You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)

Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)

Posting Freak
Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)
Seneca:


Milattan önce 5 ve Milattan sonra 65 yılları arasında yaşamış ünlü Romalı düşünür. Stoacı ahlak görüşüyle tanınan Seneca ahlakının temeline doğaya uygun yaşama ilkesiyle bir bilge idealini yerleştirmiştir. Zamanın toplumunu bir vahşi hayvanlar topluluğu olarak gören Seneca bilge kişisini kendi kendine yeten hazza olduğu kadar eleme karşi da duygusuz korku bilmez evrenin gerçek efendisi erdemi özgür iradesinin sonucu olan ve ölümden korkmayan kişi olarak tanımlamıştır. Başka bir deyişle her ne kadar Stoacı maddeciliği benimsemiş olsa da Tanrı'nın aşkın olduğunu öne süren Seneca pratik felsefeyi öne çikarmis ve gerçek erdemle değerin dışarıda değil de insanın içinde olduğunu belirtmiştir. Harici iyiler ve zenginlikler insana mutluluk sağlamazlar.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)
SOKRATES:


M.Ö. 469-399 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı düşünür. Platon'un hocası olan Sokrates yazılı hiçbir şey bırakmamış tüm zamanını özellikle gençlerle felsefe tartışarak geçirmiştir. Görüşleri tartışmaları yeni iktidarın temsilcileri tarafından beğenilmeyen Sokrates 'yeni tanrılar icat ettiği görüş ve tartışmalarıyla gençleri baştan çıkardığı' gerekçesiyle ölüme mahkum edilmiştir. Sokrates'in felsefedeki ve felsefe tarihindeki önemi onun bilinçli ve ahlaki kişiliğin bulunduğu yer olarak ruh kavramını bulmuş olmasından kaynaklanır; felsefenin merkezine insanı geçiren insanın kendisiyle evrenle ve toplumla olan ilişkisinin ne olduğunu ve ne olması gerektiğini araştıran insan yaşamının kişisel toplumsal ve ahlaki boyutunu ön plana çıkaran Sokrates insanlara özsel bileşenlerinin ruh olduğunu onların ruhlarına özen göstermeleri gerektiğini anlatmaya çalışmış bu düşüncesini ifade etmek onu eylemleriyle somutlaştırmak için de yaz kış çıplak ayakla ve ince bir entariyle dolaşmıştır. Fiziği itibariyle çirkin biri olan Sokrates insanların yüzlerini ve fiziki yapılarını değiştiremeyeceklerini fakat ruhlarını ve karakterlerini değiştirip geliştirebileceklerini belirtmiştir. Buna göre Sokrates felsefesinde her şeyden önce insanın doğası ihtiyaçları amaçları ve değerleri üzerinde durmuş neyin onu tamamlayacağını araştırmıştır. O aynı çerçeve içinde dilin doğasıyla ilgilenmiş ve düşünme anlam mantık ve tanım konusunu ele almıştır. Yaşadığı dönemde yoğun bir kavram kargaşasının hüküm sürdüğünü bunun ahlak alanını da kapsadığını düşünen Sokrates bilgeliğin adaletin cesaretin v.b. anlamının ne olduğu bilinmedikçe bilgece adil ya da cesurca eylemekten söz edilemeyeceğini iddia etmiştir. Çünkü aynı sözcükleri ya da kavramları kullanan insanlar bu sözcük ya da kavramlarla farklı şeyleri kastediyorlarsa eğer Sokrates'e göre bu insanların anlaştıklarını sanarak anlaşmadan konuştukları anlamına gelir ve sonuç kargaşadan başka hiçbir şey olmaz. Kargaşa Sokrates'e göre hem entelektüel ve hem de ahlaki yönden olur. Ona göre entelektüel olarak sözcük ve kavramları sizin kullandığınız anlamdan farklı bir anlamda kullanan biriyle tartışarak bir kavga dışında hiçbir yere varamazsanız ve ahlaki olarak da söz konusu sözcükler ahlaki fikirlere karşılık geldiği zaman sonuç bir anarşiden başka bir şey olmaz. Sokrates işte bu kargaşayı sona erdirmek insanlara ahlaki gelişmelerinde yol göstermek için bir tartışma ve öğretim yöntemiyle bir tanım yöntemi geliştirmiş ve tartışmalarıyla evrensel değerlerin özünü ve gerçek anlamını ortaya koymaya çalışmıştır.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)
THALES:


Batı Felsefesinin ilk filozofu. M.Ö. 6. Yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Thales'te felsefe bakımından önem taşiyan husus onun 'Neyin var olduğu' 'Neyin gerçek olduğu' ya da 'Neyin gerçekten var olduğu' sorusu üzerinde düşünmüş olmasından kaynaklanır. O doğada var olan şeylerin tüketici bir listesini yapmayı amaçlamamış fakat şeylerin varlığa gelmeleri ve daha sonra da yok olup gitmeleri olgusundan etkilenmiştir. 'Neyin var olduğu' sorusunu yanıtlamanın en önemli yolu onun gözünde birlik ile çokluk ya da görünüş ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi doyurucu bir biçimde ifade edebilmekten geçmiştir. O buna göre gözle görünen bireysel varlıkların ve değişmelerin oluşturduğu kaosun çoklugun gerisinde akılla anlaşilabilir kalıcı ve sürekli bir gerçekliğin var olduğuna inanmıştır. Thales çoklugun kendisinden türediği çoklugun gerisindeki bu birliğin 'su' olduğunu öne sürmüştür. Kendisinden önceki felsefenin bir anlamda tarihini yazmış olan Yunan filozofu Aristoteles Thales'i bu sonuca herşeyin sıvı bir varlıktan beslendiği sıcağın da sudan türeyip suyla beslendiği herşeyin tohumunun nemli bir yapıda olduğu gözleminin götürdüğünü belirtir. Yine Thales'in Akdeniz'i aşarak Mısır'a yapmış olduğu seyahatler suyun insan yaşamı üzerindeki önemi ve değerini ona göstermiş olabilir. Thales'i arkhenin su olduğu sonucuna götüren nedenler ne olursa olsun onu felsefe tarihinde ilk filozof olarak önemli kılan şey verdiği yanıttan çok sorduğu sorudur. Buna göre o varlığın ya da dünyanın nihai ve en yüksek doğasının ne olduğu sorusunu sormuş olduğu için önemlidir.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)
Tertullian

(Tahminen 155 - 220) Hıristiyan kilisesi Gnosis'in tam karşıtı olarak dogmayı her zaman bilgiden üstün saymıştır. Ancak bu konuda da kilise çerçevesinde çeşitli eğilimler; felsefeye dost olan felsefeye düşman olan akımlar vardır. Felsefeye karşı olumlu bir tutum alanlara düşman olanlardan birisi de Tertullian'dır.

Ona göre dogmaları içeriği ne olursa olsun yalnızca "iman" ile benimsemek gerektir. Biz dogmayı yorumlamak ona göre bir anlam vermek hakkına sahip değiliz. O kadar ki Tertullian daha da ileri giderek dogmanın akıla tümüyle "aykırı" olabileceğini de savunur.

Söz gelişi Hıristiyanlıktaki Allah'ın insan biçimine girdiği ve bir insan olarak acı çektiği dogması akla tümüyle aykırı olan bir düşünce bir paradokstur. Buna rağmen dogmalara inanmak gerekir çünkü dogmalar aklı alçak gönüllü olmaya zorlar. Böylece Tertullian dogmaların felsefi yorumunu tümüyle reddeder.

Ona göre dini inanç ile felsefi bilgi birbirinin karşıtıdır. "İmkânsız olduğu için inanıyorum" yani inandığım şeye akıla karşı olduğu için inanırım sözü doğrudan doğruya Tertullian tarafından söylenmemişse bile onun anlayışını çok güzel açıklar. Ancak tüm bu anlayışlar Tertullian'ın aynı zamanda Antik felsefenin de etkisi altında kalmasına engel değildir. Nitekim Tertullian'ın Stoa'nın etkisiyle yazılmış olan ruh ile ilgili bir kitabı vardır. Tertullian imanı bilgiden "üstün" tutan bir düşünce akımına önderlik etmiştir.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)
Thrasyllos

Miladın I. yılında yetişmiş olan Eflatunculardandır. Mısır'daki Myndes kasabasında doğmuştur. Matematik ve astrolojiyi felsefeye karıştırmış ve gelecek hakkında bilgi edinmek isteyen İmparator Tiberius onun kahinliğinden yararlanmıştır.Thrasyllos bu imparator üzerindeki nufuzunu onu daima iyiliğe yöneltmekte kullandı; fakat bu nüfuz uzun süre sürmemiş ve kendisi imparator tarafından idam ettirilmiştir.

Thrasyllos Plotinos'un pek saygı gösterdiği bir çok eserler yazmışsa da bunlar kaybolmuştur. Ondan kalan tek şey Eflatun'un diyaloğlarını üçlüklü bölümlere ayırarak sınıflamış olmasıdır. Diogéne Laérce Demokrit'ten söz ederken Thrasyllos'un şu sözlerini nakleder: "Eğer Anterastlar Eflatun'un olduğu doğru ise demokrit kendisini tanıtmadan gelip filozof atlete benzer iddiasında olan Sokrat'la felsefeye dair tartımalara girişen Öopid ve Anaxagor'un öğrencisidir" ve Demokrit'in Fisagorculara da öğrencilik yapmış olduğunu bu filozofa dair diğer bilgileri "Demokrit'in Kitaplarını Okumaya Giriş" adlı eserinden aldığını kaydeder.

Diogéne Laérce Eflatun'un diyaloglarırı hakkında yazdıklarını da Thrasyllos'tan nakleder. Vorlander de bu filozof hakkında Eflatun'dan söz ederken "İmparator Tiberius'ün döneminde yaşamış olan Yeni Fisagorcu Thrasyllos tarafından dörder eseri kapsayan dokuz dergi halinde düzenlenmiştir" der. Thrasyllos Eflatun ve Demokrit hakkında esaslı bilgiler veren eski bir felsefe tarihçisidir.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)
TİMON:


(İ.Ö. 320 - İ.Ö. 230)

Pirrhon’un ardılı Timon bununla birlikte grek mantığının görüş noktasından karşılık vermenin çok güç olduğu ve zekayla ilgili kimi kanıtlar ileri sürdü. Grekler yönünden tek kabul edilmiş mantık tümdengelimseldi. Bütün tümdengelimse Eukleides gibi apaçık sayılan genel ilkelerden başlamak zorunda idi. Timon bu tür ilkeler bulma olanağını kabul etmeli. Böylece her şey başka bir şeyin yardımıyla belgelenebilecek. Ve bütün kanıt ya dönel (circular) ya da bir hiçten sarkan bitimsiz bir zincir olacaktır. Her iki durumda da hiçbir şey saptanamaz.

Görebildiğimiz denli bu kanıt orta-çağlara egemen olan Aristoteles felsefesini kökünden koparmıştır. Günümüzde bütünüyle kuşkucu olmayan kişilerce savunulan kimi kuşkuculuk biçimlerini eski çağın kuşkucuları görememişlerdi. Onlar görüntülerden kuşkulanmamışlar ya da kendi kanılarınca yalnızca görüntülerle ilgili dolaysız bilgimizi dile getiren önermeleri kuşkulu bulmamışlardır. Timon’nun yapıtlarından çoğu yok olmuştur. Elimizde bulunan iki parça bu noktayı açıklayacaktır. Bunlardan biri “görüntünün tümüyle geçerli” olduğunu söyler öbüründeyse şunlar okunmaktadır:

“bal tatlıdır” demem “bal tatlı görünür”. “balın tatlı olduğunu ileri sürmeyi hayırlıyorum. Onun tatlı göründüğünü bütünüyle evetlerim” derim.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler
Posting Freak
Düşünce Dünyasının AbideLeri.. (alfabetik Sırayla)
Hesiod

(M. Ö. VIII. yüzyıl) Hesiod'a göre insanlar altın döneminde basit ve tekdüze bir yaşam sürdüler fakat buna rağmen çok mutluydular. Bu mutluluk döneminde henüz çelişme ve savaş yoktu. İnsanların başkalarına baskısı da söz konusu değildi. Bu dönem insanlar arasında tam bir sessizliğin hüküm sürdüğü doğa nimetlerinden rahatlıkla yararlanıldığı altın bir dönemdir. Hesiod'a göre bu başlangıç dönemi tam anlamıyla bir barış ve huzur dönemidir.

Demokrit ise bu ilk dönemin bir sıkıntı ve çaresizlik dönemi olduğuna inanır. Hesiod'a göre insanın en tehlikeli buluşu ve icadı olan para yani servetin ortaya çıkması insanların güçlü-güçsüz diye iki sınıfa ayrılmasına neden olmuştur. Altın dönem sona ermiş demir dönemi yani çekişme ve kavga dönemi başlamıştır.

Bundan sonra insanlar arasında para servet güç uğruna bir çekişme başlamıştır. Böylece adaletin bulunmadığı bir baskı bir zorlama dönemi yaşanır oldu. Fakat zamanla insanda ilk duruma geri dönme o mutlu dönemi yeniden yaşama isteği doğdu. İnsanlık şimdi yaşadığı kötü koşullardan kurtularak ilk mutlu döneme dönebilme tutkusunu sürekli içinde taşıdı.

Hesiod'un bu görüşü Demokrit'in gelişme görüşü ile çatışır. Demokrit'e göre insanlık tarihi sürekli bir gelişimdir. İnsan tarihinin akışı içinde başlangıçtaki hayvan yaşamından sürekli uzaklaşarak daha iyi bir yaşama kavuşmuştur.

Hesiod'a göre ise bu tarih sürekli bir dönüşün hareketidir. Yani tarih altın dönemden başlayarak demir döneminden geçtikten sonra yeniden altın dönemine dönen bir yol izler. Empedokles bu altın dönemi pek parlak pek hayalci bir biçimde canlandırır: Bu dönemde insanlarla hayvanlar arasında bile düşmanlık yoktu doğa canlılara nimetlerini bol bol sunuyordu.

Tarihin akışıyla ilgili birbiriyle çatışan bu iki görüşe felsefe tarihinin akışı içinde sık sık rastlayacağız. Bunu doğrulamak için büyük bir sıçrama yaparak XVIII. yüzyıla bir göz atalım.
Benim Siyasetim İnsan Sevgisidir.
Pir Zöhre Ana





Alevi Türküleri - Alevi Haber -Alevi Köyleri - Alevi Ünlüler

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.