You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

'Din-ayet' işleri, bırak bu işleri

'Din-ayet' işleri, bırak bu işleri

Posting Freak
'Din-ayet' işleri, bırak bu işleri
[Resim: 240920091524293134581_2.jpg]

Dinde zorlama yok ama bakın zorba çok!

[Resim: www.zohreanaforum.com] Zorunlu din dersi kaldırılsın demek Diyanet için tehditmiş… Niye? Milli Eğitim’deki derslerle Diyanet arasında ne tür bir ilişki var ki, bu değerli kurumumuz bir tehdit algılaması içinde?

Diyanet’in kuruluş kanunundan çıkan bir vazife değil bu belli. Bu Diyanet’in durumdan vazife çıkarmasının bir sonucu…

İşte o durum nedeniyle Alevi çocuklarının Sünni mezhebi terbiyesi ile yetişmesini istiyor Diyanet. İstemekle kalmayıp bunu bir varlık sebebi sayıyor. Alevileri asimile etmek, Sünnileştirmek, demek ki Diyanet’in baş görevleri arasında!

Arada kaynayanların hesabı hiç yapılmıyor tabii. İrili ufaklı başka inançlardan ailelerin çocukları da bu derslerin zorunlu izleyicileri. İşin en komik yanı, ateist ailelerin çocuklarının da zorunlu din dersine tabi tutulması. Hayatının hiçbir döneminde dua işitmemiş çocukları Arapça dua ezberlemeye zorlamak, namaz kılmayı öğretmeye kalkmak gibi bir garabetin mimarı olma onurunu da taşıyorlar yani.

Diyanet’in temsil ettiği bu zihniyet geçmişte yürürlüğe konulmuş “Türk-İslam Sentezi”nin bir uzantısı. Türk olan doğal olarak Müslüman olmalı sanısını taa o zamanlar yarattılar. Diyanet de işte o politikanın şekillendirdiği kurumlardan biri. Türk ve Müslüman sanıyor bütün ülkeyi, Müslümanlığın da tek bir versiyonunu kabul ediyor.

Oysa Türkler tarihleri boyunca pek çok dine girip çıktılar. Asya’da Şamandılar, sonra Budist oldular (Kuşanlar). İran civarındakiler Zerdüştlükle tanıştılar ve Zerdüşt inancına dahil oldular. Çin’e yakın olanlar Manici (Uygurlar), Roma’ya yakın olanlar Hıristiyan (Hazarlar, Peçenekler, Uygurlar, Avarlar) olmayı uygun buldu. Hazarlar daha ilginç bir seçim yaparak Musevi dinini tercih etti. İslam bunlardan en sonuncusudur ve hala tek olmaktan uzaktır. Günümüzde de yaşayan her din Türkler arasında müritler bulabilmektedir.

Diyanet için “ham yapmaya” en uygun olanı ise kuşkusuz Aleviler. Onları çok kolay bir biçimde asimile edebileceklerini düşündüklerinden bir misyoner edasıyla konuşuyor, davranıyorlar. Her mahalleye neredeyse çifter çifter diktikleri camilerle, o camilerden hoparlör marifetiyle tahammül sınırını zorlayan yükseklikte okuttukları ezanlarla yürütülen bir politika bu. Diyanet, halkın dini hassasiyetinin hep yetersiz düzeyde olduğuna inanıyor. Halkın yüzde 99’unun Müslüman olduğunu kırık plak gibi tekrarlamakla birlikte, reflekslerini hep bilmediğimiz bir başka veriye göre düzenliyor. Bir saldırgan misyoner ruhu taşıyor içinde Diyanet. O misyoner ruh, hepimizi eksiksiz Hicaz ruhçuluğuna teslim olmaya çağırıyor.

Böyle olmasa, Alevi-Sünni, dindar-ateist bütün yurttaşlardan alınan vergilerle beslenen bir devlet kurumu, “zorunlu din dersi kaldırılsın” denmesinde bir tehdit bulabilir mi? Bulsa bile bunu ulu orta söyleyebilir mi?

Ayrıca, bu kurumun vatandaşları dinli-dinsiz, ahlaklı-ahlaksız diye ayırması da son derece ayıp. Aldıkları maaşlarda genelevlerden alınan vergilerin de payı olduğunu hatırlarlarsa, öyle ahlak zabıtası rolü oynayamayacaklarını fark edeceklerdir.

Diyanet, çok dinli, çok kültürlü olan toplumumuza yöneltilmiş büyük bir tehdittir. Çünkü realiteye ters bir biçimde toplumu tek dinli ve tek kültürlü olarak algılamakta, öyle olması için çaba göstermektedir.

Hükümetimiz derhal bir “Diyanet çalıştayı” düzenlemeli ve sonucunda bir Diyanet açılımı yapmalıdır. Çalıştay’a mutlaka Mümtazer Türköne’yi de çağırmalıdır!

Diyanet’in bu tutumu hepimiz için çok yakın bir tehdittir. Bütün kurum ve unsurlarıyla derhal kaldırılmalı, halktan aldıkları maaşlarla halka karşı faaliyette bulunmaları engellenmelidir.

Yüce gök hepimizi böyle kesin inançlılardan korusun: Amin!

[COLOR=#8b0000]

Orhan Gökdemir
'Bu memleket tarihte Türk'tü,
bugün de Türk'tür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır.'


[Resim: image.php?type=sigpic&userid=470&dateline=1289541562]

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.