]Türkiye`ye 19.7 milyon euro destek [/color]
Türkiye ile Almanya arasında imzalanan 2007 yılı Mali İşbirliği Anlaşması yürürlüğe girdi.
Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararı uyarınca, Mali İşbirliği Anlaşması çerçevesinde, Almanya, Türkiye'ye kredi ve hibe olarak toplam 19.7 milyon euro tutarında finansman taahhüdünde bulundu.
Anlaşma kapsamında bu tutarın, 18.7 milyon euro'su kredi, 1 milyon euro'su hibe olarak programlandı.
Söz konusu kaynakların 17.7 milyon euro tutarındaki kısmı belediyelerin içme suyu, kanalizasyon ve katı atık projelerinin finansmanı ile eğitim ve danışmanlık hizmeti harcamalarının finansmanında, 2 milyon euro tutarındaki kısmı ise bankacılık sektörü aracılığıyla küçük ölçekli işletmelere sanayide çevre koruma önlemleri için mikro kredi olarak kullandırılacak.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
153085
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
Tokyo Borsası yükselişle kapandı
Tokyo Borsası, günü yükselişle tamamladı.
AA
Borsanın temel göstergesi Nikkei Endeksi, düne göre, yüzde 2,1 (183,56 puan) artarak 9.043,12 puan oldu. Böylece, borsa 10 Kasım'dan bu yana ilk kez 9 bin puan sınırını aşmış oldu.
Hong Kong'da Hang Seng Endeksi yüzde 1,3 arttı. Çin, Tayvan ve Tayland'da borsa yüzde 2'den fazla değer kazanırken, Hindistan, Singapur ve Güney Kore'de de arttı.
Tokyo Borsası, günü yükselişle tamamladı.
AA
Borsanın temel göstergesi Nikkei Endeksi, düne göre, yüzde 2,1 (183,56 puan) artarak 9.043,12 puan oldu. Böylece, borsa 10 Kasım'dan bu yana ilk kez 9 bin puan sınırını aşmış oldu.
Hong Kong'da Hang Seng Endeksi yüzde 1,3 arttı. Çin, Tayvan ve Tayland'da borsa yüzde 2'den fazla değer kazanırken, Hindistan, Singapur ve Güney Kore'de de arttı.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]Firmalara, Â´Â´İşten çıkarmayın´´ uyarısı [/color]
İngiltere'de faaliyet gösteren Personel ve Gelişim Enstitüsü (CIPD), ülkenin büyük holdinglerini ve firmalarını, çalışanları işten çıkarmayı son çare olarak görmeleri yolunda uyardı.
Ekonominin ve firmaların toparlanabilmesi için çalışanları işlerinde tutmanın en iyi yaklaşım olduğunu belirten CIPD yönetimi, zaten bir işçiyi işinden çıkarmanın işverene ortalama bedelinin 16,375 sterlin civarında olduğu ve bu paranın işçinin işten çıkartıldığı anda işverenin cebinden çıktığına dikkati çekti.
Daha önce de, önümüzdeki yıl boyunca 600 bin işçinin işini kaybedebileceği uyarısında bulunan CIPD yönetimi, İngiltere'de artık ekonomik krizin varlığının ve pek çok firmanın da büyük bir baskı altında bulunduğunun resmen kabul gördüğüne dikkati çekti.
CIPD'nin baş ekonomisti John Philpott, “işten adam çıkartmak en direkt tasarruf etme yolu gibi görünebilir ama aslında pek çok görünen ve görünmeyen unsurlarıyla son derece maliyeti yüksek bir adımdır” uyarısında bulundu.
İşvereni, soğukkanlı olmaya ve elindeki kadroyu en iyi biçimde kullanmanın yollarını bulmaya çağıran CIPD baş ekonomisti Philpott, işverenin bir işçiyi işten çıkartmasının, görünmeyen maliyetleri ve verim kaybı hariç 16,375 sterlin olan bedelinin ödenmesi yerine, söz konusu işçiden verim almanın yollarının bulunmasını istedi.
İngiltere'nin en büyük sendikalarından biri olan TUC da CIPD tarafından yapılan çağrıyı destekledi. TUC açıklamasında, işçiyi işten çıkartmadan önce bütün alternatiflerin gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
İngiltere'de devlet istatistiklerine göre, ekim ayı itibariyle ülkedeki işsiz sayısı 1,86 milyona ulaştı.
CIPD, İngiltere'de önümüzdeki bir yıl içinde 600 bin kişinin işsiz kalacağı tahmininde bulunurken, diğer pek çok kişi ve kurum ise 2009 yılı sonuna kadar ülkedeki işsizlerin sayısının 3 milyona ulaşacağını belirtiyor. Bu da ülkedeki işsizlerin oranının yüzde 6'ya ulaşması anlamına geliyor.
İngiltere'de faaliyet gösteren Personel ve Gelişim Enstitüsü (CIPD), ülkenin büyük holdinglerini ve firmalarını, çalışanları işten çıkarmayı son çare olarak görmeleri yolunda uyardı.
Ekonominin ve firmaların toparlanabilmesi için çalışanları işlerinde tutmanın en iyi yaklaşım olduğunu belirten CIPD yönetimi, zaten bir işçiyi işinden çıkarmanın işverene ortalama bedelinin 16,375 sterlin civarında olduğu ve bu paranın işçinin işten çıkartıldığı anda işverenin cebinden çıktığına dikkati çekti.
Daha önce de, önümüzdeki yıl boyunca 600 bin işçinin işini kaybedebileceği uyarısında bulunan CIPD yönetimi, İngiltere'de artık ekonomik krizin varlığının ve pek çok firmanın da büyük bir baskı altında bulunduğunun resmen kabul gördüğüne dikkati çekti.
CIPD'nin baş ekonomisti John Philpott, “işten adam çıkartmak en direkt tasarruf etme yolu gibi görünebilir ama aslında pek çok görünen ve görünmeyen unsurlarıyla son derece maliyeti yüksek bir adımdır” uyarısında bulundu.
İşvereni, soğukkanlı olmaya ve elindeki kadroyu en iyi biçimde kullanmanın yollarını bulmaya çağıran CIPD baş ekonomisti Philpott, işverenin bir işçiyi işten çıkartmasının, görünmeyen maliyetleri ve verim kaybı hariç 16,375 sterlin olan bedelinin ödenmesi yerine, söz konusu işçiden verim almanın yollarının bulunmasını istedi.
İngiltere'nin en büyük sendikalarından biri olan TUC da CIPD tarafından yapılan çağrıyı destekledi. TUC açıklamasında, işçiyi işten çıkartmadan önce bütün alternatiflerin gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
İngiltere'de devlet istatistiklerine göre, ekim ayı itibariyle ülkedeki işsiz sayısı 1,86 milyona ulaştı.
CIPD, İngiltere'de önümüzdeki bir yıl içinde 600 bin kişinin işsiz kalacağı tahmininde bulunurken, diğer pek çok kişi ve kurum ise 2009 yılı sonuna kadar ülkedeki işsizlerin sayısının 3 milyona ulaşacağını belirtiyor. Bu da ülkedeki işsizlerin oranının yüzde 6'ya ulaşması anlamına geliyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Piyasalarda yeni korku: Deflasyon
ABD Merkez Bankası'nın (FED) demir leydisi Janet Yellen'dan Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) üst düzey yöneticilerine kadar bir çok ekonomi kurmayı 2009'da dünyanın en büyük düşmanının deflasyon tehlikesi olacağını vurgulamaya başladı.
San Francisco FED'in Başkanı ve bankanın en etkin isimlerinden biri olan Yellen, önümüzdeki aylarda deflasyon tehlikesinin ortaya çıkması halinde çok hızlı bir şekilde hareket edeceklerini söyledi.
AMB'nin Başkan Jean Claude-Trichet'den sornaki ikinci üst düzey ismi olan Lucas Papademos da Yellen'le birlikte katıldıkları ve Amerikan Ekonomik Birliği'nin düzenlediği bir kongrede enflasyonun bir süre için yüzde 2'nin altına düşmesine izin vermeyeceklerini söyleyerek deflasyona ilişkin kaygıların sürdüğü sinyalini vermiş oldu.
Papademos konuyla ilgili olarak Ne gerekli ise onu yapacağız, gerek faiz indiriminin zamanlaması gerekse boyutu olarak diye konuştu. Düşük enflasyon ile düşük büyümenin birlikte görüldüğü ve yüksek enflasyondan bile daha tehlikeli bir durum olarak nitelendirilen deflasyon riski dünya çapında düşen üretim, azalan talep ve gerileyen fiyatlar ile giderek büyüyen bir risk olarak görülmeye başlanmıştı.
Marketwatch'da yer alan habere göre kongreye katılan ekonomistlerin bazıları deflasyonu 2009'un en büyük riski olarak gösterirken bazıları da bu riskin çok büyük olmadığını savundu. Buna karşılık kongreden çıkan ortak fikir deflasyonun çok ciddi bir tehlike olduğu yönündeydi.
ABD Merkez Bankası'nın (FED) demir leydisi Janet Yellen'dan Avrupa Merkez Bankası'nın (AMB) üst düzey yöneticilerine kadar bir çok ekonomi kurmayı 2009'da dünyanın en büyük düşmanının deflasyon tehlikesi olacağını vurgulamaya başladı.
San Francisco FED'in Başkanı ve bankanın en etkin isimlerinden biri olan Yellen, önümüzdeki aylarda deflasyon tehlikesinin ortaya çıkması halinde çok hızlı bir şekilde hareket edeceklerini söyledi.
AMB'nin Başkan Jean Claude-Trichet'den sornaki ikinci üst düzey ismi olan Lucas Papademos da Yellen'le birlikte katıldıkları ve Amerikan Ekonomik Birliği'nin düzenlediği bir kongrede enflasyonun bir süre için yüzde 2'nin altına düşmesine izin vermeyeceklerini söyleyerek deflasyona ilişkin kaygıların sürdüğü sinyalini vermiş oldu.
Papademos konuyla ilgili olarak Ne gerekli ise onu yapacağız, gerek faiz indiriminin zamanlaması gerekse boyutu olarak diye konuştu. Düşük enflasyon ile düşük büyümenin birlikte görüldüğü ve yüksek enflasyondan bile daha tehlikeli bir durum olarak nitelendirilen deflasyon riski dünya çapında düşen üretim, azalan talep ve gerileyen fiyatlar ile giderek büyüyen bir risk olarak görülmeye başlanmıştı.
Marketwatch'da yer alan habere göre kongreye katılan ekonomistlerin bazıları deflasyonu 2009'un en büyük riski olarak gösterirken bazıları da bu riskin çok büyük olmadığını savundu. Buna karşılık kongreden çıkan ortak fikir deflasyonun çok ciddi bir tehlike olduğu yönündeydi.
“Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Ekonomi Gündemi...
]Başkan söylüyor: Borsa yükselecek [/color]
İMKB’de fiyat seviyesini veren en önemli gösterge olan fiyat/kazanç’ın tarihinin en düşük seviyesine indiğine dikkat çeken İMKB Başkanı ‘Biz tüm dünya borsalarından daha düşük bir rakamdayız. 2009’da yükseliş gelecek’ dedi
RADİKAL
İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, hisse senedi piyasasında fiyatların ne kadar ucuzladığını gösteren fiyat/kazanç oranı açısından İstanbul borsasında tarihin en düşük seviyelerine inildiğini ve yabancıların da önemsediği bu temel veriye bağlı olarak 2009’da İMKB’de yükseliş beklediğini söyledi.
Hüseyin Erkan, İMKB’de 2008 yılında düşüşün TL bazında yüzde 51 oranında, dolar bazında ise yüzde 62.5 civarında olduğunu belirterek 2009 yılına ilişkin beklentilerini şöyle açıkladı:
''Bu kadar düşüş öngörmüyorum ve olacağını da tahmin etmiyorum. Zaten fiyat/kazanç oranlarında tarihin en düşük noktasına gelmiş durumdayız. Yani bizde fiyat kazanç oranları (bu zamana kadar) aşağı yukarı 13-15 ortalama ile giderken şu anda 4.8 civarı. Dünya ortalaması gelişen piyasalarda 7.5 civarında, gelişmiş piyasalarda ise dokuz ile 10 arasında. Dolayısıyla biz hepsinden daha düşük bir rakama geldik. Bu demektir ki Türkiye’de temel verilere göre fazla satış olmuş. Bu 4.8 oranı İMKB’nin tarihindeki en düşük ortalama.”
İMKB Başkanı Erkan Fiyat/kazanç oranları için, “Bu ciddi bir temel veri ve cazip bir veri'' dedi.
Yabancı payı 67’ye indi
Bu oranın düşük olmasının alım fırsatı yaratacağını söyleyen Erkan, “Bunu gören yabancı da Türkiye’den çıkmış değil, zaten çok fazla da net çıkış olmadı. Hisse senedi piyasasında yüzde 71 civarında en yüksek noktada yabancı ağırlığı varken, şu anda yabancı oranı yüzde 67 civarında. Dolayısıyla yabancı, Türkiye’ye güveniyor ve bu temel verilere güvendiği için Türkiye’den çıkmıyor. Global krizdeki düzelmenin ardından Türkiye’deki iyileşmenin daha iyi olacağını düşündükleri için Türkiye’den de çıkmıyorlar. Satıcı geliyor ama alıcı da geliyor” diye konuştu.
‘Mutlaka yükseliş olur’
İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, 2009 yılına ilişkin beklentilerini şu sözlerle tamamladı:
“Bu kadar düşüşün ardından mutlaka bir yükseliş gelecektir diye düşünüyorum. Piyasalar inişli çıkışlıdır. Ben artık krizin sonuna yaklaşıldığı düşüncesindeyim. Çünkü tüm dünyada tedbirler alınmaya başlandı. Bunların devreye girmesiyle sonuçları da birkaç ay içinde görülecektir. Bu beklentiyle sermaye piyasaları da yavaş yavaş düzelmeye başladı. Nitekim son iki haftadır gerek yurtdışında gerek Türkiye’de bir dönüş başladı. Bu hemen olacak değil tabi inişli çıkışlı olacaktır, ama genel trendin düzelmeye doğru gidileceğini tahmin ediyorum.”
Halka arzlar hızlanmaz
İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, halka arzlarla ilgili olarak ise 2001’den beri sıkıntı yaşandığına işaret ederek, “Halka arzlarda 90’lı yıllarda yılda ortalama 25 şirket halka açılırken 2001’den bu yana ortalama altı’ya düştü ve geçen yıl iki firma halka arz oldu” dedi.
Türk Telekom halka arzının yaklaşık 2 milyar dolarlık fon ile başarılı bir arz olduğunu ancak bunu başka örneklerinin takip etmediğini hatırlatan İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, “Halka arzların 2009 yılında hemen hızlanacağını tahmin etmiyoruz, olsa olsa ikinci yarıdan sonra dünyadaki düzelmeye paralel olarak şirketlerimizin İMKB’ye yöneleceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu...
İMKB’de fiyat seviyesini veren en önemli gösterge olan fiyat/kazanç’ın tarihinin en düşük seviyesine indiğine dikkat çeken İMKB Başkanı ‘Biz tüm dünya borsalarından daha düşük bir rakamdayız. 2009’da yükseliş gelecek’ dedi
RADİKAL
İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, hisse senedi piyasasında fiyatların ne kadar ucuzladığını gösteren fiyat/kazanç oranı açısından İstanbul borsasında tarihin en düşük seviyelerine inildiğini ve yabancıların da önemsediği bu temel veriye bağlı olarak 2009’da İMKB’de yükseliş beklediğini söyledi.
Hüseyin Erkan, İMKB’de 2008 yılında düşüşün TL bazında yüzde 51 oranında, dolar bazında ise yüzde 62.5 civarında olduğunu belirterek 2009 yılına ilişkin beklentilerini şöyle açıkladı:
''Bu kadar düşüş öngörmüyorum ve olacağını da tahmin etmiyorum. Zaten fiyat/kazanç oranlarında tarihin en düşük noktasına gelmiş durumdayız. Yani bizde fiyat kazanç oranları (bu zamana kadar) aşağı yukarı 13-15 ortalama ile giderken şu anda 4.8 civarı. Dünya ortalaması gelişen piyasalarda 7.5 civarında, gelişmiş piyasalarda ise dokuz ile 10 arasında. Dolayısıyla biz hepsinden daha düşük bir rakama geldik. Bu demektir ki Türkiye’de temel verilere göre fazla satış olmuş. Bu 4.8 oranı İMKB’nin tarihindeki en düşük ortalama.”
İMKB Başkanı Erkan Fiyat/kazanç oranları için, “Bu ciddi bir temel veri ve cazip bir veri'' dedi.
Yabancı payı 67’ye indi
Bu oranın düşük olmasının alım fırsatı yaratacağını söyleyen Erkan, “Bunu gören yabancı da Türkiye’den çıkmış değil, zaten çok fazla da net çıkış olmadı. Hisse senedi piyasasında yüzde 71 civarında en yüksek noktada yabancı ağırlığı varken, şu anda yabancı oranı yüzde 67 civarında. Dolayısıyla yabancı, Türkiye’ye güveniyor ve bu temel verilere güvendiği için Türkiye’den çıkmıyor. Global krizdeki düzelmenin ardından Türkiye’deki iyileşmenin daha iyi olacağını düşündükleri için Türkiye’den de çıkmıyorlar. Satıcı geliyor ama alıcı da geliyor” diye konuştu.
‘Mutlaka yükseliş olur’
İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, 2009 yılına ilişkin beklentilerini şu sözlerle tamamladı:
“Bu kadar düşüşün ardından mutlaka bir yükseliş gelecektir diye düşünüyorum. Piyasalar inişli çıkışlıdır. Ben artık krizin sonuna yaklaşıldığı düşüncesindeyim. Çünkü tüm dünyada tedbirler alınmaya başlandı. Bunların devreye girmesiyle sonuçları da birkaç ay içinde görülecektir. Bu beklentiyle sermaye piyasaları da yavaş yavaş düzelmeye başladı. Nitekim son iki haftadır gerek yurtdışında gerek Türkiye’de bir dönüş başladı. Bu hemen olacak değil tabi inişli çıkışlı olacaktır, ama genel trendin düzelmeye doğru gidileceğini tahmin ediyorum.”
Halka arzlar hızlanmaz
İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, halka arzlarla ilgili olarak ise 2001’den beri sıkıntı yaşandığına işaret ederek, “Halka arzlarda 90’lı yıllarda yılda ortalama 25 şirket halka açılırken 2001’den bu yana ortalama altı’ya düştü ve geçen yıl iki firma halka arz oldu” dedi.
Türk Telekom halka arzının yaklaşık 2 milyar dolarlık fon ile başarılı bir arz olduğunu ancak bunu başka örneklerinin takip etmediğini hatırlatan İMKB Başkanı Hüseyin Erkan, “Halka arzların 2009 yılında hemen hızlanacağını tahmin etmiyoruz, olsa olsa ikinci yarıdan sonra dünyadaki düzelmeye paralel olarak şirketlerimizin İMKB’ye yöneleceğini tahmin ediyoruz” diye konuştu...
“Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Ekonomi Gündemi...
]Vergi borcu hesaptan çekilecek [/color]
Vergi Daireleri Otomasyon Projesinin (VEDOP) 3. aşamasının da devreye girmesiyle birlikte mayıs ayından itibaren vergiyle ilgili bütün işlemler elektronik ortamda yapılacak ve takip edilecek.
Gelir İdaresi Bilgi İşlem Merkezinin bankalar ve diğer ilgili birimlerle elektronik entegrasyonunu da güçlendirecek VEDOP-3 ile beyannameden sonra tahsilat, haciz, arşivleme ve takip işlemlerinin de elektronik ortamda yapılması sağlanacak. VEDOP-3 ile birlikte hayata geçirilecek bazı işlemler şöyle:
E-Tahsilat: Vergi, ceza ve gecikme zamları, elektronik ortamda tahsil edilecek. 3 banka, buna ilişkin yazılım işlemlerini başlattı. Daha sonra diğer bankalara birer yazı gönderilerek, bankaların bu yıl içinde E-Tahsilata yönelik yazılım işlemlerini tamamlamaları istenecek. Bu sistemde banka vergiyi tahsil ettiği anda vergi dairesindeki mükellef cari hesabına işlenecek. Bu şekilde mükellefin vergiyle ilgili durumu da ekrandan anında görülebilecek.
E-Haciz: Devletin vadesi geçen vergi alacaklarının tahsili için elektronik ortamda haciz işlemi gerçekleştirilebilecek. Bunun için bankaların yanı sıra önümüzdeki süreçte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Trafik Tescil ile elektronik bağlantılar kurulacak.
Vergi Daireleri Otomasyon Projesinin (VEDOP) 3. aşamasının da devreye girmesiyle birlikte mayıs ayından itibaren vergiyle ilgili bütün işlemler elektronik ortamda yapılacak ve takip edilecek.
Gelir İdaresi Bilgi İşlem Merkezinin bankalar ve diğer ilgili birimlerle elektronik entegrasyonunu da güçlendirecek VEDOP-3 ile beyannameden sonra tahsilat, haciz, arşivleme ve takip işlemlerinin de elektronik ortamda yapılması sağlanacak. VEDOP-3 ile birlikte hayata geçirilecek bazı işlemler şöyle:
E-Tahsilat: Vergi, ceza ve gecikme zamları, elektronik ortamda tahsil edilecek. 3 banka, buna ilişkin yazılım işlemlerini başlattı. Daha sonra diğer bankalara birer yazı gönderilerek, bankaların bu yıl içinde E-Tahsilata yönelik yazılım işlemlerini tamamlamaları istenecek. Bu sistemde banka vergiyi tahsil ettiği anda vergi dairesindeki mükellef cari hesabına işlenecek. Bu şekilde mükellefin vergiyle ilgili durumu da ekrandan anında görülebilecek.
E-Haciz: Devletin vadesi geçen vergi alacaklarının tahsili için elektronik ortamda haciz işlemi gerçekleştirilebilecek. Bunun için bankaların yanı sıra önümüzdeki süreçte Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ve Trafik Tescil ile elektronik bağlantılar kurulacak.
“Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Ekonomi Gündemi...
]Şili 4 milyar dolarlık teşvik planı açıkladı [/color]
Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet, küresel ekonomik krizle savaşabilmek için 4 milyar dolarlık teşvik planı açıkladı.
AA
Bachelet, Kongre tarafından onaylanması gereken önlemler paketinin, 700 milyon dolarlık yol yapımı, devlet okullarının ve kliniklerinin onarımı gibi kamu projelerini de içerdiğini bildirdi.
Michelle Bachelet, paketin ekonomik aktivite yaratacağını, istihdam sağlayacağını ve kamu yararı sağlayacak projeler bırakacağını söyledi.
Paket, bir defaya mahsus olmak üzere 18 yaşının altındaki yoksul çocuklara 63 dolar yardım yapılmasını öngörüyor. Ödemelerin, okulların eğitime başladığı Mart ayında yapılması planlanıyor.
Bu arada, 18 ile 24 yaş arasındaki düşük ücretlilere de maaşlarının yüzde 10'u oranında yardım yapılması öngörülüyor.
Şili Devlet Başkanı Michelle Bachelet, küresel ekonomik krizle savaşabilmek için 4 milyar dolarlık teşvik planı açıkladı.
AA
Bachelet, Kongre tarafından onaylanması gereken önlemler paketinin, 700 milyon dolarlık yol yapımı, devlet okullarının ve kliniklerinin onarımı gibi kamu projelerini de içerdiğini bildirdi.
Michelle Bachelet, paketin ekonomik aktivite yaratacağını, istihdam sağlayacağını ve kamu yararı sağlayacak projeler bırakacağını söyledi.
Paket, bir defaya mahsus olmak üzere 18 yaşının altındaki yoksul çocuklara 63 dolar yardım yapılmasını öngörüyor. Ödemelerin, okulların eğitime başladığı Mart ayında yapılması planlanıyor.
Bu arada, 18 ile 24 yaş arasındaki düşük ücretlilere de maaşlarının yüzde 10'u oranında yardım yapılması öngörülüyor.
“Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Konuyu Okuyanlar: 4 Ziyaretçi