]IMF`nin geliş tarihi belli oldu [/color]
Uluslararası Para Fonu (IMF) heyetinin Ocak ayı başında Türkiye'ye geleceği bildirildi.
Hazine Müsteşarlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile IMF arasında bir program yapılmasına ilişkin teknik çalışmalarda önemli ilerlemeler sağlandı.
Bu gelişmeler çerçevesinde, IMF ile yapılacak program kapsamındaki politikalar, yapısal düzenlemeler ve programın içeriğine ilişkin diğer hususlarda görüşmelerde bulunmak üzere bir IMF heyeti Türkiye'ye davet edildi.
Heyet, Ocak ayı başında Türkiye'yi ziyaret edecek.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılacak anlaşmada, kısa süreli bir standart stand-by seçeneğinin ağırlık kazandığı belirtildi.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, IMF ile yapılacak yeni anlaşmanın 1,5-2 yıl çerçevesinde olacağı ve 3 yıl gibi uzun süreli bir anlaşmanın tercih edilmediği belirtiliyor.
IMF heyeti ile Ocak ayında yapılacak görüşmelerin de kısa sürede tamamlanarak, yeni anlaşmanın hızlı bir şekilde hayata geçirilmesi planlanıyor.
Türkiye, bundan önce IMF ile 19 stand-by anlaşması gerçekleştirmişti.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
152997
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
]Çin piyasaları paraya boğacak [/color]
Çin gelecek yıl para arzını yüzde 17 artıracağını açıkladı. Ülke böylece tüketimi teşvik edip krizin olumsuz etkilerinden kurtulmayı planlıyor
Mali krizin yıkıcı etkilerini hafif atlatmak isteyen Çin gelecek yıl para arzını yüzde 17 oranında artıracağını açıkladı. Çin Bakanlar Kurulu’ndan yapılan açıklamada, Çin’in 2009 yılında tüketimi teşvik etmek, küresel durgunluğun olumsuz etkilerinden korumak amacıyla dolaşımdaki para miktarını artırmayı planlandığı belirtildi. Çin’in para arzını 2009 yılında yüzde 17 oranında artıracağı belirtilen açıklamada bu oranın toplam ekonomik büyüme ve tüketici fiyatlarının 3 veya 4 puan üzerinde olacağı ifade edildi.
Hükümetinin, mali sektörün ekonomik büyümedeki rolünü daha aktif mali politikalar ve ılımlı hafif para politikasıyla destekleyeceği bildirilen açıklamada, alınan bir başka kararla Çin’de kamu bankalarına 14.6 milyar dolar kredi sağlanacağını, 3 yıl vadeli merkez bankası tahvilinin satışının durdurulabileceği, bir yıl vadeli senet ile 3 ay vadeli bono satışının azaltılabileceği kaydedildi.
Çin ekonomisinde görülen yavaşlama öngörülenden çok sert ve derin yaşanıyor. Çin’in ihracatı 7 yıl sonra ilk kez kasımda gerilerken, Çin Endüstri Bakanı Li Yizhong ‘daha kötünün geldiği’ uyarısında bulunmuştu. Çin’de küresel finansal kriz nedeniyle bu yıl para arzı azalırken, iş dünyasına yönelik aktiviteyle bankaların kredi açılma hızı yavaşlamıştı. Hükümet, para arzını artırarak yerel ekonomik aktiviteyi teşvik etmeyi, tüketiciyi tüketime teşvik etmek amacıyla daha fazla kredi açılmasıyla firmaların borçlanabilmesine olanak sağlamayı amaçlıyor.
Gelecek yıl daha az büyüme ve daha düşük enflasyon öngörülen Çin’de ticari faaliyetin sürdürülmesi için gereken paradan daha fazla arzı sağlanacak.
Çin gelecek yıl para arzını yüzde 17 artıracağını açıkladı. Ülke böylece tüketimi teşvik edip krizin olumsuz etkilerinden kurtulmayı planlıyor
Mali krizin yıkıcı etkilerini hafif atlatmak isteyen Çin gelecek yıl para arzını yüzde 17 oranında artıracağını açıkladı. Çin Bakanlar Kurulu’ndan yapılan açıklamada, Çin’in 2009 yılında tüketimi teşvik etmek, küresel durgunluğun olumsuz etkilerinden korumak amacıyla dolaşımdaki para miktarını artırmayı planlandığı belirtildi. Çin’in para arzını 2009 yılında yüzde 17 oranında artıracağı belirtilen açıklamada bu oranın toplam ekonomik büyüme ve tüketici fiyatlarının 3 veya 4 puan üzerinde olacağı ifade edildi.
Hükümetinin, mali sektörün ekonomik büyümedeki rolünü daha aktif mali politikalar ve ılımlı hafif para politikasıyla destekleyeceği bildirilen açıklamada, alınan bir başka kararla Çin’de kamu bankalarına 14.6 milyar dolar kredi sağlanacağını, 3 yıl vadeli merkez bankası tahvilinin satışının durdurulabileceği, bir yıl vadeli senet ile 3 ay vadeli bono satışının azaltılabileceği kaydedildi.
Çin ekonomisinde görülen yavaşlama öngörülenden çok sert ve derin yaşanıyor. Çin’in ihracatı 7 yıl sonra ilk kez kasımda gerilerken, Çin Endüstri Bakanı Li Yizhong ‘daha kötünün geldiği’ uyarısında bulunmuştu. Çin’de küresel finansal kriz nedeniyle bu yıl para arzı azalırken, iş dünyasına yönelik aktiviteyle bankaların kredi açılma hızı yavaşlamıştı. Hükümet, para arzını artırarak yerel ekonomik aktiviteyi teşvik etmeyi, tüketiciyi tüketime teşvik etmek amacıyla daha fazla kredi açılmasıyla firmaların borçlanabilmesine olanak sağlamayı amaçlıyor.
Gelecek yıl daha az büyüme ve daha düşük enflasyon öngörülen Çin’de ticari faaliyetin sürdürülmesi için gereken paradan daha fazla arzı sağlanacak.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Dört aylık yabancı çıkışı 2.7 milyar dolar
Yabancı yatırımcılar, endeksin yüzde 39 değer kaybettiği 4 aylıkdönemde, borsada 2 milyar 676 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi. Yabancıların 2008'in tamamındaki net satışı ise 3.1 milyar doları aştı.
Amerika'da başlayıp tüm dünyaya yayılan ve dev ekonomileri resesyon sürecine sokan küresel kriz piyasaları yerle bir ederken, Türkiye de bu durumdan payını fazlasıyla alıyor. Güvenilir liman arayışındaki yabancı fonların satışları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nı (İMKB) 3.5 yıl önceki seviyesine çekerken, dolar da yıl başından bu yana yüzde 35'e yakın değer kazandı.
2003-2007 arasındaki 5 yıllık dönemde 12.2 milyar dolarlık net alım yaparak İMKB'deki paylarını yüzde 72,37'ye kadar çıkaran yabancı yatırımcılar, bu yıl, özellikle son dört ayda satışlarını artırdı. Yabancı yatırımcılar endeksin yüzde 39 oranında değer kaybederek 42.200 seviyesinden 25.714 puana gerilediği ağustos-kasım dönemini kapsayan 4 aylık süreçte borsada 2 milyar 676 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.
3.1 milyar dolarlık çıkış
Yabancı yatırımcıların İMKB'de temmuz sonunda yüzde 71,1 olan payları ise, kasım sonu itibari ile yüzde 66,91'e geriledi. Yabancılar 4 aylık dönemde borsada 18 milyar 632 milyon dolarlık alıma karşılık, 21 milyar 308 milyon dolarlık satış yaptı. Yabancılar 2008 yılının 11 aylık döneminde ise borsada 67 milyar 618 milyon dolarlık alım, 70 milyar 770 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.
Endeksin yüzde 54 değer kaybettiği bu yılın ilk 11 ayında yabancı yatırımcının borsadaki net satış ise 3 milyar 152 milyon dolar oldu. Yabancı yatırımcılar endeksin yüzde 7,6 düştüğü kasım ayında ise borsada 2 milyar 817 milyon dolarlık alım, 3 milyar 138 milyon dolarlık satış yaptı. Yabancılar 331 milyon dolarlık net satış yaptıkları kasımda, miktar bazında ise 358 milyon adetlik net hisse senedi satışı gerçekleştirdi.
Kasımda Vakıfbank'ı sattılar
Yabancı yatırımcıların kasım ayında en fazla net satış yaptığı hisse senedi Vakıfbank oldu. Yabancılar söz konusu hissede kasım ayında 50 milyon 654 bin dolarlık net satış yaptı. Vakıfbank'ta miktar bazında ise 69 milyon 255 bin adetlik net yabancı çıkışı oldu. Yabancı yatırımcılar kasımda 34 milyon dolarlık net satış yaptıkları Tüpraş'ta miktar bazında ise 3.5 milyon adetlik net satış gerçekleştirdi. Yabancı yatırımcılar Akbank'ta 30.5, Garanti Bankası'nda 26.8, Doğan Yayın Holding'te 20.6, Erdemir'de 19.1, İş Bankası C'de 18.3, TAV'da 16.2, Arçelik'te 14.7, Sabancı Holding'de 14 milyon dolarlık net satış yaptı. Yabancılar kasım ayında en fazla net alımı 14.2 milyon dolarla Turkcell'de gerçekleştirdi. Kasımda ayrıca Türk Telekom'da 11.1, Halkbank'ta 6.2, BİM'de 3.2 milyon dolarlık net yabancı alımı yapıldı. Yılın ilk 11 ayında ise yabancıların en fazla net satış yaptığı hisse senedi, çağrının da etkisiyle 869 milyon dolarla Migros oldu. Migros'un ardından Akbank'ta 264, Garanti Bankası'nda 199 milyon dolarlık net yabancı satışı gerçekleşti.
Yabancı yatırımcılar, endeksin yüzde 39 değer kaybettiği 4 aylıkdönemde, borsada 2 milyar 676 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi. Yabancıların 2008'in tamamındaki net satışı ise 3.1 milyar doları aştı.
Amerika'da başlayıp tüm dünyaya yayılan ve dev ekonomileri resesyon sürecine sokan küresel kriz piyasaları yerle bir ederken, Türkiye de bu durumdan payını fazlasıyla alıyor. Güvenilir liman arayışındaki yabancı fonların satışları İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nı (İMKB) 3.5 yıl önceki seviyesine çekerken, dolar da yıl başından bu yana yüzde 35'e yakın değer kazandı.
2003-2007 arasındaki 5 yıllık dönemde 12.2 milyar dolarlık net alım yaparak İMKB'deki paylarını yüzde 72,37'ye kadar çıkaran yabancı yatırımcılar, bu yıl, özellikle son dört ayda satışlarını artırdı. Yabancı yatırımcılar endeksin yüzde 39 oranında değer kaybederek 42.200 seviyesinden 25.714 puana gerilediği ağustos-kasım dönemini kapsayan 4 aylık süreçte borsada 2 milyar 676 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.
3.1 milyar dolarlık çıkış
Yabancı yatırımcıların İMKB'de temmuz sonunda yüzde 71,1 olan payları ise, kasım sonu itibari ile yüzde 66,91'e geriledi. Yabancılar 4 aylık dönemde borsada 18 milyar 632 milyon dolarlık alıma karşılık, 21 milyar 308 milyon dolarlık satış yaptı. Yabancılar 2008 yılının 11 aylık döneminde ise borsada 67 milyar 618 milyon dolarlık alım, 70 milyar 770 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi.
Endeksin yüzde 54 değer kaybettiği bu yılın ilk 11 ayında yabancı yatırımcının borsadaki net satış ise 3 milyar 152 milyon dolar oldu. Yabancı yatırımcılar endeksin yüzde 7,6 düştüğü kasım ayında ise borsada 2 milyar 817 milyon dolarlık alım, 3 milyar 138 milyon dolarlık satış yaptı. Yabancılar 331 milyon dolarlık net satış yaptıkları kasımda, miktar bazında ise 358 milyon adetlik net hisse senedi satışı gerçekleştirdi.
Kasımda Vakıfbank'ı sattılar
Yabancı yatırımcıların kasım ayında en fazla net satış yaptığı hisse senedi Vakıfbank oldu. Yabancılar söz konusu hissede kasım ayında 50 milyon 654 bin dolarlık net satış yaptı. Vakıfbank'ta miktar bazında ise 69 milyon 255 bin adetlik net yabancı çıkışı oldu. Yabancı yatırımcılar kasımda 34 milyon dolarlık net satış yaptıkları Tüpraş'ta miktar bazında ise 3.5 milyon adetlik net satış gerçekleştirdi. Yabancı yatırımcılar Akbank'ta 30.5, Garanti Bankası'nda 26.8, Doğan Yayın Holding'te 20.6, Erdemir'de 19.1, İş Bankası C'de 18.3, TAV'da 16.2, Arçelik'te 14.7, Sabancı Holding'de 14 milyon dolarlık net satış yaptı. Yabancılar kasım ayında en fazla net alımı 14.2 milyon dolarla Turkcell'de gerçekleştirdi. Kasımda ayrıca Türk Telekom'da 11.1, Halkbank'ta 6.2, BİM'de 3.2 milyon dolarlık net yabancı alımı yapıldı. Yılın ilk 11 ayında ise yabancıların en fazla net satış yaptığı hisse senedi, çağrının da etkisiyle 869 milyon dolarla Migros oldu. Migros'un ardından Akbank'ta 264, Garanti Bankası'nda 199 milyon dolarlık net yabancı satışı gerçekleşti.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Piyasaların kapanış rakamları(!)
IMF heyeti Ocak ayı başında Türkiye'de olacak. Bu haber piyasalara nasıl yansıdı?.. İşte piyasaların kapanış rakamları;
Piyasalar bugün güne önemli bir açıklama ile başladı. Hazine Müsteşarlığı IMF heyetinin Ocak ayı başında Türkiye'de olacağını açıkladı. Peki IMF heyetinin Ocak'ta geliş haberi piyasalara nasıl yansıdı? Dolar gün içinde hafif yükseliş gösterirken, borsa yüzde 2,65 değer kazandı.
DÖVİZDE SON DURUM
İstanbul serbest piyasada kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,5630 YTL, avronun satış fiyatı 2,1220 YTL oldu.
Piyasanın kapanışı itibariyle Kapalıçarşı'da 1,5610 YTL'den alınan dolar 1,5630 YTL'den satılıyor. 2,1200 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 2,1220 YTL düzeyinde bulunuyor.
Serbest piyasada önceki kapanışta 1,5600 YTL olan dolar güne 1,5500 YTL'den, 2,0850 YTL olan avro 2,0840 YTL'den başlamıştı.
BORSA DEĞER KAZANDI
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 2,65 değer kazandı.
İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 36,20 puan artarak 25.598,47 puandan kapandı.
Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer artışı yüzde 0,14 oldu. İlk seanstaki 625,34 puanlık artış dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 661,54 puan yükseldi.
Hisse senetleri günlük ortalama yüzde 2,65 değer kazandı.
IMF heyeti Ocak ayı başında Türkiye'de olacak. Bu haber piyasalara nasıl yansıdı?.. İşte piyasaların kapanış rakamları;
Piyasalar bugün güne önemli bir açıklama ile başladı. Hazine Müsteşarlığı IMF heyetinin Ocak ayı başında Türkiye'de olacağını açıkladı. Peki IMF heyetinin Ocak'ta geliş haberi piyasalara nasıl yansıdı? Dolar gün içinde hafif yükseliş gösterirken, borsa yüzde 2,65 değer kazandı.
DÖVİZDE SON DURUM
İstanbul serbest piyasada kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,5630 YTL, avronun satış fiyatı 2,1220 YTL oldu.
Piyasanın kapanışı itibariyle Kapalıçarşı'da 1,5610 YTL'den alınan dolar 1,5630 YTL'den satılıyor. 2,1200 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 2,1220 YTL düzeyinde bulunuyor.
Serbest piyasada önceki kapanışta 1,5600 YTL olan dolar güne 1,5500 YTL'den, 2,0850 YTL olan avro 2,0840 YTL'den başlamıştı.
BORSA DEĞER KAZANDI
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 2,65 değer kazandı.
İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 36,20 puan artarak 25.598,47 puandan kapandı.
Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer artışı yüzde 0,14 oldu. İlk seanstaki 625,34 puanlık artış dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 661,54 puan yükseldi.
Hisse senetleri günlük ortalama yüzde 2,65 değer kazandı.
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada
![[Resim: zohreanaxq1.jpg]](http://img83.imageshack.us/img83/4249/zohreanaxq1.jpg)
Ekonomi Gündemi...
Sıra MB`de! Faiz indirimi gelecek mi?
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bu yılın son toplantısını bugün yapacak. Para Politikası Kurulunun bugün yapacağı toplantısına ilişkin piyasadaki ağırlıklı beklenti, faiz oranlarında 50 baz puan indirim olacağı yönünde.
AA
Para Politikası Kurulu toplantısına, Kurul Başkanı ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Başkan yardımcıları Erdem Başçı, Burhan Göklemez, Mehmet Yörükoğlu, İbrahim Turhan ile kurul üyesi Abdullah Yavaş'ın katılması bekleniyor.
Para Politikası Kurulu toplantısı, bugün saat 13.00-17.00 arasında iki aşamalı olarak yapılacak. İlk aşamaya, Merkez Bankası yetkilileri ve uzmanları ile Hazine Müsteşarlığı yetkilileri katılacak.
Aynı gün gerçekleşecek ikinci aşamada ise sadece Para Politikası Kurulu üyeleri toplanacak ve görünüme ilişkin son değerlendirmeler yapıldıktan sonra oylamaya geçilecek.
Oylamadan sonra Para Politikası Kurulu üyeleri, gerekçeye temel teşkil edecek kısa metni oluşturacak. Karar, gerekçesiyle birlikte aynı gün saat 19.00'a kadar Merkez Bankası tarafından basın duyurusuyla açıklanacak.
Para Politikası Kurulu toplantı özeti ise toplantıyı takip eden 8 iş günü içinde yayımlanacak. Bu arada, piyasadaki ağırlıklı beklenti, faiz oranlarında 50 baz puan (0,50 puan) indirim olacağı yönünde.
FAİZ KARARLARI
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 20 Temmuz 2006'daki toplantısında faiz oranlarını 0,25 puan artırmış, 24 Ağustos, 26 Eylül, 19 Ekim, 23 Kasım, 21 Aralık 2006 ve 16 Ocak 2007, 15 Şubat, 15 Mart, 18 Nisan, 14 Mayıs, 13 Haziran, 12 Temmuz ve 14 Ağustos 2007'de yaptığı olağan toplantılarında kısa vadeli faiz oranlarını değiştirmemişti.
Kurul, 13 Eylül 2007'deki toplantıda 13 ay aradan sonra kısa vadeli faiz oranlarını 0,25 puan indirmiş ve böylece gecelik borçlanma faizi yüzde 17,50'den yüzde 17,25'e, borç verme faiz oranı ise yüzde 22,50'den yüzde 22,25'e çekilmişti.
Geçen yıl ekim, kasım ve aralık ayındaki toplantılarında 0,50 ile 0,75'şer puan indirim kararı alan Kurul, gecelik faizi yüzde 15,75'e düşürdü.
Kurul, bu yılın 17 Ocak'taki toplantısında aldığı kararla, kısa vadeli faiz oranlarını 0,25-0,50 puan arasında düşürmüş ve gecelik faizi 15,75'den 15,50'ye, takiben 14 Şubat'taki toplantısında da 0,25 puan düşürerek faizi 15,25'e çekmişti.
Para Politikası Kurulu, bu yıl 19 Mart ve 17 Nisan'daki toplantılarında ise faiz oranlarında değişiklik yapmadı ve yüzde 15,25 olan gecelik faiz oranı ve yüzde 19,25 olan borç verme faiz oranını sabit tuttu.
Kurul, 15 Mayıs'ta, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0,50 puan artırdı ve yüzde 15,25 olan gecelik faiz oranını yüzde 15,75'e ve yüzde 19,25 olan borç verme faiz oranını da yüzde 19,75'e çıkardı.
16 Haziran'da Kurul, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0,50 puan artırdı ve yüzde 15,75 olan gecelik faiz oranını yüzde 16,25'e ve yüzde 19,75 olan borç verme faiz oranını da yüzde 20,25'e yükseltti.
Kurul, 17 Temmuzda, gecelik borçlanma faiz oranlarını 0,50 puan daha artırdı ve gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 16,25'ten yüzde 16,75'e yükseltti, borç verme faiz oranını yüzde 20,25 düzeyinde sabit tuttu. Para Politikası Kurulu, 14 Ağustos, 18 Eylül aylarında yaptığı toplantılarda kısa vadeli faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi. Kurul, 22 Ekim'de yaptığı toplantıda, gecelik faiz oranını yüzde 16,75'de sabit tutarken, borç verme faiz oranını yüzde 20,25'den yüzde 19,75'e düşürmüştü.
19 Kasım tarihinde yaptığı son toplantısında ise Kurul, borçlanma faiz oranını yüzde 16,75;ten yüzde 16,25;e, borç verme faiz oranı ise yüzde 19,75;ten yüzde 18,75;e, Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası;nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 12,75;ten yüzde 12,25;e, borç verme faiz oranı ise yüzde 22,75;ten yüzde 21,75;e indirmişti.
Açık piyasa islemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo islemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 18,75;ten yüzde 17,75;e düşürülmüştü.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, bu yılın son toplantısını bugün yapacak. Para Politikası Kurulunun bugün yapacağı toplantısına ilişkin piyasadaki ağırlıklı beklenti, faiz oranlarında 50 baz puan indirim olacağı yönünde.
AA
Para Politikası Kurulu toplantısına, Kurul Başkanı ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Başkan yardımcıları Erdem Başçı, Burhan Göklemez, Mehmet Yörükoğlu, İbrahim Turhan ile kurul üyesi Abdullah Yavaş'ın katılması bekleniyor.
Para Politikası Kurulu toplantısı, bugün saat 13.00-17.00 arasında iki aşamalı olarak yapılacak. İlk aşamaya, Merkez Bankası yetkilileri ve uzmanları ile Hazine Müsteşarlığı yetkilileri katılacak.
Aynı gün gerçekleşecek ikinci aşamada ise sadece Para Politikası Kurulu üyeleri toplanacak ve görünüme ilişkin son değerlendirmeler yapıldıktan sonra oylamaya geçilecek.
Oylamadan sonra Para Politikası Kurulu üyeleri, gerekçeye temel teşkil edecek kısa metni oluşturacak. Karar, gerekçesiyle birlikte aynı gün saat 19.00'a kadar Merkez Bankası tarafından basın duyurusuyla açıklanacak.
Para Politikası Kurulu toplantı özeti ise toplantıyı takip eden 8 iş günü içinde yayımlanacak. Bu arada, piyasadaki ağırlıklı beklenti, faiz oranlarında 50 baz puan (0,50 puan) indirim olacağı yönünde.
FAİZ KARARLARI
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 20 Temmuz 2006'daki toplantısında faiz oranlarını 0,25 puan artırmış, 24 Ağustos, 26 Eylül, 19 Ekim, 23 Kasım, 21 Aralık 2006 ve 16 Ocak 2007, 15 Şubat, 15 Mart, 18 Nisan, 14 Mayıs, 13 Haziran, 12 Temmuz ve 14 Ağustos 2007'de yaptığı olağan toplantılarında kısa vadeli faiz oranlarını değiştirmemişti.
Kurul, 13 Eylül 2007'deki toplantıda 13 ay aradan sonra kısa vadeli faiz oranlarını 0,25 puan indirmiş ve böylece gecelik borçlanma faizi yüzde 17,50'den yüzde 17,25'e, borç verme faiz oranı ise yüzde 22,50'den yüzde 22,25'e çekilmişti.
Geçen yıl ekim, kasım ve aralık ayındaki toplantılarında 0,50 ile 0,75'şer puan indirim kararı alan Kurul, gecelik faizi yüzde 15,75'e düşürdü.
Kurul, bu yılın 17 Ocak'taki toplantısında aldığı kararla, kısa vadeli faiz oranlarını 0,25-0,50 puan arasında düşürmüş ve gecelik faizi 15,75'den 15,50'ye, takiben 14 Şubat'taki toplantısında da 0,25 puan düşürerek faizi 15,25'e çekmişti.
Para Politikası Kurulu, bu yıl 19 Mart ve 17 Nisan'daki toplantılarında ise faiz oranlarında değişiklik yapmadı ve yüzde 15,25 olan gecelik faiz oranı ve yüzde 19,25 olan borç verme faiz oranını sabit tuttu.
Kurul, 15 Mayıs'ta, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0,50 puan artırdı ve yüzde 15,25 olan gecelik faiz oranını yüzde 15,75'e ve yüzde 19,25 olan borç verme faiz oranını da yüzde 19,75'e çıkardı.
16 Haziran'da Kurul, olağan aylık toplantısında faiz oranlarını 0,50 puan artırdı ve yüzde 15,75 olan gecelik faiz oranını yüzde 16,25'e ve yüzde 19,75 olan borç verme faiz oranını da yüzde 20,25'e yükseltti.
Kurul, 17 Temmuzda, gecelik borçlanma faiz oranlarını 0,50 puan daha artırdı ve gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 16,25'ten yüzde 16,75'e yükseltti, borç verme faiz oranını yüzde 20,25 düzeyinde sabit tuttu. Para Politikası Kurulu, 14 Ağustos, 18 Eylül aylarında yaptığı toplantılarda kısa vadeli faiz oranlarında bir değişikliğe gitmedi. Kurul, 22 Ekim'de yaptığı toplantıda, gecelik faiz oranını yüzde 16,75'de sabit tutarken, borç verme faiz oranını yüzde 20,25'den yüzde 19,75'e düşürmüştü.
19 Kasım tarihinde yaptığı son toplantısında ise Kurul, borçlanma faiz oranını yüzde 16,75;ten yüzde 16,25;e, borç verme faiz oranı ise yüzde 19,75;ten yüzde 18,75;e, Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde, Bankalararası Para Piyasası;nda saat 16.00–17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 12,75;ten yüzde 12,25;e, borç verme faiz oranı ise yüzde 22,75;ten yüzde 21,75;e indirmişti.
Açık piyasa islemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo islemleri yoluyla gecelik ve bir haftalık vadelerde tanınan borçlanma imkanı faiz oranı yüzde 18,75;ten yüzde 17,75;e düşürülmüştü.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]TÜSİAD`dan resesyon uyarısı [/color]
Ekonomik göstergelerdeki olumsuz tabloya dikkat çeken TÜSİAD, resesyon uyarısında bulundu. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Kibar, '0.5'lik büyüme hızı, ülkemizde de artık yavaşlamanın ciddiyetini hissettiriyor' dedi.
REFERANS GAZETESİ
Türkiye ekonomisinin 2001 krizinden sonraki en düşük büyümesini yaşamasına ve küresel krizin reel sektöre etkilerinin derinleşmesine rağmen hükümet kanadından gelen kriz bizi fazla etkilemez söylemi, iş dünyasının kaygılarını artırıyor.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Şirket İşleri Komisyonu Başkanı Ali Kibar, Türkiye ekonomisinin büyüme hızının 2008'in 3'üncü çeyreğinde yüzde 0,5'e indiğini hatırlatarak, Diğer ülkelerde eksi olarak açıklanan 3. çeyrek rakamlarına göre olumlu sayılabilecek büyüme hızı, Türkiye'de de artık yavaşlamanın ciddiyetini yansıtıyor dedi.
Kibar, dün, TÜSİAD-Koç Üniversitesi Ekonomik Araştırma Forumu (EAF) tarafından düzenlenen, Küresel Mali Kriz ve Para Politikası konferansında yaptığı konuşmada, küresel finansal krizin Türkiye üzerindeki etkilerine değindi. Konuşmasında, tüm ülkeler, tüm sektörler ve tüm şirketler için krizin bulaşma hızı ve şiddetinin ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Kibar, Her ne kadar 2001 krizi sonrasında gerçekleştirdiği reformlar nedeniyle ekonomik yapısını güçlendirmiş olsa da bu tehdit Türkiye için de geçerli uyarısında bulundu.
Somut önlemler alınmalı
Küresel krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin giderek belirginleştiğini dile getiren Kibar, konuşmasını şöyle sürdürdü: Küresel kriz, 2006 yılının ikinci yarısından itibaren yavaşlama işaretleri veren ekonomimizi artık gerileme dönemine soktu. Sanayi üretim endeksi son 3 aydır geriliyor. Ekim ayında imalat sanayindeki gerileme yüzde 10,3'e ulaştı. Bu gerilemenin gelecek aylarda da devam etmesi sürpriz olmayacak. Bu koşullar altında büyüme hızının 2008'in ikinci yarısından itibaren hızla düşmesi, hatta negatife dönüşmesi ihtimal dahilinde.
Kibar, bu dönemde özel sektör yatırımlarının da yüzde 10 oranında azaldığına dikkat çekti. Ekonomide artan negatif beklentilerin özel sektör tüketim ve yatırımlarını olumsuz etkilemesine karşılık kamu tüketiminin ve kamu yatırımlarının hızlı arttığını vurgulayan Kibar, Kamu harcamalarında yüzde 18,4 ve kamu yatırımlarında yüzde 22,2 oranındaki artışlar üçüncü çeyrek büyüme hızını yukarı çekmede önemli etki yaptı. Bu 2 kalemin büyümeye katkısı sırasıyla 0,7 ve 0,8 düzeyinde oldu. Küresel ekonomideki yavaşlama nedeniyle dış talep artışı da yüzde 1,5 ile sınırlı kaldı değerlendirmesinde bulundu.
Halihazırda, kentlerde yaşayan her 4 gençten 1'inin işsiz olduğunu hatırlatan Kibar, bu sorunun ağırlaşmasının, Türkiye'nin çok ciddi sosyal ve siyasi sorunlarla karşı karşıya kalması riskini doğuracağını anlattı. Bu riskin önlenmesinin ekonomideki gerilemenin yavaşlatılmasından geçtiğini kaydeden Kibar, ekonomideki somut önlemlerin kararlılıkla ve vakit geçirilmeden alınması gerektiğini söyledi.
SWAP İHTİYACIMIZ YOK
Ekonomik Araştırma Forumu'nda konuşan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erdem Başçı, Türkiye'de dolar likiditesi açısından şu anda bir stres görülmediğini söyledi.
Brezilya, Meksika, Singapur ve Güney Kore'nin özel likidite ihtiyaçları bulunduğunu ve ABD Merkez Bankası'ndan (FED) yerel paraları karşılığında dolar talep ettiklerini (Swap sistemi) anlatan Başçı, bunların nedenlerinin yükümlülük dolarizasyonu ve bu ülkelerin rezervlerinin kompozisyonu olduğunu anlattı. Başçı, Merkez Bankası'nda bu problemleri şu anda görmediklerini ifade etti ve ekledi:
Bizim rezervlerimiz son derece muhafazakar bir şekilde yönetildiği için kaliteli bir rezerv yapımız var. Rezervlerimizin içerisinde temelde Hazine kağıtları bulunuyor. Bir de bizim yükümlülük dolarizasyonumuz bu ülkelere göre nispeten daha makul seviyelerde. Dolayısıyla, dolar açısından böyle bir stres ilk anda vardı, bizim aldığımız tedbirlerle bu stres giderildi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da önceki gün, böyle bir ihtiyaç içinde olmadıklarını, ancak böyle bir anlaşmanın olumlu olacağını söylemişti.
Ekonomik göstergelerdeki olumsuz tabloya dikkat çeken TÜSİAD, resesyon uyarısında bulundu. TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Kibar, '0.5'lik büyüme hızı, ülkemizde de artık yavaşlamanın ciddiyetini hissettiriyor' dedi.
REFERANS GAZETESİ
Türkiye ekonomisinin 2001 krizinden sonraki en düşük büyümesini yaşamasına ve küresel krizin reel sektöre etkilerinin derinleşmesine rağmen hükümet kanadından gelen kriz bizi fazla etkilemez söylemi, iş dünyasının kaygılarını artırıyor.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Üyesi ve Şirket İşleri Komisyonu Başkanı Ali Kibar, Türkiye ekonomisinin büyüme hızının 2008'in 3'üncü çeyreğinde yüzde 0,5'e indiğini hatırlatarak, Diğer ülkelerde eksi olarak açıklanan 3. çeyrek rakamlarına göre olumlu sayılabilecek büyüme hızı, Türkiye'de de artık yavaşlamanın ciddiyetini yansıtıyor dedi.
Kibar, dün, TÜSİAD-Koç Üniversitesi Ekonomik Araştırma Forumu (EAF) tarafından düzenlenen, Küresel Mali Kriz ve Para Politikası konferansında yaptığı konuşmada, küresel finansal krizin Türkiye üzerindeki etkilerine değindi. Konuşmasında, tüm ülkeler, tüm sektörler ve tüm şirketler için krizin bulaşma hızı ve şiddetinin ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Kibar, Her ne kadar 2001 krizi sonrasında gerçekleştirdiği reformlar nedeniyle ekonomik yapısını güçlendirmiş olsa da bu tehdit Türkiye için de geçerli uyarısında bulundu.
Somut önlemler alınmalı
Küresel krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin giderek belirginleştiğini dile getiren Kibar, konuşmasını şöyle sürdürdü: Küresel kriz, 2006 yılının ikinci yarısından itibaren yavaşlama işaretleri veren ekonomimizi artık gerileme dönemine soktu. Sanayi üretim endeksi son 3 aydır geriliyor. Ekim ayında imalat sanayindeki gerileme yüzde 10,3'e ulaştı. Bu gerilemenin gelecek aylarda da devam etmesi sürpriz olmayacak. Bu koşullar altında büyüme hızının 2008'in ikinci yarısından itibaren hızla düşmesi, hatta negatife dönüşmesi ihtimal dahilinde.
Kibar, bu dönemde özel sektör yatırımlarının da yüzde 10 oranında azaldığına dikkat çekti. Ekonomide artan negatif beklentilerin özel sektör tüketim ve yatırımlarını olumsuz etkilemesine karşılık kamu tüketiminin ve kamu yatırımlarının hızlı arttığını vurgulayan Kibar, Kamu harcamalarında yüzde 18,4 ve kamu yatırımlarında yüzde 22,2 oranındaki artışlar üçüncü çeyrek büyüme hızını yukarı çekmede önemli etki yaptı. Bu 2 kalemin büyümeye katkısı sırasıyla 0,7 ve 0,8 düzeyinde oldu. Küresel ekonomideki yavaşlama nedeniyle dış talep artışı da yüzde 1,5 ile sınırlı kaldı değerlendirmesinde bulundu.
Halihazırda, kentlerde yaşayan her 4 gençten 1'inin işsiz olduğunu hatırlatan Kibar, bu sorunun ağırlaşmasının, Türkiye'nin çok ciddi sosyal ve siyasi sorunlarla karşı karşıya kalması riskini doğuracağını anlattı. Bu riskin önlenmesinin ekonomideki gerilemenin yavaşlatılmasından geçtiğini kaydeden Kibar, ekonomideki somut önlemlerin kararlılıkla ve vakit geçirilmeden alınması gerektiğini söyledi.
SWAP İHTİYACIMIZ YOK
Ekonomik Araştırma Forumu'nda konuşan Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erdem Başçı, Türkiye'de dolar likiditesi açısından şu anda bir stres görülmediğini söyledi.
Brezilya, Meksika, Singapur ve Güney Kore'nin özel likidite ihtiyaçları bulunduğunu ve ABD Merkez Bankası'ndan (FED) yerel paraları karşılığında dolar talep ettiklerini (Swap sistemi) anlatan Başçı, bunların nedenlerinin yükümlülük dolarizasyonu ve bu ülkelerin rezervlerinin kompozisyonu olduğunu anlattı. Başçı, Merkez Bankası'nda bu problemleri şu anda görmediklerini ifade etti ve ekledi:
Bizim rezervlerimiz son derece muhafazakar bir şekilde yönetildiği için kaliteli bir rezerv yapımız var. Rezervlerimizin içerisinde temelde Hazine kağıtları bulunuyor. Bir de bizim yükümlülük dolarizasyonumuz bu ülkelere göre nispeten daha makul seviyelerde. Dolayısıyla, dolar açısından böyle bir stres ilk anda vardı, bizim aldığımız tedbirlerle bu stres giderildi. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz da önceki gün, böyle bir ihtiyaç içinde olmadıklarını, ancak böyle bir anlaşmanın olumlu olacağını söylemişti.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Krizde tensikatın sonu yok
Küresel ekonomik kriz nedeniyle dünyanın çeşitli yerlerinde işten çıkarmalar devam ediyor.
AA
ABD'li ilaç şirketi Bristol-Myers Squibb, 2010 yılına kadar çalışma gücünü yüzde 10'dan fazla azaltacağını, bunun 4 bin 300 kadar işçinin işini kaybetmesi anlamına geldiğini açıkladı. Şirketin bu yıl içinde 800 kişiyi işten çıkaracağı belirtilen açıklamada, şirketin, 2012 yılına kadar 1 milyar dolar tasarruf edilmesi beklendiği belirtildi. Şirket, 2007 yılı sonunda 41 bin kadar kişiyi istihdam ediyordu. Merck ilaç şirketi de, ekim ayında 2011 yılına kadar 7 bin 200 kişiyi işten çıkaracağını açıklamıştı.
Veri depolama endüstrisinin lider kuruluşlarından ABD'li Western Digital şirketi de ekonomik kriz nedeniyle ürünlerine olan talebin düşmesi yüzünden bütün dünyada 2 bin 500 kişiyi işten çıkaracağını bildirdi. Tayland'daki üç hard disk fabrikasından birini kapatacağını ve Malezya'daki iki tesisini kapatacağını ya da satacağını belirten şirket, 20 Aralık-1 Ocak'ta üretimini durduracağını kaydetti.
İngiltere'nin ulusal otobüs şirketi National Express ise, gelecek yıl tasarruf yapmak için 750 kişinin işine son vermeyi planlıyor. Yılda 15 milyon sterlin tasarruf yapmaya ihtiyacı olduğunu belirten şirket, İngiltere'de 18 bin kişiye istihdam sağlıyor.
Küresel ekonomik kriz nedeniyle dünyanın çeşitli yerlerinde işten çıkarmalar devam ediyor.
AA
ABD'li ilaç şirketi Bristol-Myers Squibb, 2010 yılına kadar çalışma gücünü yüzde 10'dan fazla azaltacağını, bunun 4 bin 300 kadar işçinin işini kaybetmesi anlamına geldiğini açıkladı. Şirketin bu yıl içinde 800 kişiyi işten çıkaracağı belirtilen açıklamada, şirketin, 2012 yılına kadar 1 milyar dolar tasarruf edilmesi beklendiği belirtildi. Şirket, 2007 yılı sonunda 41 bin kadar kişiyi istihdam ediyordu. Merck ilaç şirketi de, ekim ayında 2011 yılına kadar 7 bin 200 kişiyi işten çıkaracağını açıklamıştı.
Veri depolama endüstrisinin lider kuruluşlarından ABD'li Western Digital şirketi de ekonomik kriz nedeniyle ürünlerine olan talebin düşmesi yüzünden bütün dünyada 2 bin 500 kişiyi işten çıkaracağını bildirdi. Tayland'daki üç hard disk fabrikasından birini kapatacağını ve Malezya'daki iki tesisini kapatacağını ya da satacağını belirten şirket, 20 Aralık-1 Ocak'ta üretimini durduracağını kaydetti.
İngiltere'nin ulusal otobüs şirketi National Express ise, gelecek yıl tasarruf yapmak için 750 kişinin işine son vermeyi planlıyor. Yılda 15 milyon sterlin tasarruf yapmaya ihtiyacı olduğunu belirten şirket, İngiltere'de 18 bin kişiye istihdam sağlıyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi