You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Elektriğe yüzde 10 zam!


[FONT="Times New Roman"]Botaş'ın doğalgaza yüzde 22.5'lik zammı sonrası yetkililer 1 Ocak itibariyle elektriğe de yüzde 10 oranında zam gelebileceğini belirtiyorlar.

VATAN GAZETESİ

Botaş'ın doğalgaz satış fiyatlarının 1 Kasım'dan geçerli olmak üzere konutlarda yüzde 22.50, sanayide yüzde 22 oranında artırması sonrasında, elektriğin hemen hemen yarısının doğalgazdan üretildiğini hatırlatan yetkililer, elektrik fiyatlarında da 1 Ocak'tan geçerli olacak şekilde en az yüzde 10 düzeyinde zam yapılmasının gerekeceğini söylediler.

Reuters'a bilgi veren ekonomi yetkilileri, Botaş'ın zammının elektrik sektöründe doğrudan bir maliyet artışına neden olacağını belirterek, 1 Temmuz'da uygulamaya başlanan maliyet bazlı fiyatlandırma mekanizması gereği, elektrik fiyatlarının 1 Ocak 2009'da yeniden belirlenmesinin gerekeceğini bildirdiler.

Bir ekonomi yetkilisi, 2008 yılı Eylül ayı verilerine göre, elektrik üretiminin yüzde 48'inin doğalgazla yapıldığını, hidroelektrik santrallerin katkısının yüzde 20'nin altında kaldığını kaydederek, Barajlardaki doluluk oranı yüzde 29 düzeyinde ve önümüzdeki dönemde de elektrik üretiminde doğalgaz yine yüksek miktarda kullanılacak. Bu da maliyetleri doğrudan etkiliyor şeklinde konuştu.

Bir başka yetkili, kısa süre içinde Türkiye Elektrik Ticaret AŞ ve ardından da 20 dağıtım şirketinin yeni tarife önerilerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na (EPDK) ileteceklerini belirterek, Yap-işlet ve yap-işlet-devret santralleri dahil piyasaya giren elektriğin büyük bölümü doğalgazdan üretiliyor. Bugünkü verilerle nihai tüketicinin kullandığı elektriğe 1 Ocak'ta en az yüzde 10 zam gerekecek dedi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
İşte dolardaki ilk rakamlar!
[FONT="Times New Roman"]İstanbul serbest piyasada dolar 1,5500 YTL, avro 1,9550 YTL'den güne başladı.

AA

Kapalıçarşı'da 1,5400 YTL'den alınan dolar 1,5500 YTL'den satılıyor. 1,9450 YTL'den alınan avronun satış fiyatı ise 1,9550 YTL olarak belirlendi.

Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,5380 YTL, avronun satış fiyatı ise 1,9620 YTL olmuştu.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
[B]
Erdoğan krizi tanıdı
[/B]
[FONT="Times New Roman"]Krizin olası etkilerinin geçmişte olduğu gibi ağırlıkla çalışan kesimlere, dar gelirlilere ve ücretlilere yansıtılmaması konusuna büyük önem verdiklerini söyleyen Başbakan Erdoğan, ‘Alınan tüm tedbirlere karşın işsizlik oranı düşmedi ama yükselmemiş olması da bir başarıdır’ dedi

Başbakan Tayyip Erdoğan, “Krizin olası etkilerinin geçmişte olduğu gibi ağırlıkla çalışan kesimlere, dar gelirlilere, ücretlilere yansıtılmaması konusuna büyük önem veriyoruz” dedi. Alınan tüm tedbirlere karşın işsizlik oranının düşmediğini belirten Erdoğan, yükselmemiş olmasını da bir başarı olarak niteledi.

Ekonomi Koordinasyon Kurulu dün Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıya, Başbakan Yardımcıları Nazım Ekren ve Hayati Yazıcı, Devlet Bakanları Kürşad Tüzmen, Nimet Çubukçu, Mehmet Şimşek, Murat Başeskioğlu, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker’in yanı sıra HAK-İŞ, TÜRK-İŞ, KESK, MEMURSEN, KAMUSEN, TİSK, TZOB, TESK, Toplum Gönüllüleri Vakfı, KAGİDER temsilcileri ile bakanlıkların üst düzey bürok- ratları katıldı.

‘Herkes etkilenecek’

Küresel krizin sosyal kesimler üzerindeki muhtemel etkileri ve bunlara karşı alınabilecek tedbirlerin ele alındığı toplantının açılış konuşmasını yapan Erdoğan, yaşanan ekonomik krizin etkisinin gelişmiş ülkelerle sınırlı kalmayacağını söyledi. Erdoğan, az ya da çok her ülkenin krizden olumsuz etkileneceğini belirtirken, krizin en önemli ve özel etkisinin işsizlik ve hane halkı gelir kaybı olacağının tahmin edildiğini kaydetti. Erdoğan özetle şöyle konuştu:

Krize hazırlıklıydık: Küresel ekonomik kriz Türkiye üzerinden finans ve ticaret alanıyla etkisini her geçen gün bu bölgelerde artırmaya devam ediyor. Türkiye geçmişte etkilendiği kriz tecrübeleri sayesinde bu krizi son derece hazırlıklı ve ihtiyatlı şekilde karşıladı. Gerek son altı yılda oluşturduğumuz güven ve istikrar ortamı gerekse yapısal reformlarımız bize bu türbülansı asgari etkiyle atlatmayı ve olumsuz etkilerin olabilecek en alt düzeyde tutulması ve sürecin ülkemiz için bir fırsata dönüşmesi için gerekli tedbirleri aldık, almaya da devam ediyoruz. Bu tedbirlerin, toplumun ilgili tüm kesimlerinin görüşlerini ve beklentilerini içerecek biçimde oluşturulması ve sürecin birlik, beraberlik ve sosyal dayanışma içinde atlatılması temel maddedir.

Sosyal diyalog önemli

Esasen sosyal diyaloğun olmadığını, sosyal diyaloğun kurumsallaşamadığı bir sistemde demokrasinin de iyi işlemeyeceğine inanıyorum. İstişare mekanizmasını ve müzakere mekanizmasını değişik bir çok platformda işletiyor ayrıca ortaya çıkan fikirlerden de mümkün olan en azami ölçülerde istifade etmeye çalışıyoruz.

İşsizlik itirafı: Ekonomimizde yaşanan olumlu gelişmelere rağmen işsizlik arzuladığımız oranlarda gerilememiştir.

Ancak istihdamdaki artışın karşılanmış olması düşen enflasyon ortamında işsizliğin daha yüksek seviyelere çıkmamış olması da önemli bir başarıdır. Bu alandaki çalışmalarımız çok boyutlu olarak devam etmektedir.

Ezdirmeyeceğiz: Geçmişte yaşadığımız krizlerin aksine toplum kesimlerinin yaşam kalitesinin bu krizden en az etkilenmesini hedefliyoruz. Bunu sağlayacak tedbirleri yürürlüğe koyma iradesine sahibiz. Ekonomik krizin ülkemiz üzerindeki olası etkilerini geçmişte olduğu gibi ağırlıkla çalışan kesimlere, dar gelirlilere, ücretlilere yansıtılmaması konusuna büyük önem veriyoruz.

Sosyal etkinlik artırılacak: Önümüzdeki dönemde sosyal konulardaki etkinliğin artırılması yine önceliklerimiz arasında yer alacak. Eğitim kamu bütçesi içinde en büyük kalem olmaya devam edecek. Uyguladığımız sağlık politikaları sayesinde toplumun her kesiminin sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırılmıştır.

İsdihdama destek

Bu süreç iyileşerek devam edecektir. İstihdam paketi ile gençlerin ve kadınların istihdamını teşvik etmeye yönelik tedbirler alınmış ve işgücünün niteliğini artırmaya yönelik kaynaklarda önemli artışlar meydana gelmiştir.

Yürürlüğe koyduğumuz GAP, DAP, KOP eylem planları ile de bölgeler arasındaki gelişmişlik farklılıklarını gidermeyi özellikle az gelişmiş bölgelerde sosyal yapıyı iyileştirmeyi ve güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Çiftçilerimizin ve esnafımızın kredi imkânlarını kolaylaştırıcı tedbirler alıyoruz.

Sosyal Devlet Sorumluluğu: Ayrıca sosyal yardımlar içinde yoksul kesimlerin ekonomik ve sosyal hayata katılımlarını artıracak konulara ağırlık verdik, vermeye devam ediyoruz. Sosyal devlet olmanın sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Küresel kriz, sosyal dayanışmanın ve yardımlaşmanın önemini artırdı. Dolayısıyla toplumun ilgili tüm kesimleri ile istişarelerimizi sıklaştırmış durumdayız.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
[B]
Enflasyon beklentileri aştı
[/B]
[FONT="Times New Roman"]Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 2,60, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) ise yüzde 0,57 arttığını açıkladı.

TÜİK'in 2003 baz yıllı verilerine göre, Ekim ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 11,99, ÜFE'de yüzde 13,29 oldu.

Ocak-Ekim 2008 döneminde TÜFE yüzde 9,60, ÜFE yüzde 12,11 oranında artış gösterdi.

Ekim ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 10,12, üretici fiyatlarında yüzde 12,03 düzeyinde gerçekleşti.

Türkiye'de Ekim ayı itibariyle yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında (TÜFE) yüzde 11,99, üretici fiyatlarında (ÜFE) yüzde 13,29 arttı.

Geçen yılın aynı ayında yıllık enflasyon TÜFE'de yüzde 7,70, ÜFE'de yüzde 4,41 olmuştu. Böylece, Ekim ayı itibariyle yıllık enflasyon, geçen yılın aynı ayının, TÜFE'de 4,29, ÜFE'de 8,88 puan üstünde gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ekim ayı itibarıyla aylık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 2,60, ÜFE'de yüzde 0,57 arttı. 2007 yılı Ekim ayında ise TÜFE yüzde 1,81, ÜFE yüzde -0,13 olmuştu. Buna göre aylık bazda enflasyon, 2007 Ekim ayına göre TÜFE'de 0,79, ÜFE'de ise 0,44 puan artış gösterdi.

Öte yandan TÜFE'de Ekim ayında endekste yer alan 454 maddeden 82 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı, 289 maddenin ortalama fiyatında artış, 83 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş gerçekleşti.

ÜFE'de ise Ekim ayında endekste bulunan toplam 756 maddeden 204 maddenin ortalama fiyatında değişim meydana gelmedi, 370 maddenin ortalama fiyatında artış oldu, 182 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş gerçekleşti.

ÖZEL KAPSAMLI TÜFE GÖSTERGELERİ

Ekim ayına ilişkin özel kapsamlı tüketici fiyatları endeksi göstergelerine bakıldığında, “çekirdek enflasyon” yerine açıklanan TÜFE göstergeleri geçen ay, mevsimlik ürünler hariç yüzde 0,97, işlenmemiş gıda ürünleri hariç ise 1,71 arttı.

Fiyatlar, enerji hariç yüzde 2,45, işlenmemiş gıda ürünleri ve enerji hariç yüzde 1,34, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç yüzde 2,60 yükseldi.

Ayrıca, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve fiyatları yönetilen/yönlendirilen diğer ürünler, dolaylı vergiler hariç enflasyonda da yüzde 2,81, enerji hariç ve alkollü içkiler ve tütün ürünleri, işlenmemiş gıda ürünleri hariç yüzde 1,58, işlenmemiş gıda ürünleri, enerji ve alkollü içkiler, tütün ürünleri ile altın hariç yüzde 1,24, enerji hariç, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç fiyatlarda yüzde 1,61 artış meydana geldi.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
ABD seçimleri piyasaları nasıl etkileyecek?

[FONT="Times New Roman"]ABD’li seçmenler bugün yeni başkanlarının kim olacağına karar verecekler. Anketler demokrat aday Obama’nın önde gittiğini gösterirken, McCain’in bir “sürpriz” yapabileceği ihtimali de göz ardı edilmiyor.

Ali AĞAOĞLU / VATAN GAZETESİ

Geçmişte yaşananlara bakıldığında Obama daha şanslı. Zira daha önceki seçimlere bakıldığında aynı partinin üst üste üç dönem başkanlığı kazandığı tek istisna 18. yüzyıldaymış.

Cumhuriyetçiler daha genişlemeci ve sermaye yanlısı politikalar izlerken, onların toplumda yarattıkları dengesizlikleri gidermek genelde Demokratlara düşmüş. Cumhuriyetçiler daha sertlik ve savaş yanlısı politikalar izlerken, Demokratlar daha ılımlı ve yaraları sarmaya yönelik, “tedavi edici” politikalar izlemişler. Demokratlar eğitim ve sağlık gibi sosyal politikalara öncelik vermişler, “vahşi kapitalizmi” yumuşatan taraf olmuşlar.

Hangisi seçilirse seçilsin, her iki adayı da ekonomik kriz bekliyor. Bush’un selefi şimdiden 1929 sonrası başkan seçilen Roosevelt ile karşılaştırılmaya başlandı bile. Yeni başkan, gerçekten bir “enkaz” devralacak. Her ne kadar durum 1929’da işsizliğin yüzde 23’lere yükseldiği zamanlarla kıyaslandığında bugünkü 6.1’lerdeki işsizlik o kadar da ürkütücü görünmüyor.

Diğer yandan 1929’dakinden farklı olarak kriz ABD’den başlamış olsa da tüm ülkeler meselenin çözümü için ortak hareket etmeyi benimsediler.

Her iki aday da zayıflayan ekonomiye, federal düzeyde devlet
müdahalesi taraftarı. Her kim kazanırsa kazansın finansal sistemin iyileştirilmesi için üst düzeyde çaba göstermek zorunda. Her ne kadar Cumhuriyetçiler ideolojik olarak karşı olsalar da, onlar da devletin bankalardan pay alması yönünde oy kullandılar.

Obama gelir vergileriyle, sermaye ve temettü kazançlarından alınan vergileri arttıracağını McCain ise tersine, indireceğini vaat etmiş durumda. ABD piyasalarının son üç-dört günlük hareketlerine bakıldığında, sanki gönüller McCain tarafındaymış gibi. Zira “piyasa dostu” görünen Cumhuriyetçilerin piyasa ne isterse vereceği varsayımındalar. Bu arada Cumhuriyetçilerin ABD hisse senedi piyasalarına yaradığına dair yaygın inanca karşın, Dow Jones endeksinde yüzde 226.6 ile en fazla artışın, demokrat Bill Clinton zamanında olması da ilginç bir not.

McCain’in kazanması durumunda ABD piyasalarının kısa süreli, “saman alevi” tarzı bir ralli yaşama ihtimali hayli yüksek. Zira Bush tarafından hazırlanmış olan paketler kısa zamanda uygulamaya konabilir. Bürokrasi de çok büyük değişiklikler olmayabilir. Ancak yaşanan krizin bugünden yarına çözülmesi söz konusu olmadığından, McCain’e rağmen piyasalardaki iyimser hava da bir süre sonra yerini düşüşlere bırakacaktır.

Obama’nın kazanması her ne kadar iskonto edilmiş dense de ilk tepkinin piyasalarda satış yönlü olacağını düşünüyorum. Piyasaların Obama’nın kucağına fitili tutuşturulmuş bir bombayı bırakacağını düşünüyorum. Obama’nın başkanlığıyla birlikte tüm bürokrasi ve bakanlar değişecek. Yeni geleceklerin “yoğurt yiyişleri” anlaşılana kadar risk almak istemeyenler ya satacak, ya da yeni alım yapmayacaklarından piyasaların yükselmesi McCain alternatifine göre daha zor görünüyor.

Lewis Hamilton Pazar günü Formula 1’in ilk “siyahi” ve en genç şampiyonu oldu. Şimdi sıra ABD’nin ilk “siyahi” başkanında. Obama ile yaşanacak bu ilk, piyasalar tarafından pek de coşkuyla karşılanmayacak gibi görünüyor.

"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
04.11.2008

Kriz ABD`nin bir devini daha vurdu

[FONT="Times New Roman"]ABD'nin elektronik ürünler alanında ikinci büyük mağazazinciri Circuit City, 155 dükkanını kapatma kararı aldı.

Şirketten yapılan açıklamada, ABD'deki mali krizin tüketimde yavaşlamaya yol açtığı ve şirketin 721 mağazasından 155'ini bu yılın sonunda kapatılacağı belirtildi.

Şirketin azalan sermaye ve likidite sorunu yüzünden çalışanlarının yüzde 17'sini de işten çıkarmak zorunda kalacağı ve masrafları azaltma amacıyla bundan sonra şartlar değişmedikçe yeni mağaza açmayı da bir süre düşünmediği belirtildi.

Circuit City ABD'de BestBuy Co.'dan sonra elektronik ürünlerde satışlara bakıldığında ikinci sırada geliyor.

Şirketin bu kararı satışların genelde arttığı Şükran Günü ve Noel Tatilleri döneminden önce alması dikkat çekici olarak yorumlanıyor.


"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Kasımda piyasalar sakin geçecek

Kara ekimin ardından kasım ayı, küresel yatırımcıların yıl sonuna kadar zararlarını telafi edebilmeleri için son şans olacak. Yatırımcının bu ay Asya'ya dikkat etmesi, içeride ise endekste 26 bine çekilme olursa kademeli alıma geçmesi tavsiye ediliyor.

Sıla ÖZÇELİK / REFERANS GAZETESİ

Ekim ayı dünya finans piyasaları tarihinde küresel yatırımcıların en fazla zarar ettiği ay olarak tarihe geçti. ABD'de hisse senetleri piyasası son 21 yılın dibini gördü, Japonya'da ise tarihinin en kötü seviyesine indi. Euronun hem dolar hem de yen karşısındaki aylık performansı ise bu para biriminin kullanılmaya başladığı 1999 yılından bu yanaki en kötü seviyesini gördü.

Petrol fiyatları da tarihindeki en büyük aylık değer kaybını yaşadı. Bir çok emtia ve ABD ile Avrupa şirket tahvilleri de en kötü aylık periyotlarını geçirdi. Japonya 7 yılın ardından ilk kez faiz indirdi. ABD, Norveç, Çin, Tayvan, Hong Kong ve Hindistan da koordineli indirimlere katıldı ancak piyasaları ipten alamadı. Şimdi ise gözler kasım ayında. Hem yabancı hem de yerli analistlerin beklentisi Kasım ayının ekime kıyasla daha iyi geçeceği yönünde. Ekim ayındaki kayıpların telafi edilemeyeceği, ancak piyasalarda az da olsa bir ralli yaşanacağını savunan uzmanlar aralık ayında yeni bir dalga riskine dikkat çekiyor.

Yani hem yerli hem de yabancı yatırımcı için kasım ayı sene bitmeden ekimdeki zararları telafi edebilmek için son şans. Marketwatch'a konuşan Horizon Investment Services CEO'su Chuck Carlson'a göre kasım ayında piyasalar ekim ayında yaşadıkları çakılmanın 3'te 1'i oranında toparlanacak. Şu ara hisse satışına gitme zamanı değil diyen Carlson, piyasadan çıkış yapmak isteyen küresel yatırımcıya kasım sonu ya da aralık başına kadar beklemesini öneriyor. Küresel piyasalarda en fazla ralli yaşayacak sektörler arasında ise enerji ve teknoloji var.

Marketwatch da krizden kaçmak yerine savaşmayı öneriyor ve kasım ayında izlenmek üzere şu gibi yeni stratejiler öneriyor: Zarardaki hisse senetlerini toparlanır diye beklemeden elden çıkarın. Çin'in izleyeceği para ve maliye politikalarını yakından izleyin ve savunmada olun. Gıda, içecek ve dolara yatırım yapın. Şirket tahvilleri ve kısa vadeli yatırımlardan uzak durun, uzun vadeli getirilere odaklanın. Mısır, şeker, soya fasulyesi gibi, her zaman tüketilmek zorunda olan emtiaya da şans verin.

Çin ve Asya'yı yakından izleyin

Uzmanlara göre Asya şu an için finansal krizin merkez bölgesi olmada da hisse senetleri piyasalarında ve para birimlerinde son dönemde yaşadığı değer kayıpları 10 yıl önceki Asya Mali Krizi'ni hatırlatıyor. Bu nedenle Asya'yı yakından takip etmeyi öneren analistler, 1997'de yaşanan krizden ders çıkarılması gerektiğini vurguluyor. 1997 krizinde kur şoku yaşanmış, Hong Kong'un Hang Seng endeksi 13 ayın dibini görmüştü. Geçen ay da Japonya'nın Nikkei 225 endeksi 1983'teki seviyesine indi.

Küresel ekonominin çarklarının dönmesinde yüksek ihracat ve ithalat faaliyetleri ile en etkili isimlerden biri olan Çin de küresel krizden etkilenmiş durumda. En büyük ticari ortakları olan ABD ve Avrupa resesyona girince ister istemez ekonomisinde yavaşlama riski ile karşı karşıya kalan Çin, geçen hafta ekonomisini canlandırmak için faiz indirimine gitti. Pekin yönetiminin iç talebi canlandırmak için izleyeceği yüksek harcama odaklı politikaların orta vadede nasıl etkili olacağının ise takip edilmesi öneriliyor.

Çünkü Çin ekonomisindeki büyüme ya da küçülme emtia bağlantılı sanayilerin tümünü olumlu ya da olumsuz etkileyecek. Marketwatch'a göre Çin ne alırsa onu alırım, ne satarsa onu satarım stratejisi artık eskisi gibi kazanç getirmeyecek. Bir döneminde Asya kaplanları olarak nitelendirilen gelişen Asya ekonomilerinin geneli de krizden etkilenmeye başladı ve faiz indirimleri gelmeye başladı bile.

Şirket tahvillerine dikkat

Emtia ise bir çok uzmana göre kasım ayında yatırımcının portföyünde bulunması gereken ürünlerin başında. Emtia balonu son aylarda küresel ekonomideki yavaşlama ile birlikte sönmüş görünmesine rağmen küresel talebin henüz reel anlamda azalmadığı savunuluyor. Dolayısıyla da talepte gerçek anlamda bir düşüş görülene kadar emtiaya yönelmek mantıklı olabilir. Marketwatch ise emtia fiyatlarında son dönemdeki düşüşün fırsat olarak kullanılması gerektiğini savunuyor.

Krizin küresel bir resesyona dönüşmesine yol açacak tehlikeli fay hatlarından biri ise krizin reel sektöre sıçraması, yani şirketlerin de birer birer zarara girmesiydi. Son bir aydır ise Japon Sony'den ABD'li otomotiv devlerine kadar bir çok şirket ciddi zarar açıklamaları yaptı. Dolayısıyla bu şirketlerin kendi çıkardıkları tahviller de artık eskisi kadar güvenli olmayacak gibi görünüyor. Marketwatch da özellikle şirket tahvillerinden uzak durulmasını, bunun yalnızca bu tahvillerin fiyatları düştükçe yatırımcıların devasa kayıplar üzerinde pozisyona sahip olmalarına sebep olacağını savunuyor.

Türkiye çıkıştan bire bir faydalanamaz

Referans'a konuşan Alternatif Yatırım analistlerinden Murat Güncan'a göre yurtdışından mali sektöre ilişkin daha kötü gelişmeler gelmediği sürece kasım ayı Türkiye için de daha sakin geçecek. Daha büyük banka zararlarının gelmeyeceği beklentisi ve hedge fonların satışlarının kesilmesi ise bu anlamda olumlu gelişmeler. Buna rağmen Güncan, kasım ayında dış piyasalarda beklenen yukarı yönlü hareketten Türkiye'nin de pay alacağını, ancak Rusya ve Macaristan gibi gelişmekte olan piyasalar kategorisinde değerlendiriliyor olmasından ötürü bundan bire bir faydalanamayacağını vurguluyor.

Yatırımcı döviz ve faizi yakından takip etmeli. Döviz şu an 1,50'nin üzerini destek seviyesi yaptı ancak dövizde yeniden hareketlenmeler yaşanabilir. Çünkü yıl sonuna doğru bankaların yurtdışı sendikasyon ödemeleri olacak. diyen Güncan endeksin de 28 bin 500 direncini kırıp kırmadığının izlenmesi gerektiğini savunuyor.

Bu direnci kırarsa borsada yükseliş hızlanır. diyen Güncan 26 binlere geri çekilme olması halinde ise kademeli alımlar geçilebileceğini tavsiye ediyor. Yurtdışında merkez bankalarının yapacaklarını yaptığını, ancak yurtdışında reel sektörü temsil eden şirketlerden kötü sinyaller aldıklarını belirten Güncan, bu noktada merkezlerin yapabilecekleri bir şey olmadığının altını çiziyor ve uyarıyor: Dolayısıyla reel sektörde kötü bir gelişme olmadıkça kasım sakin geçecek, ancak aralık ayı gibi yeni bir dalgalanma bekliyoruz.

Acar Yatırım'dan Zeynel Balcı ise kasım ayında dalgalı bir seyir bekliyor. Direnç seviyelerinde satışlar gelebilir. Yatırımcılara bu nedenle kalıcı pozisyonlar almalarını tavsiye ediyoruz. diyen Balcı, ekim ayında yaşananları da olumsuz fiyatlamalar olarak değerlendiriyor. Sert satışların piyasalardaki güven kaybı ve belirsizlikten kaynaklandığına dikkat çeken Balcı, bu alımların tepki alımları olarak sınırlı kalmasını bekliyor.

TÜRKİYE'DE KASIM BEKLENTİLERİ

* Kasımda Türkiye piyasalarında dalgalı bir seyir bekleniyor
* Yatırımcı döviz ve faizi yakından izlemeli, kalıcı pozisyon almalı
* Borsada endeks 28 bin 500 direncini kırarsa yükseliş hızlanabilir
* Reel sektörde kötü bir gelişme olmadıkça kasım ayı sakin geçer
* Aralık ayı gibi yeni bir dalgalanma gündeme gelebilir

KÜRESEL YATIRIMCIYA ÖNERİLER

* Zarardaki hisse senetlerini toparlanır diye beklemeden elden çıkarın
* Çin'in izleyeceği para ve maliye politikalarını yakından izleyin
* Gıda, içecek ve dolara yatırım yapın
* Şirket tahvilleri ve kısa vadeli yatırımlardan uzak durun, uzun vadeli getirilere odaklanın
* Mısır, şeker, soya fasulyesi gibi, her zaman tüketilmek zorunda olan emtiaya da şans verin
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.