Bernanke`den önemli açıklama
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Ben Bernanke, gerekmesi halinde, dünya merkez bankalarıyla birlikte, kredi sıkışıklığının giderilmesi için ek önlemler alabileceklerini söyledi.
Bernanke, yarın başlayacak olan G-20 zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, ekonomik büyümenin desteklenmesi için diğer merkez bankalarıyla birlikte, daha önce attıkları adımlara ilave yeni adımlar atabileceklerini ifade etti.
Ben Bernanke, diğer merkez bankalarıyla birlikte gerçekleştirilen eş güdümlü faiz indirimlerini de, enflasyon baskısının azalması ve ekonomik büyümenin durması nedeniyle gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Küresel finansal piyasalardaki dalgalanmanın ve sorunların sürdüğüne dikkat çeken Ben Bernanke, 16 Aralık'ta yapılacak olan yılın son programlı Merkez Bankası toplantısında, FED'in faiz indirebileceğini de ima etti.
Ekonomi Gündemi...
Konu Sahibi / Yazar
Kongo Madagasgar
Kategori / Forum
Ekonomi
Yorumlar / Cevaplar
584
Okunma / Görüntüleme
152567
Anket Borsa sizce ne olur...
Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000
4 (33.33%)
26.000
1 (8.33%)
19.000
3 (25.00%)
15.000
2 (16.67%)
30.000
1 (8.33%)
21.500
1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız.
Toplam:: 12 (100%)
Ekonomi Gündemi...
Ekonomi Gündemi...
TÜİK`den korkutan rakam!!!
Küresel krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisinin giderek arttığı yılın ilk on ayında kapanan şirket ve işyeri sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artarak 41 bin 95’e ulaşırken, aynı dönemde kurulan şirket ve işyeri sayısı 83 bin 946 ile geçen yılın yüzde 4.6 altında kaldı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kurulan kapanan şirket ve kooperatifler ile ticaret unvanlı işyerlerine ilişkin Ekim ayı istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket ve işyeri sayısı yüzde 19 azalarak 6 bin 20’ye inerken, kapanan şirket ve işyeri sayısı yüzde 40.3 artarak 2 bin 498’e ulaştı.
KURULAN ŞİRKET SAYISI YÜZDE 26.7 AZALDI
Kurulan şirket ve kooperatif sayısı Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26.7 azalarak 4 bin 126’dan 3 bin 26’ya düşerken, kapanan şirket sayısı da yüzde 6.4 azalışla 607’den 568’e indi. Bu ayda yeni kurulan 3 bin 26 şirketin bin 141’i İstanbul, 314’ü Ankara, 198’i İzmir ve bin 373’ü diğer illerde yer aldı.
Ekim ayında kurulan toplam şirket ve kooperatifin; 874’ü toptan ve perakende ticaret, motosiklet, kişisel ve ev eşyalarının onarımı, 534’ü imalat, 432’si inşaat, 414’ü gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri, 261’i ulaştırma, depolama ve haberleşme, 114’ü otel ve lokantalar, 75’i eğitim, 74’ü madencilik ve taşocakçılığı, 69’u sağlık işleri ve sosyal hizmetler, 59’u mali aracı kuruluşların faaliyetleri, 53’ü diğer toplumsal, sosyal ve kişisel hizmet faaliyetleri, 33’ü tarım, avcılık ve ormancılık, 32’si elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı, 2’si balıkçılık sektöründen oluştu.
Ocak-Ekim döneminde kurulan şirket ve kooperatif sayısı geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 7.3 azalarak 43 bin 239’a, kapanan şirket ve kooperatif sayısı ise yüzde 3.9 azalarak 7 bin 748’e düştü.
EKİM'DE AÇILAN İŞYERİ SAYISINDA YÜZDE 9.4 AZALMA
Kurulan ticaret unvanlı işyeri sayısı Ekim ayında yüzde 9.4 azalarak 3 bin 306’dan 2 bin 994’e düştü. Kapanan ticaret unvanlı işyerleri sayısı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 64.4 artarak bin 174’den bin 930’a yükseldi. Bu ayda yeni kurulan 2 bin 994 ticaret unvanlı işyerinin; bin 200’ü İstanbul, 349’u Ankara, 117’si İzmir ve bin 328’i diğer illerde yer aldı.
Geçen ay kurulan ticaret unvanlı işyerinin; bin 161’i toptan ve perakende ticaret, motosiklet, kişisel ve ev eşyalarının onarımı, 558’i inşaat, 420’si ulaştırma, depolama ve haberleşme, 228’i imalat, 208’i otel ve lokantalar, 197’si gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri, 88’i mali aracı kuruluşların faaliyetleri, 85’i diğer toplumsal, sosyal ve kişisel hizmet faaliyetleri, 27’si eğitim, 8’i sağlık işleri ve sosyal hizmetler, 6’sı tarım, avcılık ve ormancılık, 5’i madencilik ve taşocakçılığı, 2’si elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı ve 1’i balıkçılık sektöründen oluştu.
Anılan dönemde kurulan ticaret unvanlı işyeri sayısı yüzde 1.6 azalarak 40 bin 707’ye inerken, kapanan ticaret unvanlı işyeri sayısı da yüzde 72.3 artarak 33 bin 347’ye çıktı
Küresel krizin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisinin giderek arttığı yılın ilk on ayında kapanan şirket ve işyeri sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50 artarak 41 bin 95’e ulaşırken, aynı dönemde kurulan şirket ve işyeri sayısı 83 bin 946 ile geçen yılın yüzde 4.6 altında kaldı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), kurulan kapanan şirket ve kooperatifler ile ticaret unvanlı işyerlerine ilişkin Ekim ayı istatistiklerini açıkladı. Buna göre, Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre kurulan şirket ve işyeri sayısı yüzde 19 azalarak 6 bin 20’ye inerken, kapanan şirket ve işyeri sayısı yüzde 40.3 artarak 2 bin 498’e ulaştı.
KURULAN ŞİRKET SAYISI YÜZDE 26.7 AZALDI
Kurulan şirket ve kooperatif sayısı Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26.7 azalarak 4 bin 126’dan 3 bin 26’ya düşerken, kapanan şirket sayısı da yüzde 6.4 azalışla 607’den 568’e indi. Bu ayda yeni kurulan 3 bin 26 şirketin bin 141’i İstanbul, 314’ü Ankara, 198’i İzmir ve bin 373’ü diğer illerde yer aldı.
Ekim ayında kurulan toplam şirket ve kooperatifin; 874’ü toptan ve perakende ticaret, motosiklet, kişisel ve ev eşyalarının onarımı, 534’ü imalat, 432’si inşaat, 414’ü gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri, 261’i ulaştırma, depolama ve haberleşme, 114’ü otel ve lokantalar, 75’i eğitim, 74’ü madencilik ve taşocakçılığı, 69’u sağlık işleri ve sosyal hizmetler, 59’u mali aracı kuruluşların faaliyetleri, 53’ü diğer toplumsal, sosyal ve kişisel hizmet faaliyetleri, 33’ü tarım, avcılık ve ormancılık, 32’si elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı, 2’si balıkçılık sektöründen oluştu.
Ocak-Ekim döneminde kurulan şirket ve kooperatif sayısı geçen yılın aynı döneminde göre yüzde 7.3 azalarak 43 bin 239’a, kapanan şirket ve kooperatif sayısı ise yüzde 3.9 azalarak 7 bin 748’e düştü.
EKİM'DE AÇILAN İŞYERİ SAYISINDA YÜZDE 9.4 AZALMA
Kurulan ticaret unvanlı işyeri sayısı Ekim ayında yüzde 9.4 azalarak 3 bin 306’dan 2 bin 994’e düştü. Kapanan ticaret unvanlı işyerleri sayısı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 64.4 artarak bin 174’den bin 930’a yükseldi. Bu ayda yeni kurulan 2 bin 994 ticaret unvanlı işyerinin; bin 200’ü İstanbul, 349’u Ankara, 117’si İzmir ve bin 328’i diğer illerde yer aldı.
Geçen ay kurulan ticaret unvanlı işyerinin; bin 161’i toptan ve perakende ticaret, motosiklet, kişisel ve ev eşyalarının onarımı, 558’i inşaat, 420’si ulaştırma, depolama ve haberleşme, 228’i imalat, 208’i otel ve lokantalar, 197’si gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri, 88’i mali aracı kuruluşların faaliyetleri, 85’i diğer toplumsal, sosyal ve kişisel hizmet faaliyetleri, 27’si eğitim, 8’i sağlık işleri ve sosyal hizmetler, 6’sı tarım, avcılık ve ormancılık, 5’i madencilik ve taşocakçılığı, 2’si elektrik, gaz, buhar ve sıcak su üretimi ve dağıtımı ve 1’i balıkçılık sektöründen oluştu.
Anılan dönemde kurulan ticaret unvanlı işyeri sayısı yüzde 1.6 azalarak 40 bin 707’ye inerken, kapanan ticaret unvanlı işyeri sayısı da yüzde 72.3 artarak 33 bin 347’ye çıktı
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
IMF’yle çözüme en çok yaklaştığımız noktaya geldik
Kasım CİNDEMİR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sonunda Washington’dan "IMF’yle anlaşmaya çok yakınız" mesajı verdi. Bu mesajın bir benzeri de önceki gece IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’dan geldi. Kahn, "Yakında sonuç almayı bekliyoruz" dedi.
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yaptığı görüşmelerle ilgili olarak, "Burada bütün hedef karşılıklı olarak dayanışma içinde bir çözüm yolunu bulmaktı, yani çözüme en çok yaklaştığımız noktadayız diyebilirim" dedi. Başbakan Erdoğan, bir gün öncesine kadar, "IMF yüzde 2’den fazla büyümemizi istemiyor, yatırımlarımızı engellerse anlaşmayız" derken, anlaşmaya yakınlık mesajı vermesi, olumlu karşılandı.
IMF’den ’iyi’ mesaj
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn da, Başbakan Erdoğan’la önceki günkü görüşme sonrasında, "iyi bir görüşme" gerçekleştirildiğini, gelecekte de yakın temas ve işbirliği içinde olmayı sürdürme konusunda anlaştıklarını açıkladı. Kahn, yöneltilen bir soru üzerine de "Yakında sonuç almayı bekliyoruz" dedi.
Geçiş süreci argümanı
Erdoğan, "IMF’nin ortağı olarak da zaten buradan gelebilecek herhangi bir destek özellikle ülkemizdeki şu geçiş süreci için argüman olur diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. G-20 ülkelerinin liderleriyle, başta ABD Başkanı George Bush olmak üzere, görüşme fırsatı yakaladığını ifade eden Erdoğan, görüşmelerde genel itibariyle dünyadaki ekonomik krizle ilgili değerlendirmeler yaptıklarını ve bir zirve gerçekleştirdiklerini söyledi.
Küresel dayanışma
Zirvede bir deklarasyon yayınlandığını dile getiren Erdoğan, "Bu deklarasyonla birlikte olayın bir küresel dayanışma içerisinde sürdürülmesinin gerçeği üzerinde duruluyor" dedi. Erdoğan şöyle konuştu: "Bir dayanışmanın olmasının gereği üzerinde durulduğu gibi bu konularda özellikle gelişmekte olan ülkelerin ihmal edilmemesi ısrarla vurgulandı. Gelişmekte olan ülkelerin ihmal edilmemesinin yanında bir de geri kalmış ülkelere yönelik de Dünya Bankası’nın gerekli desteği vermesi IMF ile Dünya Bankası’nın müşterek olarak güçlendirilerek yine bu süreçte likidite sıkıntısı çeken ülkelere gerekli desteğin verilmesi noktası da var..."
Şikayet konuları
Bir gazetecinin "IMF ile ilgili "şikayetlerini" anımsatması üzerine Başbakan Erdoğan, "O şikayetlerimle ilgili herhangi bir değişiklik yok. Eğer o şikayet konuları ortadan kalkarsa biz de memnun oluruz" dedi. Aynı gazetecinin "Şikayette değişiklik yok" sözleri üzerine Erdoğan, "Onu göreceğiz şimdi. Aşacağız gibi geliyor bana" diye konuştu.
Bankacılık sektörünün paniklemesine gerek yok
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Washington’daki temaslarını anlatırken, bankacılık sektörüyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim şu andaki performansımızı ben iyi görüyorum. Yani öyle umutsuzluk veya bir panik böyle bir şey görmüyorum. Şu anda biz o bakımdan iyiler arasındayız. Bizim bankacılık sektörümüz geçen yıl 11.7 milyar dolar kazanmış, kár etmiş. Bu yıl ki görüntü 11 milyar dolar gibi. Şimdi geçen yıl bunu kazanmış olan bir finans sektörü var. Şimdi de neredeyse buna yakın bir kárı olan bir sektör. Şimdi bu sektörün bu noktada paniklemesinin hiçbir anlamı yok diye düşünüyorum. Kuruluş amacına uygun olarak da bizim finans sektörümüz atması gereken adımları atmalıdır. Temenni ederiz ki bu konularda da kendi finans sektörümüzle mutabık kalırız. Çünkü finans sektörü dediğimiz zaman en garanti de olanlar onlar."
Kasım CİNDEMİR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sonunda Washington’dan "IMF’yle anlaşmaya çok yakınız" mesajı verdi. Bu mesajın bir benzeri de önceki gece IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’dan geldi. Kahn, "Yakında sonuç almayı bekliyoruz" dedi.
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yaptığı görüşmelerle ilgili olarak, "Burada bütün hedef karşılıklı olarak dayanışma içinde bir çözüm yolunu bulmaktı, yani çözüme en çok yaklaştığımız noktadayız diyebilirim" dedi. Başbakan Erdoğan, bir gün öncesine kadar, "IMF yüzde 2’den fazla büyümemizi istemiyor, yatırımlarımızı engellerse anlaşmayız" derken, anlaşmaya yakınlık mesajı vermesi, olumlu karşılandı.
IMF’den ’iyi’ mesaj
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn da, Başbakan Erdoğan’la önceki günkü görüşme sonrasında, "iyi bir görüşme" gerçekleştirildiğini, gelecekte de yakın temas ve işbirliği içinde olmayı sürdürme konusunda anlaştıklarını açıkladı. Kahn, yöneltilen bir soru üzerine de "Yakında sonuç almayı bekliyoruz" dedi.
Geçiş süreci argümanı
Erdoğan, "IMF’nin ortağı olarak da zaten buradan gelebilecek herhangi bir destek özellikle ülkemizdeki şu geçiş süreci için argüman olur diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. G-20 ülkelerinin liderleriyle, başta ABD Başkanı George Bush olmak üzere, görüşme fırsatı yakaladığını ifade eden Erdoğan, görüşmelerde genel itibariyle dünyadaki ekonomik krizle ilgili değerlendirmeler yaptıklarını ve bir zirve gerçekleştirdiklerini söyledi.
Küresel dayanışma
Zirvede bir deklarasyon yayınlandığını dile getiren Erdoğan, "Bu deklarasyonla birlikte olayın bir küresel dayanışma içerisinde sürdürülmesinin gerçeği üzerinde duruluyor" dedi. Erdoğan şöyle konuştu: "Bir dayanışmanın olmasının gereği üzerinde durulduğu gibi bu konularda özellikle gelişmekte olan ülkelerin ihmal edilmemesi ısrarla vurgulandı. Gelişmekte olan ülkelerin ihmal edilmemesinin yanında bir de geri kalmış ülkelere yönelik de Dünya Bankası’nın gerekli desteği vermesi IMF ile Dünya Bankası’nın müşterek olarak güçlendirilerek yine bu süreçte likidite sıkıntısı çeken ülkelere gerekli desteğin verilmesi noktası da var..."
Şikayet konuları
Bir gazetecinin "IMF ile ilgili "şikayetlerini" anımsatması üzerine Başbakan Erdoğan, "O şikayetlerimle ilgili herhangi bir değişiklik yok. Eğer o şikayet konuları ortadan kalkarsa biz de memnun oluruz" dedi. Aynı gazetecinin "Şikayette değişiklik yok" sözleri üzerine Erdoğan, "Onu göreceğiz şimdi. Aşacağız gibi geliyor bana" diye konuştu.
Bankacılık sektörünün paniklemesine gerek yok
BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, Washington’daki temaslarını anlatırken, bankacılık sektörüyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Bizim şu andaki performansımızı ben iyi görüyorum. Yani öyle umutsuzluk veya bir panik böyle bir şey görmüyorum. Şu anda biz o bakımdan iyiler arasındayız. Bizim bankacılık sektörümüz geçen yıl 11.7 milyar dolar kazanmış, kár etmiş. Bu yıl ki görüntü 11 milyar dolar gibi. Şimdi geçen yıl bunu kazanmış olan bir finans sektörü var. Şimdi de neredeyse buna yakın bir kárı olan bir sektör. Şimdi bu sektörün bu noktada paniklemesinin hiçbir anlamı yok diye düşünüyorum. Kuruluş amacına uygun olarak da bizim finans sektörümüz atması gereken adımları atmalıdır. Temenni ederiz ki bu konularda da kendi finans sektörümüzle mutabık kalırız. Çünkü finans sektörü dediğimiz zaman en garanti de olanlar onlar."
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
]RTÜK fren koydu, Galatasaray ve Beşiktaş D-Smart’ta karardı [/color]
Doğan TV Yayın Grup Başkanı Murat Saygı, RTÜK’ün lisans vermemesi yüzünden D-Smart’tan yayın yapan Beşiktaş TV ile Galatasaray TV’nin karardığını açıkladı. Saygı, "Başvurularımız RTÜK’te. Salı günü izin verirlerse, yayınlar yeniden başlar" dedi.
DOĞAN TV Yayın Grup Başkanı Murat Saygı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) tebligat aldıklarını ve RTÜK lisans vermediği için D-Smart platformundan yayın yapan Beşiktaş TV ile Galatasaray TV’nin kapatılacağını açıkladı. Saygı, Fenerbahçe TV’nin yayınının ise başka bir amaçla aldığı farklı bir kanal üzerinden devam ettiğini söyledi.
2.5 yıldır alamadık
Saygı, "Son 2.5 yıldır RTÜK’ten lisans alamadığımız için D-Smart platformundaki 11 kanalımızın yayına devam etmesi için bazılarını uyduya taşıdık. Bazı kanallarımızı birleştirdik. Bazı kanallarımız için lisans kiraladık. Çok maliyetli olan spor kulübü kanallarının yerine de platformdaki başka kanallara kaydırdık. Her üç kulubün de gerekli evraklarını tamamladık, şirketlerini kurduk. Başvuruları RTÜK’ün önünde. Salı günü yapılacak toplantıda izinler çıkarsa kulüplerin televizyonları anında yayına başlar" diye konuştu.
RTÜK keyfi davranıyor
Murat Saygı, RTÜK’ün davranışlarının keyfi olduğunu, yayıncı olmayanlara bile lisans verildiğini söyledi. RTÜK’te 6 ay ile 2.5 yıl arasında lisans için bekleyen başvuruları olduğunu belirten Murat Saygı, şöyle devam etti: "Kanun, ’Gerekli belgelerini verenlere RTÜK izinlerini tahsis eder’ diyor. 20 başvuru yaptık, sadece üçüne lisans çıktı. Ama son zamanlarda çıkan lisans yok. 2.5 yıldır hepsi bekliyor. Yayıncı olmayan lisans alabiliyor ve bize kiraya veriyor. Ama Doğan Grubu lisans alamıyor. 2.5 yıldır bu kanallar yayında, niye uygun değilse 2.5 yıldır kapatmadın. Deniz Feneri davasının ardından bunları kapattın."
Bizi köşeye sıkıştırdı
Kanal birleştirmeleri sırasında kulüp kanallarını kaydırmak zorunda kaldıklarını belirten Murat Saygı, şöyle konuştu: "Galatasaray, Beşiktaş kanalları D-Smart kanalları değildi. Biz bunu sosyal sorumluluk olarak yapıyorduk. Yılda 3-4 milyon dolar kaybediyoruz, bunlardan ticari beklentimiz yok. Bu yüzden bunların frekansını da RTÜK bizi köşeye sıkıştırınca bu sözkonusu 11 kanalımıza kaydırdık. Fenehbahçe farklı bir lisansla yayına devam ediyor. Galatasaray ve Beşiktaş yayıncı kuruluş olmadığı için bütün teknik desteği onlara veriyoruz. Dosyalarını da hazırlayıp birer şirket kurup başvurularını iki hafta önce RTÜK’ün önüne koyduk. Şu anda RTÜK’ün önünde. Eksik varsa bile söylenebilir, ama hiçbir evrakımız eksik değil. Keyfi olarak gündeme almıyorlar. Ama lisans vermedikleri kanallarla ilgili bize bir takım müeyide bile yolladılar."
23 ulusal kanalın elinde lisans yok
TÜRKİYE’deki 23 ulusal kanalın da lisansı olmadığını hatırlatan Murat Saygı, şöyle konuştu: "1994 yılındaki RTÜK Kanunu diyor ki, ’Bir yıl içinde frekanslarla ilgili ihale yapmak zorundadır’ deniliyor. Ama bu ihaleler yapılamadı. Müktesep hak olarak devam ediyor. 23 ulusal kanal lisanssız yayın yapıyor. Bir yıl içinde bu ihaleyi yapmadığı için aslında RTÜK suçlu durumda. 2012 yılında analog yayın bitiyor. Dijital karasal yayına dönülecek. Artık bu saatten sonra bu ihalelerin yapılması da sözkonusu değil."
500 milyon dolarlık ekonomi yarattık
DOĞAN TV Yayın Grup Başkanı Murat Saygı, D-Smart’ın bugün 7 bin bayi ile hizmet verdiğini belirterek, "Bugün her bayide 3 kişi çalışsa, 21 bin kişi yapar. Aileleriyle birlikte 80 bin kişinin ekmek yediği bir sistem. Ayrıca 900 bin kutu var. D-Smart sistemiyle 1.5 yılda 500 milyon dolarlık bir ekonomi yaratılmış durumda. Krizde birçok insan bu işten ekmek yiyor" dedi.
Saygı: Bazı kanalları doğrudan alıyoruz
RTÜK’ten önceki akşam tebligatlar gelmeye başladığını belirten Murat Saygı, şöyle konuştu: "D-Smart’ın yayınlarının bir bölümünü Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe ile çocuk kanalları gibi kanallardan oluşuyor. Bunları burada üretiyorduk. Bir kısmı da yurtdışı kanallar. Eurosport, Discovery Channel gibi... Dışardan alınanlar hakkında RTÜK’e sadece bilgi verilir, bunlar için lisans gerekmiyor. Bizim ürettiğimiz kanallar için lisans gerekiyor. RTÜK’ün bize kapat dediği bazı kanallar yurtdışında zaten hazırdı. Bunları Türk izleyicisine uygun hale getirmek için kaset kaset alıp uyduya çıkıyorduk. Doğrudan alıp aynı şekilde yayınlayabiliyorsunuz. Biz de artık doğrudan alıyoruz, bu kanalları RTÜK’e tabi olmaktan çıkardık. Bu da ikinci bir uydu maliyeti demek. Bu bir milli servet kaybıdır."
Doğan TV Yayın Grup Başkanı Murat Saygı, RTÜK’ün lisans vermemesi yüzünden D-Smart’tan yayın yapan Beşiktaş TV ile Galatasaray TV’nin karardığını açıkladı. Saygı, "Başvurularımız RTÜK’te. Salı günü izin verirlerse, yayınlar yeniden başlar" dedi.
DOĞAN TV Yayın Grup Başkanı Murat Saygı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) tebligat aldıklarını ve RTÜK lisans vermediği için D-Smart platformundan yayın yapan Beşiktaş TV ile Galatasaray TV’nin kapatılacağını açıkladı. Saygı, Fenerbahçe TV’nin yayınının ise başka bir amaçla aldığı farklı bir kanal üzerinden devam ettiğini söyledi.
2.5 yıldır alamadık
Saygı, "Son 2.5 yıldır RTÜK’ten lisans alamadığımız için D-Smart platformundaki 11 kanalımızın yayına devam etmesi için bazılarını uyduya taşıdık. Bazı kanallarımızı birleştirdik. Bazı kanallarımız için lisans kiraladık. Çok maliyetli olan spor kulübü kanallarının yerine de platformdaki başka kanallara kaydırdık. Her üç kulubün de gerekli evraklarını tamamladık, şirketlerini kurduk. Başvuruları RTÜK’ün önünde. Salı günü yapılacak toplantıda izinler çıkarsa kulüplerin televizyonları anında yayına başlar" diye konuştu.
RTÜK keyfi davranıyor
Murat Saygı, RTÜK’ün davranışlarının keyfi olduğunu, yayıncı olmayanlara bile lisans verildiğini söyledi. RTÜK’te 6 ay ile 2.5 yıl arasında lisans için bekleyen başvuruları olduğunu belirten Murat Saygı, şöyle devam etti: "Kanun, ’Gerekli belgelerini verenlere RTÜK izinlerini tahsis eder’ diyor. 20 başvuru yaptık, sadece üçüne lisans çıktı. Ama son zamanlarda çıkan lisans yok. 2.5 yıldır hepsi bekliyor. Yayıncı olmayan lisans alabiliyor ve bize kiraya veriyor. Ama Doğan Grubu lisans alamıyor. 2.5 yıldır bu kanallar yayında, niye uygun değilse 2.5 yıldır kapatmadın. Deniz Feneri davasının ardından bunları kapattın."
Bizi köşeye sıkıştırdı
Kanal birleştirmeleri sırasında kulüp kanallarını kaydırmak zorunda kaldıklarını belirten Murat Saygı, şöyle konuştu: "Galatasaray, Beşiktaş kanalları D-Smart kanalları değildi. Biz bunu sosyal sorumluluk olarak yapıyorduk. Yılda 3-4 milyon dolar kaybediyoruz, bunlardan ticari beklentimiz yok. Bu yüzden bunların frekansını da RTÜK bizi köşeye sıkıştırınca bu sözkonusu 11 kanalımıza kaydırdık. Fenehbahçe farklı bir lisansla yayına devam ediyor. Galatasaray ve Beşiktaş yayıncı kuruluş olmadığı için bütün teknik desteği onlara veriyoruz. Dosyalarını da hazırlayıp birer şirket kurup başvurularını iki hafta önce RTÜK’ün önüne koyduk. Şu anda RTÜK’ün önünde. Eksik varsa bile söylenebilir, ama hiçbir evrakımız eksik değil. Keyfi olarak gündeme almıyorlar. Ama lisans vermedikleri kanallarla ilgili bize bir takım müeyide bile yolladılar."
23 ulusal kanalın elinde lisans yok
TÜRKİYE’deki 23 ulusal kanalın da lisansı olmadığını hatırlatan Murat Saygı, şöyle konuştu: "1994 yılındaki RTÜK Kanunu diyor ki, ’Bir yıl içinde frekanslarla ilgili ihale yapmak zorundadır’ deniliyor. Ama bu ihaleler yapılamadı. Müktesep hak olarak devam ediyor. 23 ulusal kanal lisanssız yayın yapıyor. Bir yıl içinde bu ihaleyi yapmadığı için aslında RTÜK suçlu durumda. 2012 yılında analog yayın bitiyor. Dijital karasal yayına dönülecek. Artık bu saatten sonra bu ihalelerin yapılması da sözkonusu değil."
500 milyon dolarlık ekonomi yarattık
DOĞAN TV Yayın Grup Başkanı Murat Saygı, D-Smart’ın bugün 7 bin bayi ile hizmet verdiğini belirterek, "Bugün her bayide 3 kişi çalışsa, 21 bin kişi yapar. Aileleriyle birlikte 80 bin kişinin ekmek yediği bir sistem. Ayrıca 900 bin kutu var. D-Smart sistemiyle 1.5 yılda 500 milyon dolarlık bir ekonomi yaratılmış durumda. Krizde birçok insan bu işten ekmek yiyor" dedi.
Saygı: Bazı kanalları doğrudan alıyoruz
RTÜK’ten önceki akşam tebligatlar gelmeye başladığını belirten Murat Saygı, şöyle konuştu: "D-Smart’ın yayınlarının bir bölümünü Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe ile çocuk kanalları gibi kanallardan oluşuyor. Bunları burada üretiyorduk. Bir kısmı da yurtdışı kanallar. Eurosport, Discovery Channel gibi... Dışardan alınanlar hakkında RTÜK’e sadece bilgi verilir, bunlar için lisans gerekmiyor. Bizim ürettiğimiz kanallar için lisans gerekiyor. RTÜK’ün bize kapat dediği bazı kanallar yurtdışında zaten hazırdı. Bunları Türk izleyicisine uygun hale getirmek için kaset kaset alıp uyduya çıkıyorduk. Doğrudan alıp aynı şekilde yayınlayabiliyorsunuz. Biz de artık doğrudan alıyoruz, bu kanalları RTÜK’e tabi olmaktan çıkardık. Bu da ikinci bir uydu maliyeti demek. Bu bir milli servet kaybıdır."
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
[COLOR="red"]Şen: City’s binası hukuka aykırı değil
CITY’S Nişantaşı’nın hukuka aykırı olarak inşa edildiğine dair haberler üzerine bir açıklama yapan City’s Nişantaşı Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Şen, "City’s Nişantaşı yapısına ait her türlü yasal prosedür tamamlanmıştır" dedi.
"Danıştay tarafından verilmiş herhangi bir karar bulunmamaktadır" diyen Şen, açıklamasında, şu görüşlere yer verdi: "Sözkonusu dava muhalefet partisi CHP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri olan iki kişi tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılmış olup, bu davada ne arsa sahibi Terakki Vakfı ne de yatırımcı olan şirketimiz hasım gösterilmemiştir. Hukuksal süreci devam eden bir dava ile ilgili City’s Nişantaşı binasının hukuka aykırı olduğunun iddia edilmesi, gerçek olmayan yanlış algıların doğmasına neden olacaktır. Üstelik hukuksal sürecin sonunda da müktesep haklara herhangi bir zarar gelmeyeceği açıktır. City’s Nişantaşı yapısına ait her türlü yasal prosedür tamamlanmış, gerekli tüm yasal izinler resmi mercilerden alınmış, projesine uygun olarak inşaatın tamamlanmasını takiben alışveriş merkezinin yapı kullanma izin belgesi alınmak suretiyle resmi işlemler eksiksiz şekilde tamamlanmıştır."
CITY’S Nişantaşı’nın hukuka aykırı olarak inşa edildiğine dair haberler üzerine bir açıklama yapan City’s Nişantaşı Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Şen, "City’s Nişantaşı yapısına ait her türlü yasal prosedür tamamlanmıştır" dedi.
"Danıştay tarafından verilmiş herhangi bir karar bulunmamaktadır" diyen Şen, açıklamasında, şu görüşlere yer verdi: "Sözkonusu dava muhalefet partisi CHP İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri olan iki kişi tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılmış olup, bu davada ne arsa sahibi Terakki Vakfı ne de yatırımcı olan şirketimiz hasım gösterilmemiştir. Hukuksal süreci devam eden bir dava ile ilgili City’s Nişantaşı binasının hukuka aykırı olduğunun iddia edilmesi, gerçek olmayan yanlış algıların doğmasına neden olacaktır. Üstelik hukuksal sürecin sonunda da müktesep haklara herhangi bir zarar gelmeyeceği açıktır. City’s Nişantaşı yapısına ait her türlü yasal prosedür tamamlanmış, gerekli tüm yasal izinler resmi mercilerden alınmış, projesine uygun olarak inşaatın tamamlanmasını takiben alışveriş merkezinin yapı kullanma izin belgesi alınmak suretiyle resmi işlemler eksiksiz şekilde tamamlanmıştır."
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
S&P’nin ’negatif görüntü’ notuna Erdoğan’dan ’ısmarlama’ resti
Kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poors’un (S&P), Türkiye’nin görünümünü durağandan negatife indirmesi, Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından ’ısmarlama’ olarak değerlendirildi.
KÜRESEL krizle birlikte verdikleri notlar ve kredibilitesi tartışmalı hale gelen kredi derecelendirme kuruluşlarından Standart&Poors’un, son Türkiye notunu Başbakan Tayyip Erdoğan ciddiye almadı. Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağandan negatife çeviren S&P’nin yaklaşımını ’anlamsız’ bulan Erdoğan, "Bu iş bana biraz ısmarlama geliyor" açıklaması da yaptı.
Farklı açıklamalar
ABD Başkanı George W. Bush’un ev sahipliğinde düzenlenen G-20 Toplantısı için gittiği Washington’da, gazetecilerin Standard and Poors’un, Türkiye’nin reytingini düşürdüğü yönündeki bir soru üzerine Erdoğan, şöyle konuştu: "Aynı kurum kısa bir süre önce arkadaşlarımızla görüşmelerde olayı farklı yansıtırken, böyle bir açıklama yapmış olmasını anlamsız buluyorum. Hazırladıkları raporda yaklaşımları ülkemizin durumunu yansıtmıyor, açık söyleyeyim." S&P kararına gerekçe olarak Türkiye’nin dış finansman zorluklarını gösterirken Erdoğan, "Onların raporunda yer verdikleri gibi bir sıkıntısı söz konusu değil. Olayın içinde yaşayan şahsım ve ülkemdir. Bana bu iş biraz ısmarlama geliyor, açıkça söyleyeyim" yanıtını verdi.
S&P neler söyledi
Türkiye’nin cari açığı gelecek yıl daralacak. Yine de dış finansman ihtiyacı artacak.
Özel sektör, dış finansman koşullarının zorlaşması nedeniyle iç piyasaya dönecek.
Bu da faizler üzerinde baskı oluşturacak ve bu durumun da ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilecek.
Hükümet, dış finansman koşullarını daha iyi duruma dönüştürmek amacıyla, ya güven artırıcı önlemler alacak ya da uluslararası resmi bir kaynaktan dış kaynak sağlayacak.
2009’da Türkiye’de cari açığın gayri safi milli hasılaya oranı, öngörülen yüzde 7.3’ten daha aşağıya daralacak.
IMF, Pakistan’a 7.6 milyar dolar verecek
PAKİSTAN Hükümeti, IMF ile prensip olarak anlaşmaya vardı. Hükümet yetkilileri Pakistan’ın gelecek hafta IMF’ye resmen kredi başvurusunda bulunacağı ve Fon’un da başvuruya derhal karşılık vereceğini bildirdi. Pakistan Hükümetinin, ekonomik durumu düzeltmek amacıyla, IMF’den 7.6 milyar dolar kredi alacağı da kaydedildi.
Kredi derecelendirme kuruluşu Standard and Poors’un (S&P), Türkiye’nin görünümünü durağandan negatife indirmesi, Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından ’ısmarlama’ olarak değerlendirildi.
KÜRESEL krizle birlikte verdikleri notlar ve kredibilitesi tartışmalı hale gelen kredi derecelendirme kuruluşlarından Standart&Poors’un, son Türkiye notunu Başbakan Tayyip Erdoğan ciddiye almadı. Türkiye’nin kredi notu görünümünü durağandan negatife çeviren S&P’nin yaklaşımını ’anlamsız’ bulan Erdoğan, "Bu iş bana biraz ısmarlama geliyor" açıklaması da yaptı.
Farklı açıklamalar
ABD Başkanı George W. Bush’un ev sahipliğinde düzenlenen G-20 Toplantısı için gittiği Washington’da, gazetecilerin Standard and Poors’un, Türkiye’nin reytingini düşürdüğü yönündeki bir soru üzerine Erdoğan, şöyle konuştu: "Aynı kurum kısa bir süre önce arkadaşlarımızla görüşmelerde olayı farklı yansıtırken, böyle bir açıklama yapmış olmasını anlamsız buluyorum. Hazırladıkları raporda yaklaşımları ülkemizin durumunu yansıtmıyor, açık söyleyeyim." S&P kararına gerekçe olarak Türkiye’nin dış finansman zorluklarını gösterirken Erdoğan, "Onların raporunda yer verdikleri gibi bir sıkıntısı söz konusu değil. Olayın içinde yaşayan şahsım ve ülkemdir. Bana bu iş biraz ısmarlama geliyor, açıkça söyleyeyim" yanıtını verdi.
S&P neler söyledi
Türkiye’nin cari açığı gelecek yıl daralacak. Yine de dış finansman ihtiyacı artacak.
Özel sektör, dış finansman koşullarının zorlaşması nedeniyle iç piyasaya dönecek.
Bu da faizler üzerinde baskı oluşturacak ve bu durumun da ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebilecek.
Hükümet, dış finansman koşullarını daha iyi duruma dönüştürmek amacıyla, ya güven artırıcı önlemler alacak ya da uluslararası resmi bir kaynaktan dış kaynak sağlayacak.
2009’da Türkiye’de cari açığın gayri safi milli hasılaya oranı, öngörülen yüzde 7.3’ten daha aşağıya daralacak.
IMF, Pakistan’a 7.6 milyar dolar verecek
PAKİSTAN Hükümeti, IMF ile prensip olarak anlaşmaya vardı. Hükümet yetkilileri Pakistan’ın gelecek hafta IMF’ye resmen kredi başvurusunda bulunacağı ve Fon’un da başvuruya derhal karşılık vereceğini bildirdi. Pakistan Hükümetinin, ekonomik durumu düzeltmek amacıyla, IMF’den 7.6 milyar dolar kredi alacağı da kaydedildi.
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Ekonomi Gündemi...
Zengin olmak için kadınları ön plana çıkaralım
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk iş dünyasında kadınların önemine vurgu yaparak, "Zengin olmak istiyorsak, kadınlarımızı da girişimcilik noktasında ön plana çıkarmalıyız" dedi. Hisarcıklıoğlu, iş hayatındaki kadınların önemsenmesi ve bu noktada yeni sahalar yaratılması gerektiğini dile getirdi.
Girişimci artmalı
Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Eğer Türkiye insanlarını zengin edecekse, yılda 700 bin kişiye iş imkanı sağlanacaksa net bir formül var. O da girişimci sayısını artırmak. Girişimci sayısını artıramazsan mevcut haline şükretmek zorundasın. O zaman biz diyoruz ki girişimciliğin teşvik edilmesi gerekir. 70 milyon insanın bulunduğu ülkemizde nüfusun yarısı 28 yaşın altı. Ayrıca baktığımız zaman çok güzel işletmeler var ama bunların çoğunluğu erkek hakimiyetinde. Aslında kullanılamayan müthiş bir potansiyelimiz var. O da kadınlarımız."
Rol model olmalı
Her platformda kadın girişimcinin önemine vurgu yaptıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:"Zengin olmak istiyorsak, kadınlarımızı da girişimcilik noktasında ön plana çıkarmalıyız. Onun için bunu çok önemsiyoruz. Bu isteği, 70 milyonun zengin olması için dillendirmeliyiz. Bugün sayıları ne yazık ki çok az olan kadın girişimcileri rol ve model olarak ön plana çıkarmalıyız ki, genç kızlarımızda heves duyup aramızda yer edinsinler."
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk iş dünyasında kadınların önemine vurgu yaparak, "Zengin olmak istiyorsak, kadınlarımızı da girişimcilik noktasında ön plana çıkarmalıyız" dedi. Hisarcıklıoğlu, iş hayatındaki kadınların önemsenmesi ve bu noktada yeni sahalar yaratılması gerektiğini dile getirdi.
Girişimci artmalı
Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti: "Eğer Türkiye insanlarını zengin edecekse, yılda 700 bin kişiye iş imkanı sağlanacaksa net bir formül var. O da girişimci sayısını artırmak. Girişimci sayısını artıramazsan mevcut haline şükretmek zorundasın. O zaman biz diyoruz ki girişimciliğin teşvik edilmesi gerekir. 70 milyon insanın bulunduğu ülkemizde nüfusun yarısı 28 yaşın altı. Ayrıca baktığımız zaman çok güzel işletmeler var ama bunların çoğunluğu erkek hakimiyetinde. Aslında kullanılamayan müthiş bir potansiyelimiz var. O da kadınlarımız."
Rol model olmalı
Her platformda kadın girişimcinin önemine vurgu yaptıklarını anlatan Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:"Zengin olmak istiyorsak, kadınlarımızı da girişimcilik noktasında ön plana çıkarmalıyız. Onun için bunu çok önemsiyoruz. Bu isteği, 70 milyonun zengin olması için dillendirmeliyiz. Bugün sayıları ne yazık ki çok az olan kadın girişimcileri rol ve model olarak ön plana çıkarmalıyız ki, genç kızlarımızda heves duyup aramızda yer edinsinler."
"ilmin sözü Ali'dir..."
Zöhre Ana...
Konuyu Okuyanlar: 12 Ziyaretçi