You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
Devrimci Bir Roman
Halen tutuklu bulunan Sami Özbil'in "Soluk Soluğa" adlı romanı, Gazi Ayaklanması, ölüm orucu direnişi ve 1 Mayıs gösterilerinin yaşandığı 1995–1997 dönemine ışık tutarken, o hızlı siyasal ortamda iki genç devrimcinin dönüşümünü anlatıyor. [FONT=Verdana, Geneva, Arial, Sans-serif]

İnci ve Sinan, kavgaları büyüdükçe aşkları da büyüyen iki genç devrimci olarak siyasal mücadelenin içinde yer alan her gençten bir parça taşıyor.

Kontrgerillanın kanlı saldırılarından biri olan Gazi Katliamı ve bu katliama karşı gelişen isyan üzerine, çok şey anlatıldı, binlerce siyasi yazı yazıldı. Ancak isyan günlerinin üzerinden geçen yıllara rağmen, o günlerin romanı kaleme alınmadı. Sami Özbil ise kaleme aldığı “Soluk Soluğa” romanıyla bu kötü kaderi değiştirmek için çok önemli bir adım attı.

Ceylan Yayınları"nın okuyucuyla buluşturduğu romanı önemli kılan bir başka özelliği ise, düşünme, üretim ve paylaşımı yok etme esasına dayalı F tipi hapishanesinde kaleme alınmış olması. 19 Aralık Katliamı"nın yıldönümü yaklaşırken, Soluk Soluğa, F tipi hapishanelerinin insanın yaratıcı eylemini yok edemediğinin göstergelerinden biri oldu. Kitabın yazarı Sami Özbil, 2003 yılından bu yana Kocaeli 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunuyor. Yazarın, Harman adlı şiir kitabı da Ceylan Yayınları"ndan çıkmıştı.

“YAZMAK, PRATİK YAPMAK ANLAMINI TAŞIYOR”

Sami Özbil, Sanat ve Hayat Dergisi"nin Kasım sayısında yayınlanan röportajında, "Bu romanı neden yazma ihtiyacı duydunuz?" şu yanıtı veriyor: "Bu alanda ciddi bir boşluk var. Devrimciler yiğitçe dövüşüyor, ölüyor, teorik politik konularda yazıyor; ancak nedense edebiyata dair kalem oynatmaya pek gönülsüzüz. Pratik nedeni esasen bu. Yoksa şair, yazar veya edebiyatçı olma hevesim hiç olmadı. 'Devrimcilik' sıfatı düşlediğim her şeye yetiyor zaten. Dolayısıyla ben ve biz, Sait Faik'in kurduğu cümledeki 'yazmazsam'ı çıkarıp, 'pratikten mahrum kalırsam'ı yerleştiriyoruz oraya. Buradan hareketle yazmaz da 'pratik' yapmak anlamını taşıyor."

MÜCADELENİN İKİ YILINA ODAKLANIYOR

İstanbul Gazi Mahallesi'nde 12 Mart 1995 tarihinde bir kahvehanenin taranmasıyla başlayan Gazi Katliamı ve Ayaklanmasıyla açılan roman, sürüp giden mücadelenin bir anına -12 Mart 1995 ile 12 Mart 1997- odaklanıyor. Gazi Ayaklanmasından özgür ve kitlesel 1 Mayıs gösterilerine, banka soygunundan karakol baskınına, polis şefine düzenlenen suikasta kadar yaşanan siyasi olaylar romana zemin oluşturuyor. Ancak, yazar, o dönemin, tarihsel anlatımını yapma niyetinden çok, o siyasal zemin üzerinde iki gencin gelişim sürecini ele alıyor. İnci ve Sinan adlı bu iki karakter, hızla devrimcileşirken, isyanlarıyla birlikte büyüyen aşkları da romanın unsurlarından biri haline geliyor. İnci ve Sinan, simge gibi. İki devrimcinin yaşadığı dönüşüm, gençlerin, o fırtınalı iki yılda yaşanan olaylardan etkilenerek hızla dönüşmelerinin özü özeti.

ROMANDA OLAYLAR GİBİ HIZLI BİR TEMPO VAR

Kitap, soluk soluğa yaşayan devrimcileri anlatırken, aynı zamanda da dili ve yazım tekniği açısından soluk soluğa bir roman. Okuru kavrayan ve bir solukta okunacak türden. Yazar, anlatıcı modelini kullanmak yerine, ana karakterlerden Sinan'ın gözüyle anlatmayı tercih etmiş. Aslında pek de kolay olmayan bu yöntemle, karakterin iç dünyası aktarılırken, ondaki dönüşüm de gözler önüne seriliyor.

Yazar, “Okur, neden sadece Sinan"ın iç konuşmalarını duyuyor?” sorusuna, “İnci"nin iç dünyası anlatılabilirdi belki, ancak bir erkek olarak yeterli donanımım olmadan bir kadının zihnine girip onun iç seslerini yazmak, çıkarsamalar yapmak istemedim. Sanıyorum, birçok erkek yazarın bu konuda ayarsız cümleleri kadınlarda tepki de yaratıyor. Belki bir dahaki sefere cesaret ederim buna” yanıtını veriyor.

Romanın kurgusundaki ve dilindeki akıcılık kadar, sadelik de dikkat çekiyor. Bir banka soygunu gibi bir eylem bile ağdalı cümlelere gerek kalmadan, bir solukta okunabilecek bir dille yazılmış. Ancak, bu hızlı akışın, “karakol taranması”, “96 1 Mayıs”ı gibi olayların anlatıldığı bölümlerde yüzeysellik duygusu uyandırdığı da görülüyor.

MÜCADELE VE AŞK İÇİÇE

Romanın ayırt edici özelliklerinden biri de, iki devrimcinin aşkının da önemli bir unsur olması. Barikat başında bile savaşırken ya da bir karakol baskında bile yaşanabilen bir aşk bu. Devrimcileri aşkı yadsımakla suçlayanlara da iyi bir yanıt Soluk Soluğa… Barikat başında savaşanların, illegal yaşayanların, elinde silahla gezenlerin, sevgilinin dudağına kondukları bir öpücükte, bir boğaz gezisi keyfinde ya da bir mum ışığı altında içilen bir kadeh şaraptaki sadelikte kendini var eden aşkı bu.

SOSYALİZM BAYRAĞINI TUTAN GENÇLERE BİR SELAM

12 Eylül sonrasında devrimcileri anlatan romanların ortak noktası, umutsuzluk ve karamsarlıktı. Kahramanları, ya geçmişte saplanıp kalarak bugünde değişeni görmeyip burun kıvıranlardı ya da tamamen kendi geçmişlerinden pişmanlık duyup yollarını değiştirenlerdi. Yazar her ne kadar romanının, “küfür ve umutsuzluk” romanlarına bir yanıt olmadığını söylese de, yine yazarın deyimiyle, “sosyalizm bayrağını elinde tutan gençlere umutlu bir selam” olan Soluk Soluğa, umutsuzluğun bayraktarlığın yapan edebiyatçılara bir yanıt olarak da kitapçılarda yerini aldı.

“KENDİ HİKÂYELERİNİ YAZMALARI İÇİN DEVRİMCİLERE BİR ÇAĞRI”

Bir ilk olan Soluk Soluğa, isyan günlerini yaratanların kendi hikâyelerini anlatmaları için bir çağrı. Yazarın sözüyle aktarırsak; “Kendi hikâyelerini yazmaları için devrimcilere bir çağrı en fazlasından. Avcıların dilinden okunmasın bizim hikâyemiz."
[Resim: pirzhreana1.jpg]

ZÖHRE ANA PİRİMİZ
YOLUNDAYIZ HEPİMİZ...
[Resim: ali-ata-ana.gif?type=sigpic&dateline=1222017440][Resim: thumb196233649pe7nu4.gif]


GELİN EY DOSTLARIM BİRLİK OLALIM.
İKİ CİHAN SELVERİNDEN SORALIM
SORULUR SORGULAR DARDA DURALIM
MÜRŞİDİ KAMİL'E KUL OLMADIKÇA...

( PİR ZÖHRE ANA )

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.