Serpil canın yazısından alıntı yaparak düşüncelerimi açmak istiyorum:
(TARİKAT KAPISI
...........
...........
...........
Mürşit tarikat kapısındaki mürüdünün-talibinin özündeki ilahi aşkı tutuşturmuşsa artık talip yavaş yavaş marifet makamına gelmekte demektir. Dergah yaşantısında edindiği tecrübe ve ilimi sergileme, marifetini gösterme aşamasına gelmişdir. Dergahı mürşidin rızası ile terk eder.
MARİFET KAPISI
Marifet kapısı, ilahi-aşkın dervişin gönlünde tutuştuğu, ve Kamil İnsan mertebesine kadar kendisine mürşitlik edeceği ruhi ve manevi bir tekamül aşamasıdır. Bu aşamadaki insana derviş denir.
Hacı Bektaşi Veli’nin sözleriyle ifade edersek, ‘Marifet, Hakkı kendi özünde bulmaktır.’ Bu mertebeye gelmiş kişi neye yönelirse o alanda başarı elde eder. Eğer zahiri ilimlere verirse kendini öğrenme aşkıyla bir alim olabir, batını ilimlere verir dervişlik yolunda ilerlerse bir mürşidi kamil olup insanları irşat edebilir.)
Yukarıdaki alıntıda insanların yolunu sürerek aşama aşama Mürşitlik mertebesine geleceği anlatılmaktadır. Böyle bir şey asla mümkün değildir. Bir insanın bulabileceği kapı ancak bir Mütşidin eteğinden tutarak yolunu sürebileceği tarikat kapısı olabilir. Oda bugünkü dergahımız Zöhre Ana dergahıdır. Çünkü marifet göstermek demek keramet sergilemek demektir. Bu da ancak evliyaya mahsus bir ilimdir. Aleviliğin tasavvuf olarak tanıtılması onu miskinliğe, tembelliğe ve gerçeklerden koparmaya yöneliktir.
Dört Kapı, Kırk Makam tasnifi Hacı Bektaşi Veli'ye ait olan Makalat isimli eserinde yazılıdır. Pirin adına yazılan ilk eser en az yüz yıl sonra Osmanlı tarfından yazdırılmış kitaplardır.
Bugün Alevi araştırmacıların yararlandığı "Makalat" adlı eser Prof. Esad Coşan tarafından güya tercüme edilmiş, düzenlenmiş, tasnifi yapılmış yayınlanan bir eserdir. Prof. Esad Coşan İskenderpaşa Cemaatinin lideridir. Şeriatçıdır, Atatürk düşmanı ve Alevi düşmanıdır.
Osmanlının yaptığı asimilasyon politikası gibi bunlar da Aleviliği asimile ederek "Bektaşiliği" şeriata uygun bir edebiyat haline getirmek istemektedirler.
Öyleyse sorumu tekrarlıyorum:
Dört Kapı ve Kırk Makam hangi gerçeğin ifadesidir?
Dört Kapı Kırk Makam
Konu Sahibi / Yazar
SERPİL
Kategori / Forum
Bir Sorum Var
Yorumlar / Cevaplar
9
Okunma / Görüntüleme
7852
Dört Kapı Kırk Makam
Dört Kapı Kırk Makam
Serpil canın yazısından alıntı yaparak düşüncelerimi açmak istiyorum:
(TARİKAT KAPISI
...........
...........
...........
Mürşit tarikat kapısındaki mürüdünün-talibinin özündeki ilahi aşkı tutuşturmuşsa artık talip yavaş yavaş marifet makamına gelmekte demektir. Dergah yaşantısında edindiği tecrübe ve ilimi sergileme, marifetini gösterme aşamasına gelmişdir. Dergahı mürşidin rızası ile terk eder.
MARİFET KAPISI
Marifet kapısı, ilahi-aşkın dervişin gönlünde tutuştuğu, ve Kamil İnsan mertebesine kadar kendisine mürşitlik edeceği ruhi ve manevi bir tekamül aşamasıdır. Bu aşamadaki insana derviş denir.
Hacı Bektaşi Veli’nin sözleriyle ifade edersek, ‘Marifet, Hakkı kendi özünde bulmaktır.’ Bu mertebeye gelmiş kişi neye yönelirse o alanda başarı elde eder. Eğer zahiri ilimlere verirse kendini öğrenme aşkıyla bir alim olabir, batını ilimlere verir dervişlik yolunda ilerlerse bir mürşidi kamil olup insanları irşat edebilir.)
Yukarıdaki alıntıda insanların yolunu sürerek aşama aşama Mürşitlik mertebesine geleceği anlatılmaktadır. Böyle bir şey asla mümkün değildir. Bir insanın bulabileceği kapı ancak bir Mütşidin eteğinden tutarak yolunu sürebileceği tarikat kapısı olabilir. Oda bugünkü dergahımız Zöhre Ana dergahıdır. Çünkü marifet göstermek demek keramet sergilemek demektir. Bu da ancak evliyaya mahsus bir ilimdir. Aleviliğin tasavvuf olarak tanıtılması onu miskinliğe, tembelliğe ve gerçeklerden koparmaya yöneliktir.
Dört Kapı, Kırk Makam tasnifi Hacı Bektaşi Veli'ye ait olan Makalat isimli eserinde yazılıdır. Pirin adına yazılan ilk eser en az yüz yıl sonra Osmanlı tarfından yazdırılmış kitaplardır.
Bugün Alevi araştırmacıların yararlandığı "Makalat" adlı eser Prof. Esad Coşan tarafından güya tercüme edilmiş, düzenlenmiş, tasnifi yapılmış yayınlanmış bir eserdir. Prof. Esad Coşan İskenderpaşa Cemaatinin lideridir. Şeriatçıdır, Atatürk düşmanı ve Alevi düşmanıdır.
Osmanlının yaptığı asimilasyon politikası gibi bunlar da Aleviliği asimile ederek "Bektaşiliği" şeriata uygun bir edebiyat haline getirmek istemektedirler.
Öyleyse sorumu tekrarlıyorum:
Dört Kapı ve Kırk Makam hangi gerçeğin ifadesidir?
(TARİKAT KAPISI
...........
...........
...........
Mürşit tarikat kapısındaki mürüdünün-talibinin özündeki ilahi aşkı tutuşturmuşsa artık talip yavaş yavaş marifet makamına gelmekte demektir. Dergah yaşantısında edindiği tecrübe ve ilimi sergileme, marifetini gösterme aşamasına gelmişdir. Dergahı mürşidin rızası ile terk eder.
MARİFET KAPISI
Marifet kapısı, ilahi-aşkın dervişin gönlünde tutuştuğu, ve Kamil İnsan mertebesine kadar kendisine mürşitlik edeceği ruhi ve manevi bir tekamül aşamasıdır. Bu aşamadaki insana derviş denir.
Hacı Bektaşi Veli’nin sözleriyle ifade edersek, ‘Marifet, Hakkı kendi özünde bulmaktır.’ Bu mertebeye gelmiş kişi neye yönelirse o alanda başarı elde eder. Eğer zahiri ilimlere verirse kendini öğrenme aşkıyla bir alim olabir, batını ilimlere verir dervişlik yolunda ilerlerse bir mürşidi kamil olup insanları irşat edebilir.)
Yukarıdaki alıntıda insanların yolunu sürerek aşama aşama Mürşitlik mertebesine geleceği anlatılmaktadır. Böyle bir şey asla mümkün değildir. Bir insanın bulabileceği kapı ancak bir Mütşidin eteğinden tutarak yolunu sürebileceği tarikat kapısı olabilir. Oda bugünkü dergahımız Zöhre Ana dergahıdır. Çünkü marifet göstermek demek keramet sergilemek demektir. Bu da ancak evliyaya mahsus bir ilimdir. Aleviliğin tasavvuf olarak tanıtılması onu miskinliğe, tembelliğe ve gerçeklerden koparmaya yöneliktir.
Dört Kapı, Kırk Makam tasnifi Hacı Bektaşi Veli'ye ait olan Makalat isimli eserinde yazılıdır. Pirin adına yazılan ilk eser en az yüz yıl sonra Osmanlı tarfından yazdırılmış kitaplardır.
Bugün Alevi araştırmacıların yararlandığı "Makalat" adlı eser Prof. Esad Coşan tarafından güya tercüme edilmiş, düzenlenmiş, tasnifi yapılmış yayınlanmış bir eserdir. Prof. Esad Coşan İskenderpaşa Cemaatinin lideridir. Şeriatçıdır, Atatürk düşmanı ve Alevi düşmanıdır.
Osmanlının yaptığı asimilasyon politikası gibi bunlar da Aleviliği asimile ederek "Bektaşiliği" şeriata uygun bir edebiyat haline getirmek istemektedirler.
Öyleyse sorumu tekrarlıyorum:
Dört Kapı ve Kırk Makam hangi gerçeğin ifadesidir?
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Dört Kapı Kırk Makam
Serpil canın yazısından alıntı yaparak düşüncelerimi açmak istiyorum:
(TARİKAT KAPISI
...........
...........
...........
Mürşit tarikat kapısındaki mürüdünün-talibinin özündeki ilahi aşkı tutuşturmuşsa artık talip yavaş yavaş marifet makamına gelmekte demektir. Dergah yaşantısında edindiği tecrübe ve ilimi sergileme, marifetini gösterme aşamasına gelmişdir. Dergahı mürşidin rızası ile terk eder.
MARİFET KAPISI
Marifet kapısı, ilahi-aşkın dervişin gönlünde tutuştuğu, ve Kamil İnsan mertebesine kadar kendisine mürşitlik edeceği ruhi ve manevi bir tekamül aşamasıdır. Bu aşamadaki insana derviş denir.
Hacı Bektaşi Veli’nin sözleriyle ifade edersek, ‘Marifet, Hakkı kendi özünde bulmaktır.’ Bu mertebeye gelmiş kişi neye yönelirse o alanda başarı elde eder. Eğer zahiri ilimlere verirse kendini öğrenme aşkıyla bir alim olabir, batını ilimlere verir dervişlik yolunda ilerlerse bir mürşidi kamil olup insanları irşat edebilir.)
Yukarıdaki alıntıda insanların yolunu sürerek aşama aşama Mürşitlik mertebesine geleceği anlatılmaktadır. Böyle bir şey asla mümkün değildir. Bir insanın bulabileceği kapı ancak bir Mütşidin eteğinden tutarak yolunu sürebileceği tarikat kapısı olabilir. Oda bugünkü dergahımız Zöhre Ana dergahıdır. Çünkü marifet göstermek demek keramet sergilemek demektir. Bu da ancak evliyaya mahsus bir ilimdir. Aleviliğin tasavvuf olarak tanıtılması onu miskinliğe, tembelliğe ve gerçeklerden koparmaya yöneliktir.
Dört Kapı, Kırk Makam tasnifi Hacı Bektaşi Veli'ye ait olan Makalat isimli eserinde yazılıdır. Pirin adına yazılan ilk eser en az yüz yıl sonra Osmanlı tarfından yazdırılmış kitaplardır.
Bugün Alevi araştırmacıların yararlandığı "Makalat" adlı eser Prof. Esad Coşan tarafından güya tercüme edilmiş, düzenlenmiş, tasnifi yapılmış yayınlanmış bir eserdir. Prof. Esad Coşan İskenderpaşa Cemaatinin lideridir. Şeriatçıdır, Atatürk düşmanı ve Alevi düşmanıdır.
Osmanlının yaptığı asimilasyon politikası gibi bunlar da Aleviliği asimile ederek "Bektaşiliği" şeriata uygun bir edebiyat haline getirmek istemektedirler.
Öyleyse sorumu tekrarlıyorum:
Dört Kapı ve Kırk Makam hangi gerçeğin ifadesidir?
(TARİKAT KAPISI
...........
...........
...........
Mürşit tarikat kapısındaki mürüdünün-talibinin özündeki ilahi aşkı tutuşturmuşsa artık talip yavaş yavaş marifet makamına gelmekte demektir. Dergah yaşantısında edindiği tecrübe ve ilimi sergileme, marifetini gösterme aşamasına gelmişdir. Dergahı mürşidin rızası ile terk eder.
MARİFET KAPISI
Marifet kapısı, ilahi-aşkın dervişin gönlünde tutuştuğu, ve Kamil İnsan mertebesine kadar kendisine mürşitlik edeceği ruhi ve manevi bir tekamül aşamasıdır. Bu aşamadaki insana derviş denir.
Hacı Bektaşi Veli’nin sözleriyle ifade edersek, ‘Marifet, Hakkı kendi özünde bulmaktır.’ Bu mertebeye gelmiş kişi neye yönelirse o alanda başarı elde eder. Eğer zahiri ilimlere verirse kendini öğrenme aşkıyla bir alim olabir, batını ilimlere verir dervişlik yolunda ilerlerse bir mürşidi kamil olup insanları irşat edebilir.)
Yukarıdaki alıntıda insanların yolunu sürerek aşama aşama Mürşitlik mertebesine geleceği anlatılmaktadır. Böyle bir şey asla mümkün değildir. Bir insanın bulabileceği kapı ancak bir Mütşidin eteğinden tutarak yolunu sürebileceği tarikat kapısı olabilir. Oda bugünkü dergahımız Zöhre Ana dergahıdır. Çünkü marifet göstermek demek keramet sergilemek demektir. Bu da ancak evliyaya mahsus bir ilimdir. Aleviliğin tasavvuf olarak tanıtılması onu miskinliğe, tembelliğe ve gerçeklerden koparmaya yöneliktir.
Dört Kapı, Kırk Makam tasnifi Hacı Bektaşi Veli'ye ait olan Makalat isimli eserinde yazılıdır. Pirin adına yazılan ilk eser en az yüz yıl sonra Osmanlı tarfından yazdırılmış kitaplardır.
Bugün Alevi araştırmacıların yararlandığı "Makalat" adlı eser Prof. Esad Coşan tarafından güya tercüme edilmiş, düzenlenmiş, tasnifi yapılmış yayınlanmış bir eserdir. Prof. Esad Coşan İskenderpaşa Cemaatinin lideridir. Şeriatçıdır, Atatürk düşmanı ve Alevi düşmanıdır.
Osmanlının yaptığı asimilasyon politikası gibi bunlar da Aleviliği asimile ederek "Bektaşiliği" şeriata uygun bir edebiyat haline getirmek istemektedirler.
Öyleyse sorumu tekrarlıyorum:
Dört Kapı ve Kırk Makam hangi gerçeğin ifadesidir?
"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.
"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.
"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.
Söz bir, söyleyen bir.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi