacın karşılanabildiğini vurgulayarak LNG'de ek kargolar alınıyor ve bunların da katkısıyla arz açığı oluşmuyor. Bunda bazı santrallarda alternatif yakıtlara geçilmesinin de katkısı oldu dedi. Yetkili, 1.6 milyar metreküp kapasiteli Silivri yeraltı deposundan gaz kullanımına başlandığını vurgulayarak Elektrik üretiminin yaklaşık yarısı doğalgazdan karşılanıyor.
Burada santrallarda alternatif yakıtlara geçiliyor. Hidroelektrik santrallarda kullanılmayan yedek kapasite de devreye alınıyor. LNG ve diğer kaynaklar sorun yaşanmasını engelliyor dedi.
Nabucco için avantajlı
Bu arada TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü ve Brüksel Temsilcisi Bahadır Kaleağası, Avrupa'da yaşanan gaz krizinin Türkiye için çok önemli sonuçlarının olduğunu söyledi. Nabucco için müzakerelerin son aşamasında avantajlı bir hareket alanı oluştu diyen Kaleağası Bu durum Türkiye-AB müzakerelerine olumlu yansıyabilir.
Güney Kıbrıs'ın engellediği Enerji Politikası başlığının açılması için güçlenen konumumuz değerlendirilmeli diye konuştu.
Rusya ve Ukrayna arasındaki doğalgaz anlaşmazlığında çözüm bulunamazsa haftaya Türkiye'de elektrik kesintileri ve ısınma problemleri yaşanabilir.
Uluslararası Enerji Ajansı Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 4 ülkenin risk altında olduğunu açıkladı. Enerji Bakanı Hilmi Güler ise şu anda Türkiye'nin gaz dengesinde sorun olmadığını belirterek Mavi Akım'dan 45 milyon metreküp gaz geldiğini söyledi.
Rusya ve Ukrayna doğalgaz anlaşmazlığı Türkiye'nin de aralarında bulunduğu 17 Avrupa ülkesini tehdit ediyor. Çözüm için başta Avrupa Birliği ülkelerinin iki tarafa da yoğun baskısı var. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), doğalgaz arzı ve hava koşullarında bir değişiklik olmaması durumunda Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Yunanistan'ın haftaya elektrik üretimi ve ısınmada sıkıntılar yaşayabileceğini belirtti. Ukrayna, Rusya'nın Avrupa'ya doğalgaz sevkıyatını tümüyle kestiğini bildirirken Gazprom Ukrayna boru hatlarını ve pompalama istasyonlarını kapattığı için gaz gönderemediklerini vurguladı.
Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko'nun Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'e Avrupa'ya transit gazın gönderilmesi konusunda 8 Ocak'ta görüşmeye hazır olduklarını açıkladığı belirtilirken Gazprom Başkan Yardımcısı Medvedev, Ukraynalı yetkililerin son 2 günde kendisiyle hiçbir temas kurmadığını ve böyle bir görüşme yapılacağının farkında olmadığını kaydetti.
Gaz miktarı yüzde 50 azaldı
Alternatif hatlardan Türkiye ve Avrupa'ya gönderdikleri gaz miktarını artırdıklarını ifade eden Medvedev, Yamal-Avrupa ve gaz depoları sayesinde 150 milyon metreküplük bir gaz sağlayabiliyoruz ve başka depolardaki stoklarla birlikte bu oranı yüzde 10 artırabilmeyi umuyoruz dedi.
Çözüm bulunduğu takdirde borularda oluşabilecek hasarların gaz akışını yavaşlatabileceğini kaydeden Medvedev, boruların kapatılması yüzünden sistemin hasar görmemesi halinde Ukrayna üzerinden gaz verme işleminin 12-24 saat içinde yeniden başlayabileceğini vurguladı.
Öte yandan Batı Hattı'ndan gaz akışı kesilen Türkiye ihtiyacı için İran'dan ithalatı gelecek hafta artırabilecek. Enerji Bakanlığı'ndan bir yetkili, bir hafta sorun yaşanmayacağını söyleyerek Ancak gerekirse İran'dan alınan günlük 15 milyon metreküplük gaz miktarı 10-13 milyon metreküp daha artırılabilir. Bu konuda İran'ın da bir teklifi var dedi.
Silivri deposu devrede
Yetkili, şu aşamada ihtiyacın karşılanabildiğini vurgulayarak LNG'de ek kargolar alınıyor ve bunların da katkısıyla arz açığı oluşmuyor. Bunda bazı santrallarda alternatif yakıtlara geçilmesinin de katkısı oldu dedi. Yetkili, 1.6 milyar metreküp kapasiteli Silivri yeraltı deposundan gaz kullanımına başlandığını vurgulayarak Elektrik üretiminin yaklaşık yarısı doğalgazdan karşılanıyor.
Burada santrallarda alternatif yakıtlara geçiliyor. Hidroelektrik santrallarda kullanılmayan yedek kapasite de devreye alınıyor. LNG ve diğer kaynaklar sorun yaşanmasını engelliyor dedi.
Nabucco için avantajlı
Bu arada TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü ve Brüksel Temsilcisi Bahadır Kaleağası, Avrupa'da yaşanan gaz krizinin Türkiye için çok önemli sonuçlarının olduğunu söyledi. Nabucco için müzakerelerin son aşamasında avantajlı bir hareket alanı oluştu diyen Kaleağası Bu durum Türkiye-AB müzakerelerine olumlu yansıyabilir.
Güney Kıbrıs'ın engellediği Enerji Politikası başlığının açılması için güçlenen konumumuz değerlendirilmeli diye konuştu.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Genelkurmay`da Ergenekon toplantısı [/color]
Ergenekon operasyonunda halen görevde bulunan subayların da gözaltına alınması üzerine kuvvet komutanları dün Genelkurmay'da toplandı. Toplantının ardından bir açıklama yapılmadı
Operasyon Genelkurmay karargahında da çok yakından takip edildi. Gözaltına alınan isimler arasında halen görevde olan subayların da olması Genelkurmay'ı harekete geçirdi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ başkanlığında kuvvet komutanları ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık Genelkurmay karargahında dün saat 17.30'da bir araya geldi. Toplantı yaklaşık 6 saat sürdü.
Star televizyonunun haberine göre Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, kuvvet komutanlarını toplayarak Ergenekon soruşturmasını değerlendirdi.
Toplantıya yurtdışında bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç dışındaki bütün komutanlar katıldı.
Toplantıya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı
Ergenekon operasyonunda halen görevde bulunan subayların da gözaltına alınması üzerine kuvvet komutanları dün Genelkurmay'da toplandı. Toplantının ardından bir açıklama yapılmadı
Operasyon Genelkurmay karargahında da çok yakından takip edildi. Gözaltına alınan isimler arasında halen görevde olan subayların da olması Genelkurmay'ı harekete geçirdi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ başkanlığında kuvvet komutanları ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Atila Işık Genelkurmay karargahında dün saat 17.30'da bir araya geldi. Toplantı yaklaşık 6 saat sürdü.
Star televizyonunun haberine göre Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, kuvvet komutanlarını toplayarak Ergenekon soruşturmasını değerlendirdi.
Toplantıya yurtdışında bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç dışındaki bütün komutanlar katıldı.
Toplantıya ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
İşten çıkarmayı nasıl frenleriz?
İşten çıkarmaları frenlemek için çare üretmeye mecburuz. Bazı işverenler, “iyi niyetlerine rağmen”, işçi ücreti üzerindeki yükleri taşıma imkânını kaybettiklerinden işçilerini çıkarıyor.
Güngör URAS / MİLLİYET GAZETESİ
İşçi ücreti üzerindeki yükün, genelde (ve de özellikle bu kriz döneminde) ne kadar önemli olduğunu sayın okuyucularıma basit olarak anlatmak istiyorum.
Devamlı olarak vurgulanan, kayıtdışı işçi çalıştırılmamasıdır. Sigortalı işçi çalıştırılmasıdır. İyi niyetli bir işveren (asgari ücretle çalışan) bir sigortalı işçinin cebine 503 TL girebilmesi için her ay 776 TL ödemek zorundadır.
- İşçinin cebine 503 TL girerken,
- Kayıtlı işçi çalıştırdığı için de işveren devlete 272 TL ödemeye mecburdur.
İşverenin asgari ücretle çalıştırdığı işçi için devlete ödediği 272 TL’nin:
- 213 TL’si sosyal güvenlik (sigorta) primidir.
- 19 TL’si işsizlik sigortası primidir.
- 39 TL’si vergidir.
İşveren işçiyi kayıtdışı çalıştırırsa devlete işçi başına 272 TL ödemekten kurtulur. İşçiyi işten çıkarırsa devlete 272 TL ödemekten kurtulur.
İşçi de devlet de kaybediyor
Açık anlatımıyla, işverenin işçiyi işten çıkarmasıyla sadece işçi sokakta kalmıyor. Devlet de işçi başına aldığı (en az) 272 TL’den mahrum kalıyor.
İşveren, “Kriz döneminde sıkıntıdayım. İşçimi işten çıkarmayayım. Aç bırakmayayım. Hiç olmazsa her ay cebine biraz para koyayım” diyemez. İşçiyi işten çıkarmadıkça, çıkış vermedikçe devlete 272 TL ödemeye mecburdur.
Bir ay sonra ödemelerini yapmaz, yapamazsa borcuna ayda yüzde 2.5 oranında gecikme zammı biner. Gene ödeyemezse önce ödeme emri, sonra haciz gelir. Banka kredileri kesilir. Malı, mülkü elden gider.
Şu kriz döneminde işverenin çalıştırdığı işçi için devlete ayrıca ödeme yapma külfetini/yükünü kaldırmak için bir formül bulmak zorundayız.
- Bu yük sigorta primlerinden oluşuyor. Sigorta primi ödenmezse sigortanın hesabı tutmaz.
- Bu yük vergiden oluşuyor. Vergi ödenmezse bütçe açık verir.
Arayana çare tükenmez
Bu yüzden, “Kriz nedeniyle işverenler devlete hiçbir ödeme yapmasın” denilemez. Ama bunun ara yolu vardır.
Ara yol, kriz döneminde, bir yıllık süreyle, güç durumdaki işverenlere, devlete yapacakları ödemeleri “faizli olarak” öteleme şansı tanımaktır.
Güç durumda olduğunu belirten işverenlerin işçi çıkarmamaları şartıyla sigorta ve vergi yükümlülüklerinin 1 veya 2 yılı ödemesiz dönem olmak üzere 5 yıllık bir süre için yıllık basit faiz yüküyle taksitlendirilmesi mümkündür.
İşçi işten çıkarıldığında hem işçi aç kalıyor, hem devlet işverenden bir kuruş para alamıyor. Halbuki bu tür bir ara formülde hem işçi işini kaybetmiyor, hem de devlet, uzun süre sonra da olsa işverenden alacağını alıyor.
İşten çıkarmaları seyrederek “Ah ile, vah ile” günü geçirmek yerine işten çıkarmaları frenleyecek tedbirleri tartışmak ve almak zorundayız.
İşten çıkarmaları frenlemek için çare üretmeye mecburuz. Bazı işverenler, “iyi niyetlerine rağmen”, işçi ücreti üzerindeki yükleri taşıma imkânını kaybettiklerinden işçilerini çıkarıyor.
Güngör URAS / MİLLİYET GAZETESİ
İşçi ücreti üzerindeki yükün, genelde (ve de özellikle bu kriz döneminde) ne kadar önemli olduğunu sayın okuyucularıma basit olarak anlatmak istiyorum.
Devamlı olarak vurgulanan, kayıtdışı işçi çalıştırılmamasıdır. Sigortalı işçi çalıştırılmasıdır. İyi niyetli bir işveren (asgari ücretle çalışan) bir sigortalı işçinin cebine 503 TL girebilmesi için her ay 776 TL ödemek zorundadır.
- İşçinin cebine 503 TL girerken,
- Kayıtlı işçi çalıştırdığı için de işveren devlete 272 TL ödemeye mecburdur.
İşverenin asgari ücretle çalıştırdığı işçi için devlete ödediği 272 TL’nin:
- 213 TL’si sosyal güvenlik (sigorta) primidir.
- 19 TL’si işsizlik sigortası primidir.
- 39 TL’si vergidir.
İşveren işçiyi kayıtdışı çalıştırırsa devlete işçi başına 272 TL ödemekten kurtulur. İşçiyi işten çıkarırsa devlete 272 TL ödemekten kurtulur.
İşçi de devlet de kaybediyor
Açık anlatımıyla, işverenin işçiyi işten çıkarmasıyla sadece işçi sokakta kalmıyor. Devlet de işçi başına aldığı (en az) 272 TL’den mahrum kalıyor.
İşveren, “Kriz döneminde sıkıntıdayım. İşçimi işten çıkarmayayım. Aç bırakmayayım. Hiç olmazsa her ay cebine biraz para koyayım” diyemez. İşçiyi işten çıkarmadıkça, çıkış vermedikçe devlete 272 TL ödemeye mecburdur.
Bir ay sonra ödemelerini yapmaz, yapamazsa borcuna ayda yüzde 2.5 oranında gecikme zammı biner. Gene ödeyemezse önce ödeme emri, sonra haciz gelir. Banka kredileri kesilir. Malı, mülkü elden gider.
Şu kriz döneminde işverenin çalıştırdığı işçi için devlete ayrıca ödeme yapma külfetini/yükünü kaldırmak için bir formül bulmak zorundayız.
- Bu yük sigorta primlerinden oluşuyor. Sigorta primi ödenmezse sigortanın hesabı tutmaz.
- Bu yük vergiden oluşuyor. Vergi ödenmezse bütçe açık verir.
Arayana çare tükenmez
Bu yüzden, “Kriz nedeniyle işverenler devlete hiçbir ödeme yapmasın” denilemez. Ama bunun ara yolu vardır.
Ara yol, kriz döneminde, bir yıllık süreyle, güç durumdaki işverenlere, devlete yapacakları ödemeleri “faizli olarak” öteleme şansı tanımaktır.
Güç durumda olduğunu belirten işverenlerin işçi çıkarmamaları şartıyla sigorta ve vergi yükümlülüklerinin 1 veya 2 yılı ödemesiz dönem olmak üzere 5 yıllık bir süre için yıllık basit faiz yüküyle taksitlendirilmesi mümkündür.
İşçi işten çıkarıldığında hem işçi aç kalıyor, hem devlet işverenden bir kuruş para alamıyor. Halbuki bu tür bir ara formülde hem işçi işini kaybetmiyor, hem de devlet, uzun süre sonra da olsa işverenden alacağını alıyor.
İşten çıkarmaları seyrederek “Ah ile, vah ile” günü geçirmek yerine işten çıkarmaları frenleyecek tedbirleri tartışmak ve almak zorundayız.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi