You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Düşkün’lere avukatlık yapmak!

Düşkün’lere avukatlık yapmak!

Posting Freak
Düşkün’lere avukatlık yapmak!
İnsanlık tarihi kan ve gözyaşı tarihidir, böylesine kan ve gözyaşı ile dolu bir dünyada kimse masum ve temiz değildir, çünkü üzerinde yaşamış olduğumuz dünyada bireycilik, egoistçilik hâkim hale gelmiştir. Birileri kendi çıkarı için insanlığa sırtını çevirmiş, birileri üç maymunu oynamış, birileri de hep basit hesaplar uğruna birilerine dalkavukluk yapmıştır. Bu tarihte hep böyle olmuştur.

Gelecek diye bir kaygısı olanlar, geçmişte yaşanan acı olaylardan hep ders çıkarırlar, ders çıkarırlar ki gelecekte aynı hataları bir daha tekrarlamasınlar. Geçmişte yaşananları sağlıklı değerlendirmeden geleceğe sağlıklı adım atamasınız. Kuşkusuz ki geçmişe dair hatalar ve doğrular ortaya serilirken ne hatalar abartılmalı, ne de doğrular.

2011 yılında Elbistan Cemevinde bir insanlık dramı yaşanmıştı. Bu dramla ilgili bir makale kaleme almıştım. Bu yazının anlaşılması için o makaleyi yeniden okumanızı tavsiye ediyorum. Elbistan Hacı Bektaş Veli Vakfı Anadolu Kültür Evi başkanı Ali Rıza Cimikoğlu, merkezine insanı oturtmuş bir inanç biçiminin değerlerini hiçe sayarak, Aleviliğin olmazsa olmaz dediği, hiç ayırım yapmadığı, 72 millette aynı nazarda baktığı, o güzel anlayışını hiçe sayarak kendi halkından olan, Alevi bir Kürt devrimcinin cenazesini Cemevine, Ali Cengiz oyunları yaparak kabul etmemişti. Ali Rıza Cimikoğlu’nun bu tavrı Alevilerde çok büyük tepkilere yol açmıştı, tabi ki bunu da içimize sindirmemiz bizden beklenemezdi.

Gelen tepkiler üzerine Ali Rıza Cimikoğlu bin bir surete bürünmüş hatasını kabul etmeyip pişkinlik yapmaya devam etmiştir. Başlangıçta aynı hatayı Elbistan Barış Kasabası belediye başkanı da yapmış ama daha sonra hatasını görmüş başkan başta cenaze sahiplerinden, sonrada tüm Alevilerden özür dilemiştir. Hatasını görüpte özür dilemek bir erdemliktir. Bu anlamıyla Barış Kasabası Cemevi başkanı kendisine yakışanı yapmıştır. Ama Ali Rıza Cimikoğlu sırtını adeta bir yerlere dayatarak pişkinlik yapmaya devam etmiştir.

Nurhakdağların özgür sitesinde yazılar yazan “Elbistan Cem evi yöneticileri günah keçilerimiz olabilir mi?” adlı bir yazıyı kaleme almış olan Ali Metin hiç bir araştırma yapmadan gerçeklerden uzak, bazı insanları da zan altında bırakarak ne dediği anlaşılmayan, sap ile samanı birbirine karıştırmıştır. Elbistan Cemevinde yaşanan olayın gizli saklı bir yanı yoktur. Olay tamamen halkın gözü ününde cereyan etmiştir. Ali Metin’in iddia ettiği gibi kimse bazı insanları “düşmanın kucağına” itmiyor. Kimsenin böylesi bir düşüncesi de olmamıştır. Ali Metin samimi davranmıyor. Umarım yanlışını görür, gerçekleri yeniden yazar.

Sayın Cimikoğlu bulunduğu makamı kötüye kullanarak Alevileri incitmiştir. İnancının gereğini yapmamıştır. Daha önce de yazmıştım; cevap alamadım. Mademki Ali Metin, Cimikoğlunu aklamaya çalışıyor, o zaman Sayın Ali Metin şu sorulara cevap vermek zorundasınız:

1: Cimikoğlu Hakkâri’de çatışmadan hayatını kaybeden askerler için gazetelere demeç veriyor, terörü kınıyor, asker ailelerine baş sağlığı diliyor. Askerleri sahipleniyor. Aynı hassasiyeti neden katledilen devrimciler için göstermiyor?
2: Cimikoğlu gazetelere demeç verdikten yaklaşık bir ay sonra, yine Hakkâri’de bir alevi genci ramazan ayında, “ben aleviyim, ramazan orucunu tutamam” dediği için şeriatçı faşist askerler tarafından katledilir. Bütün alevi kurumları bu olayı kınarken Sayın Cimikoğlu aynı hassasiyeti bu alevi gencine karşı neden göstermemiştir?
3: Cimikoğlu Elbistan Cemevinde Cem yaptırmıştır neden özelikle Fettullahcı bir sahte dede getirerek Alevileri rencide etmiştir. Bu tesadüfü müdür?
4: Cimikoğlunun devlet tarafından özel olarak eğitildiği, esas amacı Alevileri asimle etmek olan Sinan Boztepe gibi çakma bir alevi dedesini getirip Cem yaptırması sizleri rahatsız etmiş midir?
5: Sayın Ali Metin bilgi çağında yaşıyoruz! Önder Konca”nın Cenazesi Elbistan”a varmadan önce Cemevindeki görevli aranıyor haber veriliyor. Cemevi görevlisi;‘’Başkanı arayayım, size haber veririm’’ diyor görevli.

Cimikoğlu’yla görüşüyor. Cimikoğlu görevliye diyor ki, ‘Başkana ulaşamadım de’ Ve Cimikoğlu Ali Cengiz oyunu yaparak telefonunu kapatıyor ondan sonra telefon kapalı olduğu için kendisine ulaşılamıyor. Önder Konca’nın cenazesi Elbistan’dan çıktıktan sonra Cimikoğlu telefonu acıyor.
Sayın Ali Metin başarısız bir avukatsınız! Madem Elbistan’a gittiniz. Dedim ya ‘’bilgi çağında yaşıyoruz’’ Cimikoğlu’nun telefon faturasına bakarsanız, orada gerçekleri öğrenirsiniz; dernek görevlisi arandıktan sonra, dernek görevlisinin Cimikoğlu’yla konuşup konuşmadığını anlarsınız.
Cemevi görevlisi Cimikoğlu’na ulaşıyor, Cimikoğlu diyor ki; ‘bana ulaşmadı’ Cimikoğlu yalan söylüyor.’
6: Bu olaydan sonra Cimikoğlu’na kızan Alevi-Kürt gençleri Cem evine üye olmak istemişler. Cimikoğlu önce ‘üyelikleri dondurduğunu’ söylüyor, ardından üye olmak isteyen gençlerden savcılıktan belge istemektedir. Başka bir Cemevinde veya herhangi bir Cami’de böyle bir uygulama var mıdır? Açıkçası böyle bir uygulama var da ben mi bilmiyorum!
7: Elbistan Cemevi’ne gidenlerin büyük bir çoğunluğu Kürt’tür. Gençler kendi anadillerinde kültürel faaliyet yürütmek istemiş, Kürtçe bir tiyatro hazırlamak istemişler, Cimikoğlu buna da engel olmuştur. Bunu da biliyor muydunuz?
8: Daha dün Türkiye Irak sınırında savaş uçaklarıyla 35 sivil mazlum insan hunharca katledildi, soykırıma uğratıldı. Askerlerin öldürülmesini kınayan Cimikoğlu, bu barbarca yapılan katliamı kınadı mı?
9: 2011 de Maraş katliamını protesto etmek için dünyanın her tarafından Aleviler Maraş’a giderken, Maraş katliamında en çok şehit veren, katliama en fazla maruz kalan Elbistan Alevileri olmasına rağmen Cimikoğlu katılmadığı gibi gitmek isteyenlere de karşı çıkmıştır. Bunu hangi mantıkla açıklarsınız?

Yazınızda Önder Konca’nın cenazesinin neden Cemevi’ne kabul edilmediğinden bahsetmiyorsunuz. Laf olsun diye eleştiri yapılmaz. Birilerini zan altından bırakmak size yakışmaz. Bu konuda sanırım kafanız net değil, inan bana! Kimi, neyi, neden eleştirdiğiniz anlaşılmıyor. Kendi iç dünyanınızı yansıtıyorsunuz, hepsi bu.

Hiç kimse Cimikoğlu’nu düşmanın kucağına atmamıştır. Atmaz da. Cimikoğlu’nun yaptığı hatayı başka bir Cemevi başkanı da yapmıştı, o insan takiyye yapmadan hatasını kabul etmiştir. Bırak düşmanın saflarına itmek tam tersine Aleviler tarafından saygınlık kazanmıştır. Sevgili Ali Metin, o kadar ileri gitmişsiniz ki 12 Eylül öncesi renklerden bahsederken karanlık rengini yansıtmışsınız. Kapitalizmin size sunmuş olduğu bireyci yaşam tarzı sizleri yeni tip insan yani senin deyiminle yeni bir renge bürütmüştür. Bu renk karanlık renktir. Yani seni kendi zıttına dönüştürmüştür. Sen kendi geçmişi ile yüzleşme yerine dürüst davranmayarak Cimikoğlu’nu aklamaya çalışıyorsun, bu yaptığınız da sizin gibi aydın bir insana yakışmamıştır.

Cimikoğlu’nu savunurken onu eleştirenleri de örgütlere mal ederek bir yerlere de mesaj vermektesin. Bunlar solcu, sosyalist ve devrimci idiler, geçmişte şu renkte idiler, legal ve illegaliteyi birbirine karıştırıyorlar gibi safsatalarla saldırmaya başlamışsın. Bilerek veya bilmeyerek bir yerlere mesaj veriyorsun, umarım burada art niyet yoktur. Bahsettiğin olay sıradan bir Cemevi başkanının bir birey olarak yaptığı bir yanlıştır.
Bu kadar kin kusmanı ve rengini belirtmeye çalışman bir yönüyle de iyidir. Cimikoğlu’nu aklayayım derken kendi rengini belirtiyorsun.

Ali Metin diyor ki; “Cemevi yöneticilerini eleştirenler Türkiye’de olsalardı bu kadar keskin konuşurlar mı?” Peki, ne yaparlardı sistemle işbirliği mi yaparlardı? Sayın Ali Metin sizin deyiminizle renklerinden ve düşüncelerinden dolayı günde ortalama 300 kişi Türkiye’de tutuklanıyor. Cezaevleri toplama kamplarına dönüşmüş, bunları göremeyecek kadar (kusuruma bakmayın ama) kör ve cahil değilsiniz. Umarım hata yaptığını kabul eder kendi aslına yani rengine dönersin.

Ha bu arada Cimikoğlu ile ilgili elliye yakın yazı yazıldı bunlardan sadece 3 tanesi yurtdışında yazıldı.

İnsanın dünyası küçüldükçe, ait olduğu yer, büyüdükçe büyür, tıpkı bir gölge gibi, gölge büyüdükçe insan küçülür, o küçüldükçe dünyayı kendinden ibaret sayar, ait olduğumuz yerler önemlidir, önemi bizim kadardır, bizim varlığımız bütün içinde ne kadar anlam ifade ediyorsa o kadardır. Bizim varlığımız dünyanın yörüngesini belirlemediğine göre kendimizi veya bulunduğumuz yeri o denli abartmanın hiç gereği yoktur.

Her abartının altında kendini hiçleme, küçümseme, kendi küçüklüğünü gizleme eğilimi vardır, bu nedenle ne yokluğumuzu abartalım ne de varlığımızı küçümseyelim. Biz koca denizde bir kum tanesiyiz, koca kumlar tek tek tanelerden oluşur. Bazı insanlar ait olduğu yeri abartarak küçültüyorlar. Kendisini küçülttükçe bulunduğu yer değersizleşiyor, değersiz yerde bulunmanın sana da yararı yoktur geleceğine de. Bu nedenle ne yerini abart, ne de başka yerleri küçümse, karşıtlarına bak kendini gör, onlar gözünde nasıl görünüyorsa sen o kadarsın...
Kurulu sömürü düzenlerinin devamını sağlamayı amaçlayan ve ezilen emekçi halka zulüm uygulayanlar, düzenlerinin rahmine düşen isyan tohumlarının boy vermesini engelleyememiş, halkı isyana; eski toplumu parçalayıp, yeni bir toplum yaratmaya mahkûm etmiştir.

Çünkü zulmün toprağı bereketlidir. Bir anaç gibi doğurmaya hazırdır. Bu toprağa düşen isyan tohumları, bu toprağı zıttına dönüştürme gücünü de bağrında taşır. Kanla, yıkanmış toprağa düşen isyan tohumu sağlam ve yaygın bir şekilde çoğalır. Toprak dönüşmeye başladıkça, engellenemez. Günü geldiğinde eski toplumun efendileri dönüşümün yarattığı o muazzam güzelliği yok etme çabası içine girerler; ama bir kez düşmüştür isyan tohumu toprağa; gelecek onundur artık. Hiç bir güç bu gerçeği ortada kaldırma dirayetine sahip değildir. O gelecek, gelecek o’dur artık.

BARIŞ AYDIN
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.