You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Ekonomi Gündemi...

Anket Borsa sizce ne olur...

Bu ankette oy kullanma yetkiniz yok.
22.000 4 (33.33%)
26.000 1 (8.33%)
19.000 3 (25.00%)
15.000 2 (16.67%)
30.000 1 (8.33%)
21.500 1 (8.33%)
* Siz bu anket için oy kullanmışsınız. Toplam:: 12 (100%)
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Adıyaman havlu attı, fabrikalar kapanıyor

Güneydoğu Anadolu'nun tekstil üssü Adıyaman, üretimde adeta havlu attı.


3 bin 500 işsiz kalırken, 22 tesis de kapandı. Son 2 ay içinde krizin daha da derin hissedilmeye başlandığı kentte işsizlik oranı Türkiye ortalamasının 2 katını geçerek yüzde 28'e çıktı.

Adıyaman Sanayi Odası Başkanı Zafer Ersoy, Referans Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, kamu bankaları dahil tüm bankaların KOBİ, esnaf ve çiftçilerin üzerindeki borçlarını yeniden yapılandırmalarını istediklerini söyledi. "Bize 6 ay nefes versinler, kendimize gelelim" diyen Ersoy, hemen banka takiplerinin başlamaması gerektiğini vurguladı. Adıyaman'da şu anda bankalar tarafından 400 aracın bağlandığına dikkat çeken Ersoy, "Bankaların önü araç mezarlığı gibi. İcra avukatları gaddar bir şekilde insanların üzerine gelmeye başladı. Devletin buna el atması gerekiyor. Bankalar insanların psikolojilerini bozmaya başladı" dedi.

İşsizlik iki kat arttı

Büyük bir işsizlik sorunu yaşayan Adıyaman'da işsizlik oranı Türkiye ortalamasının hayli üstünde. Yüzde 28'lere ulaşan işsizlik oranının, tekstil sektöründe kapanan firmaların da etkisiyle önümüzdeki dönemde daha da artmasından endişe ediliyor. Tekstil sektörü isithdamın yüzde 85'ini karşılıyor. İlde kapanan şirket sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Ersoy, "44 fabrikanın 22 tanesi kapandı. 3 bin 500 kişi işten çıkarıldı. Zaten toplamda 6 bin 500 çalışan var. 9 aydan beri işten çıkarmalar devam ediyor. En büyük şirketlerden Sanko Holding 1500 çalışanını 200'e düşürdü" diye konuştu. Ersoy, küçük firmaların ya da KOBİ'lerin ise SSK prim borçlarını ödeyebilmek ve elektrik faturalarını ödemek için fabrikalarını satışa çıkardığını kaydetti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) verilerine göre, Adıyaman ilinin ilk 10 aylık ihracat performansı geçen yıla göre 2 kat artarak 40 milyon dolara ulaştı. Ancak Ersoy, son kapanan şirketler ve üretimin azalmasıyla bu performansın yılın geri kalan dönemi için yüzde 20 düşmesini beklediklerini söyledi.

Esnaf siftah yapmıyor

Adıyaman sanayicisi kepenkleri kapatırken esnaf da siftah yapamamaktan şikayetçi. İşten çıkarmaların ardından darbe alan şehirde, tüketim de yavaşladı. Adıyamanlı tekstilci ve Siemens bayii olan Ali Çiftçi, günlerdir siftah yapamadıklarını söyledi.

"İşlerimiz çok kötü. Yılbaşından bu yana zaten zorlanıyorduk, son 2 aydır iyice iş yapamaz hale geldik. Tekstilde üretim devam ediyor ama satacak müşteri yok" diyen Çiftçi, 2009 yılından da umutsuz olduklarını ifade etti.

Adıyaman Tekstil, Hazırgiyim Kümeleme Derneği Başkanı ve Sena Tekstil'in sahibi İsmet Nedim Açıkgöz de, kesilen tekstil siparişleri nedeniyle Adıyaman'da şirketlerin üretimi durdurduklarını söyledi.

"Ben 2 gündür üretime ara verdim. Artık aylık, haftalık değil adeta günlük çalışıyoruz" diyen Açıkgöz, sadece iş geldiği zaman fabrikalarını açtıklarını ve üretim yaptıklarını söyledi. İlin işsizlik sorunun hat safhada olduğuna dikkat çeken Açıkgöz, Doğu ve Güneydoğu illerine yatırımların yapılması halinde, bölgede en az 10 yıl vergi muafiyeti olması gerektiğini söyledi. Sıkıntılarına rağmen kriz tellalığı yapmak istemediklerini ifade eden Açıkgöz, "Çünkü 'krizdeyiz' dedikçe bankalar kredi vermekten kaçınıyor. Bankalar verdikleri kredilerin acil dönüşünü istiyor, kredi taleplerini geri çağırıyor" dedi.

Zulası olan varsa Adıyaman'a gelsin

Adıyaman Sanayi Odası Başkanı Zafer Ersoy, "İşadamlarının 2 yıllık zulası var" diyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da seslendi: "Bizim zulamız yok. Madem öyle zulası olan sanayiciler var, buraya gelsinler" Kriz ortamında onur ve itibarlarını kurtarmaya çalıştıklarını söyleyen Ersoy, krizin üretim ve ihracatla aşılabileceğini ancak ildeki sanayicinin çıkış yolunun kalmadığını belirtti.

Adıyaman'ın 9 aylık karnesi

* Üretim kapasitesi yarı yarıya azaldı.
* Son 2 ay içinde 44 fabrikadan 22'si kapandı.
* Borçlarını ödeyemeyen fabrikalar satışa çıktı.
* 10 bin 200 çalışandan 3 bin 500'ü işsiz kaldı.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
]Turizmcide, ’Ukrayna krize girdi, Euro 2012 bize gelebilir’ umudu [/color]

Ceyhun KUBURLU



Ukrayna’nın ekonomik kriz nedeniyle Euro 2012’den çekilme sinyalleri vermesi Türkiye için umut oldu. Ukrayna’nın çekilmesi halinde Türkiye’nin bu turnuvaya ev sahipliği yapabileceğini söyleyen Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’na turizm sektörü temsilcileri tam destek vererek "Biz hazırız" mesajı gönderdi.

ABD’de dev bankaları art arda devirerek dünyaya yayılan finans krizi futbolu da etkiledi. Euro 2012 Avrupa Futbol Şampiyonası’na Polonya ile birlikte ev sahipliği yapmaya hazırlanan Ukrayna’nın ekonomik kriz nedeniyle Euro 2012’den çekilme sinyalleri vermesi Türk turizmcisi için umut oldu. Yaklaşık 25 milyar dolarlık yatırım öngören Ukrayna’da birçok projenin durdurulması gündeme geldi. Ukrayna’nın organizasyondan çekilmesi halinde Türkiye’nin bu turnuvaya ev sahipliği yapabileceğini söyleyen spordan sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu’na sektör temsilcileri de tam destek vererek "Biz hazırız" mesajı gönderdi. Araştırmalara göre organizasyonun Türk ekonomisine katkısı 700 milyon Euro’yu bulabilecek.

2 stat daha geliyor

Türkiye’nin Euro 2012’ye ev sahipliği yapması durumunda başta İstanbul olmak üzere, İzmir, Ankara, Antalya, Bursa ve Kayseri gibi iller ön plana çıkıyor. Bu illerde 2 stadyum projesi devam ederken yeni projelerin de yakın zamanda temeli atılması öngörülüyor. Galatasaray’ın 2010 yılında tamamlanması beklenen Türk Telekom Stadayumu ve 33 bin kişilik Kayseri Kadir Has Stadyum projeleri 2012’ye kadar tamamlanacak. Bunun yanı sıra Bursa ve Antalya’da yeni stadyum projeleri gündeme gelirken, mevcut bazı tesislerde de yenileme ve kapasite artırma projeleri ön plana çıkıyor.

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener, asıl hedefin Euro 2016 olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: "Gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ancak asıl hedef Euro 2016 olmalı. UEFA’dan bu konuda resmi bir açıklama gelmeden temkinli olmakta fayda olduğunu düşünüyoruz. Ukrayna zorluk yaşasa da Polonya’nın da önemli yatırımlar yaptığını ve süreçte başarılı olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden dikkat ediyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu 2005’te bu şampiyonaya aday olurken 7 yıllık bir planlama yapmıştı."

Oteller hazır

Türkiye’nin turizm konusunda önemli gelişmeler kaydettiğini belirten Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Ahmet Barut, şu değerlendirmeyi yaptı: "Euro 2012 gibi bir organizasyon için genel olarak otel yatırımı yeterli. Türkiye yılda 27 milyon turist ağırlıyor. Yeni yatırımlar da yapılmaya devam ediyor. Ancak şu bir gerçek 10 binlerce yatağa ihtiyaç duymuyoruz. Sadece bölgesel olarak otel ihtiyacı doğabilir. Ancak İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya gibi şehirlerde böyle bir sorun yaşanmaz. Türkiye’de toplam yatak kapasitesi 1 milyonu geçiyor."

7 ilde 8 stadyum yapılması gerekiyor

TÜRKİYE Futbol Federasyonu’nun bu tür organizasyonlar için plan ve programlar yaptığını belirten Mahmut Özgener, şu bilgileri verdi: "2005’te Euro 2012 şampiyonasına aday olurken 7 yıllık bir planlama yapılmıştı. Şimdi süre 4 yıla indi. Asıl hedefimiz 2016 Şampiyonası’na ev sahipliği yapmak. 7 ilde 8 stadyum yapmayı öngörüyoruz. Bu statların birçoğunun fiziki altyapıları zaten tamamlandı. 2012 söz konusu olmasa da Türk futboluna destek ve parlak geleceği sağlamak için statların fiziki koşullarını iyileştiriyoruz. Trabzon, Ankara 19 Mayıs ve Sivas stadyumlarına sezon başında yapılan yatırımlar buna en iyi örnektir."

4 yıl var Türkiye Euro 2012’ye ev sahipliği yapar

TÜRKİYE’nin Euro 2012 gibi dev bir organizasyona ev sahipliği yapabileceğinin altını çizen Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, şöyle konuştu: "Biz her türlü maddi ve manevi desteği vermeye hazırız. Yeterki bu organizasyon Türkiye’ye gelsin. Bakan Murat Başesgioğlu’nun bu konuda devreye girmesi çok önemli. Önümüzde 4 yıllık bir süre var. Bu süre zarfında Türkiye çok yol kat eder. Şuanki yatak kapasitesi yeterli. Ancak gerekirse 4 yılda 100 bin yatak daha devreye girer."

65 milyon YTL’lik Kadir Has Şehir Stadyumu

TAMAMLANDIĞINDA Türkiye’nin en önemli stadyumlarından biri olması beklenen Kayseri Kadir Has Şehir Stadyumu da Euro 2012’ye yetişecek. Yaklaşık 65 milyon YTL’ye mal olacak ve yapımı devam eden stadyum 33 bin kişilik kapasiteye ulaşacak. Toplam 196 metrekarelik alan üzerine kurulacak stadyumda 24 adet 16 kişilik localar, 2 adet 23 kişilik loca, 1 adet 80 kişilik kafe, 1 adet 100 kişilik restoran bulunuyor. Stadyumda ayrıca alışveriş merkezi ve ofislerde yer alacak.

Ukrayna’nın projeleri nelerdi

Toplam yatırım 25 milyar doları buluyordu.

Otoyol, otel, stadyum, hastane, havaalanı ve demiryolu gibi projeler gündemdeydi.

Yatırımların yüzde 70’i özel sektör tarafından karşılanıyordu.

Yüzde 10’nunu devlet, yüzde 20’sini de belediyeler üstleniyordu.

7 tane havaalanı restore edilip kapasite artacaktı.

4 bin kilometrelik otoyol restore edilip, 6 şehirde stadyum inşa edilecekti.

36 adet spor sahası tamamlanması öngörülüyordu.

36 hastane Avrupa standartlarına çıkacaktı.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
]5 yıllık zarar ’pes’ ettirdi ilk yerli elyafçı işi bıraktı [/color]

Demet CENGİZ BİLGİN



Türkiye’nin ilk elyaf üreticisi Sönmez Filament’in Yönetim Kurulu, üretim faaliyetlerine tümüyle nokta koymaya karar verdi. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez, "Çok üzgünüm. Demek ki üretim buraya kadarmış. Sendikaya, çalışan arkadaşlarımıza, işçiden genel müdüre, bekçiye, çaycıya herkese teşekkür ederim" dedi. Şirket, 5 yıldır zarardan kurtulamıyordu.

TÜRKİYE’nin ilk polyester chips, iplik ve elyaf üreten entegre tesisi olarak 1972’de kurulan Sönmez Filament Sentetik İplik ve Elyaf, iki kez ara verdiği üretimini tamamen durdurdu. Sönmez Holding’in patronu Celal Sönmez, ailenin ilk göz ağrısı olan şirketle ilgili verdikleri karardan üzüntü duyduğunu belirterek, "Üniversite öğrencisiyken kurulan fabrikanın temelleri arasında dolaşmışlığım var. Üretimi durdurmak zor ve üzücü bir karar bizim için. Şirket kársızlığa devam etti. Bu karara mecbur kaldık" dedi. Duygusal bir ses tonu ile konuşan Celal Sönmez sözlerini şöyle sürdürdü: "Çok üzgünüm. Demek ki üretim buraya kadarmış. Sendikaya, çalışan arkadaşlarımıza, işçiden genel müdüre, bekçiye, çaycıya herkese teşekkür ederim. Uzakdoğu’nun haksız rekabeti, enerji işçilik gibi girdi maliyetlerindeki yükseklik işleri buraya getirdi."

2003’ten bu yana zarar

Ağustos başından bu yana piyasa şartlarındaki olumsuzluklar nedeniyle üretime ara veren şirket İMKB’ye yaptığı açıklamada, piyasa koşullarında bir iyileşme olmadığını, aksine belirsizliğin daha da arttığını vurguladı. Dampingli ithalat artışının yanında elektirik ve doğalgaz zamlarının da olumlu beklenti yaratmadığı belirtilen açıklamada "2003’ten bu yana zarar ediyorduk. Kapasite daraltılması, verimlilik artışı gibi tedbirler zararlı durumdan çıkmak için yeterli olmadı. 6 Kasım’da kadar üretime verilmiş aranın sürekli hale getirilmesine ve bütün üretim faaliyetlerimizin tamamen sona erdirilmesine, kalması zaruri personel dışındakilerin iş akitlerinin fesh edilmesine karar verildi. Çıkarılan işçilerle ilgili toplam yükümlülüğümüz 2 milyon 421 bin YTL’dir. Yükümlülükler şirket kaynaklarından ödenecek. Anonim şirketimizin tasfiyesi söz konusu değil" denildi. Sönmez, çalışan 229 kişiden çıkarılan 205’inin tazminatlarının ödendiğini belirtti.

Tek kuruş borç yok

Sönmez Filament’i kapatmadıklarını belirten Sönmez, "Üretimi durdurduk. Polyester iplik üreten makinaları satacağız. Tesislerimiz ise uygun şartlarda kiralanabilecektir. Elimize geçecek kaynakla değişen dünyanın güncel sektörlerinde iş yapmaya devam edeceğiz. Bu tekstil olmayacak. Hiçbir bankaya, piyasaya, devlete, SPK’ya tek kuruş borçumuz harcımız yok" dedi.

Zararı ikiye katlandı

SÖNMEZ Filament’in satış gelirleri, bu yılın ilk yarısında, 2007’nin aynı dönemine göre yüzde 13.2 oranında azalarak 23.8 milyon YTL’ye indi. Şirketin zararı ise yüzde 118 artarak 2 milyon 691 bin YTL’ye çıktı. Daha çok iç piyasaağırlıklı çalışan şirketin 2007 yılı cirosu 40 milyon dolar civarındaydı. Sönmez Filament sporla da özdeşleşmiş bir isimdi. Futbol ve voleybol takımları olan Sönmez Filament, voleybolda 1 kez lig şampiyonluğuna ulaşmıştı. Futbolda da ikinci lige kadar yükselmişti.

Hisse sırası kapalı

SÖNMEZ Filament’in açıklamasının ardından İMKB, Sönmez Filament’ten ek açıklama istedi ve bu nedenle, şirketin hisselerinin işlem sırasının geçici olarak kapalı kalacağını duyurdu. Sönmez Filament hisseleri yüzde 1.85 düşüşle 0.53 YTL’den işlem görüyordu. Ağustos başında 0.92 YTL olan hisseler, 26 Eylül 2007’de 2.46 YTL’ye kadar yükselerek tarihi zirvesine ulaşmıştı. Sönmez Filament’in sermayesinin yüzde 27.99’u Celal Sönmez’e, yüzde 17.96’sı Sönmez Endüstri Holding’e, yüzde 15.43’ü Sönmez A.S.F.’ye, yüzde 12.91’i Sönmez Pamuklu’ya ait. Sönmez Filament’in yüzde 25,91 hissesi ise İMKB’de işlem görüyor.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
]ABD’li sigortacılar ürküttü, piyasalara Avrupa’nın faiz indirimi yetmedi [/color]

Esra SAHİCİ



ABD’li sigorta devleri AMBAC ve MBIA’nın iflas edeceği endişeleriyle altüst olan uluslararası piyasalar, İngiltere’den gelen beklentilerin üzerindeki faiz indirimi ile rahatladı. Ancak Avrupa’dan gelen faiz indirimi ise yetersiz bulundu. İMKB’de endeks günü 1.73 zararda kapatırken, dolar ise 1.51 YTL’den dönerek günü 1.5320 YTL’den bitirdi.

DÜNYANIN en büyük tahvil sigorta şirketleri AMBAC ve MBIA’ya yönelik iflas endişeleri, dün dünya borsalarında endişe yarattı. Bunun üzerine Avrupa, beklendiği gibi faiz silahını bir kez daha kullandı. İngiltere’nin yüzde 1.5 faiz indirimi piyasaları rahatlattı, ancak Avrupa’nın yüzde 0.50 oranındaki indirimi piyasaları memnun etmedi. Dışarıdaki havanın etkisi ile güne olumsuz başlayan İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) yüzde 1.73 oranında değer kaybetti. 1.54 YTL’yi aşan dolar ise gün sonunda 1.5320 YTL’ye geriledi.

2.43 milyar dolar kayıp

Ambac Financial’ın, mortgage destekli hisse senetlerindeki ve kredi türevleriyle ilgili rezervlerindeki kayıplar nedeniyle üçüncü çeyrekteki zararının arttığını ve 2.43 milyar dolar kaybı olduğunu açıklaması, MBIA’ın vergi öncesi zararı ise 961 milyon dolar olması, dün hem ABD borsalarında hem de Asya borsalarında büyük kayıplara yol açtı. Bu olumsuz havayla güne başlayan Avrupa borsaları açılışı yüzde 4’ün üzerinde kayıplarla yaptı. Macaristan’ın zor durumdaki bankaları için 3 milyar dolarlık kurtarma paketi açıklaması, tansiyonu düşürmedi. Öğleden sonra ise İngiltere Merkez Bankası (BOJ), beklentilerin oldukça üzerinde şok bir faiz indirimine gitti. BOJ’un faizi yüzde 1.5 indirerek yüzde 3 seviyesine çekmesiyle Avrupa borsalarında kayıplar yüzde 3’lere indi.

Peş peşe faiz indirimi

İngiltere’nin ardından İsviçre, Çek Cumhuriyeti ve Avrupa Merkez Bankası’ndan (ECB) arka arkaya faiz indirimleri açıklandı. Ancak ECB’nin en az yüzde 0.75 ile 1 arasında bir indirim yapacağı beklentisi beklentisine karşılık, ECB Başkanı Jean-Claude Trichet, bir kez daha piyasanın ardında kalan bir karara imza attı. ECB faizi sadece yüzde 0.50 oranında indirerek yüzde 3.25’e çekti. Piyasalarda büyüme ve enflasyona ilişkin kaygılar yeniden tırmanışa geçti. Avrupa borsalarında da kayıplar yeniden yüzde 4 seviyesini aştı.

İMKB 27 bin puanda

Dışarının gölgesinde işlemler gerçekleştiren İMKB Ulusal 100 Endeksi de güne kayıplarla başladı. BOJ’un faiz indirimi ile kayıpların bir bölümünü telafi ederek yüzde 1.5 düşüş gerçekleştiren borsada, ECB’nin faiz indiriminin ardından kayıp yeniden yüzde 3’ün üzerine çıktı. Ancak kapanışa doğru kayıplar azaldı ve borsa gün sonunda yüzde 1.73 oranında değer kaybederek, 27.373 puandan kapanış gerçekleştirdi. Döviz piyasasında güne 1.54 YTL’nin üzerinde başlayan dolar ise faiz indirimlerinin etkisiyle, bankalar arası piyasada 1.51 YTL’ye kadar geriledi. Sığ işlem hacmi ile oluşan fiyatlarla valörlüde 1.5370 YTL’den işlem gören dolar, serbest piyasada kapanışı 1.5320 YTL’den yaptı.

Trichet: Yeniden faiz indirimi olasılığını göz ardı etmiyoruz

AVRUPA Merkez Bankası (ECB) Başkanı Jean-Claude Trichet, "Bir ayda iki kez faiz indirimi yapmak için fiyat risklerinin yeterince azaldığı konusunda hemfikir olarak karar verdik. Yeniden faiz indirim olasılığını göz ardı etmiyoruz. Şu anda bir dezenflasyon süreci olduğunu görüyoruz. Fiyat riskleri henüz ortadan kalkmadı" dedi
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
]Turkcell, 60 milyon aboneye ulaştı, 728 milyon YTL kár yazdı [/color]

Turkcell, 2007 yılı üçüncü çeyrekte 2 milyar 230 milyon YTL olan gelirlerini, bu yıl aynı dönemde yüzde 10.2 artırarak 2 milyar 458 milyon YTL’ye yükseltti.

Geçen yılın aynı döneminde 521 milyon YTL olan net kárını da bu yıl üçüncü çeyrekte yüzde 39.7 artırarak 728 milyon YTL’ye ulaştırdı. Turkcell, 2007 üçüncü çeyreğinde 999 milyon YTL olarak gerçekleşen AVFÖK geliri ise yüzde 0.3 artırarak 1 milyar 2 milyon YTL oldu.

60 milyon abone

2008’in üçüncü çeyreğinde 972 bin net abone alımı gerçekleştiren Turkcell, Türkiye’de 36.3 milyon aboneye ulaşırken, yurt dışındaki operasyonlarıyla birlikte toplam abone sayısı da 60 milyonun üzerine çıktı. Turkcell Genel Müdürü Süreyya Civil’in açıkladığı sonuçlara göre, Turkcell’in 2007 üçüncü çeyrek geliri dolar bazında 1 milyar 722 milyon dolar olurken, 2008 yılı üçüncü çeyrekte ise, yüzde 19.3 artarak 2 milyar 055 milyon dolara ulaştı. Geçen yıl 771.5 milyon dolar olan AVFÖK, yüzde 8.6 artışla 837.8 milyon dolara çıktı. Geçen yıl 401.2 olarak gerçekleşen dolar bazındaki net kar ise bu yıl aynı dönemde yüzde 50.5 oranında bir artışla, 603.8 milyon dolar seviyesine yükseldi. Abone başı bileşik ortalama geliri yüzde 4.0’lık artışla 20.6 YTL olan Turkcell’in bu geliri, dolar bazında yüzde 13.1 artarak, 17.3 dolar olarak gerçekleşti.

Memnunuz

Süreyya Ciliv, yaşanan küresel zorluklara rağmen 2008 yılının üçüncü çeyreğinde elde edilen finansal ve operasyonel sonuçlardan memnun olduklarını kaydetti. Yeni uygulamalar konusunda iddialı olduklarına işaret eden Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, "9 Kasım’da başlayacak olan mobil numara taşınabilirliği ve 28 Kasım’da yapılması beklenen 3G lisansı ihalesi ile başlayacak yeni dönem için iyi hazırlandık" dedi. 3G ihalesinde asgari rakamın 178-285 milyon Euro arasında değiştiğini kaydeden Ciliv, "Bu rakamlar, geçen seneki ihalede bizim yükselttiğimiz oranlar. Minimumların çok yüksek fiyatlar olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Koray Öztürkler de bir soru üzerine, Türkiye’de 2008 yılı içerisinde 600 milyon dolarlık yatırımları olduğunu ifade ederek, "2009’da da benzer bir tutarı tahmin etmek faydalı. 3G kısmı bunun üzerine gelecek" dedi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
Erdoğan bankacıları uyardı



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bankacılardan kredileri geri çağırmamasını istedi.

REFERANS GAZETESİ

Erdoğan, kulağına bazı duyumlar geldiğini belirterek, bankalardan kredileri geri çağırmamasını istedi. Erdoğan'ın, banka mevduatlarına olası bir güvencenin belli bir limiti olabileceğini söylediği de öğrenildi.

Türkiye Bankalar Birliği, Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince ve yönetim kurulu üyeleriyle dün Ankara'da bir dizi temasta bulundu. Bu kapsamda ilk olarak Başbakan Erdoğan'ı ziyaret eden bankacılar, bankacılıkta son dönemde yaşanan sıkıntıları anlattı.

Görüşmede, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Nazım Ekren ve Hayati Yazıcı, Devlet Bakanları Kürşad Tüzmen, Mehmet Şimşek ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da bulundu. Yaklaşık 1 saat süren görüşme, basına kapalı yapıldı. Görüşme sırasında Erdoğan'ın kredilerin geri çağrılmaması gerektiği yönündeki istemini belirttiği, banka mevduatlarına verilecek olası bir güvencenin de belli bir limite kadar olacağını söylediği kaydedildi.

BDDK'yı da ziyaret eden Bankalar Birliği Yönetimi, öğleden sonra da TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun başkanlığında reel sektörle birraya geldi. Hisarcıklıoğlu, finans sektörünün, ekonominin temel organları olan reel sektöre ve KOBİ'lere kan akışını sağlayan damarlara benzeterek, finans sektörü ile reel sektörün, aynı elmanın iki yarısı olduğunu kaydetti. Hisarcıklıoğlu, Bu yüzden de biri kötü durumdayken, diğerinin iyi durumda olması beklenmemeli. Küresel kriz, bankaların ve şirketlerin bilançoları ile Türkiye'ye taşınıyor dedi.

Finans kanalları açık tutulmalı

Bu süreçte her iki sektörün de güçlendirilmesine ihtiyaç olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, Zira özellikle de KOBİ'lerin finansmana ulaşım imkanlarının gelecek dönemde açık tutulmasının hayati öneme sahip olduğu bir dönemdeyiz. Gelecek dönemde Türkiye, büyüme temposunu korumak zorundadır. Büyümeyi sürdürmek için de yurtiçi ve yurtdışı finans kanallarını açık tutmaya mecburuz diye konuştu.

Hisarcıklıoğlu, bankaların, aracılık işlevlerini yerine getirmeleri, gerçek bankacılık yapabilmeleri için kamunun, mali sistem üzerindeki ağırlığının, yani hem aracılık maliyetlerinin hem de kamu borçlanmasının azaltılmasının şart olduğunu ifade etti. Bunun da mali disiplinin sürdürülmesi ve kamuda harcama reformunun gerçekleştirilmesi ile mümkün olduğunu vurgulayan Hisarcıklıoğlu, reel sektör üzerindeki girdi maliyetlerinin azaltılması ve yatırım ortamının iyileştirilmesine yönelik yapısal reform sürecinin devam ettirilmesini beklediklerini kaydetti.

Dış kredilere garanti talebi yok

Toplantıda basının bankaların dış kredilerine devlet garantisi verilmesine ilişkin sorularını yanıtlayan TBB Başkanı Özince ise, bunun gündemlerinde olmadığını söyledi. Özince, Bu konuda bilgim yok. Sektör olarak böyle bir talep, böyle bir beklenti, böyle değerlendirme yok. Bunun gerekli olduğunu takdir edecek, sorumlu olan insanlara sormak lazım, her konuda yorum yapmak doğru değil dedi.
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...
Administrator
Ekonomi Gündemi...
TMSF Başkanı Ertürk bigpara’ya konuştu

TMSF Başkanı Ahmet Ertürk Finans Kulüp tarafından düzenlenen Küresel Mali Kriz ve Türkiye konulu panele konuşmacı olarak katıldı.

bigpara.com

Sözlerine “Türkiye’de kriz uzmanı olduk” şeklinde başlayan Ertürk, “Bu krizi biz kucağımızda bulduk. Yaşanan bu krizde çevre ülkeleri ve merkez ülkeleri ayırımı ortadan kalktı” şeklinde konuştu.

Krizin Türkiye’ye etkileri konusuna da değinen Ertürk, “Krizin etkilerini son birkaç aydır hissediyoruz. Ancak şu ana kadarki rahatlığımız krizin olumsuz sonuçlarının öngörülenden daha fazla olmasına yol açmış olabilir” dedi.

Panelde bigpara’ya özel açıklamalarda da bulunan Ertürk, çok önemli
"ilmin sözü Ali'dir..."



Zöhre Ana...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.