You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Avrupa`nın bankacılık devleri krizin pençesinde


[FONT="Times New Roman"]Fransız bankası Societe Generale ve Alman Commerzbank gibi Avrupa'nın en büyük bankalarının kârlarının dün buharlaşmasının ardından yetkililer dünya çapında harcamayı artırıp faiz indirimlerine giderek finansal sektörleri ve zayıf düşen ekonomileri güçlendirmek için çalışmalarına hız verdi.

Fransa'nın 3. büyük bankası Societe Generale üçüncü çeyrek net kârında yüzde 83,7 oranında düşüş bildirirken, Almanya'nın ikinci büyük bankası Commerzbank ise aynı çeyrek için 285 milyon euro net zarar açıkladı. Net kârı 183 milyon euroya gerileyen Societe Generale yetkilileri bankanın küresel finansal kriz karşısında güçlü olduğunu açıklarken, Commerzbank devletin bankaya 8.2 milyar euro enjekte edeceğini ve 15 milyar euro garantili fon sağlayacağını duyurdu.

Eylül ayında İngiltere'nin en büyük bankalarından Lloyds TSB ile birleşen ülkenin en büyük konut kredisi kuruluşu HBOS Lloyds TSB kârlarda sert bir düşüş öngördüğünden, daha önce açıkladığı riskli aktif ve batık kredilerden doğabilecek zararı 5 milyar sterline (8.14 milyar dolar) yükseltti.

Fransa'dan hisse alma duyurusu

Bankalardaki ekonomik erimenin önüne geçmek isteyen ABD, Almanya, Fransa ve İngiltere, ekim ayında bankalara sermaye enjekte etme kararı almıştı. Sadece Fransa ülkenin finans sektörünü desteklemek üzere 360 milyar euro ayırırken, tüm ülkelerin sektörlere verdiği desteğin 4 trilyon dolar civarında olduğu tahmin ediliyor. Dün Le Figaro gazetesine konuşan Fransa Başbakanı Francois Fillion bankaların sağlanan parayı işletmelere kredi vermek için kullanmaması halinde hükümetin bankalardan doğrudan hisse alabileceğini duyurdu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
İspanya`da krize borç erteleme önlemi

Küresel krizden en kötü etkilenen Avrupa ülkelerinin başında gelen İspanya'nın Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, mevcut ekonomik krize karşı aldığı yeni önlemler çerçevesinde, işsizlerin ve emeklilerin ipotek borçlarının yüzde 50'sinin vadesini, 2 yıla kadar erteleme hakkı verileceğini açıkladı.

AA

Ekonomik krize karşı alınacak önlemlerle ilgili dün olağanüstü bir toplantı yapan Başbakan Zapatero, özellikle işsiz ve emeklilere ipotek borçlarının yüzde 50'sinin ödenmesinde verilecek 2 yıllık moratoryum hakkına dikkat çekti. İspanya Başbakanı, moratoryumdan yaklaşık 500 bin İspanyolun yararlanmasını hedeflediklerini söyledi. Zapatero ayrıca, yıllık geliri 33 bin euronun altında olup ipoteği bulunanlara da gelir vergilerinde geri ödeme yapılacağını duyururken, bundan da 3.5 milyona yakın İspanyolun yararlanabileceğini bildirdi.

Otomobil satışları dibe vurdu

Öte yandan AB ülkeleri içinde yüzde 11,9 ile işsizlik oranının en fazla olduğu ülkelerden biri olan İspanya'da işsizlik sorununa da çözümler arayan sosyalist hükümet, sadece işsizlik sigortası ile aile geçindirenleri işe alacak olan şirketler ile enerji, çevre gibi stratejik sektörlere ekonomik destek verileceğini duyurdu. Bu yeni önlemlerin toplam maliyeti 170 milyon euro olacak.

Bu arada, İspanya'da yeni araç satışlarının ekim ayında, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 düştü. Otomobil Üreticileri Derneği ve Otomobil Satıcıları Derneği tarafından verilen bilgiye göre, ekim ayı, 1995 yılından bu yana, araç satışlarındaki en kötü ay oldu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
İspanya`da krize borç erteleme önlemi

Küresel krizden en kötü etkilenen Avrupa ülkelerinin başında gelen İspanya'nın Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero, mevcut ekonomik krize karşı aldığı yeni önlemler çerçevesinde, işsizlerin ve emeklilerin ipotek borçlarının yüzde 50'sinin vadesini, 2 yıla kadar erteleme hakkı verileceğini açıkladı.

AA

Ekonomik krize karşı alınacak önlemlerle ilgili dün olağanüstü bir toplantı yapan Başbakan Zapatero, özellikle işsiz ve emeklilere ipotek borçlarının yüzde 50'sinin ödenmesinde verilecek 2 yıllık moratoryum hakkına dikkat çekti. İspanya Başbakanı, moratoryumdan yaklaşık 500 bin İspanyolun yararlanmasını hedeflediklerini söyledi. Zapatero ayrıca, yıllık geliri 33 bin euronun altında olup ipoteği bulunanlara da gelir vergilerinde geri ödeme yapılacağını duyururken, bundan da 3.5 milyona yakın İspanyolun yararlanabileceğini bildirdi.

Otomobil satışları dibe vurdu

Öte yandan AB ülkeleri içinde yüzde 11,9 ile işsizlik oranının en fazla olduğu ülkelerden biri olan İspanya'da işsizlik sorununa da çözümler arayan sosyalist hükümet, sadece işsizlik sigortası ile aile geçindirenleri işe alacak olan şirketler ile enerji, çevre gibi stratejik sektörlere ekonomik destek verileceğini duyurdu. Bu yeni önlemlerin toplam maliyeti 170 milyon euro olacak.

Bu arada, İspanya'da yeni araç satışlarının ekim ayında, bir önceki yılın aynı dönemine oranla yüzde 40 düştü. Otomobil Üreticileri Derneği ve Otomobil Satıcıları Derneği tarafından verilen bilgiye göre, ekim ayı, 1995 yılından bu yana, araç satışlarındaki en kötü ay oldu.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
`Kriz sektör için çıkış yaratabilir`



[FONT="Times New Roman"]Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçı Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Yeşim Tekstil Genel Müdürü Şenol Şankaya, yaşanan küresel krizin sektör için çıkış yaratabileceğini belirterek, “Bu dönemde hızlı ve esnek üretim yapan Türkiye, büyük perakendecilerden daha fazla sipariş alabilir” dedi.

AA

Şankaya, yaptığı yazılı açıklamada, tüm dünyaya yayılan ekonomik krizin hazır giyim sektörü için avantaj sağlayabileceğini bildirdi. Krizin bütün sektörleri etkileyeceği ve daralma yaratacağının kesin olduğuna değinen Şankaya, şunları kaydetti:

“Biz, bu krizin sektör olarak bize avantaj getirebileceğini, sektörümüz için bir çıkış yaratabileceğini düşünüyoruz. Büyük markalar büyük alımlar yapıyor. Bu firmalar, özellikle son bir kaç yıldır fiyat avantajından dolayı Uzakdoğu'yu tercih ediyordu. Biz fiyat rekabeti yapamıyorduk ancak hızlı ve talebe göre moda ürünler üretebiliyorduk. Yaşadığımız bu krizden sonra ise büyük alım gruplarının toplu mal alabileceğini düşünmüyorum. Çünkü herkes daha temkinli hareket ederek stokta ürün bulundurmak istemiyor. Bu dönemde hızlı ve esnek üretim yapan Türkiye, büyük perakendecilerden daha fazla sipariş alabilir.”

Şankaya, ABD'den başlayıp, Avrupa, Uzakdoğu ve tüm dünyayı etkisi altına alan küresel krizin, Türkiye'de 6 yıldır uygulanan yanlış ihracat politikalarının daha net görülmesini sağladığını öne sürdü. “Düşük kur, yüksek faiz politikası”nı savunanların yanıldıklarını, bunun aslında önemli bir gelişme olduğunu ifade eden Şankaya, etkileri dalga dalga yayılan küresel krizin Türk ihracatçısı için bir fırsat olabileceğini, bu süreçte Türkiye'nin ihraç pazarlarını koruyarak çeşitlendirmesi gerektiğini vurguladı.

Son yıllarda Türk ihracatçısı lehine işleyen avro-dolar paritesinin günümüzde aleyhe işler hale geldiğine dikkati çeken Şankaya, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“Avro-dolar arasındaki paritenin dolar lehine değişmesi nedeniyle özellikle avro ile ihracat yapılan ülke pazarlarında sıkıntı yaşanıyor. Bu süreçte tabi ki bir gerileme söz konusu. Dövizin yüksek olması ihracatı artıracak ve ithalatı da düşürecektir. Dövizdeki bu ani yükseliş rahatsızlık verici ama bu Türkiye açısından bir fırsat olabilir. Dövizin yüksek olması nedeniyle YTL maliyetlerinin döviz karşısında düşmesi, bize maliyet avantajı sağlayarak, satışlarımızın artmasına neden olacaktır.”

“İHRACATÇILAR ZORU HER ZAMAN BAŞARMIŞTIR”

Şankaya, gelecek yaz için siparişlerini hazırlamaya başladıklarını, ancak siparişlerde azalma beklediklerini belirtti. UİB'in hazır giyim ve konfeksiyon ihracat verilerine göre geçen yıl ekim ayında yapılan 44 milyon 616 bin dolarlık ihracatın bu yıl yüzde 31'lik düşüşle 30 milyon 943 bin dolara indiğini anımsatan Şankaya, daralmaya rağmen ihracatın devam edeceğini dile getirdi.

Bu sürecin bir yıldan daha kısa süreceğini düşünmediğine işaret eden Şankaya, şöyle dedi:

“Düşük kur yüksek faiz mantığında bile bu pazarları kaybetmemek için uğraştık. Bu süreçte hem Eximbank kredilerini hem de hazineden bankaların sendikasyon kredilerini çevirebilecek likidite desteği artırılmalı. Reel sektör ayakta kalmalı. Bu da krizi fırsata dönüştürmemiz anlamına gelir. Unutulmamalıdır ki, ihracatçı zoru her zaman başarmıştır.”

Şankaya, firmalarla bankalar arasında herhangi bir sorunun yaşanması halinde, sektörde büyük sıkıntı olacağını, krizin sektörü kötü sarsacağını belirtti. Sektördeki şirketlerin, kredi alıp kendini döndürdüğüne, bir günlük durgunluğun bile bütün dengeleri altüst edebileceğine işaret eden Şankaya, krediyle ilgili çok büyük sıkıntılar bulunmadığını belirtti.

DÖVİZ KURLARINDAKİ HAREKET VE ENERJİ MALİYETLERİ

Son bir ayda döviz kurlarının aşırı hareketinin, fiyat verme ve maliyet çıkarma konusunda ihracatçıyı sıkıntıya soktuğuna, bu nedenle Türk ihracatçısının anlaşma yapmakta güçlük çektiğine dikkati çeken Şankaya, dövizin belli bir dengede olmasının ve aşırı iniş çıkış göstermemesinin, ihracatçılar açısından önem taşıdığını bildirdi. Krizden dolayı tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de istihdam açığının artacağını dile getiren Şankaya, şunları kaydetti:

“Şu anda resmi rakamlar bu açığın yüzde 9,4 olduğunu gösteriyor. Açığın önümüzdeki dönemde yükseleceği öngörülüyor. Bunun ilacı ise hazır giyimin tekrar ayağa kaldırılması. Türkiye'nin hazır giyimden vazgeçmemesi gerek. Kriz bize bunu gösterecek. Hazır giyimin yeniden ekonominin lokomotifi olacağını düşünüyorum.”

Doğal gaz fiyatlarındaki artışa da değinen Şankaya, petrol fiyatları düşerken doğal gaza tekrar zam gelmesini anlamanın mümkün olmadığını, son 4 yılda doğal gaza yüzde 162 zam yapıldığını ifade etti. “Önümüzdeki dört ay içerisinde fiyatların inebileceği”nin kendilerine çok inandırıcı gelmediğini belirten Şankaya, “Elektrikle ilgili zam da kapıda. Üretim maliyetlerimiz her geçen gün daha da artıyor. Enerji ile ilgili alınan zam kararları belimizi büküyor ve sanayicinin rekabet etmesini zorlaştırıyor” dedi.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Yatırım yapan mesafe alır


[FONT="Times New Roman"]İnşaat sektöründe 25 yılı geride bırakan Uğur Yapı’nın Avcılar’da 6 katlı ev dekorasyon mağazası ’Evdema’ açıldı.

Eczacıbaşı Topluluğu CEO’su Erdal Karamercan, Evdema’nın açılışında yaptığı konuşmada, Özellikle herkesin kötümser tablo çizdiği bu dönemde böyle bir girişim tüm Türkiye’ye örnek olmalıdır. Bu dönemde yola çıkanlar işler yoğunken yola çıkanlardan daha fazla mesafe alır dedi.

Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Kemal Çelik’in yaptığı Evdema, toplam 12 bin metrekarelik kapalı alana sahip Evdema’da ıslak hacim ürünleri, mobilya, aydınlatma, aksesuar, iç ve dış kapı, duvar kağıdı, parke gibi ürün gruplarını satışa sunuyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Yerliye bono ve hissede sıfır stopaj yola çıktı


[FONT="Times New Roman"]YERLİ yatırımcıların hisse senetlerinden elde ettiği yüzde 10’luk stopajı sıfırlayan kararname Başbakanlık’a gönderildi. Maliye Bakanlığı’ndan bir yetkili, Reuters’e, "Bu kararnamenin bu hafta yayınlanması bekleniyor. Mevduatta kaçış olabileceği endişesiyle hazine bonosu ve devlet tahvilinden elde edilen gelir üzerinden alınan vergiler için yerli yatırımcıya yönelik herhangi bir düzenleme olmayacak" dedi. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan geçen ay yaptığı açıklamada, yerli yatırımcılar için yalnızca hisse senetlerinde verginin sıfırlanacağını, diğer yatırım araçları için bunun söz konusu olmayacağını bildirmişti.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
ABD`nin 44. Başkanı belli oldu!!!!
[FONT="Times New Roman"]ABD'de yapılan başkanlık seçimlerinin resmi olmayan ilksonuçlarına göre, Demokrat Parti'nin siyahi adayı Barack Obama ABD'nin yeni başkanı oldu.

Kıran kırana geçen yarışta son olarak kritik Florida ve California eyaletlerini alan Obama, bu sonuçla Cumhuriyetçi rakibi John McCain'i alt etti.

ABD'de Demokrat Parti'nin başkan adayı Barack Obama, başkanlık seçimini kazanan ilk siyah olarak Amerikan tarihine geçti.

Bugün ülkede oy kullanan siyahların bir kısmının, çocuklarında otobüslerde arka sıralara oturtulduğu, beyazlarla aynı üniversiteye gitmelerine izin verilmediği, Ku Klux Klan gibi ırkçı örgütlerin saldırılarına maruz kaldığı düşünülürse, Obama'nın bu zaferi hiç hafife alınamayacak.

Seçim kampanyası boyunca, Bu ülke siyah bir adaya hazır değil ya da ABD'nin güneyindeki muhafazakar beyazların bir siyahı başkan seçmesi mümkün değil yorumlarını dinleyen Obama, bütün bunları kulak arkası ederek, emin adımlarla Beyaz Saray'a yürüdü.

46 yaşındaki Obama'nın gençliği, değişim mesajı, interneti kampanyasında aktif bir şekilde kullanması, seçim kampanyaları tarihinde ilk defa SMS mesajıyla başkan yardımcısının kim olacağı gibi duyuruları kaydolan seçmenlere önceden duyurması, bu zaferi getiren etkenlerden bazılarıydı.

Obama, her şeyden önce, sadece ABD'de değil, bütün dünyada bir umut olarak algılanıyor. Rakip Cumhuriyetçi Partinin başkan adayı John McCain, bu yüzden seçim kampanyası boyunca, Obama'nın sadece iyi konuşma kabiliyeti olan bir isim olduğunu, ülkeyi yönetmeye yeterli tecrübesi bulunmadığını vurgulayarak bu algılamayı değiştirmeye çalıştı. Ancak başarılı olamadı.

Tecrübesinin sınırlılığına rağmen Obama, Avrupa ve Orta Doğu'yu kapsayan ziyaretiyle devlet adamlığının provasını yaptı ve gittiği ülkelerde ABD başkanı gibi ağırlandı. Obama, Amerika'nın iyi, olumlu olarak bilinen özelliklerine yeniden geri dönüşünü simgeliyor birçokları için...

Tek taraflı eylemlerden, ABD Başkanı George Bush'un sergilediği Ya bizimlesiniz ya da düşmandan yana veya Bize saldırılmadan biz saldıracağız yaklaşımlarından uzak, yeni bir Amerika umudunu veriyor Obama. Bu yüzden de Irak savaşı nedeniyle ilişkilerin ciddi biçimde bozulduğu ve ABD'de French fries (Fransız usulü patates kızartması) sözünün bile özgürlük patatesi olarak adının değiştirildiği bir dönemin arkasından Obama, Fransa'yı ziyaretinde, Fransız halkı tarafından, Almanya'da Alman halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı.

ABD'de bu ziyaretlerin, Obama seçimlere Fransa'da girse kazanırdı şeklinde alaycı yorumlara yol açmasına karşın Barack Obama, dış politika konusunda tecrübesiz de olsa, bu konunun uzmanlarını bir araya toplayarak fikir alan, hem ABD'nin, hem de başka ülkelerin iyiliği için çalışan bir lider imajını perçinledi.

ABD'de ise Obama, zayıf olanın, daha az kazananın yanında yer alacağını özellikle vurguladı. McCain ile yakından ilişkilendirilen, petrol çevreleri, armatörlerle ilişkileri çerçevesinde bilinen Bush ve ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'den çok daha farklı bir tablo çizdi Obama.

Siyah, beyaz, Müslüman, Hristiyan kültürlerin arasında büyümüş, bütün bu kültürlerin özelliklerini taşıyan Obama, kimileri tarafından yeterince Hristiyan, kimileri tarafından da yeterince siyah bulunmadı. Kansaslı beyaz annesinin büyüttüğü Obama'nın, beyazların dünyasının bir ürünü olarak bazı siyahlar tarafından kabul edilmediği söylentileri bulunuyordu. Ancak Obama, bütün bunları boşa çıkardı ve bütün kültürler ve ırklar arasında birleştirici oldu.

Kendisi de siyah olan ve Cumhuriyetçi Partili olmasına karşılık Obama'yı destekleyen ABD'nin eski Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın mesajı önemliydi.

Powell, Obama'nın gizli Müslüman olduğu iddialarına karşılık, Müslüman olsa ne olur? Bu ülkede 7 yaşındaki bir Müslüman Amerikalı çocuğun, bir gün bu ülkenin başkanı olma hayali kurmasında yanlış olan nedir diye sormuştu. Powell'ın, Irak savaşında kendisinin de bir parçası olduğu Bush yönetimini, aldığı tek taraflı kararlar doğrultusunda eleştirmesi, Cumhuriyetçi Partinin, Obama'yı terörle bağlantılı olarak sergilemeye çalışması gibi uygulamalarını, partinin yanlış yöne gittiğinin bir göstergesi olarak sergilemesi, Obama'nın halktan aldığı desteği perçinlemesinde önemli rol oynadı.

Bu yılki başkanlık seçimlerinin bir başka özelliği ise, Obama'nın değişim mesajının ülkede tutması oldu. Daha önce ABD'de seçmenlerin ancak yüzde 50'sinin sandık başına veya elektronik oy verme makinelerinin başına gittiğinin görülmesine karşılık, bu seçimde müthiş bir seçmen ilgisi görüldü.

Yaklaşık 130 milyon seçmenin sandık başına gittiği söyleniyor. Obama, Washington'da eski politikaların değişeceğini ve uzlaşmacı bir yaklaşım izleyeceğini söylüyor. ABD'nin 44'üncü başkanlığına seçilen Obama, 20 Ocak 2009'da düzenlenecek yemin töreninden sonra, Beyaz Saray'ı ABD Başkanı Bush'tan devralacak. Bu tarihe kadar Bush, başkanlık görevini sürdürecek.

McCain'in kazandığı yerler ve delege sayısı: 156

Utah 5
Kansas 6
Texas 34
Georgia 15
Alabama 9
Arkansas 6
Kentucky 8
Batı Virginia 5
Güney Carolina 8
Oklahoma 7
Tennessee 11
Kuzey Dakota 3
Wyoming 3
Louisiana 9
Mississippi 6
Nebraska 4
Güney Dakota 3
Idaho 4
Arizona 10

Obama'nın kazandığı yerler ve delege sayısı: 278

California
Florida 27
Virginia 13
Nevada
Colorado 9
Iowa 7
Ohio 20
New York 31
New Mexico 5
Rhode Island 4
Michigan 17
Minnesota 10
Wisconsin 10
Connecticut 7
Delaware 3
District of Columbia 3
Illinois 21
Maine 4
Mmaryland 10
Massachusetts 12
New Hampshire 4
New Jersey 15
Pennsylvania 21
Vermont 3
Hawaii 4
Oregon 7

Bush Obama'yı kutladı

ABD Başkanı George Bush, bugünkü başkanlık seçimlerinden zaferle çıkan Demokratların başkan adayı Barack Obama'yı kutladı. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, Bush'un Obama'yı başkan seçilmesinden dolayı arayarak kutladığı bildirildi.

AB Dönem Başkanı Fransa'nın Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy de ABD'de başkanlık seçimini kazanan Barack Obama'yı kutladı. Sarkozy Obama'ya gönderdiği mektupta, 44. ABD başkanını kendisinin ve Fransa halkının kutladığını belirtti.

Obama'nın üstün başarısının olağanüstü kampanyasını taçlandırdığını belirten Sarkozy mektubunda, Amerikan halkı sizi seçerek değişimi, açılmayı ve iyimserliği tercih etti ifadesini kullandı.

Kenya'daki akrabaları sevinçli

Bu arada Barack Obama'nın Kenya'daki ailesi sevinçten havalara uçtu. Demokratik partinin başkan adayı olarak seçimlere katılan Obama'nın merhum babasının dünyaya geldiği Kogelo köyünde Beyaz Saray'a gidiyoruz nidaları yükseldi.

Bu arada polis, köyde güvenlik önlemlerini artırdı, ancak köyün yaşlıları ve Obama'nın akrabaları, toprağın oğlu olarak görülen Obama'nın zaferini paylaşmak için kendilerini sokaklara attı.

Önemli vaatleri

ABD'nin yeni başkanı olarak seçilen ve halka değişim vaat eden Barack Obama'nın, seçim kampanyası sırasında gerek kendi ülkesinde, gerekse uluslararası çapta önemli olan vaatleri, 5 ana başlıkta toplanıyor.

Reuters'ın analizine göre Obama'nın vaatleri ve seçilmesinin olası sonuçları şunlar olabilecek:

1. Obama, Irak'taki askerleri belirli bir düzen içerisinde çekmeyi, bu ülkedeki ABD askerlerini, her ay 1 tugay olmak üzere tamamen çekmeyi ve Afganistan'a daha fazla asker kaydırmayı vaat etmişti. Demokratlara oy veren seçmen, bu vaadini yerine getirmesi için Obama'ya baskı yapabilecek. Ancak Obama, son gelişmeleri, özellikle ABD'nin Irak'taki varlığının son aylarda sağladığı kazanımları dikkate alarak, bu vaadini yerine getirme konusunda yavaş davranabilir.

2. Obama, 20 Ocak 2009'da görevini devralacak. ABD ekonomisinde halkın tüketim harcamalarının arttırılarak ekonomik durgunluğa karşı mücadele edilmesini amaçlayan ikinci teşvik paketi bu tarihe kadar Başkan George Bush yönetimi ve Kongre tarafından yasalaştırılmazsa, Obama ve Kongre'deki demokratlar paketi geçirebilir.

3. Obama, kredi krizi içerisinde bulunan ve bu yüzden Wall Street'te hisse senetlerinin zayıflamasına, halkın emeklilik fonlarının değer kaybetmesine yol açan finans sektöründe yeni düzenlemeler için muhtemelen bir dizi adım atacak.

4. Obama, yıllık geliri 200 bin doların altında olan Amerikan vatandaşlarına vergi indirimi vaat etmişti. Bu kesim, toplam vergi mükelleflerinin yüzde 95'ini oluşturuyor. Obama, yıllık geliri 250 bin doların üzerinde olanların vergilerini ise arttıracağını söylüyordu. Ancak Obama ve Kongre'deki Demokratlar bu vaatlerinden kısmen geri adım atabilir. Vaatlerde belirtilenden daha küçük bir kesimin vergilerinde indirim, vaatlerde belirtilenin daha fazla bir kesimin vergilerinde ise arttırıma gidebilir.

5. Obama başkan seçilirse, ABD karşıtlığı ile tanınan devletlerin liderleriyle önkoşulsuz olarak görüşmeyi arzuladığını belirtmişti. Bu ülkelere örnek olarak İran, Küba ve Venezuela sayılabilir. Ancak Obama'nın bu ülke liderleriyle görüşmesi, ABD'nin bu ülkelerle diplomatik trafiği yoğunlaştırdığı oranda anlamlı olabilecek.

Bush'tan devralacak

Dört yılda bir yapılan ABD başkanlık seçimiyle, ülkenin 44'üncü başkanı belirlendi. Seçilen Obama, 20 Ocak 2009'da düzenlenecek yemin töreniyle görevi ABD Başkanı George Bush'tan devralacak.

Bugünkü başkanlık seçimiyle Amerikan tarihinde ilk defa iki senatör birbirine karşı yarıştı. McCain Arizona, Obama da Illinois senatörü olarak ABD kongresinde görev yapıyor.

Seçimden yemine önemli aşamalar

Seçimde belirlenecek başkan ve yardımcısının, göreve başlaması için geçilmesi gereken önemli aşamalar var. Bu aşamalar ve tarihleri şöyle:

4 Kasım - Seçmenler genel seçimlerde her eyaletin 2. seçmenlerini seçti. Seçmenler teknik olarak başkan ve başkan yardımcısı adayları için değil, kendi eyaletlerinin, tercih ettikleri başkan adayına oy verecek 2. seçmenlerine, yani seçiciler kuruluna gidecek delegelere oy verdi.

9 Aralık - Eyaletlerin oyların yeniden sayımı, tartışmalar ve anlaşmazlıklarla ilgili sorunları çözmesi için son gün.

15 Aralık - İkinci seçmenler başkan ve yardımcısını seçmek için kendi eyaletlerinde toplanır. Federal yasalara göre, ikinci seçmenler eyaletlerindeki seçimlerde ortaya çıkan halkın tercihine uymak zorunda değiller.

24 Aralık - 2. seçmenlerin oy sonuçlarının yasalarca belirlenen, Senato başkanı ve başka yetkililere teslim edilmesi için son gün. Ancak bu tarihe uymayan eyaletlere karşı herhangi bir yasal yaptırım yok.

6 Aralık - Kongre ikinci seçmenlerin oylarını saymak için toplanır. Başkan ve Başkan yardımcısı adaylarının seçimi kazanmak için oyların çoğunu, yani 270 oy almaları gerekir. Hiç bir aday bu çoğunluğu sağlayamazsa, Temsilciler Meclisi Başkan'ı, Senato ise Başkan Yardımcısı'nı seçer.

20 Ocak - Seçilen Başkan yemin ederek göreve başlar.

Demokratlar süper çoğunluğa ulaşamayabilir

ABD'deki seçimde Demokrat Parti, Kongrenin üst kanadı Senatoda 51 üyeye ulaşarak çoğunluğu ele geçirmesine karşın, Senatonun, süper çoğunluk adı verilen ezici çoğunluğunun altında kalabilir.

100 üyeli Senatoda 60 sandalye hedefine varmak isteyen Demokrat Parti, bazı önemli pozisyonlarda Cumhuriyetçi Partili adayların kazanacağı tahmin edildiği için, bu hedeflerine ulaşamayabilir.

Son olarak North Carolina'da Cumhuriyetçi Partili Elizabeth Dole, Demokrat Partili Kay Hagen'a karşı yenildi. Dole, kampanyası boyunca, Senatoya yeni girmeye çalışan Hagen'ı Tanrısız olmakla suçlamıştı. Demokrat Parti adına bu önemli bir zafer.

Resmi olmayan ilk sonuçlara göre, New Mexico'da Demokrat Partili Tom Udall ve New Hampshire'da Jeanne Shaheen, Cumhuriyetçi Partili rakiplerine karşı kazandı.

Demokrat Parti, Senatoda istediği 60 sandalyeli süper çoğunluğu sağlayabilirse, Cumhuriyetçi Partinin, filibuster denilen ve saatlerce konuşarak bir tasarıyı gündemden düşürme politikası olarak adlandırılan yöntemi kullanma şansı kalmayacak. Böylece Cumhuriyetçi Partinin, hiç bir tasarıyı engelleme imkanı olmayacak.

Bu seçimde, Senatonun 35 sandalyesi yenileniyor. Yenilenen bu sandalyelerin 23'ü Cumhuriyetçi Parti, 12'si Demokrat Partinin elinde bulunuyor.

Cumhuriyetçi Partili John Warner'ın elinde bulunan Virginia senatörlüğünü de, bu seçimde beklendiği gibi Demokrat Partili Mark Warner kazandı. John Warner, bu yıl emekli olduğu için koltuğu boşalıyor. Mark Warner'ın bu pozisyonu kazanması, çok önemli bir gelişme olarak görülüyor. Çünkü Virginia, geleneksel olarak Cumhuriyetçi Parti eğilimli bir eyalet.

Demokrat Partinin planını bozacak gibi görünen pozisyonlardan biri, Kentucky'nin Cumhuriyetçi Partili senatörü Mitch McConnell, beşinci kez koltuğunu kazanacak gibi görünüyor. Ilımlı Cumhuriyetçi Partili Susan Collins de, Maine'de seçimi kazanmaya yakın olarak görülüyor. Eğer bu olursa, Demokrat Partinin 60 sandalyeli ele geçirme planı gerçekleşmeyecek. Yine de her durumda Demokrat Partinin birçok sandalyeyi kazanması büyük bir avantaj olarak görülüyor.

Temsilciler Meclisi kısmına bakılırsa, şu anda Demokrat Partililer 199'a karşı 235'lik çoğunluğu elinde bulunduruyor. Bu seçimde, Temsilciler Meclisi'nin bütün sandalyeleri değişiyor.

Obama'nın yardımcı adayı Biden kazandı

Obama'nın başkan yardımcısı adayı, Delaware senatörü Joe Biden, yedinci dönem Delaware senatörlüğünü yeniden kazandı.

Delaware eyaleti kanunları, bir senatörün, hem ABD başkan yardımcılığı için, hem de senatörlük için yarışmasına izin veriyor.

Biden, ABD başkanlık yarışında Demokrat Parti kaybederse, Delaware senatörü olarak görevine devam edecek. Obama-Biden ikilisi, ABD başkanlık seçimini kazandığı takdirde, Biden'ın yerine eyaletin görevinden ayrılmak üzere olan valisi Ruth Ann Minner tarafından başka bir isim senatör olarak atanacak.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.